27 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Çağ’da Veba Doktorları ve İlginç Üniformaları

Kara veba tarihin en ölümcül salgınıydı ve sadece birkaç yılda 25 milyon Avrupalıyı yok etti. Yönetimdekiler çaresizlikten  ikinci sınıf ve deneyimsiz doktorları yada hiçbir tıbbi eğitimi olmayan ama doktor olarak adlandırılan “Veba Doktorlarını” işe aldılar.

Önemli olan tek şey veba doktorunun vebadan etkilenen bölgelere girmeye ve ölü sayısını hesaplamaya istekli olmasıydı. 250 yıl veba ile savaşan insanlara umut 17. Y.Y. tehlikeli madde giysisine benzer kıyafetin icadıyla geldi. Umut geldi gelmesine ama maalesef işe yarar bir icat olmadı.

Bir veba doktorunun veya Medico della Peste’nin birincil sorumluluğu hastaları iyileştirmek veya tedavi etmek değildi. Kara ölüm kayıplarının izini sürmeleri, ara sıra otopsiye yardım ettikleri, ölüler ve ölenlerin iradelerine tanık oldukları için görevleri daha idari ve zahmetliydi.

Veba doktorlarının hastalarının mali durumundan yararlandıkları, ölen kişinin son nefesinde yanında olmalarından dolayı çoğu zaman onların vasiyetleriyle kaçmaları şaşkınlık yaratmıyordu. Buna rağmen bu veba muhasebecilerine saygı duyuluyor hatta fidye için alıkonuldukları da oluyordu.

Yerel belediyeler tarafından işe alınan ve para ödenen veba doktorları, ekonomik durumlarına bakılmaksızın herkesi saydılar, ancak zaman zaman daha zengin hastalara bir ücret karşılığında kendi buldukları tedavileri uygulamaktan da geri durmadılar.

Veba doktorları için tasarlanan koruyucu maskeler.

Vebanın tam olarak nasıl yayıldığı doktorlar ve hastalar için belirsizliğini korumaktaydı.

Yine de 17. yüzyıla gelindiğinde, doktorlar salgının kötü kokulu hava yoluyla yayıldığı fikri olan “miazma teorisini”  kabul ettiler. Bu teorinin kabulünden önce de veba doktorları çeşitli koruyucu giysiler giymişlerdi ancak 1619’da XIII. Louis’ün başhekimi Charles de l’Orme tarafından bir “üniforma” icat edildi.

Charles de l’Orme

De l’Orme bu kostüm hakkında şöyle yazdı:

“Burun yarım ayak uzunluğunda, gaga şeklinde, parfümle dolu … Montun altına Fas derisinden (keçi derisi) yapılmış botlar ve pürüzsüz tenli kısa kollu bir bluz giyiyoruz … Şapka ve eldivenler aynı deriden yapılmıştır … gözlerin üzerinde mutlaka gözlükler kullanılacak ”

Kokulu buharların giysilerinin liflerini yakalayabileceğine ve hastalıkları iletebileceğine inandıkları için de l’Orme, miyazmaları saptırmak için mumlu bir deri ceket, tozluklar, botlar ve eldivenlerden oluşan bir üniforma tasarladı. Kıyafet daha sonra vücut sıvılarını püskürtmek için keçi derisi üzerine beyaz hayvan yağı ile kaplandı. Veba doktoru ayrıca, bir doktor olduklarını belirtmek için belirgin bir siyah şapka takmak zorundaydı.

Doktor, hastalarıyla iletişim kurmak, onları incelemek ve ara sıra daha çaresiz ve saldırgan olanları uzaklaştırmak için kullandığı uzun tahta bir sopa taşırdı. Başka  kayıtlara göre ise hastalar vebanın Tanrı’dan gönderilen bir ceza olduğuna inandılar ve veba doktorundan tövbe ile onları kırbaçlamasını istediler.

Kötü kokulu hava ile kafur, nane, karanfil ve mür gibi tatlı otlar ve baharatlarla da savaşılıyordu. Bu bitkiler gagalı bir maskeye doldurulmuştu. Bazen bitkiler maskeye yerleştirilmeden önce tutuşturulurdu, böylece duman veba doktorunu daha fazla koruyabilirdi.

Berlin müzesinde sergilenen veba maskeleri.

Ayrıca yuvarlak cam gözlük takarlardı. Bir başlık ve deri bantlar gözlükleri ve maskeyi sıkıca doktorun kafasına bağlardı. Terli ve ürkütücü dış görünüşünün yanı sıra, gagaya delikler açılmış olduğu için kıyafet tamamen kusurluydu. Sonuç olarak, doktorların çoğu vebaya yakalandı ve öldü.

De l’Orme  96 yaşına kadar yaşayacak kadar şanslı olsa da, çoğu veba doktorunun takım elbiseyle bile çok kısa bir ömrü oldu ve hastalanmayanlar genellikle sürekli karantina altında yaşıyordu.

Veba doktorlarının korkunç tedavileri

Bubonic Plague yani Hıyarcıklı Veba’yı tedavi eden doktorların korkunç semptomlarla karşı karşıya kalmaları ve hastalığı derinlemesine anlayamadıkları için, otopsi yapmalarına genellikle izin verildi. Ancak bunlar hiçbir sonuç vermiyordu.

Veba doktorları büyük ölçüde vasıfsızdı, bu yüzden yanlış bilimsel teorileri doğru kabul ettiler. Gerçek doktorlardan daha az tıbbi bilgiye sahiptiler. Tedavileri ise bilimsellikten çok uzak tuhaftan, korkunç olana kadar değişiyordu.

Veba doktorlarının bir çizimi.

Hıyarcıklı Veba’da bakteriler dokuya geçmektedir. Şişmiş lenf nodları, hastalıkla ilişkili karakteristik buboları (hıyarcıklar) oluşturur. Bu buboların temiz tutulması ve patlaması önlenmelidir. O dönem bu bilgilerden haberdar olmayan veba doktorları buboları insan dışkısı ile kapladılar. Ayrıca bu irinleri boşaltmak için bubolarda delikler açtılar. Hatta bazıları bu şişkinlikleri civa ile yaktılar.

Bu girişimler iltihaplı yanık yaralarını ve kabarcıklarını açarak genellikle ölümü ve enfeksiyonun yayılmasını hızlandırdı.

Bugün, zatürre gibi hıyarcıklı ve sonraki salgınlarda, sıçanlar tarafından taşınmadığı ve kentsel ortamlarda yaygın olan Yersinia pestis bakterisinin neden olduğunu biliyoruz. Yersinia Pestis isimli bakterinin bir “insan parazit modeli” olduğu anlaşıldı. Yani hastalığı yayanlarda bulaştıranlarda insanlardı.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki son kentsel veba salgını 1924’te Los Angeles’ta meydana geldi ve o zamandan beri çeşitli antibiyotiklerle uygulanan bir tedavi sistemi geliştirildi.

Küçük bir not olarak geçelim “veba” kelime anlamı olarak salgın hastalık demektir. Arapça bir kelimedir. Kelime Osmanlıca’ya bir hastalık ismi olarak geçmiştir. Araplar ise veba’ya Taun demektedirler.

Banner
Benzer Yazılar

Hitit Çivi Yazısı Metinleri Yakında Çevrimiçi Olarak Erişilebilir Olacak

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

En eski Anadolu Uygarlıklarından biri olan Hititler günümüzden 3500 yıl önce yaşadılar. Kurdukları büyük İmparatorluklarıyla çevrelerindeki her yeri hatta en...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Konya’nın Kapadokyası Kilistra Antik Kenti

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Peribacaları, kiliseler, yer altı şehirleri denilince aklımıza ilk gelen yer Nevşehir, Aksaray arasında kalan Kapadokya olur. Eşsiz tarihi zenginliği ile...

İran’da 5000 yıllık taş eşya atölyesi bulundu

24 Ocak 2023

24 Ocak 2023

İranlı arkeologlar, İran’ın Kerman Eyaleti’ndeki Jiroft’ta yaptıkları kazılar sırasında MÖ 3. Binyıla kadar uzandığı tahmin edilen bir taş eşya atölyesinin...

Colossae Antik Kenti Kazı Çalışmaları Başlıyor

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Denizli ilinin Honaz ilçesinde yer alan Colossae Antik Kenti, yüzey araştırmaları sonrası kazı çalışmaları başlıyor. Dünyanın yedi büyük kilisesinden birisi...

Teotihuacan Güneş Piramidi

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Meksika’nın en ünlü piramidi kuşkusuz Teotihucan’daki Güneş Piramididir. Bu piramitler Mısır’da bulunan emsallerine göre biraz gölgede kalmış gibi görünseler de...

Arkeologlar, Vaftizci Yahya’nın Ölüme Mahkum Edildiği Yerin Keşfedildiğini Söylüyorlar

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Arkeologlar, Hz. İsa’nın gelişini önceden haber veren bir vaiz olan Vaftizci Yahya’nın (Hz. Yahya) MS 29 civarında ölüm cezasına çarptırıldığı yeri belirlediklerini iddia...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

Ordu’da Roma Dönemi 2.000 Yıllık Lahitler Bulundu

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Ordu’da yol genişletme çalışmaları sırasında kepçe operatörünün dikkati sayesinde 2.000 yıllık lahitler bulundu. Lahitlerin içerisinde ziynet eşyaları da çıktı. Ordu’nun...

Çin’de 6 bin yıllık 5 metre uzunluğunda yılan iskeleti bulundu

3 Nisan 2023

3 Nisan 2023

Çin’in güneyinde yer alan Zuojiang Nehri havzasında, yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait Neolitik döneme ait yılan kemikleri bulundu. Alanda...

Aizanoi’de “Afrodit” ve “Dionysos” un heykel başları bulundu

29 Ekim 2021

29 Ekim 2021

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde yer alan 5 bin yıllık geçmişe sahip Aizanoi Antik Kenti kazılarında aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in ve...

Tatarlı Höyük’te, Orta Tunç Çağı’na ait, tabanı sıvalı bir yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Arkeologlar, Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te Orta Çağ’dan kalma sıvalı zemine sahip bir yapı ortaya çıkardı. Tatarlı Höyük, Neolitik dönemden...

Pompeii’de şimdiye kadar görülmemiş köle odası keşfedildi

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Vezüv Yanardağı’nın yerle bir ettiği, gösterişli, zengin Roma kenti Pompeii Antik Kenti kazılarında heyecan yaratacak yeni bulgular ortaya çıkarılmaya devam...

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Arkeologlar, 2.000 yıllık yerleşim kazısı sırasında gladyatörlerin vücut kıllarını sökmek için kullandığı cımbızları ortaya çıkardılar

31 Mayıs 2023

31 Mayıs 2023

Roma Britanyası’nın en büyük yerleşim yerlerinden biri olan Shropshire’daki Wroxeter City’deki 2000 yıllık yerleşim yerinin kazı sırasında gladyatörlerin koltuk altı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]