11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil ama onun ölüm tarihini net olarak biliyoruz. MS. 415. Hypatia’nın, erken yaşlardan itibaren eğitimini teşvik eden matematikçi ve filozof Theon’un kızıdır.

Hypatia, Neoplatonist bir öğretiye sahipti ve Neoplatonik okulunun da önde gelen düşünürlerinden biriydi. O bir filozof, matematikçi ve astronomdu. İskenderiye de Neopolitik okulunda öğrencilerine felsefe ve astronomi öğreten bir öğretmendi.

Yaşadığı dönemde kadın olmak yeterince zorken o bir de öğretmen olarak insanlarının hayatlarına dahil oldu. Ünü iyi bir öğretmen ve bilge bir danışman olarak şehirlerinin dışına kadar ulaştı.Herkesin sevdiği bir kadındı. Birçok Yunanlının hayallerini süslediği de biliniyordu.

Neopolitik felsefesi öğreten bir okulda kadın olarak girmesi bile zorken o eğitmen olarak cüppesini giymekten çekinmedi.Platon hakkındaki düşüncelerini dinleyen herkese anlatırdı. Pek çok insan onun öğretilerini dinliyordu. Ölümünden sonra bir çok kişi onun hakkında güzel şeyler yazdı ve ölümünü haksızlık olarak nitelendirdi.

Hypatia, erkek egemen akademiye bir kadın olarak girmesinin tek nedeni bakire olması ve ölümüne kadar evlenmemesidir. Antik Yunan toplumu bekarlığa bir erdem olarak değer veriyordu ve bu nedenle erkekler ve kadınlar Hypatia’yı neredeyse cinsiyetsiz gördükleri için büyük ölçüde kabul ediyor ve saygı duyuyorlardı.

Hypatia, Hıristiyanlığın emekleme döneminde olduğu bir dönemde pagan inançlarını uygulamaya devam etti. Yeni filizlenen din büyümeye başladı ve bir çok putperest zulüm korkusuyla Hıristiyan oldu.

Hypatia'yı öldürmek
Hypatia’yı öldürerek onu ölümsüzleştirdiler.

Hypatia korkuyla inanç değiştirmeyi kabul etmedi. Kendi inançlarını uygulamaya devam etti. Hatta bir süre İskenderiye hükümetinden destek görmesine rağmen bu meydan okuma onu güç düşkünü Hıristiyan çevreler arasında bir hedef haline getirdi. Hıristiyanlar şehirde şiddeti kışkırtınca bu destek ortadan kalktı ve hükümetin onu koruma girişimleri durdu.

İskenderiye’nin en önemli piskoposlarından biri olan Cyril, Hypatia’yı devirmek için harekete geçti. Cyril’ın, hükümete direk saldırmaya cesareti yoktu. Bu yüzden onun yerine hükümete yakın, en güçlü varlıklarından birini ortadan kaldırmaya karar verdi.

Böylece, piskopos bir grup keşişe Hypatia’yı kaçırmalarını emretti. Keşişler kaçırdıkları Hypatia’yı sokaklarda sürüklemeye başladılar. İstiridye kabuklarıyla derisini yüzdüler, üzerine kızgın yağlar döküp yaktılar bir kiliseye götürüp çırılçıplak soyup taşlarla ezip, uzuvlarını parçaladılar.

Cyril, Hypatia’nın, Hristiyanlığın karşı çıktığı ve mücadele ettiği bir puta tapmayı temsil ettiğini söyleyerek eylemlerini haklı çıkardı. Cyril ve arkadaşları için, Hypatia’yı öldürerek onu ölümsüzleştirdiler.

En garip olanı da Orta çağ boyunca Hristiyan erdeminin sembolü olarak görülmesidir. Üstelik bazı bilim adamları Aziz Catherine efsanesinin temeli olarak da onu görmektedirler. Bir çok feminist grubunda sembolü olarak hala anılmaktadır. Kötü ve haksız bir ölümün ölümsüzlüğü kendi elleriyle hediye etmesidir Hypatia!

Neoplatonist öğreti nedir?

M.S 2 yüzyılda din ve Helenistik felsefenin arka planına karşı ortaya çıkan Platonik yani Platoncu bir felsefedir. MS. 5 yüzyıla kadar etkisini gösteren bu akım felsefe tarihinde bıraktığı kalıcı etki ile Ortaçağa kadar etkisini gösterdi. Bu felsefenin herseyini “bir” den türetilebileceği fikri bir çok düşünürü etkilemiştir. Müslüman, Hristiyan ve Musevi düşünürler arasında kabul görmüştür. İbni sina, Farabi gibi ünlü düşünürler neoplatonik etkenleri kendi düşünce sistemlerine dahil etmişlerdir.

Banner
Related Articles

Yakutya’da Soyu Tükenmiş Yünlü Gergedan Kalıntıları Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

İklim değişikliğinin dünyanın en eski donmuş topraklarının çoğunu eritmesiyle birlikte, arkeologlar geçmiş bin yıldan kalma hayvan kalıntılarını keşfetmeye devam ediyor. Rusya’da...

Sırp Arkeologlar, İmparator Caracalla’ya Adanmış Roma Zafer Takı’nı Ortaya Çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

Sırbistan’daki arkeologlar, Belgrad’ın 70 km (45 mil) doğusundaki Kostollac kasabası yakınlarındaki bir Roma şehri olan Viminacium’da üçüncü yüzyıldan kalma antik...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Güney Afrika’da dünyanın bilinen en eski mezar alanı keşfedildi; Homo naledi mezarlığı

6 Haziran 2023

6 Haziran 2023

Güney Afrikalı paleontologlar, Johannesburg yakınlarındaki Rising Star Cave’de soyu tükenmiş hominin türü Homo naledi’ye ait mezar alanı keşfettiler. Paleoantropolog Lee...

Sibirya’da Dünyanın En Eski Kaleleri Keşfedildi

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Berlin Freie Üniversitesi’nden arkeologlar, uluslararası bir ekiple birlikte Sibirya’nın uzak bir bölgesinde müstahkem tarih öncesi yerleşimleri ortaya çıkardılar. Araştırmalarının sonuçları,...

Bugüne Kadar Bulunmuş En Büyük Viking Gemi Mezarlığı

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Arkeologlar radar taramaları sırasında bugüne kadar gömülmüş en büyük gemi mezarlığını buldular. Norveç’in güneydoğusundaki Gjellestad’da yere nüfuz eden radar (GPR)...

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Kuzey Norveç’te Nadir Bir Viking Kadının Mezarı Keşfedildi: Köpeğiyle Yan Yana Defnedildi

7 Haziran 2025

7 Haziran 2025

Norveç’in Senja Adası’nda yapılan yeni bir arkeolojik kazı, Viking Çağı’na ait çok özel bir mezar ortaya çıkardı. Arctic University Museum...

Bilimsel Astronominin Babası Hipparchus’un kayıp efsanevi yıldız haritasına ait bir parça bulundu

21 Ekim 2022

21 Ekim 2022

Bilimsel astronominin babası Hipparchus’un çizdiği ve binlerce yıldır kayıp olan Dünyanın en eski yıldız haritasına ait bir parça bulundu. Hipparchus’un...

Tarihi Balat Surp Hraştagabet Khorenyan Ermeni Okulu Kaderine Terkedildi

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

İstanbul’un tarihi semtlerinden Balat’ın sokaklarını gezerken karşınıza içler acısı hali ile kaderine terkedilmiş, ölmesi beklenen hasta gibi duran tarihi Surp...

Man Adası’nda Viking Hazinesi Bulundu

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Man Adası’nda emekli bir polis memuru en az 1000 yıllık Viking takıları buldu. Keşif, Kath Giles tarafından bir metal dedektörü...

İsveç’te arkeologlar Viking Demir Bilezik ve Altın Boyun Halkası Keşfetti

23 Mart 2025

23 Mart 2025

İsveç’te arkeologlar Öland adasındaki Löt yakınlarında bir bataklıkta bulunan nadir bir Viking demiri bilezik ve Trollhättan’da 2.000 yıllık altın boyun...

Yeni bir araştırma; genler dillerin çeşitliliğinde her zaman baş rol oynamıyor

24 Kasım 2022

24 Kasım 2022

Dünya üzerinde 7.000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dilsel çeşitlilik, biyolojik özellikler gibi, genler aracılığı ile nesilden nesile aktarılır. Charles Darwin’in...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]