10 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil ama onun ölüm tarihini net olarak biliyoruz. MS. 415. Hypatia’nın, erken yaşlardan itibaren eğitimini teşvik eden matematikçi ve filozof Theon’un kızıdır.

Hypatia, Neoplatonist bir öğretiye sahipti ve Neoplatonik okulunun da önde gelen düşünürlerinden biriydi. O bir filozof, matematikçi ve astronomdu. İskenderiye de Neopolitik okulunda öğrencilerine felsefe ve astronomi öğreten bir öğretmendi.

Yaşadığı dönemde kadın olmak yeterince zorken o bir de öğretmen olarak insanlarının hayatlarına dahil oldu. Ünü iyi bir öğretmen ve bilge bir danışman olarak şehirlerinin dışına kadar ulaştı.Herkesin sevdiği bir kadındı. Birçok Yunanlının hayallerini süslediği de biliniyordu.

Neopolitik felsefesi öğreten bir okulda kadın olarak girmesi bile zorken o eğitmen olarak cüppesini giymekten çekinmedi.Platon hakkındaki düşüncelerini dinleyen herkese anlatırdı. Pek çok insan onun öğretilerini dinliyordu. Ölümünden sonra bir çok kişi onun hakkında güzel şeyler yazdı ve ölümünü haksızlık olarak nitelendirdi.

Hypatia, erkek egemen akademiye bir kadın olarak girmesinin tek nedeni bakire olması ve ölümüne kadar evlenmemesidir. Antik Yunan toplumu bekarlığa bir erdem olarak değer veriyordu ve bu nedenle erkekler ve kadınlar Hypatia’yı neredeyse cinsiyetsiz gördükleri için büyük ölçüde kabul ediyor ve saygı duyuyorlardı.

Hypatia, Hıristiyanlığın emekleme döneminde olduğu bir dönemde pagan inançlarını uygulamaya devam etti. Yeni filizlenen din büyümeye başladı ve bir çok putperest zulüm korkusuyla Hıristiyan oldu.

Hypatia'yı öldürmek
Hypatia’yı öldürerek onu ölümsüzleştirdiler.

Hypatia korkuyla inanç değiştirmeyi kabul etmedi. Kendi inançlarını uygulamaya devam etti. Hatta bir süre İskenderiye hükümetinden destek görmesine rağmen bu meydan okuma onu güç düşkünü Hıristiyan çevreler arasında bir hedef haline getirdi. Hıristiyanlar şehirde şiddeti kışkırtınca bu destek ortadan kalktı ve hükümetin onu koruma girişimleri durdu.

İskenderiye’nin en önemli piskoposlarından biri olan Cyril, Hypatia’yı devirmek için harekete geçti. Cyril’ın, hükümete direk saldırmaya cesareti yoktu. Bu yüzden onun yerine hükümete yakın, en güçlü varlıklarından birini ortadan kaldırmaya karar verdi.

Böylece, piskopos bir grup keşişe Hypatia’yı kaçırmalarını emretti. Keşişler kaçırdıkları Hypatia’yı sokaklarda sürüklemeye başladılar. İstiridye kabuklarıyla derisini yüzdüler, üzerine kızgın yağlar döküp yaktılar bir kiliseye götürüp çırılçıplak soyup taşlarla ezip, uzuvlarını parçaladılar.

Cyril, Hypatia’nın, Hristiyanlığın karşı çıktığı ve mücadele ettiği bir puta tapmayı temsil ettiğini söyleyerek eylemlerini haklı çıkardı. Cyril ve arkadaşları için, Hypatia’yı öldürerek onu ölümsüzleştirdiler.

En garip olanı da Orta çağ boyunca Hristiyan erdeminin sembolü olarak görülmesidir. Üstelik bazı bilim adamları Aziz Catherine efsanesinin temeli olarak da onu görmektedirler. Bir çok feminist grubunda sembolü olarak hala anılmaktadır. Kötü ve haksız bir ölümün ölümsüzlüğü kendi elleriyle hediye etmesidir Hypatia!

Neoplatonist öğreti nedir?

M.S 2 yüzyılda din ve Helenistik felsefenin arka planına karşı ortaya çıkan Platonik yani Platoncu bir felsefedir. MS. 5 yüzyıla kadar etkisini gösteren bu akım felsefe tarihinde bıraktığı kalıcı etki ile Ortaçağa kadar etkisini gösterdi. Bu felsefenin herseyini “bir” den türetilebileceği fikri bir çok düşünürü etkilemiştir. Müslüman, Hristiyan ve Musevi düşünürler arasında kabul görmüştür. İbni sina, Farabi gibi ünlü düşünürler neoplatonik etkenleri kendi düşünce sistemlerine dahil etmişlerdir.

Banner
Related Articles

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Arkeologlar, Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Göttingen Üniversitesi’nden arkeologlar, Atina’nın güneyindeki Thorikos’ta Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler. Keşif, erken Yunan tarihi için beklenmedik ve...

Hatay’da elektrik kablosu yenileme çalışmaları sırasında lahit bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Geçen yıl Şubat ayında meydana gelen iki büyük depremle yıkılan Hatay’da, enerji şirketinin başlattığı elektrik kablolarının yenileme çalışmaları sırasında bir...

Eşsiz Roma süvari geçit töreni miğferi yeniden yaratıldı

8 Nisan 2024

8 Nisan 2024

Amatör arkeologların 2001 yılında Leicestershire’daki Market Harborough yakınlarındaki Hallaton’da bir Demir Çağı bölgesini araştırırken buldukları yaldızlı gümüş benzersiz Roma süvari...

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

Kültür Bakanlığı’ndan Müze Severlere İyi Haber…

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Teknolojinin gelişmesi her alanda olduğu gibi kültür alanında da değişimin itici gücü oldu. Bu değişimlerin birisi olan Kültür ve Turizm...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Hun imparatoru Atilla Roma’ya sadece altın için mi saldırıyordu?

15 Aralık 2022

15 Aralık 2022

Avrupa’da Tanrı’nın Kırbacı olarak tanınan Avrupa Hun İmparatoru Atilla, hükümdarlığı boyunca Batı ve Doğu Roma’nın korkulu rüyası olmuştu. MS 434-453...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Çin’in Zhejiang Bölgesinde 2.000 Yıldan Daha Eski, İyi Korunmuş Ahşap Evler Keşfedildi

17 Mart 2025

17 Mart 2025

Çin’in Zhejiang Eyaletine bağlı Shaoxing kentindeki araştırmacılar, MÖ 475 ile MÖ 221 yılları arasına tarihlenen, 2.000 yılı aşkın bir süre...

Neolitik Çağ’da kazın evcilleştirilmesine dair kanıtlar bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

Yangtze Nehri vadisinde bulunan kaz kemikleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kazlar 7000 yıl kadar önce Çin’de evcilleştirilmiş olabilir. Tavukların...

Şaşırtıcı keşif; Romalıların ve Anglosaksonların bir arada yattığı mezarlık ortaya çıkarıldı

14 Mart 2023

14 Mart 2023

Mezarlıklar, toplumlarda dini, milli ve gelenekler gözetilerek ayrı alanlarda oluşturulur. Günümüzde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi mezarlıkları gibi oluşturulan mezarlıklar uygulamada...

Sanxingdui Harabeleri’nde Yeni Keşifler

27 Mart 2021

27 Mart 2021

Kelimenin tam anlamıyla “Üç Yıldız Yığınları” anlamına gelen Sanxingdui, antik Çin’de Shu Krallığı’na ait kültürel bir kalıntıdır. Bu isim, sitedeki 3...

İskoçya’da altından yapılmış nadir pommel keşfedildi

24 Ekim 2022

24 Ekim 2022

İskoçya’nın Stirling kentinde bir metal dedektörcüsü tarafından altından yapılmış nadir pommel keşfedildi. Kılıç, hançer, bıçak kabzasının olduğu kısma pommel deniyor....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]