20 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı düşündüğümüz gibi mermerlerle süslenmişti. Ancak tek bir farkla! Genellikle kullanılan mermerler beyaz değildi. Yunan adası Euboea’dan çıkarılan yeşil damarlı Cipollino Verde gibi renkli mermerlerdi.

Mermer çok pahalı olduğu için genellikle diğer ucuz taşların üzerine kaplama olarak daha ince bir plaka şeklinde kaplama yapılırdı.

Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi, Yerbilimleri Enstitüsü’nde Profesör Cees Passchier, “Bugüne kadar, Roma imparatorluk dönemine ait hiçbir gerçek mermer atölyesi kalıntısı bulunamadı, bu dönemde mermer işleme hakkında çok az şey biliniyor” dedi.

Mainz, Türkiye ve Kanada’daki diğer araştırmacılarla birlikte, MS 2. yüzyılda Roma villalarının mermer dış duvarlarının analizini tamamladı. Araştırmacıların Journal of Archaeological Science: Report’un çevrimiçi baskısında detaylandırdığı gibi, jeolojik yapıların 3B modellemesi için özel bir yazılım kullandılar. O dönemde mermer levha üretimi sırasında, malzeme kaybının şimdi olduğundan çok daha az olduğunu keşfettiler.

Araştırmacılar, her biri yaklaşık 1,3 metrekare olan 54 restore edilmiş Cipollino Verde panelini incelediler, fotoğrafladılar ve ölçtüler. Bu paneller,  antik Efes kentinde ki bir villanın duvarlarını süslemek için kullanılmıştı.

marble slabs
Kitap çiftleri şeklinde düzenlenmiş, incelenen mermer levha çiftlerinden biri [Fotoğraf: Cees W. Passchier]
Plakalardan birinin üzerindeki testere izleri göz önüne alındığında, plakaların suyla çalışan bir kereste fabrikasında kesildiğini, aslında bugün hidrolik demir testereleri olarak bildiğimiz şeyi kullanarak kesildikleri belirlendi. Araştırma ekibi, desenli levhalara dayalı rekonstrüksiyonları kullanarak, üç ila dört ton ağırlığındaki tek bir mermer bloktan toplam 40 levhanın kesildiği sonucuna ulaştı. Daha sonra üretim sırasına göre duvara monte edildi ve simetrik bir desen oluşturmak için kitap çiftleri halinde yan yana düzenlendi.

Son olarak, araştırmacılar programı, mermer bloğun üç boyutlu bir modelini oluşturmak için kullandılar ve bu da, plakaların üretimi sırasında malzeme israfı hakkında sonuçlar çıkarmalarını sağladı.

Profesör Passchier, “Levhalar yaklaşık 16 milimetre kalınlığındadır ve aralarındaki kesme ve ardından cilalamadan kaynaklanan boşluklar yaklaşık 8 milimetre genişliğindedir. Üretime atfedilebilen bu maddi kayıp yaklaşık üçte bire eşittir ve bu nedenle, günümüzde modern mermer üretiminin birçok biçimi ile yaygın olarak ilişkilendirilen oranlardan daha azdır. Bu nedenle imparatorluk döneminde mermer çıkarmanın oldukça verimli olduğu sonucuna varabiliriz” dedi.

Araştırmacılar ayrıca, 42 levhanın ilk bir mermer bloktan kesilmiş olmasına rağmen, ikisinin salonun duvarlarına sabitlenmediğini keşfettiler.

Passchier, “Villa duvarlarındaki plakaların düzeni, bu plakaların büyük olasılıkla cilalama veya sonraki nakliye sırasında kırıldığını gösteriyor” dedi.

“Bu, kırılma nedeniyle kaybedilen miktarın yüzde 5 olacağı anlamına gelir ve bu da şaşırtıcı derecede düşük bir rakam olur.” Bu küçük kayıp, Passchier’in mermer bloğun tamamının Efes’e taşındığını ve daha sonra plakaların orada kesilip parlatıldığını varsaymasına neden olur.

Kaynak: Universitaet Mainz

Kapak Fotoğrafı: Sinan İlhan

Banner
Benzer Yazılar

Giza’nın Gizemleri

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Büyük Piramit, antik dünyanın ayakta kalan nadir eserlerinden birisidir. Bu devasa yapılar günümüzdeki ziyaretçilerine güçlü bir hanedanlığa bakma şansı veriyor....

Karahantepe Prehistorik dönemin gizemlerine ışık tutacak

10 Ekim 2021

10 Ekim 2021

Dünyaca ünlü Göbeklitepe’de görülen Neolitik döneme ait T biçimli dikilitaşlara ev sahipliği yapan Karahantepe ören yeri, dönemin gizemlerine ışık tutması...

Napoli’de Augustus dönemi su kemerinin daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu keşfedildi

4 Şubat 2023

4 Şubat 2023

Augustus dönemi su kemerinin yaklaşık yarım mil uzunluğundaki daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu, güney İtalya’nın Napoli kentinde keşfedildi. Cocceivs...

Bulgaristan’da 1500 Yıllık Roma Yerleşimi Gün Yüzüne Çıktı

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Bulgaristan’ın Pazarcık bölgesindeki Borimeçkovo köyü yakınlarında, doğalgaz boru hattı projesi öncesi yapılan arkeolojik kazılarda, Geç Roma dönemine ait ve yangınla...

Antik Side’nin Ana Tanrıçası Athena’ya Adanan Tapınak Yoğun İlgi Çekiyor

6 Mart 2025

6 Mart 2025

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, binlerce yıllık tarihe tanıklık eden Side Antik Kenti’nin baş tanrıçası Athena Tapınağı’nın restorasyon sonrası yoğun ilgi görüyor....

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu. Türk...

Dünya’nın En Eski Tekne Yapım Alanı Bouldnor Cliff

5 Ekim 2020

5 Ekim 2020

İngiltere’nin Wight Adası’ndaki Yarmouth’un 1 km doğusunda bulunan Bouldnor Cliff denizin 11 m. aşağısında bulunmuştur. Batıdan doğuya doğru uzanmakta olan...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

Brezilya’da çok nadir görülen bir dinozor türünün kalıntıları keşfedildi

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Araştırmacılar, 70 milyon yıl önce Brezilya’da yaşamış dişsiz, iki ayaklı bir dinozor türünün kalıntılarını ortaya çıkardı ve bunu “son derece...

Hitit Çivi Yazılı Tabletler Yapay Zeka Teknolojisi ile Okunacak

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlere ait çivi yazılı kil tabletlerin okunmasında yapay zeka teknolojisi kullanılacak. 1800 yıllarından bu yana başta Hitit...

Teknaf Ormanlarında Eski Bir Cami Bulundu

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Bangladeş’in Teknaf bölgesinde en az bir asırlık olduğu söylenen bir cami bulundu. Eski cami, Mathabhanga’da yoğun ormanlık alanı temizleyen gençler...

Saqqara’da Bilinmeyen Bir Mısır Kraliçesinin Mezarı Keşfedildi “Kraliçe Neit”

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Giza Piramitinin yakınlarında Saqqara nekropolünde çalışan Mısırlı arkeologlar, 4300 yıl önce Mısır’ı yöneten altıncı hanedanlığın ilk firavunu olan Kral Teti’nin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]