3 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil ama onun ölüm tarihini net olarak biliyoruz. MS. 415. Hypatia’nın, erken yaşlardan itibaren eğitimini teşvik eden matematikçi ve filozof Theon’un kızıdır.

Hypatia, Neoplatonist bir öğretiye sahipti ve Neoplatonik okulunun da önde gelen düşünürlerinden biriydi. O bir filozof, matematikçi ve astronomdu. İskenderiye de Neopolitik okulunda öğrencilerine felsefe ve astronomi öğreten bir öğretmendi.

Yaşadığı dönemde kadın olmak yeterince zorken o bir de öğretmen olarak insanlarının hayatlarına dahil oldu. Ünü iyi bir öğretmen ve bilge bir danışman olarak şehirlerinin dışına kadar ulaştı.Herkesin sevdiği bir kadındı. Birçok Yunanlının hayallerini süslediği de biliniyordu.

Neopolitik felsefesi öğreten bir okulda kadın olarak girmesi bile zorken o eğitmen olarak cüppesini giymekten çekinmedi.Platon hakkındaki düşüncelerini dinleyen herkese anlatırdı. Pek çok insan onun öğretilerini dinliyordu. Ölümünden sonra bir çok kişi onun hakkında güzel şeyler yazdı ve ölümünü haksızlık olarak nitelendirdi.

Hypatia, erkek egemen akademiye bir kadın olarak girmesinin tek nedeni bakire olması ve ölümüne kadar evlenmemesidir. Antik Yunan toplumu bekarlığa bir erdem olarak değer veriyordu ve bu nedenle erkekler ve kadınlar Hypatia’yı neredeyse cinsiyetsiz gördükleri için büyük ölçüde kabul ediyor ve saygı duyuyorlardı.

Hypatia, Hıristiyanlığın emekleme döneminde olduğu bir dönemde pagan inançlarını uygulamaya devam etti. Yeni filizlenen din büyümeye başladı ve bir çok putperest zulüm korkusuyla Hıristiyan oldu.

Hypatia'yı öldürmek
Hypatia’yı öldürerek onu ölümsüzleştirdiler.

Hypatia korkuyla inanç değiştirmeyi kabul etmedi. Kendi inançlarını uygulamaya devam etti. Hatta bir süre İskenderiye hükümetinden destek görmesine rağmen bu meydan okuma onu güç düşkünü Hıristiyan çevreler arasında bir hedef haline getirdi. Hıristiyanlar şehirde şiddeti kışkırtınca bu destek ortadan kalktı ve hükümetin onu koruma girişimleri durdu.

İskenderiye’nin en önemli piskoposlarından biri olan Cyril, Hypatia’yı devirmek için harekete geçti. Cyril’ın, hükümete direk saldırmaya cesareti yoktu. Bu yüzden onun yerine hükümete yakın, en güçlü varlıklarından birini ortadan kaldırmaya karar verdi.

Böylece, piskopos bir grup keşişe Hypatia’yı kaçırmalarını emretti. Keşişler kaçırdıkları Hypatia’yı sokaklarda sürüklemeye başladılar. İstiridye kabuklarıyla derisini yüzdüler, üzerine kızgın yağlar döküp yaktılar bir kiliseye götürüp çırılçıplak soyup taşlarla ezip, uzuvlarını parçaladılar.

Cyril, Hypatia’nın, Hristiyanlığın karşı çıktığı ve mücadele ettiği bir puta tapmayı temsil ettiğini söyleyerek eylemlerini haklı çıkardı. Cyril ve arkadaşları için, Hypatia’yı öldürerek onu ölümsüzleştirdiler.

En garip olanı da Orta çağ boyunca Hristiyan erdeminin sembolü olarak görülmesidir. Üstelik bazı bilim adamları Aziz Catherine efsanesinin temeli olarak da onu görmektedirler. Bir çok feminist grubunda sembolü olarak hala anılmaktadır. Kötü ve haksız bir ölümün ölümsüzlüğü kendi elleriyle hediye etmesidir Hypatia!

Neoplatonist öğreti nedir?

M.S 2 yüzyılda din ve Helenistik felsefenin arka planına karşı ortaya çıkan Platonik yani Platoncu bir felsefedir. MS. 5 yüzyıla kadar etkisini gösteren bu akım felsefe tarihinde bıraktığı kalıcı etki ile Ortaçağa kadar etkisini gösterdi. Bu felsefenin herseyini “bir” den türetilebileceği fikri bir çok düşünürü etkilemiştir. Müslüman, Hristiyan ve Musevi düşünürler arasında kabul görmüştür. İbni sina, Farabi gibi ünlü düşünürler neoplatonik etkenleri kendi düşünce sistemlerine dahil etmişlerdir.

Banner
Benzer Yazılar

Meksikalı Arkeologlar Kafatası Kulesinin Yeni Bölümlerini Ortaya Çıkardı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Meksikalı yetkililer yaptıkları açıklamada, arkeologların Mexico City merkezinin altında 1400’lerden kalma ünlü bir Aztek insan kafatası kulesinin yeni bölümlerini ortaya...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Karadeniz’in Antik kenti Tios’a İnşaat Yolu Açılıyor

7 Temmuz 2021

7 Temmuz 2021

Karadeniz’in önemli antik kenti Tios, 1. derece sit alanından 3. derece sit alanına düşürülerek; Tios Antik Kenti’ne inşaat yapılmasının önü...

İran’ın Batısında Asur Kralı II. Sargon’a Atfedilen Bir Yazıt Bulundu

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

İranlı arkeologlar, Batı İran’da bir Yeni Asur kralı II. Sargon‘a atfedilen bir kraliyet anıt yazıtının bir bölümünü keşfettiler. ISNA’nın aktardığına...

İnsanların Büyük Beyinlerinin Gelişimini Ne Tetikledi?

15 Mart 2021

15 Mart 2021

İnsanların büyük beyinlerinin gelişimi bilim insanları tarafından hala tam anlamıyla çözümlenemeyen bir olaydır. Bu yüzden her yıl farklı hipotezler geliştiren...

Antik dünyanın en geniş imparatorluğu “Ahameniş Pers İmparatorluğu”

17 Aralık 2023

17 Aralık 2023

Ahameniş Pers İmparatorluğu’nun kökeni, İran ve Doğu Anadolu’nun (Türkiye) çoğuna hakim olan Med Kralı Astyages’in Pers kralı II. Cyrus tarafından...

Güney Afrika’da 130.000 yıllık vatoz kum heykeli dünyanın en eski hayvan sanatı olabilir

4 Nisan 2024

4 Nisan 2024

Araştırmacılar, Cape Town’dan yaklaşık 205 mil (330 kilometre) uzaklıkta, Still Bay’in doğusunda ilk bakışta simetrik bir kaya gibi görünen bir...

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Yurt dışına kaçırılan binlerce eser Türkiye’ye geri getirildi

14 Nisan 2024

14 Nisan 2024

Türkiye, 1980 yılından bu yana izini sürdüğü binlerce kültür eserinin ait olduğu topraklara getirmeyi başardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde...

Ulucak Höyüğü’nde Tilki Postlu 8 Bin Yıllık Erkek Figürü Gün Yüzüne Çıkarıldı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yer alan ve kentin bilinen en eski yerleşim alanı kabul edilen Ulucak Höyüğü’nde yürütülen kazılarda, 8 bin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]