26 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda yer alan Antandros antik kenti aynı zamanda Troas’ın önemli kentlerinden biridir.

Antik yazarlara göre Antandros şehrinin kuruluşu Troia savaşına kadar uzanmaktadır. Bu önemli kentte 2000 yılında yapılan yüzey araştırmaları sonrası başlayan akademik çalışmalar 2007 yılında alınan bakanlar kurulu kararıyla devam ettirilmektedir.

Yaz dönemlerinde 3 ay süreyle gerçekleşen kazı çalışmaları 2019 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili kazı başkanlıkları arasında imzalanan “Arkeolojik Kazıların Yıl Boyu Desteklenmesi Protokolü” ve “Arkeolojik Kazı Çalışmalarının Yıl boyunca Sürdürülerek Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi Projesi” çerçevesinde yılın 12 ayı yapılacağı açıklandı.

Anadolu Ajansından Hakan Firik’in haberine göre, Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneğinden yapılan yazılı açıklamada, halen devam eden 157 arkeolojik kazı çalışmasının 125’inin Türk, 32’sinin yabancı kazı başkanlıklarınca yürütüldüğü belirtilerek, 2021 yılında proje kapsamında 125 kazının tamamının 12 aylık kazı kapsamına alınmasının planlandığı ifade edildi.

Antandros Antik Kenti “Yamaç Ev” olarak da adlandırılan Roma villası.

Açıklamada görüşlerine yer verilen kazı başkanı Prof. Dr. Gürcan Polat da yıl boyunca yapılacak çalışmalar kapsamında 6 ay kazı, 6 ay depo faaliyeti yapacaklarını belirtti.

Polat, “Kazı alanının düzenlenmesi, restorasyonu, ören yeri ilan edilerek korunması ve bakanlıkça ziyarete açılması konularının yanı sıra bölge turizmine de katkısı olacağına inandığımız projelerimizi, kamu kurum ve kuruluşları ve bölge halkının değerli katkılarıyla yaşama geçirmeyi planlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Antandros Antik Kenti’nin Keşfi

Antandros Antik Kenti ile ilgili ilk araştırmalar,1842 yılında Heinrich Kiepert’in, Avcılar Köyü camisinin duvarında Antandros isminin (Αντάνδρiων) geçtiği yazıtı keşfetmesiyle başlamıştır.

Heinrich Kiepert bu yazıta dayanarak şehrin yerini haritada lokalize etmeyi başarmıştır.

Kiepert 1888’de bölgeye yeniden geldiğinde başka bir yazıt ve üzerinde ANT harflerinin bulunduğu Antandros sikkelerini görmesi daha önceki düşündüğü yerin doğru olduğunu anlamasını sağlamıştır. Antandros olarak saptadığı Dervent Tepe’ye tırmanmış ve buradaki yüzey araştırmalarında burada bir şehrin varlığına dair deliller toplamaya başlamıştır.

Ama ondan daha önce bölgeden geçen Heinrich Schliemann, burada 1000 metre boyu olduğunu düşündüğü antik bir kent olduğunu saptamıştır. Hatta dervent adının Antandros isminden geldiğini söylesede sözlerinin doğru olmadığı 1959 ve 1968 yıllarında iki kez ziyaret eden J. M. Cook bu ismin sadece geçitler için kullanıldığını keşfetmiştir. Bu ismin burada bir geçit olduğuna işaret ettiğini söylemiştir.

Kiepert’ten sekiz yıl sonra Judeich bu tepede araştırmalarda bulunmuş ve şehri aşağı ve yukarı şehir olarak ikiye ayırmıştır.

Antandros Antik Kenti Nekropolis

1989 yılında antandros yerleşmesinin bulunduğu Kaletaşı Tepesinin batısında bölgede sahil şeridi imara açıldığı için yapılan çalışmalarda burada bir nekropol olduğu keşfedilmiştir. Yapılan kurtarma çalışmaları sonucu bu alanın MÖ 7. yüzyıldan MÖ 2. yüzyıla kadar nekropolis alanı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. 1995 yılında bu çalışmalara son verilmiştir.

2000 yılında Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Gürcan Polat başkanlığında yüzey araştırmaları yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalarda sur ile çevrilmiş bir yerleşim alanının olduğu tespit edilmiştir. MÖ. 5 yy. dan 4 yy. boyunca kullanılmış olduğu belirlenmiştir.

2001-2006 yılları arasında Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü ile Balıkesir Müzesi’nin ortaklaşa çalışmalarıyla süren kazılar, 2007 yılıyla birlikte Prof. Dr. Gürcan Polat başkanlığında devam eden çalışmalar akademik bir kazıya dönüşmüştür.

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Van İremir Höyük’te Erken Tunç Çağına Ait Yaşam Alanı Buldu!

11 Ekim 2020

11 Ekim 2020

Van’ın Gürpınar ilçesindeki İremir Höyük’te (Höyük) Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kazılarda, muhtemelen erken Tunç Çağı’na ait bir dizi...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

Yeni Araştırma Sonucu;11.000 Yıllık LSU Kampüs Höyükleri, Kuzey Amerika’da Bilinen En Eski İnsan Yapımı Yapılardır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Amerikan Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmada, Louisiana Eyalet Üniversitesi (LSU) kampüsündeki altı metrelik (20 fit) yüksekliğindeki iki höyük, Kuzey Amerika’da...

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

Fransız Nekropolü’nde, nesli tükenmiş Kelt dili Galyaca’da yazılmış bir tablet de dahil olmak üzere 21 Roma “lanet tableti” keşfedildi

18 Ocak 2025

18 Ocak 2025

Fransa’nın kuzeybatısındaki Orléans Arkeoloji Servisi (Service Archéologie Orléans) (SAVO) araştırmacıları tarafından 18. yüzyıldan kalma bir hastanenin kazısı sırasında, 2.000 yıllık...

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Mavi Kuran’ın bir sayfasındaki karmaşık altın yaprak süslemelerinin altında gizli metin ortaya çıktı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Zayed Ulusal Müzesi’nden araştırmacılar, dünyanın en ünlü Kur’an yazmalarından biri olan Mavi Kur’an’ın bir sayfasındaki karmaşık bir altın yaprak tabakasının...

İran’ın Kaldar Mağarasında İnsan Göçündeki ‘Kayıp Halka’nın Bir Parçası Bulunmuş Olabilir

4 Nisan 2021

4 Nisan 2021

Kaldar mağarası, İran’daki Orta ve Üst Paleolitik Çağ’dan geçişe kanıt sağlayan önemli bir arkeolojik sit alanıdır. Mağara, 1.290 metre yükseklikte, Lorestan...

Ortaçağ Boncuklarının Çizdiği Afrika Ticaret Yolları

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Cam boncukların kimyasal bileşimi ve morfolojik özellikleri nereden geldiklerini ortaya çıkarabilir. Cenevre Üniversitesi’nden arkeologlar, Mali ve Senegal’deki kırsal alanlarda MS...

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

22 Ağustos 2021

22 Ağustos 2021

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır. Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da...

II. Dünya Savaşı’nda kullanılan 500.000 hayalet seramik madeni para bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Japonya’nın Kyoto kentinde eski bir üreticinin deposunda, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan metal sıkıntısı nedeniyle üretilen yaklaşık 500 bin Maboroshi...

Satala Antik Kenti’nde Mısır Tanrıçası İsis’in Bronz Büstü Bulundu

25 Ekim 2025

25 Ekim 2025

Roma lejyonlarının dini çeşitliliğine ışık tutan bronz İsis büstü, Karadeniz’in dağlarında doğu inançlarının izlerini gün yüzüne çıkardı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde...

Antik Yunan’da düzenlenen partiler “Kaos, anarşi, seks ve aşırı içki” içeriyordu

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Bilim insanlarına göre Antik Yunan felsefeyi ve demokrasinin gelişmesini sağladı. Kurdukları şehir devletleri modern devlet ve toplum anlayışının temellerini oluşturdu....

İpek Yolu Üzerindeki Şahruhiye’de Ortak Türk Mirası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

12 Haziran 2025

12 Haziran 2025

Orta Asya’nın kalbinde, Türk dünyasının ortak tarihine ev sahipliği yapan Şahruhiye antik kenti, Türk ve Özbek arkeologların yürüttüğü ortak kazı...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]