4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Nasıl Düştü?

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi.

Halk bütün bunların sonucu olarak ağır vergiler altında ezilmekteydi. Hem içte hem de dışta mücadele etmek zorunda kalan İmparatorluk kavimler göçünün yaratacağı etkileri de önceden kestirebilme kabiliyetine sahip değildi.

Sasaniler gibi güçlü bir düşmanın yanı sıra kuzey ve batı sınırlarında Kavimler Göçü ile gelen saldırılarla da uğraşmak zorunda kalmışlardı. Birçok cephede birden savaşmak zorunda kalan Roma İmparatorluğu’nun aldığı tedbirler ise onu kurtarmaya yetmemiştir.

İmparator Theodosius ölümünden kısa bir süre önce (395) imparatorluğu iki oğlu arasında doğu ve batı olarak taksim etmiştir. Her ne kadar devletin bütünlüğü fikrinden vazgeçilmemiş olsa da bu durum Roma İmparatorluğu’nun kesin olarak ikiye ayrılmasına neden olmuştur.

Bu dönemde Romalılar Hz. İsa’nın tanrı ve insan vasıflarıyla ilgili olarak farklı görüşler nedeniyle anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Bir yanda Hz. İsa’nın tanrı ve insan vasıflarının ayrı özellikler olduğunu savunan Arius mezhebi diğer yandan bu vasıfların birbirinden ayrılmaz olduğunu savunan monoteist mezhebi birbiriyle şiddetli çatışmalar içindeydi.

Kavimler göçünün etkilerinden Batı Roma Doğu Roma’ya göre daha fazla etkilenmiştir. Böyle bir ortamda Batıyı idare eden I. Valentinianus ile doğuyu idare eden kardeşi Valens arasında dini bakımdan zıtlık olması da imparatorluğun doğusu ile batısı arasında bağların gevşemesine neden olmuştur. Bu dönemde daha üstün olan doğunun dayanmasına karşılık batı bu saldırılar ile yıkılma sürecine girmiştir.

Roma İmparatorluğu

Saksonlar’ın Britanya’ya saldırmaları, Alamanlar’ın Ren ve Neckar nehirlerini ele geçirme çabaları, Sarmatlarla Tuna bölgesinde yapılan şiddetli çatışmalar ve Gotların Tuna civarında görülmeleri gibi olaylar, imparatorlukta yaşanacak olan büyük buhranın habercisi olmuştur. Gotlar imparatorluk içerisinde tahribe başlamış ve bunlara Hunların katılmasıyla birlikte bütün Trakya barbarlar ile dolup taşmıştır.

Bunun üzerine Valens düşmanları ile Edirne yakınlarında karşılaşmış ve 9 Ağustos 398’de Edirne savaşı adı verilen savaş ile Ostrogotlar tarafından desteklenen Vizigotlar’ın saldırılarıyla Roma ordusu bozguna uğramış, İmparator Valens bu savaşta ölmüştür.

Vizigotlar bu zaferden sonra Trakya’yı yağmalamışlar ve Peloponnes’e (Mora Yarımadası) doğru gitmişlerdir. Hunlar ise bugünkü Macaristan’a giderek Batı Avrupa’nın istilasına başlamışlardır.

Doğu Roma ise bu durumda Gotlarla anlaşma yolunu seçmiştir. Ostrogotlar Tuna Nehri’nin güneybatısına, Vizigotlar ise Trakya’nın kuzey kesimine yerleştirilmişlerdir. Böylece Germen tehlikesinin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak bu paralı askerlerin ücretleri Doğu Roma için sorun teşkil edecektir.

Roma İmparatorluğunun Batı ve Doğu olarak ikiye bölünmesi. (395)

Tüm bunlarla birlikte Batı Roma İmparatorluğunun sadece dışardan gelen saldırılarla yıkıldığını söylemek yanlış olur. Çünkü içerde süren uzun zamandır içten içe devleti yıkılmaya sürükleyen etkenler de mevcuttu. İktidarı ele geçirmek isteyen Romalı gaspçılarda vardı. İktidarı sürekli tehdit eden bu darbeciler Batı Roma için daha fazla tehlike arz ediyorlardı.
Merkezi bir devlet olmadan, Batı’nın çoğu bölgesinde artık vergiler düzenli olarak toplanmıyordu, bu da orduyu etkiledi. Azalan vergi geliri, Roma’nın barbarların aldığı toprakları geri almak için yeterli lejyon toplamasını giderek zorlaştırdı.

Batı Roma İmparatorluğu, çeşitli vilayetlere bölünmeden sonraki yıllar içinde ekonomik ve siyasi bakımsızlıktan muzdaripken parçalandı. 476 yılında Germen lider Odoaker’in, Batı Roma’nın son imparatoru Romulus Augustus’u tahtından indirip kendini imparator ilan etmesi, Batı Roma İmparatorluğu’nun sonunu hazırlamıştır.

Bizanslıları Romalılardan ayrı insanlar ve devletler olarak görme eğiliminde olsak da, Doğu Roma imparatorluğu yani Bizanslılar kendilerine” Romanoi “adını vermişlerdi ve kendilerini Roma vatandaşı olarak görmektelerdi.

Bu arada Doğu Roma İmparatorluğu birkaç yüzyıl boyunca nispeten refah içindeydi.

Kaynak: ÇAPAN, F., GÜVENÇ, B. “Kavimler Göçü ve Batı Roma İmparatorluğu’nun Çöküşü” 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum, Cilt 6 Sayı 18 Kış 2017

Banner
Related Articles

Araştırmacılar Kuşan yazısını deşifre etti

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Köln Üniversitesi dilbilim bölümü’ndeki bir araştırma ekibi, Orta Asya tarihinin etkili devletlerinden biri olan Kuşan İmparatorluğu’na ait bir yazı sistemini...

Yahya Coşkun “Çalınan hiçbir kültür varlığımız yoktur”

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde bölgede bulunan...

Pompeii Kenti Kazılarında Daha Önce Görülmemiş Dört Tekerlekli Araba Ortaya Çıkarıldı

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

M.Ö. 79 yılında yaşanan Vezüv yanardağının korkunç patlaması sonrası Pompeii kenti kül ve lav altında kalmıştı. İki gün boyunca yağan...

Assos Antik Kenti 500 Gün Boyunca Ziyarete Kapalı

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bulunan Assos Antik Kenti, 500 gün boyunca ziyaretçilere kapalı olacak. Assos’un uzun bir süre kapalı olmasına antik...

İskoçya’nın 17. Yüzyılda Kumla Kaplı Adası Broo’da Yerleşim Keşfedildi

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Bates Koleji’nden Gerry Bigelow ve meslektaşları, on yedinci yüzyılın sonlarına doğru yaklaşık olarak 2 m. kumulla kaplanmış olan Broo’nun Shetland...

Kuveyt’te 7.700 yıllık insan başı seramik ve mücevher atölyesi ortaya çıkarıldı

29 Kasım 2024

29 Kasım 2024

Kuveytli ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip, Kuzey Kuveyt’teki Subiya Çölü’nde bulunan tarih öncesi Ubeyd dönemine (MÖ 5500-4000) ait Bahra...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

1800 yıllık Sasani kil mühründe İran şehrinin adı okundu

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

Pehlevi yazısıyla yazılmış Sasani döneminden kalma 1800 yıllık bir kil mühür üzerinde İran şehri “Şiraz” adı okundu. Sasani İmparatorluğu’nun (MS...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Arkeolojik buluntu Çin çay kültürünün MÖ 400’e kadar izlenmesini sağladı

7 Şubat 2022

7 Şubat 2022

Doğu Çin’in Shandong Eyaleti’ndeki Shandong Üniversitesi’nden bir arkeoloji ekibinin elde ettiği arkeolojik buluntu, yaklaşık 2.400 yıl öncesine dayanan dünyada bilinen...

Bahariya Vahasında Keşfedilen Eski Hristiyan Yerleşimi

14 Mart 2021

14 Mart 2021

Mısır son zamanlarda yeni keşiflerle sık sık gündem oluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en eski bira fabrikası ile gündem...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Neandertaller sembolik düşünme yeteneğine sahipti, sanatsal nesneler yaratabiliyorlardı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Trento Üniversitesi’nden arkeolog yakın zamanlı kazılardan elde edilen veriler sonrası “Neandertallerin sembolik düşünme yeteneğine sahip ve sanatsal nesneler yaratabildiklerini söyleyebiliriz”...

Hititlerin Önemli Kült Merkezi Samuha’da Nadir Çivi Yazılı “Kuş Alâmeti Tableti” Keşfedildi

24 Temmuz 2025

24 Temmuz 2025

Sivas ‘da yer alan Hititlerin önemli bir kült merkezi olan Samuha’da (günümüzde Kayalıpınar) önemli bir keşif yapıldı. Arkeologlar, Hititlerin manevi...

134 yıllık bir fotoğraftan kayıp bir tapınak kabartmasının 3D modelini oluşturmak için yapay zeka kullanıldı

17 Kasım 2024

17 Kasım 2024

Araştırmacılar, üç boyutlu bir nesnenin tek bir 2D fotoğrafını çekip üç boyutlu bir dijital yeniden yapılandırma üretebilen bir sinir ağı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]