10 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Suriye’de Batı Hun İmparatorluğu’na ait yazıt bulundu

Suriye’nin Rakka kenti yakınlarında bulunan Sura Antik Kenti’nde, Batı Hun İmparatorluğu’na ait bilinen en eski yazıt ortaya çıktı.

Suriye’de yaşanan iç savaş ülke topraklarında yer alan birçok arkeolojik sit alanlarını da tehlike altında bırakıyor. Terör örgütü DEAŞ’ın özellikle Palmira Antik Kenti’nde yaptığı çoğu geri dönülmez tahribatlar bunlardan biridir.

DEAŞ’ın sit alanlarında gerçekleştirdikleri ağır tahribat bırakan kazılarda ele geçirdikleri eşsiz eserlerin yasadışı antik eserler piyasasında alım satımı yapılıyor.

2013-2015 yılları arasında Sura Antik Kenti’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan antik bir sütun parçasının üzerindeki yazıtta, Batı Hun İmparatorluğu’nun, kendi yazısıyla bıraktığı bilinen ilk ve en eski izine rastlandı.

Saltaoğlu, “Bu yazıt, Türklerin ‘Hun’ adı altında 4’üncü yüzyılda, Orta Doğu’da bulunmuş olduğuna ilişkin doğrudan bir yazılı kanıt anlamına geliyor.”

Dr. Cengiz Saltaoğlu, Demirören Haber Ajansı’na (DHA) yaptığı açıklamada, yazıtın ilk olarak Paris Üniversitesi’nden, iç savaş ve terör nedeniyle bölgede güvenliğin ortadan kalktığı 2011 yılına dek Sura Antik Kenti’nde kazı çalışmalarına katılan ve bu tarihten sonra oradan ayrılmak zorunda kalan Fransız bilim insanı, Geç Antik Çağ uzmanı Ali Othman tarafından, bölgede antik kentteki DEAŞ yıkımını belgeleyen yerel bağlantılarının kendisine gönderdiği fotoğraflarda fark edildiğini belirtti.

Saltaoğlu, “DEAŞ’tan sonra kentte herhangi bir bilimsel çalışma olmuyor. Bu nedenle araştırmacılar, bölgedeki yerel bağlantılardan Antik Kent’teki durumu kendilerine iletmeleri için yardım istiyorlar. Yerel kişiler de Antik Kent’te olabildiğince, terör ortamında yapabildikleri ölçüde, güvenlik tehdidi altında cep telefonlarıyla görüntülemeler yapıyorlar. Ali Othman, 2013-2015 arasında çekilen fotoğrafları incelerken, 2015 yılında bu fotoğrafların birinde, bir yasadışı kazı çukurunda rastlantı sonucu ortaya çıkmış bir antik sütun kırığında, yani bir sütun parçası üzerinde, bölgede daha önce örneğine rastlanmamış bir yazı sistemiyle olan bir yazıt görüyor” dedi. Yazıt üzerinde yapılan yoğun incelemeler ışığında Türk oyma (runik) yazı sistemine başvuran araştırmacılar, karşılaştırmalar sonucunda yazıtın tarihte Türk oyma yazısının Güney Sibirya, Yenisey bölgesinde kullanıldığı bilinen bir türüyle yazılmış olduğunu saptadı ve yazıtın okunabilmesi için Türklük bilimcilere çağrıda bulundu.

Suriyede bulunan Batı Hun İmparatorluğu yazıtı
Cengiz Saltaoğlu, yazıtta Batı Hun İmparatorluğu’nun komutanlarından Kurçik’in adı geçiyor. Fotoğraf DHA

“YAZITTA, BATI HUN KOMUTANLARINDAN BİRİ YER ALIYOR”

Cengiz Saltaoğlu, yazıtta Batı Hun İmparatorluğu’nun komutanlarından Kurçik’in adının geçtiğini belirtti. Saltaoğlu, “Tabii yazıtta geçen bazı metinsel veriler var, örneğin kişi adı gibi, ‘Apa Kurçik’ diye. Bölgeye 395-396 yıllarında Kafkaslar üzerinden yapılmış Hun akınının önderlerinden birinin adı. Burada ‘Apa’, Batı Hun komutanı Kurçik’in, Eski Türkçede, Orhun yazıtlarında da, ‘yüksek bir rütbe’ anlamında geçen askeri sanına karşılık geliyor. Batı Hun Türkçesi ‘Kurçik’ adı bu akından söz eden eski Batı kaynaklarında, Yunanca uyarlaması ve yazımıyla ‘Kursik’ biçiminde kayıtlı bulunuyor” dedi. Bu yazıtın, Türklerin ‘Hun’ adı altında 4’üncü yüzyılda Orta Doğu’da bulunduğuna ilişkin önemli bir kanıt olduğuna dikkat çeken Saltaoğlu, “Avrupa Hunları’ndan kalmış, şu ana dek açığa çıkmış, bilinen ilk yazıt. Aynı zamanda, Türkçenin şu an için bilinen en eski yazılı belgesi konumunda” diye konuştu.

“BIRAKIR SADIK YOLDAŞLARI ONU HUZURLU UYKUYA”

Saltaoğlu, yazıtın içeriğinden yaptığı çıkarımları ise şöyle değerlendirdi:

“Yazıtın içeriğinden de söz edersem, Kurçik adında, yüksek rütbeli askeri bir kişiliğin, yani, bir Batı Hun komutanının ölümüyle ilgili bir yazıt. ‘Bırakır sadık yoldaşları (onu) huzurlu uykuya’ diye bir içeriği var komutan Kurçik için. O çağda, Orta Doğuya Kafkaslar üzerinden inen 395-396 Batı, yani, Avrupa Hunları akını sırasında oradaki çatışmalarda ölüp oraya gömülmüş bir Hun komutanı (olasılıkla, bu akından söz eden tarihsel kaynaklardaki Hun başbuğu Kursik) olduğunu düşünüyorum yazıtın içeriğine bakarak. Yazıtın, en son fotoğraflarının çekildiği 2013-2015 yılından sonra varlığını koruyup korumadığı henüz bilinemiyor çünkü henüz bölgeye araştırmacılar ve kazıbilimciler girip çalışamadılar. Büyük olasılıkla hala antik kentte duruyordur fakat bir biçimde ve bir nedenle yok edilmiş olsaydı bile, artık belgelenmiş olduğu için, bilim dünyası ve bizim açımızdan var olan, gerçek olan ve olacak bir yazıt.”

Kaynak: Vahdet AYAZ-Aslı DURAN, (DHA)

Banner
Related Articles

Ukrayna, Rus kuvvetlerinin Melitopol Müzesi’nden İskit hazinelerini çaldığını iddia ediyor

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Ukrayna Başsavcılığı, Rus birliklerinin Melitopol Yerel Tarih Müzesi’nde saklanan eski İskit altını ve diğer tarihi ve kültürel değerli eşyaları çaldığını...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti ödenek yetersizliğinden kazılamıyor

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposluk merkezi olan İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti’nde 2013 yılında başlayan kazı çalışmalarına ödenek yetersizliğinden devam...

Esna Tapınağı’nın tavanında canlı renklerde 46 kartal ortaya çıktı

16 Mayıs 2022

16 Mayıs 2022

Mısır’da Luksor’un 35 mil güneyinde, Nil’in batı kıyısında bulunan Esna Tapınağı’nda Alman/Mısır uzmanlarının yaptıkları restorasyon çalışmaları sırasında tapınak kompleksinin bir...

Çin’de bulunan eyer, şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski eyer olabilir

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

Uluslararası bir arkeolog ekibi, Çin’deki bir kazı alanında eyer ortaya çıkardılar. Uzmanlara göre bulunan eyer, şimdiye kadar bilinen en eski...

Neandertaller Zamanında Savaş: Türümüzün 100.000 Yıldan Fazla Bir Süre Üstünlük İçin Nasıl Savaştığı

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yaklaşık 600.000 yıl önce insanlık ikiye bölündü. Bir grup Afrika’da kaldı ve bize dönüştü. Diğeri karadan Asya’ya, ardından Avrupa’ya geçti...

Hırvatistan’ın Split Şehrine Bağlı Manuš Bölgesinde Antik Roma Pazarı Bulundu!

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Tarihçi ve arkeolog Luka Jelić 1897 gibi erken bir tarihte antik yerleşiminin Diocletianus Sarayı’nın inşasından önce Split bölgesinde var olduğu...

Failaka Adası’nda 4.000 Yıllık Yeni Bir Dilmun Tapınağı Daha Keşfedildi

28 Ekim 2025

28 Ekim 2025

Kuveyt’in kuzeydoğusundaki Failaka Adası’nda, Bronz Çağı’na ait 4.000 yıllık bir Dilmun tapınağı gün yüzüne çıkarıldı. Keşif, 2025 kazı sezonunda Kuveyt-Danimarka...

Gre Fılla Höyüğü buluntuları bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösteriyor

4 Ağustos 2022

4 Ağustos 2022

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesindeki Gre Fılla Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntular bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösterdi. Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem’de...

Orta Çağ’da Veba Doktorları ve İlginç Üniformaları

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Kara veba tarihin en ölümcül salgınıydı ve sadece birkaç yılda 25 milyon Avrupalıyı yok etti. Yönetimdekiler çaresizlikten  ikinci sınıf ve...

Saqqara nekropolünde 4.000 yıllık beş mezar keşfedildi

19 Mart 2022

19 Mart 2022

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, Kahire’nin güneybatısındaki Saqqara nekropolünde 4 bin yıllık beş antik mezarın keşfedildiğini duyurdu. Bakanlık açıklamasında...

Çatalhöyük’te bulunan iskeletler üzerinde yapılan yeni bir çalışma ilginç bulgular ortaya çıkardı

18 Mart 2022

18 Mart 2022

Anadolu’da Erken Neolitik Çağ’ın ilk yerleşik düzen kültürüne ev sahipliği yapan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda ele geçen iskeletler üzerinde gerçekleştirilen yeni...

Eski Kudüs ametist mührü üzerinde tasvir edilen nadir “balsam ağacı”

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Kudüs’ün Eski Şehri’nde çalışan arkeologlar, İkinci Tapınak’ta, tütsü ve Kleopatra’nın parfümü için kullanılan bir bitkinin, (balsam ağacı) en eski tasviri...

Kudüs Tepeleri’nde Roma dönemi nekromansi kanıtları; yağ lambaları, mızrak uçları ve kafatasları

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Kudüs Tepeleri’ndeki Te’omim Mağarası, bir zamanlar insanların gelecek hakkında bilgi edinme umuduyla ölülerle iletişim kurduğu yer olarak hizmet etmiş olabilir....

Türklerin Moğolistan’daki Göbeklitepesi Hüys Tolgoy Yazıtı

20 Mart 2022

20 Mart 2022

İlk dönem Türk Kaganlık tarihini çoğunlukla Çin yazılı kaynaklarından öğrenmekteyiz. Çin kaynaklarının haricinde az sayıda Türklere ait yazılı kaynaklarda bulunmaktadır....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]