3 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en kuzeyde ve Ninive’nin doğusunda yer almaktadır. Musul şehrinin 28 km. güneydoğusundadır.

Balawat bağımsız din komplekslerinden biridir. Kalhu’yu başkent ilan etmiş olan II. Assurnasirpal’in inşaa ettirmiş olduğu Mamu tapınağı çok önemlidir. Rüyalar tanrısı Mamu için yapılmış olan bu tapınak II. Asurnasirpal’in oğlu III. Salmanasar döneminde daha da gelişmiştir. (9yy.)

Burası III. Salmanasar ve babasının yaptırmış oldukları kabartmalı ve tunçtan bantlarla bezemeli kapı kanatları ile ünlüdür.

Tapınak kuzeybatı-güneydoğu yönünde yerleştirilmiştir. Cephesi güneydoğu’ya bakmaktadır. Ufak bir ön avlusu, ge.it holünden sonra ulaşılabilen iç avludan ünlü tunç bantlarla bezenmiş anticella’ya ve buradan da cella’ya girilmektedir. Üç basamaklı bir merdivenle aditon’un olduğu kutsal cella’ya varılır. Aditon’un merdivenleri Musul mermerinden yapılmıştır. Tanrı Mamu yontusununda bu mermer levhalar üzerinde olduğu düşünülmektedir. Diğer kalan yerler ise pişmiş toprak levhalarla süslenmiştir.

III. Salmanasar
III. Salmanasar’ın siyah obeliskte kendinden aman dileyen İsrail Kralı Yehu ile betimlenmesi.

Tapınak 1878 kazılarında Harmuntz Rassam tarafından bulunmuştur. Burada İngiltere adına kazı yapan Rassam bulduğu çoğu şeyi İngiltere’ye götürmüştür. Eserlerin çoğu British Museum’da bulunmaktadır. Küçük bir kısmı da Louvre ve Boston müzelerinde yer almakla birlikte Eski şark eserleri müzesinde de bir kısmı sergilenmektedir.

Tunç levhalar 1,83 m. uzunluğundaki bantlar, 6.8 m. ahşap kapı kanatlarına çivilerle çakılmış 0,27 cm. yüksekliğinde kabartmalı 8 ince tunç kuşakla kaplanmış ve güçlendirilmiştir. Resimler alttan kabartma ve üstten kazıma tekniği ile yani “repuze” tekniği ile işlenmiştir. Bu teknikte levhanın ön yüzünü petrol ya da zift benzeri bir karışıma oturtulduğu ve figürlerin ana hatları alttan çekiçlenerek kabartıldığı ön yüze çıkan kabartıların metal bir kalemle konturları ve ayrıntıları kazınarak çiziliyor. Figürler daima rozetli yatay bantlarla sınırlandırılmıştır. Ortalama 3 m. panolar halinde hikaye anlatır gibi yani naratif tarzda işlenmişlerdir.

 III. Salmanasar döneminde kabartmalarda yapılan seferler anlatılmıştır.
II. Asurnasirpal’in dönemindekiler kent yaşamı ile ilgiliyken III. Salmanasar döneminde ise yapılan seferler anlatılmıştır.

Balawat kapıları ve yapım tekniği açısından Önasya’da türünün tek örneğidir. II. Asurnasirpal’in dönemindekiler kent yaşamı ile ilgiliyken III. Salmanasar döneminde ise yapılan seferler anlatılmıştır. Bu kabartmalar ve işlemeler Assur resim sanatına bağlı kalınarak yapılmışlardır. Bu bantlarda figürler, teknik, perspektif, Assur’un almış olduğu bütün yerler coğrafi ve fiziki özellikleriyle anlatılmıştır. Örneğin; ormanlık bir alansa sık ağaçlarla, dağlık bir alansa dağlarla gösterilmiştir. Şehir ya da yerelşim alanı nehir kenarındaysa bu nehir mutlaka resme eklenmiştir. Bununla birlikte Assur ordusunu oluşturan birimler ordugah’tan başlayarak, süvariler, piyadeler, okçular, sapan atıcıları gibi birimler tek tek gösterilmiştir. (8-7 yy.) Kabartma sanatında uygulanmış eserlerin temeli diyebileceğimiz eserlerdir.

Nazire denizi kenarında libasyon yapan askerler
Bu sahnenin üst kısmına “Naire denizi kıyılarına bir süretimi koydum. Tanrılarıma kurban kestim” yazılmıştır.

Balawat kabartmalarında resmedilen bir Anadolu sahnesinde Assurlu askerlerin su içerisinde görülen bir yaratığa libasyon yaptıkları görülmektedir. Naire denizi diye bahsedilen bu yerin Van gölü olması muhtemel gözükmektedir. Bu sahnenin seferden sonra kılıcı suyla yıkama ritüeliyle bağlantısı olduğu düşünülmektedir. Bu sahnede kralın yanında bir rahip ve onların arkalarından diğerleri gelmektedir. Bu sahnenin üst kısmına “Naire denizi kıyılarına bir süretimi koydum. Tanrılarıma kurban kestim” yazılmıştır.

Urartu kentlerine saldırı düzenleyen Assurlular
Urartu kentleri genellikle kale şehirlerden oluşmaktaydı.

Her bir bantta sinematik bir anlatım görmek mümkündür. Dağları aşan savaş arabalarını görüyoruz bantlarda çünkü Doğu Anadolu’dalar ve Van gölü çevresine geliyorlar. Alttaki bantta merkezde Suguniya kenti var. Kent kayalık bir alanda betimlenmiş. Kent henüz teslim olmamış savaşıyor. Urartu kentleri genellikle kale şehirlerden oluşmaktaydı. Güçlü surlar ve kemerli kapılar Urartu kentlerinin genel özelliklerindedir. Suguniya’da boyunduruk takılmış esirler işlenmiş. Bedelsiz iş gücü anlamına gelen halk öldürülmüyordu. Başka bir sahnede yine Urartu’dan depolama küpleri görülmektedir. Bu insan boyundan yüksek depolama kapları neredeyse bütün Urartu şehirlerinde bulunmuştur savaş arabalarının altında ezilen düşman sahneleri Assur sanatında sevilen işlemelerden birini temsil etmektedir.

Yine başka bir sahnede Tir ya da Tiros ismiyle anılan bir Fenike şehrini görüyoruz. Bugün ki Sur kenti. Kentin kalesinin o dönemlerde denizde olduğunu ve o zamanlar ada olduğunu görmekteyiz. Şu an da şehir ana karaya bağlıdır. Büyük İskender döneminde kıyıdan adaya bir yol yapılmış ve ada karaya bağlanmıştır. Kentin savaşmadan teslim olduğunu ve kentin boğa başlı sandallarla nasıl boşaltıldığı resmedilmiştir. Burası bir ticaret bölgesi olarak zengin bir şehirdi ve tabii bu zenginlik Assur’un gözünden kaçmamıştı.

TİR şehrinden alınan ganimetler
Tir Kentinin savaşmadan teslim olduğunu ve kentin boğa başlı sandallarla nasıl boşaltıldığı resmedilmiştir.

Bu sahneler ardı ardına devam etmektedir. Tiros ve Sidon şehrinden alınmış vergiler, Dobigu şehrine yapılmış bir saldırı, Suriyeli bir prensin getirdiği hediyeler, Unkianlıların getirdikleri kazanlar, Assur ordusunun yaptığı katliamlar, kadın esirler, develer ve benzeri hayvanlar gibi bütün fauna ve flora zenginliğini bu kabartmalarda görmek mümkün.

Bütün bu ayrıntılarla birlikte her kentin kendi fiziksel ve mimari özelliklerini de çizmişlerdir. Örneğin; Dubigu kentinin düzlük bir arazide bulunması ve iki katlı yüksek surlara sahip olması gibi detayları bu kabartmalarda görüyoruz.

Kaynak: SEVİN, V. “Yeni Assur Sanatı II. Resim, 2019”, Türk Tarih Kurumu, Ankara

Banner
Benzer Yazılar

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

İnsan Ne Zaman Dik Yürümeye Başladı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Darwin’in, insanların şempanzeler ve goriller arasında yakın bir evrimsel ilişki olduğu teorisi bilim dünyasında hararetli tartışmaların devam ettiği bir alandır....

3 Numaralı Bronz Kutsal Sanxingdui Ağacı Restore Ediliyor

9 Nisan 2021

9 Nisan 2021

Sanxingdui Müzesi’nin duyurusuna göre arkeologlar, Güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti, Guanghan Şehrindeki Sanxingdui mevkiinde ortaya çıkarılan 3 numaralı bronz kutsal ağacı...

İnsan Boyunda ki 500 yıllık Paralar Bitcoinle Benzeştirildi “Rai Taşları”

5 Haziran 2021

5 Haziran 2021

Dünyada çok az para sistemi, küçük Batı Mikronezya adası Yap’ta kullanılan rai taş halkalarından daha benzersiz ve ilgi çekicidir. Kireçtaşı levhalardan...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Kuzey Yunanistan’ın Philippi Antik Kenti’nde Ortaya Çıkarılan Etkileyici Genç Herkül Heykeli

24 Eylül 2022

24 Eylül 2022

Kuzey Yunanistan’daki Philippi Antik Kenti’nde M. S. 2. yüzyıla tarihlenen insan boyundan daha büyük bir genç Herkül heykeli bulundu. Selanik...

Kuzey İngiltere’de keşfedilen 11.000 yıllık insan kalıntıları

26 Ocak 2023

26 Ocak 2023

Central Lancashire Üniversitesi’ndeki (UCLan) uluslararası bir arkeolog ekibi, İngiltere’nin Cumbria kentindeki Heaning Wood Bone mağarasında 11.000 yıllık insan kalıntıları keşfetti....

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Gübreye Atılan 3 Adam Modern Avrupa’nın Kapılarını Açtı

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Günümüz Modern Avrupası, demokrasi, insan hakları, ekonomik serbestlik konusunda ileri ülkeler barındırıyor. Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Finlandiya bu ülkelerin başında...

Kuzey İngiltere’deki Derbyshire’da 3.700 Yıllık Bronz Çağı Tören Alanı Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

İngiltere’nin Derbyshire bölgesinde, Matlock yakınlarındaki Farley Wood ormanında arkeologlar önemli bir keşfe imza attı. Yapılan kazılarda, 3700 yıl öncesine, yani...

Viking Harald Bluetooth zamanından kalma büyük bir salon keşfedildi

30 Aralık 2022

30 Aralık 2022

Danimarka ve Norveç Kralı Viking Harald Bluetooth döneminden kalma büyük bir salon, Danimarka’nın Kuzey Jutland kentindeki Jammerbugt Belediyesi’nde bir köy...

Kırgız destanı ‘Manas’ el yazmaları UNESCO Dünya Hafızası’na dahil edildi

10 Haziran 2023

10 Haziran 2023

Anlatıcı Sagymbay Orozbakov’un Kırgız destanı “Manas” ın el yazmaları UNESCO Dünya Uluslararası Sicili Hafızası’na yazılmıştır. Bu, Kırgızistan’ın Dünya Hafızası programındaki...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]