28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal alanların varlığı şaşırtıyor.

Hera ve Demeter Kutsal Alanları, Athena Tapınağı, Zeus-Asclepios Tapınağı, Dionysos Tapınağı gibi mimari yapıların bulunduğu Bergama’da halkın Anadolu bereket tanrıçası Kibele’ye tapınımı ve onun için kutsal alanlar belirlemesi ilginç bir durumu gözler önüne seriyor.

Resmi inanç sisteminin karşısında halkın inanç sistemi

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alman Arkeoloji Enstitüsünün Bergama Antik Kenti‘nde yürüttüğü geniş çaplı kazı çalışmalarında bu yıl 2 bin 200 yıl önce Bergamalılar tarafından kullanılmış kent surları içinde 5, dışında 3 dini alan bulundu. Bu alanların en büyük özelliği Anadolu bereket tanrıçası Kibele’ye atfedilmesi oldu.

Bergama özellinde Yunan tanrı ve tanrıçalarına adanmış kutsal alanları ile dikkat çeken bir yerdir. Ancak ortaya çıkarılan bu alanlar ve tanrıça Kibele figürünleri halkın hala kendi dini inanç sistemini resmi inanç karşısında yaşattığını gösteriyor.

Bergama antik kentinde bulunan Tanrıça Kibele figürünü
Bergama antik kentinde bulunan Tanrıça Kibele figürünü

Alman Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Felix Pirson, AA muhabirine şu bilgileri verdi.

“Birkaç yıldır bölgedeki kutsal alanlar üzerinde çalışıyoruz. Şehir alanı içinde kutsal alanlar tespit ettik. Bu da sürpriz oldu. Çünkü genelde Kibele figürinini şehir dışında ve çevrede buluyorduk. Figürinleri bulduktan sonra o bölgelerde kazı çalışmalarını derinleştirdik. Yeni bulunan heykelcikler dönemin dini inancı konusunda bize çok bilgi veriyor. O dönem Zeus, Athena gibi tanrılar resmi kült ancak doğal kutsal alanlarda ortaya çıkarılan heykelcikler halkın inancını bize söylüyorlar. Bergama’da günümüzden 2 bin 200 yıl önce çok geniş din yelpazesi var ve insanlar farklı tanrılara inanıyor. Mezarlar, doğal alanlar ve şehir merkezinde tespit edilen kutsal alanlardaki Kibele heykelcikleri halkın genellikle Anadolu bereket tanrıçasını tercih ettiğini ortaya çıkarıyor.

Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güler Ateş ise tanrıça Kibele’nin heykelciklerine daha önce Bergama’da rastladıklarını ancak son dönemde sayılarında artış olduğunu aktardı.

Çok sayıda bulunan yeni figürinlerin halk için Kibele’nin önemini bir kez daha kanıtladığını anlatan Ateş, “Helen kenti olma iddiasındaki bir kentin içinde ve çevresinde, dağlarında, tepelerinde, su kaynaklarında, mağaralarda, çok sayıda kutsal alanda Kibele heykelcikleri tespit ettik. Sıradan halk için en önemli inanç oydu.” dedi.

Görkemli sunaklar varken insanların mağaralara gidip tapındığını aktaran Ateş, şöyle konuştu:

“Kibele figürinleri, kutsal yerlerde, el değmemiş doğal alanlarda, kayalıklarda, su kaynaklarında, mağaralarda karşımıza çıktı. Bunlar, atölyelerde yapılan halkın satın alabileceği küçük adak eşyaları. Pahalısı da ucuzu da var. Bu adak eşyalarını satın alanlar, kap kacağıyla birlikte dini bayramlarda doğal alanlara gidiyordu. Kurbanlar kesiliyor, ibadetler yapılıyordu. Birkaç gün dualarını yapıp adakta bulunduktan sonra kap kacağını kırıyor, Kibele figürinlerini bırakıyor ve yaşadığı yere dönüyordu.”

Ateş, özellikle Bergamalı kadınların çocuk sahibi olabilmek için Kibele’ye adaklar sunduğunu söyledi.

Bölgedeki Kibele buluntularına ilişkin hazırladıkları makalelerin uluslararası arkeoloji dünyasında da ilgiyle karşılandığının altını çizen Ateş, “Resmi inançlar değişse de insanların kalbinde ana tanrıça, bereket, toprak ana kültü yaşamaya devam etmiş. Kadının varlığı ve doğayı simgelemesi Anadolu’da çok güçlüydü.” diye konuştu.

Banner
Related Articles

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Genetik Analiz, Bir Kadını Bakır Çağı İspanya’sında En Yüksek Rütbeli Birey Olarak Ortaya Koyuyor: “Fildişi Hanımefendi”

7 Temmuz 2023

7 Temmuz 2023

Scientific Reports dergisinde 6 Temmuz Perşembe günü yayınlanan bir araştırmaya göre, İberya’daki antik Bakır Çağı toplumundaki en yüksek statülü birey,...

Hitit döneminin önemli bir yönetim merkezi olan Oylum Höyük’te 2025 Kazıları Başladı

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Kilis’in hemen güneyinde, Suriye sınırının sıfır noktasında yer alan ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olan Oylum Höyük’te 2025...

Trier Üniversitesi’nin Dijital Para Dolabı Artık Erişilebilir

19 Şubat 2024

19 Şubat 2024

Tarihi sikkeler, koleksiyonlar ve sergiler için mücevher parçalarından çok daha fazlasıdır özellikle araştırmacılar için ilgi çekicidir. Trier Üniversitesi, birkaç yıldır...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Aspendos’ta Roma Dönemine Ait Nadir Nehir Tanrısı Genç Eurymedon Mozaiği Bulundu

18 Haziran 2026

18 Haziran 2026

Aspendos Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Roma Dönemi mozaiği, kentin tarihinde önemli bir yere sahip olan Eurymedon Nehri’ni genç bir nehir...

Mısır’da bulunan bir mağara resmi, Hz. İsa’nın Doğumundan 3.000 yıl önce bir doğum sahnesini tasvir ediyor

21 Aralık 2023

21 Aralık 2023

Mısır’ın Sahra Çölü’nde şimdiye kadar bulunan en eski doğum sahnesini tasvir eden 5.000 yıllık kaya sanatı bulundu: Ebeveynler arasında yeni...

Hitit İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan nadir 3 bin 300 yıllık bronz miğfer

17 Temmuz 2022

17 Temmuz 2022

Hitit İmparatorluğu’nun önemli kült merkezlerinden biri olan Şapinuva’da 2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 3 bin 300 yıllık bronz...

Dara Antik Kenti’nde keşfedilen agora gün yüzüne çıkarılıyor

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani saldırılarına karşı durmak için kurduğu Dara Antik Kenti’nde bir agora keşfedildi. Şehir, MS 507 yılında imparator...

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

23 Aralık 2025

23 Aralık 2025

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak...

Zerdüşt ve Budist Motifleri Taşıyan Mezar Keşfedildi

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

Orta Çin’in Henan eyaleti Anyang’da Sui Hanedanlığı’na (MS 581–618) tarihlenen beyaz mermer bir mezar ortaya çıkarıldı ve araştırmacılara etnik ve...

Orta Çağ’da milyonlarca insanın ölümüne neden olan kara veba Orta Asya’dan yayılmış olabilir

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Covid-19 pandemisi yaklaşık 2 yıl boyunca Dünya’yı kapattı. Az da olsa etkisini hala devam ettiren Covid-19 salgını tarih boyunca Dünya’da...

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Adıyaman’da Nadir Keşif: 1.800 Yıllık Kubbeli Roma Mezarı Ortaya Çıkarıldı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Adıyaman’da gün yüzüne çıkarılan yeni bir arkeolojik yapı, Roma döneminde elit gömü geleneklerine dair önemli ipuçları verecek. Besni kırsalında tespit...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]