19 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri ile yarışan devletlerin atmosfere yükledikleri zehirli gazlar, yeryüzüne depo ettikleri başta plastik olmak üzere toprağa ve suya zarar veren atıklar, geleceğimizi tehdit ediyor.

Sağlıklı yaşam alanlarımızı kendi ellerimizle daraltırken Dünyayı paylaştığımız diğer canlıların yaşamlarını da tehdit altında bırakıyoruz.

İklim değişikliği insanlık tarihinin günümüze ulaşan kültürel varlıklarını da tehdit ediyor. Artan sera gazının beraberinde getirdiği aşırı sıcaklar, yağışların düzensizliği, kutuplardaki buzulların hızla erimesi ile yükselen sular altında kalan antik kentler ve içinde barındırdığı geçmişimizin ürünleri birer birer yok oluyor.

Artan sıcaklıklar 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Endonezya’da 20.000 ila 50.000 yıl öncesine ait mağara resimleri, iklim değişikliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Endonezya’da 2030 yılına kadar iklim değişikliğinin bir sonucu olarak yaklaşık 0,8 ° C’lik bir sıcaklık artışının yaşanması bekleniyor. Ayrıca, yağışlı mevsimin daha erken sona ermesi ve yağışlı mevsimin süresinin kısalmasıyla yağış eğilimlerinin de değişmesi hesaplanıyor.

Son dört yüzyılı kapsayan rapora göre, son kırk yılda artan sera gazı kirliliği, özellikle tropik bölgelerde dünya atmosferini değiştirecek.  Bunun sonucunda, yüzyılın sonuna kadar küresel yüzey sıcaklıklarında 1,5 ila 2 santigrat derece artış yaşanacak ve ne yazık ki Endonezya’da bulunan mağara resimleri bu artıştan olumsuz etkilenecek.

Bu değişiklikler hem ekonomik açıdan zorlu hem de kültürel açıdan üzücü görünüyor.

Arkeolog Jillian Huntley liderliğindeki araştırmacılar Perşembe günü Nature’da yayınlanan bir makalede, kuraklığın yanı sıra mevsimsel yağışların Sulawesi adasındaki Maros-Pangkep bölgesinde mağara sanatının hayatta kalmasını tehdit ettiğini söyledi. Bölge, kaydedilmiş en eski el şablonuna ve muhtemelen tarih öncesi tarihin en eski anlatı sahnesine ev sahipliği yapmaktadır.

Bilim insanları, “Erken sanat eserlerinin bulunduğu hemen hemen tüm sitelerde, el kalıpları ve figüratif motifler, sanatçıların tuvalini oluşturan kireçtaşı mağara duvar ve tavan yüzeylerinin pul pul dökülmesinden büyük ölçüde etkileniyor. Artan nicel ve anekdot niteliğindeki kanıtlar, pul pul dökülme oranının arttığını gösteriyor” diye yazdı.

Endonozya Kaya Sanatı_Sulawisi Domuzu
İklim değişikliği, Endonezya kaya sanatı tasvirlerini tehdit ediyor. Leang Tedongnge mağarasındaki resimler, Endonezya kaya sanatında yaygın olarak görülen bir tür olan Sulawesi siğil domuzunu tasvir ediyor.

Atmosferde yaşanan ani  ısınma ve soğumanın, kayaların üzerindeki kristal tuzların artmasına ve sıkışarak tablolara baskı uygulamasına yol açıyor. Bu basınç çatlaklara ve hatta pul pul dökülmelere neden olabiliyor.

Sanat eserlerinin bozulması, dünyanın atmosferik açıdan en değişken bölgesi olan Avustralya muson bölgesindeki konumlarıyla daha da kötüleşiyor.

1950’lerde Maros-Pangkep bölgesinde keşfedilen resimlerin korunması, dünyadaki tarih öncesi sanatın en eski tanıklıklarından biri olduğu için büyük önem taşıyor. Şimdiye kadar keşfedilen 300’den fazla mağara ve her yıl keşfedilen yeni mağaralar ile Batı Avrupa’daki buz devri mağara sanatına rakip oluyor.

Araştırmacılar, “az anlaşılan bir bölgede erken dönem insan sanat kültürünün eşsiz ve yeri doldurulamaz bir kaydını” oluşturduğunu belirtiyorlar.

Daha önceki çalışmalar dut ve kırmızı el kalıpları iken, daha yeni çalışmalar siyah karakalemde olup, insanların, köpekler gibi evcil hayvanların, geometrik ve soyut sembollerin kısa tasvirlerini içermektedir. Mağara resimlerinde yer alan bir sahne, çeşitli yaratıkları bekleyen bir avcıya doğru çeken birçok insan figürünü tasvir ediyor gibi görünüyor; tarihçiler, avlanma stratejisinin en eski kaydı olduğunu iddia ediyor.

Kaynak: Bnnbloomberg

Banner
Benzer Yazılar

Kültür Bakanlığı’ndan Pergamon Müzesi’ne çağrı: “Zeus Tapınağı memleketine dönmeli”

18 Ekim 2023

18 Ekim 2023

Türkiye’den götürülen ve en çok ziyaret edilen eserlerden biri olan Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan Almanya’daki Pergamon (Bergama) Müzesi, dört...

Orta Çağ mezar sakinlerinin DNA’sı Aşkenaz Yahudi toplumunun tarihine ışık tutuyor

30 Kasım 2022

30 Kasım 2022

Aşkenaz Yahudileri, Roma İmparatorluğu tarafından, Anadolu ve İberya üzerinden Avrupa’ya sürgün edilen İbrani kökenli Kenanlı Yahudilerdir. Avrupa’nın sosyal, kültürel ve...

Arkeologlar, Alfabenin Kayıp Halkasını Buldular

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Yazı, uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Ekonomik hayatın bir sonucu olarak ortaya çıkan yazı, Mezopotamya halklarından Sümerliler tarafından bulunmuş...

Thor’un ünlü çekici İsveç’te bulundu ama düşündüğünüz gibi değil

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

İsveç’in güneybatısındaki Halland eyaletindeki Ysby’de arkeologlar tarafından “türünün tek örneği” olarak adlandırılan Thor’un ünlü çekici ortaya çıkarıldı. Thor’un ünlü çekici,...

Saqqara nekropolünde 4.000 yıllık beş mezar keşfedildi

19 Mart 2022

19 Mart 2022

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, Kahire’nin güneybatısındaki Saqqara nekropolünde 4 bin yıllık beş antik mezarın keşfedildiğini duyurdu. Bakanlık açıklamasında...

Bir araştırmaya göre ilk insanlar geometri ve simetriye önem veriyordu ve 1,4 milyon yıl önce kasıtlı olarak küresel şekiller üretiyorlardı

7 Eylül 2023

7 Eylül 2023

İlk insanların 1.4 milyon yıl önce yaşadığı bir bölgede keşfedilen 4 yuvarlak, beyzbol topu büyüklüğündeki taşların incelenmesi, kasıtlı olarak kürelere...

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

İsveç’te Bronz Çağ Mezarında Benzersiz Sayılabilecek İki Boyun Halkası Bulundu

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

İsveç’in doğusunda, Norrköping yakınlarındaki Marby’de kazı yapan arkeologlar, Geç Bronz Çağı’na ait bir mezar anıtının içinde iki nadir bronz boyun...

Aspendos’da Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli bulundu

3 Mart 2025

3 Mart 2025

Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos antik kentinde devam eden arkeolojik kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli keşfedildi. Kazılar, M.Ö....

Mısır’daki Ptolemaios Dönemi’ne ait mumyalarda keşfedilen altın diller ve tırnaklar

19 Aralık 2024

19 Aralık 2024

Arkeologlar, Mısır’ın Minye vilayetindeki El-Bahnasa arkeolojik alanında, renkli yazıtlar ve ritüel sahneleriyle süslenmiş mezarların yanı sıra sıra dışı mumyalar ve...

Hocalı Soykırım Müzesi Kuruluyor

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

İnsanlığın ortak tarihin de acı bir sahnedir Azerbaycan Hocalı‘da yaşanan soykırım… Ermeni silahlı güçlerin 26 Kasım gecesinde masum savunmasız sivillere...

“Türk-Kağan” Yazılı Antik Para, Türk Adının Bilinen En Eski Belgesi Olabilir

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Özbekistan’da arkeologlar, Türk tarihine ışık tutacak olağanüstü bir bulguya ulaştı. Üzerinde “Türk-Kağan” ifadesi yer alan, 6. yüzyıla ait bronz bir...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Irak’ta 1300 yıllık Emevi Camisi bulundu

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

İslam peygamberi Hz. Muhammed’in ölümünden sonra İslam devletini 4 halife (Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali)...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]