28 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerde Baharın Gelişi Purilli Bayramı İle Kutlanıyordu

İnsan doğa ile  iç içe yaşayan bir varlıktır. Bahar, insan için bolluğun bereketin, yeni hayatların başladığı üzerine birçok anlam yüklediği bir mevsimdir. Dolaysıyla; baharın gelişi kutlamalarla, ziyafetlerle, kurban törenleri ile karşılanmıştır. Kutlamalar, insanların bulunduğu coğrafyaya göre farklılık göstermiştir. Her toplum kendi kültürel değerlerine göre baharın gelişini kutlamıştır. Hititlerde baharın gelişini kutlayan bir toplumdu. Hititler, Purilli adını verdikleri bayram ile baharı karşılamışlardır.  Purilli Bayramı, kralın yönettiği titizlikle davranılan ritüelleri içinde barındıran bir bayram olarak bilinir.

Tanrıları kızdırmamak Hititler için çok önemliydi

Bin tanrılı devletin sahipleri Hititler, tanrıların ve beraberinde gelen bayramlarının çokluğu ve çeşitliliği ile dikkat çekmektedir. Hitit devleti, kendi tanrılarının dışında fethettikleri devletlerin tanrılarına da (tanrıların gazabından çekindiklerinden) hürmet ve saygı gösterdikleri için Hitit panteonu bu kadar çok ve çeşitli olmuştur.

Başkent Hattuşa’da ortaya çıkarılan Büyük Tapınak’ın arşiv odasında yer alan tabletlerin büyük bir kısmı dini metinler oluşturmaktadır. Tanrılara hizmet eden başta rahip sınıfı olmak üzere diğer tapınak görevlileri, ekmekçi, sunulardan sorumlu hizmetkarlar, müzisyenler, soytarılar gibi birçok kişinin görevleri ve ritüellerde nasıl davranacağına kadar her şey noktası noktasına titizlikle bu tabletlere yazılmıştır. Çünkü, Hititler Tanrılara yapılan ibadetlerde ve dini kutlamalarda yapılacak en ufak hatanın Tanrıların gazabını çekeceğine inanmaktaydılar. Tanrıların gazabı da Hatti topraklarına salgın, kıtlık ve savaşlarda mağlubiyet getirirdi.

Hititler için bu kadar elzem olan Tanrılara ibadet ve dini bayramlar baş rahip olan kral ve kraliçenin bizzat katılımı ile gerçekleşmekteydi. Kral, dini bayramların en ufak aksaklık yaşanmadan kutlanması için yönetmelikler çıkarmakta ve takibini yapmaktaydı.

Baharın gelişinin kutlandığı Purilli Bayramı

Hititler için tüm tanrıların ve bayramların önemli olduğunu söylemiştik. Ama bir bayram var ki; bizce Hititler için daha bir ayrı önemi vardır. Bu bayramın adı Purilli Bahar Bayramı’dır.

Hitit ekonomisinin temelini tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Doğanın canlanması, bereketli uyanması Hititler için çok önemliydi. Başta Fırtına Tanrısı Teşup ve oğlu Kır tanrısı Telipinu, baharın geliş zamanında memnun edilmeliydi. Özellikle Telipinu kızdırılmamalıydı. Telipinu’nun kızdırılması, doğanın küsmesini, koyunların kuzulamamasını, tarla bağ bahçelerin evlerin sisler içinde kalmasına yol açabilirdi. Öyle ki yaşanan bir olayı, Kaybolan Tanrı Telipinu hikayesi ile Hititler bize aktarmışladır.

Hitit Purulli Bayramı
Hititlerde baharın gelişi Purilli Bayramı ile kutlanmaktaydı. Tanrılara ziyafetler sunulur baharın bolluk ve bereket getirmesi için Tanrılara dua edilirdi.

Bahar, her kültür için ortak bir dönem noktasıdır. Baharın gelmesi ile güneş ışığını ve sıcaklığını artırır. Doğa uyanır. Tarlalar bağlar bahçeler canlanır. Hayvanlar gebe kalır.

Baharın iyi gelmesi insan evladı için açlık korkusunun yenmesi ve o yılın korkusuzca neşe ve bolluk içinde geçmesi demektir.

Anadolu topraklarında 21 Mart tarihinde kutladığımız Nevruz Bayramı da işte bu kadim geleneklerin bir ürünüdür. Adından da belli olduğu gibi Nevruz, yeni, güzellik, olumlu enerjilerin ortaya çıktığı dönüm noktası ekinoks dur.

Hititler’de Nevruz bayramı Purilli ismi ile kutlamaktaydı. Purulli(ya) Hattice bir sözcük olan pur- sözcüğünden gelmektedir. Purilli, “yeryüzü, yer, ülke” gibi anlamları bulunmaktadır. Çivi yazılı tabletlerde bu kelime puruli-, purulli-, ṷuurulli-, puruliš-, ṷurulliya-, purulliya-, purulliyan, purulliyaš olarak yer almaktadır. Hurri dilinde de “ev, tapınak” gibi anlamları bulunmaktadır. Fakat, bu kelimenin Hurri toplumunda Hititlerdeki Purulli Bayramı ile alakası var mı bilinmemektedir

Purilli Bayramı, her bayram olduğu gibi Hitit kralının başrahipliğinde kutlanmaktaydı. Arşivlerde yer alan tabletlerde Purilli Bayramı için başkent Hattuşa’da görkemli törenler düzenlendiği bilinmektedir. V.Haas’a göre, bayram ritüellerinin en üst noktası diyebileceğimiz  kralın, tanrılar tarafından kabul edildiği bölüm Nerik kentinde gerçekleştiği için, “Nerik kentinin purulli(ya) ritüeli” olarak da bilinmektedir. Yine V. Haas’a göre; Hitit İmparatorluk döneminde bağlayıcı bir yenilik olmadığı için bayramın, çeşitli bölümleri AN.TAḪ.ŠUMSAR Bayramı’na dahil edilmişti. Bayram, 9 yıla bölünmüş durumdaydı. Nerik kentinin purulli(ya) Bayramı ile ilgili arşiv kataloğuna göre (KUB 30.42 öy. I 5-6)76, bayram, 32 tabletten oluşmaktaydı, ancak bu tabletlerin hiçbiri bugüne kadar ele geçmemiştir. Kaynaklar, zamansal olarak farklı olduğu için, bayram süresi rekonstrüksiyon yolu ile ortalama olarak hesaplanmaktadır. Buna göre, V.Haas’ın önerisi bayramın tümü yaklaşık olarak 1 ay sürmektedir. Olasılıkla mevcut metin malzemeleri göz önüne alındığında kral, bayram töreni yolculuğuna, değişmeyen ana noktası Ḫattuša’dan başlıyor, sonra Taṷiniya ve Ṷarkataṷi kentlerine uğruyor, oradan Zippalanda’ya, kesin geçiş yolu olmamakla beraber Arinna’ya, Kaštama’dan sonra Nerik kentine ulaşılabilmekteydi (Tercan 2016: 14).

Tabletlerde bayramların Hattuşa ve diğer dini kent olan Nerik’te gerçekleştirilen ritüellere yer verilmesinden dolayı akıllara şu sorular gelmektedir. Purilli Bayramı diğer Hatti ülkesi şehirlerinde kutlanıyor muydu? Kutlanıyorsa nasıl kutlanıyordu? Cevap şu an için elde edilen tabletlere göre yok.  Ancak, tahmin edebiliriz ki, baharın getirdiği sıcaklık ve sıcaklığın getirdiği neşe ve huzur diğer şehir insanları tarafından da hoş karşılanarak kutlanmalıydı.

Purilli Bayram kutlamaları dönemin kralına göre değişiklik gösterebilirdi.

II. Muvatalli döneminde, Telipinu’nun onuruna bayramın kısaltılmış şekli Utruna bölgesinde kutlanmaktadır. III. Ḫattušili dönemi kehanet metinlerinden, Nerik Kenti’nin Kaškaların egemenliği altında olduğu dönemlerde, bu kentin kült görevini Ḫakmiš(ša)/Ḫakpiš(ša) Kenti’nin üstlenmiş olduğu görülmektedir. Ancak daha sonra, III. Ḫattušili Nerik Kenti’nin tekrar ele geçirilmesi ile bu kent purulli(ya) Bayramı içerisindeki eski kült görevini yeniden üstlenmiş, yine bu dönemde kraliçe Puduḫepa’nın etkisi ile Güney Anadolu tanrıları olan Lavazantiya Šaušga’sı gibi tanrılar bayram ritüeline dahil edilmiştir.

Kral, purulli(ya) Bayram töreni yolculuğuna olasılıkla Ḫattuša’dan başlamakta, Taviniya ve Warkatawi kentlerine uğramakta, Zippalanda Kenti, Arinna Kenti, Kaštama Kenti ve son olarak Nerik Kenti’ne ulaşabilmektedir.

Bayrama, kral, kraliçe ve prens katılmakta, Kašḫa ve Ḫanḫana kentlerindeki 6 gün süren Tanrı Telipinu için gerçekleştirilen Purulli(ya) Bayram törenini prens, yönetmekte idi. İlluyanka ve Telipinu Mitosları, purulli(ya) Bayramı ile yakından ilgilidir.

Kaynak: 2016Tercan, Betül,  “HİTİTLERDE PURULLİ(YA) BAYRAMI” Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara.

Banner
Benzer Yazılar

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

Anadolu Topraklarında Yaşamış Gizemli Halk Luviler Kimdir?

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

Tarihin her dönemine ait bir yaşam barındıran Anadolu topraklarında Luviler adlı gizemli bir halk yaşamıştır. Gizemli halk nitelemesini koyuyoruz çünkü;...

Milas Euromos 2021 Kazılarında İki Arkaik Heykeli Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Milas Euromos 2021 arkeoloji kazı çalışmaları devam ediyor. Milas Euromos 2021 kazı çalışmalarında arkeologlar, 110 cm boyutlarında yaklaşık 2500 yıllık,...

Hasankeyf kazılarında bulunan nadir tılsımlı şifa tası

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Anadolu’da yer alan en eski neolitik dönem yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf Höyük’te devam eden kazılarda 800 yıllık şifa tası...

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden...

İstinat Duvarı Çalışmasına Bakarken Roma Döneminden Kalma Stel Keşfetti

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Erdoğan Tunaboylu, Bursa iline bağlı Nilüfer ilçesinde ki Evinin karşısında yapılan istinat duvarının yapımını izlerken Roma döneminden kalma steli keşfetti....

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Anadolu’da Tek Tanrı İnancının Kökleri Oluz Höyük’te Bulundu!

21 Ekim 2020

21 Ekim 2020

Tek Tanrılı inancın Ön Asya da ki ilk örneğidir Zerdüştçülük. Ve bu inancın temeli diyebileceğimiz kanıtlara da Oluz Höyük’te ulaşıldı....

Asur Ticaret Koloni Döneminden Günümüze Ulaşan Tebligat

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Tebligat, günümüzde resmi işlemlerde bilgilendirme amacı taşıyan belgelere verilen isim olarak tanımlanmaktadır. Tebligat denince ilk akla gelen adli işlemlerdir. Mahkeme...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

Tripolis kazılarında altı yıl önce gövdesi bulunan heykelin başı ortaya çıkarıldı

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Helenistik dönemde Apollonia ismiyle kurulan ve daha sonra Tripolis ismiyle anılan antik kentte yapılan kazılarda altı yıl önce bir heykelin...

Antalya’da denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi ortaya çıkarıldı

19 Nisan 2024

19 Nisan 2024

Antalya’nın sembol yapılarından Hıdırlık kulesinin çevresinde denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi keşfedildi. 800 metre uzunluğundaki yolun şu ana kadar...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]