6 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan İlk Kadın Avukat Manilia

Eski Çağ tarihinde ata erkil yapının hakim olduğunu görürüz. Ticarette, sanatta, edebiyatta, kısacası sosyal hayatın her alanında erkek egemen anlayış vardır.

Çok az örnek teşkil etse de bazı Eski Çağ devletlerinde kadın figürü kendini gösterir. Örneğin, Hititlerde tawananna kimliği ile yönetimde söz sahibi olan kraliçeler ki en çok bilinen Puduhepa, Mısır’da Nefertiti, Kleopatra ve ne yazık ki erkekler tarafından linç edilerek öldürülen filozof ve matematikçi Hypatia gibi baskın kadınları sayabiliriz.

Tarihin en büyük güçlü ve köklü imparatorluklarından biri olan Roma İmparatorluğu’nda da kadının toplum içinde ki yeri ve rolü farksız değildi.

Roma tarih yazıcılığı erkeklerin elinde olmasından dolayı Roma topraklarında kadını pek fazla göremiyoruz. Dönemin ideolojik sistemin korunması için çizilen ahlaki daire içinde tutulan kadınların en ufak ses çıkartmaları karşısında ani tepkiler gösteriliyordu.

Roma’nın ünlü tarih yazıcılarından Valerius Maximus (MÖ 20-MS 50) erkek egemen yapısını koruma iç güdüsü ile çalışan bir kişilik olarak bilinir ve kadınların kendi doğallıklarının dışında alçakgönüllü davranışlarında bulunmadıkları zaman suskun kalınmaması ve cezalandırılmaları gerektiğini savunurdu.

Valerius Maximus
Romali tarihçi Valerius Maximus, kadınlara karşı sert tutumu ile bilinen bir tarih yazıcısıydı.

Kadınlara karşı keskin sert tutum içinde bulunan Valerius Maximus, gariptir ki, yazılarında Roma mahkemelerinde savunma yapan kadın avukatlardan bahsetmiştir.

Roma’da kendi adına avukatlık yapan ilk kadın avukat

Şimdiye kadar ulaşılan belgelere göre kendi adına avukatlık yapan ilk kadın avukat MÖ 151’de yaşayan fahişe Manilia’dır.

Leyla Aydemir’in Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan “Avukat” Kadınlar adlı makalesinde Manilia’nın hikayesi şu şekilde aktarılıyor.

Aulus Gellius’un aktardıklarına göre, bir gece sarhoş bir halde, evine zorla girmeye çalışan curul aedilis’i Aulus Hostilius Mancinus’u taşlayarak uzaklaştırmaya çalışırken yaralayan Manilia’ya dava açılmıştır.

Manilia, Roma Mahkemelerinde ilk kadın avukat oldu.
Valerius Maximus’un eserinde, Manilia, erkeklerin egemenliğinde olan Roma Mahkemelerinde ilk kadın avukat olarak geçer.

Halk mahkemesine çıkarılan Manilia’yı suçlayan Mancinus, yarasını göstererek haklılığını kanıtlamaya çalışmış ve muhtemelen haklı bulunmuştur ki Manilia davayı halk tribunus’larına taşımış ve onların önünde Mancinus’un zevk ve sefa düşkünü biri gibi (başında bir çelenkle) evine geldiğini ve zor kullanarak eve girmeye çalıştığını, o sırada taşlarla kovaladığını ifade ederek kendini savunmuştur. Bunun üzerine tribunus’lar, aedilis’in kafasında çelenkle bir yere girmesinin yakışık almadığına ve içeri alınmamasının haklı bir tavır olduğuna karar vermiş ve böylece tribunus’lar, aedilis’lerin halkın önüne dava getirmelerini yasaklamışlardır.

Manila, kanunları ve haklarını bilen savunması güçlü bir kadın

Aedilis’lerin halkın önüne dava getirmelerinin neden yasaklandığını anlatan bu hikâyenin esas öznesi Manilia değildir. Eskiçağ kadınına ait bilgi elde edilirken, çoğu kayıtta olduğu gibi burada da dolaylı olarak Manilia’nın savunmasına değinilmiştir.

Yazar, asıl özne olmayan Manilia’nın savunması hakkında herhangi bir yorumda bulunmamaktadır. Olayın asıl öznesi olan Mancinus, “eğlence düşkünü bir adamın kıyafeti içinde, kafasında bir çelenkle” bir curul aedilis’inin giydiği erguvan renkli togasının aksine, sivil giyimiyle içkili bir gece partisinden dönmektedir. Bir aedilis olarak geneleve resmi bir teftiş yapma hakkına sahip olan Mancinus’u, Manilia yasal prosedüre göre kabul etmek zorunda olsa da teftiş için resmi kıyafet zorunluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır.

Statüsüne ve görevinin avantajlarına güvenen, sarhoş ya da ayık fark etmeksizin her durumda teftiş hakkını kendinde bulan aedilis, büyük olasılıkla yasal prosedür bilgisine sahip bir kadın olan Manilia tarafından ya da onun emriyle kapısından taşlanarak kovulmuştur. Manilia, Mancinus tarafından kendisine açılan davayı, halk mahkemesinde kaybedince de bir üst makama taşıyarak meşru müdafaa hakkını savunmuş ve davayı kazanmıştır.

Kaynak: Aydemir, Leyla, “Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan “Avukat” Kadınlar”, İstanbul Üniversitesi Tarih Dergisi, 75. sayı, s. 1-6, İstanbul

Banner
Related Articles

2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi

27 Ocak 2023

27 Ocak 2023

İngiltere Sulfolk nükleer santral bölgesinin ağaçlandırma çalışması öncesi gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi. Muhtemelen...

Kosova’da Tarihin Katmanları Arasında Bir Keşif: Vuçak Kalesi’nden 1700 Yıllık Roma Sunağı

23 Nisan 2025

23 Nisan 2025

Kosova’nın Vuçak Kalesi’nde 1700 Yıllık Roma Sunağı keşfedildi. Başbakan Albin Kurti’nin duyurduğu üzere, kalede yapılan arkeolojik kazılar, MS 3. yüzyıla...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Pompei’de olağanüstü natürmort fresklerine sahip sütunlu bir salon bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından biri olan ünlü antik Roma kenti Pompei’deki arkeologlar, görkemli sütunlu bir salondaki gösterişli natürmort freskler...

Suriye’de Batı Hun İmparatorluğu’na ait yazıt bulundu

18 Eylül 2021

18 Eylül 2021

Suriye’nin Rakka kenti yakınlarında bulunan Sura Antik Kenti’nde, Batı Hun İmparatorluğu’na ait bilinen en eski yazıt ortaya çıktı. Suriye’de yaşanan...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

Hint-Avrupa Dillerinin Yayılmasında Atların Evcilleştirilmesi Etkili Miydi?

20 Ekim 2021

20 Ekim 2021

Hint-Avrupa dilleri denince akla Anadolu’da uzun yıllar hakimiyet kurmuş dönemin güçlü imparatorluğunun kurucuları Hititler gelir. Anadolu’da her ne kadar bir...

Yeni araştırma sonucu; Greko-Romen taş vazolar teknolojik bilginin yayılımını gösteriyor

12 Mart 2023

12 Mart 2023

Yunan, Helenistik ve Roma Dönemi taş vazolar üzerinde yapılan bir araştırma; Antik Dönem zanaatkarları arasında teknolojik bilginin yayıldığını ortaya koydu....

Suffolk’ta Doğu Anglia Krallığı’nın Kraliyet Salonu Bulundu

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Günümüz Suffolk ve Norfolk’u kapsayan Doğu Anglia Krallığı’nın 1.400 yıllık ahşap kraliyet salonu Rendlesham, Suffolk’ta keşfedildi. 2015 yılında hava fotoğrafçılığı...

Dünyanın en eski runik alfabesi ile yazılmış sözcüğün yer aldığı taş keşfedildi

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Yazı, Sümerliler tarafından bulundu ve geliştirildi. Zamanla dünyanın birçok noktasında yazı kullanılmaya başladı. Norveç’te bilinen en eski yazı rün bunlardan...

Amerika’da Az Bilinen Bir Uygarlık, Eski Mısır Kadar Piramitler İnşa Etti

26 Haziran 2022

26 Haziran 2022

Hepimiz en eski piramitlerin Mısır’da yapıldığını düşünüyoruz. Yeryüzünde Mısır ile aynı zamanda yapılmış başka piramitler de bulunuyor. Ancak, bu piramitler...

Notre Dame Katedrali’de bulunan iki lahit sırlarını ortaya çıkarmaya başladı

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bu yılın başlarında Notre Dame Katedrali’nin nef ve transeptinin kesiştiği noktada yapılan bir kazıda bulunan iki lahitten birinin sahibi tespit...

Gökçeada’da 8.800 Yıllık Çiftçi Evleri Ortaya Çıktı: Ege Adaları’nda Bir İlk

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Türkiye’nin en batısında yer alan Gökçeada’da, Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü kazılarında Ege tarihini baştan yazacak bir keşif yapıldı. Arkeologlar, adada 8.800 yıl...

Fransa’da 1700 yıllık Roma ayakkabısı ve zanaat bölgesi bulundu

3 Haziran 2023

3 Haziran 2023

Fransız Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (INRAP) arkeologları tarafından Therouanne kasabasının güneybatısında bir kanalın yakınında bir Roma dönemi zanaat bölgesi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]