21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil ama onun ölüm tarihini net olarak biliyoruz. MS. 415. Hypatia’nın, erken yaşlardan itibaren eğitimini teşvik eden matematikçi ve filozof Theon’un kızıdır.

Hypatia, Neoplatonist bir öğretiye sahipti ve Neoplatonik okulunun da önde gelen düşünürlerinden biriydi. O bir filozof, matematikçi ve astronomdu. İskenderiye de Neopolitik okulunda öğrencilerine felsefe ve astronomi öğreten bir öğretmendi.

Yaşadığı dönemde kadın olmak yeterince zorken o bir de öğretmen olarak insanlarının hayatlarına dahil oldu. Ünü iyi bir öğretmen ve bilge bir danışman olarak şehirlerinin dışına kadar ulaştı.Herkesin sevdiği bir kadındı. Birçok Yunanlının hayallerini süslediği de biliniyordu.

Neopolitik felsefesi öğreten bir okulda kadın olarak girmesi bile zorken o eğitmen olarak cüppesini giymekten çekinmedi.Platon hakkındaki düşüncelerini dinleyen herkese anlatırdı. Pek çok insan onun öğretilerini dinliyordu. Ölümünden sonra bir çok kişi onun hakkında güzel şeyler yazdı ve ölümünü haksızlık olarak nitelendirdi.

Hypatia, erkek egemen akademiye bir kadın olarak girmesinin tek nedeni bakire olması ve ölümüne kadar evlenmemesidir. Antik Yunan toplumu bekarlığa bir erdem olarak değer veriyordu ve bu nedenle erkekler ve kadınlar Hypatia’yı neredeyse cinsiyetsiz gördükleri için büyük ölçüde kabul ediyor ve saygı duyuyorlardı.

Hypatia, Hıristiyanlığın emekleme döneminde olduğu bir dönemde pagan inançlarını uygulamaya devam etti. Yeni filizlenen din büyümeye başladı ve bir çok putperest zulüm korkusuyla Hıristiyan oldu.

Hypatia'yı öldürmek
Hypatia’yı öldürerek onu ölümsüzleştirdiler.

Hypatia korkuyla inanç değiştirmeyi kabul etmedi. Kendi inançlarını uygulamaya devam etti. Hatta bir süre İskenderiye hükümetinden destek görmesine rağmen bu meydan okuma onu güç düşkünü Hıristiyan çevreler arasında bir hedef haline getirdi. Hıristiyanlar şehirde şiddeti kışkırtınca bu destek ortadan kalktı ve hükümetin onu koruma girişimleri durdu.

İskenderiye’nin en önemli piskoposlarından biri olan Cyril, Hypatia’yı devirmek için harekete geçti. Cyril’ın, hükümete direk saldırmaya cesareti yoktu. Bu yüzden onun yerine hükümete yakın, en güçlü varlıklarından birini ortadan kaldırmaya karar verdi.

Böylece, piskopos bir grup keşişe Hypatia’yı kaçırmalarını emretti. Keşişler kaçırdıkları Hypatia’yı sokaklarda sürüklemeye başladılar. İstiridye kabuklarıyla derisini yüzdüler, üzerine kızgın yağlar döküp yaktılar bir kiliseye götürüp çırılçıplak soyup taşlarla ezip, uzuvlarını parçaladılar.

Cyril, Hypatia’nın, Hristiyanlığın karşı çıktığı ve mücadele ettiği bir puta tapmayı temsil ettiğini söyleyerek eylemlerini haklı çıkardı. Cyril ve arkadaşları için, Hypatia’yı öldürerek onu ölümsüzleştirdiler.

En garip olanı da Orta çağ boyunca Hristiyan erdeminin sembolü olarak görülmesidir. Üstelik bazı bilim adamları Aziz Catherine efsanesinin temeli olarak da onu görmektedirler. Bir çok feminist grubunda sembolü olarak hala anılmaktadır. Kötü ve haksız bir ölümün ölümsüzlüğü kendi elleriyle hediye etmesidir Hypatia!

Neoplatonist öğreti nedir?

M.S 2 yüzyılda din ve Helenistik felsefenin arka planına karşı ortaya çıkan Platonik yani Platoncu bir felsefedir. MS. 5 yüzyıla kadar etkisini gösteren bu akım felsefe tarihinde bıraktığı kalıcı etki ile Ortaçağa kadar etkisini gösterdi. Bu felsefenin herseyini “bir” den türetilebileceği fikri bir çok düşünürü etkilemiştir. Müslüman, Hristiyan ve Musevi düşünürler arasında kabul görmüştür. İbni sina, Farabi gibi ünlü düşünürler neoplatonik etkenleri kendi düşünce sistemlerine dahil etmişlerdir.

Banner
Related Articles

Arkeologlar Kazakistan’da Altın Orda dönemine tarihlenen bir türbe keşfettiler

9 Temmuz 2023

9 Temmuz 2023

Khabar 15 haber ajansının bildirdiğine göre, 15. yüzyılda Altın Orda’ya kadar uzanan bir türbenin kalıntıları, Kazakistan’ın merkezi bir bölgesi olan Akmola Bölgesi’ndeki...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Arkeologlar Antik Trakya Kenti Perperikon’da yeni bir tapınak ortaya çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Arkeologlar, Antik Trakya Kenti Perperikon saray tapınak alanının sadece on metre uzaklığında başka bir tapınak keşfettiler. Tapınak keşfini ekip başkanı...

Amasra’da lojman inşaatı için yapılan sondaj çalışması sırasında Roma eserleri bulundu

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Bartın’ın Amasra ilçesinde bir site inşaatı için yapılan sondaj çalışması sırasında Roma dönemine ait altın küpeler, yüzükler, gözyaşı şişeleri ve...

Gaziantep’te Nadir Mozaikler Ele Geçirildi: Tarihi Eser Operasyonunda 3 Kişi Gözaltına Alındı

1 Eylül 2025

1 Eylül 2025

Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, jandarma ekiplerinin düzenlediği tarihi eser operasyonunda 2 nadir mozaik ele geçirilirken, 3 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgilere...

Milas Euromos 2021 Kazılarında İki Arkaik Heykeli Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Milas Euromos 2021 arkeoloji kazı çalışmaları devam ediyor. Milas Euromos 2021 kazı çalışmalarında arkeologlar, 110 cm boyutlarında yaklaşık 2500 yıllık,...

Erciyes’in Gölgesinde 2.500 Metrede Olası Bir “Tapınak Şehri”nin Kalıntıları Ortaya Çıktı

1 Haziran 2026

1 Haziran 2026

Kayseri’de Erciyes Dağı’nın kuzeyinde yükselen Lifos Dağı’nda karların erimesi olası bir “Tapınak Şehri”ni yeniden görünür kıldı. Hacılar ilçesi sınırlarındaki 2...

Mısır’daki Marea Antik Kenti’nde keşfedilen binlerce ‘Nummi Minimi’ sikkesi incelendi

20 Aralık 2023

20 Aralık 2023

Varşova Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi’nden nümismatistler, İskenderiye’nin 45 kilometre güneybatısında bulunan Marea Antik Kenti’nde keşfedilen; önce göz ardı edilen binlerce küçük...

Kehribar İçinde 99 Milyon Yıldan Beri Korunan Gizemli Hayvan

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Myanmar’da keşfedilen 99 milyon yıllık kehribar içine hapsolmuş hayvan kalıntısını bilim insanları küçük bir dinozorun kafatası olarak değerlendirmişlerdi. Kehribarın 99...

İran’ın Kaldar Mağarasında İnsan Göçündeki ‘Kayıp Halka’nın Bir Parçası Bulunmuş Olabilir

4 Nisan 2021

4 Nisan 2021

Kaldar mağarası, İran’daki Orta ve Üst Paleolitik Çağ’dan geçişe kanıt sağlayan önemli bir arkeolojik sit alanıdır. Mağara, 1.290 metre yükseklikte, Lorestan...

Anadolu’da 16 Bin Yıllık Köpek İzleri: Pınarbaşı Bulguları Evcilleştirmenin Tarihini Geriye Çekti

29 Mart 2026

29 Mart 2026

Antik DNA analizleri Anadolu’da köpeklerin sanılandan çok daha erken ortaya çıktığını gösterdi. Türkiye’deki Pınarbaşı yerleşiminde incelenen kalıntılar köpeklerin yaklaşık 16...

Araştırmacılar, ilk Neandertal ailesine ulaşmayı başardı.

19 Ekim 2022

19 Ekim 2022

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü‘nden araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, Sibirya’daki uzak bir Neandertal topluluğundan on üç bireyin genomunu...

Colossae Antik Kenti Kazı Çalışmaları Başlıyor

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Denizli ilinin Honaz ilçesinde yer alan Colossae Antik Kenti, yüzey araştırmaları sonrası kazı çalışmaları başlıyor. Dünyanın yedi büyük kilisesinden birisi...

Hitit İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan nadir 3 bin 300 yıllık bronz miğfer

17 Temmuz 2022

17 Temmuz 2022

Hitit İmparatorluğu’nun önemli kült merkezlerinden biri olan Şapinuva’da 2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 3 bin 300 yıllık bronz...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]