5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı düşündüğümüz gibi mermerlerle süslenmişti. Ancak tek bir farkla! Genellikle kullanılan mermerler beyaz değildi. Yunan adası Euboea’dan çıkarılan yeşil damarlı Cipollino Verde gibi renkli mermerlerdi.

Mermer çok pahalı olduğu için genellikle diğer ucuz taşların üzerine kaplama olarak daha ince bir plaka şeklinde kaplama yapılırdı.

Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi, Yerbilimleri Enstitüsü’nde Profesör Cees Passchier, “Bugüne kadar, Roma imparatorluk dönemine ait hiçbir gerçek mermer atölyesi kalıntısı bulunamadı, bu dönemde mermer işleme hakkında çok az şey biliniyor” dedi.

Mainz, Türkiye ve Kanada’daki diğer araştırmacılarla birlikte, MS 2. yüzyılda Roma villalarının mermer dış duvarlarının analizini tamamladı. Araştırmacıların Journal of Archaeological Science: Report’un çevrimiçi baskısında detaylandırdığı gibi, jeolojik yapıların 3B modellemesi için özel bir yazılım kullandılar. O dönemde mermer levha üretimi sırasında, malzeme kaybının şimdi olduğundan çok daha az olduğunu keşfettiler.

Araştırmacılar, her biri yaklaşık 1,3 metrekare olan 54 restore edilmiş Cipollino Verde panelini incelediler, fotoğrafladılar ve ölçtüler. Bu paneller,  antik Efes kentinde ki bir villanın duvarlarını süslemek için kullanılmıştı.

marble slabs
Kitap çiftleri şeklinde düzenlenmiş, incelenen mermer levha çiftlerinden biri [Fotoğraf: Cees W. Passchier]
Plakalardan birinin üzerindeki testere izleri göz önüne alındığında, plakaların suyla çalışan bir kereste fabrikasında kesildiğini, aslında bugün hidrolik demir testereleri olarak bildiğimiz şeyi kullanarak kesildikleri belirlendi. Araştırma ekibi, desenli levhalara dayalı rekonstrüksiyonları kullanarak, üç ila dört ton ağırlığındaki tek bir mermer bloktan toplam 40 levhanın kesildiği sonucuna ulaştı. Daha sonra üretim sırasına göre duvara monte edildi ve simetrik bir desen oluşturmak için kitap çiftleri halinde yan yana düzenlendi.

Son olarak, araştırmacılar programı, mermer bloğun üç boyutlu bir modelini oluşturmak için kullandılar ve bu da, plakaların üretimi sırasında malzeme israfı hakkında sonuçlar çıkarmalarını sağladı.

Profesör Passchier, “Levhalar yaklaşık 16 milimetre kalınlığındadır ve aralarındaki kesme ve ardından cilalamadan kaynaklanan boşluklar yaklaşık 8 milimetre genişliğindedir. Üretime atfedilebilen bu maddi kayıp yaklaşık üçte bire eşittir ve bu nedenle, günümüzde modern mermer üretiminin birçok biçimi ile yaygın olarak ilişkilendirilen oranlardan daha azdır. Bu nedenle imparatorluk döneminde mermer çıkarmanın oldukça verimli olduğu sonucuna varabiliriz” dedi.

Araştırmacılar ayrıca, 42 levhanın ilk bir mermer bloktan kesilmiş olmasına rağmen, ikisinin salonun duvarlarına sabitlenmediğini keşfettiler.

Passchier, “Villa duvarlarındaki plakaların düzeni, bu plakaların büyük olasılıkla cilalama veya sonraki nakliye sırasında kırıldığını gösteriyor” dedi.

“Bu, kırılma nedeniyle kaybedilen miktarın yüzde 5 olacağı anlamına gelir ve bu da şaşırtıcı derecede düşük bir rakam olur.” Bu küçük kayıp, Passchier’in mermer bloğun tamamının Efes’e taşındığını ve daha sonra plakaların orada kesilip parlatıldığını varsaymasına neden olur.

Kaynak: Universitaet Mainz

Kapak Fotoğrafı: Sinan İlhan

Banner
Related Articles

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Hitit Dönemine Ait Alacahöyük Barajı İlgi Bekliyor

12 Mart 2021

12 Mart 2021

Hititler için su çok önemli bir kaynaktı. Öyle ki, içme ve sulama için barajlar inşa etmişlerdi. İnşa ettikleri barajlardan Alacahöyük’te...

Homo bodoensis, modern insanın atası olabilir mi?

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Modern insanın atasını bulma üzerine çalışmalar aralıksız sürüyor. En son çalışma günümüzden yarım milyon yıl önce yaşamış Homo bodoensis üzerine...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

2000 yıllık hançer, Roma ile kabile savaşçıları arasında uzun zamandır unutulmuş bir savaşın yerini ortaya koyuyor

18 Aralık 2023

18 Aralık 2023

İsviçre’de gönüllü bir arkeolog ve diş hekimliği öğrencisi Lucas Schmid, 2019’da 2000 yıllık gümüş ve pirinç bir hançer keşfetti. Roma...

Altay Dağları’nda 2.500 Yıllık Çene Rekonstrüksiyonu: Demir Çağı Tıbbı Sanılandan Çok Daha Gelişmiş

17 Şubat 2026

17 Şubat 2026

Altay Dağları’nın sert rüzgârları altında yaşayan bir kadın… Ağır bir kafa travması geçiriyor. Normal şartlarda ölümcül sayılabilecek bir yaralanma. Fakat...

Dünyanın En Büyük Yürüyen Memelisine Ait Fosil

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Paleontologlar, Çin’in kuzeybatısındaki Gansu Eyaletindeki Linxia havzasında dünyanın en büyük yürüyen memelisine ait fosil buldular. Çinli ve Amerikalı paleontologlardan oluşan ekip...

Zile Kalesi kazı çalışmaları başladı

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Tokat’ın Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi’nde kazı çalışmalarına başlandı. Kazılara Tokat Müzesi Müdürlüğü başkanlık edecek. Roma İmparatoru Jul...

Viking Harald Bluetooth zamanından kalma büyük bir salon keşfedildi

30 Aralık 2022

30 Aralık 2022

Danimarka ve Norveç Kralı Viking Harald Bluetooth döneminden kalma büyük bir salon, Danimarka’nın Kuzey Jutland kentindeki Jammerbugt Belediyesi’nde bir köy...

Arkeologlar, İber Yarımadası’nda 14.000 yıl önce yaşamış bir kadının kemiklerini buldular.

13 Ağustos 2021

13 Ağustos 2021

Arkeologlar, daha önce son Neandertallerin ve ilk modern insanların kanıtlarını veren İspanya’daki tarihsel olarak önemli Cova Gran de Santa Linya...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

Ben-Hur Filmine Konu Olan Antik Hipodrom “Arkeo Spor Park” Olacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Kudüs’te yaşayan varlıklı prens olan Ben-Hur, Roma döneminde Yahudilerin özgürlüğü için uğraş veren bir tarihi kişiliktir. Charlton Heston’un başrolünü oynadığı...

Nötron aktivasyon analiz sonucu; Çanak çömlek avcı-toplayıcılar tarafından da kullanıldı

1 Mayıs 2022

1 Mayıs 2022

Çanak çömlek yapım ve kullanımının yerleşik hayata geçiş ile birlikte görülmeye başladığı kabul edilir. Ancak, Japonya’nın Tanegashima bölgesinde bulunan çanak...

Yozgat, Tiryns’deki Miken Kaldırımı’na Ait Dünyanın En Eski Mozaiği Olma Ünvanını Elinden Aldı!

8 Ekim 2020

8 Ekim 2020

Hitit Medeniyeti’nin Anadolu Tarihi üzerindeki etkileyici gücü her geçen gün yeni arkeolojik kazıların yapılmasıyla artmakta. Farklı ve etkileyici mimari özelliklerinin...

Antik İber Dili ile Baskça Arasında Derin Bir Bağa Sahip Olabilir

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026

Avrupa’nın en gizemli dillerinden biri olan Baskçanın kökeni, yüzyıllardır dilbilimcilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Şimdi yeni bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]