19 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir.

15 yıldır devam eden kazılarda 10 yerleşim katmanı ile karşılaşılmış ve bu katmanların her birinde bir dinsel yapıya ulaşılmıştır.

Oluz Höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, Oluz Höyük’ün Hititlerden sonra bölgeye hakim olan Frig Krallığı ile önemli dinsel merkez olmaya başladığını bunun en önemli arkeolojik kanıtının da MÖ 600 civarında inşa edilen Kubaba (Ana Tanrıça) Sunağı olduğunu söyledi.

Şevket Dönmez, Neolitik Çağ ile birlikte Anadolu topraklarında tapınılan ana tanrıça kültünün devamı niteliğindeki Kubaba, her ne kadar politeist, çok tanrılı dinin temsilcisi olarak görülse de Tanrıça Kubaba’nın (Matar Kubileya) monoteizme yakınlık taşımakta olduğuna işaret etti.

Oluz Höyük’ün Pers dönemi (MÖ 450-300) katmanında elde edilen arkeolojik bulgular ise Arkaik Monoteizm’in bölgede doğuşuna işaret ediyor.

Prof. Dr. Dönmez Arkeotarih dergisinde kaleme aldığı makale de, “temel pratiğini Ateş Kültü’nün oluşturduğu bu inanç sisteminde ateşgede, ibadethane, kutsal küllerin depolandığı alanlar ve kutsal eşyaların gömülmüş olduğu bothroslarile kurban çukurları; Oluz Höyük’te MÖ 500 yıldan itibaren kurumsallaştığı gözlemlenen tek tanrı inancının işaretlerini yakaladığımız “Arkaik Monoteizm” in varlığını gösteriyor.

MÖ 450’lerde inşa edilen Anadolu’nun en eski ateşgedesi toprak üzerine oturtulmuş 1. 60 metre çapında bir ateş çukuru ile bunu çevreleyen küçük bir seladan oluşmaktadır. Kutsal ateş çukurunu oluşturan taş sırasındaki duman artıklarının kalıntıları ile çukur içi ve çevresindeki kül ve karbonların buradaki yanmış ateşin “sonsuz ateş” olarak tanımlanmasını kanıtlar niteliktedir” dedi.

Dönmez, Oluz Höyük kazılarının, tapınak ve ibadethanenin farklı yapılar olduğunu anlamamızı sağlayan bulgulara ulaşılmasını sağladığını belirtti.

Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkarılan Ateşgede
Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkarılan Ateşgede

Havangah Namazı’nın eda edildiğine dair işaretler

Dönmez, tapınak ve ibadethane yapıları hakkında şu bilgileri verdi.

Ateşgede, kutsal ateşin yandığı küçük bir yapı olup, yanan ateşin dışarıda görülebilmesi için üstü kapatılmamış olduğu düşünülmektedir. Ayrıca kutsal ateşin yanında her gün saatlerce dua okuyan Magus’un (Mog) sesinin duyulabilmesi için de üstünün açık olması önemli idi.

İbadethanenin güneyi dışında 6 adet sütunun taşıdığı büyük bir çatı ile kaplandığı anlaşılmaktadır. Henüz kazısı tamamlanmamış olmasına rağmen mevcut boyu 100 m2 geçen ibadethane için kuzey-güney doğrultusunda iki sıra halinde aralıklarla yerleştirilmiş 3’er adet olmak üzere toplam 6 adet taş sütun kaidesi açığa çıkarılmıştır.

Taş kaideler, kumtaşından yapılmış olup ortalama 50 cm civarındadır.

Zerdüşt dini mensupları İslamiyet’te olduğu gibi beş vakit namaz kılmaktadırlar. Bu vakitler, güneşin doğuşundan gün ortasına kadar Havangah, gün ortasında öğleden sonra saat 15.00 kadar Rabitvengah, saat 15.00’den güneşin batışına kadar Uzeyrengah, güneşin batışından gecenin yarısına kadar Eyuhseritengah ve gece yarısından güneşin doğuşuna kadar Uşehingah olarak adlandırılır.

Oluz Höyük’te ibadethaneden kutsal ateşin ve güneşin doğuşunun izlenebilmiş olması çok büyük olasılıkla Havangah namazının eda edilmiş olduğunu ve daha da önemlisi erken Zerdüşt dininde namazın MÖ 5’nci yüzyılda ki varlığını göstermektedir.

Banner
Benzer Yazılar

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Tanis bronz heykelcikleri antik ticarete ışık tutuyor

19 Temmuz 2021

19 Temmuz 2021

Bir araştırma ekibi, Mısır’ın Tanis kentinde yakın zamanda ortaya çıkarılan 3.000 yıllık bronz heykelciklerin , eski Mısır’daki uluslararası ticaretle ilgili...

Batı Baltık Denizi bölgesi için olağanüstü keşif: Alman Nehri’nin dibinde 400 yıllık bir batık bulundu

3 Ağustos 2022

3 Ağustos 2022

Almanya’nın kuzey kesiminde, Lübeck yakınlarındaki Trave’de rutin bir ölçüm sırasında, Kiel-Holtenau Su Yolları ve Denizcilik Kurumu (Wasserstraßen- und Schifffahrtsamt/WSA), on...

60 yıl önce Danimarka’ya kaçırılan Septimius Severus heykelinin başı Türkiye’ye getiriliyor

27 Kasım 2024

27 Kasım 2024

Boubon Antik Kenti’nden 60 yıl önce kaçak yollarla kaçırılan Septimius Severus heykelinin başı , Danimarka’daki New York Carlsberg Glyptotek Müzesi...

Tarihte kaybolmayan dünyanın en eski yazı sistemi “Kehanet Kemik Yazıtları”

5 Haziran 2023

5 Haziran 2023

“Jiaguwen” veya kehanet kemik yazıtları, insanların bugün kullandıkları Çince karakterlerin kaynağının yanı sıra en eski tam gelişmiş yazı karakterlerini taşıdığı...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

18 Ağustos 2022

18 Ağustos 2022

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada...

Orta Çağ Avrupası savaş atları şaşırtıcı büyüklüğe sahipti

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Orta Çağ Avrupası krallıklarının savaşlarda kullandığı atların heybetli görünüşe sahip olduğu düşünülür. Güçlü yapılı atlar uzun boylu ve yerden oldukça...

Gürcistan’da 1.8 milyon yıllık insan dişi bulundu

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’in yaklaşık 100 km güneybatısında Orozamni köyü yakınlarında 1.8 milyon yıllık insan dişi bulundu. Gürcü arkeologlar tarafından bulunan...

İsviçreli amatör arkeolog bir Roma savaş alanı keşfetti

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

Amatör bir arkeoloğun ısrarı sayesinde İsviçre’de bir Roma savaş alanı tespit edildi. İsa’nın doğumundan kısa bir süre önce, Tiefencastel ile...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Viking Ailesi Yeni DNA Teknolojisi Kullanılarak Tanımlandı

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Araştırmacılar, yeni DNA teknolojisi sayesinde Danimarka ve İngiltere’de keşfedilen iki Viking kalıntısı arasındaki bağlantıyı doğrulayabildiler. Araştırmacılar, biri 2005 yılında Otterup,...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Afrika’da 3.500 Yıl Önce Bal Toplanmaya Başlanmış

18 Nisan 2021

18 Nisan 2021

Bal, tarih boyunca  insan için en önemli besin maddesi aynı zaman da şifa kaynağı olmuştur. Yaklaşık 3 bin yıldan birçok...

Dev Kertenkeleler Milyonlarca Yıl Boyunca Yavaş Yavaş Uçmayı Öğrendi!

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

Dinozorların yanında yaşayan Pterodactyl’ler ve diğer ilgili kanatlı sürüngenler, milyonlarca yıl boyunca gökyüzünün ölümcül efendileri olmak için uçma yeteneklerini istikrarlı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]