20 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir tandır, Anadolu’nun binlerce yıldır süren mutfak geleneğine ışık tutacak. Toprağın hemen altına yerleştirilmiş, pişmiş kilden yapılmış bu yapı, yaklaşık 2 bin 600 yıl önce, Pers egemenliği döneminde kullanılıyordu. Dikkat çekici olan ise tandırın formunun, bugün Anadolu’nun birçok yerinde hâlâ kullanılan örneklerle neredeyse birebir aynı olması.

Keşif, Oluz Höyük kazılarının son sezonunda gerçekleştirildi. Yerleşmenin Pers dönemine tarihlenen tabakalarında ortaya çıkarılan tandır, gündelik yaşamın en temel unsurlarından biri olan yemek pişirme pratiğinin ne kadar köklü olduğunu gözler önüne seriyor.

Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, tandırın teknik özelliklerine dikkat çekerek, “Bu yapı, gövdesi toprağa gömülü şekilde inşa edilmiş. Kullanım biçimi ve formu, günümüzde Anadolu’da gördüğümüz tandırlarla neredeyse aynı. Aradaki tek fark, 2 bin 600 yıllık olması” değerlendirmesinde bulundu.

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı
Görsel: Murat Çelik/İHA

Pers Döneminde Oluz Höyük’te Gündelik Yaşam

Oluz Höyük, Orta Karadeniz hinterlandında, uzun süreli yerleşim izleri taşıyan önemli bir arkeolojik merkez olarak biliniyor. Geç Tunç Çağı’ndan Pers ve Hellenistik dönemlere kadar uzanan tabakalarıyla höyük, farklı siyasi dönemlerde yaşamın nasıl sürdüğüne dair güçlü veriler sunuyor.

MÖ 6. yüzyılda bölgenin Ahameniş Pers İmparatorluğu egemenliği altına girmesiyle birlikte Oluz Höyük, imparatorluk düzeni içinde varlığını sürdüren yerleşimlerden biri hâline geldi. Kazılarda ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, buranın yalnızca küçük bir kırsal yerleşme değil; konut alanları, depolama mekânları ve idari yapılarıyla planlı bir yerleşim olduğunu gösteriyor.

Yeni bulunan tandır da bu yerleşimin ev içi yaşamına dair somut bir kanıt sunuyor.

Binlerce Yıllık Bir Mutfak Düzeni

Tandır, tek başına bir buluntu değil. Arkeologlar, tandırın tam karşısında, hamur açma ya da tahıl işleme amacıyla kullanıldığı değerlendirilen taş bir tezgâh da tespit etti. Bu düzenleme, alanın açık biçimde bir mutfak ya da yiyecek hazırlama mekânı olarak kullanıldığını gösteriyor.

Görsel: Murat Çelik/İHA

Bu durum, Anadolu’daki pişirme geleneklerinin sürekliliği açısından büyük önem taşıyor. Neolitik dönemden itibaren ekmek ve tahıl temelli beslenmenin merkezinde yer alan tandır benzeri yapılar, Oluz Höyük örneğinde olduğu gibi, Pers döneminde de kullanımını sürdürüyor. Siyasi iktidarlar değişse de mutfak alışkanlıklarının büyük ölçüde korunduğu anlaşılıyor.

Önceki kazı sezonlarında da bu tabloyu destekleyen bulgular elde edilmişti. Pers dönemine ait bir saray mutfağında bulunan toprak kap içerisinde kemik parçaları ve tahıl tanelerine rastlanmış, yapılan analizler bu kapta keşkek benzeri bir yemeğin pişirildiğini ortaya koymuştu. Araştırmacılar, bu tür yemeklerin söz konusu tandırlarda hazırlanmış olabileceğini değerlendiriyor.

Anıtsal yapılar ve yazılı belgeler çoğu zaman antik imparatorlukları anlamanın temel araçları olarak görülse de, Oluz Höyük’teki bu tandır farklı bir hikâye anlatıyor. Gündelik hayatın sürekliliğini, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve alışkanlıkları yansıtıyor.

Bu açıdan bakıldığında tandır, yalnızca bir pişirme ünitesi değil; Anadolu’nun mutfak kültürünün ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlayan güçlü bir tanık niteliği taşıyor.

Kazılar ilerledikçe Oluz Höyük, Pers dönemi Anadolu’sunda yaşamın nasıl sürdüğünü, sıradan insanların gündelik pratikleri üzerinden anlamamıza katkı sunmaya devam edecek.

Banner
Benzer Yazılar

Suudi Arabistan’da İslam öncesine ait yazıt ve boğa başı keşfedildi

18 Şubat 2023

18 Şubat 2023

Suudi arkeologlar, Necran bölgesindeki Al Ukhdud kazı alanında İslam öncesine ait yazıt ve bronz boğa başı keşfettiler. Keşfi, Suudi Arabistan...

İskandinav tanrısı Odin’e atıfta bulunan bilinen en eski yazıt

8 Mart 2023

8 Mart 2023

Bilim insanları, 2020 yılında iki amatör arkeolog tarafından bulunan Vindelev hazinesinde ortaya çıkarılan altın bir diskin parçası üzerinde İskandinav tanrısı...

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

8.500 yıllık Yenikapı batıkları müze bekliyor

19 Haziran 2023

19 Haziran 2023

Marmaray projesi sırasında keşfedilen ve dünyanın en büyük antik gemi koleksiyonu olarak kabul edilen Yenikapı batıklarının koruma süreci, müze ve...

Fransa, el koyduğu 8 bin 659 tarihi eseri Türkiye’ye iade edecek

15 Mart 2024

15 Mart 2024

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Fransa’da el konulan 8 bin 659 tarihi eserin Türkiye’ye...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

Batman Valiliği’nden Kaybolan Sikkeler Açıklaması

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde 2017 yılında tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılan altın sikkelerin kaybolduğuna dair haberlerin ardından Batman Valiliği bir açıklama yayınladı....

Glyptotek Müzesi Türkiye’den kaçırılan Septimius Severus’un heykel başını iade etti

14 Mart 2025

14 Mart 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yoğun çabaları sonucu Danimarka Glyptotek Müzesi, Türkiye’den kaçırılan Roma İmparatoru Septimius Severus’un heykel başı ve 48...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

Terracotta Savaşçıları’nın bulunmasında rol oynayan Çinli arkeolog Shi Xingbang, 99 yaşında öldü

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Terracotta Savaşçıları’nın bulunmasında rol oynayan Çinli arkeolog Shi Xingbang, 99 yaşında öldü. Çin’in duayen arkeoloğu Shi Xingbang, 1953 yılında Çin’in...

İnsanlık Tarihinin Başlangıcı Berlin’de: Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi Açılıyor

8 Şubat 2026

8 Şubat 2026

İnsanlığın en eski yerleşik topluluklarına dair hikâye, bu kez Avrupa’nın kalbinde anlatılacak. 10 Şubat’ta Berlin’de açılacak kapsamlı bir sergi, Göbeklitepe...

Kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Kudüs yakınlarında 2017 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu. Kilolarca ağırlıkta demir halkalarla...

Şamanlar, Tanrılar ve Ruhlar Arasında: Bulgaristan’ın Gizemli Orta Asya Kökenlerine Yolculuk

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Modern sınırlar çizilmeden çok önce, görünmeyenle iletişim kurmaya dayanan şamanlar liderliğindeki kadim ruhani gelenekler, geniş Avrasya bozkırlarını kat ederek ritüellerde,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]