7 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda yer alan Antandros antik kenti aynı zamanda Troas’ın önemli kentlerinden biridir.

Antik yazarlara göre Antandros şehrinin kuruluşu Troia savaşına kadar uzanmaktadır. Bu önemli kentte 2000 yılında yapılan yüzey araştırmaları sonrası başlayan akademik çalışmalar 2007 yılında alınan bakanlar kurulu kararıyla devam ettirilmektedir.

Yaz dönemlerinde 3 ay süreyle gerçekleşen kazı çalışmaları 2019 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili kazı başkanlıkları arasında imzalanan “Arkeolojik Kazıların Yıl Boyu Desteklenmesi Protokolü” ve “Arkeolojik Kazı Çalışmalarının Yıl boyunca Sürdürülerek Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi Projesi” çerçevesinde yılın 12 ayı yapılacağı açıklandı.

Anadolu Ajansından Hakan Firik’in haberine göre, Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneğinden yapılan yazılı açıklamada, halen devam eden 157 arkeolojik kazı çalışmasının 125’inin Türk, 32’sinin yabancı kazı başkanlıklarınca yürütüldüğü belirtilerek, 2021 yılında proje kapsamında 125 kazının tamamının 12 aylık kazı kapsamına alınmasının planlandığı ifade edildi.

Antandros Antik Kenti “Yamaç Ev” olarak da adlandırılan Roma villası.

Açıklamada görüşlerine yer verilen kazı başkanı Prof. Dr. Gürcan Polat da yıl boyunca yapılacak çalışmalar kapsamında 6 ay kazı, 6 ay depo faaliyeti yapacaklarını belirtti.

Polat, “Kazı alanının düzenlenmesi, restorasyonu, ören yeri ilan edilerek korunması ve bakanlıkça ziyarete açılması konularının yanı sıra bölge turizmine de katkısı olacağına inandığımız projelerimizi, kamu kurum ve kuruluşları ve bölge halkının değerli katkılarıyla yaşama geçirmeyi planlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Antandros Antik Kenti’nin Keşfi

Antandros Antik Kenti ile ilgili ilk araştırmalar,1842 yılında Heinrich Kiepert’in, Avcılar Köyü camisinin duvarında Antandros isminin (Αντάνδρiων) geçtiği yazıtı keşfetmesiyle başlamıştır.

Heinrich Kiepert bu yazıta dayanarak şehrin yerini haritada lokalize etmeyi başarmıştır.

Kiepert 1888’de bölgeye yeniden geldiğinde başka bir yazıt ve üzerinde ANT harflerinin bulunduğu Antandros sikkelerini görmesi daha önceki düşündüğü yerin doğru olduğunu anlamasını sağlamıştır. Antandros olarak saptadığı Dervent Tepe’ye tırmanmış ve buradaki yüzey araştırmalarında burada bir şehrin varlığına dair deliller toplamaya başlamıştır.

Ama ondan daha önce bölgeden geçen Heinrich Schliemann, burada 1000 metre boyu olduğunu düşündüğü antik bir kent olduğunu saptamıştır. Hatta dervent adının Antandros isminden geldiğini söylesede sözlerinin doğru olmadığı 1959 ve 1968 yıllarında iki kez ziyaret eden J. M. Cook bu ismin sadece geçitler için kullanıldığını keşfetmiştir. Bu ismin burada bir geçit olduğuna işaret ettiğini söylemiştir.

Kiepert’ten sekiz yıl sonra Judeich bu tepede araştırmalarda bulunmuş ve şehri aşağı ve yukarı şehir olarak ikiye ayırmıştır.

Antandros Antik Kenti Nekropolis

1989 yılında antandros yerleşmesinin bulunduğu Kaletaşı Tepesinin batısında bölgede sahil şeridi imara açıldığı için yapılan çalışmalarda burada bir nekropol olduğu keşfedilmiştir. Yapılan kurtarma çalışmaları sonucu bu alanın MÖ 7. yüzyıldan MÖ 2. yüzyıla kadar nekropolis alanı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. 1995 yılında bu çalışmalara son verilmiştir.

2000 yılında Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Gürcan Polat başkanlığında yüzey araştırmaları yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalarda sur ile çevrilmiş bir yerleşim alanının olduğu tespit edilmiştir. MÖ. 5 yy. dan 4 yy. boyunca kullanılmış olduğu belirlenmiştir.

2001-2006 yılları arasında Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü ile Balıkesir Müzesi’nin ortaklaşa çalışmalarıyla süren kazılar, 2007 yılıyla birlikte Prof. Dr. Gürcan Polat başkanlığında devam eden çalışmalar akademik bir kazıya dönüşmüştür.

Banner
Related Articles

Kafatası Kemiği Homo Erectus İnsanının Yaşını Belirlemede Yardımcı Oldu

16 Nisan 2021

16 Nisan 2021

İnsan evriminin bir halkasını oluşturan Homo erectus, Homo sapiens (modern insan) benzer vücut yapısına ve davranışına sahip ilk örneği teşkil...

Danimarka tarihinin en büyük hazinelerinden biri bulundu

6 Eylül 2021

6 Eylül 2021

Danimarka tarihinin en büyük, en zengin ve en güzel altın hazinelerinden biri Jelling’in hemen dışındaki Vindelev’de bulundu. Hazinenin sergileneceği Vejle...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

Yeni Arkeogenetik Araştırma Orta Çağ’da Kıta Avrupası’ndan İngiltere’ye Yaşanan Büyük Göç Dalgasını Gösteriyor

21 Eylül 2022

21 Eylül 2022

Roma İmparatorluğu’nun İngiltere topraklarını terk etmesi sonrası bölgeye Kıta Avrupası’ndan özellikle Hollanda, Almanya ve Danimarka da dahil olmak üzere Kuzey...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Etiyopya’da bulunan Homo sapiens’in yaşı yeniden hesaplandı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

Etiyopya’da bulunan Homo sapiens fosillerin yaşı bölgede bulunan volkanik küllerin incelenmesi ile bilinenden daha geriye tarihlendi. Etiyopya’da ele geçen fosiller...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Yeminler Altında Yaşamaya Zorlanan Kral Madduwatta

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

M.Ö. 1700 yılları Anadolu’da Hatti Ülkesi dış güçlerin saldırıları ve iç çekişmeler neticesinde yıkılmak üzere… Bu zaman diliminde irili ufaklı...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Olympos Antik Kenti’nde Aristokrat Bir Kadına Ait Anıtsal Mezar Bulundu

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma döneminde yaşamış aristokrat bir kadına ait olduğu değerlendirilen anıtsal mezar ortaya...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

1800 yıllık kurşun tabutun içinde mücevherlerle süslenmiş Romalı kız

9 Nisan 2023

9 Nisan 2023

Scopus Dağı arkeolojik kazılarında kurşun bir tabut bulundu. Tabut açıldığında mücevherleri ile birlikte gömülmüş bir Romalı kız görüldü. Romalı kız,...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]