14 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı ve Onun Şatosu

Acımasızlık, kan ve vahşetin esiri olmuş hükümdarlar tarihin her döneminde olagelmiştir. Yaptığı acımasız ve zalim işkenceler ile adı hiç silinmeyen, Türk ve kadın düşmanlığı ile de tanınan Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş bu hükümdarlardan birisidir.

Hollywood sinema sektörünün  Drakula‘sı kan emici vampirlerin atası olarak popüleritesini her dönem koruyan Kazıklı Voyvoda, kimine göre de, Romanya’nın kurtarıcısı, büyük halk kahramanıdır.

Binlerce masum insana gaddar ve acımasız işkence yaptığı Castelul Bran (Bran Şatosu) duvarları bu zalimliklere şahitlik etmeye devam ediyor. Bran Şatosu‘nu gezdiğinizde o anların korku ve dehşetini hissetmeniz mümkündür.

Türklerin Kazıklı Voyvoda, Macarların”Drakul” yani şeytan, Ulahlar “Çpelpuç” yani cellat ismini verdikleri, acımasız, gaddar, korku ve kandan beslenen Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş, yaşamı boyunca kadın ve Türklere karşı daha zalim bir yöneticiydi.

Eflak Voyvodası Kont Drakula Türklerin verdiği isim ile Kazıklı Voyvoda, tarihin en acımasız en zalim işkenceci yöneticilerindendir.

Türklere karşı kininin nereden geldiği bilinir lakin; kadınlara neden bu gaddarlık içinde olduğu ise hala bilinmezliğini korur Kazıklı Voyvoda‘nın…

Kazıklı Voyvoda‘nın kendisini Türk düşmanı kabul ettirmesine yol açan yaptığı işkenceleri okurken bile insanın uykularını kaçırtıyor.

Kazıklı Voyvoda, sürekli yemekli eğlenceler, ziyafetler düzenleyen bir voyvoda idi. Bu ziyafetler sırasında, yakaladığı Türk esirlerinin ayaklarının alt derilerinin yüzülmesini ve tuzla ovulmasını emrederdi. Bu kadar ile yetinmeyen Kazıklı, keçilere bu tuzlanmış açık yaraları yalatır ve Türk esirlerin çıkardığı aman seslerinden büyük haz alırdı.

Bir hadise daha var ki; birçoğumuz tarafından bilinir.

Günlerden bir gün, Fatih Sultan Mehmet, Kazıklı Voyvoda‘ya uyarı vermek için elçiler gönderir. Kazıklı Voyvoda‘nın huzuruna çıkan Türk elçiler, Türk geleneklerine göre sadece baş selamı verir. Ancak, Eflak’ta selamlama başta ne varsa çıkartılmakla oluyordu. Voyvoda, neden başlarında ki sarıkları çıkarmadıklarını sorunca elçiler, Türk geleneğinde sarık çıkartılmadığını ve hiçbir zamanda çıkartılmayacağını söyleyince Kazıklı, o vakit sizde hiç çıkartmayın deyip sarıkları başlarına çiviletmiştir. Başlarına sarıkları çivilenen elçilere de, bizde töre böyle gidin Sultana ben size boyun eğmeyeceğim sözümü iletin demiş fakat elçiler kan kaybından ölünce bu mesaj Sultana ulaşmamıştı.

Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş‘in Türklere yaptığı zulümleri Osmanlı tarihçileri kayıt altına almış özellikle de Fatih’in tarihçisi Tursun Bey, kendisinden “Haccac” olarak bahseder. Haccac, Emeviler zamanında yaşayan ve iktidarın korunması için yüzbinlerce insanın katledilmesine neden olan zalim hükümdarlardan biridir.

Kazıklı Voyvoda neden kadın düşmanı bilinmez ama kadınlara yönelik görülmemiş gaddarlıkları korkunç ün yapmıştır.

Kadınlara karşı, o kadar acımasız biriydi ki; gömleği kısa ve dar olan köylünün bu şekilde dolaşmasından karısını mesul tutmuş ve bu yüzden kadını kazığa oturtmuştu.

Kazığa oturtmak, en çok kullandığı işkence yöntemlerinden birisiydi. Zaten Türkler arasında Kazıklı Voyvoda olarak anılması bundan dolaydı.

Karısını kazığa oturtan Voyvoda, adamı başka bir kadın ile evlendirmiş… Eğer adama bu şekilde bakmaya devam ederse akıbetinin bunun gibi olacağını söylemiş kadına… Ve kadında korkusundan hayatı boyunca adamın kölesi olmuş.

Eflak’ta evlilik dışı ilişki zinaya karışan kadın olursa cinsel organını kestirirdi. Eğer cinsel organını kestirmez ise, derisini yüzdürüp her yerde teşhir edilmesini emrederdi.

Kazıklı’nın kadınlar için verdiği en küçük ceza ise, meme uçlarının kestirilmesi olarak kayıtlara geçmiştir.

Kazıklı Voyvoda’nın yaşadığı ünlü Bran Şatosu… Kont Drakula’nın şatosu olarak da bilinir.

Kazıklı Voyvoda ve Yaşadığı Şatosu Castelul Bran (Bran Şatosu)

Yazımız içinde de belirtiğimiz gibi dünya çapında gaddarlığı zalimliği ile ün yapmış Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş, nam-ı değer Kazıklı Voyvoda, Romanya’da bazı kesimler tarafından  kahraman olarak görülmektedir. 14. y.y. başlarında Güney Romanya’da ataları ile başlayan yöneticilik maceraları yüzyıla yakın bir zaman dilimini kapsar.

Türk düşmanlığı dedesi Büyük Mircea’nın Türk egemenliği altına girmesi ile başlamıştı. Babası, 1431 yılında Nürnberg’de kiliseye karşı gelenlerle mücadele eden ve Türk düşmanlığı besleyenlerin bir araya geldiği Ejderha Tarikatı’na girmiş ve ülkesine dönünce kendisine Drakul denilmişti. Kazıklı Voyvoda‘ya Drakula (yani Drakul’un oğlu) ismi bundan dolayı verilmiştir.

1456 yılında Eflak boyunu ele geçiren Drakula, soylular (boyarlar) üzerine hakimiyet kurmaya girişti. Soyluları (boyarları), tutuklatarak yaşamı boyunca kullandığı Castelul Bran’ı (Bran Şatosu) inşasında kullanmıştır.

Bran Kalesi/Şatosu (Romence Catelul Bran; Almanca, Törzburg ve Macarca, Törcsvár), Romanya’da Bran yakınlarında ve Braşov’un yakın çevresinde bulunuyor. Şato, Erdel Prensliği ve Eflak sınırları arasında yer alır. Osmanlılara karşı savunma amaçla inşa edilmiştir.  Kale şu anda turistlere açık bir müze olarak hizmet vermekte, Kraliçe Marie tarafından toplanan mobilya ve sanat eserlerini sergilemektedir. Tepenin aşağısında geleneksel Romanya köylülerinin yapılarının sergilendiği bir açık hava müzesi bulunur.

Kazıklı Voyvoda, yaşamı boyunca insanlık tarihinin en gaddar ve acımasız hükümdarı olarak sergilediği korku yöneticiliği Fatih Sultan Mehmet’in bizzat yönettiği Eflak seferi ile son buldu. Fatih’in elinde kaçan Kazıklı, Mcaristan’a sığınmış ve burada 12 yıl tutsak olarak yaşamına devam etmiştir. Macaristan’ın desteği ile tekrar Eflak tahtını ele geçiren Kazıklı Voyvoda Drakula, 2 ay sonra başı gövdesinden ayrılmış vaziyette bir bataklıkta bulunmuştu. Kesik başı Topkapı Sarayı’na götürülmüş, bedeni ise bulunduğu yere gömülmüştü. Lakin, mezarı tekrar açılan Drakula’nın cesedi bulunamamış ve Hollywood karakteri efsanesi dönemi başlamıştır.

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı Bu Şatoda Yaşadı yazımızda Zeynep Dramalı’nın “Tarihi Tersten Okumak” adlı kitabından alıntılar yapılmıştır.

 

Banner
Benzer Yazılar

13-14. Yüzyıllara tarihlenen Kurşun Tablet Eski Bir Litvanya Yazısı İle Yazılmış Olabilir mi?

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Litvanya’nın Vilnius kentindeki Büyük Dükler Sarayı Müzesi’nde, 20 yıl önce keşfedilmesine rağmen hala deşifre edilmemiş bir yazıya sahip, 13-14 yüzyıllara...

Sanatın Müzeye Dönüşmesi mi Yoksa Müze Mimarisinin Sanat Olması mı?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Teshima Japonya’nın İç Denizinde , Naoshima ve Shōdoshima adaları arasında bulunan ve Kagawa Eyaletinin bir parçası olan bir adadır ....

Umman’da 7 Bin Yıllık Sır: Neolitik Topluluklar Köpekbalığı Avlamış

19 Ocak 2026

19 Ocak 2026

Umman’ın bugünkü çöl iç bölgelerinde yaşayan Neolitik toplulukların, yaklaşık 7 bin yıl önce denizlerin en üst yırtıcılarından biri olan köpekbalıklarını...

Arizona’da ABD’ye ait en eski ateşli silah bulundu: Coronado seferiyle bağlantılı 500 yıllık bronz top

28 Kasım 2024

28 Kasım 2024

Arizona’daki bağımsız araştırmacılar, Francisco Vázquez de Coronado’nun 16. yüzyıl keşif gezisine ait bronz bir top ortaya çıkardılar ve bunun kıta...

Yassıtepe Höyük’te 5000 yıllık tanrıça heykelciği bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Yassıtepe Höyük (Yeşilova Höyük) kazılarında bir örneği Midilli Adası’nda rastlanan 10 cm boyunda tanrıça heykelciği bulundu. Pişmiş topraktan yapılmış tanrıça...

“Pera Müzesi’nden Eserler” Google Chrome ile ziyarete açılıyor

31 Mart 2022

31 Mart 2022

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarındaki eserlerden...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Dünya’nın En Eski Tekne Yapım Alanı Bouldnor Cliff

5 Ekim 2020

5 Ekim 2020

İngiltere’nin Wight Adası’ndaki Yarmouth’un 1 km doğusunda bulunan Bouldnor Cliff denizin 11 m. aşağısında bulunmuştur. Batıdan doğuya doğru uzanmakta olan...

Darwin’in Ünlü Hayat Ağacı Taslağıda Dahil Olmak Üzere İki Defteri Kayıp

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi, bir hırsız tarafından Charles Darwin’in ikonik 1837 “Hayat Ağacı” taslağını içeren iki not defterinin çalınmış olabileceğini...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Kınık Höyük’te Demir Çağı’na ait yerleşim alanları ortaya çıkarıldı

30 Ağustos 2022

30 Ağustos 2022

Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı Yeşilyurt köyü yakınlarında Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı dönemi yerleşim katmanlarına sahip Kınık Höyük’te...

Mısırda Güzelliğin Sembolü Kraliçe Nefertiti, Mitanni Prensesi Tadukhipa Olabilir mi?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Kraliçe Nefertiti’nin eski Mitanni Krallığından gelen bir prenses olduğu ve adının aslında prenses Tadukhipa olabileceği bazı bilim insanları tarafından öne...

244 milyonluk kemikli balık fosili keşfedildi

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Bilim insanları, Çin’in doğusundaki Yunnan, Luoping bölgesinde 244 milyon yıllık kemikli balık fosili keşfettiler. Üç Peltoperleidus örneğinin donmuş kalıntıları şimdiye...

Afrika’nın Unutulmuş Krallığı “Kush”

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Sudan’da kurulmuş olan en eski krallıklardan biridir. Bu krallık 5000 yıl önce muhteşem bir krallık kurmuş ve nedense akabinde unutulmuştur....

Persepolis’te Bulunan Görkemli Geçit

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

İranlı araştırmacılar, İran’ın güneyindeki UNESCO tescilli Persepolis yakınlarında güçlü Akameniş İmparatorluğunun (yaklaşık MÖ 550 – 330) kurucusu olan Büyük Kiros’un...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]