17 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Veba Kurbanları Her Zaman Toplu Gömülmemiş

14. yüzyılın ortalarında Avrupa nüfusunun %40 ila %60’ını öldüren Kara Ölüm (Veba), kıtayı kasıp kavuran yıkıcı bir salgın olarak dünya tarihine geçti.

Bu yüzyıldan sonra da çok sayıda insanın ölümüne yol açan veba salgınları görüldü.

Vebadan Ölenler İçin Tören Düzenleniyordu

Çoğumuz veba salgınlarında ölenlerin bireysel dini törenleri yapılmadan gömüldüğünü biliriz. Ancak yapılan bir DNA araştırması bu kanıyı bozuyor.

Veba o kadar hızlı öldürüyor ki kemiklerde görünür bir hastalık belirtisi kalmıyor, arkeologlar geleneksel olarak veba kurbanlarını toplu mezarlara gömülmedikçe teşhis edemiyorlardı. Uzun zamandır veba ölümlerinin çoğunun ayrı ayrı gömüldüğü varsayılırken, yakın zamana kadar bunu doğrulamak imkansızdı.

Cambridge Augustinian manastırına gömülen veba kurbanları
Cambridge Augustinian manastırına gömülen veba kurbanları Foto: Cambridge Arkeoloji Birimi

Cambridge Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde bulunan After the Plague projesinden araştırmacılar, o sırada ölenlerin dişlerinden alınan DNA’yı analiz ederek vebaya neden olan bakteri Yersinia Pestis’in varlığını tespit etti.

Bunlar arasında Cambridge’de ve yakınlardaki Clopton köyünde bir cemaat mezarlığında ve manastırda normal bireysel cenaze töreni yapılan insanlar var.

Çalışma ayrıca Cambridge’deki bazı veba kurbanlarının gerçekten de toplu cenaze törenleri yapıldığını gösteriyor.
Yersinia Pestis, Cambridge Arkeoloji Birimi tarafından Corpus Christi Koleji adına kilise bahçesinde kazılmış büyük bir hendekte birlikte gömülen St. Benet’s’ten birkaç cemaat üyesinde bulundu.

Cambridge Üniversitesi’nden baş yazar Craig Cessford, “Bu bireysel mezarlar, veba salgınları sırasında bile bireysel insanların büyük bir özen ve dikkatle gömüldüğünü gösteriyor. Bu, özellikle bu tür en az üç kişinin bölüm binasına gömüldüğü manastırda gösterilmektedir. Cambridge Arkeoloji Birimi 2017 yılında bu alanda Üniversite adına kazılar yapmıştır.”

“Cambridge’deki Castle by All Saints cemaatindeki kişi de dikkatlice gömüldü; bu, 1365’te kilisenin kısmen harap olduğu ve ‘cesetlerin kemiklerinin hayvanlara maruz kaldığı’ bildirildiğinde bu kilisenin terk edilmesini tanımlamak için kullanılan kıyamet diliyle çelişiyor.”

Cessford sözlerini şöyle tamamladı: “Çalışmamız, vebadan ölen ve bireysel olarak gömülen bireyleri tanımlamanın artık mümkün olduğunu gösteriyor. Bu, veba hakkındaki anlayışımızı büyük ölçüde geliştiriyor ve geçmiş pandemiler sırasında inanılmaz derecede travmatik zamanlarda bile insanların ölenleri mümkün olduğunca özenle gömmek için çok uğraştığını gösteriyor.”

Çalışma,  Avrupa Arkeoloji Dergisi’nde (Açık Erişim) yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Amerikalı arkeologlar La Prele Mamut Alanı’nda 13 bin yıllık boncuk keşfettiler

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Arkeologlar, Amerika Birleşik Devletleri’nin Wyoming eyaletindeki Converse County’de bulunan La Prele Mammoth bölgesinde önemli bir keşfe imza attılar. Yaklaşık 13...

Fransa’nın kuzeybatısındaki Normandiya’da bir Demir Çağı Nekropolü keşfedildi

11 Mayıs 2022

11 Mayıs 2022

Fransa’nın kuzeybatısındaki Normandiya’daki Blainville-sur-Orne’de kazılan Demir Çağı tarım yerleşimi, neredeyse 300 yıldır (M. Ö. 540’tan 250’ye kadar) kullanımda olan geniş bir Demir...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Şamuha Kenti Tanrıçası İştar’ın tapınağı çıkarılacak

11 Eylül 2021

11 Eylül 2021

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa dışında bir dönem başkentlik yapan Şamuha (Kayalıpark-Sivas) idari kent olma dışında dini özelliği ile de dikkat...

Syedra antik kentini ziyaret edenler, popüler Roma oyunu “12 İşaret”i oynuyorlar

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Syedra Antik Kenti’nde, Romalıların popüler oyunu ’12 İşaret’ (ludus duodecim scriptorum) ziyaretçilere tanıtılıyor. “12 İşaret” oyunu...

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

Türkiye’den İtalya’ya kaçırılan 10 tarihi eser ülkeye geri getiriliyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Türkiye, yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan kültür varlıklarının ülke topraklarına geri getirilmesi için yürüttüğü başarılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi....

ABD ve İngiltere’ye kaçırılan 42 tarihi eser Türkiye’ye döndü

2 Şubat 2024

2 Şubat 2024

ABD’de ve İngiltere’de ele geçirilen ve aralarında ünlü Roma İmparatoru Caracalla’nın genç ve yaşlı halini tasvir eden başlarında bulunduğu Anadolu...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]