6 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın Bilinen En Eski Tek Yumurta İkizlerini Barındıran 31.000 Yıllık Mezar Bulundu

Avusturya’daki eski bir mezar, kaydedilen en eski ikiz mezarını temsil ediyor. 31.000 yıllık mezar, Eski Taş Devri olarak da bilinen Üst Paleolitik’e (40.000 ila 10.000 yıl arası bir dönem) tarihleniyor. Her iki bebeğin analizlerine göre, bebeklerden biri doğumdan kısa bir süre sonra ölürken ikiz kardeşi yaklaşık 50 gün ya da 7 haftadan biraz fazla yaşadığı düşünülmekte.

 

6 Kasım’da Communications Biology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 3 aylık üçüncü bir bebek, yaklaşık 1,5 metre uzakta bir yere gömülmüş ve muhtemelen kuzenleri olduğu düşünülmektedir. Araştırmacılar, ikizlerin oval biçimli mezarını 2005 yılında Krems şehir merkezinin Tuna Nehri kıyısındaki Krems-Wachtberg arkeolojik alanında buldular. İkiz bebeklerin kalıntıları aşı boyasıyla kaplıydı. Araştırmacılar, çift mezarda ayrıca bir zamanlar bir kolyeye işlenmiş mamut fildişinden yapılmış 53 boncuk ve muhtemelen kolye olan delikli bir tilki kesici ve üç delikli bir alet daha buldu.

 

Araştırmacılar, diğer bebeğin mezarında da toprak boyasının yanı sıra 8 santimetre bir mamut-fildişi iğnesi bulunduğunu ve bu iğnenin gömülme sırasında bir deri giysiyi birbirine tutturulduğunu ilettiler. Bulgu, keşfinden kısa bir süre sonra manşetlere taşındı ve hatta araştırmacılar, 2013 yılında Viyana Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenen ikizlerin cenazesinin bir kopyasını bile yarattılar. Ancak, bilim adamlarının hala eski mezar hakkında öğrenecek çok şeyi vardı. Bu nedenle yeni projede, disiplinler arası bir araştırmacı grubu, bu üç bebek arasındaki ilişkiyi deşifre etmek ve cinsiyetlerini ve ölümdeki yaşlarını belirlemek için bir araya geldi.

Araştırmacılar, buluntunun arkeolojik kayıtlarda ikizleri doğrulamak için antik DNA’yı kullanan ilk kayıt olduğunu söyledi ve sadece herhangi bir ikiz değil, aynı ikizler olduğunu değindiler. Viyana Üniversitesi Evrimsel Biyoloji Bölümü’nde doçent olan kıdemli araştırmacı Ron Pinhasi, bu çalışmanın “ikiz doğumun en erken kanıtı” olduğunu söyledi. Araştırmacılar Üst Paleolitik dönemde ikiz doğumlarının ne kadar yaygın olduğunu bilmiyorlar ancak bugün, ikizler 85 doğumdan birinde meydana gelirken, yaklaşık 250 doğumdan birinde tek yumurta ikizleri doğuyor.

 

Viyana Doğa Tarihi Müzesi’nde biyolog olan çalışma baş araştırmacısı Maria Teschler-Nicola, “Paleolitik dönemden çok sayıda gömüyü keşfetmek başlı başına bir uzmanlık alanıdır.” dedi. ” Genom analizi için kırılgan çocuğun iskelet kalıntılarından yeterli ve yüksek kaliteli eski DNA’nın çıkarılabilmesi, tüm beklentilerimizi aştı.” dedi.

 

Araştırmacılar, üçüncü bebeğin genetik bir analizini yakaladı üçüncü dereceden bir erkek akraba, muhtemelen kuzeni olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bebeklerin hangi yaşta öldüğünü belirlemek için her bebeğin en üstteki ikinci kesici dişine baktı. Teschler-Nicola, ekibin doğumdan sonra oluşan diş minesini doğumdan sonra oluşan diş minesinden ayıran koyu bir çizgi olan “yeni doğan çizgisine” özel önem verdiğini söyledi. Bu yeni doğan soyları ve bebeklerin iskelet gelişimi, ikizlerin ya tam ya da neredeyse tam vadeli bebekler olduğunu gösteriyordu. Görünüşe göre bebeklerin avcı-toplayıcı grubu ilk ikizi gömdü, sonra kardeşini gömdüklerinde mezarı yeniden açtı.

Araştırmacılar, bu bulgunun, daha önce Paleolitik bir cenaze töreninde belgelenmemiş olan bir mezarı yeniden gömme amacıyla yeniden açmanın kültürel-tarihsel uygulamasını doğruladığını söyledi. Ekip ayrıca diş minesindeki karbon, nitrojen ve baryum izotopları dahil kimyasal elementleri analiz ederek ikizlerin her birinin emzirildiğini ortaya çıkardı. İkizlerin kuzeni üç ay yaşamış olsa da dişlerindeki “stres çizgileri”, annesinin meme iltihabı olarak bilinen ağrılı bir enfeksiyonu olduğu için veya belki doğumdan sağ çıkamadığı için beslenme güçlükleri yaşadığını gösteriyor.

 

Bu bebeklerin neden öldüğü tam olarak bilinmiyor, ancak bu ikizlerin ve kuzenlerinin ölümleri, çok uzun zaman önce kamp kuran ve bebeklerini Tuna Nehri kıyısında gömen bu Paleolitik avcı-toplayıcı grup için muhtemelen acı verici olaylardı. Teschler-Nicola Live Science’a verdiği demeçte, “Bebekler grup için açıkça özel bir öneme sahipti ve son derece saygın ve saygı görüyordu” dedi. Olağanüstü cenaze törenleri “bebeklerin ölümünün toplum ve hayatta kalmaları için büyük bir kayıp olduğunu” ima ediyor gibi görünüyor

 

https://www.livescience.com/oldest-twin-burial-on-record.html Sitesinden çevrilmiştir

Banner
Related Articles

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Yeni araştırma Mezopotamya’da güveç yemekleri yendiğini gösteriyor

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Mezopotamya… İki nehrin arasında medeniyetin yeşerdiği topraklar… İlk kentsel oluşumlarının görüldüğü bu topraklarda arkeologlar gerçekleştirdikleri kazılarla günümüz yaşantısının ilklerini bulmaya...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

Orta Çağ’da milyonlarca insanın ölümüne neden olan kara veba Orta Asya’dan yayılmış olabilir

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Covid-19 pandemisi yaklaşık 2 yıl boyunca Dünya’yı kapattı. Az da olsa etkisini hala devam ettiren Covid-19 salgını tarih boyunca Dünya’da...

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde “İnanç ve Sanat” Sergisi Ziyaretçileri Bekliyor

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Türk ve İslam Eserleri Müzesi 16 Nisan 2021 tarihinde başlayıp Temmuz ayına kadar sürecek “İnanç ve Sanat” sergisine ev sahipliği...

İthaka’da Odysseus’a Adanmış Kült Alanı Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2025

16 Haziran 2025

Yunanistan’ın İthaka adasında sürdürülen arkeolojik kazılarda, antik dönemin efsanevi kahramanı Odysseus’a adanmış kutsal bir kült alanı gün yüzüne çıkarıldı. Agios...

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor....

Arkeologlar Tikal’de Teotihuacan Mimarisine Benzeyen Yeni Bir Piramit Keşfetti

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Araştırmacılar, Guatemala’daki Tikal’de yeni bir piramit kompleksi keşfettiler. Guatemala’nın Petén bölgesindeki El Mirador’un yaklaşık 65 km güneyinde, Maya uygarlığının önemli bir bölgesi olan...

Antik Yunan’da düzenlenen partiler “Kaos, anarşi, seks ve aşırı içki” içeriyordu

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Bilim insanlarına göre Antik Yunan felsefeyi ve demokrasinin gelişmesini sağladı. Kurdukları şehir devletleri modern devlet ve toplum anlayışının temellerini oluşturdu....

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

24 Ocak 2021

24 Ocak 2021

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

İran’da 3.000 Yıllık Kurşunsuz Göz Kalemi Formülü Keşfedildi: Demir Çağı’ndan Kozmetik Devrimi

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

İran’ın kuzeybatısında yapılan arkeolojik kazılarda, kurşun içermeyen ve tamamen doğal minerallerle hazırlanmış 3.000 yıllık göz kalemi formülü bulundu. Bu keşif,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]