7 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi.

Hititler, aile, kadın, erkek, miras, boşanma gibi konularda hassas bir adalet sistemine sahiptiler. Mezopotamya’da yürüyen kanunlara göre daha pragmatik ve zamana göre şekillenen kanunlar ile hareket eden Hititler, özellikle, aile kurumuna çok değer veriyordu.

Bu yazımız da, kanun hükmü ağır basan Hititler de toplum yapısını bozan aile çatısını çökerten ensest (sapkın ilişki) hakkında koydukları kanun maddesine ve yaptırımlarına bakacağız.

Hititlerde aile oldukça kutsal bir yapıydı. Aile bozulursa, toplumun bozulacağı düşüncesine hakim olan Hititli, yapıyı bozacak en önemli tehlikelerin başında ensest ilişkiyi görmüştür.

Ensest ilişki, tarih boyunca birçok toplulukta, pis, lanetlenecek sapkın bir cinsel birliktelik olarak görülmüştür. Tarihte bu sapkın ilişkiye cevaz veren topluluklar hep lanetlenmiştir insanlar nezdinde…

Ensest, Latince incestus yani “pis, kirlenmiş, temiz olmayan” anlamına gelmektedir. Arapça’da bu kelime fücurla karşılanmaktadır. Osmanlıca- Türkçe Sözlük’te fücur; “günah, zina” olarak karşılık bulmaktadır. Toplumumuzda ensest kavramı “evlenmeleri, ahlâkça, hukukça ve dince yasaklanmış (nikâh düşmeyen) yakın akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları” anlamında kullanılmaktadır.(1)

Toplumsal ahlaka ters düşen bu ensest sapkın ilişkiyi Hititlerde lanetlemiş ve ağır yaptırımlar getirmiştir.

Anne, baba, öz ya da üvey farketmez kız ve erkek çocukları, teyze, hala,dayı, amca gibi birinci dereceden akrabalarlar ile kurulan ilişkiye Hititler, ölüm cezası vermekteydi. Öyle ki; Hitit kanunlarında ölüm cezası çok fazla yer almaz. Sadece, büyücülük, krala ve devlete karşı işlenen suçlar ve bu lanetli ilişkiye Hititli ölüm cezasını vermekteydi.
Bu ağır yaptırımla men ettiği ilişki biçimi Hitit mitolojisinde bile yer almıştır.

Hitit mitolojisi, Kaneş Kraliçesi’nin hikayesinde, bir batında 30 erkek çocuk doğurmuş ve bu çocukları nehre bırakarak gitmiş. Belli bir vakit sonrası yine bir batında 30 kız çocuk doğurmuş. Ve bunlar uzun yıllar karşılaşınca erkek çocuklardan birisi kızkardeşlerinden birisi ile evlenmek istemiş. Ve ona şu şekilde ikaz verilmişti. “Biz kardeşlerimizi alacak mıyız? Böyle bir hürmetsizlik yapma! ”

Mitolojilerinde bile bu sapkın ilişkiye lanet okuyan Hititler, o dönem içinde bazı toplumların bu tarz ilişkiye açık olmalarından dolayı evlilik için gönderdikleri prensesler için diğer kralları uyarıyordu.

“Üstelik ben Majestemin sana zevce olarak verdiğim bu kız kardeşimin soyundan, nselinden pek çok kız kız kardeşleri vardır. Sen onları, kız kardeş olarak aldığından, onlar senin soyuna aittir. Fakat, Hattuşa Ülkesinde erkek kardeş, kız kardeşini ya da kız kuzenini almayacağı…. Buna kesinlikle izin verilmez. Hatti ülkesinde her kim böyle suç işlerse, Hattuşa şehrinde o, yaşamaz, orada ölür. Sizin ülkeniz vahşi (cahil) olduğu için, böyle bir şey orada geçerli olabilir(?). Biri kız kardeşini ve kız kuzenini alır. Fakat, Hatti ülkesinde buna izin verilmez.(2)

1- Genç, Şura, Çoşkun,Seçil, ENSEST, http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/
2- Karauğuz, Güngör, Hitit Yasaları, s. 46-47

Banner
Benzer Yazılar

Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz Projesi

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Suudi Arabistan batı kıyısında yer alan 28.000 kilometrekarelik ve 90’dan fazla adayı kapsayacak olan dev bir turizm projesi hazırlığında. İlk...

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Kız Kulesi restorasyon çalışmalarını inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon çalışmalarının yıl sonuna kadar bitirilmesini hedeflediklerini söyledi....

Mısırda Güzelliğin Sembolü Kraliçe Nefertiti, Mitanni Prensesi Tadukhipa Olabilir mi?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Kraliçe Nefertiti’nin eski Mitanni Krallığından gelen bir prenses olduğu ve adının aslında prenses Tadukhipa olabileceği bazı bilim insanları tarafından öne...

Polieuktos kazılarında 1700 yıllık Pan heykeli ortaya çıkarıldı

1 Haziran 2023

1 Haziran 2023

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB Miras) tarafından sürdürülen Polieuktos kazılarında 1700 yıllık olduğu düşünülen Pan heykeli ortaya çıkarıldı. Aziz Polieuktos Kilisesi’nin...

Esna Tapınağı’nın tavanında canlı renklerde 46 kartal ortaya çıktı

16 Mayıs 2022

16 Mayıs 2022

Mısır’da Luksor’un 35 mil güneyinde, Nil’in batı kıyısında bulunan Esna Tapınağı’nda Alman/Mısır uzmanlarının yaptıkları restorasyon çalışmaları sırasında tapınak kompleksinin bir...

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

Morca Mağarası’nda yeni bir tür bakteri keşfedildi

15 Ağustos 2022

15 Ağustos 2022

Türkiye’nin en derin 3’ncü mağarası Morca Mağarası’nda yeni bir tür bakteri keşfedildi. Mersin’in Anamur ilçesinden geçen Orta Toroslar’ın zirvesinde bulunan...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

8200 yıllık mezar insan kemiklerinden yapılmış ölü hediyesini barındırıyor

4 Temmuz 2022

4 Temmuz 2022

Taş Devri’nde insanlar, kaybettikleri yakınlarını çeşitli hayvan kemiklerinden yaptıkları kolye, yüzük ve buna benzer eşyalar ile gömüyorlardı. 8200 yıllık mezar...

İnsanda Toplama Biriktirme Duygusu 100.000 Yıl Öncesine Dayanıyor

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Güney Afrika’da kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, insanda toplama ve biriktirme duygusunu gösteren bulgulara ulaştılar. Arkeologlar ayrıca, deniz kenarında ve...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları başladı

26 Mayıs 2022

26 Mayıs 2022

Adana Yüreğir ilçesi sınırlarında yer alan Misis Antik Kenti 2022 yılı kazı çalışmalarına başlandı. Tarihi İpek Yolu üzerinde önemli bir...

Orta Asya’nın İncisi Özbekistan’ın Yetiştirdiği Bilim İnsanları ve Tarihi Güzellikleri

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Özbekistan tarihine baktığımız da ilk göreceğimiz şey elbette ki aynı kanı taşıyor olmamız. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri...

Radyokarbon tarihleme,”Filistin” kültürünün tarihlendirilmesi konusunda uzun süredir devam eden bir tartışmaya katkıda bulunuyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, Levant’daki en önemli Bronz ve Demir Çağı bölgelerinden biri olan Tel Gezer için yeni bir radyokarbon...

18.000 Yıllık Müzik Aletinin Sesi Kayda Alındı

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Tarihin en eski müzik aleti olarak kabul edilen deniz salyangozu kabuğu bize 18.000 yıl önceki sesi duymamızı sağladı. 1931 yılında...

Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı” zarar gördü.

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Sanat Tarihi Derneği, sosyal medya hesabından Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı’nın” zarar gördüğünü duyurdu. İmparatorluk Kapısı’nda oluşan zararı fotoğraflayan Sanat Tarihi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]