5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en kuzeyde ve Ninive’nin doğusunda yer almaktadır. Musul şehrinin 28 km. güneydoğusundadır.

Balawat bağımsız din komplekslerinden biridir. Kalhu’yu başkent ilan etmiş olan II. Assurnasirpal’in inşaa ettirmiş olduğu Mamu tapınağı çok önemlidir. Rüyalar tanrısı Mamu için yapılmış olan bu tapınak II. Asurnasirpal’in oğlu III. Salmanasar döneminde daha da gelişmiştir. (9yy.)

Burası III. Salmanasar ve babasının yaptırmış oldukları kabartmalı ve tunçtan bantlarla bezemeli kapı kanatları ile ünlüdür.

Tapınak kuzeybatı-güneydoğu yönünde yerleştirilmiştir. Cephesi güneydoğu’ya bakmaktadır. Ufak bir ön avlusu, ge.it holünden sonra ulaşılabilen iç avludan ünlü tunç bantlarla bezenmiş anticella’ya ve buradan da cella’ya girilmektedir. Üç basamaklı bir merdivenle aditon’un olduğu kutsal cella’ya varılır. Aditon’un merdivenleri Musul mermerinden yapılmıştır. Tanrı Mamu yontusununda bu mermer levhalar üzerinde olduğu düşünülmektedir. Diğer kalan yerler ise pişmiş toprak levhalarla süslenmiştir.

III. Salmanasar
III. Salmanasar’ın siyah obeliskte kendinden aman dileyen İsrail Kralı Yehu ile betimlenmesi.

Tapınak 1878 kazılarında Harmuntz Rassam tarafından bulunmuştur. Burada İngiltere adına kazı yapan Rassam bulduğu çoğu şeyi İngiltere’ye götürmüştür. Eserlerin çoğu British Museum’da bulunmaktadır. Küçük bir kısmı da Louvre ve Boston müzelerinde yer almakla birlikte Eski şark eserleri müzesinde de bir kısmı sergilenmektedir.

Tunç levhalar 1,83 m. uzunluğundaki bantlar, 6.8 m. ahşap kapı kanatlarına çivilerle çakılmış 0,27 cm. yüksekliğinde kabartmalı 8 ince tunç kuşakla kaplanmış ve güçlendirilmiştir. Resimler alttan kabartma ve üstten kazıma tekniği ile yani “repuze” tekniği ile işlenmiştir. Bu teknikte levhanın ön yüzünü petrol ya da zift benzeri bir karışıma oturtulduğu ve figürlerin ana hatları alttan çekiçlenerek kabartıldığı ön yüze çıkan kabartıların metal bir kalemle konturları ve ayrıntıları kazınarak çiziliyor. Figürler daima rozetli yatay bantlarla sınırlandırılmıştır. Ortalama 3 m. panolar halinde hikaye anlatır gibi yani naratif tarzda işlenmişlerdir.

 III. Salmanasar döneminde kabartmalarda yapılan seferler anlatılmıştır.
II. Asurnasirpal’in dönemindekiler kent yaşamı ile ilgiliyken III. Salmanasar döneminde ise yapılan seferler anlatılmıştır.

Balawat kapıları ve yapım tekniği açısından Önasya’da türünün tek örneğidir. II. Asurnasirpal’in dönemindekiler kent yaşamı ile ilgiliyken III. Salmanasar döneminde ise yapılan seferler anlatılmıştır. Bu kabartmalar ve işlemeler Assur resim sanatına bağlı kalınarak yapılmışlardır. Bu bantlarda figürler, teknik, perspektif, Assur’un almış olduğu bütün yerler coğrafi ve fiziki özellikleriyle anlatılmıştır. Örneğin; ormanlık bir alansa sık ağaçlarla, dağlık bir alansa dağlarla gösterilmiştir. Şehir ya da yerelşim alanı nehir kenarındaysa bu nehir mutlaka resme eklenmiştir. Bununla birlikte Assur ordusunu oluşturan birimler ordugah’tan başlayarak, süvariler, piyadeler, okçular, sapan atıcıları gibi birimler tek tek gösterilmiştir. (8-7 yy.) Kabartma sanatında uygulanmış eserlerin temeli diyebileceğimiz eserlerdir.

Nazire denizi kenarında libasyon yapan askerler
Bu sahnenin üst kısmına “Naire denizi kıyılarına bir süretimi koydum. Tanrılarıma kurban kestim” yazılmıştır.

Balawat kabartmalarında resmedilen bir Anadolu sahnesinde Assurlu askerlerin su içerisinde görülen bir yaratığa libasyon yaptıkları görülmektedir. Naire denizi diye bahsedilen bu yerin Van gölü olması muhtemel gözükmektedir. Bu sahnenin seferden sonra kılıcı suyla yıkama ritüeliyle bağlantısı olduğu düşünülmektedir. Bu sahnede kralın yanında bir rahip ve onların arkalarından diğerleri gelmektedir. Bu sahnenin üst kısmına “Naire denizi kıyılarına bir süretimi koydum. Tanrılarıma kurban kestim” yazılmıştır.

Urartu kentlerine saldırı düzenleyen Assurlular
Urartu kentleri genellikle kale şehirlerden oluşmaktaydı.

Her bir bantta sinematik bir anlatım görmek mümkündür. Dağları aşan savaş arabalarını görüyoruz bantlarda çünkü Doğu Anadolu’dalar ve Van gölü çevresine geliyorlar. Alttaki bantta merkezde Suguniya kenti var. Kent kayalık bir alanda betimlenmiş. Kent henüz teslim olmamış savaşıyor. Urartu kentleri genellikle kale şehirlerden oluşmaktaydı. Güçlü surlar ve kemerli kapılar Urartu kentlerinin genel özelliklerindedir. Suguniya’da boyunduruk takılmış esirler işlenmiş. Bedelsiz iş gücü anlamına gelen halk öldürülmüyordu. Başka bir sahnede yine Urartu’dan depolama küpleri görülmektedir. Bu insan boyundan yüksek depolama kapları neredeyse bütün Urartu şehirlerinde bulunmuştur savaş arabalarının altında ezilen düşman sahneleri Assur sanatında sevilen işlemelerden birini temsil etmektedir.

Yine başka bir sahnede Tir ya da Tiros ismiyle anılan bir Fenike şehrini görüyoruz. Bugün ki Sur kenti. Kentin kalesinin o dönemlerde denizde olduğunu ve o zamanlar ada olduğunu görmekteyiz. Şu an da şehir ana karaya bağlıdır. Büyük İskender döneminde kıyıdan adaya bir yol yapılmış ve ada karaya bağlanmıştır. Kentin savaşmadan teslim olduğunu ve kentin boğa başlı sandallarla nasıl boşaltıldığı resmedilmiştir. Burası bir ticaret bölgesi olarak zengin bir şehirdi ve tabii bu zenginlik Assur’un gözünden kaçmamıştı.

TİR şehrinden alınan ganimetler
Tir Kentinin savaşmadan teslim olduğunu ve kentin boğa başlı sandallarla nasıl boşaltıldığı resmedilmiştir.

Bu sahneler ardı ardına devam etmektedir. Tiros ve Sidon şehrinden alınmış vergiler, Dobigu şehrine yapılmış bir saldırı, Suriyeli bir prensin getirdiği hediyeler, Unkianlıların getirdikleri kazanlar, Assur ordusunun yaptığı katliamlar, kadın esirler, develer ve benzeri hayvanlar gibi bütün fauna ve flora zenginliğini bu kabartmalarda görmek mümkün.

Bütün bu ayrıntılarla birlikte her kentin kendi fiziksel ve mimari özelliklerini de çizmişlerdir. Örneğin; Dubigu kentinin düzlük bir arazide bulunması ve iki katlı yüksek surlara sahip olması gibi detayları bu kabartmalarda görüyoruz.

Kaynak: SEVİN, V. “Yeni Assur Sanatı II. Resim, 2019”, Türk Tarih Kurumu, Ankara

Banner
Related Articles

3 bin 300 yıllık Hitit Barajı Dünya Sulama Yapıları Mirası Listesi’ne eklendi

25 Kasım 2024

25 Kasım 2024

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititler tarafından inşa edilen ve dünyanın en eski sulama sistemlerinden biri olarak kabul edilen Gölpınar Hitit Barajı,...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Aizanoi Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Dionysos ve Afrodit’in heykel başları ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2023

11 Aralık 2023

Şarap tanrısı Dionysos ve aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in heykel başları Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde yer alan ve Anadolu’nun en iyi...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Kaçak kazı ihbarına giden görevlilerin başlattığı kurtarma kazılarında Roma dönemi taban mozaikleri bulundu

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Mardin ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Uzunkaya Mahallesi kırsalında, halk arasında Kela Hanma (Hanım Kalesi) olarak bilinen alanda kaçak kazı...

Ayasofya’nın bakımsız kalan yeraltı yapıları temizlenerek ziyarete açılacak

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Dünyanın en harikulade eserleri arasında yer alan Ayasofya’nın, yeraltı tünelleri, tonozları, koridorları ve üç odalı yeraltı türbesinin temizlenerek ziyarete açılması...

Mısırlı Arkeolog Hawass, Luksor’da Bulunan Şehrin Önceden Keşfedildiğini Yalanladı

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

Mısırlı Arkeolog Zahi Hawass Luksor eyaletinde bulunan 3000 yıllık şehrin önceden bulunduğuna dair sosyal medyada dolaşan paylaşımları reddetti. Arkeolog Zahi...

Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kanıtlar bulundu

24 Aralık 2022

24 Aralık 2022

Arkeologlar, Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kalıntılara ulaştılar. İnsan kurban edilmiş olabileceğini gösteren iskelet kalıntıları, Danimarka’nın Zelanda...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

Almanya’da bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel keşfedildi

22 Nisan 2024

22 Nisan 2024

Almanya’nın Stuttgart kentindeki Roma kalesini kazan arkeologlar, bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel ortaya çıkardılar. MÖ 7000 yılından beri,...

Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Karya dönemine ait antik yerleşim Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı. Bilim, mimarlık...

Taş Devrinin Bilinmeyen Müzik Aletleri

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Müzik dünyanın evrensel dilidir. Atalarımızın bizden binlerce yıl önce güzel seslerin cazibesine kapılıp kapılmadığını bilmemiz mümkün değil. Ama bildiğimiz ve...

Buzların İçinde Bulunan Kadın Altay Prensesi Miydi Yoksa Bir Şaman Mı?

1 Haziran 2021

1 Haziran 2021

1993 yılında Rus arkeolog Natalya Polosmak ve ekibi, Rusya’nın Altay Dağları bölgesinde, Çin sınırına yakın Ukok Platosu’nda eski bir mezar...

Norfolk Mührü Twitter Kullancısı Tarafından Çözüldü

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Orta Çağ döneminden kalmış Norfolk mührü twitter kullanıcısı Alex Cortez’in araştırmaları sonucunda çözüldü. Yangın ile büyük hasar görmüş olan 13....

Laodikeia Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Roma Dönemi Hermes Heykel Başı Ortaya Çıktı

1 Ocak 2026

1 Ocak 2026

Denizli yakınlarındaki Laodikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 1.800 yıllık bir Hermes heykel başı bulundu. Eser, kentin...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]