28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat hikayesini barındırdığını duymak oldukça şaşırtıcı…

5. 700 yıldan beri iyi bir şekilde korunmuş bir sakız parçası, Taş Devri Danimarkalı bir kadının genetik bilgilerini bizlere ulaştırdı. Sakız, türümüzün evrimine yeni bir ışık tutmuş oldu.

Sakızın içinden koyu tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü bir kadın çıktı

Çamuruyla bilinen bir adada bulunan Paleolitik sakız mükemmel bir şekilde korunduğu görüldü. Bilim insanları,  sakızı kullanan bireyin cildini, saçını ve göz rengini, patojenik profilini, diş sağlığını, yeme kültürünü ve daha fazlasını içindeki DNA‘dan belirleyebilmiştir.

M. Ö. 3.700 yılında, koyu tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü bir kadın, Danimarka’da Lolland adasında Syltholm adlı bir yerde yaşıyordu ve tükürmeden önce 1 santimetre uzunluğundaki huş ağacını çiğniyordu. Tükürdüğü huş ağacı sakızı, bilim insanları onu bir şekilde tanımlamayı, korumayı ve incelemeyi başarıncaya kadar bin yıl boyunca çamurla kaplandı.

Araştırmacılar, sahada tüm genomunun yanı sıra ağzında yaşayan diğer türlerin genomunu da toplayabildiler. Kadın, laktoza tahammülsüzdü, yabani yiyecekleri tarımsal tahıl temellerine tercih ediyor gibiydi ve bugün çoğumuzun sahip olduğu viral bir enfeksiyonu taşıyordu.

“Kemikten başka herhangi bir şeyden eksiksiz bir antik insan genomu elde etmek inanılmaz” diyen araştırmayı yöneten Kopenhag Üniversitesi Globe Enstitüsünden Doçent Hannes Schroeder,  “Dahası, DNA’yı oral mikroplardan ve birkaç önemli insan patojeninden de aldık, bu da bunu, özellikle insan kalıntısının olmadığı dönemler için çok değerli bir antik DNA kaynağı haline getiriyor” dedi.

Lolanın illüstrasyonu Tom Björklund -Kopenhag Üniversitesi
Sakız içine DNA’sını bırakan Lolanın illüstrasyonu Tom Björklund -Kopenhag Üniversitesi

Zamanda bir pencere

Üzerinde sakız bulunan adanın isminden sonra “Lola” olarak adlandırılan bu kişinin koyu tenli olması, kuzey Avrupalıların uyarlanabilir açık teninin çok daha sonra evrimleştiğini düşündürüyor. Bir dizi nedenden ötürü, huş ağacı kabuğunu aşağıya çevirerek yapılan sakızı çiğniyor olabilirdi.

Antiseptik özelliklerinden dolayı Danimarkalı kadın sakızı diş ağrısını hafifletmek için çiğniyordu yada bugün çoğumuzu sakız çiğnemeye götüren monoton kemirmenin tadı için kullanıyordu.

Sakızın içinde günümüz insanlarında da bulunan % 90 enfekte Epstein-Barr virüsü, viral DNA. Muhtemelen Lola’nın en son yediği yemek olan yeşilbaş ördek ve fındığın DNA’sı bulundu.

Syltholm’daki kazılara katılan Theis Jensen, “Syltholm tamamen benzersizdir. Neredeyse her şey çamurda mühürlendi, bu da organik kalıntıların korunmasının kesinlikle olağanüstü olduğu anlamına geliyor. Danimarka’daki en büyük Taş Devri bölgesi ve arkeolojik buluntular, bölgeyi işgal eden insanların vahşi kaynakları, tarım ve evcil hayvanların güney İskandinavya’ya ilk kez tanıtıldığı dönem olan Neolitik Çağ’a kadar yoğun bir şekilde kullandığını gösteriyor” dedi.

Makalede yer alan görseller Tom Björklund / Kopenhag Üniversitesi

Banner
Related Articles

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu...

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

İskandinav Bölgesinde Bilinen En Eski Carvel Yapımı Gemi Batığı Bulundu

8 Mart 2025

8 Mart 2025

İsveç’in Stockholm kentindeki Museum of Wrecks (Vrak Batıklar Müzesi) nden deniz arkeologları, Baltık Denizi’nin derinliklerinde tarihe ışık tutan çığır açıcı...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

İzmit’te tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

İzmit’te Roma döneminden kaldığı düşünülen “kral mezarları” olarak adlandırılan tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor. İzmit’te Kabaoğlu Mahallesi Üçtepeler mevkisinde bulunan, Roma...

İtalyan kasabasında büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

İtalya’nın kuzeyindeki Mantua kenti yakınlarındaki San Giorgio Bigarello kasabasında, yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi....

Binlerce yıllık diş taşı Paleolitik insanın Paleo diyeti yapmadığını gösteriyor

27 Ekim 2022

27 Ekim 2022

Paleolitik Dönem araştırmalarında elde edilen verilere bakıldığında insanların tek yönlü beslenmeyi seçtiği görülür. Özellikle, mağaralarda ele geçen kemik ve taştan...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi. Hititler, aile, kadın, erkek,...

Knidos Antik Kenti’nde Emevi dönemine ait kitabeler bulundu

4 Nisan 2022

4 Nisan 2022

2016 yılından bu yana devam eden Knidos Antik Kenti kazılarında MS 685-711 yılları arasında bölgede hakimiyet kuran Emevilere ait kitabeler...

Dünyanın en eski darphanesi Çin’de Keşfedildi

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

Çin’de Sarı Nehir yakınında bulunan antik Guanzhuang kentinin kazılarında dünyanın en eski darphanesi keşfedildi. Darphanenin bulunduğu Guanzhuang, M. Ö. 800...

Leonardo da Vinci’nin kayıp eskizleri, Newton’dan çok önce yerçekimini anladığını gösteriyor

21 Şubat 2023

21 Şubat 2023

Leonardo da Vinci’nin yüzlerce yıllık eskizleri, yerçekiminin kilit yönlerini Galileo, Newton ve Einstein’dan çok önce anlamış olabileceğini gösteriyor. Caltech’ten mühendisler,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]