21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu.

Urartular için dağlar her zaman çok önemli olmuştur. Dağlar hem savunma için hem yaşam için oldukça zorlu şartlar sunsa bile Urartular bu zorlukların üzerine kaleler, saraylar inşa ederek dağlarla bir şekilde yaşamayı başarmışlardır.

Kare planlı tapınaklara sahip olan Urartular için açık hava’da yapılan kutsal ritüeller oldukça önemliydi. Bulunan açık hava tapınağı Harput Kalesi’nin güney batı kısmında bulunuyor. Doğal kayaların oyulmasıyla yapılmış, oval ve düz bir alandan oluşan kurban kesim yeri, oturma yerleri, basamaklar, nişler ve çeşitli amaçlar için yapılmış farklı şekil ve büyüklüklerdeki oyukların Urartu döneminde açık hava ritüelleri için kullanılmış olduğu düşünülüyor.

Fırat Üniversitesi (FÜ) Öğretim Üyesi ve Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından keşfedilen tapınak alanının kapsamlı çalışmaların yapılmasının ardından ziyarete açılması hedefleniyor.

Aytaç, AA muhabirine, antik çağlardan bugüne birçok medeniyetin izlerini barından Harput Kalesi’ndeki arkeolojik çalışmalar ve araştırmalarla her döneme ait medeniyetlerin izlerini gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.

Harput kalesi 2
Harput Kalesi

Son olarak başkentleri Van civarı olan Urartuların, batı sınırında bulunan Harput Kalesi’nde tespit ettikleri açık hava tapınak alanının tarihi ve kültürel açıdan büyük önem taşıdığını bildiren Aytaç, alanın 2 bin 800 yıllık olduğuna dikkati çekti.

Urartuların batı sınırındaki Harput Kalesi’nde üç kutsal alanın tespit edildiğini, bunların en önemlisinin kalenin güney batı tarafında bulunan kutsal alan olduğunu dile getiren Aytaç, şöyle konuştu:

“Özellikle bu kutsal alana batıdan 30 basamakla kuzeye doğru yükselerek çıkılmaktadır. Basamaklardan çıktığımız en son noktada bir taht bölümü ve yanlarında bugün görülmeyen, kırılmış olan, üzerinde kabartmaların olduğu taş yükseltiler, rölyefler vardı. Ayrıca kuzeyinde ve güneyinde yine basamaklarla çıkılan oturma alanları yer alıyordu. En üst noktasında din görevlisi ayinleri yönetiyordu. Tepe noktasının hemen altında düz oval alanda ihtimaldir ki kurban kesimi gerçekleştiriliyordu ve diğer alt basamaklarda bu ayini, töreni izleyen insanlar yer alıyordu.”

Aytaç, Urartuların batı sınırındaki bir kalede bu denli kapsamlı bir açık hava tapınak alanının bulunmasının kaleye çok değer verdiklerinin bir göstergesi olduğuna işaret etti.

Harput Kalesi

Açık hava tapınağının hem büyüklüğü hem de bazı spesifik yapılarıyla sıradan günlerde değil de önemli dini günlerde kullanıldığını düşündüklerini aktaran Aytaç, şunları kaydetti:

“Tahminimiz bu alanda Haldi (savaş tanrısı) adına törenler yapılıyordu ancak Urartularda çok tanrılı din olması itibarıyla alandaki farklı nişlere başka tanrı ve tanrıçaların heykellerinin konulma ihtimali vardır. Günümüze ulaşmasa bile adak levhalarının da burada olma ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla bizim Urartu yerleşiminin batı ucunda en önemli kutsal alanlardan birisi olarak Harput Kalesi’ni görüyoruz. Buranın tapınma alanı olma ihtimali daha önce ifade edilmişti ancak bu kadar önemli ve geniş ayrıntılarıyla tanıtılmamıştı. Açık hava tapınak alanının UNESCO yedek listesinde olan Harput’un asil listeye alınmasında bir katkı ve değer sağlayacağını düşünmekteyiz.”

Aytaç, alandaki araştırmalarının devam ettiğini ve diğer bölgelerdeki kutsal alanlarla kıyaslamalar yaparak daha net bilgilere ulaşma noktasına geldiklerini, bundan sonraki çalışma ve yayınlarında tapınakla ilgili daha ayrıntılı bilgi vereceklerini söyledi.

Tespit edilen kutsal alanla Harput Kalesi’nin daha dikkat çekici hale geldiğini vurgulayan Aytaç, “Diğer illerde bulunan kutsal alanlarla kıyaslamalar yaptığımızda daha net bir bilgiye ulaşma noktasına geldik. Amacımız bu kutsal alanları, canlandırma ve illüstrasyon yaparak turizme kazandırmaktır. İnşallah bu yıl buranın gezilebilir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Bunun için Valiliğimiz, üniversitemiz, özel idaremiz, Bakanlığımız ile iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Kapak Fotoğrafı: Bestami Bodruk/AA

Banner
Related Articles

Yunanistan da Paiania Belediye Binası’nın Yapımı Sırasında İki Kadın Heykeli Bulundu

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Yunanistan Kültür Bakanlığı Pazar günü yaptığı açıklamada, Atina’nın doğusundaki bir mezarın içinden kadın figürlerinin yer aldığı iki antik Yunan heykelinin...

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinler Roma dünyası hakkında yeni bilgiler veriyor

11 Ocak 2023

11 Ocak 2023

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinleri deşifre eden araştırmacılar, Roma dünyası hakkında yeni bilgilere ulaştılar. Roma toplumunun ve eğitiminin nasıl bir...

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

Çin, Terracotta Savaşçıları için arkeoloji müzesi inşa etti

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Dünyaca ünlü Terracotta Savaşçıları artık Çin’in kuzeybatı eyaleti Shaanxi’da inşası tamamlanan arkeoloji müzesinde ziyaret edilebilecek. Shaanxi Arkeoloji Akademisi, müzenin 2022’de...

Büyük İskender’in Kaybolan Mezarı Venedik’de mi?

16 Mart 2021

16 Mart 2021

Makedonyalı III. Aleksandros namı değer Büyük İskender’in kaybolan mezarının Venedik’de olabileceği teorisi konuşulmakta. Büyük İskender’in kaybolan mezarı Venedik’te olabileceğine dair...

Moğolistan’da bir mezarda keşfedilen boyalı bir ahşap eyer, modern biniciliğin en eski kanıtlarını temsil ediyor

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Araştırmacılar, Moğolistan’ın Khovd eyaletinin engebeli arazisinde halk arasında “atlılar mağarası” olarak bilinen Urd Ulaan Uneet’teki bir mezarda demir üzengi ile...

Amazon Yağmur Ormanlarında 12.500 Yıllık İnsan ve Hayvan Resimleri Bulundu

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Her geçen gün arkeologlar yeni keşifleri ile bizleri şaşırtmaya devam ediyor. İnsan ve dünya tarihi üzerinde ki bilgilerimiz bu keşifler...

Sobibor Ölüm Kampında Öldürülen Çocukların Kimlik Etiketleri Ortaya Çıkarıldı

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Sobibor ölüm kampının trajik tarihi ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, Naziler tarafından doğu Polonya’daki Sobibor ölüm kampında öldürülen dört çocuğun kimlik etiketlerini...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Kahire’den Mekke’ye giden Darb al-Hajj rotasında keşfedilen büyü ritüellerinde kullanılan eserler

11 Eylül 2023

11 Eylül 2023

1990’larda Kahire’den Mekke’ye giden eski Darb al-Hajj rotasında bulunan eserler, yeni yayınlanan bir araştırmaya göre büyü ritüellerinde kullanılmış olabilir. İsrail Eski Eserler...

İspanya’da Faşist İdam Mangaları Tarafından Öldürülen Kadınlara Ait Toplu Mezar Bulundu

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Kuzeydoğu İspanya’daki arkeologlar, İspanya İç Savaşı’nın ilk günlerinde faşist bir idam mangası tarafından öldürülen 10 kadının toplu mezarını ortaya çıkardı...

Fransa’da ‘Venus the Victorious’ oymalı 1.800 yıllık altın yüzük ve karolenj sikkeleri keşfedildi

26 Aralık 2024

26 Aralık 2024

Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü’nden (INRAP) arkeologlar, savaşta zaferle ilişkilendirilen Roma tanrıçası Venüs’ün yontulmuş portresinin bulunduğu 1.800 yıllık altın...

Arkeologlar Amerika’nın en eski kerpiç mimarisini keşfetti

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Peru’nun kuzey kıyısında, araştırmacılar, El Nino’nun neden olduğu sellerin oluşturduğu doğal kil tortularından oyulmuş antik kerpiç tuğlalarla inşa edilmiş, Amerika’daki...

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

25 Şubat 2026

25 Şubat 2026

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]