29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi.

Hititler, aile, kadın, erkek, miras, boşanma gibi konularda hassas bir adalet sistemine sahiptiler. Mezopotamya’da yürüyen kanunlara göre daha pragmatik ve zamana göre şekillenen kanunlar ile hareket eden Hititler, özellikle, aile kurumuna çok değer veriyordu.

Bu yazımız da, kanun hükmü ağır basan Hititler de toplum yapısını bozan aile çatısını çökerten ensest (sapkın ilişki) hakkında koydukları kanun maddesine ve yaptırımlarına bakacağız.

Hititlerde aile oldukça kutsal bir yapıydı. Aile bozulursa, toplumun bozulacağı düşüncesine hakim olan Hititli, yapıyı bozacak en önemli tehlikelerin başında ensest ilişkiyi görmüştür.

Ensest ilişki, tarih boyunca birçok toplulukta, pis, lanetlenecek sapkın bir cinsel birliktelik olarak görülmüştür. Tarihte bu sapkın ilişkiye cevaz veren topluluklar hep lanetlenmiştir insanlar nezdinde…

Ensest, Latince incestus yani “pis, kirlenmiş, temiz olmayan” anlamına gelmektedir. Arapça’da bu kelime fücurla karşılanmaktadır. Osmanlıca- Türkçe Sözlük’te fücur; “günah, zina” olarak karşılık bulmaktadır. Toplumumuzda ensest kavramı “evlenmeleri, ahlâkça, hukukça ve dince yasaklanmış (nikâh düşmeyen) yakın akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları” anlamında kullanılmaktadır.(1)

Toplumsal ahlaka ters düşen bu ensest sapkın ilişkiyi Hititlerde lanetlemiş ve ağır yaptırımlar getirmiştir.

Anne, baba, öz ya da üvey farketmez kız ve erkek çocukları, teyze, hala,dayı, amca gibi birinci dereceden akrabalarlar ile kurulan ilişkiye Hititler, ölüm cezası vermekteydi. Öyle ki; Hitit kanunlarında ölüm cezası çok fazla yer almaz. Sadece, büyücülük, krala ve devlete karşı işlenen suçlar ve bu lanetli ilişkiye Hititli ölüm cezasını vermekteydi.
Bu ağır yaptırımla men ettiği ilişki biçimi Hitit mitolojisinde bile yer almıştır.

Hitit mitolojisi, Kaneş Kraliçesi’nin hikayesinde, bir batında 30 erkek çocuk doğurmuş ve bu çocukları nehre bırakarak gitmiş. Belli bir vakit sonrası yine bir batında 30 kız çocuk doğurmuş. Ve bunlar uzun yıllar karşılaşınca erkek çocuklardan birisi kızkardeşlerinden birisi ile evlenmek istemiş. Ve ona şu şekilde ikaz verilmişti. “Biz kardeşlerimizi alacak mıyız? Böyle bir hürmetsizlik yapma! ”

Mitolojilerinde bile bu sapkın ilişkiye lanet okuyan Hititler, o dönem içinde bazı toplumların bu tarz ilişkiye açık olmalarından dolayı evlilik için gönderdikleri prensesler için diğer kralları uyarıyordu.

“Üstelik ben Majestemin sana zevce olarak verdiğim bu kız kardeşimin soyundan, nselinden pek çok kız kız kardeşleri vardır. Sen onları, kız kardeş olarak aldığından, onlar senin soyuna aittir. Fakat, Hattuşa Ülkesinde erkek kardeş, kız kardeşini ya da kız kuzenini almayacağı…. Buna kesinlikle izin verilmez. Hatti ülkesinde her kim böyle suç işlerse, Hattuşa şehrinde o, yaşamaz, orada ölür. Sizin ülkeniz vahşi (cahil) olduğu için, böyle bir şey orada geçerli olabilir(?). Biri kız kardeşini ve kız kuzenini alır. Fakat, Hatti ülkesinde buna izin verilmez.(2)

1- Genç, Şura, Çoşkun,Seçil, ENSEST, http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/
2- Karauğuz, Güngör, Hitit Yasaları, s. 46-47

Banner
Related Articles

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Göbeklitepe Bölgesinde 11 Tepe Keşfedildi

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’nin 100 kilometrelik bölgesi içinde 11 tepe daha keşfedildiğini açıkladı. “Mezopotamya” markasının tanıtımı...

Çatalhöyük’ten 84 yıl önce çalınan ana tanrıça heykelciği Konya’da sergileniyor

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Anadolu’nun önemli Neolitik yerleşim yeri olan Çatalhöyük’te 1960 yılında yapılan kazılarda bulunan ve yasadışı yollarla kaçırılan ana tanrıça heykelciği Türkiye’ye getirildi. Kültür...

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

Antik Trakya kenti Perperikon’da bir Nymphaeum keşfedildi

20 Ağustos 2023

20 Ağustos 2023

Yeni araştırmalar, Perperikon’un güney çeyreğindeki rezervuarın üzerinde büyük bir anıtsal su tapınağı (Nymphaeum) ortaya çıkardı. Kazı başkanı Profesör Nikolay Ovcharov,...

İstanbul Modern’den “Sizin Perşembeniz” Günleri

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

İstanbul Modern her Perşembe günü, ücretsiz olarak* kapılarını tüm ziyaretçilere açıyor.(*”Sizin Perşembeniz” uygulaması Türkiye’de ikamet eden ziyaretçiler için geçerlidir.) Yetişkinler...

Peru’da 1200 yıllık Wari tapınak alanı keşfedildi

24 Şubat 2023

24 Şubat 2023

llinois Chicago Üniversitesi’nden arkeologlar, 1.200 yıl önce Wari İmparatorluğu tarafından güney Peru’daki Pakaytambo bölgesinde (MS 600-1000) inşa edilen bir tapınak...

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni keşifler: Karahantepe’de gerçekçi yüz ifadesine sahip insan heykeli bulundu

3 Ekim 2023

3 Ekim 2023

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni buluntular keşfedildi. Göbekli Tepe, yaklaşık 12.000 yıllık tarihiyle dünyanın en eski megalitik alanıdır ve Karahantepe adında bir...

Noceto Vasca Votiva’nın gizemi su ritüeli miydi?

13 Haziran 2021

13 Haziran 2021

Noceto Vasca Votiva, 2005 yılında kuzey İtalya’daki küçük bir tepede keşfedilen türünün tek örneği bir ahşap yapıdır. Bir müstakil ev...

400 Yıl Önce Keşfedilen Mumyaların Gizemleri Aydınlandı

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

İlk kez 1615’te İtalyan bir besteci tarafından bulunan mumyaların BT taramaları yapıldı. BT taramalarında mumyaların iç organlarıyla birlikte mumyalandıkları ortaya...

İran’dan Kaçırılan Antik Sırlı Tuğlaları İsviçre İade Etti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Yaklaşık 40 yıl önce İran’dan kaçırılan 49 sanat eseri İsviçreli yetkililerin yardımlarıyla evlerine iade edildi. Kültürel Miras, Turizm ve El...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

Tozkoparan Höyüğü 50 Yıl Aradan Sonra Tekrar Kazılıyor

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Tunceli’nde yer alan Tozkoparan Höyüğü’nde yapılacak arkeolojik kazıların , Tunceli kentini binlerce yıllık keşfedilmeyi bekleyen Doğu Anadolu’nun tarihi turizm merkezlerinden...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]