16 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve ufak bir dokunma ile” oluştuğu ifade edildi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü yayınladığı açıklamasında “Dünya’nın nadide miraslarından Ayasofya Kebir Camii malumunuzdur ki 10 Temmuz 2020 tarih ve 2729 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yeniden ibadete açılmıştır. İbadete açıldığı günden buyana aynı zamanda bir Külliye olan Ayasofya Kebir Camii’nin birçok restorasyon çalışması ve ihyası Bakanlığımız ve Genel Müdürlüğümüz nezdinde tamamlanmıştır ve gerekli yerlerde devamlılığı sağlanmaktadır” ifadesine yer verdi.

“Türbeleri, Sibyan Mektebi, Muvakkıthaneleri ile bir Külliye olan Ayasofya Kebir Camiinin çalışmaları, Restorasyonu, İhyası titizlikle sürdürülmekte olduğu bunun en son örneğinin de Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açılışı yapılan Ayasofya Fatih Medresesi” olduğunu belirten Müdürlük, Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı’nda görülen tahribatın “ahşap madalyon üzerindeki aşınma ve tahribat ahşabın olağan sürecinden yıpranmış ve ufak bir dokunma ile” oluştuğunu söyledi.

Adli ve idari Soruşturma başlatıldı

“Ayasofya Kebir Camii İmparator Kapısı Konservasyonu bugün itibari ile tamamlanmış ve ihyası sağlanmıştır. Konunun incelenmesine yönelik Savcılık Soruşturmasının yanı sıra bir İdari bir Teknik olmak üzere İki müfettişte ivedilikle görevlendirilmiştir”

Ayasofya Cami sıkı güvenlik tedbirleri ile korunmaktadır.

Ayasofya Cami’nin en üst seviyede titizlikle korunduğuna işaret edilerek “Milletimizin ve Devletimizin Sembolü Ayasofya Kebir Camii ve Külliyesi, 154 Güvenlik kamerası, 68 Güvenlik görevlisi ve Turizm Polisleri tarafından en üst seviyede titizlik ile korunmaktadır. Oluşan tahribatta bir güvenlik zafiyeti söz konusu değildir. Ancak takdir edersiniz ki Müze statüsünde iken 18-19 bin bandında olan ziyaretçi sayısı Camiye dönüştürülmesi ile 40-45 binleri bulmaktadır. Dünya Mirası, UNESCO Eseri ayrıca Fatih Sultan Mehmet Han’ın Vakfiyesi ile Bizlere emaneti, Mimarlık tarihinin en büyük ve önemli yapılarından olan Ayasofya 1484 yıldır nasıl ayakta kaldı ise geleceğe de aynı ihtişamı ile bir mabet olarak taşınacaktır” denildi.

Banner
Benzer Yazılar

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Vikinglerde Kan Kartalı İşkencesi

14 Haziran 2021

14 Haziran 2021

Vikingler hakkında anlatılan bir çok hikaye var ve bu hikayeleri gerçekte olanlarla aslında hiç olmamış olanları birbirinden ayırt etmek bazen...

Bir Orta Çağ Tersanesinin Kazısı Sırasında Roma Merkür Başı Keşfedildi

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan Kent’teki Smallhythe Place bölgesindeki bir Orta Çağ tersanesinin kazısı sırasında Roma Merkür başı keşfedildi. Bir Roma...

Sporun Vazgeçilmezi Top’un Orta Asya’daki 3000 yıllık Geçmişi

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Top ile oynanan bir çok oyun günümüzde de popülerliğini sürdürmekte. Özellikle futbol, basketbol gibi çok bilinen ve sevilen spor dallarının...

Eski zamanlarda aşk ve nefret: Büyülü metinleri keşfetmek

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

Aşk ve nefret, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren evrensel duygulardır. Eski uygarlıklar, sıklıkla dini ve büyüsel inançlarla iç içe geçen...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

İran’da Sasani döneminden kalma olduğu tahmin edilen bir ateş tapınağı ortaya çıkarıldı

11 Ekim 2023

11 Ekim 2023

Kuzey İran’daki bir arkeolog ekibi, Sasani döneminden (MS 224-651) kalma olduğu tahmin edilen bir ateş tapınağının kalıntılarını ortaya çıkardı. Arkeolog...

Efes Antik Kenti’nde 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı

28 Ekim 2022

28 Ekim 2022

Antik Çağ’ın en önemli kentlerinden biri olan Efes Antik Kenti’nde devam eden kazılarda 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı. Bizans...

Diyarbakır’da 2.000 Yıllık Roma Caddesi Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Diyarbakır Amida Höyük kazıları Covid-19 salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Kazılar sırasında Roma dönemine ait 2.000 yıllık...

Bir araştırmaya göre ilk insanlar geometri ve simetriye önem veriyordu ve 1,4 milyon yıl önce kasıtlı olarak küresel şekiller üretiyorlardı

7 Eylül 2023

7 Eylül 2023

İlk insanların 1.4 milyon yıl önce yaşadığı bir bölgede keşfedilen 4 yuvarlak, beyzbol topu büyüklüğündeki taşların incelenmesi, kasıtlı olarak kürelere...

Yeni bir araştırma; genler dillerin çeşitliliğinde her zaman baş rol oynamıyor

24 Kasım 2022

24 Kasım 2022

Dünya üzerinde 7.000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dilsel çeşitlilik, biyolojik özellikler gibi, genler aracılığı ile nesilden nesile aktarılır. Charles Darwin’in...

Tanis bronz heykelcikleri antik ticarete ışık tutuyor

19 Temmuz 2021

19 Temmuz 2021

Bir araştırma ekibi, Mısır’ın Tanis kentinde yakın zamanda ortaya çıkarılan 3.000 yıllık bronz heykelciklerin , eski Mısır’daki uluslararası ticaretle ilgili...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]