3 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne çıkarıldı.
Keşif, Anadolu’nun en eski tarım yerleşimlerinden birinde yaşanan doğal bir felaketin izlerini ortaya koyarak, bölgedeki tarih öncesi yerleşimlerin kaderine ışık tutuyor.

Depremle Yıkılmış 5 Bin Yıllık Yapı

2024 yılı kazı sezonunda ortaya çıkarılan dikdörtgen planlı yapının güney duvarı, kuzeye doğru blok halinde devrilmiş durumda bulundu.
Kazı Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, yıkımın yönü ve biçiminin açık şekilde deprem sonucu oluştuğunu belirtti:

“Dikdörtgen yapının taş temelli kerpiç duvarının kuzeye doğru blok halinde devrilmesi, sarsıntının kuzeyden geldiğini düşündürüyor. Yapının deprem sırasında yıkıldığı açıkça görülüyor.”

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı
Kazı ekibi, depremle yıkılan 5.000 yıllık kerpiç duvarın kalıntılarını inceliyor. | Fotoğraf: IHA

Yapı içinde günlük yaşama ait hiçbir kalıntıya rastlanmaması, o dönemde yapının zaten terk edilmiş olduğunu gösteriyor.
Sarıaltun, “Yerleşimin MÖ 2800’lerden sonra kısmen terk edildiğini biliyoruz. Bu yapının da o süreçte boş kaldığı, zamanla doğal etkenlerle zayıfladığı ve daha sonra yaşanan bir depremle tamamen yıkıldığı anlaşılıyor.” dedi.

Kırmızı Toprak, Binlerce Yılın Tanığı

Hematit içeren kırmızı toprakla yapılmış kerpiç duvarın yakın plan görünümü. | Fotoğraf: İHA

Kazılarda ortaya çıkan kerpiç tuğlaların kırmızımsı rengi dikkat çekti. Yapılan analizlerde bu rengin, yangın değil, hematit (demir oksit) içeren yerel topraktan kaynaklandığı belirlendi.
Sarıaltun, “Kırmızı tonun nedeni bölgedeki hematitli toprak. Kerpiçler bu toprakla yoğrularak yapılmış. Yangın izi yok; bu renk, Çayönü’nün toprağının doğal pigmentinden geliyor” ifadelerini kullandı.

Bu bulgu, hem o dönemin yapı teknikleri hakkında bilgi sunuyor hem de binlerce yıl önceki çevresel koşulların izlerini taşıyor.

Neolitik’ten Tunç Çağı’na Uzanan Yaşam İzleri

Çayönü Höyüğü, MÖ 10.200–7.000 yılları arasındaki kesintisiz yerleşimiyle, insanlık tarihinin ilk tarım ve hayvancılık toplumlarından birini barındırıyordu.
Yeni keşfedilen deprem izleri ise yerleşimin İlk Tunç Çağı’nda (yaklaşık MÖ 2800 civarı) da yeniden kullanıldığını gösteriyor.
Bu durum, Çayönü’nün yalnızca Neolitik dönemin değil, aynı zamanda daha sonraki kültürel ve doğal dönüşümlerin de merkezi olduğunu kanıtlıyor.

Çayönü’nde depremle yıkılmış güney duvarının in situ durumu. | Fotoğraf: İHA

Anadolu’nun Derin Zamanlarına Bir Bakış

Kazı alanında bulunan bu yıkıntı, yalnızca bir yapının değil, tarihin en eski depremlerinden birinin izlerini taşıyor.
Binlerce yıl önce Anadolu’da yaşayan toplulukların doğayla kurduğu ilişkiyi, direncini ve kırılganlığını gösteren bu bulgu, Çayönü’nün insanlık tarihindeki önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazı alanı genel görünüm. | Fotoğraf: IHA

Banner
Benzer Yazılar

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

Arkeologlar, Rusya’daki antik Phanagoria’da altıncı yüzyıl bakır stater oluşan bir hazine keşfettiler.

2 Ağustos 2021

2 Ağustos 2021

Arkeologlar, Karadeniz kıyısındaki Phanagoria’da Bakır stater olarak bilinen altıncı yüzyıla ait 80 madeni para keşfettiler. Keşif, Rus arkeologların yangının neden...

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

24 Ocak 2021

24 Ocak 2021

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki...

Kuzey Norveç’te Nadir Bir Viking Kadının Mezarı Keşfedildi: Köpeğiyle Yan Yana Defnedildi

7 Haziran 2025

7 Haziran 2025

Norveç’in Senja Adası’nda yapılan yeni bir arkeolojik kazı, Viking Çağı’na ait çok özel bir mezar ortaya çıkardı. Arctic University Museum...

Bilim insanları İngiltere’de bir plajda 9 bin yıllık insan ayak izleri ile karşılaştı

3 Ekim 2022

3 Ekim 2022

Bilim insanları, Liverpool’daki Formby Plajı’nda 9 bin yıllık insan ayak izleri keşfettiler. İnsan ayak izlerinin dışında çeşitli hayvanlara ait ayak...

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Almanya’da 3000 yıllık ahşap dilek kuyusu bulundu

8 Ocak 2023

8 Ocak 2023

Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Germering kasabasında, arkeologlar ritüel birikintilerle dolu iyi korunmuş bir Tunç Çağı ahşap kuyusunun kalıntılarını ortaya çıkardılar. Arkeologlara...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Suudi Arabistan çölünde gizemli ve gerçek boyutlu deve oymaları bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Arkeologlar, Suudi Arabistan’ın Nafud çölünün güney sınırına yakın bir kayanın üzerinde gerçek boyutlu deve oymaları buldular. Kuzey Arabistan’ın Neolitik dönemi,...

Araştırmacılar, antik Çin’de uygulanan beş cezadan biri olan Yue’nin (Amputasyon) 3.000 yıllık kanıtını bulmuş olabilir.

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

South China Morning Post’a göre, Çin’li araştırmacılar, Çin’in kuzeybatısındaki bir mezarda bulunan iskeletin, suçlulara uygulanan ilk ayak amputasyon (Yue) ceza...

Sudan’da Ortaçağ İslam mezarlarının düzenlenmesinde bulunan gizli desenler

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Doğu Sudan ‘ın Kassala bölgesinde araştırma yapan arkeologlar burada bulunan mezarların kozmolojik bir düzenle gömüldüklerini tespit ettiler. Mezarları kozmoloji için tasarlanmış bir...

Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Anadolu’nun bin tanrılı halkı Hititler‘in ana tanrıçası Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Hitit panteonunda en büyük tanrı,...

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Antik tıp metinlerinde sıkça geçen, ancak bugüne kadar yalnızca yazılı kaynaklarla bilinen sıra dışı bir uygulama ilk kez somut kanıtla...

3 bin 700 yıllık kil tablet “en eski uygulamalı geometri örneği” olmayabilir

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Birkaç gündür haber sitelerinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan 3 bin 700 yıllık tabletin dünyada en eski geometri örneği olduğuna...

2.000 Yıllık Hurma Çekirdekleri Ağaç Oldu

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

İsrail hurması çekirdekleri 2.000 yıl sonra yeniden ağaç oldular. Bilim insanları, İsrail çölünden çıkarılan birkaç düzine 2.000 yıllık hurma çekirdeklerinden...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]