5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat hikayesini barındırdığını duymak oldukça şaşırtıcı…

5. 700 yıldan beri iyi bir şekilde korunmuş bir sakız parçası, Taş Devri Danimarkalı bir kadının genetik bilgilerini bizlere ulaştırdı. Sakız, türümüzün evrimine yeni bir ışık tutmuş oldu.

Sakızın içinden koyu tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü bir kadın çıktı

Çamuruyla bilinen bir adada bulunan Paleolitik sakız mükemmel bir şekilde korunduğu görüldü. Bilim insanları,  sakızı kullanan bireyin cildini, saçını ve göz rengini, patojenik profilini, diş sağlığını, yeme kültürünü ve daha fazlasını içindeki DNA‘dan belirleyebilmiştir.

M. Ö. 3.700 yılında, koyu tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü bir kadın, Danimarka’da Lolland adasında Syltholm adlı bir yerde yaşıyordu ve tükürmeden önce 1 santimetre uzunluğundaki huş ağacını çiğniyordu. Tükürdüğü huş ağacı sakızı, bilim insanları onu bir şekilde tanımlamayı, korumayı ve incelemeyi başarıncaya kadar bin yıl boyunca çamurla kaplandı.

Araştırmacılar, sahada tüm genomunun yanı sıra ağzında yaşayan diğer türlerin genomunu da toplayabildiler. Kadın, laktoza tahammülsüzdü, yabani yiyecekleri tarımsal tahıl temellerine tercih ediyor gibiydi ve bugün çoğumuzun sahip olduğu viral bir enfeksiyonu taşıyordu.

“Kemikten başka herhangi bir şeyden eksiksiz bir antik insan genomu elde etmek inanılmaz” diyen araştırmayı yöneten Kopenhag Üniversitesi Globe Enstitüsünden Doçent Hannes Schroeder,  “Dahası, DNA’yı oral mikroplardan ve birkaç önemli insan patojeninden de aldık, bu da bunu, özellikle insan kalıntısının olmadığı dönemler için çok değerli bir antik DNA kaynağı haline getiriyor” dedi.

Lolanın illüstrasyonu Tom Björklund -Kopenhag Üniversitesi
Sakız içine DNA’sını bırakan Lolanın illüstrasyonu Tom Björklund -Kopenhag Üniversitesi

Zamanda bir pencere

Üzerinde sakız bulunan adanın isminden sonra “Lola” olarak adlandırılan bu kişinin koyu tenli olması, kuzey Avrupalıların uyarlanabilir açık teninin çok daha sonra evrimleştiğini düşündürüyor. Bir dizi nedenden ötürü, huş ağacı kabuğunu aşağıya çevirerek yapılan sakızı çiğniyor olabilirdi.

Antiseptik özelliklerinden dolayı Danimarkalı kadın sakızı diş ağrısını hafifletmek için çiğniyordu yada bugün çoğumuzu sakız çiğnemeye götüren monoton kemirmenin tadı için kullanıyordu.

Sakızın içinde günümüz insanlarında da bulunan % 90 enfekte Epstein-Barr virüsü, viral DNA. Muhtemelen Lola’nın en son yediği yemek olan yeşilbaş ördek ve fındığın DNA’sı bulundu.

Syltholm’daki kazılara katılan Theis Jensen, “Syltholm tamamen benzersizdir. Neredeyse her şey çamurda mühürlendi, bu da organik kalıntıların korunmasının kesinlikle olağanüstü olduğu anlamına geliyor. Danimarka’daki en büyük Taş Devri bölgesi ve arkeolojik buluntular, bölgeyi işgal eden insanların vahşi kaynakları, tarım ve evcil hayvanların güney İskandinavya’ya ilk kez tanıtıldığı dönem olan Neolitik Çağ’a kadar yoğun bir şekilde kullandığını gösteriyor” dedi.

Makalede yer alan görseller Tom Björklund / Kopenhag Üniversitesi

Banner
Related Articles

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim silindir mühür keşfedildi

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Seyitömer Höyüğü’nde devam eden kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim taşından yapılmış silindir mühür keşfedildi. Kütahya’daki Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma...

3200 yıllık mezar içinde Miken bronz kılıçları bulundu

15 Mart 2023

15 Mart 2023

Yunan arkeologlar, Mora Yarımadası’nın Achaia bölgesindeki Aegio şehri yakınlarında MÖ 12. yüzyıla dayanan Miken nekropolünde yer alan bir mezarda Miken...

“Atiye” Göbeklitepe’nin Tanıtımına Yardımcı Oluyor

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Netflix’in orjinal Türk dizisi Atiye, UNESCO Miras Listesi’nde yer alan insanlık ortak tarihi Göbeklitepe’nin tanıtımını dünyaya yapıyor. Netflix’in orjinal dizileri...

Finlandiya’da arazi sahibinin dikkati Haçlı Seferi dönemi mezarlık ve bir kılıcın keşfedilmesini sağladı

16 Ekim 2023

16 Ekim 2023

Finlandiya’da eski bir belediye olan Salo Perttel’deki bir Orta Çağ taş kilisesinin yakınında Haçlı Seferi zamanından kalma büyük bir mezarlık...

Truva’nın 3.500 yıllık Kemerdere Su Kemeri Restore Ediliyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Truva (Troya), tarih ve mitolojinin baskın antik kenti… Günümüz Çanakkale il sınırları içerisinde Kaz Dağları’nın eteklerinde konumlanan tarihin refah, zenginlik,...

Arkeologlar, gizliliği kaldırılmış casus uydu görüntülerini kullanarak ünlü bir erken İslam savaşının yerini belirlediler

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Durham Üniversitesi ve El-Kadisiye Üniversitesi’nden arkeologlar, ABD casus uydularından gelen gizliliği kaldırılmış görüntülerle tarihi kayıtları karşılaştırarak, Irak topraklarında gerçekleşen tarihi...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

Zile Kalesi kazı çalışmaları başladı

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Tokat’ın Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi’nde kazı çalışmalarına başlandı. Kazılara Tokat Müzesi Müdürlüğü başkanlık edecek. Roma İmparatoru Jul...

Anadolu’nun İçlerinde Fenike İzleri: Oluz Höyük’te Olası Bebek Küp Mezarları Bulundu

30 Aralık 2025

30 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bebek ve cenin mezarları, Fenike dünyasına ait ritüel uygulamaların Anadolu’nun içlerine...

Karahantepe’de Kazı ve Koruma Projeleri Hızla İlerliyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Karahantepe, Şanlıurfa’nın önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olarak devam eden kazılarla adını duyurmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eşsiz...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Patara Antik Kenti Deniz Feneri Yapay Zeka İle Yeniden İnşaa Ediliyor

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Patara Antik Kenti içinde yer alan, Roma İmparatoru Nero’nun yaptırdığı ve  M. S. 1481 yaşanan tsunamide yıkıldığı tahmin edilen deniz...

Ertuğrul Fırkateyni Kazısı Koordinatörü Dr. Berta Lledo Turanlı yaşamını yitirdi

27 Temmuz 2021

27 Temmuz 2021

Türkiye’de su altı arkeolojisi üzerine çalışmaları ile tanınan İspanyol Arkeolog Dr. Berta Lledo Turanlı yaşamını yitirdi. II. Abdülhamit döneminde Japonya’ya...

İnsanlık Tarihinin Başlangıcı Berlin’de: Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi Açılıyor

8 Şubat 2026

8 Şubat 2026

İnsanlığın en eski yerleşik topluluklarına dair hikâye, bu kez Avrupa’nın kalbinde anlatılacak. 10 Şubat’ta Berlin’de açılacak kapsamlı bir sergi, Göbeklitepe...

Birleşik Devletler’in iade ettiği “tetrarkh heykel başı” vücuda yerleştirildi

30 Mart 2023

30 Mart 2023

Birleşik Devletler Manhatten bölge savcılığı aracılığı ile iadesi gerçekleştirilen Anadolu kökenli 12 eserden biri olan “tetrarkh heykel başı” Antalya Müzesi’nde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]