10 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kazakistan’da 1.200 Petroglifin Arasında Eski Türkçe Yazıt Bulundu: “Er Atım Aba”

Kazakistan’ın güneyindeki Burhansay Geçidi’nde, bin yılı aşkın süre önce kayaya kazınmış kısa bir cümle arkeologların dikkatini çekti: “Er Atım Aba.”

Jambyl Bölgesi’nin Jualı ilçesinde yürütülen araştırmalarda 1.200’den fazla petroglif ile birlikte nadir bir Eski Türkçe runik yazıt tespit edildi. Kayaya işlenen yazıt, yalnızca beş runik benzeri işaretten oluşsa da bölgenin Orta Çağ Türk dünyasıyla bağlantısını doğrudan gösteren güçlü bir iz taşıyor.

Araştırmacılara göre Burhansay Geçidi’ndeki kaya resimleri tek bir döneme ait değil. En erken örnekler MÖ 3. binyılın sonlarına kadar uzanıyor. Bu da alanın Tunç Çağı’ndan Orta Çağ’a, hatta daha geç dönemlere kadar farklı topluluklar tarafından kullanıldığını gösteriyor.

Binlerce Yıllık Kaya Belleği

Burhansay Geçidi’nde bugüne kadar beş ayrı petroglif grubu belirlendi. Bu gruplar, bölgedeki bir dere hattı boyunca uzanıyor. Kayalara işlenen figürler arasında dağ keçileri, tek hörgüçlü develer, av sahneleri ve hayvancılıkla ilişkilendirilebilecek betimlemeler yer alıyor.

Bu tür kaya resimleri, yalnızca eski insanların çevresindeki hayvanları kaydettiği basit çizimler olarak görülmemeli. Orta Asya bozkır ve dağ dünyasında petroglifler çoğu zaman geçim biçimleri, hareket güzergâhları, av pratikleri ve topluluk hafızasıyla ilişkiliydi.

Burhansay çevresinde ayrıca Burhansay 1, Burhansay 2 ve Burhansay 3 adı verilen üç mezarlık alanı da biliniyor. Bu mezarlıklar Erken Demir Çağı ve Orta Çağ ile ilişkilendiriliyor. Bu durum, geçidin yalnızca kaya resimlerinin bulunduğu bir alan değil, aynı zamanda defin, geçiş, hatırlama ve yerleşim izleriyle bağlantılı daha geniş bir kültürel alan olduğunu düşündürüyor.

Kayaya Kazınan Türkçe Bir İsim

Keşfin en dikkat çekici bölümü, Eski Türkçe runik yazıt. Araştırmacılar yazıtın “Er Atım Aba” şeklinde okunduğunu ve “Benim Adım Aba” anlamına geldiğini belirtiyor.

Kısa ama çarpıcı bir ifade. Çünkü bu yazıt bir hükümdar anıtı, uzun bir resmî metin ya da zafer kaydı değil. Doğrudan bir kişinin adını taşıyor. Aba adlı biri, bin yıldan fazla zaman önce bu kayaya kendi varlığını işaretlemiş olmalı.

A. H. Margulan Arkeoloji Enstitüsü’nden araştırmacı Boris Jeleznyakov’a göre yazıt Talas yazısıyla kaydedilmiş olması nedeniyle özel önem taşıyor. Talas yazısı, Eski Türk runik yazı geleneğinin Orta Asya’daki bölgesel kollarından biri olarak kabul ediliyor.

Yazıtın yorumlanması için Eski Türk yazısı uzmanı Vladimir Tişin’e başvuruldu. Tişin’in okumasına göre metin, kişisel bir ad kaydı niteliğinde.

Kazakistan’da 1.200 Petroglifin Arasında Eski Türkçe Yazıt Bulundu: “Er Atım Aba”
Fotoğraf: 24 KZ

Talas Yazısı ve Eski Türk Dünyası

Eski Türk runik yazısı denince akla çoğunlukla Moğolistan’daki Orhun Yazıtları gelir. Ancak bu yazı geleneği yalnızca Orhun vadisiyle sınırlı değildi. Yenisey, Altay, Talas ve Orta Asya’nın farklı bölgelerinde de Eski Türkçe yazıt örnekleri biliniyor.

Burhansay yazıtını önemli kılan nokta, bu kısa Türkçe metnin çok daha eski bir kaya sanatı alanının içinde bulunması. Geçit, Aba’nın adından binlerce yıl önce de insanlar tarafından işaretlenmişti. Bu kez aynı taş yüzeylerde Orta Çağ Türk dünyasına ait kişisel bir iz karşımıza çıkıyor.

Bu nedenle bulgu, Türk tarihi açısından yalnızca “bir yazıt daha” anlamına gelmiyor. Bir ad, bir yer ve bir hafıza noktası aynı kayada birleşiyor.

Jambyl Bölgesi’nin Tarihî Önemi

Burhansay Geçidi’nin bulunduğu Jambyl Bölgesi, Kazakistan’ın güneyinde, tarihî Talas Vadisi ve eski Taraz kentiyle bağlantılı bir coğrafyada yer alıyor. Taraz ve çevresi, yüzyıllar boyunca bozkır yolları, dağ geçitleri, Türk toplulukları ve İpek Yolu ağları arasında önemli bir temas alanıydı.

Bu coğrafya, Burhansay’daki çok katmanlı arkeolojik yapıyı daha anlaşılır hale getiriyor. Su kaynaklarına, geçitlere ve kaya yüzeylerine sahip alanlar, farklı dönemlerde tekrar tekrar kullanılmış olabilir. Bazıları hayvan figürleri kazıdı, bazıları ölülerini bu çevrede gömdü, bir kişi ise adını taşa bıraktı.

Alan İçin Koruma Önerisi Hazırlanacak

Burhansay’daki çalışmalar henüz ilk aşamada. Arkeologlar petroglifleri dönemlerine göre sınıflandırmayı, mezarlık alanlarını ayrıntılı biçimde incelemeyi ve çevrede olası yerleşim izlerini araştırmayı planlıyor.

Kapsamlı araştırmalar tamamlandıktan sonra buluntular üzerine bir monografi hazırlanacak. Bilim insanları ayrıca petrogliflerin ve Eski Türkçe yazıtın devlet koruması altına alınması için ilgili kurumlara öneri sunmayı hedefliyor.

Kaynak: 24 KZ

Banner
Benzer Yazılar

Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun öldüğü yer keşfedilmiş olabilir

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

Arkeologlar, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun (936-973) öldüğü yeri bulduklarına inanıyorlar. Büyük Otto, tarihçiler tarafından ilk Kutsal Roma İmparatoru...

“Çingene Kızı” Mozaiğinin Kayıp Parçası ABD’den Türkiye’ye Getirildi

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Gaziantep’in dünyaca tanınan “Çingene Kızı” mozaiği, yıllar sonra eksik parçalarından birine daha kavuştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

Umman’da Ziyaret Edilmesi Gereken Yerler

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Umman’da ziyaret edilmesi gereken bir çok yer var. Bizde bu yazımızda pandemi dönemi boyunca evde çok sıkılanlar için tatil hayali...

1000 Yıllık Viking Gizemini DNA Testi Çözecek

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

Roskilde  (Danimarka) yakınlarında bulunan ünlü ‘Gerdrupgraven’ keşfinin üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen arkeologları şaşırtmaya devam ediyor. Gerdrup Mezarı 39 yıl...

Çin’in ilk imparatorunun mozolesinin yakınında bulunan nadir bir koyun arabası ve eski savaş arabaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Çin’in kuzeybatısındaki Xi’an’da, Qin Hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 206) Çin’in ilk İmparatoru olan Qinshihuang’ın türbesinin yakınında nadir bir “altı koyun”...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

Avustralya’da Belgelenen Yüzlerce Kaya Sanatı Görseli

5 Ekim 2020

5 Ekim 2020

572 Maliwawa Figürünün ilk kez Kuzey Avustralya’nın Arnhem Land’deki 87 farklı kaya sanatı sitesinde belgelendiğini bildirdi. Griffith Üniversitesi’nden Paul Taçon,...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Yakutya’da Soyu Tükenmiş Yünlü Gergedan Kalıntıları Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

İklim değişikliğinin dünyanın en eski donmuş topraklarının çoğunu eritmesiyle birlikte, arkeologlar geçmiş bin yıldan kalma hayvan kalıntılarını keşfetmeye devam ediyor. Rusya’da...

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

Arkeologlar Sanxingdui kalıntılarının en büyük bronz hayvan heykelini buldular

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Bugüne kadar Çin’de keşfedilen türünün en büyüğü ve tek örneği olan bronz hayvan heykeli, güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti’ndeki Sanxingdui Tunç...

Adıyaman’da Nadir Keşif: 1.800 Yıllık Kubbeli Roma Mezarı Ortaya Çıkarıldı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Adıyaman’da gün yüzüne çıkarılan yeni bir arkeolojik yapı, Roma döneminde elit gömü geleneklerine dair önemli ipuçları verecek. Besni kırsalında tespit...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]