27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en kuzeyde ve Ninive’nin doğusunda yer almaktadır. Musul şehrinin 28 km. güneydoğusundadır.

Balawat bağımsız din komplekslerinden biridir. Kalhu’yu başkent ilan etmiş olan II. Assurnasirpal’in inşaa ettirmiş olduğu Mamu tapınağı çok önemlidir. Rüyalar tanrısı Mamu için yapılmış olan bu tapınak II. Asurnasirpal’in oğlu III. Salmanasar döneminde daha da gelişmiştir. (9yy.)

Burası III. Salmanasar ve babasının yaptırmış oldukları kabartmalı ve tunçtan bantlarla bezemeli kapı kanatları ile ünlüdür.

Tapınak kuzeybatı-güneydoğu yönünde yerleştirilmiştir. Cephesi güneydoğu’ya bakmaktadır. Ufak bir ön avlusu, ge.it holünden sonra ulaşılabilen iç avludan ünlü tunç bantlarla bezenmiş anticella’ya ve buradan da cella’ya girilmektedir. Üç basamaklı bir merdivenle aditon’un olduğu kutsal cella’ya varılır. Aditon’un merdivenleri Musul mermerinden yapılmıştır. Tanrı Mamu yontusununda bu mermer levhalar üzerinde olduğu düşünülmektedir. Diğer kalan yerler ise pişmiş toprak levhalarla süslenmiştir.

III. Salmanasar
III. Salmanasar’ın siyah obeliskte kendinden aman dileyen İsrail Kralı Yehu ile betimlenmesi.

Tapınak 1878 kazılarında Harmuntz Rassam tarafından bulunmuştur. Burada İngiltere adına kazı yapan Rassam bulduğu çoğu şeyi İngiltere’ye götürmüştür. Eserlerin çoğu British Museum’da bulunmaktadır. Küçük bir kısmı da Louvre ve Boston müzelerinde yer almakla birlikte Eski şark eserleri müzesinde de bir kısmı sergilenmektedir.

Tunç levhalar 1,83 m. uzunluğundaki bantlar, 6.8 m. ahşap kapı kanatlarına çivilerle çakılmış 0,27 cm. yüksekliğinde kabartmalı 8 ince tunç kuşakla kaplanmış ve güçlendirilmiştir. Resimler alttan kabartma ve üstten kazıma tekniği ile yani “repuze” tekniği ile işlenmiştir. Bu teknikte levhanın ön yüzünü petrol ya da zift benzeri bir karışıma oturtulduğu ve figürlerin ana hatları alttan çekiçlenerek kabartıldığı ön yüze çıkan kabartıların metal bir kalemle konturları ve ayrıntıları kazınarak çiziliyor. Figürler daima rozetli yatay bantlarla sınırlandırılmıştır. Ortalama 3 m. panolar halinde hikaye anlatır gibi yani naratif tarzda işlenmişlerdir.

 III. Salmanasar döneminde kabartmalarda yapılan seferler anlatılmıştır.
II. Asurnasirpal’in dönemindekiler kent yaşamı ile ilgiliyken III. Salmanasar döneminde ise yapılan seferler anlatılmıştır.

Balawat kapıları ve yapım tekniği açısından Önasya’da türünün tek örneğidir. II. Asurnasirpal’in dönemindekiler kent yaşamı ile ilgiliyken III. Salmanasar döneminde ise yapılan seferler anlatılmıştır. Bu kabartmalar ve işlemeler Assur resim sanatına bağlı kalınarak yapılmışlardır. Bu bantlarda figürler, teknik, perspektif, Assur’un almış olduğu bütün yerler coğrafi ve fiziki özellikleriyle anlatılmıştır. Örneğin; ormanlık bir alansa sık ağaçlarla, dağlık bir alansa dağlarla gösterilmiştir. Şehir ya da yerelşim alanı nehir kenarındaysa bu nehir mutlaka resme eklenmiştir. Bununla birlikte Assur ordusunu oluşturan birimler ordugah’tan başlayarak, süvariler, piyadeler, okçular, sapan atıcıları gibi birimler tek tek gösterilmiştir. (8-7 yy.) Kabartma sanatında uygulanmış eserlerin temeli diyebileceğimiz eserlerdir.

Nazire denizi kenarında libasyon yapan askerler
Bu sahnenin üst kısmına “Naire denizi kıyılarına bir süretimi koydum. Tanrılarıma kurban kestim” yazılmıştır.

Balawat kabartmalarında resmedilen bir Anadolu sahnesinde Assurlu askerlerin su içerisinde görülen bir yaratığa libasyon yaptıkları görülmektedir. Naire denizi diye bahsedilen bu yerin Van gölü olması muhtemel gözükmektedir. Bu sahnenin seferden sonra kılıcı suyla yıkama ritüeliyle bağlantısı olduğu düşünülmektedir. Bu sahnede kralın yanında bir rahip ve onların arkalarından diğerleri gelmektedir. Bu sahnenin üst kısmına “Naire denizi kıyılarına bir süretimi koydum. Tanrılarıma kurban kestim” yazılmıştır.

Urartu kentlerine saldırı düzenleyen Assurlular
Urartu kentleri genellikle kale şehirlerden oluşmaktaydı.

Her bir bantta sinematik bir anlatım görmek mümkündür. Dağları aşan savaş arabalarını görüyoruz bantlarda çünkü Doğu Anadolu’dalar ve Van gölü çevresine geliyorlar. Alttaki bantta merkezde Suguniya kenti var. Kent kayalık bir alanda betimlenmiş. Kent henüz teslim olmamış savaşıyor. Urartu kentleri genellikle kale şehirlerden oluşmaktaydı. Güçlü surlar ve kemerli kapılar Urartu kentlerinin genel özelliklerindedir. Suguniya’da boyunduruk takılmış esirler işlenmiş. Bedelsiz iş gücü anlamına gelen halk öldürülmüyordu. Başka bir sahnede yine Urartu’dan depolama küpleri görülmektedir. Bu insan boyundan yüksek depolama kapları neredeyse bütün Urartu şehirlerinde bulunmuştur savaş arabalarının altında ezilen düşman sahneleri Assur sanatında sevilen işlemelerden birini temsil etmektedir.

Yine başka bir sahnede Tir ya da Tiros ismiyle anılan bir Fenike şehrini görüyoruz. Bugün ki Sur kenti. Kentin kalesinin o dönemlerde denizde olduğunu ve o zamanlar ada olduğunu görmekteyiz. Şu an da şehir ana karaya bağlıdır. Büyük İskender döneminde kıyıdan adaya bir yol yapılmış ve ada karaya bağlanmıştır. Kentin savaşmadan teslim olduğunu ve kentin boğa başlı sandallarla nasıl boşaltıldığı resmedilmiştir. Burası bir ticaret bölgesi olarak zengin bir şehirdi ve tabii bu zenginlik Assur’un gözünden kaçmamıştı.

TİR şehrinden alınan ganimetler
Tir Kentinin savaşmadan teslim olduğunu ve kentin boğa başlı sandallarla nasıl boşaltıldığı resmedilmiştir.

Bu sahneler ardı ardına devam etmektedir. Tiros ve Sidon şehrinden alınmış vergiler, Dobigu şehrine yapılmış bir saldırı, Suriyeli bir prensin getirdiği hediyeler, Unkianlıların getirdikleri kazanlar, Assur ordusunun yaptığı katliamlar, kadın esirler, develer ve benzeri hayvanlar gibi bütün fauna ve flora zenginliğini bu kabartmalarda görmek mümkün.

Bütün bu ayrıntılarla birlikte her kentin kendi fiziksel ve mimari özelliklerini de çizmişlerdir. Örneğin; Dubigu kentinin düzlük bir arazide bulunması ve iki katlı yüksek surlara sahip olması gibi detayları bu kabartmalarda görüyoruz.

Kaynak: SEVİN, V. “Yeni Assur Sanatı II. Resim, 2019”, Türk Tarih Kurumu, Ankara

Banner
Related Articles

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

İzmir Arkeoloji Müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesine Bir Prenses Kemeri İle Başladı

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyecek. Projeye ilk olarak Urartu Krallığından...

Gılgamış Rüya Tableti Irak’a Geri Döndü

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Dünyanın bilinen en eski yazılı edebi ve dini içerikli çivi yazılı Gılgamış Rüya tableti koleksiyonunun kaçırılan parçası Salı günü (07...

Thebes’in Eşcinsel Kutsal Askeri Birliği

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Thebes’in Eşcinsel Kutsal Askeri Birliği, M.Ö. 4. yüzyılda klasik dünyada efsanevi cesaretleri ve savaştaki askeri güçleri ile ünlü 150 çift...

Vitruvius’un Efsanevi Bazilikası Bulundu: Roma Mimarlık Tarihi Fano’da Yeniden Yazılıyor

20 Ocak 2026

20 Ocak 2026

İtalya’nın Fano kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda, Antik Roma’nın en etkili mimarlarından Marcus Vitruvius Pollio tarafından tasarlandığı bilinen efsanevi bazilikanın kalıntıları...

Sardes Antik Kenti ve Lidya Tümülüsleri Artık UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde!

12 Temmuz 2025

12 Temmuz 2025

Manisa’nın Tarihi Hazinesi Dünya Çapında Tescillendi Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO...

2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi

27 Ocak 2023

27 Ocak 2023

İngiltere Sulfolk nükleer santral bölgesinin ağaçlandırma çalışması öncesi gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi. Muhtemelen...

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Viyana’da Futbol Sahası Kazısında Roma Dönemine Ait Asker Mezarlığı Bulundu

5 Nisan 2025

5 Nisan 2025

Avusturya’nın başkenti Viyana’nın eteklerinde, bir futbol sahasının yenilenmesi sırasında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan toplu mezar, Roma İmparatorluğu’nun erken dönemlerine...

Persepolis’te Boğa ve Ejderha Motifli Sırlı Tuğlalar Bulundu

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

İranlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan bir ekip geçtiğimiz günlerde antik Persepolis’te boğa ve ejderha motifleri taşıyan bazı sırlı tuğlaları ortaya...

Halikarnassos Surları Bodrum Turizmine Kazandırılıyor

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Muğla’nın Bodrum ilçesinde tarihi “Halikarnassos Surları’nın” kurtarma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi denetimdeki Halikarnassos Batı...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı

15 Ağustos 2022

15 Ağustos 2022

Geçtiğimiz yıl (2021) Ayvacık Kaymakamlığı’nın kaya ıslahı çalışmaları ihalesi, valiliğin 500 gün kapatma kararı ve sonrasında ıslah çalışmaları sırasında yaşan...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]