18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı ve Onun Şatosu

Acımasızlık, kan ve vahşetin esiri olmuş hükümdarlar tarihin her döneminde olagelmiştir. Yaptığı acımasız ve zalim işkenceler ile adı hiç silinmeyen, Türk ve kadın düşmanlığı ile de tanınan Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş bu hükümdarlardan birisidir.

Hollywood sinema sektörünün  Drakula‘sı kan emici vampirlerin atası olarak popüleritesini her dönem koruyan Kazıklı Voyvoda, kimine göre de, Romanya’nın kurtarıcısı, büyük halk kahramanıdır.

Binlerce masum insana gaddar ve acımasız işkence yaptığı Castelul Bran (Bran Şatosu) duvarları bu zalimliklere şahitlik etmeye devam ediyor. Bran Şatosu‘nu gezdiğinizde o anların korku ve dehşetini hissetmeniz mümkündür.

Türklerin Kazıklı Voyvoda, Macarların”Drakul” yani şeytan, Ulahlar “Çpelpuç” yani cellat ismini verdikleri, acımasız, gaddar, korku ve kandan beslenen Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş, yaşamı boyunca kadın ve Türklere karşı daha zalim bir yöneticiydi.

Eflak Voyvodası Kont Drakula Türklerin verdiği isim ile Kazıklı Voyvoda, tarihin en acımasız en zalim işkenceci yöneticilerindendir.

Türklere karşı kininin nereden geldiği bilinir lakin; kadınlara neden bu gaddarlık içinde olduğu ise hala bilinmezliğini korur Kazıklı Voyvoda‘nın…

Kazıklı Voyvoda‘nın kendisini Türk düşmanı kabul ettirmesine yol açan yaptığı işkenceleri okurken bile insanın uykularını kaçırtıyor.

Kazıklı Voyvoda, sürekli yemekli eğlenceler, ziyafetler düzenleyen bir voyvoda idi. Bu ziyafetler sırasında, yakaladığı Türk esirlerinin ayaklarının alt derilerinin yüzülmesini ve tuzla ovulmasını emrederdi. Bu kadar ile yetinmeyen Kazıklı, keçilere bu tuzlanmış açık yaraları yalatır ve Türk esirlerin çıkardığı aman seslerinden büyük haz alırdı.

Bir hadise daha var ki; birçoğumuz tarafından bilinir.

Günlerden bir gün, Fatih Sultan Mehmet, Kazıklı Voyvoda‘ya uyarı vermek için elçiler gönderir. Kazıklı Voyvoda‘nın huzuruna çıkan Türk elçiler, Türk geleneklerine göre sadece baş selamı verir. Ancak, Eflak’ta selamlama başta ne varsa çıkartılmakla oluyordu. Voyvoda, neden başlarında ki sarıkları çıkarmadıklarını sorunca elçiler, Türk geleneğinde sarık çıkartılmadığını ve hiçbir zamanda çıkartılmayacağını söyleyince Kazıklı, o vakit sizde hiç çıkartmayın deyip sarıkları başlarına çiviletmiştir. Başlarına sarıkları çivilenen elçilere de, bizde töre böyle gidin Sultana ben size boyun eğmeyeceğim sözümü iletin demiş fakat elçiler kan kaybından ölünce bu mesaj Sultana ulaşmamıştı.

Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş‘in Türklere yaptığı zulümleri Osmanlı tarihçileri kayıt altına almış özellikle de Fatih’in tarihçisi Tursun Bey, kendisinden “Haccac” olarak bahseder. Haccac, Emeviler zamanında yaşayan ve iktidarın korunması için yüzbinlerce insanın katledilmesine neden olan zalim hükümdarlardan biridir.

Kazıklı Voyvoda neden kadın düşmanı bilinmez ama kadınlara yönelik görülmemiş gaddarlıkları korkunç ün yapmıştır.

Kadınlara karşı, o kadar acımasız biriydi ki; gömleği kısa ve dar olan köylünün bu şekilde dolaşmasından karısını mesul tutmuş ve bu yüzden kadını kazığa oturtmuştu.

Kazığa oturtmak, en çok kullandığı işkence yöntemlerinden birisiydi. Zaten Türkler arasında Kazıklı Voyvoda olarak anılması bundan dolaydı.

Karısını kazığa oturtan Voyvoda, adamı başka bir kadın ile evlendirmiş… Eğer adama bu şekilde bakmaya devam ederse akıbetinin bunun gibi olacağını söylemiş kadına… Ve kadında korkusundan hayatı boyunca adamın kölesi olmuş.

Eflak’ta evlilik dışı ilişki zinaya karışan kadın olursa cinsel organını kestirirdi. Eğer cinsel organını kestirmez ise, derisini yüzdürüp her yerde teşhir edilmesini emrederdi.

Kazıklı’nın kadınlar için verdiği en küçük ceza ise, meme uçlarının kestirilmesi olarak kayıtlara geçmiştir.

Kazıklı Voyvoda’nın yaşadığı ünlü Bran Şatosu… Kont Drakula’nın şatosu olarak da bilinir.

Kazıklı Voyvoda ve Yaşadığı Şatosu Castelul Bran (Bran Şatosu)

Yazımız içinde de belirtiğimiz gibi dünya çapında gaddarlığı zalimliği ile ün yapmış Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş, nam-ı değer Kazıklı Voyvoda, Romanya’da bazı kesimler tarafından  kahraman olarak görülmektedir. 14. y.y. başlarında Güney Romanya’da ataları ile başlayan yöneticilik maceraları yüzyıla yakın bir zaman dilimini kapsar.

Türk düşmanlığı dedesi Büyük Mircea’nın Türk egemenliği altına girmesi ile başlamıştı. Babası, 1431 yılında Nürnberg’de kiliseye karşı gelenlerle mücadele eden ve Türk düşmanlığı besleyenlerin bir araya geldiği Ejderha Tarikatı’na girmiş ve ülkesine dönünce kendisine Drakul denilmişti. Kazıklı Voyvoda‘ya Drakula (yani Drakul’un oğlu) ismi bundan dolayı verilmiştir.

1456 yılında Eflak boyunu ele geçiren Drakula, soylular (boyarlar) üzerine hakimiyet kurmaya girişti. Soyluları (boyarları), tutuklatarak yaşamı boyunca kullandığı Castelul Bran’ı (Bran Şatosu) inşasında kullanmıştır.

Bran Kalesi/Şatosu (Romence Catelul Bran; Almanca, Törzburg ve Macarca, Törcsvár), Romanya’da Bran yakınlarında ve Braşov’un yakın çevresinde bulunuyor. Şato, Erdel Prensliği ve Eflak sınırları arasında yer alır. Osmanlılara karşı savunma amaçla inşa edilmiştir.  Kale şu anda turistlere açık bir müze olarak hizmet vermekte, Kraliçe Marie tarafından toplanan mobilya ve sanat eserlerini sergilemektedir. Tepenin aşağısında geleneksel Romanya köylülerinin yapılarının sergilendiği bir açık hava müzesi bulunur.

Kazıklı Voyvoda, yaşamı boyunca insanlık tarihinin en gaddar ve acımasız hükümdarı olarak sergilediği korku yöneticiliği Fatih Sultan Mehmet’in bizzat yönettiği Eflak seferi ile son buldu. Fatih’in elinde kaçan Kazıklı, Mcaristan’a sığınmış ve burada 12 yıl tutsak olarak yaşamına devam etmiştir. Macaristan’ın desteği ile tekrar Eflak tahtını ele geçiren Kazıklı Voyvoda Drakula, 2 ay sonra başı gövdesinden ayrılmış vaziyette bir bataklıkta bulunmuştu. Kesik başı Topkapı Sarayı’na götürülmüş, bedeni ise bulunduğu yere gömülmüştü. Lakin, mezarı tekrar açılan Drakula’nın cesedi bulunamamış ve Hollywood karakteri efsanesi dönemi başlamıştır.

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı Bu Şatoda Yaşadı yazımızda Zeynep Dramalı’nın “Tarihi Tersten Okumak” adlı kitabından alıntılar yapılmıştır.

 

Banner
Related Articles

Kazakistan’da 1.200 Petroglifin Arasında Eski Türkçe Yazıt Bulundu: “Er Atım Aba”

10 Haziran 2026

10 Haziran 2026

Kazakistan’ın güneyindeki Burhansay Geçidi’nde, bin yılı aşkın süre önce kayaya kazınmış kısa bir cümle arkeologların dikkatini çekti: “Er Atım Aba.”...

Kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Kudüs yakınlarında 2017 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu. Kilolarca ağırlıkta demir halkalarla...

Eskişehir’de Roma Dönemi Eserler Ele Geçirildi

23 Haziran 2021

23 Haziran 2021

Eskişehir İl Jandarma Komutanlığ ekipleri tarihi eser kaçakçılarına yönelik operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda Roma Dönemi eserler ele geçirildi. DHA’nın verdiği...

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

İnka Dönemi Öncesi Tanrılara Kurban Verilen İnsan Kalıntıları Bulundu

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Kuzey Peru’da bir arkeoloji ekibi, İnka dönemi öncesi bir tapınak çevresinde tanrılara kurban olarak verilen 29 insanın kalıntılarını buldu. İnka...

İlk İnsanlar 300.000 Yıl Önce Ateşi Kullanarak Alet Yapmayı Biliyorlardı!

7 Ekim 2020

7 Ekim 2020

Nature Human Behavior’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, İsrail’in merkezindeki Qesem Mağarası’nda bulunan pişmiş çakmaktaşı aletler, erken homininlerin (ilk insanların)...

Antik Likya Kenti Phaselis’te mahkeme ikinci yürütmeyi durdurma kararı verdi

7 Haziran 2023

7 Haziran 2023

Antik Likya Kenti Phaselis’te yapımı tamamlanma aşamasına gelen Bostanlık ve Alacasu koylarındaki halk plajları için Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge...

Kaçakçılar Roma Antik Kentini Tarumar Ettiler

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Anadolu’nun eşsiz kültürel değerlerini heba eden kaçakçılar bu seferde Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Hisarcıklı Kalesi bölgesinde bulunan Roma döneminden kalma antik...

Avusturya’da 4 bin yıllık iskeletlerde veba gözlemlendi

24 Haziran 2023

24 Haziran 2023

Aşağı Avusturya’da ortaya çıkarılan Tunç Çağı mezar alanındaki iki erkek iskeletinde veba gözlemlendi. 22 ile 27 ve 23-30 yaşları arasında...

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

3000 yıllık çömlek üzerinde nadir Kenan yazıt bulundu

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Geçtiğimiz yıllarda İsrail’de ortaya çıkarılan birçok parçaya ayrılmış çömlek uzmanlar tarafından birleştirildi. 3000 yıl sonra tekrar tümlenen çömlek üzerinde şimdiye...

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

Kofun Anahtar Deliği Mezarları Hakkında Yeni Bilgilere Ulaşılıyor

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

MS 3 ve 7. yüzyıl arasında Japon yönetici ve zengin sınıf üyeleri için yapılan Kofun anahtar deliği mezarları gizemlerini korumaya...

Magnesia kazılarında Zeus Tapınağı’nın Giriş Kapısı Ortaya Çıkarılıyor

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

Efsaneye göre Thessalia’dan gelen Magnetler tarafından kurulmuş olan Magnesia Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nın giriş kapısı ortaya çıkarılmaya başlandı. Aydın ilinin...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]