19 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla höyüğünde tahmini 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı.

“Ilısu Barajı ve HES Projesi Etkileşim Alanında Kalan Kültür Varlıklarının Belgelenmesi ve Kurtarılmasına Yönelik Çalışmalar” kapsamında Mardin Müze Müdürlüğünce 2012 yılında başlatılan arkeolojik kazılara devam ediliyor.

Bu yıl dördüncü sezonu tamamlanan kazılarda şimdiye kadar, çeşitli kültür katmanlarda mimari kalıntı, ev, özel yapı, kamu binaları ile mezarlarda 130 bireye ait iskeletler, 100 bini aşkın boncuk ele geçirildi.

Bu kazı sezonun en çok dikkat çeken buluntusu tahmini 12 bin yıllık tapınak oldu.

Kazı başkanı ve Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergül Kodaş, AA muhabirine, 2020 yılına kadar kurtarma kazıları olarak devam eden çalışmaların bu yıl itibarıyla “Cumhurbaşkanlığı Kazısı” statüsünde yürütüldüğünü söyledi.

Boncuklu Tarla höyük kazıları
Fotoğraf: Halil İbrahim Sincar / AA

Göbeklitepe ile benzerlikler taşıyor

Boncuklu Tarla höyüğünün, Çanak Çömleksiz Neolitik döneme tarihlenen bir yerleşim yeri olduğunu, bu dönemin bütün evrelerini kapsadığını ifade eden Kodaş, “Söz konusu sürece ait çok sayıda mimari kalıntı, evler, özel yapılar, kamu binaları, çok sayıda iskelet kalıntısı, arkeobotanik kalıntılar ve aynı zamanda isminden de bilineceği gibi çok sayıda süs eşyası bulundu. Bunlar arasında boncuklar yoğunlukta. Şu ana kadar yapılan kazılarda yaklaşık 130 bireye ait iskelet açığa çıkarıldı. Bu mezarlar içerisinde de 100 binden fazla boncuk bulundu.” dedi.

Kodaş, bu yıl Boncuklu Tarla’nın güney doğusundaki alana daha yoğunluk verildiğini dile getirerek, bu bölümde iki bina ortaya çıkarıldığını aktardı.

Ortaya çıkarılan kamu binası formunda yapılardan birinin bir tapınak olduğuna işaret eden Kodaş, şunları kaydetti:

“Bu sene ortaya çıkarılan bina hem mimari özellikleri hem de içindeki buluntular nedeniyle inançla ilişkili olduğunu düşündüğümüz özellikler taşıyor. İçerisinde hem steller var. Hem kolanlar var taş örgü, hem payandalar var. Tabanı yer yer ana kayaya oyulmuş kireç taşı, yer yer terazi kullanılmış. İçerisinde ocakları ve sunakları var. Ayrıca bazı sunaklar içerisinde de boğa başlarının bilinçli olarak bırakılmış olduğunu görebiliyoruz. O yüzden bu yıl ki yapılan çalışmalarda bu ve benzeri binaların boncukla tarlada inanç kapsamıyla ilgili olabileceğini daha yoğun olarak düşünmeye başladık.”

“Bulunan yapı hem Göbeklitepe ile hem de bölgede bu döneme ait yapılarla benzer özellikler taşıyor. Yapının kendine özgü bir mimari üslubu, şekli ve iç düzenlemesi var. Bu özellikleriyle benzeri başka bir yerde var diyemeyiz. 12 bin yıla tarihlenen bir tapınak olduğunu söyleyebiliriz.” diyen Kodaş, bölgede çalışmaların süreceğini ifade etti.

Boncuklu Tarla höyük tapınak_ Mardin
Fotoğraf: Halil İbrahim Sincar / AA

“Bütün köy buranın etrafında şekilleniyor”

Kazı başkan yardımcısı arkeolog Dr. Yunus Çiftçi de bu sene yeni bir alanda çalışmalara başladıklarını ve farklı mimari özelliklere sahip yeni bir tapınağın ortaya çıkarıldığını belirtti.

Yapının yaklaşık 10 metre çapında, 2,5 metre derinliğinde, toprağın içine açılmış ve toprağın çevresinde taşlarla bir duvar olarak yükseltildiğini anlatan Çiftçi, duvarın özellikle batı taraftan payandalarla desteklendiğini aktardı.

Payandaların Çanak Çömleksiz A evresine ait yapılar içerisinde şu an için tek örnek olduğuna dikkati çeken Çiftçi, bunun Boncuklu Tarla’ya ait bir özellik olarak görüldüğünü ifade etti.

Çiftçi, payandaların karşısında simetrik olarak kolonlar yükseltildiğini belirterek, “Yapıda aynı zamanda Göbeklitepe ya da diğer merkezlerden bildiğimiz stellerin benzerleri çıkarıldı. Ancak onlardan farklı olarak bu stellerin, çatı yapısını taşımaktan çok bina içinde inançsal bir vazifede kullanıldığını tespit ettik.” diye konuştu.

Yapının kendi döneminde çok özel bir kullanıma ait olduğunu düşündüklerini dile getiren Çiftçi, “Bu yüzden inançsal bir merkezle birlikte aslında yerleşimin ortak noktası. Bir nevi bütün köy buranın etrafında şekilleniyor.” ifadelerini kullandı.

Çiftçi, yapıda ortaya çıkarılan yuvarlak taş pencerenin bilinen en eski pencere olduğuna işaret ederek, şu bilgileri paylaştı:

“Özellikle doğu duvarının üzerinde görünen 3 niş çok ilginç bir buluntu olarak gözümüze çarptı. Bu, Göbeklitepe, Hasankeyf ve diğer yerleşimlerde çoğu kez bulunan ancak genellikle dam yapısıyla alakalı yukardan girişli. Ancak biz bu binayla birlikte bunun tam tersi duvarın içine gömülüp bir pencere olarak kullanıldığını ortaya çıkarmış olduk. Ortaya çıkardığımız yuvarlık taşlı pencere şu an için bilinen tek eser olarak görülüyor.”

Banner
Benzer Yazılar

Pazyryk Buz Mumyasında Gizli Dövmeler: 2.500 Yıllık Vücut Sanatı Dijital Olarak Yeniden Canlandırıldı

31 Temmuz 2025

31 Temmuz 2025

Sibirya’nın dondurucu topraklarında yüzyıllar boyunca saklı kalan bir beden, şimdi sadece geçmişi değil, insanlığın en eski sanatsal geleneklerinden birini de...

Sardes Antik Kenti ve Lidya Tümülüsleri Artık UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde!

12 Temmuz 2025

12 Temmuz 2025

Manisa’nın Tarihi Hazinesi Dünya Çapında Tescillendi Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO...

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

Eşsiz Roma süvari geçit töreni miğferi yeniden yaratıldı

8 Nisan 2024

8 Nisan 2024

Amatör arkeologların 2001 yılında Leicestershire’daki Market Harborough yakınlarındaki Hallaton’da bir Demir Çağı bölgesini araştırırken buldukları yaldızlı gümüş benzersiz Roma süvari...

Orta Çağ’da Veba Doktorları ve İlginç Üniformaları

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Kara veba tarihin en ölümcül salgınıydı ve sadece birkaç yılda 25 milyon Avrupalıyı yok etti. Yönetimdekiler çaresizlikten  ikinci sınıf ve...

İmparator Neron: Zalim Bir Yönetici mi Yoksa Zengin Aristokrat Düşmanı mı?

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesinde İmparator Nero‘nun (Neron) Roma’yı yaktığı söylencesi İmparator Nero’ya Romanın en kötü şöhretini getirmiştir.  Roma’yı yaktığı...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Homo sapiens ve Neandertal beraber yaşadı mı?

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Arkeologlar, insan evriminin son halkasını oluşturan Neandertal ile Homo sapiens tarihin herhangi bir anında beraber yaşamış olabilirler mi? Sorusuna cevap...

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi...

İki Kültür Varlığımız Daha UNESCO Dünya Miras Geçici Listesinde

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Kültür Bakanlığı’nın ülkemizin önemli tarihi yerlerini UNESCO’nun miras listesine aldırma gayretleri meyvelerini vermeye devam ediyor. Kültür Bakanlığı’nın UNESCO nezdinde yaptığı...

Çalınan Nostradamus kehanetleri el yazması kitabı Almanya’da bulundu

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

Kehanetleri ile ünlü Fransız astrolog Michel de Nostredame’in (Nostradamus) yıllar önce kaybolan Latince el yazması kehanet kitabı “Profetie di Michele...

Orman Yangınları 800 Yıllık Tarihi Mezarlara da Zarar Verdi

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Ülkemizin gözbebeği ormanlarımız bir haftadır yanıyor. Yangına müdahale ederken yaşamlarını yitiren yurttaşlarımız bizleri derin acılara boğarken, yüzlerce yurttaşımızda evlerini, mallarını...

Unutulmuş Bir İmparatorluğun Başkenti “Karakurum”

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Karakurum şimdilerde sadece bir sit alanı olsa da bir zamanlar Dünya’yı kasıp kavuran Moğolların başkentiydi. Karakurum bizim çok da yabancı...

9.750 Yıllık Sokak, Orta Anadolu’da Gün Işığına Çıktı: Neolitik Dönem Anlayışını Sarsıyor

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Arkeologlar, insanlık tarihinin bilinen en eski sokak örneklerinden birini ortaya çıkarmış olabilir—bu keşif, ikonik Çatalhöyük neolitik dönem yerleşiminden yaklaşık 750...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]