10 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Çağ’da milyonlarca insanın ölümüne neden olan kara veba Orta Asya’dan yayılmış olabilir

Covid-19 pandemisi yaklaşık 2 yıl boyunca Dünya’yı kapattı. Az da olsa etkisini hala devam ettiren Covid-19 salgını tarih boyunca Dünya’da yaşanan büyük salgınlardan sadece biri olarak kayıtlara geçti.

Yaşadığımız salgınların en eski kayıtlarına Mezopotamya, Mısır ve Anadolu’da ele geçen çivi yazılı tabletler ve papirüslerden ulaşıyoruz.

Eski Çağ’da binlerce insanın ölümüne yol açan veba salgınlarının izlerini bu kayıtlarda görüyoruz.

Veba, yakın tarihe kadar insanlığa çok acı veren bir salgın hastalık olarak bilinir. Öyle ki veba, Kara Ölüm olarak kabul edilir. Fareler üzerinde yaşayan bitlerin yol açtığı bu acımasız hastalık hayvandan insana geçerek sonucu binlerce kişinin ölümüne neden olan salgına yol açar.

Veba en büyük kıyımını Orta Çağ’da 1346 ile 1353 yılları arasında yapmıştır. Kuzey Afrika, Asya ve Avrupa’yı kırıp geçiren veba daha çok Avrupa’yı etkilemiş ve Avrupa’yı karanlığa gömüştü.

Kıta Avrupası’nı en ücra köşesine kadar mahveden veba nasıl ortaya çıktı. Veba mikrobu nasıl taşındı?

Veba mikrobunu taşıyan farelerin ticaret gemileri ile Avrupa’ya taşındığı düşünülüyordu. Hijyen konusunda pek iyi bir görüntü vermeyen Orta Çağ Avrupa’sında veba hızla yayılmıştı.

Bugün Nature’da yayınlanan bir çalışma, vebanın çıkış noktasının 14. yüzyılda Orta Asya toprakları olduğunu işaret etti.

Çalışma ekibi, Kırgızistan’daki iki mezarda çıkarılan iskeletlerin dişlerinden elde ettikleri kalıntıların analizini gerçekleştirdiler. Analiz sonucu, 700 yıllık bu kalıntılarda vebaya neden olan bakteri Yersinia pestis’i tanımladılar.

İskoçya’daki Stirling Üniversitesi’nden çalışmanın ortak yazarı Philip Slavinpestis, pandemik mikropun atasının bu bölgede evrimleştiği sonucuna varıldığını, bulguların asırlık bir gizemi çözdüğünü ve ayrıca ortaya çıkan bulaşıcı hastalıkların anlaşılmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

Orta Çağ veba salgının çıkış yeri Kırgızistan toprakları olarak düşünülüyor.
1885 ve 1892 yılları arasında kazılmış ve 1886’da burada fotoğraflanmış Kara-Djigach sitesi. Foto: AS Leybin

Philip Slavinpestis, “Farklı suşları izole fenomenler olarak değil, çok daha geniş bir evrimsel tablo içinde yer alan bir şey olarak ele almak her zaman önemlidir” dedi.

Norveç’teki Oslo Üniversitesi’nde arkeoloji, koruma ve tarih fahri profesörü ve yazarı Ole J. Benedictow ise, bulgular ilginç ancak başlangıç ​​niteliğinde ve bulguları genişletmek ve derinleştirmek için daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu ifade ederek “Paleobiyolojik tarihsel veba çalışmaları hala erken bir gelişme aşamasında, gelecekte çok sayıda yeni ilginç bulgu ve birçok sürpriz bekleyebiliriz” diye konuştu.

İskoçya Stirling Üniversitesi’nde tarihçi ve bulguların ortak yazarı Philip Slavin, Kırgızistan’ında Issık Gölü yakınlarındaki iki mezarlığın kalıntılarını incelediler. 19. yüzyılda kazılan mezarların taşlarında- taşlar 1338’den 1339’a kadar uzanıyor- bazı cesetlerin “veba” kurbanı olduğunu belirtiyor.

Ekip, bu vebanın kimliğini doğrulamak için yedi kişinin dişlerinden (bir kişinin kan dolaşımında bulunan patojenleri koruyan) genetik materyal çıkardı. Kara-Djigach mezarlığından üç kişide Y. pestis tespit ettiler.
DNA zamanla parçalanmış olsa da, dişlerden ikisi, ekibin bakteri türünün veba aile ağacındaki konumunu yeniden yapılandırması için yeterli materyal içeriyordu. Araştırmacılar , dişlerdeki Y. pestis türünün, bugün hala bulunan ve bunlardan biri Kara Ölüm’den sorumlu türü içeren çeşitli veba dallarının en son ortak atası olduğu sonucuna vardılar. Ek olarak, ekip, antik Kara-Djigach soyunun, çevreleyen Tian Shan dağlarının dağ sıçanlarında dolaşmaya devam eden Y. pestis ile yakından ilişkili olduğunu bildirdi.

Slavin, “Antik türün, geniş Tian Shan Dağı bölgesinde yerel olarak evrimleştiğini ve Kara-Djigach topluluğuna çok uzak bir kaynaktan dahil edilmediğini [bunu] büyük olasılıkla düşünüyoruz. Bir noktada bakteriler dağ sıçanlarından insanlara geçti” dedi.

Çalışma bulguları sonuç için yetersiz

Araştırmaya dahil olmayan Rutgers Üniversitesi-Newark’ta tıp tarihçisi Nükhet Varlık , yeni raporun Issık Gölü yakınlarındaki veba kurbanlarının gerçekten de vebadan öldüğünü doğruladığını söyledi. Ancak, bu mutlaka Kara Ölüm’ün kaynağını belirleyemeceğini belirten Varlık , “Burada bize makul bir başlangıç ​​senaryosu sunuluyor, ancak bu diğer olası senaryoları dışlamıyor” dedi.

Varlık, Kara Ölüm tarihi ve başlattığı pandemi için makalenin “daha ​​büyük etkileri” ile ilgili birçok soru kaldığını söyledi. Bunlar arasında, hastalığın yerel kemirgenlerden Issık Gölü yakınlarındaki insanlara bulaşmasına hangi koşulların yol açmış olabileceği veya enfeksiyonun bunun yerine başka bir yerden bulaşıp bulaşmadığı sayılabilir.
Varlık, “Ayrıca, bu yerel salgının tarihsel olarak Karadeniz bölgesinde 1346’da kaydedilen en erken Kara Ölüm vakasıyla nasıl bağlantılı olduğunu hala bilmiyoruz. Yersinia pestis ile ilgili evrimsel çalışmalar ve COVID-19 pandemisi ile ilgili modern deneyimimiz bize pandemilerin “gerçek kökenini” belirlemenin neredeyse imkansız olabileceğini öğretiyor” dedi.

Kaynak Populer Since

Banner
Benzer Yazılar

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

İsrail’de 10.000 Yıl Öncesine Ait Tsunami İzleri

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Arkeologlar, birçok eski sel olayını Tufan hikayesi ile ilgili olabileceğini teorileştirdiler. Ancak bu sel olaylarının çok azı kuzey İsrail’deki Tel...

Arkeologlar, İspanya’da bir mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Arkeologlar, İspanya’nın Cantabria eyaletindeki Ribamontán al Monte belediyesinde bulunan La Garma mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler. La...

Tell El-Amarna nekropolünde 3500 yıllık altın mücevher koleksiyonu keşfedildi

14 Aralık 2022

14 Aralık 2022

MÖ 1346 yılında firavun Amenhotep IV (Akhenaten olarak da bilinir) tarafından başkent olarak inşa edilen Tell El-Amarna kentinin nekropolünde 3500...

Deniz arkeoloğu Wisconsin Gölü’nde 3.000 yıllık kano keşfetti

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinin adını aldığı Wisconsin gölünde bir deniz arkeoloğu 3.000 yıllık kano keşfetti. Kızılderili kabilelerinin 14 bin...

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil...

500 yıllık tarihi Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek

6 Şubat 2022

6 Şubat 2022

Diyarbakır’da 16. yüzyılda inşa edilen, cemaati olmadığı için harap durumda bulunan Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek. Diyarbakır’ın merkez Sur...

Arkeologlar, Çin’de türünün en küçük Neolitik çömleğini keşfettiler

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Çin’in doğusundaki Henan Eyaleti, Xinzheng’deki Peiligang bölgesinde kazı yapan arkeologlar, türünün en küçüğü olan Neolitik bir çömlek keşfettiler. Bu tür...

Sasani sanatının görkemli hazineleri Tang-e Chogan kabartmaları tehdit altında

9 Mart 2022

9 Mart 2022

Sasani sanatının en güzel örneklerinden Tang-e Chogan kabartmaları, bakımsızlık, liken, mantar ve su sızması gibi doğal nedenler nedeniyle tamamen yok...

İncil’de Anlatılan Kral Davut’un Çarpıştığı Goliath Dev Olmayabilir!

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

İbranice İncil’de Kral Davut, Filistin devi Goliath’ı öldürmesi ve İsrail’i Kudüs merkezli büyük bir krallığa genişletmesiyle ünlüdür. İncil’de dev Goliath’ın...

İran’da dokuz çocuğa ait 3.000 yıllık iskeletler keşfedildi

30 Nisan 2023

30 Nisan 2023

Tahran Üniversitesi’nden arkeologlar, İran’ın orta batısındaki Qazvin eyaletinin Segzabad bölgesinde bulunan eski bir mezarlıkta yaptığı kazılarda 3.000 yıl öncesine ait...

Türklerin Moğolistan’daki Göbeklitepesi Hüys Tolgoy Yazıtı

20 Mart 2022

20 Mart 2022

İlk dönem Türk Kaganlık tarihini çoğunlukla Çin yazılı kaynaklarından öğrenmekteyiz. Çin kaynaklarının haricinde az sayıda Türklere ait yazılı kaynaklarda bulunmaktadır....

Kythera açıklarında 2500 yıllık gemi enkazı bulundu

5 Kasım 2021

5 Kasım 2021

Yunanistan’ın Kythera adası açıklarında Klasik Çağ dönemine ait gemi enkazı bulundu. Enkaz, Bağımsız Güç İletim Operatörü (IPTO) nün Girit-Peloponnese denizaltı...

İran’da 5000 yıllık taş eşya atölyesi bulundu

24 Ocak 2023

24 Ocak 2023

İranlı arkeologlar, İran’ın Kerman Eyaleti’ndeki Jiroft’ta yaptıkları kazılar sırasında MÖ 3. Binyıla kadar uzandığı tahmin edilen bir taş eşya atölyesinin...

Çavuştepe Höyüğü’nde Urartulu kadın yöneticinin mezarına ulaşıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Geçtiğimiz günlerde atı, sığırı, köpeği ile gömülen Urartulu üst düzey insanının mezarı haberini yapmıştık. Bugünde yine aynı yerde Çavuştepe Höyüğü...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]