15 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda yer alan Antandros antik kenti aynı zamanda Troas’ın önemli kentlerinden biridir.

Antik yazarlara göre Antandros şehrinin kuruluşu Troia savaşına kadar uzanmaktadır. Bu önemli kentte 2000 yılında yapılan yüzey araştırmaları sonrası başlayan akademik çalışmalar 2007 yılında alınan bakanlar kurulu kararıyla devam ettirilmektedir.

Yaz dönemlerinde 3 ay süreyle gerçekleşen kazı çalışmaları 2019 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili kazı başkanlıkları arasında imzalanan “Arkeolojik Kazıların Yıl Boyu Desteklenmesi Protokolü” ve “Arkeolojik Kazı Çalışmalarının Yıl boyunca Sürdürülerek Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi Projesi” çerçevesinde yılın 12 ayı yapılacağı açıklandı.

Anadolu Ajansından Hakan Firik’in haberine göre, Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneğinden yapılan yazılı açıklamada, halen devam eden 157 arkeolojik kazı çalışmasının 125’inin Türk, 32’sinin yabancı kazı başkanlıklarınca yürütüldüğü belirtilerek, 2021 yılında proje kapsamında 125 kazının tamamının 12 aylık kazı kapsamına alınmasının planlandığı ifade edildi.

Antandros Antik Kenti “Yamaç Ev” olarak da adlandırılan Roma villası.

Açıklamada görüşlerine yer verilen kazı başkanı Prof. Dr. Gürcan Polat da yıl boyunca yapılacak çalışmalar kapsamında 6 ay kazı, 6 ay depo faaliyeti yapacaklarını belirtti.

Polat, “Kazı alanının düzenlenmesi, restorasyonu, ören yeri ilan edilerek korunması ve bakanlıkça ziyarete açılması konularının yanı sıra bölge turizmine de katkısı olacağına inandığımız projelerimizi, kamu kurum ve kuruluşları ve bölge halkının değerli katkılarıyla yaşama geçirmeyi planlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Antandros Antik Kenti’nin Keşfi

Antandros Antik Kenti ile ilgili ilk araştırmalar,1842 yılında Heinrich Kiepert’in, Avcılar Köyü camisinin duvarında Antandros isminin (Αντάνδρiων) geçtiği yazıtı keşfetmesiyle başlamıştır.

Heinrich Kiepert bu yazıta dayanarak şehrin yerini haritada lokalize etmeyi başarmıştır.

Kiepert 1888’de bölgeye yeniden geldiğinde başka bir yazıt ve üzerinde ANT harflerinin bulunduğu Antandros sikkelerini görmesi daha önceki düşündüğü yerin doğru olduğunu anlamasını sağlamıştır. Antandros olarak saptadığı Dervent Tepe’ye tırmanmış ve buradaki yüzey araştırmalarında burada bir şehrin varlığına dair deliller toplamaya başlamıştır.

Ama ondan daha önce bölgeden geçen Heinrich Schliemann, burada 1000 metre boyu olduğunu düşündüğü antik bir kent olduğunu saptamıştır. Hatta dervent adının Antandros isminden geldiğini söylesede sözlerinin doğru olmadığı 1959 ve 1968 yıllarında iki kez ziyaret eden J. M. Cook bu ismin sadece geçitler için kullanıldığını keşfetmiştir. Bu ismin burada bir geçit olduğuna işaret ettiğini söylemiştir.

Kiepert’ten sekiz yıl sonra Judeich bu tepede araştırmalarda bulunmuş ve şehri aşağı ve yukarı şehir olarak ikiye ayırmıştır.

Antandros Antik Kenti Nekropolis

1989 yılında antandros yerleşmesinin bulunduğu Kaletaşı Tepesinin batısında bölgede sahil şeridi imara açıldığı için yapılan çalışmalarda burada bir nekropol olduğu keşfedilmiştir. Yapılan kurtarma çalışmaları sonucu bu alanın MÖ 7. yüzyıldan MÖ 2. yüzyıla kadar nekropolis alanı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. 1995 yılında bu çalışmalara son verilmiştir.

2000 yılında Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Gürcan Polat başkanlığında yüzey araştırmaları yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalarda sur ile çevrilmiş bir yerleşim alanının olduğu tespit edilmiştir. MÖ. 5 yy. dan 4 yy. boyunca kullanılmış olduğu belirlenmiştir.

2001-2006 yılları arasında Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü ile Balıkesir Müzesi’nin ortaklaşa çalışmalarıyla süren kazılar, 2007 yılıyla birlikte Prof. Dr. Gürcan Polat başkanlığında devam eden çalışmalar akademik bir kazıya dönüşmüştür.

Banner
Benzer Yazılar

Yıkım çalışmaları sırasında 2 bin 500 yıllık boğa figürlü kırlent ortaya çıktı

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Sinop’ta Kent Meydanı Millet Bahçesi projesi için tarihi surların önünde bulunan yapıların yıkım çalışmaları sırasında 2 bin 500 yıllık boğa...

Maya takviminin en eski kanıtı keşfedildi

14 Nisan 2022

14 Nisan 2022

Dünya’nın sonunun 2012 yılında geleceğine dair kehanet ile uzun yıllar gündemden düşmeyen Maya takviminin en eski kanıtı Guetamala’da keşfedildi. Guatemala’daki...

Kuveyt’te 7.700 yıllık insan başı seramik ve mücevher atölyesi ortaya çıkarıldı

29 Kasım 2024

29 Kasım 2024

Kuveytli ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip, Kuzey Kuveyt’teki Subiya Çölü’nde bulunan tarih öncesi Ubeyd dönemine (MÖ 5500-4000) ait Bahra...

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

İsviçre’de kayıkhane inşaatı sırasında bir Roma amfitiyatrosu keşfedildi

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Aargau Kanton Arkeolojisi’nden arkeologlar, İsviçre’nin Aargau kantonunda bulunan Kaiseraugst’ta bir Roma amfitiyatrosu keşfini duyurdular. Amfi tiyatro, Ren Nehri üzerindeki Kaiseraugst’taki...

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne...

4500 yaşında Tunç Çağı Çiftçisinin Mezarı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

İngiltere’de Cambridgeshire arkeolojik kazısında yaklaşık 4500 yıllık tunç çağı çiftçisinin mezarı ortaya çıkarıldı. Tunç çağı çiftçisine ait iskelet, Cambridgeshire Burwell’de,...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

Dünyanın En Eski Cinayeti

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

Araştırmacılar İspanya’da bir mağarada, şimdilerde Sima de los Huesos veya Pit of Bones olarak bilinen yerde bir toplu mezar buldular....

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı...

Tripolis’te 1600 Yıllık Lüks Villa Ortaya Çıktı: Konuklara Havuzda Yetiştirilen Balıklar İkram Edilmiş

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Denizli’nin Buldan ilçesinde, Büyük Menderes Nehri kıyısında yer alan Tripolis Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]