3 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hansel ve Gretel Masalının Ardındaki Acımasız Tarihi Gerçekler

1314 ve 1317 yılları arasında Avrupa’nın büyük bir kısmını etkileyen bir kıtlık süreci başladı. 1322 yılına kadar devam eden kıtlık süreci boyunca yüksek oranlarda suç kaydı, kitlesel ölümler, hastalık ve en kötüsü de yamyamlığa varan açlık boyutu oldu.

İklim koşullarının stabil kalmaması tarlalarda ekim yapmayı neredeyse imkansız hale getirmişti. Yunanistan’da başlayan kıtlık, İtalya, Almanya ve Fransa’ya ardından İngiltere’ye kadar hızla yayıldı. Yiyecek sıkıntısı zengini fakiri bütün halkı etkiledi.

Peki Hansel ve Gretel gibi bir çocuk masalının bu kıtlıkla alakası ne diye düşünebilirsiniz ama bilim adamları bu masalın ortaçağ’da Avrupa’yı vuran kıtlığın trajik hikayesi olduğunda hemfikirler.

Grimm kardeşler, Hansel ve Gretel’i 1812’de Almanca olarak yayınladıktan sonra tam 160 dile çevrildi.

Hikaye okuyanlara masum gibi görünsede karanlık olduğu kadar şiddette içermektedir. Hikayenin alt yapısını çocuk terketme, yamyamlık girişimi, köleleştirme ve cinayet konularını içermektedir. Bu taraftan bakıldığında hiç de masum olmamakla birlikte aslında dehşet vericidir.

Hikaye’ye çoğu kişinin hakim olduğundan eminim ama yinede olmayanlar için küçük bir hatırlatma geçelim. Hikaye aç anne ve babaları tarafından ormanda terkedilen bir çift çocukla başlar. Çocukların bundan haberi olur ve daha önce bıraktıkları taşları takip ederek evin yolunu bulup dönerler. Anne yada üvey anne babayı tekrar ikna eder ve çocukları birkez daha ormanda bırakmaya karar verilir. Bu kez Hansel, evi takip etmek için ekmek kırıntılarını bırakır ama kuşlar ekmek kırıntılarını yerler ve çocuklar ormanda kaybolur.

Açlık çeken çocuklar, açgözlü bir şekilde yemeye başladıkları zencefilli bir eve gelirler.Ev aslında Gretel’i köleleştiren ve onu cadı tarafından yenilebilmesi için Hansel’i aşırı beslemeye zorlayan yaşlı bir cadı tarafından kurulan bir tuzaktır.

Gretel cadıyı fırına ittiğinde çift kaçmayı başarır. Cadının hazinesiyle birlikte eve dönerler ve kötü annelerinin artık orada olmadığını ve öldüğünü varsayarlar, bu yüzden sonsuza dek mutlu yaşarlar.

Bu şekilde anlatıldığında mutlu sonla biten bir hikayeye benzer, ama gerçek hiçte öyle değildir.

Grimm kardeşler
Jacop ve Wilhelm Grimm

İlk başta da belirttiğimiz gibi hikaye Alman kardeşler Jacop ve Wilhelm Grimm tarafından yazılmıştır. Bu iki kardeş ortaçağ tarihi üzerine çalışmışlardı ve Alman folklorunu derleme konusunda inanılmaz bir tutkuya sahiptiler.

Jacob ve Wilhelm Grimm, hikayelerinin çocuklar için olmasını amaçlamadılar, aksine bu iki kardeş, Napolyon Savaşları sırasında kültürü Fransa tarafından istila edilen bir bölgede Cermen folklorunu korumaya çalışmaktalardı.

Aslında,Grimm kardeşlerin Kinder und Hausmärchen veya Çocuk ve Ev Masalları olarak yayınlanan çalışmalarının ilk baskılarında illüstrasyonlar yoktu. Akademik dipnotlar çoktu. Hikayeler karanlıktı, cinayet ve kargaşayla doluydu.

Hikayeler yine de hızla yakalandı. Grimm’in Peri Masalları o kadar evrensel bir çekiciliğe sahipti ki, sonunda yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde 120’den fazla farklı baskısı yapıldı.

Bu hikayeler, Cinderella, Rapunzel, Rumpelstiltskin, Pamuk Prenses, Kırmızı Başlıklı Kız ve tabii ki Hansel ve Gretel gibi tanınmış karakterlerden oluşan yıldız bir diziyi içeriyordu.

Hansel ve Gretel’in gerçek öyküsü ise 1314-1322 yılları arasındaki büyük kıtlık sırasında Baltık bölgelerinde ortaya çıkan bir dizi masal grubuna dayanıyor . Güneydoğu Asya ve Yeni Zelanda’daki volkanik faaliyet, dünya genelinde mahsul kıtlığına ve büyük açlığa yol açan uzun süreli bir iklim değişikliği dönemini başlattı.

avrupada yaşanan büyük kıtlık
Bir bilim insanı, Büyük Kıtlığın Avrupa’nın 400.000 mil karesini, 30 milyon insanı etkilediğini ve belirli bölgelerde nüfusun yüzde 25’ini öldürmüş olabileceğini tahmin etti.

Avrupa’da, gıda arzı zaten kıt olduğu için durum özellikle korkunçtu. Büyük Kıtlık vurduğunda sonuçlar yıkıcıydı. Bir bilim insanı, Büyük Kıtlığın Avrupa’nın 400.000 mil karesini, 30 milyon insanı etkilediğini ve belirli bölgelerde nüfusun yüzde 25’ini öldürmüş olabileceğini tahmin etti.

Bu süreçte yaşlılar, gençlerin yaşamasına izin vermek için gönüllü olarak açlıktan ölmeyi seçtiler. Diğerleri çocuklarını öldürdü veya terk etti. Yamyamlığın da kanıtı var. William Rosen, The Third Horseman  adlı kitabında, 1315 yılında “annelerini çocukların doyurduğunu” belirten bir Estonya kronolojisinden alıntı yapıyor.

İrlandalı bir tarihçi, kıtlığın o kadar kötü olduğunu yazdı ki, “insanlar açlıktan öylesine mahvoldular ki, ölülerin cesetlerini mezarlıklardan çıkarıp yediler ve kadınlar açlıktan çocuklarını yedi” diye yazmıştı.

O dönemde insanlar, açlığın etkisiyle kendilerini kaybetmişlerdi. Açlıktan kurtulmak için sürekli olarak bir yerden bir yere gidenler, sığındıkları evlerde gece dövülerek öldürülüyor ve ev sahipleri tarafından yeniliyordu. Çoğu kimse çocukları bir meyve parçası veya bir yumurtayla kandırıp ısısız bir yere götürüyor, öldürüp yiyordu. Ne yazıkki bunların hiç biri bir masal yada hikaye değil gerçekti.

Hansel ve gretel ormanda

Hansel ve Gretel’in hikayesi bu korkunç kaostan doğdu.

Hansel ve Gretel’den önce gelen uyarıcı hikayelerin tümü, doğrudan terk edilme ve hayatta kalma temalarıyla ilgiliydi. Bu hikayelerin neredeyse tamamı ormanı tehlike, sihir ve ölüm için bir tablo olarak kullandı.

Grimm kardeşlerin Hansel ve Gretel’in orijinal versiyonları zamanla değişti. Belki de kardeşler hikayelerinin çocuklar tarafından okunduğunun farkındaydılar ve bu yüzden yayınladıkları son sayıya kadar hikayeleri bir şekilde sterilize etmişlerdi.

Annenin biyolojik çocuklarını ilk versiyonlarda terk ettiği yerde, son 1857 baskısı basıldığında, arketipik kötü üvey anneye dönüşmüştü. Babanın rolü de 1857 baskısıyla yumuşadı çünkü davranışlarından daha fazla pişmanlık duydu.

Bu arada, Hansel ve Gretel’in hikayesi gelişmeye devam etti. Bugün, çocuk yazarı Mercer Mayer’in çocuk terk etme temasına dokunmaya bile çalışmayan hikayesi gibi, okul öncesi çocuklar için hazırlanmış versiyonları var.

Banner
Benzer Yazılar

İran’da Sasani Dönemine Ait Kaya Yazıtı Keşfedildi: Kraliyet Festivallerinin Takvimi İlk Kez Bu Kadar Net Görünüyor

25 Ocak 2026

25 Ocak 2026

İran’ın güneyindeki Marvdasht Ovası’nda tespit edilen Sasani dönemine ait kaya yazıtı, geç antik çağda kraliyet törenlerinin hangi tarihlerde düzenlendiğine dair...

İtalya’da keşfedilen 7.000 yıllık kanolar, Akdeniz’de denizcilik teknolojisinin erken gelişimini gösteriyor

21 Mart 2024

21 Mart 2024

İtalya’nın başkenti Roma’nın yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Neolitik (Geç Taş Devri) göl kıyısındaki La Marmotta köyünde 7.000 yaşında olduğu tahmin...

İlk Kadın Paleontolog Mary Anning’in Keşifleri ve Hayatı

5 Mart 2021

5 Mart 2021

İlk kadın Paleontolog Mary Anning, keşifleriyle yaşadığı dönemin tüm bilim insanlarını şaşkına çevirdi ama hiç birinden takdir yada övgü duymadı....

Aramice yazı karakterlerinin bulunan ilk örneklerinin yer aldığı kitabeler bölgenin tarihini aydınlatması bekleniyor

17 Eylül 2022

17 Eylül 2022

Van ilinin Erçiş ilçesinde 270 hektarlık alana yayılmış antik kent kazılarında keşfedilen Aramice yazı karakterlerinin ilk örneklerini içeren dört kitabe...

Orta Çağ Avrupası savaş atları şaşırtıcı büyüklüğe sahipti

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Orta Çağ Avrupası krallıklarının savaşlarda kullandığı atların heybetli görünüşe sahip olduğu düşünülür. Güçlü yapılı atlar uzun boylu ve yerden oldukça...

Hollanda’da 4 Bin Yıllık Güneş Tapınağı Keşfedildi

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

İngiltere’nin ünlü Stonehenge yapısının bir benzeri Hollanda’da keşfedildi. Arkeologlara göre; Tiel Belediyesi’nde ortaya çıkarılan yapı Güneş’in hareketlerine göre inşa edilmiş...

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Roma metrosu kazılarında nadir görülen altın cam parçası keşfedildi

7 Şubat 2023

7 Şubat 2023

Ebedi Şehir’in tanrıçası “Roma”yı temsil eden çok nadir ve rafine bir altın cam parçası, Roma’nın Metro C metro hattının inşası...

Bu Çiviler Hz. İsa’yı Çarmıha Germek İçin mi Kullanıldı?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Roma döneminden kalma iki demir çivinin Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinde kullanılan çiviler olduğu iddası araştırmacıları ikiye böldü. Roma döneminden kalma...

Polonyalı Arkeologdan, Arkeolojide Devrim Yaratacak Yapay Zeka Projesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Polonyalı bilim insanları arkeolojide yeni bir çağ açıyor. Tarih öncesi mezarlıkları, kaleleri ve yerleşim yerlerini tespit etmek için yapay zeka...

Amerika’da 1200 yıl suya direnen ahşap kano ele geçti

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Ahşap maddesinin su içerisinde ne kadar bir süre sağlam kalabileceği üzerinde tahmin yürütsek herhalde en fazla 3 yıl 5 yıl...

Mustatillerin ritüel geçmişini ortaya çıkarmak: Kuzeybatı Arabistan’ın Geç Neolitik Çağı’nda kült, çobanlık ve ‘hac’

22 Mart 2023

22 Mart 2023

Mustatiller – ritüel amaçlar için kullanıldığı düşünülen Geç Neolitik dönemden kalma taş anıtlar – Suudi Arabistan’daki bir arkeolojik alanın kapsamlı...

Tunç Çağı kalay bulmacasını kim çözecek? 

3 Ekim 2023

3 Ekim 2023

Uzmanlar, Tunç Çağı’nda kılıç, miğfer, bilezik, tabak veya sürahilerin yapımında kullanılan kalayın hangi madenlerden geldiği sorusunu 150 yıldır tartışıyorlar. Kalayın...

Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık salyangoz kabukları keşfedildi

22 Aralık 2024

22 Aralık 2024

Tavşanlı Höyüğü’nde sürdürülen kazılarda arkeologlar, 4 bin yıllık salyangoz kabukları buldu. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Tavşanlı Höyüğü, Anadolu’nun en büyük...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]