28 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı düşündüğümüz gibi mermerlerle süslenmişti. Ancak tek bir farkla! Genellikle kullanılan mermerler beyaz değildi. Yunan adası Euboea’dan çıkarılan yeşil damarlı Cipollino Verde gibi renkli mermerlerdi.

Mermer çok pahalı olduğu için genellikle diğer ucuz taşların üzerine kaplama olarak daha ince bir plaka şeklinde kaplama yapılırdı.

Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi, Yerbilimleri Enstitüsü’nde Profesör Cees Passchier, “Bugüne kadar, Roma imparatorluk dönemine ait hiçbir gerçek mermer atölyesi kalıntısı bulunamadı, bu dönemde mermer işleme hakkında çok az şey biliniyor” dedi.

Mainz, Türkiye ve Kanada’daki diğer araştırmacılarla birlikte, MS 2. yüzyılda Roma villalarının mermer dış duvarlarının analizini tamamladı. Araştırmacıların Journal of Archaeological Science: Report’un çevrimiçi baskısında detaylandırdığı gibi, jeolojik yapıların 3B modellemesi için özel bir yazılım kullandılar. O dönemde mermer levha üretimi sırasında, malzeme kaybının şimdi olduğundan çok daha az olduğunu keşfettiler.

Araştırmacılar, her biri yaklaşık 1,3 metrekare olan 54 restore edilmiş Cipollino Verde panelini incelediler, fotoğrafladılar ve ölçtüler. Bu paneller,  antik Efes kentinde ki bir villanın duvarlarını süslemek için kullanılmıştı.

marble slabs
Kitap çiftleri şeklinde düzenlenmiş, incelenen mermer levha çiftlerinden biri [Fotoğraf: Cees W. Passchier]
Plakalardan birinin üzerindeki testere izleri göz önüne alındığında, plakaların suyla çalışan bir kereste fabrikasında kesildiğini, aslında bugün hidrolik demir testereleri olarak bildiğimiz şeyi kullanarak kesildikleri belirlendi. Araştırma ekibi, desenli levhalara dayalı rekonstrüksiyonları kullanarak, üç ila dört ton ağırlığındaki tek bir mermer bloktan toplam 40 levhanın kesildiği sonucuna ulaştı. Daha sonra üretim sırasına göre duvara monte edildi ve simetrik bir desen oluşturmak için kitap çiftleri halinde yan yana düzenlendi.

Son olarak, araştırmacılar programı, mermer bloğun üç boyutlu bir modelini oluşturmak için kullandılar ve bu da, plakaların üretimi sırasında malzeme israfı hakkında sonuçlar çıkarmalarını sağladı.

Profesör Passchier, “Levhalar yaklaşık 16 milimetre kalınlığındadır ve aralarındaki kesme ve ardından cilalamadan kaynaklanan boşluklar yaklaşık 8 milimetre genişliğindedir. Üretime atfedilebilen bu maddi kayıp yaklaşık üçte bire eşittir ve bu nedenle, günümüzde modern mermer üretiminin birçok biçimi ile yaygın olarak ilişkilendirilen oranlardan daha azdır. Bu nedenle imparatorluk döneminde mermer çıkarmanın oldukça verimli olduğu sonucuna varabiliriz” dedi.

Araştırmacılar ayrıca, 42 levhanın ilk bir mermer bloktan kesilmiş olmasına rağmen, ikisinin salonun duvarlarına sabitlenmediğini keşfettiler.

Passchier, “Villa duvarlarındaki plakaların düzeni, bu plakaların büyük olasılıkla cilalama veya sonraki nakliye sırasında kırıldığını gösteriyor” dedi.

“Bu, kırılma nedeniyle kaybedilen miktarın yüzde 5 olacağı anlamına gelir ve bu da şaşırtıcı derecede düşük bir rakam olur.” Bu küçük kayıp, Passchier’in mermer bloğun tamamının Efes’e taşındığını ve daha sonra plakaların orada kesilip parlatıldığını varsaymasına neden olur.

Kaynak: Universitaet Mainz

Kapak Fotoğrafı: Sinan İlhan

Banner
Related Articles

Meksika’da Esrarengiz Boyalı El İzleri Ortaya Çıkarıldı

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Maya, Aztek ve İnka gibi antik medeniyetlere ev sahipliği yapan Meksika’da Arkeolog Sergio Grosjean, yeraltı mağarasının duvarlarında düzinelerce esrarengiz siyah...

Antik Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği taş stel ortaya çıkarıldı

27 Haziran 2023

27 Haziran 2023

Pennsylvania Üniversitesi ve Iraklı arkeologlardan oluşan kazı ekibi Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği büyük bir...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

Polonyalı Arkeologdan, Arkeolojide Devrim Yaratacak Yapay Zeka Projesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Polonyalı bilim insanları arkeolojide yeni bir çağ açıyor. Tarih öncesi mezarlıkları, kaleleri ve yerleşim yerlerini tespit etmek için yapay zeka...

50 bin yıllık taş aletler maymunlar tarafından yapıldı

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Brezilya’da keşfedilen 50 bin yıllık alet taş aletlerin kapuçin maymunları tarafından yapıldığına dair bulguları içeren araştırma yayınlandı. Brezilya’nın kuzeydoğusunda yer...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

2000 Yıllık Bir İmza: Tacikistan’da Kadının Adı Testiye Kazınmış

4 Temmuz 2025

4 Temmuz 2025

Tacikistan’da yürütülen arkeolojik kazılarda, 2.000 yıl öncesine ait bir su testisinin üzerinde yazılı bir kadın ismi bulundu: Sagkina. Bu sıradan...

Eski zamanlarda aşk ve nefret: Büyülü metinleri keşfetmek

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

Aşk ve nefret, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren evrensel duygulardır. Eski uygarlıklar, sıklıkla dini ve büyüsel inançlarla iç içe geçen...

1800 yıllık Sasani kil mühründe İran şehrinin adı okundu

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

Pehlevi yazısıyla yazılmış Sasani döneminden kalma 1800 yıllık bir kil mühür üzerinde İran şehri “Şiraz” adı okundu. Sasani İmparatorluğu’nun (MS...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Avcı-toplayıcı insanların 14 bin yıllık tarım aletleri bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

Anadolu’da yaşayan avcı-toplayıcı kültür dönemi insanlarının yaşantıları ile ilgili maddi varlıklara son arkeolojik kazılar ile daha çok ulaşılmaya başlandı. Göbeklitepe,...

İzmit’te tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

İzmit’te Roma döneminden kaldığı düşünülen “kral mezarları” olarak adlandırılan tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor. İzmit’te Kabaoğlu Mahallesi Üçtepeler mevkisinde bulunan, Roma...

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

12 Şubat 2021

12 Şubat 2021

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Tayvanlı arkeologlar Pasifik Bölgesi’nin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine ulaştılar

28 Temmuz 2022

28 Temmuz 2022

Ulusal Tsing Hua Üniversitesi (NTHU) Antropoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Pasifik bölgesinin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]