21 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hollanda’da 1.800 Yıllık Lanet Tableti Bulundu: Eski Yunanca Büyü Metni Mısır Tarzında Yazılmış

Hollanda’da bir belediye meydanının altında bulunan küçük bir kurşun levha, Roma dünyasının gizli büyü pratiklerine dair sıra dışı bir iz taşıyor. Heidelberg Üniversitesi araştırmacıları, Heerlen’de bulunan 1.800 yıllık lanet tableti üzerindeki Eski Yunanca metni çözdü.

MS 2. yüzyıla tarihlenen tablet, günümüz Hollanda’sındaki Heerlen kentinde, Roma döneminde Coriovallum adıyla bilinen yerleşimde ortaya çıkarıldı. O dönem bölge, Roma İmparatorluğu’nun kuzey eyaletlerinden Germania Inferior, yani Aşağı Germania sınırları içindeydi.

Buluntuyu dikkat çekici kılan ayrıntı yalnızca bir lanet metni taşıması değil. Kuzey Avrupa’da bulunan lanet tabletlerinin büyük bölümü Latince yazılmıştır. Heerlen örneğinde ise tanrılara ve demonlara, yani doğaüstü varlıklara yöneltilmiş Eski Yunanca bir çağrı yer alıyor. Üstelik metin, Mısır tarzı büyü geleneğiyle bağlantılı.

Roma Heerlen’inde saklanmış bir kurşun levha

Heerlen lanet tableti, Hollandalı arkeologlar tarafından belediye meydanının altındaki bir çukurda bulundu. Ölçüleri yalnızca 9,3 x 4,8 santimetre. Buna rağmen üzerindeki yazı, Roma İmparatorluğu’nun kuzey sınırında yaşayan insanların kişisel korkularına, rekabetlerine ve gizli ritüellerine dair nadir bir belge niteliğinde.

Antik dünyada bu tür lanet tabletleri Latince defixiones, Yunanca katadesmoi olarak biliniyordu. Genellikle kurşundan yapılmaları tesadüf değildi. Kurşun kolay kazınabilen, soğuk ve ağır bir malzemeydi. Antik inançta bu özellikler, onu “bağlama” fikriyle ilişkilendiriyordu.

Bu tabletler çoğu zaman yazıldıktan sonra gömülür ya da saklanırdı. Amaç, bir mahkeme rakibini, ticari hasmı, sporcuyu, sevgiliyi ya da düşmanı doğaüstü güçler aracılığıyla etkilemekti. Heerlen tableti de bu geleneğin içinde yer alıyor; ancak dili ve üslubu onu Kuzey Avrupa’daki benzer örneklerden ayırıyor.

Mısır tarzında yazılmış Eski Yunanca çağrı

Heidelberg Üniversitesi Papiroloji Enstitüsü Akademik Direktörü Dr. Rodney Ast’a göre tablet, bir “bağlama büyüsü” içeriyor. Yazıtta çeşitli tanrılara ve demonlara seslenen bir çağrı bulunuyor.

Metin, Heidelberg Üniversitesi Papiroloji Enstitüsü’nde Reflectance Transformation Imaging, kısa adıyla RTI yöntemiyle incelendi. Bu dijital görüntüleme tekniğinde eser farklı ışık açılarından fotoğraflanır. Daha sonra görüntüler bilgisayar ortamında birleştirilir ve yüzeyde çıplak gözle zor seçilen çizikler daha okunur hale gelir.

Bu inceleme, tablet üzerinde üç farklı işaret grubu olduğunu gösterdi. Bir bölümde Eski Yunanca çağrı metni yer alıyor. Bir başka bölümde ise characteres adı verilen üç büyüsel sembol bulunuyor. Dr. Ast’a göre bu semboller, mesajın tanrısal ya da demonik güçlere ulaştırılması için kullanılmış olabilir.

Metnin devamında iki erkek ve iki kadın adı geçiyor. Bu dört kişi, metinde köle statüsündeki kişiler olarak anılmış. Ast, tabletin ya bu dört kişiye karşı hazırlanmış bir lanet ya da onların adına, adı belirtilmeyen başka bir kişiye yöneltilmiş bir büyü olabileceğini belirtiyor.

Dört isim, iki dil ve Roma Mısır’ına uzanan ihtimal

Tablette adı geçen kişilerin kimliği de ayrı bir soru yaratıyor. İki erkeğin adı Latince, iki kadının adı ise Yunanca. Araştırmacılardan Dr. Julia Lougovaya, kadınlardan birinin yazıtı hazırlamış olabileceği ihtimaline dikkat çekti.

Bu kesin bir sonuç değil. Fakat Roma İmparatorluğu’nun insan hareketliliği düşünüldüğünde, ihtimal güçlü bir arka plan kazanıyor. Askerler, tüccarlar, köleleştirilmiş insanlar ve göçmenler imparatorluğun farklı eyaletleri arasında yer değiştiriyordu. Onlarla birlikte diller, dini fikirler, büyü formülleri ve gündelik inanç pratikleri de dolaşıma girdi.

Mısır’da büyü, dini hayatın tamamen dışında duran marjinal bir uygulama değildi. Heidelberg Üniversitesi Mısırbilim Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Joachim Quack’a göre koruma ve şifa amaçlı bazı ritüeller kabul gören dini pratikler arasında yer alabiliyordu. Başkasına zarar verme ya da kişisel çıkar sağlama amacı taşıyan uygulamalar ise daha gizli yürütülürdü.

Erken Roma İmparatorluğu döneminde Mısır, Yakın Doğu, Yahudi ve zaman zaman Hristiyan gelenekleri birbirine karıştı. Heerlen tableti, bu karmaşık inanç ve büyü dünyasının Roma’nın kuzey eyaletlerine kadar ulaştığını gösteren somut bir iz sunuyor.

Kurşuna kazınmış özel bir Roma hikâyesi

Roma dünyasından kalan yazıtlar çoğu zaman imparatorları, askerî başarıları, kamusal yapıları ya da resmi adakları anlatır. Lanet tabletleri ise başka bir alana aittir. Onlar, gündelik hayatın gerilimlerini ve insanların açıkça söylemek istemediği kişisel çatışmaları taşır.

Heerlen lanet tableti de böyle bir belgedir. Kim tarafından yazıldığı, kime karşı kullanıldığı ve büyünün nasıl bir sonuca bağlandığı bilinmiyor. Fakat küçük kurşun levha, Roma toplumunda kölelik, hareketlilik, dini karışım ve kişisel rekabetler hakkında araştırmacılara değerli bir veri sağlıyor.

Tabletin ilerleyen dönemde Heerlen Müzesi’nde sergilenmesi planlanıyor. Heidelberg Üniversitesi araştırmacıları, çözümlenen yazıtı bilimsel bir yayınla akademik dünyaya sunacak.

Kapak fotoğrafı: Heerlen lanet tableti, Mısır tarzında yazılmış Eski Yunanca bir tanrı ve demon çağrısı taşıyor. Fotoğraf: Elke Fuchs, Papiroloji Enstitüsü, Heidelberg Üniversitesi.

Banner
Benzer Yazılar

Klazomenai Antik Kenti’ne iş makinesi girdi kazı başkanı suskun

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

İzmir Urla ilçesinde bulunan Klazomenai Antik Kenti’nde İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan alınan izinle, İzmir Arkeoloji Müzesi...

Örümcek Tanrısının 3.200 Yıllık Resmi Belgelendi

25 Mart 2021

25 Mart 2021

Eskiçağ insanı tanrıları hayvan biçimli olarak tasvir ediyordu. Hayvan biçimi verilerek tasvir edilen tanrılara literatürde zoomorfik tanrı tanımlaması yapılmaktadır. Bu...

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Depremler, Hatay Arkeoloji Müzesi’nde hafif hasara yol açtı

9 Şubat 2023

9 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin etkilediği on ilde yer alan müze ve ören yerlerinin son durumu hakkında Kültür ve Turizm...

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

23 Mart 2021

23 Mart 2021

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler...

Milas Euromos 2021 Kazılarında İki Arkaik Heykeli Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Milas Euromos 2021 arkeoloji kazı çalışmaları devam ediyor. Milas Euromos 2021 kazı çalışmalarında arkeologlar, 110 cm boyutlarında yaklaşık 2500 yıllık,...

Bir araştırmaya göre, 27.000 yıl önce Moğolistan’da yaşayan dev develerin neslinin tükenmesine iklim ve Arkaik insanlar neden oldu.

3 Nisan 2022

3 Nisan 2022

Devasa iki hörgüçlü bir deve türü olan Camelus knoblochi, yaklaşık 27.000 yıl öncesine kadar Moğolistan’da modern insanlarla ve belki de...

Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor

7 Mart 2023

7 Mart 2023

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim...

Arkeologlar, Orkney’de “şaşırtıcı” olarak tanımladıkları 5.000 yıllık bir tahta parçası buldular.

11 Ağustos 2021

11 Ağustos 2021

Arkeologlar Orkney’de şaşırtıcı keşifler yapmaya devam ediyor. Organik materyalleri bulmak oldukça zor olsa da arkeologlar Orkney’de 5.000 yıllık bir tahta...

Malta Tas-Silġ’de Yeni Bir Neolitik Yapı Keşfedildi

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Malta, Marsaxlokk’taki Tas-Silġ’de devam eden kazılarda arkeologlar tarafından yeni bir Neolitik yapının kalıntıları keşfedildi. Tas-Silġ’de keşfedilen yapı, bu bölgede taş...

Norveç’te kullanılmış tarihsiz rün takvimi

3 Aralık 2022

3 Aralık 2022

Günleri, ayları, yılları gösteren zaman çizelgesi takvim, ilk örnekleri ile insanın tarıma başladığı Mezopotamya’da karşımıza çıkar. Tarım için olmazsa olmaz...

Aberdeen Üniversitesi Benin Bronzunu Geri Veriyor

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Nijerya 1960 yılında bağımsızlığını kazandığından beri, Nijerya’dan çalınan Benin bronzlarının (pirinç rölyefler, bronz heykeller ve bir dizi fildişi oymalar dahil)...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Konya’da 5 Bin Yıllık İnsan Yüzlü Çömlek Parçası Ortaya Çıkarıldı

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Konya’nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük’te yürütülen kazılarda, yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen ve üzerinde insan yüzü betimlemesi bulunan çömlek parçası...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]