5 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gümüş Yatakları Tunç ve Antik Çağ’da Gücün Kaynağıydı

Tarihte mal alım satımında ilk olarak takas yöntemi kullanıldı. İlerleyen zamanlarda ise değerli ve az bulunan maddeler alışverişte yer aldı. Ancak gelişen ticari hayatta bu yöntem yetersiz kalınca değerli metallerin kullanıldığı para sistemi ortaya çıktı.

Tarihsel süreçte para sisteminin en çok kullanılan değerli metali gümüş olmuştur. Gümüş, özellikle Anadolu ile Mezopotamya arasında en çok kullanılan madendir.

Asur Ticaret Kolonileri çağında, Asurlu tüccarların getirdikleri başta kalay olmak üzere diğer mallara karşılık Anadolu’da çokça çıkan gümüşün talep edildiğini ve fiyatların gümüş çubuk ve külçelerle (bu çubuk ve külçelere ingot adı veriliyor) oluşturulduğunu özellikle Kültepe’de çıkan çivi yazılı tabletlerde görülüyor.

Asur Ticaret Koloni zamanında ticari mektup
Metropolitan Museum of Art koleksiyonunda yer alan Tüccar Puzur-Ashur tarafından, Imdi-ilum (MÖ 1888 ve 1876) dahil olmak üzere üç erkek kardeşine yazılan kitap, esas olarak Puzur-Assur ile Imdi-ilum’un oğlu arasındaki bir iş anlaşmazlığını içeren ticari mektup. Fotoğraf Metmuseum.org

Zamanla, gümüş, Antik Çağ’da Lidya ile birlikte çubuk ve külçeden sikke adı verilen baskılı metaya döndü.

Gümüş yataklarının üzerinde egemen olunması Erken Tunç Çağı dönemi krallıklarının stratejik konumu ve önemini artırıyordu.

Gümüş yataklarına sahip olan Antik Çağ krallığı, ticareti elinde tutuyor ve diğer devletlere karşı gizli bir silah olarak kullanıyordu. Antik Çağ’da dönemin etkin, zengin ve gelişmiş krallığı Lydia, Sardes’in yakınından geçen Paktolos (Sart Çayı) Irmağı’nın alüvyonlarından zengin gümüş rezervlerine sahipti. Bölgenin gelişmesinde ayrıca, Yunanistan’da Attika bölgesindeki Laurion gümüş madenleri ile Ege Denizindeki Siphnos Adası’nın altın ve gümüş madenleri etkili oldu.

Gümüş yataklarının azalması dolaysıyla sikkenin kalitesinin düşmesi krallık için büyük sıkıntı doğuruyordu. Sikkelerin içinde barındırdığı gümüş oranı sikkeyi basan krallığın gücünü göstermekteydi. Azalan gümüş oranı bu güce zarar veriyordu.

Gümüş, ziynet başta olmak üzere diğer kullanım alanları dışında Roma’da sikke olarak MÖ 7’nci yüzyılda kullanılmaya başladı.

Lidya gümüş sikke
Lidya Krallığı gümüş sikke

Roma geliştikçe gümüş yatakları azalmış ve Roma’da daha zengin gümüş kaynaklarına ulaşmanın yolları aranmıştı.

Geology dergisinde yayınlanan makalenin baş yazarı Jean Milot, “Gümüş kaynaklarının kontrolü büyük bir jeopolitik sorundu ve Roma gümüş kaynaklarının belirlenmesi, arkeologların eski değerli metal akışlarını yeniden yapılandırmasına ve önemli tarihi soruları yanıtlamasına yardımcı olabilir” dedi.

Milot, jeopolitik bir sorun haline dönüşmek üzere olan gümüş yataklarının tükenmişliğini engellemek için Roma’nın İber Yarımadası’nda yer alan zengin gümüş yataklarını kullandığını belirtti.

Roma dönemi gümüş sikke

Araştırma ekibi, Roma gümüşünün kaynağını izlemek için İber Yarımadası’ndaki cevher yataklarından alınan galen örneklerinin gümüş ve kurşun bileşimlerini analiz etti ve sonuçları gümüş Roma sikkelerinin kimyasal imzalarıyla karşılaştırdı. Bu analiz sonucunda Roma’nın İber Yarımadası gümüşünü kullandığı görüldü.

Milot, hem gümüş açısından zengin hem de gümüş açısından fakir galen yatakları burada büyük olasılıkla sömürüldüğünü; bölgedeki antik madencilik sömürüsüne ilişkin arkeolojik kanıtlarla da tutarlı olduğunu ifade etti.

Milot, “Bu çalışmanın, madeni paranın aslında MÖ 6. yüzyılda icat edildiği gümüş zengini bölgeye, Yunanistan ve Küçük Asya’ya (modern Türkiye) genişletilmesi gerekiyor. Burada tarif ettiğimiz yöntem, Tunç Çağı’ndan Helenistik krallıkların çöküşüne kadar Doğu Akdeniz imparatorluklarına gümüş sağlayan kayıp cevher alanlarını tanımamıza izin verecek” dedi.

Bu araştırma sonucu da göstermektedir ki; Tunç ve Antik Çağ’da krallıkların, gümüş yatakları üzerinde egemenlikleri, elde ettiği gücü elinde tutması için toprak ve su egemenliği kadar önemli bir unsur olmuştur.

Banner
Related Articles

Spello’da keşfedilen imparatorluk kült tapınağı: Roma İmparatorluğu’nun paganizmden Hıristiyanlığa geçişinde yeni bir sayfa açıyor

8 Ocak 2024

8 Ocak 2024

Amerikalı araştırmacılar, İtalya’nın Spello kentinde bir İmparatorluk kült tapınağının keşfedildiğini duyurdular. Keşif, Saint Louis Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Douglas Boin...

Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kanıtlar bulundu

24 Aralık 2022

24 Aralık 2022

Arkeologlar, Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kalıntılara ulaştılar. İnsan kurban edilmiş olabileceğini gösteren iskelet kalıntıları, Danimarka’nın Zelanda...

Hollanda’da arkeologlar asker Flaccus’a ait 2 bin yıllık Roma mezarı ortaya çıkardı

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Arkeologlar, Hollanda’nın Heerlen kentindeki Roma yerleşiminden 2,000 yıllık bir mezar ortaya çıkardı. Yapılan son analizler, bu mezarın ‘Flaccus’ adında bir...

Glencoe Katliamı’nda öldürülen ‘İskoç klan şefine ait’ şöminede madeni para istifi bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

17. yüzyılda meydana gelen Glencoe katliamında öldürülen bir İskoç klan şefine ait olduğuna inanılan madeni paralar, Glasgow Üniversitesi arkeoloji öğrencisi...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Pompeii’de 2.000 Yıllık Küller, Romalı Ailelerin Evlerinde Tanrılara Ne Yaktığını Ortaya Çıkardı

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Vezüv Yanardağı MS 79 yılında Pompeii’yi kül ve taş altında bıraktığında, yalnızca bir Roma kentini yok etmedi. Romalı ailelerin evlerinin...

Bir Orta Çağ Tersanesinin Kazısı Sırasında Roma Merkür Başı Keşfedildi

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan Kent’teki Smallhythe Place bölgesindeki bir Orta Çağ tersanesinin kazısı sırasında Roma Merkür başı keşfedildi. Bir Roma...

Bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası olabilecek eşsiz bir gravür tespit etti

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Paris’in güneyindeki ünlü kumtaşı masifinde yer alan Ségognole 3 mağarasında çalışan bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası...

Orta Çağ mezar sakinlerinin DNA’sı Aşkenaz Yahudi toplumunun tarihine ışık tutuyor

30 Kasım 2022

30 Kasım 2022

Aşkenaz Yahudileri, Roma İmparatorluğu tarafından, Anadolu ve İberya üzerinden Avrupa’ya sürgün edilen İbrani kökenli Kenanlı Yahudilerdir. Avrupa’nın sosyal, kültürel ve...

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar çukurlarından biri Leicester Katedrali bahçesinde ortaya çıkarıldı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Arkeologlar, bir eğitim merkezi inşası öncesi Leicester Katedrali bahçesinde kazı yaparken , İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar...

Almanya’da yol yapım işçileri asırlık tahta kaldırım keşfettiler

25 Aralık 2023

25 Aralık 2023

Kasım 2023’teki inşaat çalışmaları sırasında Fürth’teki yol yapım işçileri asırlık bir tahta kaldırım keşfettiler. Erken modern dönemin Franklarının bir zamanlar...

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]