12 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi ‘mini beyinler’ yetiştirilmesiyle gerçeğe döndü.Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi mini beyinler kısa süreliğinede olsa biliminsanlarına insanların evrimleri hakkında bilgiler verdi.

Kaliforniya Üniversitesi, San Diego laboratuvarında geliştirilen mikro beyinler  kısa bir süre yaşadı ve organların bin yıl boyunca nasıl geliştiğine dair ilginç ipuçları verdi.

Bilim insanları, insanların bu kadar büyük, karmaşık beyinlere sahip olacak şekilde nasıl evrimleştiğini uzun zamandır merak ediyordu. Bunu anlamanın bir yolu, beyin gelişiminde yer alan modern genleri eski kuzenlerimizde bulunanlarla karşılaştırmaktır. Bilim adamları Neandertallere ait çok sayıda fosilleşmiş kalıntı bulmuş olsalar da – yaklaşık 37.000 yıl önce ölen modern insanların kuzenleri – henüz korunmuş bir Neandertal beyni bulamadılar . Bilgideki bu boşluğu doldurmak için, bir araştırma ekibi petri kaplarında küçük, bilinçsiz “mini beyinler” geliştirdi. Bazı beyinler standart insan genleri kullanılarak büyütüldü ve diğerleri, Neandertal kalıntılarından alınan bir beyin geliştirme genine sahip olmak için gen düzenleme aracı CRISPR kullanılarak değiştirildi.

Live Science’nin daha önce yaptığı bir habere göre, araştırma için ilk kez küçük beyinler yetiştirilmiyor, ancak ilk kez bir insan eski bir insan kuzeniyle insan organının bir melezini ilk defa geliştirildi.

ARKAİK GEN
Arkaik bir gen varyantı (altta) içeren beyin organoidleri, insan organoidlerinden (üstte) daha küçük ve kabaca dokuludur. Fotoğraf: CA Trujillo et al./Science

UCSD’de projeyi yöneten bir sinirbilimci olan Alysson Muotri Nature’a,  “Spesifik olarak, araştırmacılar mini beyinleri büyütmek için kullanılan bazı kök hücrelerde insan NOVA1 genini , uzun süre önce ölmüş Neandertallerin kemiklerindeki genetik kalıntılardan bir araya getirilmiş bir NOVA1 geni ile değiştirdiler. Araştırmacılar, NOVA1’in beyin gelişiminde rol oynadığını biliyor. Tamamen insan beyni ile insan-Neandertal melezi arasındaki fark hemen açıktı” dedi.

İnsan mini beyinleri, küçük mermerler gibi pürüzsüz küreler olma eğilimindedir. Araştırmacılar, Neandertal beyinlerinin daha küçük ve daha düzensiz olduğunu bildirdi. Ayrıca gelişmeleri daha uzun sürdü. Araştırmacılar, farklı petri kaplarına bakan herkesin farkı hemen anlayabileceğini söyledi.

Daha yakından bir analiz, yarı Neandertal mini beyinlerinin sinirsel aktivitelerinde daha kaotik olduğunu ve tüm insanlardan farklı protein setleri ürettiğini ortaya çıkardı.

Moutri ve ekibi deneyleri için NOVA1’i seçti çünkü sinirler arasındaki bağlantıları oluşturmada rol oynuyor ve bu gene verilen hasar nörolojik bozukluklara yol açabiliyor- bu da onu beyni anlamayı uman araştırmacılar için önemli bir çalışma hedefi haline getiriyor.

Neandertal NOVA1 genlerinin sentezlenmesi de nispeten kolaydır. Genetik kodlarında sadece bir harf insan varyantından farklıdır.

NPR, farklılıkların Neandertal beyinlerinin insan beyninden daha hızlı olgunlaştığını ve Neandertallerin daha genç yaşlarda daha yetenekli hale geldiğini gösterdiğini bildirdi.Ancak bu hızlı gelişme, Neandertalleri, insan çocuklarına karmaşık düşünce ve sosyal bağ kurma konusunda büyük olasılıkla avantaj sağlayan uzun gelişme döneminden mahrum etti.

Aşağıdaki adrese tıklayarak makalenin tamamını okuyabilirsiniz.

https://sci-hub.se/https://science.sciencemag.org/content/371/6530/eaax2537.full

Banner
Benzer Yazılar

Altmış yıl önce kaçırılan Kibele heykeli Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek

1 Ocak 2023

1 Ocak 2023

1960 yılında yasadışı yollarla İsrail’e kaçırılan doğurganlığın ve bereketin sembolü tanrıça Kibele’ye ait heykel Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek. Eski Çağ Anadolu’sunda...

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

Süryanice yazılmış en eski İncil el yazması çeviri keşfedildi

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden bir araştırmacı, MS 3. yüzyılda Süryanice yazılmış ve MS 6. yüzyılda kopyalanmış İncil’e ait küçük bir el...

Diyarbakır’da eski bir taş ocağında 54 çocuk mezarı bulundu

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, eski bir taş ocağı olduğu düşünülen alanda 0-6 yaş arası 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, şu...

Golan Tepeleri’nde 1.700 Yıllık Sınır İşareti ve Memlük Kamu Binası Ortaya Çıkarıldı

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Golan Tepeleri’ndeki İsrail ordu üssünün yakınında bulunan antik kent sınırı işaretleyicisi ve Memlük Devletine ait bir kamu binası keşfedildi. Golan...

Macaristan’da ortaya çıkarılan eşsiz cerrahi aletlerle gömülmüş Romalı bir doktorun mezarı

29 Nisan 2023

29 Nisan 2023

Macar arkeologlar, Budapeşte’ye yaklaşık 1 km uzaklıktaki Jászberény şehri yakınlarında yüksek kaliteli cerrahi aletlerle gömülmüş 8. yüzyıldan kalma bir Romalı...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Şamuha Kenti Tanrıçası İştar’ın tapınağı çıkarılacak

11 Eylül 2021

11 Eylül 2021

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa dışında bir dönem başkentlik yapan Şamuha (Kayalıpark-Sivas) idari kent olma dışında dini özelliği ile de dikkat...

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Kibyra Antik Kenti’nin yuvarlak planlı çeşme yapısının restorasyonu tamamlandı

26 Aralık 2022

26 Aralık 2022

Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra Antik Kenti’nin tamamen yıkık halde bulunan yuvarlak planlı çeşmesi altı yıl süren zorlu restorasyon...

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Tatarlı Höyük’te, Orta Tunç Çağı’na ait, tabanı sıvalı bir yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Arkeologlar, Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te Orta Çağ’dan kalma sıvalı zemine sahip bir yapı ortaya çıkardı. Tatarlı Höyük, Neolitik dönemden...

Ulucak Höyüğü’nde Tilki Postlu 8 Bin Yıllık Erkek Figürü Gün Yüzüne Çıkarıldı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yer alan ve kentin bilinen en eski yerleşim alanı kabul edilen Ulucak Höyüğü’nde yürütülen kazılarda, 8 bin...

Mecdelli Meryem’in doğduğu yer Migdal’da ikinci sinagog keşfedildi

13 Aralık 2021

13 Aralık 2021

İsrailli arkeologlar, Mecdelli Meryem’in (Magdalalı Meryem olarak da bilinir) doğum yeri olduğu tahmin edilen Migdal’da (Magdala) İkinci Tapınaklar Dönemi’nden kalma...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]