21 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın Bilinen En Eski Tek Yumurta İkizlerini Barındıran 31.000 Yıllık Mezar Bulundu

Avusturya’daki eski bir mezar, kaydedilen en eski ikiz mezarını temsil ediyor. 31.000 yıllık mezar, Eski Taş Devri olarak da bilinen Üst Paleolitik’e (40.000 ila 10.000 yıl arası bir dönem) tarihleniyor. Her iki bebeğin analizlerine göre, bebeklerden biri doğumdan kısa bir süre sonra ölürken ikiz kardeşi yaklaşık 50 gün ya da 7 haftadan biraz fazla yaşadığı düşünülmekte.

 

6 Kasım’da Communications Biology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 3 aylık üçüncü bir bebek, yaklaşık 1,5 metre uzakta bir yere gömülmüş ve muhtemelen kuzenleri olduğu düşünülmektedir. Araştırmacılar, ikizlerin oval biçimli mezarını 2005 yılında Krems şehir merkezinin Tuna Nehri kıyısındaki Krems-Wachtberg arkeolojik alanında buldular. İkiz bebeklerin kalıntıları aşı boyasıyla kaplıydı. Araştırmacılar, çift mezarda ayrıca bir zamanlar bir kolyeye işlenmiş mamut fildişinden yapılmış 53 boncuk ve muhtemelen kolye olan delikli bir tilki kesici ve üç delikli bir alet daha buldu.

 

Araştırmacılar, diğer bebeğin mezarında da toprak boyasının yanı sıra 8 santimetre bir mamut-fildişi iğnesi bulunduğunu ve bu iğnenin gömülme sırasında bir deri giysiyi birbirine tutturulduğunu ilettiler. Bulgu, keşfinden kısa bir süre sonra manşetlere taşındı ve hatta araştırmacılar, 2013 yılında Viyana Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenen ikizlerin cenazesinin bir kopyasını bile yarattılar. Ancak, bilim adamlarının hala eski mezar hakkında öğrenecek çok şeyi vardı. Bu nedenle yeni projede, disiplinler arası bir araştırmacı grubu, bu üç bebek arasındaki ilişkiyi deşifre etmek ve cinsiyetlerini ve ölümdeki yaşlarını belirlemek için bir araya geldi.

Araştırmacılar, buluntunun arkeolojik kayıtlarda ikizleri doğrulamak için antik DNA’yı kullanan ilk kayıt olduğunu söyledi ve sadece herhangi bir ikiz değil, aynı ikizler olduğunu değindiler. Viyana Üniversitesi Evrimsel Biyoloji Bölümü’nde doçent olan kıdemli araştırmacı Ron Pinhasi, bu çalışmanın “ikiz doğumun en erken kanıtı” olduğunu söyledi. Araştırmacılar Üst Paleolitik dönemde ikiz doğumlarının ne kadar yaygın olduğunu bilmiyorlar ancak bugün, ikizler 85 doğumdan birinde meydana gelirken, yaklaşık 250 doğumdan birinde tek yumurta ikizleri doğuyor.

 

Viyana Doğa Tarihi Müzesi’nde biyolog olan çalışma baş araştırmacısı Maria Teschler-Nicola, “Paleolitik dönemden çok sayıda gömüyü keşfetmek başlı başına bir uzmanlık alanıdır.” dedi. ” Genom analizi için kırılgan çocuğun iskelet kalıntılarından yeterli ve yüksek kaliteli eski DNA’nın çıkarılabilmesi, tüm beklentilerimizi aştı.” dedi.

 

Araştırmacılar, üçüncü bebeğin genetik bir analizini yakaladı üçüncü dereceden bir erkek akraba, muhtemelen kuzeni olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bebeklerin hangi yaşta öldüğünü belirlemek için her bebeğin en üstteki ikinci kesici dişine baktı. Teschler-Nicola, ekibin doğumdan sonra oluşan diş minesini doğumdan sonra oluşan diş minesinden ayıran koyu bir çizgi olan “yeni doğan çizgisine” özel önem verdiğini söyledi. Bu yeni doğan soyları ve bebeklerin iskelet gelişimi, ikizlerin ya tam ya da neredeyse tam vadeli bebekler olduğunu gösteriyordu. Görünüşe göre bebeklerin avcı-toplayıcı grubu ilk ikizi gömdü, sonra kardeşini gömdüklerinde mezarı yeniden açtı.

Araştırmacılar, bu bulgunun, daha önce Paleolitik bir cenaze töreninde belgelenmemiş olan bir mezarı yeniden gömme amacıyla yeniden açmanın kültürel-tarihsel uygulamasını doğruladığını söyledi. Ekip ayrıca diş minesindeki karbon, nitrojen ve baryum izotopları dahil kimyasal elementleri analiz ederek ikizlerin her birinin emzirildiğini ortaya çıkardı. İkizlerin kuzeni üç ay yaşamış olsa da dişlerindeki “stres çizgileri”, annesinin meme iltihabı olarak bilinen ağrılı bir enfeksiyonu olduğu için veya belki doğumdan sağ çıkamadığı için beslenme güçlükleri yaşadığını gösteriyor.

 

Bu bebeklerin neden öldüğü tam olarak bilinmiyor, ancak bu ikizlerin ve kuzenlerinin ölümleri, çok uzun zaman önce kamp kuran ve bebeklerini Tuna Nehri kıyısında gömen bu Paleolitik avcı-toplayıcı grup için muhtemelen acı verici olaylardı. Teschler-Nicola Live Science’a verdiği demeçte, “Bebekler grup için açıkça özel bir öneme sahipti ve son derece saygın ve saygı görüyordu” dedi. Olağanüstü cenaze törenleri “bebeklerin ölümünün toplum ve hayatta kalmaları için büyük bir kayıp olduğunu” ima ediyor gibi görünüyor

 

https://www.livescience.com/oldest-twin-burial-on-record.html Sitesinden çevrilmiştir

Banner
Benzer Yazılar

Çivi yazılı iki kil tablet kayıp Kenan dilinin çözülmesini sağladı

5 Şubat 2023

5 Şubat 2023

Eski Babil çivi yazısıyla Akad dilinin Eski Babil lehçesi ile yazılmış iki kil tableti inceleyen araştırmacılar kayıp Kenan dilinin çözümünü...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Dünyanın En Eski Mumyaları Güneydoğu Asya’da Bulundu: 12.000 Yıl Öncesine Tarihleniyor

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Bilim insanları, dünyanın en eski bilinçli mumyalarının 12.000 yıl önce Güney Çin ve Güneydoğu Asya’da ortaya çıktığını gösteren bulgular keşfetti....

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu. 1800 yıllık mil taşının, uzun...

2.000 Yıllık Hurma Çekirdekleri Ağaç Oldu

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

İsrail hurması çekirdekleri 2.000 yıl sonra yeniden ağaç oldular. Bilim insanları, İsrail çölünden çıkarılan birkaç düzine 2.000 yıllık hurma çekirdeklerinden...

Tell El-Amarna nekropolünde 3500 yıllık altın mücevher koleksiyonu keşfedildi

14 Aralık 2022

14 Aralık 2022

MÖ 1346 yılında firavun Amenhotep IV (Akhenaten olarak da bilinir) tarafından başkent olarak inşa edilen Tell El-Amarna kentinin nekropolünde 3500...

Umman’da Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Umman’ın Maskat vilayetinde yürütülen yüzey araştırmalarında 3 bin yıllık Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi. Keşif, Sultan Qaboos Üniversitesi Sanat ve Sosyal...

Arkeologlar, Nimrud’daki Asur Ninurta Tapınağı’nın içinde dikkat çekici şekilde korunmuş tapınaklar keşfettiler

1 Ocak 2025

1 Ocak 2025

Penn Müzesi’nin Iraklı arkeologlarla işbirliği yaparak yürüttüğü Nimrud’daki son arkeolojik çalışma, Irak’ın kuzeyindeki Nimrud antik kentinde yaklaşık 2.600 yıl önce...

Blaundos Antik Kenti’nde Tanrıça Demeter’in sunak alanı bulundu

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Uşak’ın Ulubey ilçesinde yer alan Blaundos Antik Kenti kazı çalışmalarında Bereket Tanrıçası Demeter’in sunak alanı ortaya çıkarıldı. Uşak Üniversitesi Arkeoloji...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

Tanrı Mars’ın Gravürü Romalılara mı Yoksa Britonlara mı Ait?

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

İngiltere’nin, Colchester şehrinde bulunan Roma dönemine ait mücevherden yapılmış yüzük mührün düşünülen tarihten çok daha eski olduğu ortaya çıktı. Üzerinde...

Galler’de nadir, erken bir Orta Çağ mezarlığı ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Arkeologlar, 6. veya 7. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen erken Orta Çağ mezarlığı buldular. Mezarlarda iyi korunmuş halde çıkarılan iskeletlerin...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]