19 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir.

15 yıldır devam eden kazılarda 10 yerleşim katmanı ile karşılaşılmış ve bu katmanların her birinde bir dinsel yapıya ulaşılmıştır.

Oluz Höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, Oluz Höyük’ün Hititlerden sonra bölgeye hakim olan Frig Krallığı ile önemli dinsel merkez olmaya başladığını bunun en önemli arkeolojik kanıtının da MÖ 600 civarında inşa edilen Kubaba (Ana Tanrıça) Sunağı olduğunu söyledi.

Şevket Dönmez, Neolitik Çağ ile birlikte Anadolu topraklarında tapınılan ana tanrıça kültünün devamı niteliğindeki Kubaba, her ne kadar politeist, çok tanrılı dinin temsilcisi olarak görülse de Tanrıça Kubaba’nın (Matar Kubileya) monoteizme yakınlık taşımakta olduğuna işaret etti.

Oluz Höyük’ün Pers dönemi (MÖ 450-300) katmanında elde edilen arkeolojik bulgular ise Arkaik Monoteizm’in bölgede doğuşuna işaret ediyor.

Prof. Dr. Dönmez Arkeotarih dergisinde kaleme aldığı makale de, “temel pratiğini Ateş Kültü’nün oluşturduğu bu inanç sisteminde ateşgede, ibadethane, kutsal küllerin depolandığı alanlar ve kutsal eşyaların gömülmüş olduğu bothroslarile kurban çukurları; Oluz Höyük’te MÖ 500 yıldan itibaren kurumsallaştığı gözlemlenen tek tanrı inancının işaretlerini yakaladığımız “Arkaik Monoteizm” in varlığını gösteriyor.

MÖ 450’lerde inşa edilen Anadolu’nun en eski ateşgedesi toprak üzerine oturtulmuş 1. 60 metre çapında bir ateş çukuru ile bunu çevreleyen küçük bir seladan oluşmaktadır. Kutsal ateş çukurunu oluşturan taş sırasındaki duman artıklarının kalıntıları ile çukur içi ve çevresindeki kül ve karbonların buradaki yanmış ateşin “sonsuz ateş” olarak tanımlanmasını kanıtlar niteliktedir” dedi.

Dönmez, Oluz Höyük kazılarının, tapınak ve ibadethanenin farklı yapılar olduğunu anlamamızı sağlayan bulgulara ulaşılmasını sağladığını belirtti.

Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkarılan Ateşgede
Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkarılan Ateşgede

Havangah Namazı’nın eda edildiğine dair işaretler

Dönmez, tapınak ve ibadethane yapıları hakkında şu bilgileri verdi.

Ateşgede, kutsal ateşin yandığı küçük bir yapı olup, yanan ateşin dışarıda görülebilmesi için üstü kapatılmamış olduğu düşünülmektedir. Ayrıca kutsal ateşin yanında her gün saatlerce dua okuyan Magus’un (Mog) sesinin duyulabilmesi için de üstünün açık olması önemli idi.

İbadethanenin güneyi dışında 6 adet sütunun taşıdığı büyük bir çatı ile kaplandığı anlaşılmaktadır. Henüz kazısı tamamlanmamış olmasına rağmen mevcut boyu 100 m2 geçen ibadethane için kuzey-güney doğrultusunda iki sıra halinde aralıklarla yerleştirilmiş 3’er adet olmak üzere toplam 6 adet taş sütun kaidesi açığa çıkarılmıştır.

Taş kaideler, kumtaşından yapılmış olup ortalama 50 cm civarındadır.

Zerdüşt dini mensupları İslamiyet’te olduğu gibi beş vakit namaz kılmaktadırlar. Bu vakitler, güneşin doğuşundan gün ortasına kadar Havangah, gün ortasında öğleden sonra saat 15.00 kadar Rabitvengah, saat 15.00’den güneşin batışına kadar Uzeyrengah, güneşin batışından gecenin yarısına kadar Eyuhseritengah ve gece yarısından güneşin doğuşuna kadar Uşehingah olarak adlandırılır.

Oluz Höyük’te ibadethaneden kutsal ateşin ve güneşin doğuşunun izlenebilmiş olması çok büyük olasılıkla Havangah namazının eda edilmiş olduğunu ve daha da önemlisi erken Zerdüşt dininde namazın MÖ 5’nci yüzyılda ki varlığını göstermektedir.

Banner
Benzer Yazılar

İnka Kurban Ritüeline Dair Bildiklerimiz Değişiyor: Çocuk Mumyalarda Ölüm Sonrası Müdahale İzleri

3 Şubat 2026

3 Şubat 2026

And Dağları’nın zirvelerinde bulunan İnka çocuk mumyaları, uzun yıllar boyunca tek bir anın tanığı olarak görüldü: ritüel kurban.Yeni bilimsel veriler,...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu...

Mısır’da Bulunan Mumya Portresi ile Mumyanın 3D Rekonstrüksiyonu Karşılaştırıldı.

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Bilim adamları bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Ms.1000 ‘ler de yaygın bir gelenek olan ölü gömme işlemlerinde mumyaların yüzüne koyulan ölü...

Aizanoi’de “Afrodit” ve “Dionysos” un heykel başları bulundu

29 Ekim 2021

29 Ekim 2021

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde yer alan 5 bin yıllık geçmişe sahip Aizanoi Antik Kenti kazılarında aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in ve...

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak...

Binlerce yıllık diş taşı Paleolitik insanın Paleo diyeti yapmadığını gösteriyor

27 Ekim 2022

27 Ekim 2022

Paleolitik Dönem araştırmalarında elde edilen verilere bakıldığında insanların tek yönlü beslenmeyi seçtiği görülür. Özellikle, mağaralarda ele geçen kemik ve taştan...

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

Deniz arkeoloğu Wisconsin Gölü’nde 3.000 yıllık kano keşfetti

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinin adını aldığı Wisconsin gölünde bir deniz arkeoloğu 3.000 yıllık kano keşfetti. Kızılderili kabilelerinin 14 bin...

Japonya’nın muhtemelen en eski bronz döküm taş kalıpları Yoshinogari harabelerinde keşfedildi

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Japonya’nın Saga bölgesinin batı vilayetindeki Yoshinogari Harabeleri’nde, bronz eserler için taş döküm kalıpları da dahil olmak üzere kalıntılar bulundu. Saga...

Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık salyangoz kabukları keşfedildi

22 Aralık 2024

22 Aralık 2024

Tavşanlı Höyüğü’nde sürdürülen kazılarda arkeologlar, 4 bin yıllık salyangoz kabukları buldu. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Tavşanlı Höyüğü, Anadolu’nun en büyük...

Polonya’daki en eski bakır ürünü bir balta keşfedildi

30 Mart 2024

30 Mart 2024

Polonya’nın Hrubieszów bölgesindeki Horodło belediyesinde MÖ 4. ila 3. binyıla ait Trypillia kültürüyle özdeşleşmiş bir bakır balta bulundu. Hrubieszów bölgesinde...

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]