22 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak kullanılmaktadır. Güney Amerika ülkelerinin armalarında dahi Frig şapkası kullanılagelmektedir.

Güney Amerika ülkesi Kolombiya resmi armasında yer alan Frig şapkasının Türkiye’den Kolombiya’ya uzanan yolculuğu makale konusu oldu. Bu ilginç yolculuğun başlangıcı makalenin başlangıç kısmında, 2013-2018 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti Bogota Büyükelçisi olan Engin Yürür’ün gözlemleri ve Konya Selçuk Üniversitesi’nde eskiçağ uygarlıkları tarihi alanında görev yapan Prof. Dr. Hasan Bahar‘ın katkıları ile gerçekleştirilen araştırma sonucunda ortaya çıktığı ifade edilmektedir.

Frig şapkasının binlerce yıl boyunca birçok ulus tarafından özgürlük sembolü olarak kullanıldığına dikkat çeken makale, Prof. Dr. H. Bahar’ın danışmanlığında eskiçağ tarihi bölümünde doktorasını tamamlamış olan Yeşim Dilek ve 2013-2017 yıllarında Kolombiya’daki Türkiye Cumhuriyeti Bogota Büyükelçiliği’nde görev yapan Önder Boyacı ortak yazımı ile üretilmiştir.

Frigya Krallığı’nın hakimi olduğu topraklar

 

Frig Şapkasının Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğu başlıklı makalede yer alan bazı bilgileri sizler için derledik.

“Frigya Başlığı, Frig Tanrısı Attis ile birlikte ortaya çıktı. Diriliş, onunla özdeşleştirildi. Attis’ten bahsetmeden önce, birlikte olduğu tanrıyı hatırlamak gerekir.
Çoğu kaynakta Frig ana tanrıçası Magna Mater ile ilişkilendirilir. Dinler tarihinde Magna Mater, Kybele (Cybele) olarak bilinir. Yunanlılar tarafından kullanılan ad Cybele, evrensel bir nitelik ve yaşam ve bereket tanrıçasıdır. Verimli toprakların tanrıçası ve kaynağı olarak Kybele kültü birçok yerde yayıldı ve sonraki Frig uygarlıklarında benimsendi. Ama en çok da Frig kültür mirasının bir sembolü olarak kaldı.”

Makale de Frig başlığının ortaya çıkışını anlatan iki mitolojiye yer verilmektedir. Bu hikayelerden birisi şöyle;
“Attis, annesi tarafından bir nehir kıyısında terk edilmiş bir yetimdir. Kybele’nin aşık olduğu çok güzel bir genç adama döner. Ama Kybele, onun herhangi bir kadınla birlikte olmasını yasaklar. Attis nehir perisine aşık olur. Sangaria ve onunla bir mağarada ilişki yaşar. Bu ilişkiyi haber alan Kybele delirir ve Attis’i hadım eder. Attis’in ölümüne neden olan bu hadım olayı sonrası Kybele’nin acıyla yas tuttuğunu gören Sabasius, Attis’i diriltip ölümsüz kılar. Tanrıçanın her yıl ilkbaharda Attis’e ulaştığını ve böylece doğanın yakınlaştığını yeni hayata kavuşulduğuna; ve tam tersi de, onu kaybettiğinde doğanın kış uykusuna yattığına inanılır.
Mart sonu veya Nisan başlarında kutlanan bu buluşma, bereket, yenilenme ve yeniden doğuşu temsil ediyordu. Böylece, kurtuluşunu, yeniden doğuşunu temsil eden Attis ile özdeşleşen şapka ve ebedi ve özgür hayatı, özgürlüğün ruhunu aşılayan bir sembol haline geldi insanların kafasında…

Frig tanrısı Attis, ölümsüz ve özgürlüğün sembolü olan Frig şapkası ile özdeşleşir.

Bu efsanenin daha yaygın olan ikinci versiyonunda Attis’in yeniden dirilişi biraz daha farklı bir şekilde anlatılmaktadır. Bu versiyonda tanrıça Kybele, Attis adında genç bir adama aşık olur. Ama Attis’in ailesi O’nun Kral Pessinus’un kızıyla evlenmesini ister. (bazı kaynaklarda o, Kral Midas’ın kızıdır.) Attis evlenmek üzereyken, Kybele aniden ortaya çıktı. Düğün, Attis’i çılgına çevirir ve kendisini hadım etmeye iter. Attis yeri sularken cinsel organlarından akan kanla orada bir bitki doğar ve bir çam ağacı büyür. Çam her zaman yeşil kalan ve uzun bir yaşam beklentisine sahip bir ağaçtır ve edebiyatta ölümsüzlük olarak değerlendirilir. Attis’de çama dönüşerek özgürlüğüne kavuşur.

Çamın şekli sembolik olarak Attis’in başlığının şeklini anımsatmaktadır. Bu çamın Attis ve şapkası ile özdeşleşme şeklidir. Bizde, Attis ve şapkasının özgürlük, gençlik ve dirilişin sembolleri olarak kullanımının olduğunu düşünüyoruz. Yüzyıllar boyunca özgürlük ve diriliş sembolü olarak Frigo şapka toplumların kökeni bu efsaneden gelir.

Bu mitler ile Hıristiyanlığın temelleri arasında da bir bağlantı kurulabilir. İlkinde olduğu gibi Attis efsanesi, Paskalya günü, (İsa Mesih’in diriliş günü 22 Mart Pazar günü kutlanıyor ya da mezheplere göre değişim göstererek 25 Nisan’da da kutlanıyor.) İsa Mesih’in çarmıha gerildikten sonra dirilişinin kutlanması (baharın dönmesi) Atis’in ölümcül sakatlanmasına örnek olabilir. Attis’in ikinci efsanesi, çağdaş toplumlarımızda çam ağacının sembolizminde bulundu. Çam, Attis’e izin veren nesnedir. özgürlüğünü yeniden kazan ve yeniden yaşa diye… Birçok Hıristiyan toplumunda, yeni yılın gelişi, Noel arifesinde sembol olarak bir çam ağacı süslenir.

Friga başlığının Roma döneminde nasıl sembol olduğu da makalede şu şekilde kalem alınmıştır. “Romalı köleler arasında özgürlük sembolüdür. Serbest bırakıldıktan sonra köleler, özgürlüklerini simgesel olarak bu şekilde göstermişlerdir. Kurtuluş töreninde köleler bu şapkayı taktılar. Öte yandan,

Roma imparatorları ,güçlerini ve sürekli karakterlerini göstermek kalıcı yönetimlerini belgelemek için, Frigya başlığı bulunan sikke ve madalyalar bastırmışlardır.

Yıllar içinde MS 68 ve 69, İmparator Galba, ebedi kuralına geri dönmek isteyen Anayasal hak olarak, bu şapkayı bir madalya üzerine basmıştır. Brutus, bu şapkanın devrimci potansiyelinin farkında olmuş ve  kölelerin kurtuluşu için, bu şapkayla bir madeni para basmıştır.

Homeros’un İlyada destanında Truva prensi Paris ünlü Frig şapkasını taktığı görülmektedir.

Truva prensi Paris ünlü Frig şapkasını takıyor.

Amazonlar, Karadeniz kökenli savaşçılar-bir erkek dünyasında özgürlüklerini sembolize etmek ve göstermek isteyen kadınlar- ve eski Yunanlıların efsanevi düşmanları da Frigya şapkası taktılar.

Modern dünyanın kapılarını açan Fransız İhtilali ve sonrasında Frig Şapkası’nın kullanımı hakkında şu notları makale de görebilmekteyiz.

“18. yüzyılda Frigya Attis Şapkası bir özgürlük sembolü olarak giyildi. Devrimciler, birçok ülkede yıllar boyunca bağımsızlık hareketleriyle özdeşleştirdiler. Bunların içinde en önemli hareket, 1789’da Fransız devrimcilerinden gelmiştir. Frig Şapkası, daha fazla özgürlük için kendilerini temsil eden bir sembol olarak görüldü. Ama Fransa Devrimi’nde kullanılmadan önce bu sembol Kuzey Amerika devrimcileri tarafından kullanıldı. Birçok resmi belgede yer almaktadır.

Frigya Başlığı’nın ilk görünüşünü bulmak için Amerikan isyanı, Paul Revere’nin eserlerine geri dönmeliyiz. 1766 yılında Sanatçı Revere, Damga Yasası’nın yakın zamanda yürürlükten kaldırılmasını kutlamak için Boston şehri için bir dikilitaş öngördü . Bu dikey anıtta Frigya Başlığı kullanıldı. Başlık, ayrıca 1768 tarihli gümüş bir bardakta da bulunur.

Fransız devriminde Bastille’in basılmasından birkaç ay sonra devrimciler tarafından Frigya şapkası takıldı. Sonra Fransa’nın birçok yerinde daha sık bulundu. Bu tarihten itibaren günlük hayatın her alanında, daha kaliteli porselenler, mobilyalarda, basit çanak çömleklerde kullanılmıştır. İnsan ve Vatandaş Hakları Beyannamenin görsel unsurunda da bulunur. Fransa’da Frigya Şapkası, devrim sırasında özgürlük ve daha sonra ülke geneline yayıldı. Fransız kadınlar ve özellikle siyasetle ilgilenen kadınlar arasında siyasi bir sembol ve karşı özgürlüğün sembolü olarak benimsenmiştir.

Dünyanın birçok yerinde kullanılan Frig Başlığı, makalenin de başlığını oluşturan Latin Amerika ülkelerinde  (Arjantin, Bolivya, Küba, Haiti, El Salvador, Nikaragua vb.) özgür devlet işareti gibi resmi kalkanlarda yer almıştır. 1834’ten beri Kolombiya devletinin arması olarak kullanılan Frig Şapkası bu düşüncenin temsilidir
Görünüşe göre yakın tarihi ilişkileri olan Anadolu Batı dünyası, Amerika kıtasıyla kültürel bir bağ paylaştı.

Bugün Türklerin yaşadığı Anadolu’dan gelen Frigya şapkası, Kolombiya ve Türkiye arasında güçlü bir sembol, güçlü bir köprü olmuştur.

Makalenin orjinal başlığı “EL VÍAJE DEL GORRO FRÍGÍO DESDE TURQUÍA HASTA” olarak tam metnini Tarih Okulu Dergisi (TOD) Şubat 2020 Yıl 13, Sayı XLIV, ss.266-284. de okuyabilirsiniz.

Banner
Related Articles

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Harran’da bilinen ilk medreselerden biri açığa çıkarılıyor

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Şanlıurfa ilinde bulunan Harran, dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerden birisidir. Birçok kültürel katmana ev sahipliği yapan Harran ören yerinde...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Karahöyük’te 3.500 Yıllık Yemek Takımı: Kamu Yapısı, Sunak ve Kremasyon Mezarlarla Birlikte Ortaya Çıktı

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Konya’nın Meram ilçesinde sürdürülen Karahöyük kazılarında, yaklaşık 3.500 yıl öncesine tarihlenen testi, tabak ve kupalı bardaktan oluşan tam bir yemek...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Gre Fılla Höyüğü buluntuları bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösteriyor

4 Ağustos 2022

4 Ağustos 2022

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesindeki Gre Fılla Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntular bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösterdi. Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem’de...

Arkeologlar Laodikeia’nın Batı Tiyatrosu’nda 2.000 Yıllık Bir Athena Heykeli Ortaya Çıkardı

25 Nisan 2026

25 Nisan 2026

Yüzyıllar boyunca taş ve tozun altında kalmıştı. Şimdi ise Laodikeia’nın Batı Tiyatrosu’nda ortaya çıkarılan 2.000 yıllık Athena heykeli, kentin yalnızca...

Akay Kine “Çinliler, Bozkurt Destanı’nı değiştirdi”

20 Şubat 2022

20 Şubat 2022

Türklerin en önemli destanlarından biri olan Bozkurt Destanı, bir başka adıyla Ergenekon Destanı, Türklerin yeniden güç bularak tarih sahnesine çıkma...

Büklükale’de Hitit döneminde yaşanan depremin izlerine ulaşıldı

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Anadolu tarihini değiştirecek bulgulara ulaşılan Büklükale kazılarında Hitit döneminde yaşanan depremin yarattığı tahribatın izlerine ulaşıldı. Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale mevkisinde...

Hatay’daki Üçağızlı II Mağarası, Neandertaller ile Modern İnsanlar Arasındaki 20 Bin Yıllık Kültürel Sürekliliği Ortaya Koydu

7 Temmuz 2026

7 Temmuz 2026

Hatay’daki Üçağızlı II Mağarası’nda yürütülen araştırmalar, Neandertaller ile modern insanlar arasındaki geçiş sürecine ilişkin yerleşik görüşleri yeniden değerlendirmeye açabilecek bulgular...

Mayın temizleme dalgıçları MÖ 3. yüzyıldan kalma gemi enkazı keşfettiler

25 Haziran 2023

25 Haziran 2023

Hırvat ve İtalyan deniz mayın temizleme dalgıçları arasındaki işbirliğine dayalı eğitim tatbikatlarının bir sonucu olarak, doğu Adriyatik deniz tabanındaki en...

Konya’nın Kapadokyası Kilistra Antik Kenti

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Peribacaları, kiliseler, yer altı şehirleri denilince aklımıza ilk gelen yer Nevşehir, Aksaray arasında kalan Kapadokya olur. Eşsiz tarihi zenginliği ile...

Diyarbakır’daki 1900 yıllık kaya kilisesinde Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan canlının fosili bulundu

4 Mart 2024

4 Mart 2024

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Hıristiyan dünyası için önemli bir yapı olan 1900 yıllık kaya kilisesinde yapılan çalışmalarda Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]