24 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi.

Hititler, aile, kadın, erkek, miras, boşanma gibi konularda hassas bir adalet sistemine sahiptiler. Mezopotamya’da yürüyen kanunlara göre daha pragmatik ve zamana göre şekillenen kanunlar ile hareket eden Hititler, özellikle, aile kurumuna çok değer veriyordu.

Bu yazımız da, kanun hükmü ağır basan Hititler de toplum yapısını bozan aile çatısını çökerten ensest (sapkın ilişki) hakkında koydukları kanun maddesine ve yaptırımlarına bakacağız.

Hititlerde aile oldukça kutsal bir yapıydı. Aile bozulursa, toplumun bozulacağı düşüncesine hakim olan Hititli, yapıyı bozacak en önemli tehlikelerin başında ensest ilişkiyi görmüştür.

Ensest ilişki, tarih boyunca birçok toplulukta, pis, lanetlenecek sapkın bir cinsel birliktelik olarak görülmüştür. Tarihte bu sapkın ilişkiye cevaz veren topluluklar hep lanetlenmiştir insanlar nezdinde…

Ensest, Latince incestus yani “pis, kirlenmiş, temiz olmayan” anlamına gelmektedir. Arapça’da bu kelime fücurla karşılanmaktadır. Osmanlıca- Türkçe Sözlük’te fücur; “günah, zina” olarak karşılık bulmaktadır. Toplumumuzda ensest kavramı “evlenmeleri, ahlâkça, hukukça ve dince yasaklanmış (nikâh düşmeyen) yakın akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları” anlamında kullanılmaktadır.(1)

Toplumsal ahlaka ters düşen bu ensest sapkın ilişkiyi Hititlerde lanetlemiş ve ağır yaptırımlar getirmiştir.

Anne, baba, öz ya da üvey farketmez kız ve erkek çocukları, teyze, hala,dayı, amca gibi birinci dereceden akrabalarlar ile kurulan ilişkiye Hititler, ölüm cezası vermekteydi. Öyle ki; Hitit kanunlarında ölüm cezası çok fazla yer almaz. Sadece, büyücülük, krala ve devlete karşı işlenen suçlar ve bu lanetli ilişkiye Hititli ölüm cezasını vermekteydi.
Bu ağır yaptırımla men ettiği ilişki biçimi Hitit mitolojisinde bile yer almıştır.

Hitit mitolojisi, Kaneş Kraliçesi’nin hikayesinde, bir batında 30 erkek çocuk doğurmuş ve bu çocukları nehre bırakarak gitmiş. Belli bir vakit sonrası yine bir batında 30 kız çocuk doğurmuş. Ve bunlar uzun yıllar karşılaşınca erkek çocuklardan birisi kızkardeşlerinden birisi ile evlenmek istemiş. Ve ona şu şekilde ikaz verilmişti. “Biz kardeşlerimizi alacak mıyız? Böyle bir hürmetsizlik yapma! ”

Mitolojilerinde bile bu sapkın ilişkiye lanet okuyan Hititler, o dönem içinde bazı toplumların bu tarz ilişkiye açık olmalarından dolayı evlilik için gönderdikleri prensesler için diğer kralları uyarıyordu.

“Üstelik ben Majestemin sana zevce olarak verdiğim bu kız kardeşimin soyundan, nselinden pek çok kız kız kardeşleri vardır. Sen onları, kız kardeş olarak aldığından, onlar senin soyuna aittir. Fakat, Hattuşa Ülkesinde erkek kardeş, kız kardeşini ya da kız kuzenini almayacağı…. Buna kesinlikle izin verilmez. Hatti ülkesinde her kim böyle suç işlerse, Hattuşa şehrinde o, yaşamaz, orada ölür. Sizin ülkeniz vahşi (cahil) olduğu için, böyle bir şey orada geçerli olabilir(?). Biri kız kardeşini ve kız kuzenini alır. Fakat, Hatti ülkesinde buna izin verilmez.(2)

1- Genç, Şura, Çoşkun,Seçil, ENSEST, http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/
2- Karauğuz, Güngör, Hitit Yasaları, s. 46-47

Banner
Benzer Yazılar

Şaşırtıcı keşif; Romalıların ve Anglosaksonların bir arada yattığı mezarlık ortaya çıkarıldı

14 Mart 2023

14 Mart 2023

Mezarlıklar, toplumlarda dini, milli ve gelenekler gözetilerek ayrı alanlarda oluşturulur. Günümüzde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi mezarlıkları gibi oluşturulan mezarlıklar uygulamada...

Antalya’da denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi ortaya çıkarıldı

19 Nisan 2024

19 Nisan 2024

Antalya’nın sembol yapılarından Hıdırlık kulesinin çevresinde denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi keşfedildi. 800 metre uzunluğundaki yolun şu ana kadar...

Antandros Antik Kenti’nde 2 bin 350 yıllık Kibele Heykeli’ne ulaşıldı

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

Balıkesir’in Edremit İlçesi Altınoluk Beldesi’nin 4 kilometre doğusunda, İda Dağı (Kazdağı) eteklerinde, Pelasglar tarafından kurulmuş olan Antandros Antik Kenti’nde devam...

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

Güney Afrika’da 130.000 yıllık vatoz kum heykeli dünyanın en eski hayvan sanatı olabilir

4 Nisan 2024

4 Nisan 2024

Araştırmacılar, Cape Town’dan yaklaşık 205 mil (330 kilometre) uzaklıkta, Still Bay’in doğusunda ilk bakışta simetrik bir kaya gibi görünen bir...

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Yeni bir çalışma, Homo sapiens ile Neandertal insanının binlerce yıldır aynı bölgede bir arada yaşadığına dair kanıtlar sunuyor

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

Almanya’nın Ranis kentindeki bir arkeolojik alandan çıkarılan kemik parçalarının genetik analizi, modern insanların – Homo sapiens – yaklaşık 45.000 yıl...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

Tarih öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapıya ait buluntulara ulaşıldı

31 Ekim 2021

31 Ekim 2021

Anadolu mimarisinde yedinci ve sekizinci bin yıl öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapının buluntularına ulaşıldı. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki Domuztepe Höyüğü...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu...

Louvre Müzesi’nin Enteresan Tarihi

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Paris’te bulunan Louvre Müzesi dünyanın en tanınmış ve büyük müzelerinden biridir. Aynı zamanda Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olma...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]