25 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri ile yarışan devletlerin atmosfere yükledikleri zehirli gazlar, yeryüzüne depo ettikleri başta plastik olmak üzere toprağa ve suya zarar veren atıklar, geleceğimizi tehdit ediyor.

Sağlıklı yaşam alanlarımızı kendi ellerimizle daraltırken Dünyayı paylaştığımız diğer canlıların yaşamlarını da tehdit altında bırakıyoruz.

İklim değişikliği insanlık tarihinin günümüze ulaşan kültürel varlıklarını da tehdit ediyor. Artan sera gazının beraberinde getirdiği aşırı sıcaklar, yağışların düzensizliği, kutuplardaki buzulların hızla erimesi ile yükselen sular altında kalan antik kentler ve içinde barındırdığı geçmişimizin ürünleri birer birer yok oluyor.

Artan sıcaklıklar 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Endonezya’da 20.000 ila 50.000 yıl öncesine ait mağara resimleri, iklim değişikliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Endonezya’da 2030 yılına kadar iklim değişikliğinin bir sonucu olarak yaklaşık 0,8 ° C’lik bir sıcaklık artışının yaşanması bekleniyor. Ayrıca, yağışlı mevsimin daha erken sona ermesi ve yağışlı mevsimin süresinin kısalmasıyla yağış eğilimlerinin de değişmesi hesaplanıyor.

Son dört yüzyılı kapsayan rapora göre, son kırk yılda artan sera gazı kirliliği, özellikle tropik bölgelerde dünya atmosferini değiştirecek.  Bunun sonucunda, yüzyılın sonuna kadar küresel yüzey sıcaklıklarında 1,5 ila 2 santigrat derece artış yaşanacak ve ne yazık ki Endonezya’da bulunan mağara resimleri bu artıştan olumsuz etkilenecek.

Bu değişiklikler hem ekonomik açıdan zorlu hem de kültürel açıdan üzücü görünüyor.

Arkeolog Jillian Huntley liderliğindeki araştırmacılar Perşembe günü Nature’da yayınlanan bir makalede, kuraklığın yanı sıra mevsimsel yağışların Sulawesi adasındaki Maros-Pangkep bölgesinde mağara sanatının hayatta kalmasını tehdit ettiğini söyledi. Bölge, kaydedilmiş en eski el şablonuna ve muhtemelen tarih öncesi tarihin en eski anlatı sahnesine ev sahipliği yapmaktadır.

Bilim insanları, “Erken sanat eserlerinin bulunduğu hemen hemen tüm sitelerde, el kalıpları ve figüratif motifler, sanatçıların tuvalini oluşturan kireçtaşı mağara duvar ve tavan yüzeylerinin pul pul dökülmesinden büyük ölçüde etkileniyor. Artan nicel ve anekdot niteliğindeki kanıtlar, pul pul dökülme oranının arttığını gösteriyor” diye yazdı.

Endonozya Kaya Sanatı_Sulawisi Domuzu
İklim değişikliği, Endonezya kaya sanatı tasvirlerini tehdit ediyor. Leang Tedongnge mağarasındaki resimler, Endonezya kaya sanatında yaygın olarak görülen bir tür olan Sulawesi siğil domuzunu tasvir ediyor.

Atmosferde yaşanan ani  ısınma ve soğumanın, kayaların üzerindeki kristal tuzların artmasına ve sıkışarak tablolara baskı uygulamasına yol açıyor. Bu basınç çatlaklara ve hatta pul pul dökülmelere neden olabiliyor.

Sanat eserlerinin bozulması, dünyanın atmosferik açıdan en değişken bölgesi olan Avustralya muson bölgesindeki konumlarıyla daha da kötüleşiyor.

1950’lerde Maros-Pangkep bölgesinde keşfedilen resimlerin korunması, dünyadaki tarih öncesi sanatın en eski tanıklıklarından biri olduğu için büyük önem taşıyor. Şimdiye kadar keşfedilen 300’den fazla mağara ve her yıl keşfedilen yeni mağaralar ile Batı Avrupa’daki buz devri mağara sanatına rakip oluyor.

Araştırmacılar, “az anlaşılan bir bölgede erken dönem insan sanat kültürünün eşsiz ve yeri doldurulamaz bir kaydını” oluşturduğunu belirtiyorlar.

Daha önceki çalışmalar dut ve kırmızı el kalıpları iken, daha yeni çalışmalar siyah karakalemde olup, insanların, köpekler gibi evcil hayvanların, geometrik ve soyut sembollerin kısa tasvirlerini içermektedir. Mağara resimlerinde yer alan bir sahne, çeşitli yaratıkları bekleyen bir avcıya doğru çeken birçok insan figürünü tasvir ediyor gibi görünüyor; tarihçiler, avlanma stratejisinin en eski kaydı olduğunu iddia ediyor.

Kaynak: Bnnbloomberg

Banner
Benzer Yazılar

Kudüs kentinde ortaya çıkarılan 2000 yıllık taş tablet

17 Mayıs 2023

17 Mayıs 2023

Kudüs kentinde üzerinde İbranice isimler ve bir dizi rakamlar kazınan 2000 yıllık taş tablet keşfedildi. Muhasebe kayıtlarını içerdiği kabul edilen...

Tutankhamon’un hazinesi İstanbul’a geliyor

22 Aralık 2022

22 Aralık 2022

Tüm dünyada ziyaretçi rekorları kıran ünlü Firavun Tutankhamon’un hazinesi İstanbul’a geliyor. 3300 yıldan uzun bir süre önce 9 yaşında tahta...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Aigai Antik Kenti’nde Athena Tapınağı Çıkarılmaya Başlandı

12 Ekim 2021

12 Ekim 2021

Manisa il sınırları içerisinde yer alan Yuntdağı bölgesinde, Aiol halkı tarafından kurulan Aigai Antik Kenti kazılarında Athena Tapınağı çıkarılmaya başlandı....

Vaftizci Yahya’nın şehit edildiği Herod’un sarayı yeniden inşa edilecek

4 Şubat 2022

4 Şubat 2022

Hz. İsa’nın gelişini müjdeleyen Vaftizci Yahya’nın başının kesilerek şehit edildiği Herod’un Sarayı yeniden inşa edilecek. Vaftizci Yahya’nın şehit edildiği Herod...

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

2 Aralık 2025

2 Aralık 2025

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor. Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

İspanya’da keşfedilen 1.800 Yıllık Mithras Tapınağı

8 Şubat 2023

8 Şubat 2023

İspanya’nın Cabra kentindeki Villa del Mitra’da kazı yapan arkeologlar, ritüel ziyafetlerin kalıntılarıyla birlikte Tanrı Mithras için adanmış bir kutsal alanı...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Çin’de 170 milyon yıllık bir çiçek fosili keşfedildi

28 Mart 2023

28 Mart 2023

Çinli araştırmacılar, 170 milyon yıl öncesine dayanan bir çiçek fosili keşfettiler. Nanjing Jeoloji ve Paleontoloji Enstitüsü ve Çin Bilimler Akademisi...

Polonya’da Mısır Tarlasında Bulunan Ortaçağ Hazinesi

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Polonya’nın Słuszków köyünde 12. yüzyıldan kalma Polonya kralı Bolesław’un kayınbiraderi ve Ruthenian bir prensese ait olduğu söylenen madeni paralar ve...

Brezilya’da çok nadir görülen bir dinozor türünün kalıntıları keşfedildi

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Araştırmacılar, 70 milyon yıl önce Brezilya’da yaşamış dişsiz, iki ayaklı bir dinozor türünün kalıntılarını ortaya çıkardı ve bunu “son derece...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]