UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve çoğunlukla dünyanın en eski anıtsal tapınağı olarak tanımlanan Göbeklitepe, bugün Berlin’de açılan sergiyle uluslararası kültür gündeminde bir kez daha yerini aldı.
Göbeklitepe ve çevresindeki Taş Tepeler bölgesine odaklanan sergi, Almanya’nın başkenti Berlin’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Türkiye’den getirilen yaklaşık 100 özgün eser ise ilk kez Almanya’da sergileniyor.
Serginin açılışı; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Alman Kültür Bakanı Wolfram Weimer tarafından yapıldı. Açılış öncesi basın turunda konuşan yetkililer ve uzmanlar, serginin bilimsel ve kültürel önemine dikkat çekti.
Taş Tepeler Araştırma Grubu Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul, Berlin’deki serginin kapsamını değerlendirirken Göbeklitepe’nin artık tek bir alan olarak görülmediğini vurguladı:

“Alman arkeologlarla Türkiye’de uzun yıllara dayanan bir işbirliğimiz var. Göbeklitepe’ye dair bildiklerimiz artık yalnızca o tek alandan ibaret değil. 2021’de başlatılan Taş Tepeler Projesi, bu alanın çevresiyle birlikte çok daha geniş bir kültürel peyzajın parçası olduğunu ortaya koydu. Bu sergide Berlin’de görülen eserler, erken yerleşik toplulukların yaşamını daha kapsamlı şekilde anlamamıza olanak veriyor.”

Karul, kazı çalışmalarının Şanlıurfa’daki yaklaşık 10 farklı noktada sürdüğünü, çok uluslu bilim insanlarının katkısıyla gün yüzüne çıkan buluntuların dönemin gündelik yaşamına ve sosyal yapısına ışık tuttuğunu da sözlerine ekledi.
Berlin Devlet Müzeleri Ön Asya Müzesi Direktörü Barbara Helwing ise serginin Berlin’de açılmasının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Helwing, 1980’lerin sonlarında Nevali Çori kazılarında öğrenci olarak çalıştığını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu eserler sayesinde ziyaretçiler, yaklaşık 12.000 yıl öncesine ait insan yaşamının atmosferini doğrudan ve etkileyici bir biçimde deneyimleyebilecek. Bölgede Göbeklitepe’ye benzer çok sayıda alanın bulunması, Göbeklitepe’nin önemini azaltmak yerine, erken toplumsal dönüşümlerin çok daha geniş bir bağlamda anlaşılmasını sağlıyor.”
Helwing, gösterilen ilginin şimdiden yüksek olduğunu ve ziyaretçilerin sergideki görseller ile buluntular aracılığıyla tarih öncesi insanların yaşam dünyasına doğrudan bağlanabildiğini söyledi.

Sergi, erken yerleşik toplulukların doğumdan gündelik yaşama, ritüellerden ölümü kadar farklı yaşam alanlarını sekiz tematik bölümle ele alıyor. Ayrıca İspanyol fotoğraf sanatçısı Isabel Muñoz’un Göbeklitepe’de çektiği özel fotoğraflar da sergi kapsamında sunuluyor.
Göbeklitepe’nin Roma’daki önceki sergisi altı milyondan fazla ziyaretçi çekmişti. Berlin’deki bu yeni sergi, aynı temayı daha geniş bir tarihsel ve kültürel çerçevede ele alıyor.
