30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri ile yarışan devletlerin atmosfere yükledikleri zehirli gazlar, yeryüzüne depo ettikleri başta plastik olmak üzere toprağa ve suya zarar veren atıklar, geleceğimizi tehdit ediyor.

Sağlıklı yaşam alanlarımızı kendi ellerimizle daraltırken Dünyayı paylaştığımız diğer canlıların yaşamlarını da tehdit altında bırakıyoruz.

İklim değişikliği insanlık tarihinin günümüze ulaşan kültürel varlıklarını da tehdit ediyor. Artan sera gazının beraberinde getirdiği aşırı sıcaklar, yağışların düzensizliği, kutuplardaki buzulların hızla erimesi ile yükselen sular altında kalan antik kentler ve içinde barındırdığı geçmişimizin ürünleri birer birer yok oluyor.

Artan sıcaklıklar 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Endonezya’da 20.000 ila 50.000 yıl öncesine ait mağara resimleri, iklim değişikliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Endonezya’da 2030 yılına kadar iklim değişikliğinin bir sonucu olarak yaklaşık 0,8 ° C’lik bir sıcaklık artışının yaşanması bekleniyor. Ayrıca, yağışlı mevsimin daha erken sona ermesi ve yağışlı mevsimin süresinin kısalmasıyla yağış eğilimlerinin de değişmesi hesaplanıyor.

Son dört yüzyılı kapsayan rapora göre, son kırk yılda artan sera gazı kirliliği, özellikle tropik bölgelerde dünya atmosferini değiştirecek.  Bunun sonucunda, yüzyılın sonuna kadar küresel yüzey sıcaklıklarında 1,5 ila 2 santigrat derece artış yaşanacak ve ne yazık ki Endonezya’da bulunan mağara resimleri bu artıştan olumsuz etkilenecek.

Bu değişiklikler hem ekonomik açıdan zorlu hem de kültürel açıdan üzücü görünüyor.

Arkeolog Jillian Huntley liderliğindeki araştırmacılar Perşembe günü Nature’da yayınlanan bir makalede, kuraklığın yanı sıra mevsimsel yağışların Sulawesi adasındaki Maros-Pangkep bölgesinde mağara sanatının hayatta kalmasını tehdit ettiğini söyledi. Bölge, kaydedilmiş en eski el şablonuna ve muhtemelen tarih öncesi tarihin en eski anlatı sahnesine ev sahipliği yapmaktadır.

Bilim insanları, “Erken sanat eserlerinin bulunduğu hemen hemen tüm sitelerde, el kalıpları ve figüratif motifler, sanatçıların tuvalini oluşturan kireçtaşı mağara duvar ve tavan yüzeylerinin pul pul dökülmesinden büyük ölçüde etkileniyor. Artan nicel ve anekdot niteliğindeki kanıtlar, pul pul dökülme oranının arttığını gösteriyor” diye yazdı.

Endonozya Kaya Sanatı_Sulawisi Domuzu
İklim değişikliği, Endonezya kaya sanatı tasvirlerini tehdit ediyor. Leang Tedongnge mağarasındaki resimler, Endonezya kaya sanatında yaygın olarak görülen bir tür olan Sulawesi siğil domuzunu tasvir ediyor.

Atmosferde yaşanan ani  ısınma ve soğumanın, kayaların üzerindeki kristal tuzların artmasına ve sıkışarak tablolara baskı uygulamasına yol açıyor. Bu basınç çatlaklara ve hatta pul pul dökülmelere neden olabiliyor.

Sanat eserlerinin bozulması, dünyanın atmosferik açıdan en değişken bölgesi olan Avustralya muson bölgesindeki konumlarıyla daha da kötüleşiyor.

1950’lerde Maros-Pangkep bölgesinde keşfedilen resimlerin korunması, dünyadaki tarih öncesi sanatın en eski tanıklıklarından biri olduğu için büyük önem taşıyor. Şimdiye kadar keşfedilen 300’den fazla mağara ve her yıl keşfedilen yeni mağaralar ile Batı Avrupa’daki buz devri mağara sanatına rakip oluyor.

Araştırmacılar, “az anlaşılan bir bölgede erken dönem insan sanat kültürünün eşsiz ve yeri doldurulamaz bir kaydını” oluşturduğunu belirtiyorlar.

Daha önceki çalışmalar dut ve kırmızı el kalıpları iken, daha yeni çalışmalar siyah karakalemde olup, insanların, köpekler gibi evcil hayvanların, geometrik ve soyut sembollerin kısa tasvirlerini içermektedir. Mağara resimlerinde yer alan bir sahne, çeşitli yaratıkları bekleyen bir avcıya doğru çeken birçok insan figürünü tasvir ediyor gibi görünüyor; tarihçiler, avlanma stratejisinin en eski kaydı olduğunu iddia ediyor.

Kaynak: Bnnbloomberg

Banner
Related Articles

Amarna Yeni Krallık mezarlığında genç bir kadına ait teratom bulundu

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Mısır’ın Amarna kentindeki Yeni Krallık mezarlığında genç bir kadının mezarı açılır. Mezarda, 21 yaşındaki kadına ait kalsifiye bir yumurtalık teratom...

Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı” zarar gördü.

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Sanat Tarihi Derneği, sosyal medya hesabından Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı’nın” zarar gördüğünü duyurdu. İmparatorluk Kapısı’nda oluşan zararı fotoğraflayan Sanat Tarihi...

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

2 Mayıs 2026

2 Mayıs 2026

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir...

İznik Gölü’ndeki batık bazilikada Aziz Nikolas (Noel Baba) figürlü kolye ucu ortaya çıkarıldı

6 Ekim 2022

6 Ekim 2022

İznik Gölü’nde 1.5 metre derinlikte kalıntıları bulunan bazilikada başlatılan su altı arkeolojik kazı çalışmalarında Aziz Nikolas (Noel Baba) figürlü kolye...

Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Karya dönemine ait antik yerleşim Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı. Bilim, mimarlık...

Karaganda’da bulunan İskit-Saka ve onun erken dönemine ait piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı

2 Kasım 2023

2 Kasım 2023

Kazakistan’nın Karaganda bölgesinde bulunan İskit-Saka ve erken dönemine ait 3400 yıllık piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı. Piramidi inceleyen uzmanlar, Karajartas...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

İspanyol arkeologlar 2.600 yıllık antik gemi batığını çıkarmayı başardılar

25 Aralık 2024

25 Aralık 2024

İspanyol arkeologlar, ülkenin güneydoğu kıyılarındaki sularda ilk kez keşfedilen 2.600 yıllık bir gemi batığını, 20 yıl süren çalışmaların ardından başarıyla...

Abu Dabi’nin Ghagha adasında 8500 yıllık yapılar keşfedildi

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

Abu Dabi’deki arkeologlar, Ghagha adasında 8500 yıldan daha eski – daha önce düşünülenden en az 500 yıl önce – bilinen...

Kastabala Antik Kenti’nin tiyatrosu 2024 yılına kadar tamamen ortaya çıkarılacak

16 Aralık 2022

16 Aralık 2022

Osmaniye’nin 12 km kuzeybatısına düşen Kastabala Antik Kenti’nin tiyatro alanında devam eden kazı çalışmalarının 2024 yılına kadar tamamen bitirilmesi planlanıyor....

Bulgaristan’daki kazılar sırasında 2. yüzyıldan kalma yazıtlı mermer bir levha keşfedildi

23 Ekim 2023

23 Ekim 2023

Arkeologlar, Bulgaristan’ın Plovdiv eyaletinde küçük bir tatil beldesi olan Hisarya’da Roma Hamamları’nda eski bir Yunanca yazıt taşıyan 1.900 yıllık bir...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]