24 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gümüş Yatakları Tunç ve Antik Çağ’da Gücün Kaynağıydı

Tarihte mal alım satımında ilk olarak takas yöntemi kullanıldı. İlerleyen zamanlarda ise değerli ve az bulunan maddeler alışverişte yer aldı. Ancak gelişen ticari hayatta bu yöntem yetersiz kalınca değerli metallerin kullanıldığı para sistemi ortaya çıktı.

Tarihsel süreçte para sisteminin en çok kullanılan değerli metali gümüş olmuştur. Gümüş, özellikle Anadolu ile Mezopotamya arasında en çok kullanılan madendir.

Asur Ticaret Kolonileri çağında, Asurlu tüccarların getirdikleri başta kalay olmak üzere diğer mallara karşılık Anadolu’da çokça çıkan gümüşün talep edildiğini ve fiyatların gümüş çubuk ve külçelerle (bu çubuk ve külçelere ingot adı veriliyor) oluşturulduğunu özellikle Kültepe’de çıkan çivi yazılı tabletlerde görülüyor.

Asur Ticaret Koloni zamanında ticari mektup
Metropolitan Museum of Art koleksiyonunda yer alan Tüccar Puzur-Ashur tarafından, Imdi-ilum (MÖ 1888 ve 1876) dahil olmak üzere üç erkek kardeşine yazılan kitap, esas olarak Puzur-Assur ile Imdi-ilum’un oğlu arasındaki bir iş anlaşmazlığını içeren ticari mektup. Fotoğraf Metmuseum.org

Zamanla, gümüş, Antik Çağ’da Lidya ile birlikte çubuk ve külçeden sikke adı verilen baskılı metaya döndü.

Gümüş yataklarının üzerinde egemen olunması Erken Tunç Çağı dönemi krallıklarının stratejik konumu ve önemini artırıyordu.

Gümüş yataklarına sahip olan Antik Çağ krallığı, ticareti elinde tutuyor ve diğer devletlere karşı gizli bir silah olarak kullanıyordu. Antik Çağ’da dönemin etkin, zengin ve gelişmiş krallığı Lydia, Sardes’in yakınından geçen Paktolos (Sart Çayı) Irmağı’nın alüvyonlarından zengin gümüş rezervlerine sahipti. Bölgenin gelişmesinde ayrıca, Yunanistan’da Attika bölgesindeki Laurion gümüş madenleri ile Ege Denizindeki Siphnos Adası’nın altın ve gümüş madenleri etkili oldu.

Gümüş yataklarının azalması dolaysıyla sikkenin kalitesinin düşmesi krallık için büyük sıkıntı doğuruyordu. Sikkelerin içinde barındırdığı gümüş oranı sikkeyi basan krallığın gücünü göstermekteydi. Azalan gümüş oranı bu güce zarar veriyordu.

Gümüş, ziynet başta olmak üzere diğer kullanım alanları dışında Roma’da sikke olarak MÖ 7’nci yüzyılda kullanılmaya başladı.

Lidya gümüş sikke
Lidya Krallığı gümüş sikke

Roma geliştikçe gümüş yatakları azalmış ve Roma’da daha zengin gümüş kaynaklarına ulaşmanın yolları aranmıştı.

Geology dergisinde yayınlanan makalenin baş yazarı Jean Milot, “Gümüş kaynaklarının kontrolü büyük bir jeopolitik sorundu ve Roma gümüş kaynaklarının belirlenmesi, arkeologların eski değerli metal akışlarını yeniden yapılandırmasına ve önemli tarihi soruları yanıtlamasına yardımcı olabilir” dedi.

Milot, jeopolitik bir sorun haline dönüşmek üzere olan gümüş yataklarının tükenmişliğini engellemek için Roma’nın İber Yarımadası’nda yer alan zengin gümüş yataklarını kullandığını belirtti.

Roma dönemi gümüş sikke

Araştırma ekibi, Roma gümüşünün kaynağını izlemek için İber Yarımadası’ndaki cevher yataklarından alınan galen örneklerinin gümüş ve kurşun bileşimlerini analiz etti ve sonuçları gümüş Roma sikkelerinin kimyasal imzalarıyla karşılaştırdı. Bu analiz sonucunda Roma’nın İber Yarımadası gümüşünü kullandığı görüldü.

Milot, hem gümüş açısından zengin hem de gümüş açısından fakir galen yatakları burada büyük olasılıkla sömürüldüğünü; bölgedeki antik madencilik sömürüsüne ilişkin arkeolojik kanıtlarla da tutarlı olduğunu ifade etti.

Milot, “Bu çalışmanın, madeni paranın aslında MÖ 6. yüzyılda icat edildiği gümüş zengini bölgeye, Yunanistan ve Küçük Asya’ya (modern Türkiye) genişletilmesi gerekiyor. Burada tarif ettiğimiz yöntem, Tunç Çağı’ndan Helenistik krallıkların çöküşüne kadar Doğu Akdeniz imparatorluklarına gümüş sağlayan kayıp cevher alanlarını tanımamıza izin verecek” dedi.

Bu araştırma sonucu da göstermektedir ki; Tunç ve Antik Çağ’da krallıkların, gümüş yatakları üzerinde egemenlikleri, elde ettiği gücü elinde tutması için toprak ve su egemenliği kadar önemli bir unsur olmuştur.

Banner
Benzer Yazılar

Irak’ta 1300 yıllık Emevi Camisi bulundu

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

İslam peygamberi Hz. Muhammed’in ölümünden sonra İslam devletini 4 halife (Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali)...

Viking Kadınlarında Keşfedilen Üç Garip Kafatası Modifikasyonu

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Son yıllarda araştırmalar Viking Çağı’nda kalıcı vücut modifikasyonu için kanıtlar sağladı. Bu araştırmaların sonuncusu, Baltık Denizi’ndeki Gotland adasından kafatasları uzatılmış...

Fransa’daki Kelt Nekropolünde Muhteşem Demir Çağı Eserleri Ortaya Çıkarıldı

18 Nisan 2025

18 Nisan 2025

Fransa’nın pitoresk coğrafyasında, Vichy kasabasının hemen kuzeyinde yer alan Creuzier-le-Neuf, topraklarının altında binlerce yıllık bir geçmişi saklıyordu. 2022 yılında gerçekleştirilen...

Antik Trakya kenti Perperikon’da bir Nymphaeum keşfedildi

20 Ağustos 2023

20 Ağustos 2023

Yeni araştırmalar, Perperikon’un güney çeyreğindeki rezervuarın üzerinde büyük bir anıtsal su tapınağı (Nymphaeum) ortaya çıkardı. Kazı başkanı Profesör Nikolay Ovcharov,...

500 yıllık tarihi Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek

6 Şubat 2022

6 Şubat 2022

Diyarbakır’da 16. yüzyılda inşa edilen, cemaati olmadığı için harap durumda bulunan Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek. Diyarbakır’ın merkez Sur...

Malta konut projesi çalışmaları sırasında keşfedilen nadir Arapça yazıt

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

Malta’nın güneydoğu bölgesi’ndeki Fgura kasabasında bir sosyal konut projesinin bulunduğu yerde, muhtemelen Orta Çağa kadar uzanan nadir bir Arapça yazıt...

Thor’un ünlü çekici İsveç’te bulundu ama düşündüğünüz gibi değil

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

İsveç’in güneybatısındaki Halland eyaletindeki Ysby’de arkeologlar tarafından “türünün tek örneği” olarak adlandırılan Thor’un ünlü çekici ortaya çıkarıldı. Thor’un ünlü çekici,...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

2000 yıllık hançer, Roma ile kabile savaşçıları arasında uzun zamandır unutulmuş bir savaşın yerini ortaya koyuyor

18 Aralık 2023

18 Aralık 2023

İsviçre’de gönüllü bir arkeolog ve diş hekimliği öğrencisi Lucas Schmid, 2019’da 2000 yıllık gümüş ve pirinç bir hançer keşfetti. Roma...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık kama mezar İrlanda’da yeniden keşfedildi

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

İrlanda’nın güneybatı bölgesindeki County Kerry’de kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık bir kama mezar yeniden keşfedildi. Altóir na Gréine (güneş sunağı)...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Finlandiya’da arazi sahibinin dikkati Haçlı Seferi dönemi mezarlık ve bir kılıcın keşfedilmesini sağladı

16 Ekim 2023

16 Ekim 2023

Finlandiya’da eski bir belediye olan Salo Perttel’deki bir Orta Çağ taş kilisesinin yakınında Haçlı Seferi zamanından kalma büyük bir mezarlık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]