3 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu.

Urartular için dağlar her zaman çok önemli olmuştur. Dağlar hem savunma için hem yaşam için oldukça zorlu şartlar sunsa bile Urartular bu zorlukların üzerine kaleler, saraylar inşa ederek dağlarla bir şekilde yaşamayı başarmışlardır.

Kare planlı tapınaklara sahip olan Urartular için açık hava’da yapılan kutsal ritüeller oldukça önemliydi. Bulunan açık hava tapınağı Harput Kalesi’nin güney batı kısmında bulunuyor. Doğal kayaların oyulmasıyla yapılmış, oval ve düz bir alandan oluşan kurban kesim yeri, oturma yerleri, basamaklar, nişler ve çeşitli amaçlar için yapılmış farklı şekil ve büyüklüklerdeki oyukların Urartu döneminde açık hava ritüelleri için kullanılmış olduğu düşünülüyor.

Fırat Üniversitesi (FÜ) Öğretim Üyesi ve Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından keşfedilen tapınak alanının kapsamlı çalışmaların yapılmasının ardından ziyarete açılması hedefleniyor.

Aytaç, AA muhabirine, antik çağlardan bugüne birçok medeniyetin izlerini barından Harput Kalesi’ndeki arkeolojik çalışmalar ve araştırmalarla her döneme ait medeniyetlerin izlerini gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.

Harput kalesi 2
Harput Kalesi

Son olarak başkentleri Van civarı olan Urartuların, batı sınırında bulunan Harput Kalesi’nde tespit ettikleri açık hava tapınak alanının tarihi ve kültürel açıdan büyük önem taşıdığını bildiren Aytaç, alanın 2 bin 800 yıllık olduğuna dikkati çekti.

Urartuların batı sınırındaki Harput Kalesi’nde üç kutsal alanın tespit edildiğini, bunların en önemlisinin kalenin güney batı tarafında bulunan kutsal alan olduğunu dile getiren Aytaç, şöyle konuştu:

“Özellikle bu kutsal alana batıdan 30 basamakla kuzeye doğru yükselerek çıkılmaktadır. Basamaklardan çıktığımız en son noktada bir taht bölümü ve yanlarında bugün görülmeyen, kırılmış olan, üzerinde kabartmaların olduğu taş yükseltiler, rölyefler vardı. Ayrıca kuzeyinde ve güneyinde yine basamaklarla çıkılan oturma alanları yer alıyordu. En üst noktasında din görevlisi ayinleri yönetiyordu. Tepe noktasının hemen altında düz oval alanda ihtimaldir ki kurban kesimi gerçekleştiriliyordu ve diğer alt basamaklarda bu ayini, töreni izleyen insanlar yer alıyordu.”

Aytaç, Urartuların batı sınırındaki bir kalede bu denli kapsamlı bir açık hava tapınak alanının bulunmasının kaleye çok değer verdiklerinin bir göstergesi olduğuna işaret etti.

Harput Kalesi

Açık hava tapınağının hem büyüklüğü hem de bazı spesifik yapılarıyla sıradan günlerde değil de önemli dini günlerde kullanıldığını düşündüklerini aktaran Aytaç, şunları kaydetti:

“Tahminimiz bu alanda Haldi (savaş tanrısı) adına törenler yapılıyordu ancak Urartularda çok tanrılı din olması itibarıyla alandaki farklı nişlere başka tanrı ve tanrıçaların heykellerinin konulma ihtimali vardır. Günümüze ulaşmasa bile adak levhalarının da burada olma ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla bizim Urartu yerleşiminin batı ucunda en önemli kutsal alanlardan birisi olarak Harput Kalesi’ni görüyoruz. Buranın tapınma alanı olma ihtimali daha önce ifade edilmişti ancak bu kadar önemli ve geniş ayrıntılarıyla tanıtılmamıştı. Açık hava tapınak alanının UNESCO yedek listesinde olan Harput’un asil listeye alınmasında bir katkı ve değer sağlayacağını düşünmekteyiz.”

Aytaç, alandaki araştırmalarının devam ettiğini ve diğer bölgelerdeki kutsal alanlarla kıyaslamalar yaparak daha net bilgilere ulaşma noktasına geldiklerini, bundan sonraki çalışma ve yayınlarında tapınakla ilgili daha ayrıntılı bilgi vereceklerini söyledi.

Tespit edilen kutsal alanla Harput Kalesi’nin daha dikkat çekici hale geldiğini vurgulayan Aytaç, “Diğer illerde bulunan kutsal alanlarla kıyaslamalar yaptığımızda daha net bir bilgiye ulaşma noktasına geldik. Amacımız bu kutsal alanları, canlandırma ve illüstrasyon yaparak turizme kazandırmaktır. İnşallah bu yıl buranın gezilebilir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Bunun için Valiliğimiz, üniversitemiz, özel idaremiz, Bakanlığımız ile iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Kapak Fotoğrafı: Bestami Bodruk/AA

Banner
Benzer Yazılar

Zerzevan Kalesi’nde Roma Mühendisliğinin İzleri: 1.800 Yıllık Su Dağıtım Sistemi Ortaya Çıkarıldı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde, Roma İmparatorluğu dönemine ait 1.800 yıllık bir su dağıtım sistemi gün yüzüne...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

Çin’de 2.400 yıllık sifonlu tuvalet ortaya çıkarıldı

19 Şubat 2023

19 Şubat 2023

Çin’deki Yueyang antik kentinde 2.400 yıllık olduğu tahmin edilen sifonlu tuvaletin alt kısımları ortaya çıkarıldı. Bükülmüş bir boru da dahil...

Katalonya’da bir mağarada 7 bin yıllık gravürler bulundu

23 Mart 2023

23 Mart 2023

MÖ 5000 yıllarında avcı toplayıcı bir grup barındıkları mağaranın duvarına parmaklarını kullanarak gravürler yaptılar. 7 bin yıllık bu gravürler bazı...

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen...

Dünyanın En Eski Cinayeti

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

Araştırmacılar İspanya’da bir mağarada, şimdilerde Sima de los Huesos veya Pit of Bones olarak bilinen yerde bir toplu mezar buldular....

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

Hitit Krallığını İmparatorluğa Dönüştüren Adam I.Suppiluliuma

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

I.Suppiluliuma (MÖ 1344-1322), Hitit İmparatorluğu’nun en güçlü ve etkileyici kralı olarak kabul edilir. II. Tuthaliya’nın ölümünden sonra tahta Genç Tuthaliya...

Batman Müzesi’nde Altın Sikkeler Kayboldu İddiası

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde tarihi eser kaçakçıların elinden 2017 yılında kurtarılan  20’ye yakın Roma ve İslam dönemine ait altın sikkenin kaybolduğu iddia...

Avrupa’nın Kuzeyinde Son Buzul Çağı’nda Yaşayan Neandertaller Hakkında Yeni Bilgiler

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Neandertaller daha önce varsayıldığı gibi soğukta yaşama gerçekten de iyi uyum sağladılar mı, yoksa son Buzul Çağı’nda daha ılıman çevre...

8 bin yıllık benzersiz “balık figürlü” ev aleti bulundu

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

İzmir tarihini 8 bin 500 yıl geriye taşıyan Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerindeki kazı çalışmalarında, şimdiye kadar rastlanılmamış benzersiz “balık figürlü”...

Peru’da kamış çubuklara takılmış insan omur kemikleri ortaya çıkarıldı

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Arkeologlar, 500 yıl önce Peru’nun Chincha Vadisi’nde kamış çubuklara takılmış yaklaşık 192 insan omur kemiği buldular. MS 1000 ve 1400...

Şeytan’ın İkonografisi

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Bu yazımızda Şeytan’ın ikonografisi ile şeytan kimliğinin sanatta nasıl yavaş yavaş şekillendiğini Sanat tarihini esas alarak kısaca irdelemeye çalıştık. Şeytanın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]