23 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya…

Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti…

Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü aşk destanı Troyalı Paris ile Spartalı Kraliçe Helen’in yaşadığı topraklar…

İda dağlarının görkemini içinde barındıran ve her krallığın sahip olmak istediği destansı ülke Troya…

Günümüzde Çanakkale il sınırları içinde Hisarlık olarak adlandırılan arkeolojik bölgede yer alan Troya, dünya arkeoloji alanında dikkatle takip edilen ender yerlerden birisidir. Öyle ki; içinde barındırdığı hazineleri ele geçirmek isteyen birçok yerli ve yabancı kişilerce talana sahne olmuştur.

Troya’ya en çok zararı veren de yine bu kenti ortaya çıkaran Alman amatör arkeolog Heinrich Schliemann tarafından verilmiş 1870’lerde yaptığı kazılarda ele geçirdiği eserlerin birçoğunu yurtdışına kaçırmıştır.

Tevkifiye köyü civarında yer alan Troya Antik Kenti’nde yapılan özellikle Schliemann’ın gerçekleştirdiği tahribatlar, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve ekibi tarafından düzeltilmeye çalışıyor.

Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, yapılacak çalışmalar hakkında AA muhabirine şunları söyledi.

“Biz 12 ay boyunca, tüm yıl çalışıyoruz fakat, aktif kazıya haziranda başladık. Troya 150 yıldır kazılıyor. Bu 150 yıl içinde pek çok tartışma, pek çok keşif, arkeolojik anlamda da çok önemli olaylar oldu. 1871’de başlayan Schliemann’ın resmi kazıları sırasında, hem ören yerine verdiği bir tahribat söz konusu hem de ören yerindeki buluntuları çalıp götürmesi iki büyük vaka. Burada, o dönemki kazıların sonrasında özellikle 1930’lu yıllardan itibaren Dörpfeld ve Blegen 1988’e kadar kazı yapıyor. Sonrasında da 1988’de başlayıp 2005’te vefat edinceye kadar Troya Kazı Başkanlığını yürüten Manfred Osman Korfmann’ın yaptığı çalışmalar var. Biz şu anda daha çok Schliemann dönemindeki tahribatların giderilmesi için çalışma yapıyoruz. Ayrıca onun ortadan kaldırdığı, bizim bazı arkeolojik sorunları anlamamız açısından önemli alanlarda kazılar yapıyoruz.”

“Troya II Kent Girişi” olarak adlandırılan alanda son birkaç yıldır çalıştıkları noktanın Schliemann dönemi kazılarının bir çalışma alanı olduğunu belirten Aslan, şöyle devam etti:

“Burada Schliemann yukarıdan aşağıya höyüğü keserek, tahrip ederek 1872’de burayı kazıyor. Buradaki buluntuları ve 1872’den sonraki buluntuları da buradan çalıp götürüyor. Biz burada 150 yıl sonra, özellikle Troya 2 kalesi olarak tanımlanan, belki de Troya döneminin en zengin kenti olarak tanımlayabileceğimiz alanda tahribatları gidermeye çalışıyoruz.

Troya kazıları başkanı Rüstem Aslan
Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, “Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak” Fotoğraf AA

Burada restorasyon ve konservasyon ön çalışmalarını yapıyoruz. Aynı zamanda arkeolojik anlamda tahrip ettiği yerdeki bazı tarihlendirme sorunlarını da buluntularla açıklamaya çalışıyoruz. Yani şunu net olarak söyleyebiliriz, 150 yıl sonra bile Schliemann’ın verdiği tahribatları görmek mümkün. Ve bizim amacımız da bu sene restorasyon ve konservasyon ön çalışmalarını gerçekleştirmek. Ama aynı zamanda buradaki bazı arkeolojik tarihlendirme ve buluntularla ilgili sorunları da yeni kazı verileriyle açığa çıkarıp yayınlamak.”

“Troya Müzesi bu topraklardan giden eserler için en uygun yer”

Rüstem Aslan, Schliemann’ın hem kalıntıları ortadan kaldırdığını hem bölgeyi yıktığını ifade ederek, şunları anlattı:

“Şunu da söyleyebilirim ki, her kazı döneminde ortaya çıkardığı bir sonuç söz konusu. Schliemann bu tahribatları yapıyor, o dönem 19. yüzyıldaki tartışmalarda artık Hisarlık’ın Troya olduğu kabul ediliyor. Fakat o tahribatlar gerçekleşmiş oluyor. Bu hatasını da kendisi daha sonraki yıllarda anlıyor. Troya’da aslında pek çok dönüm noktası var. Bizim 1988’de Korfmann hocayla başlayan kazılarda, 1996’da Troya Tarihi Milli Parkı olması, 1998’de ören yerinin dünya kültür mirası listesine girmesi ve onun sonrasında gördüğümüz bir hayal vardı, ‘Troya Müzesi’, bu hayal Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan resmi açılış ile gerçekleşmiş oldu. Ve böylelikle şunu söyleyebiliyoruz, artık Troya Müzesi bu topraklardan giden eserlerin dönmesi için en uygun yer ve bu eserlerin geri dönmesini bekliyor.”

Banner
Benzer Yazılar

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

İskoçya’nın 17. Yüzyılda Kumla Kaplı Adası Broo’da Yerleşim Keşfedildi

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Bates Koleji’nden Gerry Bigelow ve meslektaşları, on yedinci yüzyılın sonlarına doğru yaklaşık olarak 2 m. kumulla kaplanmış olan Broo’nun Shetland...

Tüy kökenlerinin gizemi: Kabarık pterozorlar tartışmayı nasıl yeniden alevlendirdi?

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Tüy deyince ilk akla gelen hayvanlar kuşlardır. Bilinen en eski kuş olan Archæopteryx’in fosilleri yaklaşık 160 yıl önce ilk kez...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

12 Şubat 2021

12 Şubat 2021

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Antik Pompeii Kentinde Bulunan Zengin Adam ve Kölesi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

İtalyan Kültür Bakanlığı, antik Pompeii kentinde Vezüv patlaması sırasında yanarak ölen iki kişinin kalıntılarına ulaşıldığı bilgisini verdi. Pompeii Antik kentinde...

Hititlere ait 3.500 yıllık “Kutsal Evlilik” tableti ziyarete açıldı

13 Aralık 2021

13 Aralık 2021

Bin tanrılı devlet olarak bilinen Hititler, kutsallık üzerinde hassasiyetle duran bir medeniyetti. Hititler, Tanrıların öfkesini üzerlerine çekmemek, onları mutlu etmek...

Perre Antik Kenti’nde 1800 yıllık Roma dönemi kadın rölyefi bulundu

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Kommagene Krallığı’nın beş büyük kentinden biri olan Perre Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazı ve temizlik çalışmalarında 1800 yıllık Roma...

Altmış yıl önce kaçırılan Kibele heykeli Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek

1 Ocak 2023

1 Ocak 2023

1960 yılında yasadışı yollarla İsrail’e kaçırılan doğurganlığın ve bereketin sembolü tanrıça Kibele’ye ait heykel Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek. Eski Çağ Anadolu’sunda...

İtalyan arkeologlar, çamurun içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel çıkardılar

10 Kasım 2022

10 Kasım 2022

İtalya’nın başkenti Roma’nın kuzeyinde bir eski hamamın çamur kalıntıları içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel keşfedildi. Keşfi gerçekleştiren İtalyan...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Yeni Kanıtlar İnsanların Kuzey Amerika’ya İlk Geldiği Tarihi Değiştirebilir

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Araştırmacılar, tarımın kökenlerini araştırırken insanların Kuzey Amerika’ya ilk geldiği tarihi değiştirebilecek bir keşifte bulundular. Iowa Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmada elde...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]