19 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan İlk Kadın Avukat Manilia

Eski Çağ tarihinde ata erkil yapının hakim olduğunu görürüz. Ticarette, sanatta, edebiyatta, kısacası sosyal hayatın her alanında erkek egemen anlayış vardır.

Çok az örnek teşkil etse de bazı Eski Çağ devletlerinde kadın figürü kendini gösterir. Örneğin, Hititlerde tawananna kimliği ile yönetimde söz sahibi olan kraliçeler ki en çok bilinen Puduhepa, Mısır’da Nefertiti, Kleopatra ve ne yazık ki erkekler tarafından linç edilerek öldürülen filozof ve matematikçi Hypatia gibi baskın kadınları sayabiliriz.

Tarihin en büyük güçlü ve köklü imparatorluklarından biri olan Roma İmparatorluğu’nda da kadının toplum içinde ki yeri ve rolü farksız değildi.

Roma tarih yazıcılığı erkeklerin elinde olmasından dolayı Roma topraklarında kadını pek fazla göremiyoruz. Dönemin ideolojik sistemin korunması için çizilen ahlaki daire içinde tutulan kadınların en ufak ses çıkartmaları karşısında ani tepkiler gösteriliyordu.

Roma’nın ünlü tarih yazıcılarından Valerius Maximus (MÖ 20-MS 50) erkek egemen yapısını koruma iç güdüsü ile çalışan bir kişilik olarak bilinir ve kadınların kendi doğallıklarının dışında alçakgönüllü davranışlarında bulunmadıkları zaman suskun kalınmaması ve cezalandırılmaları gerektiğini savunurdu.

Valerius Maximus
Romali tarihçi Valerius Maximus, kadınlara karşı sert tutumu ile bilinen bir tarih yazıcısıydı.

Kadınlara karşı keskin sert tutum içinde bulunan Valerius Maximus, gariptir ki, yazılarında Roma mahkemelerinde savunma yapan kadın avukatlardan bahsetmiştir.

Roma’da kendi adına avukatlık yapan ilk kadın avukat

Şimdiye kadar ulaşılan belgelere göre kendi adına avukatlık yapan ilk kadın avukat MÖ 151’de yaşayan fahişe Manilia’dır.

Leyla Aydemir’in Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan “Avukat” Kadınlar adlı makalesinde Manilia’nın hikayesi şu şekilde aktarılıyor.

Aulus Gellius’un aktardıklarına göre, bir gece sarhoş bir halde, evine zorla girmeye çalışan curul aedilis’i Aulus Hostilius Mancinus’u taşlayarak uzaklaştırmaya çalışırken yaralayan Manilia’ya dava açılmıştır.

Manilia, Roma Mahkemelerinde ilk kadın avukat oldu.
Valerius Maximus’un eserinde, Manilia, erkeklerin egemenliğinde olan Roma Mahkemelerinde ilk kadın avukat olarak geçer.

Halk mahkemesine çıkarılan Manilia’yı suçlayan Mancinus, yarasını göstererek haklılığını kanıtlamaya çalışmış ve muhtemelen haklı bulunmuştur ki Manilia davayı halk tribunus’larına taşımış ve onların önünde Mancinus’un zevk ve sefa düşkünü biri gibi (başında bir çelenkle) evine geldiğini ve zor kullanarak eve girmeye çalıştığını, o sırada taşlarla kovaladığını ifade ederek kendini savunmuştur. Bunun üzerine tribunus’lar, aedilis’in kafasında çelenkle bir yere girmesinin yakışık almadığına ve içeri alınmamasının haklı bir tavır olduğuna karar vermiş ve böylece tribunus’lar, aedilis’lerin halkın önüne dava getirmelerini yasaklamışlardır.

Manila, kanunları ve haklarını bilen savunması güçlü bir kadın

Aedilis’lerin halkın önüne dava getirmelerinin neden yasaklandığını anlatan bu hikâyenin esas öznesi Manilia değildir. Eskiçağ kadınına ait bilgi elde edilirken, çoğu kayıtta olduğu gibi burada da dolaylı olarak Manilia’nın savunmasına değinilmiştir.

Yazar, asıl özne olmayan Manilia’nın savunması hakkında herhangi bir yorumda bulunmamaktadır. Olayın asıl öznesi olan Mancinus, “eğlence düşkünü bir adamın kıyafeti içinde, kafasında bir çelenkle” bir curul aedilis’inin giydiği erguvan renkli togasının aksine, sivil giyimiyle içkili bir gece partisinden dönmektedir. Bir aedilis olarak geneleve resmi bir teftiş yapma hakkına sahip olan Mancinus’u, Manilia yasal prosedüre göre kabul etmek zorunda olsa da teftiş için resmi kıyafet zorunluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır.

Statüsüne ve görevinin avantajlarına güvenen, sarhoş ya da ayık fark etmeksizin her durumda teftiş hakkını kendinde bulan aedilis, büyük olasılıkla yasal prosedür bilgisine sahip bir kadın olan Manilia tarafından ya da onun emriyle kapısından taşlanarak kovulmuştur. Manilia, Mancinus tarafından kendisine açılan davayı, halk mahkemesinde kaybedince de bir üst makama taşıyarak meşru müdafaa hakkını savunmuş ve davayı kazanmıştır.

Kaynak: Aydemir, Leyla, “Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan “Avukat” Kadınlar”, İstanbul Üniversitesi Tarih Dergisi, 75. sayı, s. 1-6, İstanbul

Banner
Benzer Yazılar

Altın sikke bilinmeyen bir İngiliz Kralını ortaya çıkardı

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

İngiltere’nin güneydoğusundaki Hampshire’da unutulmuş bir Demir Çağı hükümdarının adını taşıyan bir madeni paranın olağanüstü keşfi sayesinde İngiliz tarihinin az bilinen...

İspanya’da bulunan saç telleri Avrupa’daki en eski uyuşturucu kullanımını gösterdi

6 Nisan 2023

6 Nisan 2023

İspanya’da bir mezar alanında ele geçen 3.000 yıllık saç telleri üzerinde yapılan analizler Avrupa’da en eski uyuşturucu kullanımına dair bulgulara...

Arkeologlar Kuzey Makedonya’da 2500 Yıllık Yerleşim Ortaya Çıkardı

12 Nisan 2025

12 Nisan 2025

Kuzey Makedonya’daki Crnobuki köyü yakınlarındaki Gradishte’de yakın zamanda yapılan arkeolojik kazılarda sitenin tarihi önemi hakkındaki önceki varsayımları sorgulayan önemli bir...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

11 Aralık 2024

11 Aralık 2024

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu....

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Hollanda’da arkeologlar asker Flaccus’a ait 2 bin yıllık Roma mezarı ortaya çıkardı

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Arkeologlar, Hollanda’nın Heerlen kentindeki Roma yerleşiminden 2,000 yıllık bir mezar ortaya çıkardı. Yapılan son analizler, bu mezarın ‘Flaccus’ adında bir...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Stonehenge yakınlarındaki kazılar Tunç Çağı Yuvarlak Mezarlığı’nı ortaya çıkardı

4 Haziran 2023

4 Haziran 2023

İngiltere’nin Salisbury kenti yakınlarındaki planlı bir konut geliştirme alanında kazı yapan Cotswold Archaeology ekibi, 3.500 ila 4.000 yıl arasında olabilecek...

Dispilio tablet bilinen ilk yazılı metin olabilir mi?

8 Ocak 2022

8 Ocak 2022

Şimdiye kadar elde edilen arkeolojik buluntulara göre yazının, Mezopotamya uygarlığında MÖ 3000 yıllarında bulunduğu biliniyor. Yazı serüveni Sümerlerin Uruk şehrinde...

İngiliz arkeologlar ‘Britanya’nın Pompeii’sinde İran cam boncukları buldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

İngiliz arkeologlar, ‘Britanya’nın Pompeii’si’ olarak adlandırılan bir Tunç Çağı yerleşiminde İran cam boncukları keşfettiler. Britanya’nın Pompeii’si, İngiltere’nin Cambridgeshire kentinde Must...

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

Dünyanın çatısında en eski insan izleri bulundu

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Dünyanın çatısı olarak kabul edilen Tibet’te Çinli bilim insanları tarih öncesi çağlara ait bilinen en eski insan izlerini keşfettiler. 2018...

İskoçya’da altından yapılmış nadir pommel keşfedildi

24 Ekim 2022

24 Ekim 2022

İskoçya’nın Stirling kentinde bir metal dedektörcüsü tarafından altından yapılmış nadir pommel keşfedildi. Kılıç, hançer, bıçak kabzasının olduğu kısma pommel deniyor....

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]