2 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir.

15 yıldır devam eden kazılarda 10 yerleşim katmanı ile karşılaşılmış ve bu katmanların her birinde bir dinsel yapıya ulaşılmıştır.

Oluz Höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, Oluz Höyük’ün Hititlerden sonra bölgeye hakim olan Frig Krallığı ile önemli dinsel merkez olmaya başladığını bunun en önemli arkeolojik kanıtının da MÖ 600 civarında inşa edilen Kubaba (Ana Tanrıça) Sunağı olduğunu söyledi.

Şevket Dönmez, Neolitik Çağ ile birlikte Anadolu topraklarında tapınılan ana tanrıça kültünün devamı niteliğindeki Kubaba, her ne kadar politeist, çok tanrılı dinin temsilcisi olarak görülse de Tanrıça Kubaba’nın (Matar Kubileya) monoteizme yakınlık taşımakta olduğuna işaret etti.

Oluz Höyük’ün Pers dönemi (MÖ 450-300) katmanında elde edilen arkeolojik bulgular ise Arkaik Monoteizm’in bölgede doğuşuna işaret ediyor.

Prof. Dr. Dönmez Arkeotarih dergisinde kaleme aldığı makale de, “temel pratiğini Ateş Kültü’nün oluşturduğu bu inanç sisteminde ateşgede, ibadethane, kutsal küllerin depolandığı alanlar ve kutsal eşyaların gömülmüş olduğu bothroslarile kurban çukurları; Oluz Höyük’te MÖ 500 yıldan itibaren kurumsallaştığı gözlemlenen tek tanrı inancının işaretlerini yakaladığımız “Arkaik Monoteizm” in varlığını gösteriyor.

MÖ 450’lerde inşa edilen Anadolu’nun en eski ateşgedesi toprak üzerine oturtulmuş 1. 60 metre çapında bir ateş çukuru ile bunu çevreleyen küçük bir seladan oluşmaktadır. Kutsal ateş çukurunu oluşturan taş sırasındaki duman artıklarının kalıntıları ile çukur içi ve çevresindeki kül ve karbonların buradaki yanmış ateşin “sonsuz ateş” olarak tanımlanmasını kanıtlar niteliktedir” dedi.

Dönmez, Oluz Höyük kazılarının, tapınak ve ibadethanenin farklı yapılar olduğunu anlamamızı sağlayan bulgulara ulaşılmasını sağladığını belirtti.

Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkarılan Ateşgede
Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkarılan Ateşgede

Havangah Namazı’nın eda edildiğine dair işaretler

Dönmez, tapınak ve ibadethane yapıları hakkında şu bilgileri verdi.

Ateşgede, kutsal ateşin yandığı küçük bir yapı olup, yanan ateşin dışarıda görülebilmesi için üstü kapatılmamış olduğu düşünülmektedir. Ayrıca kutsal ateşin yanında her gün saatlerce dua okuyan Magus’un (Mog) sesinin duyulabilmesi için de üstünün açık olması önemli idi.

İbadethanenin güneyi dışında 6 adet sütunun taşıdığı büyük bir çatı ile kaplandığı anlaşılmaktadır. Henüz kazısı tamamlanmamış olmasına rağmen mevcut boyu 100 m2 geçen ibadethane için kuzey-güney doğrultusunda iki sıra halinde aralıklarla yerleştirilmiş 3’er adet olmak üzere toplam 6 adet taş sütun kaidesi açığa çıkarılmıştır.

Taş kaideler, kumtaşından yapılmış olup ortalama 50 cm civarındadır.

Zerdüşt dini mensupları İslamiyet’te olduğu gibi beş vakit namaz kılmaktadırlar. Bu vakitler, güneşin doğuşundan gün ortasına kadar Havangah, gün ortasında öğleden sonra saat 15.00 kadar Rabitvengah, saat 15.00’den güneşin batışına kadar Uzeyrengah, güneşin batışından gecenin yarısına kadar Eyuhseritengah ve gece yarısından güneşin doğuşuna kadar Uşehingah olarak adlandırılır.

Oluz Höyük’te ibadethaneden kutsal ateşin ve güneşin doğuşunun izlenebilmiş olması çok büyük olasılıkla Havangah namazının eda edilmiş olduğunu ve daha da önemlisi erken Zerdüşt dininde namazın MÖ 5’nci yüzyılda ki varlığını göstermektedir.

Banner
Related Articles

Mısır’da, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir tapınak keşfedildi

7 Ekim 2022

7 Ekim 2022

Mısır’daki Arap Çölü’ndeki bir Greko-Romen limanı olan Berenike sahasında kazı yapan arkeologlar, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir...

Muğla’da 5 Bin Yıllık Ege Ticaretinin İzleri: Melos Obsidyeni Bulundu

29 Temmuz 2026

29 Temmuz 2026

Muğla’nın Seydikemer ilçesindeki Çaltılar Höyük kazılarında, Ege Denizi’ndeki Melos Adası kökenli obsidyenden yapılmış taş aletler ortaya çıkarıldı. Buluntular, dağlık bölgede...

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

4 Eylül 2021

4 Eylül 2021

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde, Bu Ay “Attika Kırmızı Figürlü Bodur Lekythoslar” Sergileniyor

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyemeye geçtiğimiz ay başlamıştı. İzmir Arkeoloji...

Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı yerin tespit çalışmalarında yeni bulgular

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Tarihte, Anadolu kapılarının Türklere açıldığı savaş olarak geçen Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı yerin tespiti ile ilgili yüzey çalışmaları devam ediyor. İmparator...

Arkeologlar Mexico City’de insan külleriyle dolu bir Aztek sunağı ortaya çıkardılar

1 Aralık 2021

1 Aralık 2021

Meksika’da arkeologlar, Mexico City’nin eğlence ve mariachi müziğiyle ünlü merkezi Plaza Garibaldi’de 16. yüzyıldan kalma bir sunak keşfettiler. Hernan Cortes...

Radyokarbon tarihleme,”Filistin” kültürünün tarihlendirilmesi konusunda uzun süredir devam eden bir tartışmaya katkıda bulunuyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, Levant’daki en önemli Bronz ve Demir Çağı bölgelerinden biri olan Tel Gezer için yeni bir radyokarbon...

İkinci Dünya Savaşında “Ölüm Vadisi” Olarak Adlandırılan yerde Kemikler ve Mermiler Bulundu

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Polonya’da İkinci Dünya Savaşı sırasında toplu bir infaz yerini araştırmakta olan  araştırmacılar, Alman ölüm birliklerinin cesetleri ateşe vermeden önce binlerce...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

1.300 Yıllık Peru Tüysüz Köpek Kalıntıları Bulundu: Yavrular Çocuklar Gibi Beslenmiş

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Polonyalı arkeologlar, Peru’nun kuzey kıyısındaki Castillo de Huarmey arkeolojik alanında 1.300 yıllık Peru tüysüz köpek kalıntıları buldular. Peru tüysüz köpek...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

İsrail’de 10.000 Yıl Öncesine Ait Tsunami İzleri

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Arkeologlar, birçok eski sel olayını Tufan hikayesi ile ilgili olabileceğini teorileştirdiler. Ancak bu sel olaylarının çok azı kuzey İsrail’deki Tel...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Gwalior’un Tarihi Kale Şehirleri UNESCO Listesinde

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Hindistanın Madhya Pradesh eyaletine bağlı olan Gwalior tarihiyle tanınan bir şehirdir. Bu tarihi güzellikleri UNESCO’nun listesine girmesi ile taçlandırılacak. Eyalet...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]