11 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan İlk Kadın Avukat Manilia

Eski Çağ tarihinde ata erkil yapının hakim olduğunu görürüz. Ticarette, sanatta, edebiyatta, kısacası sosyal hayatın her alanında erkek egemen anlayış vardır.

Çok az örnek teşkil etse de bazı Eski Çağ devletlerinde kadın figürü kendini gösterir. Örneğin, Hititlerde tawananna kimliği ile yönetimde söz sahibi olan kraliçeler ki en çok bilinen Puduhepa, Mısır’da Nefertiti, Kleopatra ve ne yazık ki erkekler tarafından linç edilerek öldürülen filozof ve matematikçi Hypatia gibi baskın kadınları sayabiliriz.

Tarihin en büyük güçlü ve köklü imparatorluklarından biri olan Roma İmparatorluğu’nda da kadının toplum içinde ki yeri ve rolü farksız değildi.

Roma tarih yazıcılığı erkeklerin elinde olmasından dolayı Roma topraklarında kadını pek fazla göremiyoruz. Dönemin ideolojik sistemin korunması için çizilen ahlaki daire içinde tutulan kadınların en ufak ses çıkartmaları karşısında ani tepkiler gösteriliyordu.

Roma’nın ünlü tarih yazıcılarından Valerius Maximus (MÖ 20-MS 50) erkek egemen yapısını koruma iç güdüsü ile çalışan bir kişilik olarak bilinir ve kadınların kendi doğallıklarının dışında alçakgönüllü davranışlarında bulunmadıkları zaman suskun kalınmaması ve cezalandırılmaları gerektiğini savunurdu.

Valerius Maximus
Romali tarihçi Valerius Maximus, kadınlara karşı sert tutumu ile bilinen bir tarih yazıcısıydı.

Kadınlara karşı keskin sert tutum içinde bulunan Valerius Maximus, gariptir ki, yazılarında Roma mahkemelerinde savunma yapan kadın avukatlardan bahsetmiştir.

Roma’da kendi adına avukatlık yapan ilk kadın avukat

Şimdiye kadar ulaşılan belgelere göre kendi adına avukatlık yapan ilk kadın avukat MÖ 151’de yaşayan fahişe Manilia’dır.

Leyla Aydemir’in Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan “Avukat” Kadınlar adlı makalesinde Manilia’nın hikayesi şu şekilde aktarılıyor.

Aulus Gellius’un aktardıklarına göre, bir gece sarhoş bir halde, evine zorla girmeye çalışan curul aedilis’i Aulus Hostilius Mancinus’u taşlayarak uzaklaştırmaya çalışırken yaralayan Manilia’ya dava açılmıştır.

Manilia, Roma Mahkemelerinde ilk kadın avukat oldu.
Valerius Maximus’un eserinde, Manilia, erkeklerin egemenliğinde olan Roma Mahkemelerinde ilk kadın avukat olarak geçer.

Halk mahkemesine çıkarılan Manilia’yı suçlayan Mancinus, yarasını göstererek haklılığını kanıtlamaya çalışmış ve muhtemelen haklı bulunmuştur ki Manilia davayı halk tribunus’larına taşımış ve onların önünde Mancinus’un zevk ve sefa düşkünü biri gibi (başında bir çelenkle) evine geldiğini ve zor kullanarak eve girmeye çalıştığını, o sırada taşlarla kovaladığını ifade ederek kendini savunmuştur. Bunun üzerine tribunus’lar, aedilis’in kafasında çelenkle bir yere girmesinin yakışık almadığına ve içeri alınmamasının haklı bir tavır olduğuna karar vermiş ve böylece tribunus’lar, aedilis’lerin halkın önüne dava getirmelerini yasaklamışlardır.

Manila, kanunları ve haklarını bilen savunması güçlü bir kadın

Aedilis’lerin halkın önüne dava getirmelerinin neden yasaklandığını anlatan bu hikâyenin esas öznesi Manilia değildir. Eskiçağ kadınına ait bilgi elde edilirken, çoğu kayıtta olduğu gibi burada da dolaylı olarak Manilia’nın savunmasına değinilmiştir.

Yazar, asıl özne olmayan Manilia’nın savunması hakkında herhangi bir yorumda bulunmamaktadır. Olayın asıl öznesi olan Mancinus, “eğlence düşkünü bir adamın kıyafeti içinde, kafasında bir çelenkle” bir curul aedilis’inin giydiği erguvan renkli togasının aksine, sivil giyimiyle içkili bir gece partisinden dönmektedir. Bir aedilis olarak geneleve resmi bir teftiş yapma hakkına sahip olan Mancinus’u, Manilia yasal prosedüre göre kabul etmek zorunda olsa da teftiş için resmi kıyafet zorunluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır.

Statüsüne ve görevinin avantajlarına güvenen, sarhoş ya da ayık fark etmeksizin her durumda teftiş hakkını kendinde bulan aedilis, büyük olasılıkla yasal prosedür bilgisine sahip bir kadın olan Manilia tarafından ya da onun emriyle kapısından taşlanarak kovulmuştur. Manilia, Mancinus tarafından kendisine açılan davayı, halk mahkemesinde kaybedince de bir üst makama taşıyarak meşru müdafaa hakkını savunmuş ve davayı kazanmıştır.

Kaynak: Aydemir, Leyla, “Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan “Avukat” Kadınlar”, İstanbul Üniversitesi Tarih Dergisi, 75. sayı, s. 1-6, İstanbul

Banner
Benzer Yazılar

Orman Yangınları 800 Yıllık Tarihi Mezarlara da Zarar Verdi

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Ülkemizin gözbebeği ormanlarımız bir haftadır yanıyor. Yangına müdahale ederken yaşamlarını yitiren yurttaşlarımız bizleri derin acılara boğarken, yüzlerce yurttaşımızda evlerini, mallarını...

Pompeii’de arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve Helle’yi tasvir eden bir fresk ortaya çıkardılar

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Antik Roma kenti Pompeii’deki Insula 6, Regio V’deki Leda Evi’nin bitişiğindeki bir evi kazan arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve...

İskoçya’da altından yapılmış nadir pommel keşfedildi

24 Ekim 2022

24 Ekim 2022

İskoçya’nın Stirling kentinde bir metal dedektörcüsü tarafından altından yapılmış nadir pommel keşfedildi. Kılıç, hançer, bıçak kabzasının olduğu kısma pommel deniyor....

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

İnsan kanı ile atılan temeller “Immurement ve Vakıf Kurbanlarının” acı sonları

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Tarihte acımasız cezalandırma ve insan kurban etmenin oldukça doğal kabul edildiği bir çok zaman vardır. İmmurement ve Vakıf kurbanı bu...

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri Tunç Çağı Dönemi göçerleri hakkında bilgi veriyor

12 Aralık 2021

12 Aralık 2021

Kaya resimleri bizlere dönemin göçer topluluklarının sosyo-kültürel yapısı, dini inanç ve ritüelleri, düşün dünyası ve içinde bulunduğu doğası hakkında eşsiz...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

İtalya’da keşfedilen 7.000 yıllık kanolar, Akdeniz’de denizcilik teknolojisinin erken gelişimini gösteriyor

21 Mart 2024

21 Mart 2024

İtalya’nın başkenti Roma’nın yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Neolitik (Geç Taş Devri) göl kıyısındaki La Marmotta köyünde 7.000 yaşında olduğu tahmin...

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

İtalya’da Camorra’dan Alınan Arazide Roma Villası Keşfedildi: Cicero’nun Damadı Dolabella’ya Ait Olabilir

4 Nisan 2026

4 Nisan 2026

İtalya’nın güney kıyılarında, bir zamanlar mafyanın kontrolünde olan bir arazi, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Yıllarca kapalı kalan Villa Ferretti...

Eski Mısır ve Mezopotamya ile eş zamanlı İndus Vadisi Uygarlığı şehri “Mohenjo Daro”: Suyun kontrolüne saygı duyan yetenekli şehir planlamacıları

10 Eylül 2022

10 Eylül 2022

İndus Nehri Vadisi (veya Harappan) uygarlığı (M. Ö. 3300-1300) 2 bin yıl boyunca kuzeydoğu Afganistan’dan Pakistan ve kuzeybatı Hindistan’a yayılmıştır....

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski mezar alanını ortaya çıkardılar

16 Ekim 2022

16 Ekim 2022

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski insan kalıntılarını, Schleswig-Holstein, Lüchow’daki 10 bin 500 yıllık bir kremasyon mezarında keşfettiler. Kalıntılar, 20’den...

Arkeologlar, Hırvatistan şehir müzesinin altında büyük Roma hamamı keşfettiler

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Dominik Papalık sarayının içinde yer alan Hırvatistan’ın en önemli ve ziyaret edilen müzelerinden biri olan Split Şehir Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]