19 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu.

Urartular için dağlar her zaman çok önemli olmuştur. Dağlar hem savunma için hem yaşam için oldukça zorlu şartlar sunsa bile Urartular bu zorlukların üzerine kaleler, saraylar inşa ederek dağlarla bir şekilde yaşamayı başarmışlardır.

Kare planlı tapınaklara sahip olan Urartular için açık hava’da yapılan kutsal ritüeller oldukça önemliydi. Bulunan açık hava tapınağı Harput Kalesi’nin güney batı kısmında bulunuyor. Doğal kayaların oyulmasıyla yapılmış, oval ve düz bir alandan oluşan kurban kesim yeri, oturma yerleri, basamaklar, nişler ve çeşitli amaçlar için yapılmış farklı şekil ve büyüklüklerdeki oyukların Urartu döneminde açık hava ritüelleri için kullanılmış olduğu düşünülüyor.

Fırat Üniversitesi (FÜ) Öğretim Üyesi ve Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından keşfedilen tapınak alanının kapsamlı çalışmaların yapılmasının ardından ziyarete açılması hedefleniyor.

Aytaç, AA muhabirine, antik çağlardan bugüne birçok medeniyetin izlerini barından Harput Kalesi’ndeki arkeolojik çalışmalar ve araştırmalarla her döneme ait medeniyetlerin izlerini gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.

Harput kalesi 2
Harput Kalesi

Son olarak başkentleri Van civarı olan Urartuların, batı sınırında bulunan Harput Kalesi’nde tespit ettikleri açık hava tapınak alanının tarihi ve kültürel açıdan büyük önem taşıdığını bildiren Aytaç, alanın 2 bin 800 yıllık olduğuna dikkati çekti.

Urartuların batı sınırındaki Harput Kalesi’nde üç kutsal alanın tespit edildiğini, bunların en önemlisinin kalenin güney batı tarafında bulunan kutsal alan olduğunu dile getiren Aytaç, şöyle konuştu:

“Özellikle bu kutsal alana batıdan 30 basamakla kuzeye doğru yükselerek çıkılmaktadır. Basamaklardan çıktığımız en son noktada bir taht bölümü ve yanlarında bugün görülmeyen, kırılmış olan, üzerinde kabartmaların olduğu taş yükseltiler, rölyefler vardı. Ayrıca kuzeyinde ve güneyinde yine basamaklarla çıkılan oturma alanları yer alıyordu. En üst noktasında din görevlisi ayinleri yönetiyordu. Tepe noktasının hemen altında düz oval alanda ihtimaldir ki kurban kesimi gerçekleştiriliyordu ve diğer alt basamaklarda bu ayini, töreni izleyen insanlar yer alıyordu.”

Aytaç, Urartuların batı sınırındaki bir kalede bu denli kapsamlı bir açık hava tapınak alanının bulunmasının kaleye çok değer verdiklerinin bir göstergesi olduğuna işaret etti.

Harput Kalesi

Açık hava tapınağının hem büyüklüğü hem de bazı spesifik yapılarıyla sıradan günlerde değil de önemli dini günlerde kullanıldığını düşündüklerini aktaran Aytaç, şunları kaydetti:

“Tahminimiz bu alanda Haldi (savaş tanrısı) adına törenler yapılıyordu ancak Urartularda çok tanrılı din olması itibarıyla alandaki farklı nişlere başka tanrı ve tanrıçaların heykellerinin konulma ihtimali vardır. Günümüze ulaşmasa bile adak levhalarının da burada olma ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla bizim Urartu yerleşiminin batı ucunda en önemli kutsal alanlardan birisi olarak Harput Kalesi’ni görüyoruz. Buranın tapınma alanı olma ihtimali daha önce ifade edilmişti ancak bu kadar önemli ve geniş ayrıntılarıyla tanıtılmamıştı. Açık hava tapınak alanının UNESCO yedek listesinde olan Harput’un asil listeye alınmasında bir katkı ve değer sağlayacağını düşünmekteyiz.”

Aytaç, alandaki araştırmalarının devam ettiğini ve diğer bölgelerdeki kutsal alanlarla kıyaslamalar yaparak daha net bilgilere ulaşma noktasına geldiklerini, bundan sonraki çalışma ve yayınlarında tapınakla ilgili daha ayrıntılı bilgi vereceklerini söyledi.

Tespit edilen kutsal alanla Harput Kalesi’nin daha dikkat çekici hale geldiğini vurgulayan Aytaç, “Diğer illerde bulunan kutsal alanlarla kıyaslamalar yaptığımızda daha net bir bilgiye ulaşma noktasına geldik. Amacımız bu kutsal alanları, canlandırma ve illüstrasyon yaparak turizme kazandırmaktır. İnşallah bu yıl buranın gezilebilir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Bunun için Valiliğimiz, üniversitemiz, özel idaremiz, Bakanlığımız ile iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Kapak Fotoğrafı: Bestami Bodruk/AA

Banner
Related Articles

Anadolu insanı kuraklık ve iklim değişikliğine uyum sağlıyordu. Ancak, salgın, deprem ve savaşlar bu uyumu bozuyordu.

28 Haziran 2022

28 Haziran 2022

Anadolu coğrafyası, kuraklık ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar ile sürekli savaşmak zorunda kalmıştır. Kuraklık, Hattiler, Hititler, Frigler ve daha birçok...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Antalya’daki Side Antik Kenti’nde taşlara kazınmış birkaç satırlık yazılar, Anadolu’nun en az bilinen dillerinden birini çözmeye çalışan araştırmacılar için giderek...

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

3 Ekim 2021

3 Ekim 2021

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır. Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek...

Bir araştırmaya göre ilk insanlar geometri ve simetriye önem veriyordu ve 1,4 milyon yıl önce kasıtlı olarak küresel şekiller üretiyorlardı

7 Eylül 2023

7 Eylül 2023

İlk insanların 1.4 milyon yıl önce yaşadığı bir bölgede keşfedilen 4 yuvarlak, beyzbol topu büyüklüğündeki taşların incelenmesi, kasıtlı olarak kürelere...

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Aziz Thaddeus’un mezarının Eğil Kalesi kazılarında bulunduğu düşünülüyor

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Diyarbakır’da bulunan Eğil Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda 1600-1900 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, mezarlardan...

8.500 yıllık Yenikapı batıkları müze bekliyor

19 Haziran 2023

19 Haziran 2023

Marmaray projesi sırasında keşfedilen ve dünyanın en büyük antik gemi koleksiyonu olarak kabul edilen Yenikapı batıklarının koruma süreci, müze ve...

İngiltere’de 6.000 Yıllık Ahşap Yol Keşfedildi: Neolitik İnsanlar Bataklıkları Böyle Aşıyordu

19 Mart 2026

19 Mart 2026

İngiltere’nin Somerset bölgesinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan yaklaşık 6.000 yıllık ahşap bir yol, erken Neolitik toplulukların zorlu bataklık arazilerde nasıl...

Avrupa’da bir cenaze töreni olarak insan yamyamlığının en eski kanıtı

7 Ekim 2023

7 Ekim 2023

Yeni bir araştırmaya göre yamyamlık, yaklaşık 15.000 yıl önce Kuzey Avrupa’da yaygın bir cenaze töreni uygulamasıydı; insanlar ölülerini zorunluluktan değil,...

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat...

Kral VIII. Henry’nin Talihsiz Eşleri Adına Basılmış Altın Sikkeler Bulundu

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

British Museum bu yılki, çoğunluğu ülkenin metal arama meraklıları tarafından yapılan Taşınabilir Eski Eserler Planına (PAS) kayıtlı keşiflerin ayrıntılarını açıkladı....

Aizanoi kazılarında kemik atölyesi ortaya çıkarıldı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında kemik atölyesi ve kandil dükkanı ortaya çıkarıldı. İkinci...

İnsanların Büyük Beyinlerinin Gelişimini Ne Tetikledi?

15 Mart 2021

15 Mart 2021

İnsanların büyük beyinlerinin gelişimi bilim insanları tarafından hala tam anlamıyla çözümlenemeyen bir olaydır. Bu yüzden her yıl farklı hipotezler geliştiren...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]