16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri ile yarışan devletlerin atmosfere yükledikleri zehirli gazlar, yeryüzüne depo ettikleri başta plastik olmak üzere toprağa ve suya zarar veren atıklar, geleceğimizi tehdit ediyor.

Sağlıklı yaşam alanlarımızı kendi ellerimizle daraltırken Dünyayı paylaştığımız diğer canlıların yaşamlarını da tehdit altında bırakıyoruz.

İklim değişikliği insanlık tarihinin günümüze ulaşan kültürel varlıklarını da tehdit ediyor. Artan sera gazının beraberinde getirdiği aşırı sıcaklar, yağışların düzensizliği, kutuplardaki buzulların hızla erimesi ile yükselen sular altında kalan antik kentler ve içinde barındırdığı geçmişimizin ürünleri birer birer yok oluyor.

Artan sıcaklıklar 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Endonezya’da 20.000 ila 50.000 yıl öncesine ait mağara resimleri, iklim değişikliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Endonezya’da 2030 yılına kadar iklim değişikliğinin bir sonucu olarak yaklaşık 0,8 ° C’lik bir sıcaklık artışının yaşanması bekleniyor. Ayrıca, yağışlı mevsimin daha erken sona ermesi ve yağışlı mevsimin süresinin kısalmasıyla yağış eğilimlerinin de değişmesi hesaplanıyor.

Son dört yüzyılı kapsayan rapora göre, son kırk yılda artan sera gazı kirliliği, özellikle tropik bölgelerde dünya atmosferini değiştirecek.  Bunun sonucunda, yüzyılın sonuna kadar küresel yüzey sıcaklıklarında 1,5 ila 2 santigrat derece artış yaşanacak ve ne yazık ki Endonezya’da bulunan mağara resimleri bu artıştan olumsuz etkilenecek.

Bu değişiklikler hem ekonomik açıdan zorlu hem de kültürel açıdan üzücü görünüyor.

Arkeolog Jillian Huntley liderliğindeki araştırmacılar Perşembe günü Nature’da yayınlanan bir makalede, kuraklığın yanı sıra mevsimsel yağışların Sulawesi adasındaki Maros-Pangkep bölgesinde mağara sanatının hayatta kalmasını tehdit ettiğini söyledi. Bölge, kaydedilmiş en eski el şablonuna ve muhtemelen tarih öncesi tarihin en eski anlatı sahnesine ev sahipliği yapmaktadır.

Bilim insanları, “Erken sanat eserlerinin bulunduğu hemen hemen tüm sitelerde, el kalıpları ve figüratif motifler, sanatçıların tuvalini oluşturan kireçtaşı mağara duvar ve tavan yüzeylerinin pul pul dökülmesinden büyük ölçüde etkileniyor. Artan nicel ve anekdot niteliğindeki kanıtlar, pul pul dökülme oranının arttığını gösteriyor” diye yazdı.

Endonozya Kaya Sanatı_Sulawisi Domuzu
İklim değişikliği, Endonezya kaya sanatı tasvirlerini tehdit ediyor. Leang Tedongnge mağarasındaki resimler, Endonezya kaya sanatında yaygın olarak görülen bir tür olan Sulawesi siğil domuzunu tasvir ediyor.

Atmosferde yaşanan ani  ısınma ve soğumanın, kayaların üzerindeki kristal tuzların artmasına ve sıkışarak tablolara baskı uygulamasına yol açıyor. Bu basınç çatlaklara ve hatta pul pul dökülmelere neden olabiliyor.

Sanat eserlerinin bozulması, dünyanın atmosferik açıdan en değişken bölgesi olan Avustralya muson bölgesindeki konumlarıyla daha da kötüleşiyor.

1950’lerde Maros-Pangkep bölgesinde keşfedilen resimlerin korunması, dünyadaki tarih öncesi sanatın en eski tanıklıklarından biri olduğu için büyük önem taşıyor. Şimdiye kadar keşfedilen 300’den fazla mağara ve her yıl keşfedilen yeni mağaralar ile Batı Avrupa’daki buz devri mağara sanatına rakip oluyor.

Araştırmacılar, “az anlaşılan bir bölgede erken dönem insan sanat kültürünün eşsiz ve yeri doldurulamaz bir kaydını” oluşturduğunu belirtiyorlar.

Daha önceki çalışmalar dut ve kırmızı el kalıpları iken, daha yeni çalışmalar siyah karakalemde olup, insanların, köpekler gibi evcil hayvanların, geometrik ve soyut sembollerin kısa tasvirlerini içermektedir. Mağara resimlerinde yer alan bir sahne, çeşitli yaratıkları bekleyen bir avcıya doğru çeken birçok insan figürünü tasvir ediyor gibi görünüyor; tarihçiler, avlanma stratejisinin en eski kaydı olduğunu iddia ediyor.

Kaynak: Bnnbloomberg

Banner
Related Articles

Yeni Arkeogenetik Araştırma Orta Çağ’da Kıta Avrupası’ndan İngiltere’ye Yaşanan Büyük Göç Dalgasını Gösteriyor

21 Eylül 2022

21 Eylül 2022

Roma İmparatorluğu’nun İngiltere topraklarını terk etmesi sonrası bölgeye Kıta Avrupası’ndan özellikle Hollanda, Almanya ve Danimarka da dahil olmak üzere Kuzey...

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

USF’deki bir araştırmacı, Swahili uygarlığından ilk antik DNA’yı keşfetti

29 Mart 2023

29 Mart 2023

Güney Florida Üniversitesi’nden bir antropolog, 7. yüzyıla kadar uzanan Doğu Afrika kıyıları boyunca müreffeh ticaret devletleri olan Swahili Uygarlığı’ndan ilk...

Bu çizim İzlanda’da şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilir

17 Haziran 2023

17 Haziran 2023

Doğu İzlanda’daki arkeologlar, ülkede şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilecek bir Viking gemisi çizilmiş bir kumtaşı buldular. Taş, Doğu...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

Burdur Kuruçay Höyüğün Benzersiz Savunma Sistemi

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Kuruçay Höyük, Burdur gölü civarına güneyden basamaklı inen tepelerin yamacına kurulmuştur. Burdur iline bağlı Kuruçay köyünün yakınındadır. Adını da zaten...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Kuzey İtalya’da keşfedilen 3300 yıllık Tunç Çağı boyunduruğu

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Kuzey İtalya’nın Veneto bölgesindeki Este’de Geç Tunç Çağı’na ait bir yerleşimde 3.300 yıllık nadir bir ahşap boyunduruk keşfedildi. Ahşap boyunduruk...

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını...

Geç Kretase Döneminden Yeni Bir Etobur Dinazor Türü Keşfedildi

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yayınlanan bir araştırma yeni keşfedilen bir dinazor türünü anlatıyor. Llukalkan Aliocranianus yada “korkuya neden olan”. Yaklaşık...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Kuzey Çin’de 5500 yıllık beşgen yapı bulundu

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

Arkeologlar, kuzey Çin’in Shanxi Eyaleti, Taiyuan’da 5500 yıl öncesine dayanan beşgen bir yapının kalıntılarını keşfettiler. Taiyuan Arkeoloji Enstitüsüne göre, kalıntılar,...

Mısırlı Yetkililer İskenderiye Limanından Üç Eseri Kaçırma Girişimini Engelledi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Arkeolojik Limanlar ve Birimler Merkezi İdaresi başkanı, bir arkeoloji komitesinin parçaları incelediğini ve orijinalliklerini kanıtladığını söyledi. İskenderiye limanındaki arkeoloji birimi,...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]