6 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Regensburg’ta Ortaya Çıkan Roma Dönemi Mithras Tapınağı, Bavyera’daki En Eski Kült Alanı Olarak Tanımlandı

Almanya’nın güneydoğusunda, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Regensburg’un tarihi merkezinde sıradan bir inşaat denetimi yürütülüyordu. Beklenen; Roma katmanları, Orta Çağ izleri, belki birkaç gündelik eşya kalıntısıydı. Fakat toprağın altından çıkan veriler, kentin Roma geçmişine dair bilinenleri değiştirecek ölçüdeydi.

Eski Şehir bölgesinde yapılan arkeolojik çalışmalarda, Roma dönemine ait bir Mithras tapınağı (Mithraeum) kalıntısı tespit edildi. Yapılan değerlendirmelere göre bu yapı, Bavyera sınırları içinde şimdiye dek belirlenen en erken tarihli Mithras kült alanı.


İlk başta her şey olağandı

Kazı alanında başlangıçta beklenen manzara vardı: tarihöncesi yerleşim izleri, Roma dönemi yapı kalıntıları, Orta Çağ tabakaları. Regensburg gibi katmanlı bir kentte bu şaşırtıcı sayılmaz.

Ancak bazı büyük ahşap yapı izleri ve çukur düzenlemeleri uzmanların kafasını karıştırdı. Alanın darlığı nedeniyle kazılar 2023 yılı boyunca birkaç aşamada sürdü. Parçalı veriler bir araya gelmeden, yapının gerçek kimliği anlaşılamadı.

Mithras Tapınağı kazısında bulunan geleneksel ritüel eşyalarının bir parçası olan adak plaketinin parçası.
Kaynak: Museums of the City of Regensburg

Son sözü, buluntuların bütüncül analizini yapan Dr. Stefan Reuter söyledi. Ortaya çıkan plan ve buluntu grubu, ahşap bir Mithras tapınağına işaret ediyordu.


Bir kültün izleri: Taş, metal ve ritüel kaplar

Ahşap yapı büyük ölçüde çürümüş durumda. Ancak arkeoloji bazen doğrudan değil, dolaylı kanıtlarla konuşur.

Alana ait en dikkat çekici buluntular arasında bir adak taşı parçası, metal votif levha fragmanları, kutsal alan donanımına ait parçalar ve çeşitli ritüel kaplar yer alıyor. Yılan motifli seramik parçaları özellikle önemli; zira Mithras inancında yılan sembolizmi merkezi bir rol üstlenir.

Tütsü kapları, sürahiler ve içki kapları da ele geçti. Bu ayrıntı tesadüf değil. Mithras kültünde ritüel ziyafetler, inisiyasyon törenlerinin ve topluluk bağının temel unsurlarındandı.

Yani burada yalnızca bir tapınak değil, örgütlü ve kapalı bir inanç topluluğunun izleri var.


Sikkeler tarihlemenin anahtarı oldu

İmparator Hadrian’ı (MS 117-138) tasvir eden sikke. Bu bölgeden bulunan diğer nümismatik buluntularla birlikte, kutsal alanın tarihlenmesi için önemli bir referans noktası oluşturmaktadır. Kaynak: Museums of the City of Regensburg

Kazıdan çıkan sikkeler belirleyici rol oynadı. Özellikle İmparator Hadrianus dönemine (MS 117–138) ait örnekler sayesinde kutsal alanın MS 80 ile 171 yılları arasında aktif olduğu anlaşıldı.

Bu tarih aralığı önemli. Çünkü Regensburg’daki daha geç dönem lejyoner kampından önceye denk geliyor. Yani Mithras kültü, Tuna hattındaki Roma askeri varlığının erken evresinde bölgede yer edinmiş.


“Regensburg’ta bilinen tek Roma kutsal alanı”

Museums of the City of Regensburg bünyesinde görev yapan Roma eyalet arkeolojisi uzmanı Maximilian Ontrup’a göre keşif iki açıdan dikkat çekici:

“Bu alan, Regensburg’un Eski Şehir bölgesinde tespit edilen tek Roma kutsal alanı. Ayrıca Bavyera’daki dokuz Mithras tapınağı arasında en erken tarihli örnek.”

Mithras kültü genellikle 2. yüzyılın sonları ile 3. yüzyılda zirveye ulaştı. Regensburg örneği ise bu yükseliş döneminden daha erken bir safhaya işaret ediyor. Bu da kültün bölgeye düşündüğümüzden daha erken ulaştığını gösteriyor.


Roma Regensburg’una yeni bir boyut

Bir ritüel sununun parçası olarak dikilmiş, üzerinde yazıt izleri bulunan adak taşının parçası. Kaynak: Museums of the City of Regensburg

Regensburg’un Roma dönemi yerleşimi, Tuna hattındaki diğer merkezler kadar ayrıntılı biçimde araştırılmış değil. Bu keşif, kentin dini ve toplumsal yapısına dair yeni sorular ortaya çıkarıyor.

Bir Mithraeum’un varlığı; askerî bağlantılar, kapalı erkek toplulukları ve hiyerarşik inisiyasyon sistemi anlamına gelir. Bu, yalnızca bir inanç pratiği değil; aynı zamanda sosyal bir organizasyon modelidir.

Keşfin ardından Bavarian State Office for the Preservation of Monuments ile Regensburg Belediyesi ortak bir araştırma projesi başlattı. Buluntuların kent müzelerine devredilmesi ve yeni bir sergi konsepti içinde değerlendirilmesi planlanıyor.

Müze Direktörü Dr. Sebastian Karnatz’ın sözleri dikkat çekici:

“İlk bakışta bu parçalar sade görünebilir. Ancak doğru bağlam içine yerleştirildiğinde konuşmaya başlarlar. Ve anlattıkları hikâye, Roma Regensburg’una dair algımızı değiştirecek.”

Stadt Regensburg

Kapak fotoğrafı: ArchaeoTeam Resenburg

Banner
Benzer Yazılar

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Eski Ayak İzleri, İnsanların 148.000 Yıl Önce Ayakkabı Giydiklerine Dair Kanıtlar Sunuyor

13 Eylül 2023

13 Eylül 2023

Güney Afrika’daki eski ayak izlerinin yeni bir analizi, bu izleri yapan insanların sert tabanlı sandalet giymiş olabileceğini gösteriyor. Cape Coast’taki...

Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’nde

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

7 bin yıllık medeniyete ev sahipliği yapmış Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi. Malatya’nın 7 km kuzeydoğusunda bulunan...

İngiltere’nin kutsal adasında bulunan somon omurlarından yapılmış en eski tespih

29 Haziran 2022

29 Haziran 2022

İngiltere’de “Kutsal Ada” (Holy Islands) olarak bilinen Northumberland kıyılarının hemen dışındaki Lindisfarne adasında, arkeologlar İngiltere’de somon omurlarından yapılmış şimdiye kadar...

Duman arkeolojisi Nerja Mağarası’nın Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası olduğunu kanıtladı

26 Nisan 2023

26 Nisan 2023

Córdoba Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan yeni bir çalışma, Nerja Mağarası’nın Tarih Öncesi dönemde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası...

Neandertallerin güçlü parmakları varken, insanlar daha iyi kontrole sahipti…

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Yeni bir araştırmaya göre, Neandertal parmaklarının saplı aletleri tutmaya daha iyi adapte olduğu bulundu. Neandertallere ait baş parmağın hareketinden sorumlu...

2100 yıllık kadın iskeleti bronz deniz kızı yatağında yatarken bulundu

5 Haziran 2022

5 Haziran 2022

Arkeologlar, Yunanistan’ın kuzeyindeki Kozani kenti yakınlarında bronz bir deniz kızı yatağında yatan 2100 yıllık bir kadının iskeletini buldular. MÖ 1....

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden...

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

2 Aralık 2025

2 Aralık 2025

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor. Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın...

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

Arnavutluk’ta Çifte Yazıtlı Roma Mezarı: Dibra Bölgesinde İlk Anıtsal Keşif

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Arkeologlar, Arnavutluk’un kuzeyindeki tarihi Dibra bölgesinde, Roma dönemine ait anıtsal bir mezar keşfetti. Strikçan köyünde bulunan yapı, hem gömülen kişi...

Avrupa Yılın Müzesi seçilen Troya Müzesi “Troy Museum Journal” dergisini yayın hayatına hazırlıyor

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Geçtiğimiz yıl Avrupa Yılın Müzesi seçilen sosyal medya çalışmaları ile popüler olan Troya Müzesi bir ilke daha imza atıyor. Troya...

Yunan adası Kythnos’taki antik kutsal alanda keşfedilen sayısız adak figürün

11 Haziran 2023

11 Haziran 2023

Yunanistan’ın Kiklad adası Kythnos’ta (genellikle Thermia olarak adlandırılır) bir tepenin üstündeki tapınak kompleksini kazan arkeologlar, eski ibadet edenler tarafından adanmış...

Sibirya Halkı 12.000 Yıl Önce Fildişini Oyun Hamuruna Benzeten Bir Tekniğe Sahipti

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

12.000 yıldan daha uzun bir süre önce insanlar, mamut fildişinden oyun hamuru benzeri bir malzeme yapmak için sofistike bir teknik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]