31 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gümüş Yatakları Tunç ve Antik Çağ’da Gücün Kaynağıydı

Tarihte mal alım satımında ilk olarak takas yöntemi kullanıldı. İlerleyen zamanlarda ise değerli ve az bulunan maddeler alışverişte yer aldı. Ancak gelişen ticari hayatta bu yöntem yetersiz kalınca değerli metallerin kullanıldığı para sistemi ortaya çıktı.

Tarihsel süreçte para sisteminin en çok kullanılan değerli metali gümüş olmuştur. Gümüş, özellikle Anadolu ile Mezopotamya arasında en çok kullanılan madendir.

Asur Ticaret Kolonileri çağında, Asurlu tüccarların getirdikleri başta kalay olmak üzere diğer mallara karşılık Anadolu’da çokça çıkan gümüşün talep edildiğini ve fiyatların gümüş çubuk ve külçelerle (bu çubuk ve külçelere ingot adı veriliyor) oluşturulduğunu özellikle Kültepe’de çıkan çivi yazılı tabletlerde görülüyor.

Asur Ticaret Koloni zamanında ticari mektup
Metropolitan Museum of Art koleksiyonunda yer alan Tüccar Puzur-Ashur tarafından, Imdi-ilum (MÖ 1888 ve 1876) dahil olmak üzere üç erkek kardeşine yazılan kitap, esas olarak Puzur-Assur ile Imdi-ilum’un oğlu arasındaki bir iş anlaşmazlığını içeren ticari mektup. Fotoğraf Metmuseum.org

Zamanla, gümüş, Antik Çağ’da Lidya ile birlikte çubuk ve külçeden sikke adı verilen baskılı metaya döndü.

Gümüş yataklarının üzerinde egemen olunması Erken Tunç Çağı dönemi krallıklarının stratejik konumu ve önemini artırıyordu.

Gümüş yataklarına sahip olan Antik Çağ krallığı, ticareti elinde tutuyor ve diğer devletlere karşı gizli bir silah olarak kullanıyordu. Antik Çağ’da dönemin etkin, zengin ve gelişmiş krallığı Lydia, Sardes’in yakınından geçen Paktolos (Sart Çayı) Irmağı’nın alüvyonlarından zengin gümüş rezervlerine sahipti. Bölgenin gelişmesinde ayrıca, Yunanistan’da Attika bölgesindeki Laurion gümüş madenleri ile Ege Denizindeki Siphnos Adası’nın altın ve gümüş madenleri etkili oldu.

Gümüş yataklarının azalması dolaysıyla sikkenin kalitesinin düşmesi krallık için büyük sıkıntı doğuruyordu. Sikkelerin içinde barındırdığı gümüş oranı sikkeyi basan krallığın gücünü göstermekteydi. Azalan gümüş oranı bu güce zarar veriyordu.

Gümüş, ziynet başta olmak üzere diğer kullanım alanları dışında Roma’da sikke olarak MÖ 7’nci yüzyılda kullanılmaya başladı.

Lidya gümüş sikke
Lidya Krallığı gümüş sikke

Roma geliştikçe gümüş yatakları azalmış ve Roma’da daha zengin gümüş kaynaklarına ulaşmanın yolları aranmıştı.

Geology dergisinde yayınlanan makalenin baş yazarı Jean Milot, “Gümüş kaynaklarının kontrolü büyük bir jeopolitik sorundu ve Roma gümüş kaynaklarının belirlenmesi, arkeologların eski değerli metal akışlarını yeniden yapılandırmasına ve önemli tarihi soruları yanıtlamasına yardımcı olabilir” dedi.

Milot, jeopolitik bir sorun haline dönüşmek üzere olan gümüş yataklarının tükenmişliğini engellemek için Roma’nın İber Yarımadası’nda yer alan zengin gümüş yataklarını kullandığını belirtti.

Roma dönemi gümüş sikke

Araştırma ekibi, Roma gümüşünün kaynağını izlemek için İber Yarımadası’ndaki cevher yataklarından alınan galen örneklerinin gümüş ve kurşun bileşimlerini analiz etti ve sonuçları gümüş Roma sikkelerinin kimyasal imzalarıyla karşılaştırdı. Bu analiz sonucunda Roma’nın İber Yarımadası gümüşünü kullandığı görüldü.

Milot, hem gümüş açısından zengin hem de gümüş açısından fakir galen yatakları burada büyük olasılıkla sömürüldüğünü; bölgedeki antik madencilik sömürüsüne ilişkin arkeolojik kanıtlarla da tutarlı olduğunu ifade etti.

Milot, “Bu çalışmanın, madeni paranın aslında MÖ 6. yüzyılda icat edildiği gümüş zengini bölgeye, Yunanistan ve Küçük Asya’ya (modern Türkiye) genişletilmesi gerekiyor. Burada tarif ettiğimiz yöntem, Tunç Çağı’ndan Helenistik krallıkların çöküşüne kadar Doğu Akdeniz imparatorluklarına gümüş sağlayan kayıp cevher alanlarını tanımamıza izin verecek” dedi.

Bu araştırma sonucu da göstermektedir ki; Tunç ve Antik Çağ’da krallıkların, gümüş yatakları üzerinde egemenlikleri, elde ettiği gücü elinde tutması için toprak ve su egemenliği kadar önemli bir unsur olmuştur.

Banner
Related Articles

İspanya’da keşfedilen 1.800 Yıllık Mithras Tapınağı

8 Şubat 2023

8 Şubat 2023

İspanya’nın Cabra kentindeki Villa del Mitra’da kazı yapan arkeologlar, ritüel ziyafetlerin kalıntılarıyla birlikte Tanrı Mithras için adanmış bir kutsal alanı...

Arkeologlar, Frankfurt Roma kenti NIDA’da en eski Hristiyan muskasını ortaya çıkardı

14 Aralık 2024

14 Aralık 2024

Frankfurt’ta ortaya çıkarılan antik bir gümüş muska, bölgedeki Hıristiyanlık tarihini 50 ila 100 yıl geriye götürüyor. Gümüş muska artık Kuzey...

Fransa’da ‘Venus the Victorious’ oymalı 1.800 yıllık altın yüzük ve karolenj sikkeleri keşfedildi

26 Aralık 2024

26 Aralık 2024

Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü’nden (INRAP) arkeologlar, savaşta zaferle ilişkilendirilen Roma tanrıçası Venüs’ün yontulmuş portresinin bulunduğu 1.800 yıllık altın...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

Dünya’nın ikonik mimari harikaları nasıl görünüyordu?

16 Ocak 2022

16 Ocak 2022

Dünya’nın ikonik mimari harikaları Parthenon, Güneş Piramidi, Largo Arjantin Tapınağı, Knossos Sarayı ve Luksor Tapınağı gibi anıtların ilk günlerindeki ihtişamlı hallerini...

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski mezar alanını ortaya çıkardılar

16 Ekim 2022

16 Ekim 2022

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski insan kalıntılarını, Schleswig-Holstein, Lüchow’daki 10 bin 500 yıllık bir kremasyon mezarında keşfettiler. Kalıntılar, 20’den...

Danimarka’da Neolitik Döneme Işık Tutan “Woodhenge” Keşfedildi

1 Mart 2025

1 Mart 2025

Danimarka’nın Aars kasabasında yapılan son arkeolojik keşif, Avrupa’nın Neolitik dönemine dair bildiklerimizi kökten değiştirecek nitelikte. Vesthimmerland Müzesi arkeologları, MÖ 2600-1600...

Pompeii Domus’ta tanrıça Kibele kültü ile ilişkilendirilen pişmiş toprak figürünleri keşfedildi

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Arkeologlar, Pompeii’deki Via del Vesuvio boyunca “Leda ve Kuğu Evi”nin bitişiğindeki Domus’ta yapılan son kazılarda 13 pişmiş toprak figürün ortaya...

Norveç’te bir kadın, ailesinin evini temizlerken bodrum katında Vikinglere ait 1000 yıllık demir çubuklar buldu

20 Nisan 2023

20 Nisan 2023

Norveç’te bir kadın ailesinin evini temizlerken bodrum katında Viking dönemine tarihlenen demir çubuklar buldu. Innlandet County Belediyesi’nden yapılan bir basın...

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Türk inancında Kutlu Hayat için Ölçey kuralları

27 Mayıs 2022

27 Mayıs 2022

Türk inanç sisteminde kut, kişinin ruhsal olarak doğru bir yaşam çizgisinde ilerlemesi sonucu göğün kendisine verdiği ışık olarak bilinir. Kutlanmış...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Kuzey Norveç’te Nadir Bir Viking Kadının Mezarı Keşfedildi: Köpeğiyle Yan Yana Defnedildi

7 Haziran 2025

7 Haziran 2025

Norveç’in Senja Adası’nda yapılan yeni bir arkeolojik kazı, Viking Çağı’na ait çok özel bir mezar ortaya çıkardı. Arctic University Museum...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]