10 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gümüş Yatakları Tunç ve Antik Çağ’da Gücün Kaynağıydı

Tarihte mal alım satımında ilk olarak takas yöntemi kullanıldı. İlerleyen zamanlarda ise değerli ve az bulunan maddeler alışverişte yer aldı. Ancak gelişen ticari hayatta bu yöntem yetersiz kalınca değerli metallerin kullanıldığı para sistemi ortaya çıktı.

Tarihsel süreçte para sisteminin en çok kullanılan değerli metali gümüş olmuştur. Gümüş, özellikle Anadolu ile Mezopotamya arasında en çok kullanılan madendir.

Asur Ticaret Kolonileri çağında, Asurlu tüccarların getirdikleri başta kalay olmak üzere diğer mallara karşılık Anadolu’da çokça çıkan gümüşün talep edildiğini ve fiyatların gümüş çubuk ve külçelerle (bu çubuk ve külçelere ingot adı veriliyor) oluşturulduğunu özellikle Kültepe’de çıkan çivi yazılı tabletlerde görülüyor.

Asur Ticaret Koloni zamanında ticari mektup
Metropolitan Museum of Art koleksiyonunda yer alan Tüccar Puzur-Ashur tarafından, Imdi-ilum (MÖ 1888 ve 1876) dahil olmak üzere üç erkek kardeşine yazılan kitap, esas olarak Puzur-Assur ile Imdi-ilum’un oğlu arasındaki bir iş anlaşmazlığını içeren ticari mektup. Fotoğraf Metmuseum.org

Zamanla, gümüş, Antik Çağ’da Lidya ile birlikte çubuk ve külçeden sikke adı verilen baskılı metaya döndü.

Gümüş yataklarının üzerinde egemen olunması Erken Tunç Çağı dönemi krallıklarının stratejik konumu ve önemini artırıyordu.

Gümüş yataklarına sahip olan Antik Çağ krallığı, ticareti elinde tutuyor ve diğer devletlere karşı gizli bir silah olarak kullanıyordu. Antik Çağ’da dönemin etkin, zengin ve gelişmiş krallığı Lydia, Sardes’in yakınından geçen Paktolos (Sart Çayı) Irmağı’nın alüvyonlarından zengin gümüş rezervlerine sahipti. Bölgenin gelişmesinde ayrıca, Yunanistan’da Attika bölgesindeki Laurion gümüş madenleri ile Ege Denizindeki Siphnos Adası’nın altın ve gümüş madenleri etkili oldu.

Gümüş yataklarının azalması dolaysıyla sikkenin kalitesinin düşmesi krallık için büyük sıkıntı doğuruyordu. Sikkelerin içinde barındırdığı gümüş oranı sikkeyi basan krallığın gücünü göstermekteydi. Azalan gümüş oranı bu güce zarar veriyordu.

Gümüş, ziynet başta olmak üzere diğer kullanım alanları dışında Roma’da sikke olarak MÖ 7’nci yüzyılda kullanılmaya başladı.

Lidya gümüş sikke
Lidya Krallığı gümüş sikke

Roma geliştikçe gümüş yatakları azalmış ve Roma’da daha zengin gümüş kaynaklarına ulaşmanın yolları aranmıştı.

Geology dergisinde yayınlanan makalenin baş yazarı Jean Milot, “Gümüş kaynaklarının kontrolü büyük bir jeopolitik sorundu ve Roma gümüş kaynaklarının belirlenmesi, arkeologların eski değerli metal akışlarını yeniden yapılandırmasına ve önemli tarihi soruları yanıtlamasına yardımcı olabilir” dedi.

Milot, jeopolitik bir sorun haline dönüşmek üzere olan gümüş yataklarının tükenmişliğini engellemek için Roma’nın İber Yarımadası’nda yer alan zengin gümüş yataklarını kullandığını belirtti.

Roma dönemi gümüş sikke

Araştırma ekibi, Roma gümüşünün kaynağını izlemek için İber Yarımadası’ndaki cevher yataklarından alınan galen örneklerinin gümüş ve kurşun bileşimlerini analiz etti ve sonuçları gümüş Roma sikkelerinin kimyasal imzalarıyla karşılaştırdı. Bu analiz sonucunda Roma’nın İber Yarımadası gümüşünü kullandığı görüldü.

Milot, hem gümüş açısından zengin hem de gümüş açısından fakir galen yatakları burada büyük olasılıkla sömürüldüğünü; bölgedeki antik madencilik sömürüsüne ilişkin arkeolojik kanıtlarla da tutarlı olduğunu ifade etti.

Milot, “Bu çalışmanın, madeni paranın aslında MÖ 6. yüzyılda icat edildiği gümüş zengini bölgeye, Yunanistan ve Küçük Asya’ya (modern Türkiye) genişletilmesi gerekiyor. Burada tarif ettiğimiz yöntem, Tunç Çağı’ndan Helenistik krallıkların çöküşüne kadar Doğu Akdeniz imparatorluklarına gümüş sağlayan kayıp cevher alanlarını tanımamıza izin verecek” dedi.

Bu araştırma sonucu da göstermektedir ki; Tunç ve Antik Çağ’da krallıkların, gümüş yatakları üzerinde egemenlikleri, elde ettiği gücü elinde tutması için toprak ve su egemenliği kadar önemli bir unsur olmuştur.

Banner
Related Articles

Arkeologlar Kuzey Makedonya’da 2500 Yıllık Yerleşim Ortaya Çıkardı

12 Nisan 2025

12 Nisan 2025

Kuzey Makedonya’daki Crnobuki köyü yakınlarındaki Gradishte’de yakın zamanda yapılan arkeolojik kazılarda sitenin tarihi önemi hakkındaki önceki varsayımları sorgulayan önemli bir...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Almanya’da yol yapım işçileri asırlık tahta kaldırım keşfettiler

25 Aralık 2023

25 Aralık 2023

Kasım 2023’teki inşaat çalışmaları sırasında Fürth’teki yol yapım işçileri asırlık bir tahta kaldırım keşfettiler. Erken modern dönemin Franklarının bir zamanlar...

Hitit büyü ritüellerinde nesneler ve renkler

14 Haziran 2022

14 Haziran 2022

Büyü insanın yaşamında her zaman var olmuştur. İnsan çözemediği her konuda dış dünya varlıklarından, ataların ruhlarından büyü aracılığı ile yardım...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Fransa’daki Kelt Nekropolünde Muhteşem Demir Çağı Eserleri Ortaya Çıkarıldı

18 Nisan 2025

18 Nisan 2025

Fransa’nın pitoresk coğrafyasında, Vichy kasabasının hemen kuzeyinde yer alan Creuzier-le-Neuf, topraklarının altında binlerce yıllık bir geçmişi saklıyordu. 2022 yılında gerçekleştirilen...

Işık ve gizem tanrısı Mithras’a ait tapınak kalıntılarına ulaşıldı

13 Nisan 2023

13 Nisan 2023

Almanya’nın en eski kenti kabul edilen Trier’de ışık ve gizem tanrısı Mithras’a ait tapınak kalıntılarına ulaşıldı. Rheinland-Pfalz Kültürel Miras Genel...

Türk inancında Kutlu Hayat için Ölçey kuralları

27 Mayıs 2022

27 Mayıs 2022

Türk inanç sisteminde kut, kişinin ruhsal olarak doğru bir yaşam çizgisinde ilerlemesi sonucu göğün kendisine verdiği ışık olarak bilinir. Kutlanmış...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

İran’ın efsanevi harap şehri “Susa”

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Antik Susa, dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Elam, Pers ve Part imparatorlukları eskiden, şimdi çağdaş Shush şehri tarafından sınırlanan şehre hükmetmişlerdi....

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı beş Bronz Çağı baltası keşfetti

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı, Kociewie’de bulunan Starogard Orman Bölgesi’nde araştırma yaparken beş Tunç Çağı baltası keşfetti. Denis Konkol adlı bir...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]