11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir.

15 yıldır devam eden kazılarda 10 yerleşim katmanı ile karşılaşılmış ve bu katmanların her birinde bir dinsel yapıya ulaşılmıştır.

Oluz Höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, Oluz Höyük’ün Hititlerden sonra bölgeye hakim olan Frig Krallığı ile önemli dinsel merkez olmaya başladığını bunun en önemli arkeolojik kanıtının da MÖ 600 civarında inşa edilen Kubaba (Ana Tanrıça) Sunağı olduğunu söyledi.

Şevket Dönmez, Neolitik Çağ ile birlikte Anadolu topraklarında tapınılan ana tanrıça kültünün devamı niteliğindeki Kubaba, her ne kadar politeist, çok tanrılı dinin temsilcisi olarak görülse de Tanrıça Kubaba’nın (Matar Kubileya) monoteizme yakınlık taşımakta olduğuna işaret etti.

Oluz Höyük’ün Pers dönemi (MÖ 450-300) katmanında elde edilen arkeolojik bulgular ise Arkaik Monoteizm’in bölgede doğuşuna işaret ediyor.

Prof. Dr. Dönmez Arkeotarih dergisinde kaleme aldığı makale de, “temel pratiğini Ateş Kültü’nün oluşturduğu bu inanç sisteminde ateşgede, ibadethane, kutsal küllerin depolandığı alanlar ve kutsal eşyaların gömülmüş olduğu bothroslarile kurban çukurları; Oluz Höyük’te MÖ 500 yıldan itibaren kurumsallaştığı gözlemlenen tek tanrı inancının işaretlerini yakaladığımız “Arkaik Monoteizm” in varlığını gösteriyor.

MÖ 450’lerde inşa edilen Anadolu’nun en eski ateşgedesi toprak üzerine oturtulmuş 1. 60 metre çapında bir ateş çukuru ile bunu çevreleyen küçük bir seladan oluşmaktadır. Kutsal ateş çukurunu oluşturan taş sırasındaki duman artıklarının kalıntıları ile çukur içi ve çevresindeki kül ve karbonların buradaki yanmış ateşin “sonsuz ateş” olarak tanımlanmasını kanıtlar niteliktedir” dedi.

Dönmez, Oluz Höyük kazılarının, tapınak ve ibadethanenin farklı yapılar olduğunu anlamamızı sağlayan bulgulara ulaşılmasını sağladığını belirtti.

Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkarılan Ateşgede
Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkarılan Ateşgede

Havangah Namazı’nın eda edildiğine dair işaretler

Dönmez, tapınak ve ibadethane yapıları hakkında şu bilgileri verdi.

Ateşgede, kutsal ateşin yandığı küçük bir yapı olup, yanan ateşin dışarıda görülebilmesi için üstü kapatılmamış olduğu düşünülmektedir. Ayrıca kutsal ateşin yanında her gün saatlerce dua okuyan Magus’un (Mog) sesinin duyulabilmesi için de üstünün açık olması önemli idi.

İbadethanenin güneyi dışında 6 adet sütunun taşıdığı büyük bir çatı ile kaplandığı anlaşılmaktadır. Henüz kazısı tamamlanmamış olmasına rağmen mevcut boyu 100 m2 geçen ibadethane için kuzey-güney doğrultusunda iki sıra halinde aralıklarla yerleştirilmiş 3’er adet olmak üzere toplam 6 adet taş sütun kaidesi açığa çıkarılmıştır.

Taş kaideler, kumtaşından yapılmış olup ortalama 50 cm civarındadır.

Zerdüşt dini mensupları İslamiyet’te olduğu gibi beş vakit namaz kılmaktadırlar. Bu vakitler, güneşin doğuşundan gün ortasına kadar Havangah, gün ortasında öğleden sonra saat 15.00 kadar Rabitvengah, saat 15.00’den güneşin batışına kadar Uzeyrengah, güneşin batışından gecenin yarısına kadar Eyuhseritengah ve gece yarısından güneşin doğuşuna kadar Uşehingah olarak adlandırılır.

Oluz Höyük’te ibadethaneden kutsal ateşin ve güneşin doğuşunun izlenebilmiş olması çok büyük olasılıkla Havangah namazının eda edilmiş olduğunu ve daha da önemlisi erken Zerdüşt dininde namazın MÖ 5’nci yüzyılda ki varlığını göstermektedir.

Banner
Related Articles

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

İskitlerin Ok Uçlu Paraları

4 Nisan 2021

4 Nisan 2021

Yerleşik düzene geçilmesiyle birlikte sosya-ekonomik alanda birçok değişimler görülmüştür. Üretimin çeşitlenmesi ve oluşan üretim fazlası sonucunda toplumsal gruplar oluşmaya, meslekler...

İtalyan arkeologlar, çamurun içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel çıkardılar

10 Kasım 2022

10 Kasım 2022

İtalya’nın başkenti Roma’nın kuzeyinde bir eski hamamın çamur kalıntıları içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel keşfedildi. Keşfi gerçekleştiren İtalyan...

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor.

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, Çin’in dağlık Yunnan eyaletindeki...

2600 yıllık toprak çömlek, bir İran müzesinde çöp kutusu olarak kullanılıyor

14 Kasım 2023

14 Kasım 2023

Medler döneminden kalma 2600 yıllık bir toprak çömlek, İran’ın kuzeyindeki Gilan eyaletinin başkenti Reşt’teki bir müzede çöp kutusu olarak hizmet...

Türkçe, Korece, Moğolca ve Japonca 9.000 yıl önce yaşayan çiftçilerde izlendi

11 Kasım 2021

11 Kasım 2021

İletişim aracı dilin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığına dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. İnsanın ilk atasının, işaretler ve...

Tanrıça Kybele Anavatanına Dönüyor

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

Bu toprakların hazineleri yıllarca yasadışı yollarla kaçırılmıştı. Bu hazinelerin birisi de bolluk ve bereket tanrısı Kybele Tanrıçası‘ydı. 60 yıl önce...

Hırvatistan’ın Šćedro Adası’ndaki Ratina Mağarasında 7.000 Yıllık Yaşam İzleri Keşfedildi

7 Mart 2025

7 Mart 2025

Hvar’ın güneyinde bulunan Šćedro Adası’ndaki son arkeolojik kazılar, adanın tarih öncesi geçmişine dair önceki anlayışlara meydan okuyan önemli bulguları ortaya...

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi?...

Polonyalı Arkeologdan, Arkeolojide Devrim Yaratacak Yapay Zeka Projesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Polonyalı bilim insanları arkeolojide yeni bir çağ açıyor. Tarih öncesi mezarlıkları, kaleleri ve yerleşim yerlerini tespit etmek için yapay zeka...

Arkeologlar, Nimrud’daki Asur Ninurta Tapınağı’nın içinde dikkat çekici şekilde korunmuş tapınaklar keşfettiler

1 Ocak 2025

1 Ocak 2025

Penn Müzesi’nin Iraklı arkeologlarla işbirliği yaparak yürüttüğü Nimrud’daki son arkeolojik çalışma, Irak’ın kuzeyindeki Nimrud antik kentinde yaklaşık 2.600 yıl önce...

Gwalior’un Tarihi Kale Şehirleri UNESCO Listesinde

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Hindistanın Madhya Pradesh eyaletine bağlı olan Gwalior tarihiyle tanınan bir şehirdir. Bu tarihi güzellikleri UNESCO’nun listesine girmesi ile taçlandırılacak. Eyalet...

Gordion kazılarında heyecan veren keşif. Gordion adının geçtiği yazıt bulundu

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Frigler… Anadolu topraklarında iz bırakmış döneminin güçlü ve etkin kavimlerinden biri. Kral Midas ile tanınan Frigler hakkında bilgilerimizi çoğunlukla M....

Bir Orta Çağ Tersanesinin Kazısı Sırasında Roma Merkür Başı Keşfedildi

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan Kent’teki Smallhythe Place bölgesindeki bir Orta Çağ tersanesinin kazısı sırasında Roma Merkür başı keşfedildi. Bir Roma...

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]