20 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne çıkarıldı.
Keşif, Anadolu’nun en eski tarım yerleşimlerinden birinde yaşanan doğal bir felaketin izlerini ortaya koyarak, bölgedeki tarih öncesi yerleşimlerin kaderine ışık tutuyor.

Depremle Yıkılmış 5 Bin Yıllık Yapı

2024 yılı kazı sezonunda ortaya çıkarılan dikdörtgen planlı yapının güney duvarı, kuzeye doğru blok halinde devrilmiş durumda bulundu.
Kazı Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, yıkımın yönü ve biçiminin açık şekilde deprem sonucu oluştuğunu belirtti:

“Dikdörtgen yapının taş temelli kerpiç duvarının kuzeye doğru blok halinde devrilmesi, sarsıntının kuzeyden geldiğini düşündürüyor. Yapının deprem sırasında yıkıldığı açıkça görülüyor.”

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı
Kazı ekibi, depremle yıkılan 5.000 yıllık kerpiç duvarın kalıntılarını inceliyor. | Fotoğraf: IHA

Yapı içinde günlük yaşama ait hiçbir kalıntıya rastlanmaması, o dönemde yapının zaten terk edilmiş olduğunu gösteriyor.
Sarıaltun, “Yerleşimin MÖ 2800’lerden sonra kısmen terk edildiğini biliyoruz. Bu yapının da o süreçte boş kaldığı, zamanla doğal etkenlerle zayıfladığı ve daha sonra yaşanan bir depremle tamamen yıkıldığı anlaşılıyor.” dedi.

Kırmızı Toprak, Binlerce Yılın Tanığı

Hematit içeren kırmızı toprakla yapılmış kerpiç duvarın yakın plan görünümü. | Fotoğraf: İHA

Kazılarda ortaya çıkan kerpiç tuğlaların kırmızımsı rengi dikkat çekti. Yapılan analizlerde bu rengin, yangın değil, hematit (demir oksit) içeren yerel topraktan kaynaklandığı belirlendi.
Sarıaltun, “Kırmızı tonun nedeni bölgedeki hematitli toprak. Kerpiçler bu toprakla yoğrularak yapılmış. Yangın izi yok; bu renk, Çayönü’nün toprağının doğal pigmentinden geliyor” ifadelerini kullandı.

Bu bulgu, hem o dönemin yapı teknikleri hakkında bilgi sunuyor hem de binlerce yıl önceki çevresel koşulların izlerini taşıyor.

Neolitik’ten Tunç Çağı’na Uzanan Yaşam İzleri

Çayönü Höyüğü, MÖ 10.200–7.000 yılları arasındaki kesintisiz yerleşimiyle, insanlık tarihinin ilk tarım ve hayvancılık toplumlarından birini barındırıyordu.
Yeni keşfedilen deprem izleri ise yerleşimin İlk Tunç Çağı’nda (yaklaşık MÖ 2800 civarı) da yeniden kullanıldığını gösteriyor.
Bu durum, Çayönü’nün yalnızca Neolitik dönemin değil, aynı zamanda daha sonraki kültürel ve doğal dönüşümlerin de merkezi olduğunu kanıtlıyor.

Çayönü’nde depremle yıkılmış güney duvarının in situ durumu. | Fotoğraf: İHA

Anadolu’nun Derin Zamanlarına Bir Bakış

Kazı alanında bulunan bu yıkıntı, yalnızca bir yapının değil, tarihin en eski depremlerinden birinin izlerini taşıyor.
Binlerce yıl önce Anadolu’da yaşayan toplulukların doğayla kurduğu ilişkiyi, direncini ve kırılganlığını gösteren bu bulgu, Çayönü’nün insanlık tarihindeki önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazı alanı genel görünüm. | Fotoğraf: IHA

Banner
Benzer Yazılar

Bugünkü İklim Değişikliğiyle Orta Çağ’daki Büyük Kuraklık Paralellik Gösteriyor

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Ocak ayını yaşadığımız bu günlerde mevsim normallerinin üzerinde olan hava sıcaklıkları ve yağış azlığı önümüzdeki yaz için kuraklık sinyallerini vermeye...

Aççana Höyük’te 3800 yıllık Akadca kil tablet bulundu

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

Şubat ayında yaşanan iki büyük yıkıcı depremden etkilenen Hatay’daki Aççana Höyük’te devam eden çalışmalarda 3800 yıllık Akadca çivi yazılı kil...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Macaristan’da bir arkeoloji öğrencisi Brigetio’da 2.000 Yıllık Bronz Figürinler Keşfetti

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Macaristan’ın Komárom kentinde yer alan Roma dönemi yerleşimi Brigetio’da yürütülen kazı çalışmalarında, tarihî açıdan dikkat çekici bir keşfe imza atıldı....

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

Yunt Dağı’nın Antik Kenti Aigai

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Aigai Antik Kenti, günümüzde Manisa ili sınırlarında yer almaktadır. Aigai Antik Kenti, antik dönemde Aspordene olarak bilinen ve günümüzde Yunt...

York’ta bir İskandinav Roma gladyatörü: Araştırma Viking Çağı’ndan önce bilinmeyen göçleri ortaya çıkarıyor

7 Ocak 2025

7 Ocak 2025

İskandinav genleri, York’ta gömülü bir adamdan elde edilen kanıtlar da dahil olmak üzere, daha önce düşünülenden birkaç yüzyıl önce Britanya...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Kayseri’de bütün halinde gergedan kafatası bulundu

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

Kayseri’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları bölgenin çeşitli zengin fosil kalıntılarını barındırdığını gösteriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat...

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

3 Ekim 2021

3 Ekim 2021

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır. Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]