19 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu.

Urartular için dağlar her zaman çok önemli olmuştur. Dağlar hem savunma için hem yaşam için oldukça zorlu şartlar sunsa bile Urartular bu zorlukların üzerine kaleler, saraylar inşa ederek dağlarla bir şekilde yaşamayı başarmışlardır.

Kare planlı tapınaklara sahip olan Urartular için açık hava’da yapılan kutsal ritüeller oldukça önemliydi. Bulunan açık hava tapınağı Harput Kalesi’nin güney batı kısmında bulunuyor. Doğal kayaların oyulmasıyla yapılmış, oval ve düz bir alandan oluşan kurban kesim yeri, oturma yerleri, basamaklar, nişler ve çeşitli amaçlar için yapılmış farklı şekil ve büyüklüklerdeki oyukların Urartu döneminde açık hava ritüelleri için kullanılmış olduğu düşünülüyor.

Fırat Üniversitesi (FÜ) Öğretim Üyesi ve Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından keşfedilen tapınak alanının kapsamlı çalışmaların yapılmasının ardından ziyarete açılması hedefleniyor.

Aytaç, AA muhabirine, antik çağlardan bugüne birçok medeniyetin izlerini barından Harput Kalesi’ndeki arkeolojik çalışmalar ve araştırmalarla her döneme ait medeniyetlerin izlerini gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.

Harput kalesi 2
Harput Kalesi

Son olarak başkentleri Van civarı olan Urartuların, batı sınırında bulunan Harput Kalesi’nde tespit ettikleri açık hava tapınak alanının tarihi ve kültürel açıdan büyük önem taşıdığını bildiren Aytaç, alanın 2 bin 800 yıllık olduğuna dikkati çekti.

Urartuların batı sınırındaki Harput Kalesi’nde üç kutsal alanın tespit edildiğini, bunların en önemlisinin kalenin güney batı tarafında bulunan kutsal alan olduğunu dile getiren Aytaç, şöyle konuştu:

“Özellikle bu kutsal alana batıdan 30 basamakla kuzeye doğru yükselerek çıkılmaktadır. Basamaklardan çıktığımız en son noktada bir taht bölümü ve yanlarında bugün görülmeyen, kırılmış olan, üzerinde kabartmaların olduğu taş yükseltiler, rölyefler vardı. Ayrıca kuzeyinde ve güneyinde yine basamaklarla çıkılan oturma alanları yer alıyordu. En üst noktasında din görevlisi ayinleri yönetiyordu. Tepe noktasının hemen altında düz oval alanda ihtimaldir ki kurban kesimi gerçekleştiriliyordu ve diğer alt basamaklarda bu ayini, töreni izleyen insanlar yer alıyordu.”

Aytaç, Urartuların batı sınırındaki bir kalede bu denli kapsamlı bir açık hava tapınak alanının bulunmasının kaleye çok değer verdiklerinin bir göstergesi olduğuna işaret etti.

Harput Kalesi

Açık hava tapınağının hem büyüklüğü hem de bazı spesifik yapılarıyla sıradan günlerde değil de önemli dini günlerde kullanıldığını düşündüklerini aktaran Aytaç, şunları kaydetti:

“Tahminimiz bu alanda Haldi (savaş tanrısı) adına törenler yapılıyordu ancak Urartularda çok tanrılı din olması itibarıyla alandaki farklı nişlere başka tanrı ve tanrıçaların heykellerinin konulma ihtimali vardır. Günümüze ulaşmasa bile adak levhalarının da burada olma ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla bizim Urartu yerleşiminin batı ucunda en önemli kutsal alanlardan birisi olarak Harput Kalesi’ni görüyoruz. Buranın tapınma alanı olma ihtimali daha önce ifade edilmişti ancak bu kadar önemli ve geniş ayrıntılarıyla tanıtılmamıştı. Açık hava tapınak alanının UNESCO yedek listesinde olan Harput’un asil listeye alınmasında bir katkı ve değer sağlayacağını düşünmekteyiz.”

Aytaç, alandaki araştırmalarının devam ettiğini ve diğer bölgelerdeki kutsal alanlarla kıyaslamalar yaparak daha net bilgilere ulaşma noktasına geldiklerini, bundan sonraki çalışma ve yayınlarında tapınakla ilgili daha ayrıntılı bilgi vereceklerini söyledi.

Tespit edilen kutsal alanla Harput Kalesi’nin daha dikkat çekici hale geldiğini vurgulayan Aytaç, “Diğer illerde bulunan kutsal alanlarla kıyaslamalar yaptığımızda daha net bir bilgiye ulaşma noktasına geldik. Amacımız bu kutsal alanları, canlandırma ve illüstrasyon yaparak turizme kazandırmaktır. İnşallah bu yıl buranın gezilebilir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Bunun için Valiliğimiz, üniversitemiz, özel idaremiz, Bakanlığımız ile iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Kapak Fotoğrafı: Bestami Bodruk/AA

Banner
Benzer Yazılar

İzmir Arkeoloji Müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesine Bir Prenses Kemeri İle Başladı

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyecek. Projeye ilk olarak Urartu Krallığından...

Eski Mısır Bes kültü takipçileri uyuşturucu, insan kanı ve vücut sıvılarının üçlü bir karışımı içti

8 Haziran 2023

8 Haziran 2023

Araştırmacılar, Ptolemaik dönem Mısır’ına kadar uzanan eski bir Bes vazosunda bulunan bazı bileşenleri tanımladılar. Araştırmacılar, MÖ ikinci yüzyıl vazosu üzerinde...

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisi denize inmeye hazır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisinin inşası tamamlandı. Modern teknolojiler ile donatılmış su altı arkeoloji gemisi denize indirilmek...

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

4 Ocak 2022

4 Ocak 2022

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini...

Sibirya Halkı 12.000 Yıl Önce Fildişini Oyun Hamuruna Benzeten Bir Tekniğe Sahipti

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

12.000 yıldan daha uzun bir süre önce insanlar, mamut fildişinden oyun hamuru benzeri bir malzeme yapmak için sofistike bir teknik...

2 Bin Yıllık Ankara Roma Tiyatrosu Restore Ediliyor

12 Temmuz 2021

12 Temmuz 2021

Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Ankara Roma Tiyatrosu ve Arkeopark Projesi” kapsamında 2 Bin Yıllık Roma tiyatrosunu orijinal dokusunu koruyarak restore ediyor. 1982 yılında inşaat...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Beyaz Jaguar’ın Ülkesi Sak-Bahlán: Maya Direnişinin Kayıp Şehri Meksika Ormanlarında Ortaya Çıktı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Meksika’nın Chiapas eyaletindeki yoğun yağmur ormanlarının derinliklerinde, arkeologlar Maya uygarlığının son direnişçilerinin saklandığı ve yüzyıllardır kayıp olan Sak-Bahlán kentinin izini...

2100 yıllık kadın iskeleti bronz deniz kızı yatağında yatarken bulundu

5 Haziran 2022

5 Haziran 2022

Arkeologlar, Yunanistan’ın kuzeyindeki Kozani kenti yakınlarında bronz bir deniz kızı yatağında yatan 2100 yıllık bir kadının iskeletini buldular. MÖ 1....

Neandertaller aletleri Cro-Magnon insanı ile aynı şekilde kullanıyordu

27 Ocak 2022

27 Ocak 2022

Antropologlar, Neandertallerin aletleri kullanım hareketlerinin Cro-Magnon’larla aynı şekilde olduğunu söylediler. Araştırmacılar, Neandertal insanının, “Avrupa’ya yerleşen ilk erken modern insanlar” olarak...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Karya dönemine ait antik yerleşim Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı. Bilim, mimarlık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]