7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal alanların varlığı şaşırtıyor.

Hera ve Demeter Kutsal Alanları, Athena Tapınağı, Zeus-Asclepios Tapınağı, Dionysos Tapınağı gibi mimari yapıların bulunduğu Bergama’da halkın Anadolu bereket tanrıçası Kibele’ye tapınımı ve onun için kutsal alanlar belirlemesi ilginç bir durumu gözler önüne seriyor.

Resmi inanç sisteminin karşısında halkın inanç sistemi

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alman Arkeoloji Enstitüsünün Bergama Antik Kenti‘nde yürüttüğü geniş çaplı kazı çalışmalarında bu yıl 2 bin 200 yıl önce Bergamalılar tarafından kullanılmış kent surları içinde 5, dışında 3 dini alan bulundu. Bu alanların en büyük özelliği Anadolu bereket tanrıçası Kibele’ye atfedilmesi oldu.

Bergama özellinde Yunan tanrı ve tanrıçalarına adanmış kutsal alanları ile dikkat çeken bir yerdir. Ancak ortaya çıkarılan bu alanlar ve tanrıça Kibele figürünleri halkın hala kendi dini inanç sistemini resmi inanç karşısında yaşattığını gösteriyor.

Bergama antik kentinde bulunan Tanrıça Kibele figürünü
Bergama antik kentinde bulunan Tanrıça Kibele figürünü

Alman Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Felix Pirson, AA muhabirine şu bilgileri verdi.

“Birkaç yıldır bölgedeki kutsal alanlar üzerinde çalışıyoruz. Şehir alanı içinde kutsal alanlar tespit ettik. Bu da sürpriz oldu. Çünkü genelde Kibele figürinini şehir dışında ve çevrede buluyorduk. Figürinleri bulduktan sonra o bölgelerde kazı çalışmalarını derinleştirdik. Yeni bulunan heykelcikler dönemin dini inancı konusunda bize çok bilgi veriyor. O dönem Zeus, Athena gibi tanrılar resmi kült ancak doğal kutsal alanlarda ortaya çıkarılan heykelcikler halkın inancını bize söylüyorlar. Bergama’da günümüzden 2 bin 200 yıl önce çok geniş din yelpazesi var ve insanlar farklı tanrılara inanıyor. Mezarlar, doğal alanlar ve şehir merkezinde tespit edilen kutsal alanlardaki Kibele heykelcikleri halkın genellikle Anadolu bereket tanrıçasını tercih ettiğini ortaya çıkarıyor.

Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güler Ateş ise tanrıça Kibele’nin heykelciklerine daha önce Bergama’da rastladıklarını ancak son dönemde sayılarında artış olduğunu aktardı.

Çok sayıda bulunan yeni figürinlerin halk için Kibele’nin önemini bir kez daha kanıtladığını anlatan Ateş, “Helen kenti olma iddiasındaki bir kentin içinde ve çevresinde, dağlarında, tepelerinde, su kaynaklarında, mağaralarda, çok sayıda kutsal alanda Kibele heykelcikleri tespit ettik. Sıradan halk için en önemli inanç oydu.” dedi.

Görkemli sunaklar varken insanların mağaralara gidip tapındığını aktaran Ateş, şöyle konuştu:

“Kibele figürinleri, kutsal yerlerde, el değmemiş doğal alanlarda, kayalıklarda, su kaynaklarında, mağaralarda karşımıza çıktı. Bunlar, atölyelerde yapılan halkın satın alabileceği küçük adak eşyaları. Pahalısı da ucuzu da var. Bu adak eşyalarını satın alanlar, kap kacağıyla birlikte dini bayramlarda doğal alanlara gidiyordu. Kurbanlar kesiliyor, ibadetler yapılıyordu. Birkaç gün dualarını yapıp adakta bulunduktan sonra kap kacağını kırıyor, Kibele figürinlerini bırakıyor ve yaşadığı yere dönüyordu.”

Ateş, özellikle Bergamalı kadınların çocuk sahibi olabilmek için Kibele’ye adaklar sunduğunu söyledi.

Bölgedeki Kibele buluntularına ilişkin hazırladıkları makalelerin uluslararası arkeoloji dünyasında da ilgiyle karşılandığının altını çizen Ateş, “Resmi inançlar değişse de insanların kalbinde ana tanrıça, bereket, toprak ana kültü yaşamaya devam etmiş. Kadının varlığı ve doğayı simgelemesi Anadolu’da çok güçlüydü.” diye konuştu.

Banner
Related Articles

Side Antik Kenti’nde Roma Dönemi Caddesi ve Daha Önce Kazılmamış Sokaklar Ortaya Çıkarıldı

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar...

Prof. Dr. Gül Işın ‘Höyük Kazıp Otopark Yapan Tek Millet Biziz’

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Türkiye’nin zengin tarihi mirası, definecilerin yağmasıyla sınırlı kalmıyor. İmar faaliyetleri, yol projeleri, maden ocakları ve “restorasyon” kisvesi altında yapılan yanlış...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisi denize inmeye hazır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisinin inşası tamamlandı. Modern teknolojiler ile donatılmış su altı arkeoloji gemisi denize indirilmek...

Adena Kültürü İzleri: Büyük Yılan Höyüğü

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

Kızılderili toplumuna ait Adena kültürü izlerini barındırdığı düşünülen Büyük Yılan Höyüğü üzerinde değişik teoriler kurulmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nin Ohio eyaletinde...

Çatalca Kaleiçi Tarihi Surları Restorasyonunda Ytong Tartışması

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

İstanbul’un Çatalca ilçesinde yer alan Kaleiçi Tarihi Surları restorasyonunda ytong adı verilen inşaat malzemesi kullanıldığına dair iddialar tartışmaları beraberinde getirdi....

Altay’da Keşfedilen Erken Türk Çağı’na Ait Nadir Petroglifler

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Devlet Arkeoloji Üniversitesi tarafından yapılan bir arkeolojik yüzey araştırması, Ulazhonsky Bölgesi’ndeki Pazyryk mezar höyüklerinin yakınında bulunan ortaçağ kaya sanatı incelendi....

Romen Yetkililer Çalınmış “Benzersiz” Viking Kaskını Buldular

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Romen polisi, 10 yıl önce kaybolan Romanya’da benzersiz ve Avrupa’nın geri kalanında ise nadir bulunan “Viking kökenli” bir ortaçağ başlığını...

Norveç’te 9.000 Yıllık Taş Devri Çekici Bulundu

4 Ekim 2025

4 Ekim 2025

Norveç’in doğusundaki Horten kentinde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 9.000 yıl öncesine ait nadir bir taş balta başı — yani bir...

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

12 Şubat 2021

12 Şubat 2021

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin...

Diyarbakır’da eski bir taş ocağında 54 çocuk mezarı bulundu

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, eski bir taş ocağı olduğu düşünülen alanda 0-6 yaş arası 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, şu...

Arkeologlar, Maya sıvasını dayanıklı kılan gizli bileşeni keşfettiler

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Maya duvar ustaları, birçoğu bugün hala ayakta duran görkemli yapıları inşa etmek için kullandıkları sıvaları bilinmeyen bir formülle yapıyorlardı. Granada...

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]