27 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Nasıl Düştü?

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi.

Halk bütün bunların sonucu olarak ağır vergiler altında ezilmekteydi. Hem içte hem de dışta mücadele etmek zorunda kalan İmparatorluk kavimler göçünün yaratacağı etkileri de önceden kestirebilme kabiliyetine sahip değildi.

Sasaniler gibi güçlü bir düşmanın yanı sıra kuzey ve batı sınırlarında Kavimler Göçü ile gelen saldırılarla da uğraşmak zorunda kalmışlardı. Birçok cephede birden savaşmak zorunda kalan Roma İmparatorluğu’nun aldığı tedbirler ise onu kurtarmaya yetmemiştir.

İmparator Theodosius ölümünden kısa bir süre önce (395) imparatorluğu iki oğlu arasında doğu ve batı olarak taksim etmiştir. Her ne kadar devletin bütünlüğü fikrinden vazgeçilmemiş olsa da bu durum Roma İmparatorluğu’nun kesin olarak ikiye ayrılmasına neden olmuştur.

Bu dönemde Romalılar Hz. İsa’nın tanrı ve insan vasıflarıyla ilgili olarak farklı görüşler nedeniyle anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Bir yanda Hz. İsa’nın tanrı ve insan vasıflarının ayrı özellikler olduğunu savunan Arius mezhebi diğer yandan bu vasıfların birbirinden ayrılmaz olduğunu savunan monoteist mezhebi birbiriyle şiddetli çatışmalar içindeydi.

Kavimler göçünün etkilerinden Batı Roma Doğu Roma’ya göre daha fazla etkilenmiştir. Böyle bir ortamda Batıyı idare eden I. Valentinianus ile doğuyu idare eden kardeşi Valens arasında dini bakımdan zıtlık olması da imparatorluğun doğusu ile batısı arasında bağların gevşemesine neden olmuştur. Bu dönemde daha üstün olan doğunun dayanmasına karşılık batı bu saldırılar ile yıkılma sürecine girmiştir.

Roma İmparatorluğu

Saksonlar’ın Britanya’ya saldırmaları, Alamanlar’ın Ren ve Neckar nehirlerini ele geçirme çabaları, Sarmatlarla Tuna bölgesinde yapılan şiddetli çatışmalar ve Gotların Tuna civarında görülmeleri gibi olaylar, imparatorlukta yaşanacak olan büyük buhranın habercisi olmuştur. Gotlar imparatorluk içerisinde tahribe başlamış ve bunlara Hunların katılmasıyla birlikte bütün Trakya barbarlar ile dolup taşmıştır.

Bunun üzerine Valens düşmanları ile Edirne yakınlarında karşılaşmış ve 9 Ağustos 398’de Edirne savaşı adı verilen savaş ile Ostrogotlar tarafından desteklenen Vizigotlar’ın saldırılarıyla Roma ordusu bozguna uğramış, İmparator Valens bu savaşta ölmüştür.

Vizigotlar bu zaferden sonra Trakya’yı yağmalamışlar ve Peloponnes’e (Mora Yarımadası) doğru gitmişlerdir. Hunlar ise bugünkü Macaristan’a giderek Batı Avrupa’nın istilasına başlamışlardır.

Doğu Roma ise bu durumda Gotlarla anlaşma yolunu seçmiştir. Ostrogotlar Tuna Nehri’nin güneybatısına, Vizigotlar ise Trakya’nın kuzey kesimine yerleştirilmişlerdir. Böylece Germen tehlikesinin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak bu paralı askerlerin ücretleri Doğu Roma için sorun teşkil edecektir.

Roma İmparatorluğunun Batı ve Doğu olarak ikiye bölünmesi. (395)

Tüm bunlarla birlikte Batı Roma İmparatorluğunun sadece dışardan gelen saldırılarla yıkıldığını söylemek yanlış olur. Çünkü içerde süren uzun zamandır içten içe devleti yıkılmaya sürükleyen etkenler de mevcuttu. İktidarı ele geçirmek isteyen Romalı gaspçılarda vardı. İktidarı sürekli tehdit eden bu darbeciler Batı Roma için daha fazla tehlike arz ediyorlardı.
Merkezi bir devlet olmadan, Batı’nın çoğu bölgesinde artık vergiler düzenli olarak toplanmıyordu, bu da orduyu etkiledi. Azalan vergi geliri, Roma’nın barbarların aldığı toprakları geri almak için yeterli lejyon toplamasını giderek zorlaştırdı.

Batı Roma İmparatorluğu, çeşitli vilayetlere bölünmeden sonraki yıllar içinde ekonomik ve siyasi bakımsızlıktan muzdaripken parçalandı. 476 yılında Germen lider Odoaker’in, Batı Roma’nın son imparatoru Romulus Augustus’u tahtından indirip kendini imparator ilan etmesi, Batı Roma İmparatorluğu’nun sonunu hazırlamıştır.

Bizanslıları Romalılardan ayrı insanlar ve devletler olarak görme eğiliminde olsak da, Doğu Roma imparatorluğu yani Bizanslılar kendilerine” Romanoi “adını vermişlerdi ve kendilerini Roma vatandaşı olarak görmektelerdi.

Bu arada Doğu Roma İmparatorluğu birkaç yüzyıl boyunca nispeten refah içindeydi.

Kaynak: ÇAPAN, F., GÜVENÇ, B. “Kavimler Göçü ve Batı Roma İmparatorluğu’nun Çöküşü” 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum, Cilt 6 Sayı 18 Kış 2017

Banner
Benzer Yazılar

İznik’te mumyalanmış 3 iskelet bulundu

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İznik’te devam eden kazılarda, M. S. 2’nci yüzyıla tarihlenen iki lahit ortaya çıkarıldı. Lahitlerden mumyalanmış iskeletler çıktı. İznik Hisardere Nekropolü...

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Suudi Arabistan’ın kuzey kesiminde 200.000 yıllık el baltası keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Suudi Arabistan AlUla Kraliyet Komisyonu (RCU), AlUla Valiliği’ndeki Qurh alanındaki arkeolojik kazı ekiplerinin 200.000 yıldan daha eski olduğu tahmin edilen...

Arkeologlar, İngiltere’de bir asilzadenin mezarını ararken Neolitik henge keşfettiler

9 Nisan 2024

9 Nisan 2024

Newcastle Üniversitesi’nden arkeologlar, 714 yılında Crowland, Lincolnshire’da ölen ve bir asilzadenin oğlu olarak varlıklı bir hayattan vazgeçerek yalnızlık hayatıyla ünlenen...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

26 Mayıs 2021

26 Mayıs 2021

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve...

Persler Hakkında Bilinmeyen 5 Gerçek

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Pers kültürü, 1000 yıldan daha fazla bir süre Yakın Doğu ve Dünya’nın geri kalanını etkiledi. Kültürleri, bir çok yönüyle uzun...

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Cizre’de Yapılan Müze kompleksi 2022’de Tamamlanacak”

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kızılay Cizre Gönüllü merkezi’nin açılışı ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şırnak’a geldi. Hamidiye...

Şamanlar, Tanrılar ve Ruhlar Arasında: Bulgaristan’ın Gizemli Orta Asya Kökenlerine Yolculuk

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Modern sınırlar çizilmeden çok önce, görünmeyenle iletişim kurmaya dayanan şamanlar liderliğindeki kadim ruhani gelenekler, geniş Avrasya bozkırlarını kat ederek ritüellerde,...

Bilecik’teki Aya Yorgi Kilisesi Restore Edilmeyi Bekliyor

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Bilecik’teki 200 yıllık Aya Yorgi Kilisesi harabe durumda… Acilen kilisenin restore edilmesi gerekiyor. Bilecik‘in Osmaneli ilçesinde yer alan 1800’lü yılların...

İsveç’te iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi

18 Kasım 2022

18 Kasım 2022

İsveç’te devam eden bir otoyol inşaatı sırasında iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi. Viking kılıçları, yaklaşık 1200 yıllık...

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı

19 Aralık 2025

19 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir tandır, Anadolu’nun binlerce yıldır süren mutfak geleneğine ışık tutacak. Toprağın...

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]