17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda yer alan Antandros antik kenti aynı zamanda Troas’ın önemli kentlerinden biridir.

Antik yazarlara göre Antandros şehrinin kuruluşu Troia savaşına kadar uzanmaktadır. Bu önemli kentte 2000 yılında yapılan yüzey araştırmaları sonrası başlayan akademik çalışmalar 2007 yılında alınan bakanlar kurulu kararıyla devam ettirilmektedir.

Yaz dönemlerinde 3 ay süreyle gerçekleşen kazı çalışmaları 2019 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili kazı başkanlıkları arasında imzalanan “Arkeolojik Kazıların Yıl Boyu Desteklenmesi Protokolü” ve “Arkeolojik Kazı Çalışmalarının Yıl boyunca Sürdürülerek Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi Projesi” çerçevesinde yılın 12 ayı yapılacağı açıklandı.

Anadolu Ajansından Hakan Firik’in haberine göre, Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneğinden yapılan yazılı açıklamada, halen devam eden 157 arkeolojik kazı çalışmasının 125’inin Türk, 32’sinin yabancı kazı başkanlıklarınca yürütüldüğü belirtilerek, 2021 yılında proje kapsamında 125 kazının tamamının 12 aylık kazı kapsamına alınmasının planlandığı ifade edildi.

Antandros Antik Kenti “Yamaç Ev” olarak da adlandırılan Roma villası.

Açıklamada görüşlerine yer verilen kazı başkanı Prof. Dr. Gürcan Polat da yıl boyunca yapılacak çalışmalar kapsamında 6 ay kazı, 6 ay depo faaliyeti yapacaklarını belirtti.

Polat, “Kazı alanının düzenlenmesi, restorasyonu, ören yeri ilan edilerek korunması ve bakanlıkça ziyarete açılması konularının yanı sıra bölge turizmine de katkısı olacağına inandığımız projelerimizi, kamu kurum ve kuruluşları ve bölge halkının değerli katkılarıyla yaşama geçirmeyi planlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Antandros Antik Kenti’nin Keşfi

Antandros Antik Kenti ile ilgili ilk araştırmalar,1842 yılında Heinrich Kiepert’in, Avcılar Köyü camisinin duvarında Antandros isminin (Αντάνδρiων) geçtiği yazıtı keşfetmesiyle başlamıştır.

Heinrich Kiepert bu yazıta dayanarak şehrin yerini haritada lokalize etmeyi başarmıştır.

Kiepert 1888’de bölgeye yeniden geldiğinde başka bir yazıt ve üzerinde ANT harflerinin bulunduğu Antandros sikkelerini görmesi daha önceki düşündüğü yerin doğru olduğunu anlamasını sağlamıştır. Antandros olarak saptadığı Dervent Tepe’ye tırmanmış ve buradaki yüzey araştırmalarında burada bir şehrin varlığına dair deliller toplamaya başlamıştır.

Ama ondan daha önce bölgeden geçen Heinrich Schliemann, burada 1000 metre boyu olduğunu düşündüğü antik bir kent olduğunu saptamıştır. Hatta dervent adının Antandros isminden geldiğini söylesede sözlerinin doğru olmadığı 1959 ve 1968 yıllarında iki kez ziyaret eden J. M. Cook bu ismin sadece geçitler için kullanıldığını keşfetmiştir. Bu ismin burada bir geçit olduğuna işaret ettiğini söylemiştir.

Kiepert’ten sekiz yıl sonra Judeich bu tepede araştırmalarda bulunmuş ve şehri aşağı ve yukarı şehir olarak ikiye ayırmıştır.

Antandros Antik Kenti Nekropolis

1989 yılında antandros yerleşmesinin bulunduğu Kaletaşı Tepesinin batısında bölgede sahil şeridi imara açıldığı için yapılan çalışmalarda burada bir nekropol olduğu keşfedilmiştir. Yapılan kurtarma çalışmaları sonucu bu alanın MÖ 7. yüzyıldan MÖ 2. yüzyıla kadar nekropolis alanı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. 1995 yılında bu çalışmalara son verilmiştir.

2000 yılında Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Gürcan Polat başkanlığında yüzey araştırmaları yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalarda sur ile çevrilmiş bir yerleşim alanının olduğu tespit edilmiştir. MÖ. 5 yy. dan 4 yy. boyunca kullanılmış olduğu belirlenmiştir.

2001-2006 yılları arasında Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü ile Balıkesir Müzesi’nin ortaklaşa çalışmalarıyla süren kazılar, 2007 yılıyla birlikte Prof. Dr. Gürcan Polat başkanlığında devam eden çalışmalar akademik bir kazıya dönüşmüştür.

Banner
Related Articles

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Brakisefalik, düz yüzlü köpeklerin ilk sahipleri Romalılar olabilir

15 Nisan 2023

15 Nisan 2023

Brakisefalik, basık bir burun ve düz yüze sahip soluk alıp verirken hırıltılar çıkaran köpek ırkına verilen addır. Sevimli görüntüleri ile...

Antik dünyanın en geniş imparatorluğu “Ahameniş Pers İmparatorluğu”

17 Aralık 2023

17 Aralık 2023

Ahameniş Pers İmparatorluğu’nun kökeni, İran ve Doğu Anadolu’nun (Türkiye) çoğuna hakim olan Med Kralı Astyages’in Pers kralı II. Cyrus tarafından...

Gizemli Antik Yunan “Ejderha Evleri”

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Yunanistan’da ejderhalarla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen “drakospita” veya ejderha evleri adı verilen gizemli bir antik Yunan evleri bulunuyor. Antik Yunan...

Arkeologlar, Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Göttingen Üniversitesi’nden arkeologlar, Atina’nın güneyindeki Thorikos’ta Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler. Keşif, erken Yunan tarihi için beklenmedik ve...

İnsanlar ekmek yapmayı 14.400 yıl önce biliyorlardı

15 Mayıs 2022

15 Mayıs 2022

Ürdün’ün Kara Çölü’ndeki arkeolojik buluntular, insanların 14.400 yıl önce ekmek pişirmek için taş fırınları kullandığını gösteriyor. Araştırmacılar, 14.400 yıl önce...

Yeni Keşfedilen Fosil, Soyu Tükenmiş Bir İnsan Türünün Evrimine İşaret Ediyor

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Paranthropus robustos soyu tükenmiş insan türlerinden bir tanesidir. Bu türün erkeklerinin dişilerden önemli ölçüde büyük olduğu düşünülmekteydi. Günümüz primatlarından orangutanlar,...

Oxford Üniversitesi araştırmacıları şimdiye kadarki en büyük insan soy ağacını oluşturdu

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

Oxford Üniversitesi araştırmacıları, günümüzden binlerce yıl önce Afrika’dan başlayan insan genetik çeşitliliğini izleyerek şimdiye kadar oluşturulan en büyük insan soy...

3 bin 300 yıllık Hitit Barajı Dünya Sulama Yapıları Mirası Listesi’ne eklendi

25 Kasım 2024

25 Kasım 2024

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititler tarafından inşa edilen ve dünyanın en eski sulama sistemlerinden biri olarak kabul edilen Gölpınar Hitit Barajı,...

500 yaşındaki İnka mumyası, sanki derin bir uykuda “La Doncella”

24 Ağustos 2021

24 Ağustos 2021

1999’da Arjantin’deki yüksek Volcán Llullaillaco zirvesinin yakınında bulunan üç İnka mumyası tüm bilim adamlarını hayrete düşürdü. Bulunan 3 İnka o...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

II. Murşili’nin Veba Duası “Konuşan Tabletler Sergisinde” Sergilenecek

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Milyonlarca insanın etkilendiği ve binlerce insanın ölümüne yol açan Covid-19 salgını, dünya tarihinde bilinen etkili salgınlar içinde yer aldı. Hala...

Neandertallerin güçlü parmakları varken, insanlar daha iyi kontrole sahipti…

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Yeni bir araştırmaya göre, Neandertal parmaklarının saplı aletleri tutmaya daha iyi adapte olduğu bulundu. Neandertallere ait baş parmağın hareketinden sorumlu...

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]