16 April 2024 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat hikayesini barındırdığını duymak oldukça şaşırtıcı…

5. 700 yıldan beri iyi bir şekilde korunmuş bir sakız parçası, Taş Devri Danimarkalı bir kadının genetik bilgilerini bizlere ulaştırdı. Sakız, türümüzün evrimine yeni bir ışık tutmuş oldu.

Sakızın içinden koyu tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü bir kadın çıktı

Çamuruyla bilinen bir adada bulunan Paleolitik sakız mükemmel bir şekilde korunduğu görüldü. Bilim insanları,  sakızı kullanan bireyin cildini, saçını ve göz rengini, patojenik profilini, diş sağlığını, yeme kültürünü ve daha fazlasını içindeki DNA‘dan belirleyebilmiştir.

M. Ö. 3.700 yılında, koyu tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü bir kadın, Danimarka’da Lolland adasında Syltholm adlı bir yerde yaşıyordu ve tükürmeden önce 1 santimetre uzunluğundaki huş ağacını çiğniyordu. Tükürdüğü huş ağacı sakızı, bilim insanları onu bir şekilde tanımlamayı, korumayı ve incelemeyi başarıncaya kadar bin yıl boyunca çamurla kaplandı.

Araştırmacılar, sahada tüm genomunun yanı sıra ağzında yaşayan diğer türlerin genomunu da toplayabildiler. Kadın, laktoza tahammülsüzdü, yabani yiyecekleri tarımsal tahıl temellerine tercih ediyor gibiydi ve bugün çoğumuzun sahip olduğu viral bir enfeksiyonu taşıyordu.

“Kemikten başka herhangi bir şeyden eksiksiz bir antik insan genomu elde etmek inanılmaz” diyen araştırmayı yöneten Kopenhag Üniversitesi Globe Enstitüsünden Doçent Hannes Schroeder,  “Dahası, DNA’yı oral mikroplardan ve birkaç önemli insan patojeninden de aldık, bu da bunu, özellikle insan kalıntısının olmadığı dönemler için çok değerli bir antik DNA kaynağı haline getiriyor” dedi.

Lolanın illüstrasyonu Tom Björklund -Kopenhag Üniversitesi
Sakız içine DNA’sını bırakan Lolanın illüstrasyonu Tom Björklund -Kopenhag Üniversitesi

Zamanda bir pencere

Üzerinde sakız bulunan adanın isminden sonra “Lola” olarak adlandırılan bu kişinin koyu tenli olması, kuzey Avrupalıların uyarlanabilir açık teninin çok daha sonra evrimleştiğini düşündürüyor. Bir dizi nedenden ötürü, huş ağacı kabuğunu aşağıya çevirerek yapılan sakızı çiğniyor olabilirdi.

Antiseptik özelliklerinden dolayı Danimarkalı kadın sakızı diş ağrısını hafifletmek için çiğniyordu yada bugün çoğumuzu sakız çiğnemeye götüren monoton kemirmenin tadı için kullanıyordu.

Sakızın içinde günümüz insanlarında da bulunan % 90 enfekte Epstein-Barr virüsü, viral DNA. Muhtemelen Lola’nın en son yediği yemek olan yeşilbaş ördek ve fındığın DNA’sı bulundu.

Syltholm’daki kazılara katılan Theis Jensen, “Syltholm tamamen benzersizdir. Neredeyse her şey çamurda mühürlendi, bu da organik kalıntıların korunmasının kesinlikle olağanüstü olduğu anlamına geliyor. Danimarka’daki en büyük Taş Devri bölgesi ve arkeolojik buluntular, bölgeyi işgal eden insanların vahşi kaynakları, tarım ve evcil hayvanların güney İskandinavya’ya ilk kez tanıtıldığı dönem olan Neolitik Çağ’a kadar yoğun bir şekilde kullandığını gösteriyor” dedi.

Makalede yer alan görseller Tom Björklund / Kopenhag Üniversitesi

Banner
Benzer Yazılar

Tell El-Amarna nekropolünde 3500 yıllık altın mücevher koleksiyonu keşfedildi

14 Aralık 2022

14 Aralık 2022

MÖ 1346 yılında firavun Amenhotep IV (Akhenaten olarak da bilinir) tarafından başkent olarak inşa edilen Tell El-Amarna kentinin nekropolünde 3500...

Porsuk Höyük kazılarında yeni surlar ortaya çıkarıldı

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Yerleşim kalıntı izlerinin Neolitik çağla görüldüğü ve önemli bir Hitit yerleşim yeri olan Porsuk Höyük kazılarında demir çağına ait surlar...

Eşyalara Duygusal Bağ Kurma 2.000 Yıl Öncede Görülüyor Olabilir!

22 Haziran 2021

22 Haziran 2021

Hepimizin mutlaka kullandığımız ve sonrasında herhangi bir nedenle atmaya kıyamadığımız duygusal bağ kurduğumuz eşyalarımız olmuştur. Eşyalarla kurduğumuz duygusal bağın sadece...

Ihlara Vadisi “Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi

17 Mart 2022

17 Mart 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarının en önemli merkezlerinden biri olan ve irili ufaklı ilk kiliselere ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi için “Kontrollü...

Man Adası’nda Viking Hazinesi Bulundu

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Man Adası’nda emekli bir polis memuru en az 1000 yıllık Viking takıları buldu. Keşif, Kath Giles tarafından bir metal dedektörü...

Güney Hindistan’daki Antik Mezar Yatağında Katlanmış Altın Diadem Keşfedildi

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Hindistan Arkeolojik Yüzey Araştırması Başkan Yardımcısı Yathees Kumar liderliğindeki arkeologlar, güney Hindistan’daki Adichanallur arkeolojik alanındaki bir mezar yatağında katlanmış altın...

Caligula’nın Ünlü Zevk Bahçesi

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

12 Sezar’ın dördüncüsü olan Caligula (31 Ağustos 12- 24 Ocak 41) – resmi adı- Gaius Julius Caesar Germanicus – Julio-Claudian...

Neolitik Çağ’da kazın evcilleştirilmesine dair kanıtlar bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

Yangtze Nehri vadisinde bulunan kaz kemikleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kazlar 7000 yıl kadar önce Çin’de evcilleştirilmiş olabilir. Tavukların...

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisi denize inmeye hazır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisinin inşası tamamlandı. Modern teknolojiler ile donatılmış su altı arkeoloji gemisi denize indirilmek...

Uşaklı Höyük’te ortaya çıkarılan dairesel yapı kutsal Hitit kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Uşaklı Höyük kazılarında ortaya çıkarılan dairesel yapı kayıp Hitit kutsal kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir. Bu savı geçtiğimiz kazı sezonlarında...

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

Mısır’ın Berenike antik kentinde keşfedilen Buda heykeli

30 Nisan 2023

30 Nisan 2023

Kızıldeniz’in batı kıyısındaki eski Mısır limanı Berenike Troglodytica’da kazı yapan arkeologlar, MS 2. yüzyıldan kalma ilginç bir Buda heykeli ortaya...

Roma İmparatorluğunun zümrüt madenleri göçebelerin eline geçmiş olabilir

7 Mart 2022

7 Mart 2022

Universitat Autònoma de Barcelona ve Varşova Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan yeni araştırma, Roma İmparatorluğu zümrüt madenlerinin 4. yüzyılda göçebelerin eline...

Binlerce yıllık diş taşı Paleolitik insanın Paleo diyeti yapmadığını gösteriyor

27 Ekim 2022

27 Ekim 2022

Paleolitik Dönem araştırmalarında elde edilen verilere bakıldığında insanların tek yönlü beslenmeyi seçtiği görülür. Özellikle, mağaralarda ele geçen kemik ve taştan...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]