6 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hollanda’da 1.800 Yıllık Lanet Tableti Bulundu: Eski Yunanca Büyü Metni Mısır Tarzında Yazılmış

Hollanda’da bir belediye meydanının altında bulunan küçük bir kurşun levha, Roma dünyasının gizli büyü pratiklerine dair sıra dışı bir iz taşıyor. Heidelberg Üniversitesi araştırmacıları, Heerlen’de bulunan 1.800 yıllık lanet tableti üzerindeki Eski Yunanca metni çözdü.

MS 2. yüzyıla tarihlenen tablet, günümüz Hollanda’sındaki Heerlen kentinde, Roma döneminde Coriovallum adıyla bilinen yerleşimde ortaya çıkarıldı. O dönem bölge, Roma İmparatorluğu’nun kuzey eyaletlerinden Germania Inferior, yani Aşağı Germania sınırları içindeydi.

Buluntuyu dikkat çekici kılan ayrıntı yalnızca bir lanet metni taşıması değil. Kuzey Avrupa’da bulunan lanet tabletlerinin büyük bölümü Latince yazılmıştır. Heerlen örneğinde ise tanrılara ve demonlara, yani doğaüstü varlıklara yöneltilmiş Eski Yunanca bir çağrı yer alıyor. Üstelik metin, Mısır tarzı büyü geleneğiyle bağlantılı.

Roma Heerlen’inde saklanmış bir kurşun levha

Heerlen lanet tableti, Hollandalı arkeologlar tarafından belediye meydanının altındaki bir çukurda bulundu. Ölçüleri yalnızca 9,3 x 4,8 santimetre. Buna rağmen üzerindeki yazı, Roma İmparatorluğu’nun kuzey sınırında yaşayan insanların kişisel korkularına, rekabetlerine ve gizli ritüellerine dair nadir bir belge niteliğinde.

Antik dünyada bu tür lanet tabletleri Latince defixiones, Yunanca katadesmoi olarak biliniyordu. Genellikle kurşundan yapılmaları tesadüf değildi. Kurşun kolay kazınabilen, soğuk ve ağır bir malzemeydi. Antik inançta bu özellikler, onu “bağlama” fikriyle ilişkilendiriyordu.

Bu tabletler çoğu zaman yazıldıktan sonra gömülür ya da saklanırdı. Amaç, bir mahkeme rakibini, ticari hasmı, sporcuyu, sevgiliyi ya da düşmanı doğaüstü güçler aracılığıyla etkilemekti. Heerlen tableti de bu geleneğin içinde yer alıyor; ancak dili ve üslubu onu Kuzey Avrupa’daki benzer örneklerden ayırıyor.

Mısır tarzında yazılmış Eski Yunanca çağrı

Heidelberg Üniversitesi Papiroloji Enstitüsü Akademik Direktörü Dr. Rodney Ast’a göre tablet, bir “bağlama büyüsü” içeriyor. Yazıtta çeşitli tanrılara ve demonlara seslenen bir çağrı bulunuyor.

Metin, Heidelberg Üniversitesi Papiroloji Enstitüsü’nde Reflectance Transformation Imaging, kısa adıyla RTI yöntemiyle incelendi. Bu dijital görüntüleme tekniğinde eser farklı ışık açılarından fotoğraflanır. Daha sonra görüntüler bilgisayar ortamında birleştirilir ve yüzeyde çıplak gözle zor seçilen çizikler daha okunur hale gelir.

Bu inceleme, tablet üzerinde üç farklı işaret grubu olduğunu gösterdi. Bir bölümde Eski Yunanca çağrı metni yer alıyor. Bir başka bölümde ise characteres adı verilen üç büyüsel sembol bulunuyor. Dr. Ast’a göre bu semboller, mesajın tanrısal ya da demonik güçlere ulaştırılması için kullanılmış olabilir.

Metnin devamında iki erkek ve iki kadın adı geçiyor. Bu dört kişi, metinde köle statüsündeki kişiler olarak anılmış. Ast, tabletin ya bu dört kişiye karşı hazırlanmış bir lanet ya da onların adına, adı belirtilmeyen başka bir kişiye yöneltilmiş bir büyü olabileceğini belirtiyor.

Dört isim, iki dil ve Roma Mısır’ına uzanan ihtimal

Tablette adı geçen kişilerin kimliği de ayrı bir soru yaratıyor. İki erkeğin adı Latince, iki kadının adı ise Yunanca. Araştırmacılardan Dr. Julia Lougovaya, kadınlardan birinin yazıtı hazırlamış olabileceği ihtimaline dikkat çekti.

Bu kesin bir sonuç değil. Fakat Roma İmparatorluğu’nun insan hareketliliği düşünüldüğünde, ihtimal güçlü bir arka plan kazanıyor. Askerler, tüccarlar, köleleştirilmiş insanlar ve göçmenler imparatorluğun farklı eyaletleri arasında yer değiştiriyordu. Onlarla birlikte diller, dini fikirler, büyü formülleri ve gündelik inanç pratikleri de dolaşıma girdi.

Mısır’da büyü, dini hayatın tamamen dışında duran marjinal bir uygulama değildi. Heidelberg Üniversitesi Mısırbilim Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Joachim Quack’a göre koruma ve şifa amaçlı bazı ritüeller kabul gören dini pratikler arasında yer alabiliyordu. Başkasına zarar verme ya da kişisel çıkar sağlama amacı taşıyan uygulamalar ise daha gizli yürütülürdü.

Erken Roma İmparatorluğu döneminde Mısır, Yakın Doğu, Yahudi ve zaman zaman Hristiyan gelenekleri birbirine karıştı. Heerlen tableti, bu karmaşık inanç ve büyü dünyasının Roma’nın kuzey eyaletlerine kadar ulaştığını gösteren somut bir iz sunuyor.

Kurşuna kazınmış özel bir Roma hikâyesi

Roma dünyasından kalan yazıtlar çoğu zaman imparatorları, askerî başarıları, kamusal yapıları ya da resmi adakları anlatır. Lanet tabletleri ise başka bir alana aittir. Onlar, gündelik hayatın gerilimlerini ve insanların açıkça söylemek istemediği kişisel çatışmaları taşır.

Heerlen lanet tableti de böyle bir belgedir. Kim tarafından yazıldığı, kime karşı kullanıldığı ve büyünün nasıl bir sonuca bağlandığı bilinmiyor. Fakat küçük kurşun levha, Roma toplumunda kölelik, hareketlilik, dini karışım ve kişisel rekabetler hakkında araştırmacılara değerli bir veri sağlıyor.

Tabletin ilerleyen dönemde Heerlen Müzesi’nde sergilenmesi planlanıyor. Heidelberg Üniversitesi araştırmacıları, çözümlenen yazıtı bilimsel bir yayınla akademik dünyaya sunacak.

Kapak fotoğrafı: Heerlen lanet tableti, Mısır tarzında yazılmış Eski Yunanca bir tanrı ve demon çağrısı taşıyor. Fotoğraf: Elke Fuchs, Papiroloji Enstitüsü, Heidelberg Üniversitesi.

Banner
Related Articles

Van’da Demir Çağı’na ait insan kemikleri bulundu

17 Kasım 2021

17 Kasım 2021

Van Gölü kıyısında insan kemikleri, çanak çömlek ve seramik parçaları bulundu. İlk izlenim buluntuların Demir Çağı dönemine ait olduğu yönünde…...

Mersin’in “Gizemli Evi” Google Tarafından İşaretlendi

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Bir yıl boyunca Türkiye gündemini meşgul eden hakkında onlarca komplo teorileri üretilen Mersin’in “Gizemli Evi” Google harita uygulamasına işaretlendi. MİT...

Restorasyonu tamamlanan 2300 yıllık Kahta Kalesi ziyarete açıldı

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

M. Ö. 3’ncü yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından yaptırılan Kahta Kalesi 17 yıl süren restorasyon çalışmaları sonrası ziyarete açıldı. Adıyaman’ın Kahta...

Pompeii’de 2.000 Yıllık Küller, Romalı Ailelerin Evlerinde Tanrılara Ne Yaktığını Ortaya Çıkardı

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Vezüv Yanardağı MS 79 yılında Pompeii’yi kül ve taş altında bıraktığında, yalnızca bir Roma kentini yok etmedi. Romalı ailelerin evlerinin...

Suriye’de Amazon savaşçılarının tasvir edildiği nadir Roma mozaiği bulundu

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Suriye iç savaşının başlamasından bu yana 11 yıl geçti. Binlerce insanın ölmesine ve büyük yıkımlara yol açan çatışma yıllarında kültürel...

Malta Tas-Silġ’de Yeni Bir Neolitik Yapı Keşfedildi

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Malta, Marsaxlokk’taki Tas-Silġ’de devam eden kazılarda arkeologlar tarafından yeni bir Neolitik yapının kalıntıları keşfedildi. Tas-Silġ’de keşfedilen yapı, bu bölgede taş...

Çin’in Hunan Eyaletinde Keşfedilen Antik Mezar Kompleksi

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Çin’in Hunan eyaletindeki bir otobanda Han hanedanlığına ait (MÖ 202 – MS 220) tarihlenen bir grup antik mezar keşfedildi. Süregelen...

Şili’nin kuzeyinde bir İnka soylusuna ait tunik veya unku bulundu

15 Şubat 2023

15 Şubat 2023

Şili’nin kuzeyindeki Caleta Vítor Körfezi boyunca yer alan mezar alanını kazan araştırmacılar, Inka İmparatorluğu’nda saygı ve prestije sahip soyluya ait...

Demir Çağında La Hoya’da Yapılan Katliamın Kurbanlarını Bilim Adamları Analiz etti.

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

MÖ. Dördüncü yüzyılın ortalarında veya üçüncü yüzyılın sonlarına tarihlenen Demir Çağı yerleşmesi İspanya’nın kuzeyinde bulunan Rioja Alavesa bölgesinde bulunan, La...

Thor’un ünlü çekici İsveç’te bulundu ama düşündüğünüz gibi değil

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

İsveç’in güneybatısındaki Halland eyaletindeki Ysby’de arkeologlar tarafından “türünün tek örneği” olarak adlandırılan Thor’un ünlü çekici ortaya çıkarıldı. Thor’un ünlü çekici,...

Mersin’de 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Bulundu

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Son günlerde birçok kaya resmi bulundu haberleri ile karşılaştık. Bu haberlerden Avustralya’da bulunan 17 bin 500 yıllık gerçek boyutlu kanguru...

Arkeologlar Tacikistan’da erken insan varlığına dair nadir kanıtlar ortaya çıkardı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Arkeologlar, Tacikistan’ın merkezindeki Zeravşan Vadisi’nde, bölgede erken insan yerleşimine dair bulgular sunan çok katmanlı bir arkeolojik alan keşfettiler. 150.000 ila...

Tarih öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapıya ait buluntulara ulaşıldı

31 Ekim 2021

31 Ekim 2021

Anadolu mimarisinde yedinci ve sekizinci bin yıl öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapının buluntularına ulaşıldı. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki Domuztepe Höyüğü...

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]