14 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Beşparmak Dağlarının 8000 Yıllık Gizemi

Günümüzde “Beşparmak” adıyla bilinen Latmos Dağı Söke ve Milas ilçeleri arasında yer almakta ve Antik dönem’de Karia Bölgesi’nin kuzeybatı köşesini oluşturmaktaydı. Kuzey kısmı Aydın, güney kısmı ise Muğla ili sınırları içerisinde kalan Latmos Dağı Türkiye’nin en güzel manzaralarına ve en zengin arkeolojisine sahip bölgelerinden biridir.

Bugün denizden 30 km içerde yer alan bu dağ tarih öncesi devirlerde Ege denizinin kıyısında bir körfezdi. Zaman içinde menderes alüvyonlarının bölgede yığılması nedeniyle Bafa gölü oluştu. Bafa gölü ve deniz bağlantısı ortaçağa kadar devam etse de günümüzde bu bağlantıyı yitirmiş durumdadır.

1900 ve 1950 yılları arasında bir çok batılı arkeolog Anadolu’da Prehistorik ve Neolitik yerleşmelerin olmadığını iddaa etmekteydi. 1940 lı yıllardan sonra bölgede yapılan araştırmalar bir çok bilim insanını şaşırtmıştır. Anadolu da ki bir çok kazı süprizlerle arkeologları şaşırtmaya devam etmektedir.

Resim: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Beşparmak yani antik ismiyle Latmos dağları son yılların en büyük prehistorik buluntu yerlerinden biridir. Bugüne kadar bulunan resim sayısı ise 170’e ulaşmıştır. Bu resimler Küçük Asya’nın batısında prehistorik kaya resimlerinin ilk örnekleridir.

Bu mağara resimleri ilk olarak 1994’te Anneliese Peschlow-Bindokat tarafından keşfedilmiş.1994 yılında Anneliese Peschlow-Bindokat ile birlikte araştırma yapan Murat Ertuğrul Gülyaz ise bulunan kaya resimlerinin kopyalarını çıkartarak çalışmalara destek vermiştir. Araştırmalar Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Gerda Henkel Vakfı’nın destekleri ile gerçekleştirilmiştir.

Beşparmak dağlarındaki kaya resimleri geç neolitik dönemden (Yeni Taş Devri`nden) kalkolitik döneme (Bakır Çağı`na) kadar (M.Ö. 6000 – 5000) süren bir zaman içerisine tarihlendirilebilmiştir ve Ön Asya`da yeni bir kaya resimleri mahalli oluşturmaktadır.

 

Resim: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Buzul çağda batı Avrupa`da genellikle hayvan resimleri ağırlıklı olan, Frenk mağara resimlerine nazaran, Beşparmak resimlerinin ana teması insandır. Fakat resimler insanı birey olarak değil, toplumun bir üyesi olarak göstermektedir. Kadın ve erkek resimlerine bakıldığında bunların aileyi ön planda tutan resimler oldukları görülmektedir. Anadolu’da bir yağmur ve bereket kültünün merkezi olan Beşparmak dağının çevresinde bulunmaktadır.

Resimlerin bazılarında düğün sahnesine benzer resimler bulunmaktadır. Bazılarında ise daha küçük olan insanlar vardır ki muhtemelen bu resimdekiler çocuklardır hepsinin aile unsurları olarak değerlendirmek mümkündür. Kadın ve erkekten oluşan çiftler diğer bir deyişle verimlilik simgesi olarak da görülebilir.

İnsanların dışında bu resimlerde hayvan tasvirlerine de rastlanmıştır. Ama burada yine bulunan bir çok mağara resminden farklı olarak av yada avcı sahneleri yerine muhtemelen evcil hayvanlarını resmetmişlerdi. Çevrede bulunan ve o zamanın şartlarında tükettikleri hayvanlardan olduklarını bilinen alageyik ve yabani keçilerden resimler yoktur. Çoğunlukla kuşbakışı çizilmiş hayvanlardır bunlar.

Beşparmak kaya resimleri arasında Karadere Mağarası’nda bulunan resimlerin konu bakımından özel bir yeri bulunmaktadır. Bu resimler katılığı ve büyüleyici etkisiyle diğer aile sahnelerinden çok farklı bir öneme sahiptir. Bu resimde bir kadın ve hayvan dışında hepsi uzun boyunlu çizilmiş erkek figürlerden oluşmakta. Bir çok figürde T biçimli ve anten biçimde kafa süsleri mevcut. Boynuz olarak çizilmiş olabilir. Kaya sanatında boynuz kullanımının yaygınlığı bilindiği için bu olağan bir görüntü. Büyücü yada bir şaman olarak nitelendiriliyorlar. Karaderede’ki resmin dağın tepesindeki iklim tanrıçasının kültü ile ilgili olduğu düşünülüyor.

Bu resimde dördüncü figürün elleri yumruk biçimde yukarı doğru kalkmış durumda. Diğerlerinden daha yüksekte durması ile bir çok araştırmacıya acaba bu figür dağın tepesinin temsilcisi ve iklim tanrısı mıdır? diye düşündürüyor. Tabii bu durum doğruysa bu figür Anadolu iklim tanrısının en erken tasviridir.

İklim tanrısı veya büyücü olan kaya resminin detayı.

Vadide bulunan çok sayıda ve çok çeşitli taş aletler ve seramikler, insanların bu bölgede uzunca bir süre yaşadıklarını gösteriyor.

Kaynak :Peschlow-Bindokat, A. (2006). Tarihöncesi Kaya Resimleri “Latmos Dağları’ndaki Prehistorik Kaya Resimleri”. İstanbul: Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi.

Resimler: https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/aydin/gezilecekyer/latmos—besparmak-daglari

Banner
Benzer Yazılar

Hilar Mağaraları ve Çayönü Kazı Çalışmaları Başlıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Diyarbakır Ergani ilçesi’nde 12 bin yıllık geçmişe sahip Hilar Mağaraları ve Çayönü arkeolojik alanında kazı çalışmaları başlıyor. Yerleşik hayatın ilk...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Herakles’in 12 görevinin tek bir panoda sergilendiği taban mozaiği ortaya çıkarıldı

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

Mitolojide Miken Kralı Eurystheus’un yarı tanrı Herakles’e verdiği ünlü 12 görevin tek bir panoda sergilendiği eşsiz bir taban mozaiği ortaya...

Hattuşa’da 119 Yıllık Hitit Kazısı: Büyük Tapınak ve Saray Arasındaki Gizemli Alan İlk Kez Derinlemesine Araştırılıyor

3 Ağustos 2025

3 Ağustos 2025

Çorum’un Boğazkale ilçesinde, Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden Hititlerin başkenti Hattuşa’da 119 yıldır aralıksız süren kazı çalışmaları yeni bir döneme girdi....

Hititlerin Amansız Düşmanları Kaşkalar Dünyanın İlk Gerillaları mı?

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Hitit imparatorluğu, MÖ 1750 ile MÖ 1200 arasında Anadolu ve Suriye’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bölgesel bir süper güçtü. Hititler aynı zamanda...

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur. Bir tarım toplumu...

Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Herakles’in 12 işlerini tasvir eden yüksek kabartmalı lahidin hikayesi

26 Mart 2022

26 Mart 2022

Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen mitolojide Herakles’in 12 işleri olarak bilinen sahnelerin tasvir edildiği lahit, şimdiye kadar bulunan yüksek kabartma tekniğiyle...

Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık salyangoz kabukları keşfedildi

22 Aralık 2024

22 Aralık 2024

Tavşanlı Höyüğü’nde sürdürülen kazılarda arkeologlar, 4 bin yıllık salyangoz kabukları buldu. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Tavşanlı Höyüğü, Anadolu’nun en büyük...

Karahantepe Prehistorik dönemin gizemlerine ışık tutacak

10 Ekim 2021

10 Ekim 2021

Dünyaca ünlü Göbeklitepe’de görülen Neolitik döneme ait T biçimli dikilitaşlara ev sahipliği yapan Karahantepe ören yeri, dönemin gizemlerine ışık tutması...

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler....

Tripolis’te 1600 Yıllık Lüks Villa Ortaya Çıktı: Konuklara Havuzda Yetiştirilen Balıklar İkram Edilmiş

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Denizli’nin Buldan ilçesinde, Büyük Menderes Nehri kıyısında yer alan Tripolis Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen...

Yunt Dağı’nın Antik Kenti Aigai

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Aigai Antik Kenti, günümüzde Manisa ili sınırlarında yer almaktadır. Aigai Antik Kenti, antik dönemde Aspordene olarak bilinen ve günümüzde Yunt...

Colossae Antik Kenti Kazı Çalışmaları Başlıyor

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Denizli ilinin Honaz ilçesinde yer alan Colossae Antik Kenti, yüzey araştırmaları sonrası kazı çalışmaları başlıyor. Dünyanın yedi büyük kilisesinden birisi...

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Antalya’daki Side Antik Kenti’nde taşlara kazınmış birkaç satırlık yazılar, Anadolu’nun en az bilinen dillerinden birini çözmeye çalışan araştırmacılar için giderek...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]