21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Nasıl Düştü?

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi.

Halk bütün bunların sonucu olarak ağır vergiler altında ezilmekteydi. Hem içte hem de dışta mücadele etmek zorunda kalan İmparatorluk kavimler göçünün yaratacağı etkileri de önceden kestirebilme kabiliyetine sahip değildi.

Sasaniler gibi güçlü bir düşmanın yanı sıra kuzey ve batı sınırlarında Kavimler Göçü ile gelen saldırılarla da uğraşmak zorunda kalmışlardı. Birçok cephede birden savaşmak zorunda kalan Roma İmparatorluğu’nun aldığı tedbirler ise onu kurtarmaya yetmemiştir.

İmparator Theodosius ölümünden kısa bir süre önce (395) imparatorluğu iki oğlu arasında doğu ve batı olarak taksim etmiştir. Her ne kadar devletin bütünlüğü fikrinden vazgeçilmemiş olsa da bu durum Roma İmparatorluğu’nun kesin olarak ikiye ayrılmasına neden olmuştur.

Bu dönemde Romalılar Hz. İsa’nın tanrı ve insan vasıflarıyla ilgili olarak farklı görüşler nedeniyle anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Bir yanda Hz. İsa’nın tanrı ve insan vasıflarının ayrı özellikler olduğunu savunan Arius mezhebi diğer yandan bu vasıfların birbirinden ayrılmaz olduğunu savunan monoteist mezhebi birbiriyle şiddetli çatışmalar içindeydi.

Kavimler göçünün etkilerinden Batı Roma Doğu Roma’ya göre daha fazla etkilenmiştir. Böyle bir ortamda Batıyı idare eden I. Valentinianus ile doğuyu idare eden kardeşi Valens arasında dini bakımdan zıtlık olması da imparatorluğun doğusu ile batısı arasında bağların gevşemesine neden olmuştur. Bu dönemde daha üstün olan doğunun dayanmasına karşılık batı bu saldırılar ile yıkılma sürecine girmiştir.

Roma İmparatorluğu

Saksonlar’ın Britanya’ya saldırmaları, Alamanlar’ın Ren ve Neckar nehirlerini ele geçirme çabaları, Sarmatlarla Tuna bölgesinde yapılan şiddetli çatışmalar ve Gotların Tuna civarında görülmeleri gibi olaylar, imparatorlukta yaşanacak olan büyük buhranın habercisi olmuştur. Gotlar imparatorluk içerisinde tahribe başlamış ve bunlara Hunların katılmasıyla birlikte bütün Trakya barbarlar ile dolup taşmıştır.

Bunun üzerine Valens düşmanları ile Edirne yakınlarında karşılaşmış ve 9 Ağustos 398’de Edirne savaşı adı verilen savaş ile Ostrogotlar tarafından desteklenen Vizigotlar’ın saldırılarıyla Roma ordusu bozguna uğramış, İmparator Valens bu savaşta ölmüştür.

Vizigotlar bu zaferden sonra Trakya’yı yağmalamışlar ve Peloponnes’e (Mora Yarımadası) doğru gitmişlerdir. Hunlar ise bugünkü Macaristan’a giderek Batı Avrupa’nın istilasına başlamışlardır.

Doğu Roma ise bu durumda Gotlarla anlaşma yolunu seçmiştir. Ostrogotlar Tuna Nehri’nin güneybatısına, Vizigotlar ise Trakya’nın kuzey kesimine yerleştirilmişlerdir. Böylece Germen tehlikesinin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak bu paralı askerlerin ücretleri Doğu Roma için sorun teşkil edecektir.

Roma İmparatorluğunun Batı ve Doğu olarak ikiye bölünmesi. (395)

Tüm bunlarla birlikte Batı Roma İmparatorluğunun sadece dışardan gelen saldırılarla yıkıldığını söylemek yanlış olur. Çünkü içerde süren uzun zamandır içten içe devleti yıkılmaya sürükleyen etkenler de mevcuttu. İktidarı ele geçirmek isteyen Romalı gaspçılarda vardı. İktidarı sürekli tehdit eden bu darbeciler Batı Roma için daha fazla tehlike arz ediyorlardı.
Merkezi bir devlet olmadan, Batı’nın çoğu bölgesinde artık vergiler düzenli olarak toplanmıyordu, bu da orduyu etkiledi. Azalan vergi geliri, Roma’nın barbarların aldığı toprakları geri almak için yeterli lejyon toplamasını giderek zorlaştırdı.

Batı Roma İmparatorluğu, çeşitli vilayetlere bölünmeden sonraki yıllar içinde ekonomik ve siyasi bakımsızlıktan muzdaripken parçalandı. 476 yılında Germen lider Odoaker’in, Batı Roma’nın son imparatoru Romulus Augustus’u tahtından indirip kendini imparator ilan etmesi, Batı Roma İmparatorluğu’nun sonunu hazırlamıştır.

Bizanslıları Romalılardan ayrı insanlar ve devletler olarak görme eğiliminde olsak da, Doğu Roma imparatorluğu yani Bizanslılar kendilerine” Romanoi “adını vermişlerdi ve kendilerini Roma vatandaşı olarak görmektelerdi.

Bu arada Doğu Roma İmparatorluğu birkaç yüzyıl boyunca nispeten refah içindeydi.

Kaynak: ÇAPAN, F., GÜVENÇ, B. “Kavimler Göçü ve Batı Roma İmparatorluğu’nun Çöküşü” 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum, Cilt 6 Sayı 18 Kış 2017

Banner
Related Articles

Amerika’da bilinen en eski ok uçları keşfedildi

25 Aralık 2022

25 Aralık 2022

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden arkeologlar, Idaho’da daha önce Amerika’da keşfedilenlerden binlerce yıl daha eski ok uçları keşfettiler. Bu keşif, ilk insanların...

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Michelangelo’nun Gizli Odası halka açılıyor

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Michelangelo’nun 1530’da siyasi düşmanlarından saklandığı söylenen oda halka açılıyor. Michelangelo’nun Gizli Odası kırk sekiz yıl önce keşfedilmişti. San Lorenzo Bazilikası’nın...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

Tutankhamon’un hazinesi İstanbul’a geliyor

22 Aralık 2022

22 Aralık 2022

Tüm dünyada ziyaretçi rekorları kıran ünlü Firavun Tutankhamon’un hazinesi İstanbul’a geliyor. 3300 yıldan uzun bir süre önce 9 yaşında tahta...

Afrika dışında en eski ikinci insan iskeleti keşfedildi

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

İsrailli ve Amerikalı araştırmacılardan oluşan uluslararası bir grup, İsrail’in Ürdün Vadisi’nde 1,5 milyon yıl öncesine dayanan bir insan omurunu ortaya...

Gizliliği Kaldırılan CIA Uydu Casus Programı, Kayıp Antik Roma Kalelerini Ortaya Çıkardı

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Arkeologlar, Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) gizliliği kaldırılmış bir uydu casusluk programından alınan görüntüleri kullanarak antik imparatorluğun sınırlarını yeniden çizen “devasa”...

Arkeologlar, Nimrud’daki Asur Ninurta Tapınağı’nın içinde dikkat çekici şekilde korunmuş tapınaklar keşfettiler

1 Ocak 2025

1 Ocak 2025

Penn Müzesi’nin Iraklı arkeologlarla işbirliği yaparak yürüttüğü Nimrud’daki son arkeolojik çalışma, Irak’ın kuzeyindeki Nimrud antik kentinde yaklaşık 2.600 yıl önce...

Kültür Bakanlığı’ndan Müze Severlere İyi Haber…

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Teknolojinin gelişmesi her alanda olduğu gibi kültür alanında da değişimin itici gücü oldu. Bu değişimlerin birisi olan Kültür ve Turizm...

Kral VIII. Henry’nin Talihsiz Eşleri Adına Basılmış Altın Sikkeler Bulundu

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

British Museum bu yılki, çoğunluğu ülkenin metal arama meraklıları tarafından yapılan Taşınabilir Eski Eserler Planına (PAS) kayıtlı keşiflerin ayrıntılarını açıkladı....

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Hintli Arkeologlar Bilinen En Eski Kadın Lider Eğitim Manastırını Keşfetti

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

Hindistan’ın Bihar eyaletindeki arkeologlar, 11. ve 12 yy. kadınlar için yapılmış olduklarına inandıkları bir manastır keşfettiler. Antik manastır yerleşim yerlerinden...

İsveç’in 7000 yaşındaki “kadın şamanı” nasıl canlandırıldı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

1980’lerin başında Trelleborg yakınlarındaki Skateholm arkeolojik alanında Mezar XXII’nin kazımı sırasında bulunan “kadın şamanı” canlandırıldı. Mezar XXII alanın kazımında MÖ...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]