30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İpek Yolu Üzerindeki Şahruhiye’de Ortak Türk Mirası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

Orta Asya’nın kalbinde, Türk dünyasının ortak tarihine ev sahipliği yapan Şahruhiye antik kenti, Türk ve Özbek arkeologların yürüttüğü ortak kazı projesiyle yeniden keşfediliyor. Türk devletlerinin izlerini taşıyan bu kadim şehir, bilimsel iş birliğinin güçlü bir örneği olarak dikkat çekiyor.

Taşkent’in kuzeydoğusunda, tarihi İpek Yolu’nun kavşak noktalarından birinde yer alan Şahruhiye, Türk Tarih Kurumu, TİKA ve Özbekistan Bilimler Akademisi iş birliğiyle gerçekleştirilen kazı projesiyle gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı çalışmaları, Türkiye’den 14 kişilik uzman ekip ile Özbek arkeologların ilk kez ortaklaşa yürüttüğü arkeolojik kazı olma özelliği taşıyor. Projeye Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu başkanlık ediyor.

2 Bin Yıllık Bir Türk Yerleşimi

Şahruhiye, 1. yüzyılda Benaket adıyla anılıyor ve doğal savunma avantajlarıyla öne çıkan bir kale olarak kuruluyor. Zaman içinde gelişerek, 9.-12. yüzyıllarda demircilik, cam işçiliği ve çömlek üretimi gibi sanayi alanlarında büyük ilerleme kaydediyor. Özellikle Karahanlılar ve Timurlular döneminde bir ticaret ve üretim merkezi hâline geliyor.

TRT Haber’de yer alan bilgilere göre şehir, 1220 yılında Cengiz Han’ın orduları tarafından yıkıma uğradıktan sonra, 1392’de Emir Timur’un hâkimiyetiyle yeniden ayağa kaldırılıyor. Timur, bu önemli şehri oğlu Şahruh’un onuruna “Şahruhiye” olarak yeniden adlandırıyor. Şehir, bir dönem Timurlu ordusunun sağ kanadının konuşlandığı bir garnizon olarak da kullanılıyor.

İpek Yolu Üzerindeki Şahruhiye’de Ortak Türk Mirası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

Kazılarda Saray ve Cephanelik İzleri

Kazı çalışmaları sırasında Emir Timur dönemine ait tahkimat duvarlarının altında büyük yapılar tespit edildi. Bunlar arasında olası saray kalıntıları, cephanelikler ve zanaat atölyeleri yer alıyor. Ayrıca bulunan zırhlar, kasklar, bıçaklar, ok uçları, cam ve seramik parçalar; Şahruhiye’nin, Orta Asya’nın en büyük metalürji ve cam üretim merkezlerinden biri olduğunu gözler önüne seriyor.

Kazı ekibi ayrıca 1560 yılına tarihlenen bir insan iskeleti de buldu. Bu bulgu, dönemin sağlık durumu, hastalıkları ve beslenme alışkanlıkları hakkında detaylı analizler yapılmasına imkân tanıyor.

Tehlike Altındaki Miras: UNESCO Hedefi

Seyhun Nehri kıyısında yer alan Şahruhiye’nin kalıntılarının önemli bir bölümü zamanla nehir sularıyla tahrip olmuş durumda. Kazı ekibi, bugüne kadar korunamayan bölgeleri belgelemenin yanı sıra, alanın kalan kısmını da koruma altına almak için çalışmalar yürütüyor. Projenin en önemli hedeflerinden biri de Şahruhiye’yi UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil etmek.

Kazı başkanı Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu şu değerlendirmede bulunuyor:
“Şahruhiye yalnızca tarihî bir kent değil, aynı zamanda 300 milyonluk Türk dünyasının ortak geçmişini temsil eden bir semboldür. Bu projeyle sadece arkeolojik kalıntıları değil, büyük bir medeniyetin izlerini ortaya çıkarıyoruz.”

Kapak fotoğrafı: AA

Banner
Related Articles

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

1800 yıllık kurşun tabutun içinde mücevherlerle süslenmiş Romalı kız

9 Nisan 2023

9 Nisan 2023

Scopus Dağı arkeolojik kazılarında kurşun bir tabut bulundu. Tabut açıldığında mücevherleri ile birlikte gömülmüş bir Romalı kız görüldü. Romalı kız,...

Eridu’da Binlerce Yıllık Sulama Sistemi Keşfedildi

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Arkeologlar ve jeologlardan oluşan uluslararası bir ekip, Irak’ın güneyindeki Eridu bölgesinde, MÖ 6. binden MÖ 1. bine kadar uzanan, olağanüstü...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Moğolistan’da Bakır Aramaları 3 Bin Yıllık Göçebe Mezarlarını Ortaya Çıkardı

21 Aralık 2025

21 Aralık 2025

Moğolistan’da yürütülen jeolojik araştırmalar, ülkenin kadim göçebe geçmişine açılan beklenmedik bir pencere sundu. Oyut Sahası’nda gerçekleştirilen maden aramaları sırasında, Tunç...

İspanya’da 2 bin 500 yıl önce inşa edilen megalit yapı keşfedildi

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

İspanya’nın güneyinde günümüzden 2 bin 500 yıl önce inşa edilmiş megalit yapı keşfedildi. Keşif, dönem insanı ve kültürü hakkında yeni...

Danimarka’daki Küçük Bir Damga, Sutton Hoo Miğferinin Kökenlerini Yeniden Şekillendiriyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Danimarka’nın Tåsinge adasında yakın zamanda yapılan bir keşif, Anglo-Sakson tarihinin en değerli hazinelerinden biri olan Sutton Hoo miğferinin kökenleri hakkındaki...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Pompeii kurbanlarının DNA analizi şaşırtıcı sonuçlar verdi

28 Mayıs 2022

28 Mayıs 2022

M. S. 79 yılında Vezüv yanardağının şiddetli patlaması ile yerle bir olan Pompeii’nin küller arasında kalan iki kurbanın DNA analizi...

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

29 Aralık 2023

29 Aralık 2023

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Genç anne henüz...

Neolitik Çağ’da kazın evcilleştirilmesine dair kanıtlar bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

Yangtze Nehri vadisinde bulunan kaz kemikleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kazlar 7000 yıl kadar önce Çin’de evcilleştirilmiş olabilir. Tavukların...

Kutsal Kase Housnslow Nehri’nin Altında mı?

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Amatör bir arkeolog Kutsal kasenin yerini bildiğine inanıyor. Bilindiği üzere kutsal kase özel güçleri olduğu düşünülen ve Hz. İsa ve...

Vahiy Kitabı ile büyü tabletleri arasında benzerlikler bulundu

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz’dan (JGU) Dr. Michael Hölscher başkanlığındaki bir araştırma projesi, vahiy kitabının büyü tabletleri ile benzer bazı ifadelere...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]