12 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri inceleyen İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkan Konyar, “bulunan alanın Urartu Baş Tanrısı Haldi’ye adanmış kült bir tapınak kompleksi gibi göründüğünü” söyledi.

İndepentedturkish.com’dan Cihat Arpacık’ın özel haberine göre, bölgede yerin 5 metre altına kadar kazılarını devam ettiren defineciler duvarlarında freskler bulunan bir yapıya ulaştı.

Burayı bir kilise zanneden defineci grup durumu Van Müze Müdürlüğü’ne bildirdi.

Garibin Tepe’deki keşifte bir de video çekimi yapıldı. Ancak konunun uzmanları burada bir kilise yerine çok daha önemli bir keşif yapılmış olabileceğini düşünüyor.

Urartu, eski Anadolu ve eski Mezopotamya tarihi dersleri veren Doç. Dr. Erkan Konyar, Van’daki birçok arkeolojik kazının başkanlığını da yaptı.

Görüntüleri işin uzmanına sorduk: Dünyada da ses getirecek

Independent Türkçe, Garibin Tepe’de bulunan yapıda çekilen görüntüleri şimdiye kadar Urartularla ilgili dikkat çeken akademik çalışmalar yürüten Konyar’a izleterek bir yorum yapmasını istedi.

Görüntülere göre buranın M.Ö 7. yıllara ait bir Urartu tapınağı olduğunu belirten Konyar, bu bölgenin yakınlarında Urartu Kralı 2. Rusa’nın bir kalesi olduğunu ve bulunan yapının da o kaleyle ilişkili olabileceğini ifade etti.

Konyar, bulunan alanın Urartu Baş Tanrısı Haldi’ye adanmış kült bir tapınak kompleksi gibi göründüğünü söyledi.

İlk defa orijinal haliyle ve hiç dokunulmamış bir Urartu tapınağıyla karşılaşıldığına değinen Konyar, “Belki de bu yapı sayesinde ilk defa bir Urartu tapınağının nasıl olduğunu anlayabileceğiz” dedi.

Görüntülere göre yapının özgün haliyle bulunduğunu aktaran Konyar, “Duvar resimlerinin hala ayakta olduğunu anlayabiliyoruz. İçeri giren biri buranın 2 bin 700 yıl önceki halini görebiliyor. Bu çok etkileyici. Videodan anladığım kadarıyla bu büyük bir yapı. Duvar resimlerindeki motifler din unsurunu belirginleştiriyor. Aynı zamanda insan motifi de var. Tabii burayı definecilerin bulmuş olması manidar. Arkeologlar ve müze umarım el atar ve burayı kurtarır. Urartu’yu anlama noktasında önemli bir destinasyon oluşturacak. Bence dünyada ses getirecektir” diye konuştu.

“Definecilerin buradan ne kadar malzeme götürdükleri önemli” diyen Konyar, Urartu tapınaklarının buluntular noktasında çok zengin olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Erkan Konyar, bulunan alanın Urartu Bal Tanrısı Haldi'ye adanmış kült bir tapınak kompleksi gibi göründüğünü söyledi.
Doç. Dr. Erkan Konyar, bulunan alanın Urartu Baş Tanrısı Haldi’ye adanmış kült bir tapınak kompleksi gibi göründüğünü söyledi.

Orada Tanrı Haldi’ye adanmış kalkanlar, miğferler, silahlar olmasının muhtemel olduğunu vurgulayan Konyar, Urartu çalışmalarında çok beklenmedik, etkileyici şeyler çıkabildiğini ve onlara bir şey olmadığını umduğunu söyleyerek, “Defineciler genelde tahrip edildikten sonra ilgili kurumlara haber veriyor ve böylece kendilerini legalize ediyorlar” ifadelerini kullandı.

“30 yıldır kazı yapıyorum, ilk defa böyle bir buluntu grubuyla karşılaşıyorum”

“Burası muhteşem bir buluş. Alan, gösterdiğiniz videolarda çok etkileyici ve görkemli görünüyor” diyen Urartu uzmanı Doç. Dr. Erkan Konyar, şunları kaydetti:

“30 yıldır kazı yapıyorum ama ilk defa böyle bir buluntu grubuyla karşılaşıyorum. Bu tür alanlar oldukça hassas oluyor. Muhtemelen buraya alttan açılmış bir tünel marifetiyle girildi. Ne kadar uzman bir ekip de olsanız burayı kazdığınızda tahribat kaçınılmaz. Burada Urartu’nun en güzel duvar resimler var. Daha önce hiçbir Urartu merkezinde görülmeyen duvar resimleri ‘ünik’ olarak duruyor. Buradaki çalışmalar uygun şartlar ve teknoloji yakalandıktan sonra başlamalı. Daha önceki birçok örnekte muhteşem buluntuların tahrip olduğunu gördük. Ayanis Kalesi’ndeki kazılarda bu tahribat yaşandı. Kocaman alanlar doğa şartları nedeniyle tahrip oldu. Bu tür alanların doldurularak kazılmadan bırakılması belki daha doğru olacaktır. Fresko çok hassas bir buluntu grubu ve çalışma ciddi uzmanlık gerektiriyor. Tahmin edilemez zararlara neden olabilir. Bu alanın müze denetiminde doldurulup güvenlik önlemlerinin de alınarak korunması daha uygun olabilir.”

Banner
Related Articles

Araştırmacılar Japonya’da 3000 yıllık Köpekbalığı Saldırısı Kurbanı Buldu

24 Haziran 2021

24 Haziran 2021

Gazeteler düzenli olarak korkunç köpekbalığı saldırılarının hikayelerini yayınlar ve çoğu insan bu saldırı haberlerine aşinadır. Ancak bugün yayınlanan bir makalede,...

Copán’da Bulunan Antik İskeletler, Maya Uygarlığının Çöküşüne Işık Tutuyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Honduras’taki Copán antik kentinde yapılan yeni arkeogenetik araştırmalar, Maya uygarlığının nasıl çöktüğüne dair önemli...

İskit Altınları Ukrayna’ya geri dönüyor

15 Kasım 2021

15 Kasım 2021

İskit Altınları, “Kırım: Karadeniz’in Altın ve Gizemleri” adlı sergi ile, 2014 yazında Amsterdam’daki Allard Pearson Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılmıştı. Ancak,...

Çanakkale Müzesi 1911 yılında 10 bin kuruş ödenekle kurulmuş

5 Ocak 2022

5 Ocak 2022

Osmanlı Devleti müzecilik tarihi denilince akla Osman Hamdi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gelir. Osman Hamdi Bey’in özverili çalışmalarının bir...

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

3 Ekim 2021

3 Ekim 2021

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır. Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek...

Prof. Dr. Mehmet Ölmez, İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen taş üzerindeki yazıtı değerlendirdi

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Moğolistan’da II. Göktürk Kağanlığı’nın kurucusu İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen dikili taş üzerinde Eski Türkçe ve Soğdça yazıt bulunduğu Türk...

Yeni Araştırma Sonucu;11.000 Yıllık LSU Kampüs Höyükleri, Kuzey Amerika’da Bilinen En Eski İnsan Yapımı Yapılardır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Amerikan Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmada, Louisiana Eyalet Üniversitesi (LSU) kampüsündeki altı metrelik (20 fit) yüksekliğindeki iki höyük, Kuzey Amerika’da...

Arkeologlar, Maya sıvasını dayanıklı kılan gizli bileşeni keşfettiler

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Maya duvar ustaları, birçoğu bugün hala ayakta duran görkemli yapıları inşa etmek için kullandıkları sıvaları bilinmeyen bir formülle yapıyorlardı. Granada...

8 bin yıllık Tavşanlı Höyük fotoğraf sergisi ile tanıtılıyor

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kütahya’nın kalbi olarak bilinen 8 bin yıllık Tavşanlı Höyük, Tavşanlı Belediyesi’nin düzenlediği fotoğraf sergisi ile tanıtılıyor. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde yer...

Hocalı Soykırım Müzesi Kuruluyor

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

İnsanlığın ortak tarihin de acı bir sahnedir Azerbaycan Hocalı‘da yaşanan soykırım… Ermeni silahlı güçlerin 26 Kasım gecesinde masum savunmasız sivillere...

Gordion kazılarında heyecan veren keşif. Gordion adının geçtiği yazıt bulundu

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Frigler… Anadolu topraklarında iz bırakmış döneminin güçlü ve etkin kavimlerinden biri. Kral Midas ile tanınan Frigler hakkında bilgilerimizi çoğunlukla M....

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Uzmanlar daha önce bilinmeyen Vincent van Gogh otoportresini ortaya çıkardılar

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Edinburgh sanat tarihçisi tarafından yapılan araştırma sonucunda Hollandalı Post-Empresyonist ressam Vincent Willem van Gogh’a (Mart 1853 – 29 Temmuz 1890)...

Romanya’da bulunan 6 bin 500 yıllık mezar içinde 169 altın yüzük çıkarıldı

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Romanya’nın Crişana eyaletinin Bihor ilçesinde bulunan Biharia Komününün yakınında ortaya çıkarılan M. Ö. 4500 yılına ait bir kadına ait mezar...

Ayasofya’nın bakımsız kalan yeraltı yapıları temizlenerek ziyarete açılacak

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Dünyanın en harikulade eserleri arasında yer alan Ayasofya’nın, yeraltı tünelleri, tonozları, koridorları ve üç odalı yeraltı türbesinin temizlenerek ziyarete açılması...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]