17 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi.

Hititler, aile, kadın, erkek, miras, boşanma gibi konularda hassas bir adalet sistemine sahiptiler. Mezopotamya’da yürüyen kanunlara göre daha pragmatik ve zamana göre şekillenen kanunlar ile hareket eden Hititler, özellikle, aile kurumuna çok değer veriyordu.

Bu yazımız da, kanun hükmü ağır basan Hititler de toplum yapısını bozan aile çatısını çökerten ensest (sapkın ilişki) hakkında koydukları kanun maddesine ve yaptırımlarına bakacağız.

Hititlerde aile oldukça kutsal bir yapıydı. Aile bozulursa, toplumun bozulacağı düşüncesine hakim olan Hititli, yapıyı bozacak en önemli tehlikelerin başında ensest ilişkiyi görmüştür.

Ensest ilişki, tarih boyunca birçok toplulukta, pis, lanetlenecek sapkın bir cinsel birliktelik olarak görülmüştür. Tarihte bu sapkın ilişkiye cevaz veren topluluklar hep lanetlenmiştir insanlar nezdinde…

Ensest, Latince incestus yani “pis, kirlenmiş, temiz olmayan” anlamına gelmektedir. Arapça’da bu kelime fücurla karşılanmaktadır. Osmanlıca- Türkçe Sözlük’te fücur; “günah, zina” olarak karşılık bulmaktadır. Toplumumuzda ensest kavramı “evlenmeleri, ahlâkça, hukukça ve dince yasaklanmış (nikâh düşmeyen) yakın akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları” anlamında kullanılmaktadır.(1)

Toplumsal ahlaka ters düşen bu ensest sapkın ilişkiyi Hititlerde lanetlemiş ve ağır yaptırımlar getirmiştir.

Anne, baba, öz ya da üvey farketmez kız ve erkek çocukları, teyze, hala,dayı, amca gibi birinci dereceden akrabalarlar ile kurulan ilişkiye Hititler, ölüm cezası vermekteydi. Öyle ki; Hitit kanunlarında ölüm cezası çok fazla yer almaz. Sadece, büyücülük, krala ve devlete karşı işlenen suçlar ve bu lanetli ilişkiye Hititli ölüm cezasını vermekteydi.
Bu ağır yaptırımla men ettiği ilişki biçimi Hitit mitolojisinde bile yer almıştır.

Hitit mitolojisi, Kaneş Kraliçesi’nin hikayesinde, bir batında 30 erkek çocuk doğurmuş ve bu çocukları nehre bırakarak gitmiş. Belli bir vakit sonrası yine bir batında 30 kız çocuk doğurmuş. Ve bunlar uzun yıllar karşılaşınca erkek çocuklardan birisi kızkardeşlerinden birisi ile evlenmek istemiş. Ve ona şu şekilde ikaz verilmişti. “Biz kardeşlerimizi alacak mıyız? Böyle bir hürmetsizlik yapma! ”

Mitolojilerinde bile bu sapkın ilişkiye lanet okuyan Hititler, o dönem içinde bazı toplumların bu tarz ilişkiye açık olmalarından dolayı evlilik için gönderdikleri prensesler için diğer kralları uyarıyordu.

“Üstelik ben Majestemin sana zevce olarak verdiğim bu kız kardeşimin soyundan, nselinden pek çok kız kız kardeşleri vardır. Sen onları, kız kardeş olarak aldığından, onlar senin soyuna aittir. Fakat, Hattuşa Ülkesinde erkek kardeş, kız kardeşini ya da kız kuzenini almayacağı…. Buna kesinlikle izin verilmez. Hatti ülkesinde her kim böyle suç işlerse, Hattuşa şehrinde o, yaşamaz, orada ölür. Sizin ülkeniz vahşi (cahil) olduğu için, böyle bir şey orada geçerli olabilir(?). Biri kız kardeşini ve kız kuzenini alır. Fakat, Hatti ülkesinde buna izin verilmez.(2)

1- Genç, Şura, Çoşkun,Seçil, ENSEST, http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/
2- Karauğuz, Güngör, Hitit Yasaları, s. 46-47

Banner
Benzer Yazılar

Abydos’da M.Ö 3000’lere Tarihlenen Bira Üretim Tesisi Bulundu

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

Bira, eski çağlardan bu yana tarihin en çok sevilen ve tüketilen içkisi olmuştur. Bira, eski çağlarda sadece insanların tükettiği  bir...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

20 bin yıllık kolyede insan DNA’sı tespit edildi

3 Mayıs 2023

3 Mayıs 2023

Paleolitik Çağ insanı hakkında bilgiler sunan Denisova Mağarası’nda keşfedilen 20 bin yıllık bir kolyede insan DNA’sı bulundu. Paleolitik Çağ mezar...

Leuven’de Roma Dönemine Ait Ahşap Su Borusu Gün Yüzüne Çıkarıldı

8 Mayıs 2025

8 Mayıs 2025

Belçika’nın Leuven kentinde sürdürülen inşaat çalışmaları sırasında Roma dönemine ait ahşap bir su borusu ortaya çıkarıldı. Brusselsestraat bölgesinde, yeni bir...

İngiltere’de Orta Çağ dönemi bir tabula oyun parçası keşfedildi

27 Nisan 2023

27 Nisan 2023

İngiltere’nin Bedfordshire, Bidwell West’teki arkeolojik kazılarda bir Orta Çağ dönemi savunma hendekli ahşap bina ortaya çıkarıldı. Saha ekibi hendek içinde...

Satala Antik Kenti’nde Mısır Tanrıçası İsis’in Bronz Büstü Bulundu

25 Ekim 2025

25 Ekim 2025

Roma lejyonlarının dini çeşitliliğine ışık tutan bronz İsis büstü, Karadeniz’in dağlarında doğu inançlarının izlerini gün yüzüne çıkardı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde...

İtalya’da Nebatilere ait bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

İtalyan sualtı arkeologları, MS 1. yüzyıla tarihlenen Nebatilere ait bir tapınağın iki mermer sunağını keşfettiler. Sunaklar, İtalya’nın Campania bölgesindeki Phlegrean...

Aigai Antik Kenti’nde Demeter Tapınağı Ortaya Çıkarılıyor: Binlerce Minyatür Hydria Bulundu

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Yuntdağı bölgesinde yer alan Aigai Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Yunan mitolojisinin tarım ve bereket tanrıçası Demeter’e adandığı...

Amastris Antik Kenti kurtarma kazılarında 2 bin yıllık amulet ortaya çıkarıldı

11 Kasım 2022

11 Kasım 2022

2014 yılında Bartın’ın Amasra ilçesinde okul inşaatı temel kazılarında Roma dönemi kalıntılarına ulaşılması sonrası gerçekleştirilen kurtarma kazılarında 2 bin yıllık...

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Pomeranya’da Gömülmüş Dört İskandinav Savaşçısı

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Uzman analizlerine göre, Ciepłe’deki (Pomeranya) mezarlığın orta kısmına zengin mezar hediyeleri ile gömülen dört savaşçı İskandinavya’dan geldi. Boleslaw I. Brave’in...

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

25 Şubat 2026

25 Şubat 2026

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu....

Kazakistan çevre gönüllüleri Bronz Çağı petroglifleri keşfetti

2 Mayıs 2024

2 Mayıs 2024

Kazakistan’ın Zhambyl bölgesinde Taza (Temiz) Kazakistan çevre kampanyasının gönüllüleri tarafından yeni Tunç Çağı petroglifleri keşfedildi. Sarısu ilçesindeki Aktogay köyünden yaklaşık...

Beyaz Jaguar’ın Ülkesi Sak-Bahlán: Maya Direnişinin Kayıp Şehri Meksika Ormanlarında Ortaya Çıktı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Meksika’nın Chiapas eyaletindeki yoğun yağmur ormanlarının derinliklerinde, arkeologlar Maya uygarlığının son direnişçilerinin saklandığı ve yüzyıllardır kayıp olan Sak-Bahlán kentinin izini...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]