28 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri ile yarışan devletlerin atmosfere yükledikleri zehirli gazlar, yeryüzüne depo ettikleri başta plastik olmak üzere toprağa ve suya zarar veren atıklar, geleceğimizi tehdit ediyor.

Sağlıklı yaşam alanlarımızı kendi ellerimizle daraltırken Dünyayı paylaştığımız diğer canlıların yaşamlarını da tehdit altında bırakıyoruz.

İklim değişikliği insanlık tarihinin günümüze ulaşan kültürel varlıklarını da tehdit ediyor. Artan sera gazının beraberinde getirdiği aşırı sıcaklar, yağışların düzensizliği, kutuplardaki buzulların hızla erimesi ile yükselen sular altında kalan antik kentler ve içinde barındırdığı geçmişimizin ürünleri birer birer yok oluyor.

Artan sıcaklıklar 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

Endonezya’da 20.000 ila 50.000 yıl öncesine ait mağara resimleri, iklim değişikliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Endonezya’da 2030 yılına kadar iklim değişikliğinin bir sonucu olarak yaklaşık 0,8 ° C’lik bir sıcaklık artışının yaşanması bekleniyor. Ayrıca, yağışlı mevsimin daha erken sona ermesi ve yağışlı mevsimin süresinin kısalmasıyla yağış eğilimlerinin de değişmesi hesaplanıyor.

Son dört yüzyılı kapsayan rapora göre, son kırk yılda artan sera gazı kirliliği, özellikle tropik bölgelerde dünya atmosferini değiştirecek.  Bunun sonucunda, yüzyılın sonuna kadar küresel yüzey sıcaklıklarında 1,5 ila 2 santigrat derece artış yaşanacak ve ne yazık ki Endonezya’da bulunan mağara resimleri bu artıştan olumsuz etkilenecek.

Bu değişiklikler hem ekonomik açıdan zorlu hem de kültürel açıdan üzücü görünüyor.

Arkeolog Jillian Huntley liderliğindeki araştırmacılar Perşembe günü Nature’da yayınlanan bir makalede, kuraklığın yanı sıra mevsimsel yağışların Sulawesi adasındaki Maros-Pangkep bölgesinde mağara sanatının hayatta kalmasını tehdit ettiğini söyledi. Bölge, kaydedilmiş en eski el şablonuna ve muhtemelen tarih öncesi tarihin en eski anlatı sahnesine ev sahipliği yapmaktadır.

Bilim insanları, “Erken sanat eserlerinin bulunduğu hemen hemen tüm sitelerde, el kalıpları ve figüratif motifler, sanatçıların tuvalini oluşturan kireçtaşı mağara duvar ve tavan yüzeylerinin pul pul dökülmesinden büyük ölçüde etkileniyor. Artan nicel ve anekdot niteliğindeki kanıtlar, pul pul dökülme oranının arttığını gösteriyor” diye yazdı.

Endonozya Kaya Sanatı_Sulawisi Domuzu
İklim değişikliği, Endonezya kaya sanatı tasvirlerini tehdit ediyor. Leang Tedongnge mağarasındaki resimler, Endonezya kaya sanatında yaygın olarak görülen bir tür olan Sulawesi siğil domuzunu tasvir ediyor.

Atmosferde yaşanan ani  ısınma ve soğumanın, kayaların üzerindeki kristal tuzların artmasına ve sıkışarak tablolara baskı uygulamasına yol açıyor. Bu basınç çatlaklara ve hatta pul pul dökülmelere neden olabiliyor.

Sanat eserlerinin bozulması, dünyanın atmosferik açıdan en değişken bölgesi olan Avustralya muson bölgesindeki konumlarıyla daha da kötüleşiyor.

1950’lerde Maros-Pangkep bölgesinde keşfedilen resimlerin korunması, dünyadaki tarih öncesi sanatın en eski tanıklıklarından biri olduğu için büyük önem taşıyor. Şimdiye kadar keşfedilen 300’den fazla mağara ve her yıl keşfedilen yeni mağaralar ile Batı Avrupa’daki buz devri mağara sanatına rakip oluyor.

Araştırmacılar, “az anlaşılan bir bölgede erken dönem insan sanat kültürünün eşsiz ve yeri doldurulamaz bir kaydını” oluşturduğunu belirtiyorlar.

Daha önceki çalışmalar dut ve kırmızı el kalıpları iken, daha yeni çalışmalar siyah karakalemde olup, insanların, köpekler gibi evcil hayvanların, geometrik ve soyut sembollerin kısa tasvirlerini içermektedir. Mağara resimlerinde yer alan bir sahne, çeşitli yaratıkları bekleyen bir avcıya doğru çeken birçok insan figürünü tasvir ediyor gibi görünüyor; tarihçiler, avlanma stratejisinin en eski kaydı olduğunu iddia ediyor.

Kaynak: Bnnbloomberg

Banner
Benzer Yazılar

Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı” zarar gördü.

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Sanat Tarihi Derneği, sosyal medya hesabından Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı’nın” zarar gördüğünü duyurdu. İmparatorluk Kapısı’nda oluşan zararı fotoğraflayan Sanat Tarihi...

Mevlana Müzesi’ni 3D Sanal Teknoloji İle Ziyaret Edebilirsiniz

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

“Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor” beyiti ile başlar ünlü düşünür, Gönül Sultanı Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî,...

Kuzey İtalya’da keşfedilen 3300 yıllık Tunç Çağı boyunduruğu

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Kuzey İtalya’nın Veneto bölgesindeki Este’de Geç Tunç Çağı’na ait bir yerleşimde 3.300 yıllık nadir bir ahşap boyunduruk keşfedildi. Ahşap boyunduruk...

Ege’de Küçük Bir Kayalıkta Bulunan Antik Kent Şaşırtmaya Devam Ediyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Tesalya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden arkeologlar, bir zamanlar erken Bizans döneminde önemli bir şehre ev sahipliği yapan Yunan adası Kythnos yakınlarındaki...

Cooper Creek’in kurumuş nehir yatağında Aborjin bumerangları keşfedildi

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Cooper Creek nehrinde kısmen gömülü olan son derece nadir 4 bumerang ortaya çıkarıldı. İlk bumerang, kuruyan nehir yatağında çöpleri temizleyen...

Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’nde

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

7 bin yıllık medeniyete ev sahipliği yapmış Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi. Malatya’nın 7 km kuzeydoğusunda bulunan...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu...

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

Şili’nin kuzeyinde bir İnka soylusuna ait tunik veya unku bulundu

15 Şubat 2023

15 Şubat 2023

Şili’nin kuzeyindeki Caleta Vítor Körfezi boyunca yer alan mezar alanını kazan araştırmacılar, Inka İmparatorluğu’nda saygı ve prestije sahip soyluya ait...

Mısır Firavunu I. Amenhotep’in mumyası digital olarak açıldı

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Mısır’da araştırmacılar, Firavun I.Amenhotep’in mumyalanmış vücudunu ilk kez kullandıkları digital teknoloji sayesinde daha önce bilinmeyen detayları ortaya çıkardı. Bilgisayarlı tomografi...

30 Yıl Önce Keşfedilen 3.500 Yıllık Hitit Keten Kumaşı İlk Kez Sergileniyor

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Çorum’un Ortaköy ilçesindeki Şapinuva Ören Yeri’nde 1995 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan 3500 yıllık Hitit keten kumaşı, ilk kez...

Diyarbakır Surları’nda 1500 yıllık kandil bulundu

1 Eylül 2022

1 Eylül 2022

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Büroları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ‘Surlarda Diriliş’ temasıyla...

Fransa’nın Güneyinde, Antik Olbia Kenti Yakınlarında 160 Roma Kremasyon Mezarından Oluşan Nekropol Keşfedildi

2 Kasım 2025

2 Kasım 2025

Arkeologlar, Fransa’nın güneydoğusundaki Hyères kentinde, antik Olbia yerleşimi yakınlarında M.S. 1 ila 3. yüzyıllara tarihlenen geniş bir Roma nekropolü keşfetti.Antik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]