15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı düşündüğümüz gibi mermerlerle süslenmişti. Ancak tek bir farkla! Genellikle kullanılan mermerler beyaz değildi. Yunan adası Euboea’dan çıkarılan yeşil damarlı Cipollino Verde gibi renkli mermerlerdi.

Mermer çok pahalı olduğu için genellikle diğer ucuz taşların üzerine kaplama olarak daha ince bir plaka şeklinde kaplama yapılırdı.

Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi, Yerbilimleri Enstitüsü’nde Profesör Cees Passchier, “Bugüne kadar, Roma imparatorluk dönemine ait hiçbir gerçek mermer atölyesi kalıntısı bulunamadı, bu dönemde mermer işleme hakkında çok az şey biliniyor” dedi.

Mainz, Türkiye ve Kanada’daki diğer araştırmacılarla birlikte, MS 2. yüzyılda Roma villalarının mermer dış duvarlarının analizini tamamladı. Araştırmacıların Journal of Archaeological Science: Report’un çevrimiçi baskısında detaylandırdığı gibi, jeolojik yapıların 3B modellemesi için özel bir yazılım kullandılar. O dönemde mermer levha üretimi sırasında, malzeme kaybının şimdi olduğundan çok daha az olduğunu keşfettiler.

Araştırmacılar, her biri yaklaşık 1,3 metrekare olan 54 restore edilmiş Cipollino Verde panelini incelediler, fotoğrafladılar ve ölçtüler. Bu paneller,  antik Efes kentinde ki bir villanın duvarlarını süslemek için kullanılmıştı.

marble slabs
Kitap çiftleri şeklinde düzenlenmiş, incelenen mermer levha çiftlerinden biri [Fotoğraf: Cees W. Passchier]
Plakalardan birinin üzerindeki testere izleri göz önüne alındığında, plakaların suyla çalışan bir kereste fabrikasında kesildiğini, aslında bugün hidrolik demir testereleri olarak bildiğimiz şeyi kullanarak kesildikleri belirlendi. Araştırma ekibi, desenli levhalara dayalı rekonstrüksiyonları kullanarak, üç ila dört ton ağırlığındaki tek bir mermer bloktan toplam 40 levhanın kesildiği sonucuna ulaştı. Daha sonra üretim sırasına göre duvara monte edildi ve simetrik bir desen oluşturmak için kitap çiftleri halinde yan yana düzenlendi.

Son olarak, araştırmacılar programı, mermer bloğun üç boyutlu bir modelini oluşturmak için kullandılar ve bu da, plakaların üretimi sırasında malzeme israfı hakkında sonuçlar çıkarmalarını sağladı.

Profesör Passchier, “Levhalar yaklaşık 16 milimetre kalınlığındadır ve aralarındaki kesme ve ardından cilalamadan kaynaklanan boşluklar yaklaşık 8 milimetre genişliğindedir. Üretime atfedilebilen bu maddi kayıp yaklaşık üçte bire eşittir ve bu nedenle, günümüzde modern mermer üretiminin birçok biçimi ile yaygın olarak ilişkilendirilen oranlardan daha azdır. Bu nedenle imparatorluk döneminde mermer çıkarmanın oldukça verimli olduğu sonucuna varabiliriz” dedi.

Araştırmacılar ayrıca, 42 levhanın ilk bir mermer bloktan kesilmiş olmasına rağmen, ikisinin salonun duvarlarına sabitlenmediğini keşfettiler.

Passchier, “Villa duvarlarındaki plakaların düzeni, bu plakaların büyük olasılıkla cilalama veya sonraki nakliye sırasında kırıldığını gösteriyor” dedi.

“Bu, kırılma nedeniyle kaybedilen miktarın yüzde 5 olacağı anlamına gelir ve bu da şaşırtıcı derecede düşük bir rakam olur.” Bu küçük kayıp, Passchier’in mermer bloğun tamamının Efes’e taşındığını ve daha sonra plakaların orada kesilip parlatıldığını varsaymasına neden olur.

Kaynak: Universitaet Mainz

Kapak Fotoğrafı: Sinan İlhan

Banner
Related Articles

20 Milyon Yıllık Fosil Ödeme Aracı Olarak Kullanılmış Olabilir

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Bu yıl gerçekleştirilen arkeolojik kazı çalışmalarında ilginç buluntu ve bilgilere ulaşılıyor. Bunlardan birisi de, Tyana Antik Kenti’nde ele geçirilen 20...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Arkeologlar, bazıları 100.000 yıldan daha eski olan 2.000’den fazla antik sikke ortaya çıkardılar

9 Kasım 2023

9 Kasım 2023

Arkeologlar, Japonya’nın Maebashi Şehrindeki Sosha Village East 03 arkeolojik alanında yapılan bir kazıda, dikkate değer bir keşfe imza attılar. Keşif,...

Çin’in Henan Eyaletinde 5000 Yıllık Saray Keşfedildi

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Çin’in Henan Eyaletinde 5000 yıllık antik bir saray keşfedildi. Antik saray Çin’in eski medeniyetine tanıklık ettiği düşünülen Shuanghuaishu bölgesinde bulundu....

Stratonikeia Antik Kentinin Mitolojik Maskeleri

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

3.000 yıllık Stratonikeia antik kentinde yapılan arkeolojik kazılarda, 2.200 yıl öncesine tarihlendirilen taş blokları süsleyen 10 maske daha ortaya çıktı....

Yuvarlak hendek içinde görkemli nesnelerle birlikte bulunan Orta Çağ’dan kalma çifte mezar

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Almanya’nın güneyindeki Kirchheim am Neckar Friedrichstrasse’de, Stuttgart’taki bölge konseyinde Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) tarafından denetlenen ve AAB şirketi tarafından...

Örümcek Tanrısının 3.200 Yıllık Resmi Belgelendi

25 Mart 2021

25 Mart 2021

Eskiçağ insanı tanrıları hayvan biçimli olarak tasvir ediyordu. Hayvan biçimi verilerek tasvir edilen tanrılara literatürde zoomorfik tanrı tanımlaması yapılmaktadır. Bu...

Gelin Buketinin Bilinmeyen Tarihi

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Düğün çiçeklerinin tarihi düşündüğümüzden daha eskidir. Şimdi kullanılmış olan çiçek buketlerinden farklı olsalar bile hemen hemen bütün çiçek buketlerinin amacı...

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı

19 Aralık 2025

19 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir tandır, Anadolu’nun binlerce yıldır süren mutfak geleneğine ışık tutacak. Toprağın...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Arkeologlar, kuzey İsrail’de keşfedilen 12.000 yıllık flütlerin kuşları cezbetmek için kullanılmış olabileceğini söylüyor

9 Haziran 2023

9 Haziran 2023

Yeni araştırmalar, yaklaşık 12.000 yıl önce, kuzey İsrail’de, insanların küçük kuşların kemikleri ile belirli kuşların seslerini taklit eden enstrümanlara dönüştürdüğünü...

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

Deniz arkeoloğu Wisconsin Gölü’nde 3.000 yıllık kano keşfetti

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinin adını aldığı Wisconsin gölünde bir deniz arkeoloğu 3.000 yıllık kano keşfetti. Kızılderili kabilelerinin 14 bin...

Dünyanın en eski runik alfabesi ile yazılmış sözcüğün yer aldığı taş keşfedildi

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Yazı, Sümerliler tarafından bulundu ve geliştirildi. Zamanla dünyanın birçok noktasında yazı kullanılmaya başladı. Norveç’te bilinen en eski yazı rün bunlardan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]