29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu.

Urartular için dağlar her zaman çok önemli olmuştur. Dağlar hem savunma için hem yaşam için oldukça zorlu şartlar sunsa bile Urartular bu zorlukların üzerine kaleler, saraylar inşa ederek dağlarla bir şekilde yaşamayı başarmışlardır.

Kare planlı tapınaklara sahip olan Urartular için açık hava’da yapılan kutsal ritüeller oldukça önemliydi. Bulunan açık hava tapınağı Harput Kalesi’nin güney batı kısmında bulunuyor. Doğal kayaların oyulmasıyla yapılmış, oval ve düz bir alandan oluşan kurban kesim yeri, oturma yerleri, basamaklar, nişler ve çeşitli amaçlar için yapılmış farklı şekil ve büyüklüklerdeki oyukların Urartu döneminde açık hava ritüelleri için kullanılmış olduğu düşünülüyor.

Fırat Üniversitesi (FÜ) Öğretim Üyesi ve Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından keşfedilen tapınak alanının kapsamlı çalışmaların yapılmasının ardından ziyarete açılması hedefleniyor.

Aytaç, AA muhabirine, antik çağlardan bugüne birçok medeniyetin izlerini barından Harput Kalesi’ndeki arkeolojik çalışmalar ve araştırmalarla her döneme ait medeniyetlerin izlerini gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.

Harput kalesi 2
Harput Kalesi

Son olarak başkentleri Van civarı olan Urartuların, batı sınırında bulunan Harput Kalesi’nde tespit ettikleri açık hava tapınak alanının tarihi ve kültürel açıdan büyük önem taşıdığını bildiren Aytaç, alanın 2 bin 800 yıllık olduğuna dikkati çekti.

Urartuların batı sınırındaki Harput Kalesi’nde üç kutsal alanın tespit edildiğini, bunların en önemlisinin kalenin güney batı tarafında bulunan kutsal alan olduğunu dile getiren Aytaç, şöyle konuştu:

“Özellikle bu kutsal alana batıdan 30 basamakla kuzeye doğru yükselerek çıkılmaktadır. Basamaklardan çıktığımız en son noktada bir taht bölümü ve yanlarında bugün görülmeyen, kırılmış olan, üzerinde kabartmaların olduğu taş yükseltiler, rölyefler vardı. Ayrıca kuzeyinde ve güneyinde yine basamaklarla çıkılan oturma alanları yer alıyordu. En üst noktasında din görevlisi ayinleri yönetiyordu. Tepe noktasının hemen altında düz oval alanda ihtimaldir ki kurban kesimi gerçekleştiriliyordu ve diğer alt basamaklarda bu ayini, töreni izleyen insanlar yer alıyordu.”

Aytaç, Urartuların batı sınırındaki bir kalede bu denli kapsamlı bir açık hava tapınak alanının bulunmasının kaleye çok değer verdiklerinin bir göstergesi olduğuna işaret etti.

Harput Kalesi

Açık hava tapınağının hem büyüklüğü hem de bazı spesifik yapılarıyla sıradan günlerde değil de önemli dini günlerde kullanıldığını düşündüklerini aktaran Aytaç, şunları kaydetti:

“Tahminimiz bu alanda Haldi (savaş tanrısı) adına törenler yapılıyordu ancak Urartularda çok tanrılı din olması itibarıyla alandaki farklı nişlere başka tanrı ve tanrıçaların heykellerinin konulma ihtimali vardır. Günümüze ulaşmasa bile adak levhalarının da burada olma ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla bizim Urartu yerleşiminin batı ucunda en önemli kutsal alanlardan birisi olarak Harput Kalesi’ni görüyoruz. Buranın tapınma alanı olma ihtimali daha önce ifade edilmişti ancak bu kadar önemli ve geniş ayrıntılarıyla tanıtılmamıştı. Açık hava tapınak alanının UNESCO yedek listesinde olan Harput’un asil listeye alınmasında bir katkı ve değer sağlayacağını düşünmekteyiz.”

Aytaç, alandaki araştırmalarının devam ettiğini ve diğer bölgelerdeki kutsal alanlarla kıyaslamalar yaparak daha net bilgilere ulaşma noktasına geldiklerini, bundan sonraki çalışma ve yayınlarında tapınakla ilgili daha ayrıntılı bilgi vereceklerini söyledi.

Tespit edilen kutsal alanla Harput Kalesi’nin daha dikkat çekici hale geldiğini vurgulayan Aytaç, “Diğer illerde bulunan kutsal alanlarla kıyaslamalar yaptığımızda daha net bir bilgiye ulaşma noktasına geldik. Amacımız bu kutsal alanları, canlandırma ve illüstrasyon yaparak turizme kazandırmaktır. İnşallah bu yıl buranın gezilebilir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Bunun için Valiliğimiz, üniversitemiz, özel idaremiz, Bakanlığımız ile iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Kapak Fotoğrafı: Bestami Bodruk/AA

Banner
Related Articles

Adramytteion Antik Kenti kazılarında Roma hamamına ait yer altı ısıtma sistemi ortaya çıkarıldı

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

Antik çağ tarihçilerinden Strabon, Heredot ve Stephanos Byzantinos’un eserlerinde adı geçen Adramytteion Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Roma dönemine ait...

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası UNESCO listesine girdi

27 Temmuz 2021

27 Temmuz 2021

Çin’de çevrimiçi düzenlenen UNESCO 44’üncü Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Çin’in Fujian eyaletinde bulunan Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası tarihi...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

Fransa’da 1700 yıllık Roma ayakkabısı ve zanaat bölgesi bulundu

3 Haziran 2023

3 Haziran 2023

Fransız Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (INRAP) arkeologları tarafından Therouanne kasabasının güneybatısında bir kanalın yakınında bir Roma dönemi zanaat bölgesi...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

Suudi Arabistan’da İslam öncesine ait yazıt ve boğa başı keşfedildi

18 Şubat 2023

18 Şubat 2023

Suudi arkeologlar, Necran bölgesindeki Al Ukhdud kazı alanında İslam öncesine ait yazıt ve bronz boğa başı keşfettiler. Keşfi, Suudi Arabistan...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Göbeklitepe’de 12 Bin Yıllık İnsan Heykeli Ortaya Çıkarıldı

19 Eylül 2025

19 Eylül 2025

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de yürütülen kazılarda, duvar içine yatay olarak yerleştirilmiş bir insan heykelinin gün...

Termessos’ta Bağımsızlık Yazıtı ve Aşık Kemikleriyle İşleyen Antik Kehanet Sistemi Bulundu

12 Haziran 2026

12 Haziran 2026

Antalya’daki Termessos Antik Kenti’nde yapılan araştırmalar, kentin giriş kapısında iki dikkat çekici iz ortaya çıkardı. Biri “Bağımsız Termessosluların” haklarını ilan...

Mersin’de 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Bulundu

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Son günlerde birçok kaya resmi bulundu haberleri ile karşılaştık. Bu haberlerden Avustralya’da bulunan 17 bin 500 yıllık gerçek boyutlu kanguru...

İzmit’te tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

İzmit’te Roma döneminden kaldığı düşünülen “kral mezarları” olarak adlandırılan tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor. İzmit’te Kabaoğlu Mahallesi Üçtepeler mevkisinde bulunan, Roma...

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

22 Ağustos 2021

22 Ağustos 2021

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır. Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]