14 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı ve Onun Şatosu

Acımasızlık, kan ve vahşetin esiri olmuş hükümdarlar tarihin her döneminde olagelmiştir. Yaptığı acımasız ve zalim işkenceler ile adı hiç silinmeyen, Türk ve kadın düşmanlığı ile de tanınan Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş bu hükümdarlardan birisidir.

Hollywood sinema sektörünün  Drakula‘sı kan emici vampirlerin atası olarak popüleritesini her dönem koruyan Kazıklı Voyvoda, kimine göre de, Romanya’nın kurtarıcısı, büyük halk kahramanıdır.

Binlerce masum insana gaddar ve acımasız işkence yaptığı Castelul Bran (Bran Şatosu) duvarları bu zalimliklere şahitlik etmeye devam ediyor. Bran Şatosu‘nu gezdiğinizde o anların korku ve dehşetini hissetmeniz mümkündür.

Türklerin Kazıklı Voyvoda, Macarların”Drakul” yani şeytan, Ulahlar “Çpelpuç” yani cellat ismini verdikleri, acımasız, gaddar, korku ve kandan beslenen Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş, yaşamı boyunca kadın ve Türklere karşı daha zalim bir yöneticiydi.

Eflak Voyvodası Kont Drakula Türklerin verdiği isim ile Kazıklı Voyvoda, tarihin en acımasız en zalim işkenceci yöneticilerindendir.

Türklere karşı kininin nereden geldiği bilinir lakin; kadınlara neden bu gaddarlık içinde olduğu ise hala bilinmezliğini korur Kazıklı Voyvoda‘nın…

Kazıklı Voyvoda‘nın kendisini Türk düşmanı kabul ettirmesine yol açan yaptığı işkenceleri okurken bile insanın uykularını kaçırtıyor.

Kazıklı Voyvoda, sürekli yemekli eğlenceler, ziyafetler düzenleyen bir voyvoda idi. Bu ziyafetler sırasında, yakaladığı Türk esirlerinin ayaklarının alt derilerinin yüzülmesini ve tuzla ovulmasını emrederdi. Bu kadar ile yetinmeyen Kazıklı, keçilere bu tuzlanmış açık yaraları yalatır ve Türk esirlerin çıkardığı aman seslerinden büyük haz alırdı.

Bir hadise daha var ki; birçoğumuz tarafından bilinir.

Günlerden bir gün, Fatih Sultan Mehmet, Kazıklı Voyvoda‘ya uyarı vermek için elçiler gönderir. Kazıklı Voyvoda‘nın huzuruna çıkan Türk elçiler, Türk geleneklerine göre sadece baş selamı verir. Ancak, Eflak’ta selamlama başta ne varsa çıkartılmakla oluyordu. Voyvoda, neden başlarında ki sarıkları çıkarmadıklarını sorunca elçiler, Türk geleneğinde sarık çıkartılmadığını ve hiçbir zamanda çıkartılmayacağını söyleyince Kazıklı, o vakit sizde hiç çıkartmayın deyip sarıkları başlarına çiviletmiştir. Başlarına sarıkları çivilenen elçilere de, bizde töre böyle gidin Sultana ben size boyun eğmeyeceğim sözümü iletin demiş fakat elçiler kan kaybından ölünce bu mesaj Sultana ulaşmamıştı.

Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş‘in Türklere yaptığı zulümleri Osmanlı tarihçileri kayıt altına almış özellikle de Fatih’in tarihçisi Tursun Bey, kendisinden “Haccac” olarak bahseder. Haccac, Emeviler zamanında yaşayan ve iktidarın korunması için yüzbinlerce insanın katledilmesine neden olan zalim hükümdarlardan biridir.

Kazıklı Voyvoda neden kadın düşmanı bilinmez ama kadınlara yönelik görülmemiş gaddarlıkları korkunç ün yapmıştır.

Kadınlara karşı, o kadar acımasız biriydi ki; gömleği kısa ve dar olan köylünün bu şekilde dolaşmasından karısını mesul tutmuş ve bu yüzden kadını kazığa oturtmuştu.

Kazığa oturtmak, en çok kullandığı işkence yöntemlerinden birisiydi. Zaten Türkler arasında Kazıklı Voyvoda olarak anılması bundan dolaydı.

Karısını kazığa oturtan Voyvoda, adamı başka bir kadın ile evlendirmiş… Eğer adama bu şekilde bakmaya devam ederse akıbetinin bunun gibi olacağını söylemiş kadına… Ve kadında korkusundan hayatı boyunca adamın kölesi olmuş.

Eflak’ta evlilik dışı ilişki zinaya karışan kadın olursa cinsel organını kestirirdi. Eğer cinsel organını kestirmez ise, derisini yüzdürüp her yerde teşhir edilmesini emrederdi.

Kazıklı’nın kadınlar için verdiği en küçük ceza ise, meme uçlarının kestirilmesi olarak kayıtlara geçmiştir.

Kazıklı Voyvoda’nın yaşadığı ünlü Bran Şatosu… Kont Drakula’nın şatosu olarak da bilinir.

Kazıklı Voyvoda ve Yaşadığı Şatosu Castelul Bran (Bran Şatosu)

Yazımız içinde de belirtiğimiz gibi dünya çapında gaddarlığı zalimliği ile ün yapmış Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş, nam-ı değer Kazıklı Voyvoda, Romanya’da bazı kesimler tarafından  kahraman olarak görülmektedir. 14. y.y. başlarında Güney Romanya’da ataları ile başlayan yöneticilik maceraları yüzyıla yakın bir zaman dilimini kapsar.

Türk düşmanlığı dedesi Büyük Mircea’nın Türk egemenliği altına girmesi ile başlamıştı. Babası, 1431 yılında Nürnberg’de kiliseye karşı gelenlerle mücadele eden ve Türk düşmanlığı besleyenlerin bir araya geldiği Ejderha Tarikatı’na girmiş ve ülkesine dönünce kendisine Drakul denilmişti. Kazıklı Voyvoda‘ya Drakula (yani Drakul’un oğlu) ismi bundan dolayı verilmiştir.

1456 yılında Eflak boyunu ele geçiren Drakula, soylular (boyarlar) üzerine hakimiyet kurmaya girişti. Soyluları (boyarları), tutuklatarak yaşamı boyunca kullandığı Castelul Bran’ı (Bran Şatosu) inşasında kullanmıştır.

Bran Kalesi/Şatosu (Romence Catelul Bran; Almanca, Törzburg ve Macarca, Törcsvár), Romanya’da Bran yakınlarında ve Braşov’un yakın çevresinde bulunuyor. Şato, Erdel Prensliği ve Eflak sınırları arasında yer alır. Osmanlılara karşı savunma amaçla inşa edilmiştir.  Kale şu anda turistlere açık bir müze olarak hizmet vermekte, Kraliçe Marie tarafından toplanan mobilya ve sanat eserlerini sergilemektedir. Tepenin aşağısında geleneksel Romanya köylülerinin yapılarının sergilendiği bir açık hava müzesi bulunur.

Kazıklı Voyvoda, yaşamı boyunca insanlık tarihinin en gaddar ve acımasız hükümdarı olarak sergilediği korku yöneticiliği Fatih Sultan Mehmet’in bizzat yönettiği Eflak seferi ile son buldu. Fatih’in elinde kaçan Kazıklı, Mcaristan’a sığınmış ve burada 12 yıl tutsak olarak yaşamına devam etmiştir. Macaristan’ın desteği ile tekrar Eflak tahtını ele geçiren Kazıklı Voyvoda Drakula, 2 ay sonra başı gövdesinden ayrılmış vaziyette bir bataklıkta bulunmuştu. Kesik başı Topkapı Sarayı’na götürülmüş, bedeni ise bulunduğu yere gömülmüştü. Lakin, mezarı tekrar açılan Drakula’nın cesedi bulunamamış ve Hollywood karakteri efsanesi dönemi başlamıştır.

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı Bu Şatoda Yaşadı yazımızda Zeynep Dramalı’nın “Tarihi Tersten Okumak” adlı kitabından alıntılar yapılmıştır.

 

Banner
Related Articles

İran’ın Kaldar Mağarasında İnsan Göçündeki ‘Kayıp Halka’nın Bir Parçası Bulunmuş Olabilir

4 Nisan 2021

4 Nisan 2021

Kaldar mağarası, İran’daki Orta ve Üst Paleolitik Çağ’dan geçişe kanıt sağlayan önemli bir arkeolojik sit alanıdır. Mağara, 1.290 metre yükseklikte, Lorestan...

Altmış yıl önce kaçırılan Kibele heykeli Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek

1 Ocak 2023

1 Ocak 2023

1960 yılında yasadışı yollarla İsrail’e kaçırılan doğurganlığın ve bereketin sembolü tanrıça Kibele’ye ait heykel Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek. Eski Çağ Anadolu’sunda...

İznik Gölü’ndeki batık bazilikada Aziz Nikolas (Noel Baba) figürlü kolye ucu ortaya çıkarıldı

6 Ekim 2022

6 Ekim 2022

İznik Gölü’nde 1.5 metre derinlikte kalıntıları bulunan bazilikada başlatılan su altı arkeolojik kazı çalışmalarında Aziz Nikolas (Noel Baba) figürlü kolye...

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür. Buğday, arpa ekimi...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

2 Mart 2022

2 Mart 2022

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Milyon Taşı’nın Yanındaki Tarihi Bina Satılıyor

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

Bizans İmparatorluğu döneminde yapılan ve  dünyanın sıfır noktası olarak kabul gören Milyon Taşı‘nı duymayan kalmamıştır. Ama bu Milyon Taşı‘nın yanında...

Çin’in Hebei bölgesinde antik şaraphane alanı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2022

6 Ocak 2022

Kuzey Çin’in Hebei bölgesinde, Ming Hanedanı sonlarına ve erken Qing Hanedanlıklarına kadar uzanan eski bir şaraphane ortaya çıkarıldı. 2021 yılının...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Pandora V Operasyonu

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Tarihi eser kaçakçılarına yönelik Dünya genelinde İnterpol, Europol ve Dünya Gümrük Örgütü ortaklaşa Pandora V adı altında bir operasyon düzenledi....

Sakkara’da kraliyet hekimi “Tanrıça Selket’in Büyücüsü”nün antik mastaba mezarı keşfedildi

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Sakkara arkeolojik alanının güney bölgesinde Fransız ve İsviçreli ortak arkeoloji ekibi,...

Dünya’nın En Eski Müşteri Şikayeti 3800 Yaşında

17 Ocak 2021

17 Ocak 2021

Aldığımız üründen memnun kalmadığımız zaman hemen hemen hepimizin yaptığı şey ürün hakkında şikayetçi olmaktır. Bunu bazen müşteri hizmetlerini arayarak bazen...

Arslantepe Höyüğü’nde 3 Bin Yıllık Geç Hitit Et Pişirme Fırını Keşfedildi

3 Eylül 2025

3 Eylül 2025

Arslantepe Höyüğü’nde arkeologlar, yaklaşık 3.000 yıllık bir yer altı et pişirme fırını keşfetti. Yapı, geleneksel tandıra benzer görünmesine rağmen farklı...

Orkney Çömleği Üzerinde 5.000 Yıllık Parmak İzi

23 Nisan 2021

23 Nisan 2021

Avrupa kıtasının en eski tarihi yerleşimlerine sahip İskoçya’nın kuzey bölgesinde yer alan Orkney takımadalarında  5.000 yıl öncesine dayanan bir çömlek...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]