22 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi.

Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen en eski ekmeği olabileceğini söylüyor.

Çatalhöyük’te insanlar çatı girişleri olan birbirine bitişik kerpiç evlerde yaşıyor ve sosyal bağlar kuruyorlardı.

Çatalhöyük’te “Mekan 66” olarak adlandırılan alanda bir fırın yapısı ortaya çıkarıldı.

Büyük ölçüde tahrip olmuş fırının etrafında buğday, arpa, bezelye tohumları bulundu.

Kazı Heyeti Başkanı Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, “Necmettin Erbakan Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde (BİTAM) yapılan analizlere göre süngerimsi kalıntı M.Ö. 6600 yıllarına ait fermente bir ekmektir” dedi.

2021 yılında keşfettiğimiz fırının köşesindeki küçük ve yuvarlak süngerimsi buluntunun dikkatli bir belgelemeyle ekmek olduğunun tespit edildiğini belirten Türkcan, şunları kaydetti: “Fırının köşesindeki küçük, yuvarlak süngerimsi buluntu, dikkatli bir şekilde belgelendikten sonra ekmek olarak anlaşıldı. Yapının ince bir kil ile örtülmüş olması, ekmeğin günümüze kadar korunmasını sağlamıştır. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) yapılan radyo karbon testleri, örneğimizin yaklaşık MÖ 6.600’e kadar tarihlenebileceğini gösterdi.”

Dünyanın en eski ekmeği

Fermente ekmeğin ilk örneklerine Mısır’da rastlandığını anlatan Türkcan, şu ifadeleri kullandı:

Fotoğraf: AA

“Çatalhöyük’teki bu buluntu dünyanın en eski ekmeği diyebiliriz. Bu organik kalıntının gözlem, analiz ve tarihlendirme çalışmaları göz önüne alındığında bu ekmeğin yaklaşık 8.600 yaşında olduğunu söyleyebiliriz. Bir somun ekmeğin küçültülmüş halidir. Ortasına parmak bastırılmış, fırınlanmamış ama mayalanmış ve içindeki nişastalarla birlikte günümüze kadar gelmiştir. Bugüne kadar böyle bir örnek yok. Çatalhöyük zaten birçok ilkin merkeziydi. Dünyanın ilk dokumaları, kazıldığı yıllarda Çatalhöyük’te olmuştur. Ahşap eserler de Çatalhöyük’teydi. Buna duvar boyaları ve resimler de eklendi. Konya ve Türkiye bu anlamda çok şanslı” dedi.

Fotoğraf: AA

Ekmeğin analizine katılan Gaziantep Üniversitesi Öğretim Görevlisi Salih Kavak, “Getirdiklerinde çok şaşırdım. Çünkü bu formda, ‘Hamur mu, ekmek mi, organik kalıntı olabilir mi?’ diye düşündüm. Çıplak gözle morfolojik bir tanı koydum, sonra hemen içeriğe mikroskop altında baktım. En heyecan verici şey, tahıl kalıntılarının olmasıdır. Arpa, buğday ve bezelye gibi bitkilerin öğütülmüş ve kırılmış parçalarının olması, ilk başta hemen düşündüğümüz ‘Bu ekmek mi? oldu”

Banner
Benzer Yazılar

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Seramik kap üretme yeteneği Avrupa’ya Sibirya ve Hazar Denizi bölgesi üzerinden geldi.

7 Ocak 2023

7 Ocak 2023

Yeni bir çalışma, seramik kap yapma bilgisinin Orta Doğu ve Uzak Doğu’dan değil Sibirya ve Hazar Denizi bölgesi üzerinden Avrupa’ya...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

Yeni Kanıtlar İnsanların Kuzey Amerika’ya İlk Geldiği Tarihi Değiştirebilir

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Araştırmacılar, tarımın kökenlerini araştırırken insanların Kuzey Amerika’ya ilk geldiği tarihi değiştirebilecek bir keşifte bulundular. Iowa Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmada elde...

35.000 yıl önce ölen Afrikalı adamın yüzü yeniden canlandırıldı

4 Nisan 2023

4 Nisan 2023

Kutsal Nil kıyısında elinde baltayla ölen Afrikalı bir adamın yüzü 35.000 yıl sonra yeniden canlandırıldı. 17 ila 29 yaşları arasında...

Zile Kalesi kazı çalışmaları başladı

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Tokat’ın Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi’nde kazı çalışmalarına başlandı. Kazılara Tokat Müzesi Müdürlüğü başkanlık edecek. Roma İmparatoru Jul...

Bahariya Vahasında Keşfedilen Eski Hristiyan Yerleşimi

14 Mart 2021

14 Mart 2021

Mısır son zamanlarda yeni keşiflerle sık sık gündem oluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en eski bira fabrikası ile gündem...

İskandinav Bölgesinde Bilinen En Eski Carvel Yapımı Gemi Batığı Bulundu

8 Mart 2025

8 Mart 2025

İsveç’in Stockholm kentindeki Museum of Wrecks (Vrak Batıklar Müzesi) nden deniz arkeologları, Baltık Denizi’nin derinliklerinde tarihe ışık tutan çığır açıcı...

Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kanıtlar bulundu

24 Aralık 2022

24 Aralık 2022

Arkeologlar, Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kalıntılara ulaştılar. İnsan kurban edilmiş olabileceğini gösteren iskelet kalıntıları, Danimarka’nın Zelanda...

Bom Jesus: Namibya Çölü’nde Bulunan En Eski ve En Değerli Gemi Batığı

20 Mart 2025

20 Mart 2025

Dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, 500 yıl önce batan Portekiz gemisi Bom Jesus (İyi İsa), Namibya çölünde bulundu ve altın...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Kral Tutankhamun’un Mumyalanmış Ereksiyon Halindeki Penisi Eski Dini Mücadeleyi Gösterebilir

15 Şubat 2022

15 Şubat 2022

Mısır kralı Tutankhamun, babası tarafından serbest bırakılan bir dini devrime karşı savaşmak için penisinin 90 derecelik bir açıyla mumyalanması da...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

Arnavutluk’ta Çifte Yazıtlı Roma Mezarı: Dibra Bölgesinde İlk Anıtsal Keşif

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Arkeologlar, Arnavutluk’un kuzeyindeki tarihi Dibra bölgesinde, Roma dönemine ait anıtsal bir mezar keşfetti. Strikçan köyünde bulunan yapı, hem gömülen kişi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]