29 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da 16 Bin Yıllık Köpek İzleri: Pınarbaşı Bulguları Evcilleştirmenin Tarihini Geriye Çekti

Antik DNA analizleri Anadolu’da köpeklerin sanılandan çok daha erken ortaya çıktığını gösterdi. Türkiye’deki Pınarbaşı yerleşiminde incelenen kalıntılar köpeklerin yaklaşık 16 bin yıl önce insanlarla birlikte yaşamaya başladığını ortaya koyuyor. Bu bulgular köpek evcilleştirmenin zaman çizelgesini önemli ölçüde geriye çekiyor.

Çalışma Oxford Üniversitesi liderliğinde 17 uluslararası kurumun katkısıyla yürütüldü. Sonuçlar Nature dergisinde yayımlandı.

Anadolu’da başlayan hikâye

Köpeklerin ne zaman ve nasıl evcilleştiği uzun süredir tartışmalıydı. Özellikle erken dönemlerde kurtlarla köpekleri ayırt etmek zordu. Kemik yapıları büyük ölçüde benzerdi.

Bu kez tablo daha net.

Pınarbaşı’ndan elde edilen ve yaklaşık 15 bin 800 yıl öncesine tarihlenen kalıntılar üzerinde yapılan tam genom analizleri bu hayvanların artık kurt değil köpek popülasyonuna ait bireyler olduğunu açık biçimde ortaya koydu.

Bu bulgu köpeklere dair doğrudan genetik kanıtı yaklaşık 5 bin yıl daha geriye çekiyor. Aynı zamanda Anadolu’yu insan ile köpek arasındaki ilişkinin en erken sahnelerinden biri haline getiriyor.

Tarımdan önce kurulan bağ

Keşfin en dikkat çekici yönlerinden biri zamanlaması.

Bu köpekler tarımın ve yerleşik yaşamın henüz ortaya çıkmadığı bir dönemde yaşıyordu. İnsan toplulukları avcı-toplayıcıydı. Buzul Çağı’nın sert koşullarında hareket halindeydi.

Buna rağmen köpekler o dönemde bile ayrı bir tür olarak ortaya çıkmıştı.

Genetik veriler bu erken köpeklerin yaklaşık 18 bin 500 ile 14 bin yıl önce Batı Avrasya’ya yayılan bir popülasyonun parçası olduğunu gösteriyor.

İngiltere’deki Gough’s Cave’de bulunan yaklaşık 14 bin 300 yıllık köpek çene kemiği. © The Trustees of the Natural History Museum, London

Geniş bir coğrafyaya yayılan iz

Anadolu’daki bulgular Avrupa’daki verilerle birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı hale geliyor.

İngiltere’deki Gough’s Cave ve Güneydoğu Avrupa’daki bazı alanlardan elde edilen kalıntılarla yapılan karşılaştırmalar bu erken köpeklerin birbirine yakın genetik özellikler taşıdığını ortaya koydu.

Aralarında binlerce kilometre bulunmasına rağmen bu benzerlik dikkat çekici.

Bu durum köpeklerin ortaya çıktıktan sonra hızla yayıldığını ve farklı insan topluluklarıyla birlikte hareket ettiğini düşündürüyor. Epigravettian ve Magdalenian gibi farklı kültürel gruplarla ilişkilendirilmeleri bu yayılımın geniş bir alana yayıldığını gösteriyor.

Sadece av arkadaşı değil

Pınarbaşı bulguları insan ile köpek arasındaki ilişkinin yalnızca avcılıkla sınırlı olmadığını da gösteriyor.

İzotop analizleri insanların köpeklere balık verdiğini ortaya koyuyor. Bu durum bilinçli bir besleme ve bakım ihtimalini güçlendiriyor.

Bazı kalıntıların kasıtlı olarak gömülmüş olması bu hayvanların topluluk içinde daha özel bir yere sahip olabileceğine işaret ediyor.

Benzer bulgular Avrupa’daki diğer alanlarda da görülüyor. Bu da köpeklerin Buzul Çağı toplumlarında sosyal anlam taşıyan varlıklar olabileceğini düşündürüyor.

Anadolu’nun yeniden tanımlanan rolü

Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde Anadolu’nun bu hikâyedeki yeri daha net hale geliyor.

Bölge artık yalnızca geç dönem yerleşimlerin değil insan ile köpek arasındaki ilk bağın kurulduğu coğrafyalardan biri olarak öne çıkıyor.

Kurt ile insan arasındaki mesafenin kapanmasıyla başlayan bu süreç zamanla iki türün kaderini değiştirdi.

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu...

Binlerce yıllık diş taşı Paleolitik insanın Paleo diyeti yapmadığını gösteriyor

27 Ekim 2022

27 Ekim 2022

Paleolitik Dönem araştırmalarında elde edilen verilere bakıldığında insanların tek yönlü beslenmeyi seçtiği görülür. Özellikle, mağaralarda ele geçen kemik ve taştan...

İngiltere’de Orta Çağ dönemi bir tabula oyun parçası keşfedildi

27 Nisan 2023

27 Nisan 2023

İngiltere’nin Bedfordshire, Bidwell West’teki arkeolojik kazılarda bir Orta Çağ dönemi savunma hendekli ahşap bina ortaya çıkarıldı. Saha ekibi hendek içinde...

Kuveyt’in Failaka Adası’nda 4.000 yıllık Dilmun Tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Mosgard Müzesi liderliğindeki Danimarka-Kuveyt ortak kazı ekibi, Basra Körfezi’ndeki Kuveyt’in Failika Adası’nda M. Ö. 3.200-320 yılları arasında yaşamış erken Dilmun...

Yeni araştırma, Balear Adaları’nda keşfedilen Geç Tunç Çağı kılıçlarının benzersiz özelliklerini ve karmaşık kökenlerini ortaya koyuyor

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Son yapılan bir araştırma , 20. yüzyılda Akdeniz’in batısındaki İspanya’ya bağlı Balear Adaları’nda yapılan kazılarda bulunan Geç Tunç Çağı kılıçlarının...

Konuşma Dilinin Kayıp Halkası Bulundu mu?

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İnsan, konuşan bir varlıktır. Konuşma dili sayesinde evrimini hızlandırmıştır. İnsanın, konuşma ile diğer canlı varlıklar arasında sivrilmesini sağlamıştır. Peki, konuşma...

Kajtuś adlı köpek Polonya’da son 100 yılın en büyük bracteat hazinesini buldu

21 Nisan 2022

21 Nisan 2022

Kajtuś adlı köpek sahibi ile yürürken aniden toprağı kazmaya başladı. Ve Kajtuś, Polonya’da son 100 yılın en büyük bracteat hazinesini...

Moğolistan’da bir mezarda keşfedilen boyalı bir ahşap eyer, modern biniciliğin en eski kanıtlarını temsil ediyor

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Araştırmacılar, Moğolistan’ın Khovd eyaletinin engebeli arazisinde halk arasında “atlılar mağarası” olarak bilinen Urd Ulaan Uneet’teki bir mezarda demir üzengi ile...

Boncuklu Tarla’da 12.000 yıllık anıtsal bir stel keşfedildi

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Ilısu Mahallesi’nde bulunan Boncuklu Tarla’da yapılan kazılarda, 12 bin yıllık, 2 metre 20 santim uzunluğunda oyma...

Mezolitik Taş Devri’nde bir çocuk kuş tüyleri, bitki lifleri, kürkü ve köpeği ile gömülmüş

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Finlandiya’nın doğusunda Outokumpu belediyesi sınırları içinde kalan Majoonsuo’da gerçekleştirilen kazılarda Mezolitik Taş Devri’ne ait bir mezar alanı keşfedildi. Mezar alanında...

Dinozorlar Zamanında Yaşayan Dev Fare

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Omurgalı Paleontoloji Dergisi’nde bugün yayınlanan yeni araştırma , bugün Afrika, Güney Amerika, Avustralya, Antarktika olarak tanınan güney süper kıta Gondwana’daki...

Tarihi Balat Surp Hraştagabet Khorenyan Ermeni Okulu Kaderine Terkedildi

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

İstanbul’un tarihi semtlerinden Balat’ın sokaklarını gezerken karşınıza içler acısı hali ile kaderine terkedilmiş, ölmesi beklenen hasta gibi duran tarihi Surp...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]