19 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla höyüğünde tahmini 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı.

“Ilısu Barajı ve HES Projesi Etkileşim Alanında Kalan Kültür Varlıklarının Belgelenmesi ve Kurtarılmasına Yönelik Çalışmalar” kapsamında Mardin Müze Müdürlüğünce 2012 yılında başlatılan arkeolojik kazılara devam ediliyor.

Bu yıl dördüncü sezonu tamamlanan kazılarda şimdiye kadar, çeşitli kültür katmanlarda mimari kalıntı, ev, özel yapı, kamu binaları ile mezarlarda 130 bireye ait iskeletler, 100 bini aşkın boncuk ele geçirildi.

Bu kazı sezonun en çok dikkat çeken buluntusu tahmini 12 bin yıllık tapınak oldu.

Kazı başkanı ve Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergül Kodaş, AA muhabirine, 2020 yılına kadar kurtarma kazıları olarak devam eden çalışmaların bu yıl itibarıyla “Cumhurbaşkanlığı Kazısı” statüsünde yürütüldüğünü söyledi.

Boncuklu Tarla höyük kazıları
Fotoğraf: Halil İbrahim Sincar / AA

Göbeklitepe ile benzerlikler taşıyor

Boncuklu Tarla höyüğünün, Çanak Çömleksiz Neolitik döneme tarihlenen bir yerleşim yeri olduğunu, bu dönemin bütün evrelerini kapsadığını ifade eden Kodaş, “Söz konusu sürece ait çok sayıda mimari kalıntı, evler, özel yapılar, kamu binaları, çok sayıda iskelet kalıntısı, arkeobotanik kalıntılar ve aynı zamanda isminden de bilineceği gibi çok sayıda süs eşyası bulundu. Bunlar arasında boncuklar yoğunlukta. Şu ana kadar yapılan kazılarda yaklaşık 130 bireye ait iskelet açığa çıkarıldı. Bu mezarlar içerisinde de 100 binden fazla boncuk bulundu.” dedi.

Kodaş, bu yıl Boncuklu Tarla’nın güney doğusundaki alana daha yoğunluk verildiğini dile getirerek, bu bölümde iki bina ortaya çıkarıldığını aktardı.

Ortaya çıkarılan kamu binası formunda yapılardan birinin bir tapınak olduğuna işaret eden Kodaş, şunları kaydetti:

“Bu sene ortaya çıkarılan bina hem mimari özellikleri hem de içindeki buluntular nedeniyle inançla ilişkili olduğunu düşündüğümüz özellikler taşıyor. İçerisinde hem steller var. Hem kolanlar var taş örgü, hem payandalar var. Tabanı yer yer ana kayaya oyulmuş kireç taşı, yer yer terazi kullanılmış. İçerisinde ocakları ve sunakları var. Ayrıca bazı sunaklar içerisinde de boğa başlarının bilinçli olarak bırakılmış olduğunu görebiliyoruz. O yüzden bu yıl ki yapılan çalışmalarda bu ve benzeri binaların boncukla tarlada inanç kapsamıyla ilgili olabileceğini daha yoğun olarak düşünmeye başladık.”

“Bulunan yapı hem Göbeklitepe ile hem de bölgede bu döneme ait yapılarla benzer özellikler taşıyor. Yapının kendine özgü bir mimari üslubu, şekli ve iç düzenlemesi var. Bu özellikleriyle benzeri başka bir yerde var diyemeyiz. 12 bin yıla tarihlenen bir tapınak olduğunu söyleyebiliriz.” diyen Kodaş, bölgede çalışmaların süreceğini ifade etti.

Boncuklu Tarla höyük tapınak_ Mardin
Fotoğraf: Halil İbrahim Sincar / AA

“Bütün köy buranın etrafında şekilleniyor”

Kazı başkan yardımcısı arkeolog Dr. Yunus Çiftçi de bu sene yeni bir alanda çalışmalara başladıklarını ve farklı mimari özelliklere sahip yeni bir tapınağın ortaya çıkarıldığını belirtti.

Yapının yaklaşık 10 metre çapında, 2,5 metre derinliğinde, toprağın içine açılmış ve toprağın çevresinde taşlarla bir duvar olarak yükseltildiğini anlatan Çiftçi, duvarın özellikle batı taraftan payandalarla desteklendiğini aktardı.

Payandaların Çanak Çömleksiz A evresine ait yapılar içerisinde şu an için tek örnek olduğuna dikkati çeken Çiftçi, bunun Boncuklu Tarla’ya ait bir özellik olarak görüldüğünü ifade etti.

Çiftçi, payandaların karşısında simetrik olarak kolonlar yükseltildiğini belirterek, “Yapıda aynı zamanda Göbeklitepe ya da diğer merkezlerden bildiğimiz stellerin benzerleri çıkarıldı. Ancak onlardan farklı olarak bu stellerin, çatı yapısını taşımaktan çok bina içinde inançsal bir vazifede kullanıldığını tespit ettik.” diye konuştu.

Yapının kendi döneminde çok özel bir kullanıma ait olduğunu düşündüklerini dile getiren Çiftçi, “Bu yüzden inançsal bir merkezle birlikte aslında yerleşimin ortak noktası. Bir nevi bütün köy buranın etrafında şekilleniyor.” ifadelerini kullandı.

Çiftçi, yapıda ortaya çıkarılan yuvarlak taş pencerenin bilinen en eski pencere olduğuna işaret ederek, şu bilgileri paylaştı:

“Özellikle doğu duvarının üzerinde görünen 3 niş çok ilginç bir buluntu olarak gözümüze çarptı. Bu, Göbeklitepe, Hasankeyf ve diğer yerleşimlerde çoğu kez bulunan ancak genellikle dam yapısıyla alakalı yukardan girişli. Ancak biz bu binayla birlikte bunun tam tersi duvarın içine gömülüp bir pencere olarak kullanıldığını ortaya çıkarmış olduk. Ortaya çıkardığımız yuvarlık taşlı pencere şu an için bilinen tek eser olarak görülüyor.”

Banner
Related Articles

Metropolitan Sanat Müzesi Kuruluşunun 151’nci Yılını Kutluyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Dünyanın sayılı müzelerinden olan Metropolitan Sanat Müzesi kuruluşunun 151’nci yılını kutluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde bulunan Metropolitan Sanat...

Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Herakles’in 12 işlerini tasvir eden yüksek kabartmalı lahidin hikayesi

26 Mart 2022

26 Mart 2022

Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen mitolojide Herakles’in 12 işleri olarak bilinen sahnelerin tasvir edildiği lahit, şimdiye kadar bulunan yüksek kabartma tekniğiyle...

Kuzey Yunanistan’daki MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezar sakinlerinin kimlikleri tespit edildi

26 Ocak 2024

26 Ocak 2024

Kuzey Yunanistan’daki Vergina’da bozulmamış MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezarları’nın sakinlerinin kimlikleri tespit edildi. Mezarlar, İskender’in babasının, üvey annesinin, üvey kardeşlerinin...

DNA analizleri ile yüzün yeniden yapılandırılması mümkün

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Viyana Üniversitesi ve Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü tarafından Kore Ulusal Müzesi ile işbirliği içinde yönetilen uluslararası bir ekip,...

Amasra’da lojman inşaatı için yapılan sondaj çalışması sırasında Roma eserleri bulundu

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Bartın’ın Amasra ilçesinde bir site inşaatı için yapılan sondaj çalışması sırasında Roma dönemine ait altın küpeler, yüzükler, gözyaşı şişeleri ve...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Yumuktepe Höyük’te ortaya çıkarılan 4500 yıllık yapıda tören yemekleri servis edilmiş olabilir.

3 Kasım 2021

3 Kasım 2021

Mersin’de yer alan Yumuktepe Höyük’te gerçekleştirilen 2021 kazılarında çok sayıda çömlek ve yemek fosillerinin bulunduğu 4500 yıllık bir yapı ortaya...

Yunanistan da Paiania Belediye Binası’nın Yapımı Sırasında İki Kadın Heykeli Bulundu

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Yunanistan Kültür Bakanlığı Pazar günü yaptığı açıklamada, Atina’nın doğusundaki bir mezarın içinden kadın figürlerinin yer aldığı iki antik Yunan heykelinin...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun öldüğü yer keşfedilmiş olabilir

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

Arkeologlar, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun (936-973) öldüğü yeri bulduklarına inanıyorlar. Büyük Otto, tarihçiler tarafından ilk Kutsal Roma İmparatoru...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]