14 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı.

Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul yakınlarındaki antik Ninova kentinde etkileyici bir keşfe imza attı. Kazılar sırasında, Asur İmparatorluğu’nun son büyük hükümdarlarından Kral Asurbanipal’i iki önemli tanrıyla birlikte tasvir eden devasa boyutlarda bir kabartma bulundu.

Yaklaşık 5,5 metre uzunluğunda, 3 metre yüksekliğinde ve 12 ton ağırlığındaki taş levha üzerindeki kabartma, yalnızca boyutuyla değil, ikonografik içeriğiyle de dikkat çekiyor. Heidelberg Üniversitesi Tarih Öncesi ve Erken Tarih ile Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Aaron Schmitt, “Bilinen Asur saray kabartmaları arasında tanrıları doğrudan gösteren neredeyse hiç örnek yok. Bu eser bu açıdan tamamen özgün,” dedi.

Keşfedilen kabartmanın bir parçası. Görsel: Aaron Schmitt

Tanrı Asur ve Tanrıça İştar İlk Kez Bu Kadar Belirgin

MÖ 7. yüzyıla tarihlenen bu kabartmanın merkezinde Kral Asurbanipal, yanında ise Asur’un baş tanrısı Asur ve Ninova’nın koruyucu tanrıçası İştar yer alıyor. Tanrıların ardında, koruyucu ve hayat verici simgeler olan balık dehası ve muhtemelen bir Akrep Adam figürü bulunuyor. Eserin üst kısmında yer aldığı düşünülen kanatlı güneş diski ise kabartmanın kutsal bir mesaj taşıdığını gösteriyor.

Kazılar, 2022 yılından bu yana Kuyunjik Tepesi’nde, Kral Asurbanipal’in inşa ettirdiği kuzey sarayının çekirdek alanında yürütülüyor. Bu çalışmalar, 2018 yılında Prof. Dr. Stefan Maul tarafından başlatılan Heidelberg Ninova Projesi kapsamında sürdürülüyor.

Kabartmanın 3 boyutlu modeli. Buluntular koyu gri ile belirtilmiştir. Açık gri kısım bulunan parçalara dayalı olarak yapılmış rekonkstrüksiyonu gösteriyor. Ortada Asur kralı Asurbanipal tasvir edilmiştir. Yanında Tanrı Asur (Solda) ve diğer yanda şehrin tanrıçası İştar (sağda) yer alıyor. Görsel: Michael Rummel

Kabartma, Helenistik Dönemde Gömülmüş Olabilir

Araştırmacılar, anıtsal kabartmanın taht odasının tam karşısındaki nişte, yani sarayın en prestijli bölümünde yer aldığını düşünüyor. Ancak parçalar, Helenistik dönemde toprakla doldurulmuş bir çukura gömülmüş halde bulundu. Bu durum, 19. yüzyılda bölgeyi araştıran İngiliz arkeologların kabartmayı neden fark edemediğini de açıklıyor.

Prof. Schmitt, “Bu parçalar sarayın ideolojik ve dini merkezinde bulunuyor. Kabartmanın yeniden ayağa kaldırılması ve sergilenmesi, hem kültürel mirasın korunması hem de kamuya açılması açısından büyük önem taşıyor,” dedi.


Orta Vadede Sergiye Açılacak

Irak Devlet Eski Eserler İdaresi (SBAH) ile yapılan görüşmeler sonucunda, bu eşsiz eserin yeniden orijinal yerine yerleştirilmesi ve halkın ziyaretine açılması planlanıyor. Kabartma, yalnızca Asur sanatı ve dini inanışlarına değil, aynı zamanda antik saray mimarisine dair de önemli ipuçları sunuyor.


Heidelberg Üniversitesi

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar, Vaftizci Yahya’nın Ölüme Mahkum Edildiği Yerin Keşfedildiğini Söylüyorlar

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Arkeologlar, Hz. İsa’nın gelişini önceden haber veren bir vaiz olan Vaftizci Yahya’nın (Hz. Yahya) MS 29 civarında ölüm cezasına çarptırıldığı yeri belirlediklerini iddia...

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Meksika’da keşfedilen Kukulcán kültüyle bağlantılı dairesel bir yapı

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) bir araştırma ekibi, Aztek rüzgar tanrısı Ehécatl-Quetzalcóatl’ın Maya muadili olan Maya yılan tanrısı...

Sihirli yılan büyüleriyle süslenmiş bir Mısır mezarı keşfedildi

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Giza ve Saqqara arasındaki Abusir’deki kazılar sırasında, Çek Mısırbilim Enstitüsü’ndeki (CIE) arkeologlar, mezarın sakinini yılan ısırıklarına karşı koruyan sihirli büyülere...

Körzüt Kalesi’nde Urartu Kralı Menua’nın ikinci tapınağı gün yüzüne çıkarılıyor

20 Aralık 2022

20 Aralık 2022

Van ilinin Muradiye ilçesine bağlı Uluşar mahallesinde yer alan Urartu Kralı Menua’nın yaptırdığı Körzüt Kalesi’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ikinci tapınak...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Danimarka Kralı Hans’ın baharat dolabı Gribshunden gemisinde bulundu. Baharatlar döneme ışık tutuyor.

13 Şubat 2023

13 Şubat 2023

Danimarka Kralı Hans’ın savaş gemisi Gribshunden’ın, Orta Çağ İskandinavyası’ndaki safran, zencefil ve karanfilin ilk arkeolojik kanıtları da dahil olmak üzere...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Fizana Kadar Gidenlerin Görmesi Gereken Şehir Ghat!

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

Ghat başkent Trablus’a 1400 km uzaklıkta, Libya-Cezayir sınırının eteklerinde Fezzan’ın (Fizan) güneybatı bölgesinde, batı Libya çölünde yer alan antik bir...

İrlanda’nın Newgrange’ı Mısır piramitlerinden ve Stonehenge’den daha eski

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Newgrange, İrlanda’nın Eski Doğusundaki Boyne Vadisi’nde bulunan 5.200 yıllık antik bir mezardır. Arkeologlar Newgrange’ı bir geçit mezarı olarak sınıflandırdılar, ancak Newgrange...

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Nebraska’daki Eski Volkanik Kül Yatağında Yüzlerce İyi Korunmuş Tarih Öncesi Fosil Bulundu

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Sulama delikleri, Nebraska’nın uzun otlakları arasındaki tarih öncesi hayvanları her zaman cezbetmiştir. Atlardan, develere, gergedanlara, yakınlarda bulunan vahşi köpekleri ve...

Mısır’da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük mumyalama çömlek zulası

10 Şubat 2022

10 Şubat 2022

Çek Mısır Bilim Enstitüsü’nden arkeologlar, 26. Hanedanlık dönemine tarihlenen bir grup mezar kuyusunda yapılan kazılar sırasında Mısır mumyalama uygulamasında kullanılan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]