9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi.

Hititler, aile, kadın, erkek, miras, boşanma gibi konularda hassas bir adalet sistemine sahiptiler. Mezopotamya’da yürüyen kanunlara göre daha pragmatik ve zamana göre şekillenen kanunlar ile hareket eden Hititler, özellikle, aile kurumuna çok değer veriyordu.

Bu yazımız da, kanun hükmü ağır basan Hititler de toplum yapısını bozan aile çatısını çökerten ensest (sapkın ilişki) hakkında koydukları kanun maddesine ve yaptırımlarına bakacağız.

Hititlerde aile oldukça kutsal bir yapıydı. Aile bozulursa, toplumun bozulacağı düşüncesine hakim olan Hititli, yapıyı bozacak en önemli tehlikelerin başında ensest ilişkiyi görmüştür.

Ensest ilişki, tarih boyunca birçok toplulukta, pis, lanetlenecek sapkın bir cinsel birliktelik olarak görülmüştür. Tarihte bu sapkın ilişkiye cevaz veren topluluklar hep lanetlenmiştir insanlar nezdinde…

Ensest, Latince incestus yani “pis, kirlenmiş, temiz olmayan” anlamına gelmektedir. Arapça’da bu kelime fücurla karşılanmaktadır. Osmanlıca- Türkçe Sözlük’te fücur; “günah, zina” olarak karşılık bulmaktadır. Toplumumuzda ensest kavramı “evlenmeleri, ahlâkça, hukukça ve dince yasaklanmış (nikâh düşmeyen) yakın akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları” anlamında kullanılmaktadır.(1)

Toplumsal ahlaka ters düşen bu ensest sapkın ilişkiyi Hititlerde lanetlemiş ve ağır yaptırımlar getirmiştir.

Anne, baba, öz ya da üvey farketmez kız ve erkek çocukları, teyze, hala,dayı, amca gibi birinci dereceden akrabalarlar ile kurulan ilişkiye Hititler, ölüm cezası vermekteydi. Öyle ki; Hitit kanunlarında ölüm cezası çok fazla yer almaz. Sadece, büyücülük, krala ve devlete karşı işlenen suçlar ve bu lanetli ilişkiye Hititli ölüm cezasını vermekteydi.
Bu ağır yaptırımla men ettiği ilişki biçimi Hitit mitolojisinde bile yer almıştır.

Hitit mitolojisi, Kaneş Kraliçesi’nin hikayesinde, bir batında 30 erkek çocuk doğurmuş ve bu çocukları nehre bırakarak gitmiş. Belli bir vakit sonrası yine bir batında 30 kız çocuk doğurmuş. Ve bunlar uzun yıllar karşılaşınca erkek çocuklardan birisi kızkardeşlerinden birisi ile evlenmek istemiş. Ve ona şu şekilde ikaz verilmişti. “Biz kardeşlerimizi alacak mıyız? Böyle bir hürmetsizlik yapma! ”

Mitolojilerinde bile bu sapkın ilişkiye lanet okuyan Hititler, o dönem içinde bazı toplumların bu tarz ilişkiye açık olmalarından dolayı evlilik için gönderdikleri prensesler için diğer kralları uyarıyordu.

“Üstelik ben Majestemin sana zevce olarak verdiğim bu kız kardeşimin soyundan, nselinden pek çok kız kız kardeşleri vardır. Sen onları, kız kardeş olarak aldığından, onlar senin soyuna aittir. Fakat, Hattuşa Ülkesinde erkek kardeş, kız kardeşini ya da kız kuzenini almayacağı…. Buna kesinlikle izin verilmez. Hatti ülkesinde her kim böyle suç işlerse, Hattuşa şehrinde o, yaşamaz, orada ölür. Sizin ülkeniz vahşi (cahil) olduğu için, böyle bir şey orada geçerli olabilir(?). Biri kız kardeşini ve kız kuzenini alır. Fakat, Hatti ülkesinde buna izin verilmez.(2)

1- Genç, Şura, Çoşkun,Seçil, ENSEST, http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/
2- Karauğuz, Güngör, Hitit Yasaları, s. 46-47

Banner
Related Articles

Aztekler, Tlaloc Dağı’nda kurdukları gözlemevi ile tarım takvimi oluşturdular

6 Ocak 2023

6 Ocak 2023

Yerleşik hayatta geçen insan grupları tarım ve hayvancılıkta en üst rekolteyi alabilmek, artan nüfusu besleyebilmek için doğa olaylarını ve zamanını...

Kibyra Antik Kenti’nin yuvarlak planlı çeşme yapısının restorasyonu tamamlandı

26 Aralık 2022

26 Aralık 2022

Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra Antik Kenti’nin tamamen yıkık halde bulunan yuvarlak planlı çeşmesi altı yıl süren zorlu restorasyon...

İstanbul Saraçhane kazılarında1.500 yıllık gizli yeraltı geçidi ortaya çıkarıldı

16 Mayıs 2023

16 Mayıs 2023

Latin istilası sırasında tahrip olan İstanbul’un Saraçhane semtindeki Aziz Polyeuktos Kilisesi kalıntılarında devam eden kazılarda, 1.500 yıllık bir yeraltı geçidi...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Fransa’da ‘Venus the Victorious’ oymalı 1.800 yıllık altın yüzük ve karolenj sikkeleri keşfedildi

26 Aralık 2024

26 Aralık 2024

Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü’nden (INRAP) arkeologlar, savaşta zaferle ilişkilendirilen Roma tanrıçası Venüs’ün yontulmuş portresinin bulunduğu 1.800 yıllık altın...

Umman’da Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Umman’ın Maskat vilayetinde yürütülen yüzey araştırmalarında 3 bin yıllık Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi. Keşif, Sultan Qaboos Üniversitesi Sanat ve Sosyal...

Amerika’da 1200 yıl suya direnen ahşap kano ele geçti

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Ahşap maddesinin su içerisinde ne kadar bir süre sağlam kalabileceği üzerinde tahmin yürütsek herhalde en fazla 3 yıl 5 yıl...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

Kythera açıklarında 2500 yıllık gemi enkazı bulundu

5 Kasım 2021

5 Kasım 2021

Yunanistan’ın Kythera adası açıklarında Klasik Çağ dönemine ait gemi enkazı bulundu. Enkaz, Bağımsız Güç İletim Operatörü (IPTO) nün Girit-Peloponnese denizaltı...

İngiliz Hükümeti Stonehenge’in Altına Tünel Açacak!

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

İngiliz Hükümeti A303 karayolunun trafiğini rahatlatmak amacıyla yapılması düşünülen tünelin tarihi öneme sahip Stonehenge altından geçmesi için çalışılmasına sıcak bakıyor....

Ağlama Duvarı meydanı kazılarında Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı bulundu

1 Mart 2024

1 Mart 2024

Kudüs’teki Ağlama Duvarı meydanında devam eden kazılarda Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı (bulla) bulundu. Kazı ekibinde yer alan...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Tunel Wielki mağarasında 500 milyon yıllık çakmaktaşı aletler bulundu

9 Ekim 2022

9 Ekim 2022

Yaklaşık 20 yıl önce Kraków-Częstochowa Jura’daki Tunel Wielki mağarasında yapılan kazılar sırasında keşfedilen kemik ve küçük çakmaktaşı aletlerin analiz sonuçları...

Pakistan’da 2 bin 300 yıllık Budist tapınağı bulundu

23 Aralık 2021

23 Aralık 2021

Pakistanlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan ortak bir ekip tarafından Kuzeybatı Pakistan’da 2300 yıllık bir Budist Tapınağının kalıntıları keşfedildi. ISMEO olarak...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]