25 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Veba Kurbanları Her Zaman Toplu Gömülmemiş

14. yüzyılın ortalarında Avrupa nüfusunun %40 ila %60’ını öldüren Kara Ölüm (Veba), kıtayı kasıp kavuran yıkıcı bir salgın olarak dünya tarihine geçti.

Bu yüzyıldan sonra da çok sayıda insanın ölümüne yol açan veba salgınları görüldü.

Vebadan Ölenler İçin Tören Düzenleniyordu

Çoğumuz veba salgınlarında ölenlerin bireysel dini törenleri yapılmadan gömüldüğünü biliriz. Ancak yapılan bir DNA araştırması bu kanıyı bozuyor.

Veba o kadar hızlı öldürüyor ki kemiklerde görünür bir hastalık belirtisi kalmıyor, arkeologlar geleneksel olarak veba kurbanlarını toplu mezarlara gömülmedikçe teşhis edemiyorlardı. Uzun zamandır veba ölümlerinin çoğunun ayrı ayrı gömüldüğü varsayılırken, yakın zamana kadar bunu doğrulamak imkansızdı.

Cambridge Augustinian manastırına gömülen veba kurbanları
Cambridge Augustinian manastırına gömülen veba kurbanları Foto: Cambridge Arkeoloji Birimi

Cambridge Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde bulunan After the Plague projesinden araştırmacılar, o sırada ölenlerin dişlerinden alınan DNA’yı analiz ederek vebaya neden olan bakteri Yersinia Pestis’in varlığını tespit etti.

Bunlar arasında Cambridge’de ve yakınlardaki Clopton köyünde bir cemaat mezarlığında ve manastırda normal bireysel cenaze töreni yapılan insanlar var.

Çalışma ayrıca Cambridge’deki bazı veba kurbanlarının gerçekten de toplu cenaze törenleri yapıldığını gösteriyor.
Yersinia Pestis, Cambridge Arkeoloji Birimi tarafından Corpus Christi Koleji adına kilise bahçesinde kazılmış büyük bir hendekte birlikte gömülen St. Benet’s’ten birkaç cemaat üyesinde bulundu.

Cambridge Üniversitesi’nden baş yazar Craig Cessford, “Bu bireysel mezarlar, veba salgınları sırasında bile bireysel insanların büyük bir özen ve dikkatle gömüldüğünü gösteriyor. Bu, özellikle bu tür en az üç kişinin bölüm binasına gömüldüğü manastırda gösterilmektedir. Cambridge Arkeoloji Birimi 2017 yılında bu alanda Üniversite adına kazılar yapmıştır.”

“Cambridge’deki Castle by All Saints cemaatindeki kişi de dikkatlice gömüldü; bu, 1365’te kilisenin kısmen harap olduğu ve ‘cesetlerin kemiklerinin hayvanlara maruz kaldığı’ bildirildiğinde bu kilisenin terk edilmesini tanımlamak için kullanılan kıyamet diliyle çelişiyor.”

Cessford sözlerini şöyle tamamladı: “Çalışmamız, vebadan ölen ve bireysel olarak gömülen bireyleri tanımlamanın artık mümkün olduğunu gösteriyor. Bu, veba hakkındaki anlayışımızı büyük ölçüde geliştiriyor ve geçmiş pandemiler sırasında inanılmaz derecede travmatik zamanlarda bile insanların ölenleri mümkün olduğunca özenle gömmek için çok uğraştığını gösteriyor.”

Çalışma,  Avrupa Arkeoloji Dergisi’nde (Açık Erişim) yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Stonehenge Tüneline Tepkiler Büyüyor

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Tarihin en güzel ve ünlü tanıklarından olan Stonehenge dün tünel karşıtı protestestolara ev sahipliği yaptı. Geçtiğimiz aylarda İngiliz Hükümetinin anıtın...

Araştırmacılar, antik Çin’de uygulanan beş cezadan biri olan Yue’nin (Amputasyon) 3.000 yıllık kanıtını bulmuş olabilir.

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

South China Morning Post’a göre, Çin’li araştırmacılar, Çin’in kuzeybatısındaki bir mezarda bulunan iskeletin, suçlulara uygulanan ilk ayak amputasyon (Yue) ceza...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Yeni araştırma, Balear Adaları’nda keşfedilen Geç Tunç Çağı kılıçlarının benzersiz özelliklerini ve karmaşık kökenlerini ortaya koyuyor

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Son yapılan bir araştırma , 20. yüzyılda Akdeniz’in batısındaki İspanya’ya bağlı Balear Adaları’nda yapılan kazılarda bulunan Geç Tunç Çağı kılıçlarının...

Kibyra Antik Kenti’nin yuvarlak planlı çeşme yapısının restorasyonu tamamlandı

26 Aralık 2022

26 Aralık 2022

Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra Antik Kenti’nin tamamen yıkık halde bulunan yuvarlak planlı çeşmesi altı yıl süren zorlu restorasyon...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Fas’ta 1 milyon 300 bin yıllık balta üretim tesisi bulundu

30 Temmuz 2021

30 Temmuz 2021

Çok uluslu bir arkeolog ekibi, Fas’ta 1.3 milyon yıl öncesine dayanan en eski Taş Devri el baltası üretim tesisinin keşfini...

Perre Antik Kenti’nde depremde yıkılmış yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2021

9 Kasım 2021

Kommagane Krallığı’nın 5 büyük kentinden biri olan günümüzde Pirin olarak bilinen Perre Antik Kenti kazı çalışmaları devam ediyor. M. Ö....

Polonya’da bir vakıf Naziler’in saklı altınlarının çıkarılması için çalışıyor

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Polonya, Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Nazi’lerin Polonya Halkı’nın kendilerine emanet ettiği altınlarının ortaya...

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Suriye’de Batı Hun İmparatorluğu’na ait yazıt bulundu

18 Eylül 2021

18 Eylül 2021

Suriye’nin Rakka kenti yakınlarında bulunan Sura Antik Kenti’nde, Batı Hun İmparatorluğu’na ait bilinen en eski yazıt ortaya çıktı. Suriye’de yaşanan...

Batman Valiliği’nden Kaybolan Sikkeler Açıklaması

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde 2017 yılında tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılan altın sikkelerin kaybolduğuna dair haberlerin ardından Batman Valiliği bir açıklama yayınladı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]