11 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi.

Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen en eski ekmeği olabileceğini söylüyor.

Çatalhöyük’te insanlar çatı girişleri olan birbirine bitişik kerpiç evlerde yaşıyor ve sosyal bağlar kuruyorlardı.

Çatalhöyük’te “Mekan 66” olarak adlandırılan alanda bir fırın yapısı ortaya çıkarıldı.

Büyük ölçüde tahrip olmuş fırının etrafında buğday, arpa, bezelye tohumları bulundu.

Kazı Heyeti Başkanı Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, “Necmettin Erbakan Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde (BİTAM) yapılan analizlere göre süngerimsi kalıntı M.Ö. 6600 yıllarına ait fermente bir ekmektir” dedi.

2021 yılında keşfettiğimiz fırının köşesindeki küçük ve yuvarlak süngerimsi buluntunun dikkatli bir belgelemeyle ekmek olduğunun tespit edildiğini belirten Türkcan, şunları kaydetti: “Fırının köşesindeki küçük, yuvarlak süngerimsi buluntu, dikkatli bir şekilde belgelendikten sonra ekmek olarak anlaşıldı. Yapının ince bir kil ile örtülmüş olması, ekmeğin günümüze kadar korunmasını sağlamıştır. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) yapılan radyo karbon testleri, örneğimizin yaklaşık MÖ 6.600’e kadar tarihlenebileceğini gösterdi.”

Dünyanın en eski ekmeği

Fermente ekmeğin ilk örneklerine Mısır’da rastlandığını anlatan Türkcan, şu ifadeleri kullandı:

Fotoğraf: AA

“Çatalhöyük’teki bu buluntu dünyanın en eski ekmeği diyebiliriz. Bu organik kalıntının gözlem, analiz ve tarihlendirme çalışmaları göz önüne alındığında bu ekmeğin yaklaşık 8.600 yaşında olduğunu söyleyebiliriz. Bir somun ekmeğin küçültülmüş halidir. Ortasına parmak bastırılmış, fırınlanmamış ama mayalanmış ve içindeki nişastalarla birlikte günümüze kadar gelmiştir. Bugüne kadar böyle bir örnek yok. Çatalhöyük zaten birçok ilkin merkeziydi. Dünyanın ilk dokumaları, kazıldığı yıllarda Çatalhöyük’te olmuştur. Ahşap eserler de Çatalhöyük’teydi. Buna duvar boyaları ve resimler de eklendi. Konya ve Türkiye bu anlamda çok şanslı” dedi.

Fotoğraf: AA

Ekmeğin analizine katılan Gaziantep Üniversitesi Öğretim Görevlisi Salih Kavak, “Getirdiklerinde çok şaşırdım. Çünkü bu formda, ‘Hamur mu, ekmek mi, organik kalıntı olabilir mi?’ diye düşündüm. Çıplak gözle morfolojik bir tanı koydum, sonra hemen içeriğe mikroskop altında baktım. En heyecan verici şey, tahıl kalıntılarının olmasıdır. Arpa, buğday ve bezelye gibi bitkilerin öğütülmüş ve kırılmış parçalarının olması, ilk başta hemen düşündüğümüz ‘Bu ekmek mi? oldu”

Banner
Benzer Yazılar

Kuzeydoğu Fransa’da keşfedilen Geç Antik Çağ nekropolü

5 Kasım 2022

5 Kasım 2022

Inrap arkeologları, kuzeydoğu Fransa’daki Sainte-Marie-aux-Chênes’te MS 5. yüzyılın sonlarına tarihlenen Geç Antik Çağ nekropolü ortaya çıkardılar. Antik bir yol üzerinde...

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

Hırvatistan’ın Šćedro Adası’ndaki Ratina Mağarasında 7.000 Yıllık Yaşam İzleri Keşfedildi

7 Mart 2025

7 Mart 2025

Hvar’ın güneyinde bulunan Šćedro Adası’ndaki son arkeolojik kazılar, adanın tarih öncesi geçmişine dair önceki anlayışlara meydan okuyan önemli bulguları ortaya...

1100 yıl önce Konstantinopolis’i kuşatan Bulgar askerlerine ait amulet bulundu

1 Nisan 2023

1 Nisan 2023

Bulgaristan’da Büyük Çar Simeon zamanından kalma Kiril dilinde bir yazıt taşıyan kurşun plakalı bir amulet keşfedildi. Amulet, Bulgaristan’ın güneyindeki Ivaylovgrad...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Leicester Katedrali kazılarında 1800 yıllık Roma tapınağı kalıntılarına ulaşıldı

7 Mart 2023

7 Mart 2023

Leicester Üniversitesi arkeologlarının gerçekleştirdiği kazılarda, Leicester Katedrali’nin bulunduğu alanın yaklaşık 1.800 yıl önce ibadet ve dini gözlem için kullanıldığına dair...

Araştırmacılar, Vezüv patlamasında yanan Herculaneum parşömenlerini okumak için yapay zekayı kullanıyor

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Araştırmacılar, MS 79’daki Vezüv patlamasında yanan antik Roma kenti Herculaneum’daki kömürleşmiş bir parşömendeki ilk metinlerden birinden ilk kelimeyi çıkarmak için...

Antik İber Dili ile Baskça Arasında Derin Bir Bağa Sahip Olabilir

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026

Avrupa’nın en gizemli dillerinden biri olan Baskçanın kökeni, yüzyıllardır dilbilimcilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Şimdi yeni bir...

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

22 Ağustos 2021

22 Ağustos 2021

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır. Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da...

Şamuha Kenti Tanrıçası İştar’ın tapınağı çıkarılacak

11 Eylül 2021

11 Eylül 2021

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa dışında bir dönem başkentlik yapan Şamuha (Kayalıpark-Sivas) idari kent olma dışında dini özelliği ile de dikkat...

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

22 Mayıs 2022

22 Mayıs 2022

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir. Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]