20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Çağ’da Veba Doktorları ve İlginç Üniformaları

Kara veba tarihin en ölümcül salgınıydı ve sadece birkaç yılda 25 milyon Avrupalıyı yok etti. Yönetimdekiler çaresizlikten  ikinci sınıf ve deneyimsiz doktorları yada hiçbir tıbbi eğitimi olmayan ama doktor olarak adlandırılan “Veba Doktorlarını” işe aldılar.

Önemli olan tek şey veba doktorunun vebadan etkilenen bölgelere girmeye ve ölü sayısını hesaplamaya istekli olmasıydı. 250 yıl veba ile savaşan insanlara umut 17. Y.Y. tehlikeli madde giysisine benzer kıyafetin icadıyla geldi. Umut geldi gelmesine ama maalesef işe yarar bir icat olmadı.

Bir veba doktorunun veya Medico della Peste’nin birincil sorumluluğu hastaları iyileştirmek veya tedavi etmek değildi. Kara ölüm kayıplarının izini sürmeleri, ara sıra otopsiye yardım ettikleri, ölüler ve ölenlerin iradelerine tanık oldukları için görevleri daha idari ve zahmetliydi.

Veba doktorlarının hastalarının mali durumundan yararlandıkları, ölen kişinin son nefesinde yanında olmalarından dolayı çoğu zaman onların vasiyetleriyle kaçmaları şaşkınlık yaratmıyordu. Buna rağmen bu veba muhasebecilerine saygı duyuluyor hatta fidye için alıkonuldukları da oluyordu.

Yerel belediyeler tarafından işe alınan ve para ödenen veba doktorları, ekonomik durumlarına bakılmaksızın herkesi saydılar, ancak zaman zaman daha zengin hastalara bir ücret karşılığında kendi buldukları tedavileri uygulamaktan da geri durmadılar.

Veba doktorları için tasarlanan koruyucu maskeler.

Vebanın tam olarak nasıl yayıldığı doktorlar ve hastalar için belirsizliğini korumaktaydı.

Yine de 17. yüzyıla gelindiğinde, doktorlar salgının kötü kokulu hava yoluyla yayıldığı fikri olan “miazma teorisini”  kabul ettiler. Bu teorinin kabulünden önce de veba doktorları çeşitli koruyucu giysiler giymişlerdi ancak 1619’da XIII. Louis’ün başhekimi Charles de l’Orme tarafından bir “üniforma” icat edildi.

Charles de l’Orme

De l’Orme bu kostüm hakkında şöyle yazdı:

“Burun yarım ayak uzunluğunda, gaga şeklinde, parfümle dolu … Montun altına Fas derisinden (keçi derisi) yapılmış botlar ve pürüzsüz tenli kısa kollu bir bluz giyiyoruz … Şapka ve eldivenler aynı deriden yapılmıştır … gözlerin üzerinde mutlaka gözlükler kullanılacak ”

Kokulu buharların giysilerinin liflerini yakalayabileceğine ve hastalıkları iletebileceğine inandıkları için de l’Orme, miyazmaları saptırmak için mumlu bir deri ceket, tozluklar, botlar ve eldivenlerden oluşan bir üniforma tasarladı. Kıyafet daha sonra vücut sıvılarını püskürtmek için keçi derisi üzerine beyaz hayvan yağı ile kaplandı. Veba doktoru ayrıca, bir doktor olduklarını belirtmek için belirgin bir siyah şapka takmak zorundaydı.

Doktor, hastalarıyla iletişim kurmak, onları incelemek ve ara sıra daha çaresiz ve saldırgan olanları uzaklaştırmak için kullandığı uzun tahta bir sopa taşırdı. Başka  kayıtlara göre ise hastalar vebanın Tanrı’dan gönderilen bir ceza olduğuna inandılar ve veba doktorundan tövbe ile onları kırbaçlamasını istediler.

Kötü kokulu hava ile kafur, nane, karanfil ve mür gibi tatlı otlar ve baharatlarla da savaşılıyordu. Bu bitkiler gagalı bir maskeye doldurulmuştu. Bazen bitkiler maskeye yerleştirilmeden önce tutuşturulurdu, böylece duman veba doktorunu daha fazla koruyabilirdi.

Berlin müzesinde sergilenen veba maskeleri.

Ayrıca yuvarlak cam gözlük takarlardı. Bir başlık ve deri bantlar gözlükleri ve maskeyi sıkıca doktorun kafasına bağlardı. Terli ve ürkütücü dış görünüşünün yanı sıra, gagaya delikler açılmış olduğu için kıyafet tamamen kusurluydu. Sonuç olarak, doktorların çoğu vebaya yakalandı ve öldü.

De l’Orme  96 yaşına kadar yaşayacak kadar şanslı olsa da, çoğu veba doktorunun takım elbiseyle bile çok kısa bir ömrü oldu ve hastalanmayanlar genellikle sürekli karantina altında yaşıyordu.

Veba doktorlarının korkunç tedavileri

Bubonic Plague yani Hıyarcıklı Veba’yı tedavi eden doktorların korkunç semptomlarla karşı karşıya kalmaları ve hastalığı derinlemesine anlayamadıkları için, otopsi yapmalarına genellikle izin verildi. Ancak bunlar hiçbir sonuç vermiyordu.

Veba doktorları büyük ölçüde vasıfsızdı, bu yüzden yanlış bilimsel teorileri doğru kabul ettiler. Gerçek doktorlardan daha az tıbbi bilgiye sahiptiler. Tedavileri ise bilimsellikten çok uzak tuhaftan, korkunç olana kadar değişiyordu.

Veba doktorlarının bir çizimi.

Hıyarcıklı Veba’da bakteriler dokuya geçmektedir. Şişmiş lenf nodları, hastalıkla ilişkili karakteristik buboları (hıyarcıklar) oluşturur. Bu buboların temiz tutulması ve patlaması önlenmelidir. O dönem bu bilgilerden haberdar olmayan veba doktorları buboları insan dışkısı ile kapladılar. Ayrıca bu irinleri boşaltmak için bubolarda delikler açtılar. Hatta bazıları bu şişkinlikleri civa ile yaktılar.

Bu girişimler iltihaplı yanık yaralarını ve kabarcıklarını açarak genellikle ölümü ve enfeksiyonun yayılmasını hızlandırdı.

Bugün, zatürre gibi hıyarcıklı ve sonraki salgınlarda, sıçanlar tarafından taşınmadığı ve kentsel ortamlarda yaygın olan Yersinia pestis bakterisinin neden olduğunu biliyoruz. Yersinia Pestis isimli bakterinin bir “insan parazit modeli” olduğu anlaşıldı. Yani hastalığı yayanlarda bulaştıranlarda insanlardı.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki son kentsel veba salgını 1924’te Los Angeles’ta meydana geldi ve o zamandan beri çeşitli antibiyotiklerle uygulanan bir tedavi sistemi geliştirildi.

Küçük bir not olarak geçelim “veba” kelime anlamı olarak salgın hastalık demektir. Arapça bir kelimedir. Kelime Osmanlıca’ya bir hastalık ismi olarak geçmiştir. Araplar ise veba’ya Taun demektedirler.

Banner
Related Articles

Araştırmacılar, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladılar

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Cordoba Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladı. Her şey 2019 yılında...

500 yaşındaki İnka mumyası, sanki derin bir uykuda “La Doncella”

24 Ağustos 2021

24 Ağustos 2021

1999’da Arjantin’deki yüksek Volcán Llullaillaco zirvesinin yakınında bulunan üç İnka mumyası tüm bilim adamlarını hayrete düşürdü. Bulunan 3 İnka o...

İtalya’da 7000 yıllık nadir kil heykelcik bulundu

28 Temmuz 2023

28 Temmuz 2023

Roma Sapienza Üniversitesi’nden arkeologlar, Lazio’nun Sabina bölgesindeki Poggio Nativo yakınlarındaki Battifratta mağarasında kadın özelliklerine sahip bir heykelcik keşfettiler. Bu, yaklaşık...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

İspanya’nın güneyindeki Endülüs’ün kalbinde yeni bir megalitik anıt keşfedildi

6 Mayıs 2023

6 Mayıs 2023

İspanya’daki arkeologlar, uyuyan dev olarak da bilinen La Peña de los Enamorados’un oluşumunu araştırırken daha önce göz ardı edilen bir...

Erciyes’in Gölgesinde 2.500 Metrede Olası Bir “Tapınak Şehri”nin Kalıntıları Ortaya Çıktı

1 Haziran 2026

1 Haziran 2026

Kayseri’de Erciyes Dağı’nın kuzeyinde yükselen Lifos Dağı’nda karların erimesi olası bir “Tapınak Şehri”ni yeniden görünür kıldı. Hacılar ilçesi sınırlarındaki 2...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Afrika dışında en eski ikinci insan iskeleti keşfedildi

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

İsrailli ve Amerikalı araştırmacılardan oluşan uluslararası bir grup, İsrail’in Ürdün Vadisi’nde 1,5 milyon yıl öncesine dayanan bir insan omurunu ortaya...

2 bin 300 yıllık Ana Tanrıça Kybele İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor

4 Mart 2022

4 Mart 2022

Anadolu’da uzun zaman bolluk ve bereketin dağıtıcısı olarak kabul edilen Ana Tanrıça Kybele’nin Ege Bölgesi kazılarında bulunan 2 bin 300...

Kutsal Kase Housnslow Nehri’nin Altında mı?

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Amatör bir arkeolog Kutsal kasenin yerini bildiğine inanıyor. Bilindiği üzere kutsal kase özel güçleri olduğu düşünülen ve Hz. İsa ve...

Yaramazlık Yapan Çocukları Cezalandıran Krampus Gecesi Şeytanı

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Avrupa’nın bazı yörelerinde Hristiyanların 6 Aralık tarihinde kutladıkları Aziz Nicholas Günü‘nde,  yaramazlık yapan çocukları cezalandırdığına  inandıkları bir şeytan varmış. Bu...

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

14 Şubat’ta Tam Olarak Neyi Kutluyoruz?

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

14 Şubat sevgilisi olanlar için kutlanacak bir gün olabilir. Olmayanlar için diğer günler kadar sıkıcı bir günden daha fazlası değildir....

Hadrianopolis’te Nadir Roma Dönemi Bronz Filtre Bulundu

14 Şubat 2025

14 Şubat 2025

Karabük’te yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, Roma ve Bizans dönemlerinde içecekleri tüketimden önce arıtmak için kullanılan MS...

78.000 Yıllık Mtoto Çocuğu Cenazesi Afrika’da Bulundu

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

İnsan, tarih sahnesine çıktığı andan itibaren yeryüzüne izler bırakmaya başlamıştır. Diğer yaşam formlarından insanı ayıran en önemli özellik ürettiği maddi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]