20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen dönemin siyasi dengelerini altüst eden Medina Alzahira yüksek çözünürlüklü LiDAR verileri sayesinde ilk kez somut biçimde tanımlanmış olabilir.

Yüzyılı aşkın süredir ortaya atılan çok sayıda hipotez, şimdiye kadar araziyle doğrulanabilir fiziksel kanıtlara dayanamamıştı. Ancak bu durum, Antonio Monterroso Checa tarafından yürütülen yeni bir çalışmayla değişmiş görünüyor.

LiDAR verileriyle okunan gizli bir şehir

Córdoba Üniversitesi bünyesinde çalışan Monterroso Checa’nın Meridies. Estudios de Historia y Patrimonio de la Edad Media dergisinde yayımlanan araştırması, İspanya Ulusal Coğrafya Enstitüsü’nün üçüncü nesil açık erişimli LiDAR verilerine dayanıyor. Bu veriler, 2023 öncesine kıyasla araziyi çok daha yüksek çözünürlükte okumaya imkân tanıyor.

Córdoba’nın yaklaşık 12 kilometre doğusunda, tarihsel olarak Cabezos de las Pendolillas olarak bilinen bölgede yapılan analizlerde, 1.200 metreyi aşan doğrusal bir alana yayılan topoğrafik düzensizlikler tespit edildi. Çalışmaya göre bu anomaliler, tesadüfi arazi bozulmaları değil; yer altında ve kısmen yüzeyde korunmuş büyük ölçekli bir kentsel yerleşimin izleri.

120 hektarlık planlı bir kent

LiDAR okumaları, düzenli ve geniş bir kentsel planlamaya işaret ediyor. Dikdörtgen ve kare planlı yapı kümeleri, teraslı bir mimari anlayışla bir araya geliyor ve yaklaşık 120 hektarlık bir alanı kaplıyor. Bu ölçü, Medina Azahara ile neredeyse birebir örtüşüyor.

Medina Alzahira
Medina Alzahira, Córdoba’nın doğu ucundaki olası konumu (batıda Medina Azahara).
Fotoğraf: A. Monterroso / Córdoba Üniversitesi

Bazı yapılarda genel doğrultunun kırılarak güneydoğuya yönelmesi ise, kentin araziye bilinçli biçimde uyarlandığını düşündürüyor. Araştırmacıya göre bu ayrıntı, Alzahira’nın geçici bir yerleşim değil, baştan sona planlanmış bir idari başkent olduğunu gösteren önemli bir ipucu.

Siyasi güçle örtüşen bir arazi geçmişi

Önerilen alanın tarihsel kullanımı da dikkat çekici. Bölge, 15. yüzyıldan itibaren doğrudan kraliyet topraklarıyla ilişkilendiriliyor; II. Felipe döneminde Kraliyet Haraları’na ev sahipliği yapıyor. Córdoba sınırları içinde, Medina Azahara çevresiyle birlikte belgelenmiş yalnızca iki “Kraliyet Dehesası”ndan biri olması, alanın yüzyıllar boyunca iktidar çevreleriyle bağlantısını koruduğunu ortaya koyuyor.

Bu durum, araştırmada yazılı kaynaklar ve tarihsel gelenekle birlikte değerlendiriliyor; LiDAR verileri, metinlere dayalı yorumları ilk kez ölçülebilir bir zeminle buluşturuyor.

Yıkımla silinen bir başkent

Medina Alzahira, 979–987 yılları arasında, fiili iktidarı eline alan Almanzor tarafından inşa ettirildi. Halife Hişam II adına devleti yöneten Almanzor, Medina Azahara’yı terk ederek kendi sarayını, idaresini ve ordusunu barındıracak yeni bir başkent kurdu.

Ancak yükselişi kadar çöküşü de sert oldu. Almanzor’un 1002’deki ölümünün ardından şehir, 1009 yılında Córdoba halkı tarafından sistematik biçimde yağmalandı ve yok edildi. Amaç açıktı: Âmirî hanedanının izlerini tamamen silmek.

Yıkım o denli kapsamlıydı ki, kentin yeri zamanla kolektif hafızadan da silindi. 19. ve 20. yüzyıllarda San Bartolomé Şapeli, Santiago Mahallesi ve Moroquil gibi bölgeler yanlış biçimde Alzahira ile ilişkilendirildi. Bu görüşler daha sonra arkeolojik ve mimari çalışmalarla geçerliliğini yitirdi.

Medina Azahara’daki bazilika planlı yapı. Fotoğraf: Sombradeparra / Kamu malı / Wikimedia Commons

Metinden araziye uzanan bir hipotez

İspanyol mimarlık tarihçisi Leopoldo Torres Balbás, Orta Çağ tarihçisi el-Makkarî’nin metinlerine dayanarak, Alzahira’nın Córdoba’nın doğusunda, Guadalquivir’in bir menderesi yakınında yer alması gerektiğini savunmuştu. Monterroso Checa’nın çalışması, bu görüşü sıfırdan icat etmek yerine, ilk kez fiziksel ve ölçülebilir verilerle destekliyor.

Araştırmaya göre LiDAR, tarihsel sezgiyi somut bir jeomorfolojik gerçekliğe dönüştüren bir hassasiyet aracı işlevi görüyor.

Sırada yerinde doğrulama var

Elbette nihai doğrulama için saha çalışmaları gerekiyor. Çalışma, Cabezos de las Pendolillas’ta yüksek çözünürlüklü jeofizik taramaların bir sonraki adım olması gerektiğini vurguluyor. Bu taramalar, hava lazerlerinin işaret ettiği yapıları yer altında ayrıntılı biçimde haritalayabilir.

Eğer bulgular doğrulanırsa, Endülüs tarihinin en güçlü ama en kısa ömürlü siyasi sembollerinden biri, bin yılı aşkın bir aradan sonra yeniden gün yüzüne çıkabilir. Kağıt üzerinde kalan bir şehir, ilk kez toprağın kendisi tarafından işaret ediliyor.

Banner
Related Articles

İsveç’in 7000 yaşındaki “kadın şamanı” nasıl canlandırıldı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

1980’lerin başında Trelleborg yakınlarındaki Skateholm arkeolojik alanında Mezar XXII’nin kazımı sırasında bulunan “kadın şamanı” canlandırıldı. Mezar XXII alanın kazımında MÖ...

Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde Elamit figürün parçaları bulundu

9 Mayıs 2023

9 Mayıs 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde kilden yapılmış Elamit figürün parçaları bulundu. Elam İmparatorluğunun...

Gordion Antik Kenti’nde Frigya Kraliyet Mezarına Ulaşıldı

5 Haziran 2025

5 Haziran 2025

Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan Gordion Antik Kenti’nde, Frigya Krallığı’na ait olduğu düşünülen ahşap bir mezar odası ortaya çıkarıldı. Kültür...

İki Kültür Varlığımız Daha UNESCO Dünya Miras Geçici Listesinde

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Kültür Bakanlığı’nın ülkemizin önemli tarihi yerlerini UNESCO’nun miras listesine aldırma gayretleri meyvelerini vermeye devam ediyor. Kültür Bakanlığı’nın UNESCO nezdinde yaptığı...

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Arkeologlar Tunus kıyılarında biri 2.000 yıllık üç gemi enkazı keşfettiler

12 Haziran 2023

12 Haziran 2023

Akdeniz’e kıyısı olan Tunus, Hırvatistan, Mısır, Fransa, İtalya, Fas, İspanya ve Cezayir olmak üzere sekiz ülkenin arkeologlarından oluşan bir ekip,...

Tüy kökenlerinin gizemi: Kabarık pterozorlar tartışmayı nasıl yeniden alevlendirdi?

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Tüy deyince ilk akla gelen hayvanlar kuşlardır. Bilinen en eski kuş olan Archæopteryx’in fosilleri yaklaşık 160 yıl önce ilk kez...

Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor

7 Mart 2023

7 Mart 2023

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim...

Esna Tapınağı’nın tavanında canlı renklerde 46 kartal ortaya çıktı

16 Mayıs 2022

16 Mayıs 2022

Mısır’da Luksor’un 35 mil güneyinde, Nil’in batı kıyısında bulunan Esna Tapınağı’nda Alman/Mısır uzmanlarının yaptıkları restorasyon çalışmaları sırasında tapınak kompleksinin bir...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Bulgaristan’daki kazılar sırasında 2. yüzyıldan kalma yazıtlı mermer bir levha keşfedildi

23 Ekim 2023

23 Ekim 2023

Arkeologlar, Bulgaristan’ın Plovdiv eyaletinde küçük bir tatil beldesi olan Hisarya’da Roma Hamamları’nda eski bir Yunanca yazıt taşıyan 1.900 yıllık bir...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]