11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Suriye’de Batı Hun İmparatorluğu’na ait yazıt bulundu

Suriye’nin Rakka kenti yakınlarında bulunan Sura Antik Kenti’nde, Batı Hun İmparatorluğu’na ait bilinen en eski yazıt ortaya çıktı.

Suriye’de yaşanan iç savaş ülke topraklarında yer alan birçok arkeolojik sit alanlarını da tehlike altında bırakıyor. Terör örgütü DEAŞ’ın özellikle Palmira Antik Kenti’nde yaptığı çoğu geri dönülmez tahribatlar bunlardan biridir.

DEAŞ’ın sit alanlarında gerçekleştirdikleri ağır tahribat bırakan kazılarda ele geçirdikleri eşsiz eserlerin yasadışı antik eserler piyasasında alım satımı yapılıyor.

2013-2015 yılları arasında Sura Antik Kenti’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan antik bir sütun parçasının üzerindeki yazıtta, Batı Hun İmparatorluğu’nun, kendi yazısıyla bıraktığı bilinen ilk ve en eski izine rastlandı.

Saltaoğlu, “Bu yazıt, Türklerin ‘Hun’ adı altında 4’üncü yüzyılda, Orta Doğu’da bulunmuş olduğuna ilişkin doğrudan bir yazılı kanıt anlamına geliyor.”

Dr. Cengiz Saltaoğlu, Demirören Haber Ajansı’na (DHA) yaptığı açıklamada, yazıtın ilk olarak Paris Üniversitesi’nden, iç savaş ve terör nedeniyle bölgede güvenliğin ortadan kalktığı 2011 yılına dek Sura Antik Kenti’nde kazı çalışmalarına katılan ve bu tarihten sonra oradan ayrılmak zorunda kalan Fransız bilim insanı, Geç Antik Çağ uzmanı Ali Othman tarafından, bölgede antik kentteki DEAŞ yıkımını belgeleyen yerel bağlantılarının kendisine gönderdiği fotoğraflarda fark edildiğini belirtti.

Saltaoğlu, “DEAŞ’tan sonra kentte herhangi bir bilimsel çalışma olmuyor. Bu nedenle araştırmacılar, bölgedeki yerel bağlantılardan Antik Kent’teki durumu kendilerine iletmeleri için yardım istiyorlar. Yerel kişiler de Antik Kent’te olabildiğince, terör ortamında yapabildikleri ölçüde, güvenlik tehdidi altında cep telefonlarıyla görüntülemeler yapıyorlar. Ali Othman, 2013-2015 arasında çekilen fotoğrafları incelerken, 2015 yılında bu fotoğrafların birinde, bir yasadışı kazı çukurunda rastlantı sonucu ortaya çıkmış bir antik sütun kırığında, yani bir sütun parçası üzerinde, bölgede daha önce örneğine rastlanmamış bir yazı sistemiyle olan bir yazıt görüyor” dedi. Yazıt üzerinde yapılan yoğun incelemeler ışığında Türk oyma (runik) yazı sistemine başvuran araştırmacılar, karşılaştırmalar sonucunda yazıtın tarihte Türk oyma yazısının Güney Sibirya, Yenisey bölgesinde kullanıldığı bilinen bir türüyle yazılmış olduğunu saptadı ve yazıtın okunabilmesi için Türklük bilimcilere çağrıda bulundu.

Suriyede bulunan Batı Hun İmparatorluğu yazıtı
Cengiz Saltaoğlu, yazıtta Batı Hun İmparatorluğu’nun komutanlarından Kurçik’in adı geçiyor. Fotoğraf DHA

“YAZITTA, BATI HUN KOMUTANLARINDAN BİRİ YER ALIYOR”

Cengiz Saltaoğlu, yazıtta Batı Hun İmparatorluğu’nun komutanlarından Kurçik’in adının geçtiğini belirtti. Saltaoğlu, “Tabii yazıtta geçen bazı metinsel veriler var, örneğin kişi adı gibi, ‘Apa Kurçik’ diye. Bölgeye 395-396 yıllarında Kafkaslar üzerinden yapılmış Hun akınının önderlerinden birinin adı. Burada ‘Apa’, Batı Hun komutanı Kurçik’in, Eski Türkçede, Orhun yazıtlarında da, ‘yüksek bir rütbe’ anlamında geçen askeri sanına karşılık geliyor. Batı Hun Türkçesi ‘Kurçik’ adı bu akından söz eden eski Batı kaynaklarında, Yunanca uyarlaması ve yazımıyla ‘Kursik’ biçiminde kayıtlı bulunuyor” dedi. Bu yazıtın, Türklerin ‘Hun’ adı altında 4’üncü yüzyılda Orta Doğu’da bulunduğuna ilişkin önemli bir kanıt olduğuna dikkat çeken Saltaoğlu, “Avrupa Hunları’ndan kalmış, şu ana dek açığa çıkmış, bilinen ilk yazıt. Aynı zamanda, Türkçenin şu an için bilinen en eski yazılı belgesi konumunda” diye konuştu.

“BIRAKIR SADIK YOLDAŞLARI ONU HUZURLU UYKUYA”

Saltaoğlu, yazıtın içeriğinden yaptığı çıkarımları ise şöyle değerlendirdi:

“Yazıtın içeriğinden de söz edersem, Kurçik adında, yüksek rütbeli askeri bir kişiliğin, yani, bir Batı Hun komutanının ölümüyle ilgili bir yazıt. ‘Bırakır sadık yoldaşları (onu) huzurlu uykuya’ diye bir içeriği var komutan Kurçik için. O çağda, Orta Doğuya Kafkaslar üzerinden inen 395-396 Batı, yani, Avrupa Hunları akını sırasında oradaki çatışmalarda ölüp oraya gömülmüş bir Hun komutanı (olasılıkla, bu akından söz eden tarihsel kaynaklardaki Hun başbuğu Kursik) olduğunu düşünüyorum yazıtın içeriğine bakarak. Yazıtın, en son fotoğraflarının çekildiği 2013-2015 yılından sonra varlığını koruyup korumadığı henüz bilinemiyor çünkü henüz bölgeye araştırmacılar ve kazıbilimciler girip çalışamadılar. Büyük olasılıkla hala antik kentte duruyordur fakat bir biçimde ve bir nedenle yok edilmiş olsaydı bile, artık belgelenmiş olduğu için, bilim dünyası ve bizim açımızdan var olan, gerçek olan ve olacak bir yazıt.”

Kaynak: Vahdet AYAZ-Aslı DURAN, (DHA)

Banner
Related Articles

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet...

Nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya çıkarıldı

12 Ağustos 2023

12 Ağustos 2023

Roma medeniyeti ile özdeşleşen birbirinden güzel ve ilginç taban mozaiklerin içinde nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya...

Hindistan’ın İndus Vadisi bölgesindeki Rakhi Garhi’de 5000 yıllık Kuyumcu Atölyesi bulundu

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Hindistan Arkeoloji Araştırmaları (ASI), İndus Vadisi’nin en eski bölgelerinden biri olan Haryana’nın Rakhigarhi köyünde 5000 yıllık bir kuyumcu atölyesinin kalıntılarını...

Unutulmuş Bir İmparatorluğun Başkenti “Karakurum”

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Karakurum şimdilerde sadece bir sit alanı olsa da bir zamanlar Dünya’yı kasıp kavuran Moğolların başkentiydi. Karakurum bizim çok da yabancı...

Son kazılar Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor

14 Ocak 2023

14 Ocak 2023

Muğla’nın Milas ilçesinde devam eden kurtarma kazıları, 4 bin yıllık geçmişe sahip Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor. Milas ilçesinde...

İkinci Dünya Savaşında “Ölüm Vadisi” Olarak Adlandırılan yerde Kemikler ve Mermiler Bulundu

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Polonya’da İkinci Dünya Savaşı sırasında toplu bir infaz yerini araştırmakta olan  araştırmacılar, Alman ölüm birliklerinin cesetleri ateşe vermeden önce binlerce...

Bilim insanları 45.000 yıl önce gelişmiş bir maddi kültürün kanıtlarını buldular

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Çok uluslu bir araştırma ekibi, Nature Ecology & Evolution dergisinde, yaklaşık 45.000 yıl önce Çin’de gelişmiş bir maddi kültürün varlığına...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

‘Kuzey’in Pompeii’si olarak bilinen Claterna’da eşsiz mücevherler bulundu

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

İtalyan arkeologlar, ‘Kuzey’in Pompeii’si olarak bilinen antik Roma bölgesi Claterna’da devam eden kazılarda eşsiz 50 mücevher ortaya çıkardılar. Mücevherler ile...

Çin’de 170 milyon yıllık bir çiçek fosili keşfedildi

28 Mart 2023

28 Mart 2023

Çinli araştırmacılar, 170 milyon yıl öncesine dayanan bir çiçek fosili keşfettiler. Nanjing Jeoloji ve Paleontoloji Enstitüsü ve Çin Bilimler Akademisi...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

4 Eylül 2021

4 Eylül 2021

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın...

Arkeologlar “Polonya Piramitleri” ile Bağlantılı Eski Yerleşimleri Keşfediyor

7 Mart 2021

7 Mart 2021

Yapıların enteresan karakterleri nedeniyle polonya Piramitleri olarak anılan megalitik mezarları yapan kişilere ait yerleşim yerleri uzun bir süredir araştırmacıların dikkatini...

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Aztekler, Tlaloc Dağı’nda kurdukları gözlemevi ile tarım takvimi oluşturdular

6 Ocak 2023

6 Ocak 2023

Yerleşik hayatta geçen insan grupları tarım ve hayvancılıkta en üst rekolteyi alabilmek, artan nüfusu besleyebilmek için doğa olaylarını ve zamanını...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]