22 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Suriye’de Batı Hun İmparatorluğu’na ait yazıt bulundu

Suriye’nin Rakka kenti yakınlarında bulunan Sura Antik Kenti’nde, Batı Hun İmparatorluğu’na ait bilinen en eski yazıt ortaya çıktı.

Suriye’de yaşanan iç savaş ülke topraklarında yer alan birçok arkeolojik sit alanlarını da tehlike altında bırakıyor. Terör örgütü DEAŞ’ın özellikle Palmira Antik Kenti’nde yaptığı çoğu geri dönülmez tahribatlar bunlardan biridir.

DEAŞ’ın sit alanlarında gerçekleştirdikleri ağır tahribat bırakan kazılarda ele geçirdikleri eşsiz eserlerin yasadışı antik eserler piyasasında alım satımı yapılıyor.

2013-2015 yılları arasında Sura Antik Kenti’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan antik bir sütun parçasının üzerindeki yazıtta, Batı Hun İmparatorluğu’nun, kendi yazısıyla bıraktığı bilinen ilk ve en eski izine rastlandı.

Saltaoğlu, “Bu yazıt, Türklerin ‘Hun’ adı altında 4’üncü yüzyılda, Orta Doğu’da bulunmuş olduğuna ilişkin doğrudan bir yazılı kanıt anlamına geliyor.”

Dr. Cengiz Saltaoğlu, Demirören Haber Ajansı’na (DHA) yaptığı açıklamada, yazıtın ilk olarak Paris Üniversitesi’nden, iç savaş ve terör nedeniyle bölgede güvenliğin ortadan kalktığı 2011 yılına dek Sura Antik Kenti’nde kazı çalışmalarına katılan ve bu tarihten sonra oradan ayrılmak zorunda kalan Fransız bilim insanı, Geç Antik Çağ uzmanı Ali Othman tarafından, bölgede antik kentteki DEAŞ yıkımını belgeleyen yerel bağlantılarının kendisine gönderdiği fotoğraflarda fark edildiğini belirtti.

Saltaoğlu, “DEAŞ’tan sonra kentte herhangi bir bilimsel çalışma olmuyor. Bu nedenle araştırmacılar, bölgedeki yerel bağlantılardan Antik Kent’teki durumu kendilerine iletmeleri için yardım istiyorlar. Yerel kişiler de Antik Kent’te olabildiğince, terör ortamında yapabildikleri ölçüde, güvenlik tehdidi altında cep telefonlarıyla görüntülemeler yapıyorlar. Ali Othman, 2013-2015 arasında çekilen fotoğrafları incelerken, 2015 yılında bu fotoğrafların birinde, bir yasadışı kazı çukurunda rastlantı sonucu ortaya çıkmış bir antik sütun kırığında, yani bir sütun parçası üzerinde, bölgede daha önce örneğine rastlanmamış bir yazı sistemiyle olan bir yazıt görüyor” dedi. Yazıt üzerinde yapılan yoğun incelemeler ışığında Türk oyma (runik) yazı sistemine başvuran araştırmacılar, karşılaştırmalar sonucunda yazıtın tarihte Türk oyma yazısının Güney Sibirya, Yenisey bölgesinde kullanıldığı bilinen bir türüyle yazılmış olduğunu saptadı ve yazıtın okunabilmesi için Türklük bilimcilere çağrıda bulundu.

Suriyede bulunan Batı Hun İmparatorluğu yazıtı
Cengiz Saltaoğlu, yazıtta Batı Hun İmparatorluğu’nun komutanlarından Kurçik’in adı geçiyor. Fotoğraf DHA

“YAZITTA, BATI HUN KOMUTANLARINDAN BİRİ YER ALIYOR”

Cengiz Saltaoğlu, yazıtta Batı Hun İmparatorluğu’nun komutanlarından Kurçik’in adının geçtiğini belirtti. Saltaoğlu, “Tabii yazıtta geçen bazı metinsel veriler var, örneğin kişi adı gibi, ‘Apa Kurçik’ diye. Bölgeye 395-396 yıllarında Kafkaslar üzerinden yapılmış Hun akınının önderlerinden birinin adı. Burada ‘Apa’, Batı Hun komutanı Kurçik’in, Eski Türkçede, Orhun yazıtlarında da, ‘yüksek bir rütbe’ anlamında geçen askeri sanına karşılık geliyor. Batı Hun Türkçesi ‘Kurçik’ adı bu akından söz eden eski Batı kaynaklarında, Yunanca uyarlaması ve yazımıyla ‘Kursik’ biçiminde kayıtlı bulunuyor” dedi. Bu yazıtın, Türklerin ‘Hun’ adı altında 4’üncü yüzyılda Orta Doğu’da bulunduğuna ilişkin önemli bir kanıt olduğuna dikkat çeken Saltaoğlu, “Avrupa Hunları’ndan kalmış, şu ana dek açığa çıkmış, bilinen ilk yazıt. Aynı zamanda, Türkçenin şu an için bilinen en eski yazılı belgesi konumunda” diye konuştu.

“BIRAKIR SADIK YOLDAŞLARI ONU HUZURLU UYKUYA”

Saltaoğlu, yazıtın içeriğinden yaptığı çıkarımları ise şöyle değerlendirdi:

“Yazıtın içeriğinden de söz edersem, Kurçik adında, yüksek rütbeli askeri bir kişiliğin, yani, bir Batı Hun komutanının ölümüyle ilgili bir yazıt. ‘Bırakır sadık yoldaşları (onu) huzurlu uykuya’ diye bir içeriği var komutan Kurçik için. O çağda, Orta Doğuya Kafkaslar üzerinden inen 395-396 Batı, yani, Avrupa Hunları akını sırasında oradaki çatışmalarda ölüp oraya gömülmüş bir Hun komutanı (olasılıkla, bu akından söz eden tarihsel kaynaklardaki Hun başbuğu Kursik) olduğunu düşünüyorum yazıtın içeriğine bakarak. Yazıtın, en son fotoğraflarının çekildiği 2013-2015 yılından sonra varlığını koruyup korumadığı henüz bilinemiyor çünkü henüz bölgeye araştırmacılar ve kazıbilimciler girip çalışamadılar. Büyük olasılıkla hala antik kentte duruyordur fakat bir biçimde ve bir nedenle yok edilmiş olsaydı bile, artık belgelenmiş olduğu için, bilim dünyası ve bizim açımızdan var olan, gerçek olan ve olacak bir yazıt.”

Kaynak: Vahdet AYAZ-Aslı DURAN, (DHA)

Banner
Benzer Yazılar

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

Antik Pompeii Kentinde Bulunan Zengin Adam ve Kölesi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

İtalyan Kültür Bakanlığı, antik Pompeii kentinde Vezüv patlaması sırasında yanarak ölen iki kişinin kalıntılarına ulaşıldığı bilgisini verdi. Pompeii Antik kentinde...

Orta Çağ Avrupası savaş atları şaşırtıcı büyüklüğe sahipti

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Orta Çağ Avrupası krallıklarının savaşlarda kullandığı atların heybetli görünüşe sahip olduğu düşünülür. Güçlü yapılı atlar uzun boylu ve yerden oldukça...

İspanya’nın Tossal de La Cala kalesinde 2.000 yıllık kayaya oyulmuş bir yüz keşfedildi

21 Mayıs 2023

21 Mayıs 2023

Arkeologlar, İspanya’nın doğu kıyısındaki Benidorm’daki bir Roma kalesi olan Toscal De La Cala’da kayaya oyulmuş bir yüz keşfettiler. Alicante Üniversitesi’nden...

Kültür Bakanlığı’ndan Müze Severlere İyi Haber…

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Teknolojinin gelişmesi her alanda olduğu gibi kültür alanında da değişimin itici gücü oldu. Bu değişimlerin birisi olan Kültür ve Turizm...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

3300 yıllık Hitit Altın İşlemeli Bilezik Çorum Müzesi’nde Sergileniyor

28 Mart 2022

28 Mart 2022

Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyünde bir çiftçinin tarlasını sürerken bulduğu 3300 yıllık Hitit altın işlemeli bilezik Çorum Müzesi’nde sergileniyor....

Deprem, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütununu yıktı

12 Şubat 2023

12 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremde etkilenen kültürel varlıklardan birisi de Adıyaman Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütunu oldu. Kommagene Krallığı...

İstanbul’da Yüzlerce Tarihi Eser Ele Geçirildi

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

İstanbul’da tarihi eser kaçakçılarına karşı belirlenen adreslere düzenlenen operasyonlarda 255’i sikke, 160’ı çeşitli form ve biçimlerde toplam 415 tarihi eser...

Çin’de 80 milyon yıl öncesine ait ‘dinozor dans pisti’ bulundu

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Çin’de araştırmacılar, literatürde “dinozor dans pisti” olarak tanımlanan 1.600 metrekarelik bir alanda birçok dinozor ayak izi buldular. Dinozor dans pistinde...

Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde Sergileniyor

17 Eylül 2021

17 Eylül 2021

Mısır inancında ölen kişiye öbür alemde hizmet etmesi için yanına konulan Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açıldı. Mısır Uşabti...

Rutland’daki Ünlü Roma Mozaiğinde Truva Savaşı’nın “Kayıp” Bir Anlatısı Ortaya Çıktı

11 Aralık 2025

11 Aralık 2025

İngiltere’nin Rutland bölgesinde 2020 yılında keşfedilen ve o günden bu yana ülkenin en önemli Roma buluntularından biri olarak kabul edilen...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]