26 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi.

Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen en eski ekmeği olabileceğini söylüyor.

Çatalhöyük’te insanlar çatı girişleri olan birbirine bitişik kerpiç evlerde yaşıyor ve sosyal bağlar kuruyorlardı.

Çatalhöyük’te “Mekan 66” olarak adlandırılan alanda bir fırın yapısı ortaya çıkarıldı.

Büyük ölçüde tahrip olmuş fırının etrafında buğday, arpa, bezelye tohumları bulundu.

Kazı Heyeti Başkanı Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, “Necmettin Erbakan Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde (BİTAM) yapılan analizlere göre süngerimsi kalıntı M.Ö. 6600 yıllarına ait fermente bir ekmektir” dedi.

2021 yılında keşfettiğimiz fırının köşesindeki küçük ve yuvarlak süngerimsi buluntunun dikkatli bir belgelemeyle ekmek olduğunun tespit edildiğini belirten Türkcan, şunları kaydetti: “Fırının köşesindeki küçük, yuvarlak süngerimsi buluntu, dikkatli bir şekilde belgelendikten sonra ekmek olarak anlaşıldı. Yapının ince bir kil ile örtülmüş olması, ekmeğin günümüze kadar korunmasını sağlamıştır. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) yapılan radyo karbon testleri, örneğimizin yaklaşık MÖ 6.600’e kadar tarihlenebileceğini gösterdi.”

Dünyanın en eski ekmeği

Fermente ekmeğin ilk örneklerine Mısır’da rastlandığını anlatan Türkcan, şu ifadeleri kullandı:

Fotoğraf: AA

“Çatalhöyük’teki bu buluntu dünyanın en eski ekmeği diyebiliriz. Bu organik kalıntının gözlem, analiz ve tarihlendirme çalışmaları göz önüne alındığında bu ekmeğin yaklaşık 8.600 yaşında olduğunu söyleyebiliriz. Bir somun ekmeğin küçültülmüş halidir. Ortasına parmak bastırılmış, fırınlanmamış ama mayalanmış ve içindeki nişastalarla birlikte günümüze kadar gelmiştir. Bugüne kadar böyle bir örnek yok. Çatalhöyük zaten birçok ilkin merkeziydi. Dünyanın ilk dokumaları, kazıldığı yıllarda Çatalhöyük’te olmuştur. Ahşap eserler de Çatalhöyük’teydi. Buna duvar boyaları ve resimler de eklendi. Konya ve Türkiye bu anlamda çok şanslı” dedi.

Fotoğraf: AA

Ekmeğin analizine katılan Gaziantep Üniversitesi Öğretim Görevlisi Salih Kavak, “Getirdiklerinde çok şaşırdım. Çünkü bu formda, ‘Hamur mu, ekmek mi, organik kalıntı olabilir mi?’ diye düşündüm. Çıplak gözle morfolojik bir tanı koydum, sonra hemen içeriğe mikroskop altında baktım. En heyecan verici şey, tahıl kalıntılarının olmasıdır. Arpa, buğday ve bezelye gibi bitkilerin öğütülmüş ve kırılmış parçalarının olması, ilk başta hemen düşündüğümüz ‘Bu ekmek mi? oldu”

Banner
Benzer Yazılar

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Ortaya Çıkan Taş Devri Mimari Harikası: Avrupa’nın bilinen en büyük Taş Devri yapılarından biri olabilir

13 Şubat 2024

13 Şubat 2024

Baltık Denizi’nin derinliklerinde saklanan Taş Devri’nin mimari harikası, araştırmacılar tarafından keşfedildi. Almanya’nın Mecklenburg Körfezi’nde deniz yüzeyinin 21 metre (69 fit)...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda Bulunan Sütunlar Yeniden Yükseliyor

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Lagina Hekate Kutsal Alanı Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunmaktadır. Leyne ismiyle anılan yörede Karialılara ait önemli bir kutsal alandır. Ünü günümüze...

Aççana Höyük’te 3800 yıllık Akadca kil tablet bulundu

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

Şubat ayında yaşanan iki büyük yıkıcı depremden etkilenen Hatay’daki Aççana Höyük’te devam eden çalışmalarda 3800 yıllık Akadca çivi yazılı kil...

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti ortaya çıkarıldı

15 Ekim 2023

15 Ekim 2023

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti akın zamanda İsrail’in Tiberya kentinin dışında bir ibadet...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Yeni çalışma, 3.600 yıllık Nebra Gök Diski’nin antik sırlarını açığa çıkarıyor

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

1999’da Almanya’da keşfedilen Nebra Gök Diski (Nebra Sky Disc), evrenin bilinen en eski tasviridir. UNESCO’nun “yirminci yüzyılın en önemli arkeolojik...

Monolitler: Gizemli Heykeller mi? Yoksa Bir Kurgu mu?

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Geçtiğimiz günlerde haber sitelerinde gizemli monolit bulundu haberleri dolaştı. Gizemli heykeller monolitler, son birkaç hafta içinde en son Wight Adası’nda...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Hırvatistan’ın Split Şehrine Bağlı Manuš Bölgesinde Antik Roma Pazarı Bulundu!

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Tarihçi ve arkeolog Luka Jelić 1897 gibi erken bir tarihte antik yerleşiminin Diocletianus Sarayı’nın inşasından önce Split bölgesinde var olduğu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]