17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’nın usta tüccarları, diplomatları ve din adamları Soğdlular

Soğdlular, Orta Asya’da Soğdiana adı verilen bir bölgede yaşamış bir halktır. Soğdlular, MÖ 6. yüzyıldan itibaren MÖ 8. yüzyıla kadar uzanan bir dönem boyunca varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Soğdiana, bugünkü Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ın bazı bölgelerini kapsayan geniş bir bölgeyi ifade etmektedir.

Soğdlular, dönemlerine göre oldukça gelişmiş şehircilik altyapısına, sulama sistemleri ile desteklenen tarıma, hayvancılığa, zanaat ve ticarete dayalı yerleşik uygarlık temsilcileriydi.

Kent devletleri şeklinde siyasi varlık gösteren Soğdlular, çevre ülkelerde ticari kolonileri teşkil etmiş olmalarına rağmen Orta Doğu yahudileri gibi düzenli ve istikrarlı siyasi birlik ve ordu teşkilatı kuramamışlardır.

“Sınırları kesin olmayan hatta dönemlere göre değişebilen Soğd; Amu Derya ve Sir Derya nehirleri arasında kalan, İslam dünyasında Maveraünnehir adıyla anılan coğrafyanın önemli bir bölümünü oluşturur.”

Yaşadıkları bölge dönemlerin en güçlü devletlerinin baskılarından uzak olması dolayısıyla huzur içinde yaşayan Soğd toplumu, Pers egemenliği sonrasında MÖ 4. yüzyılın sonlarında Büyük İskender komutasındaki Greklerin, MÖ 2. yüzyıldan MS 3. yüzyıla değin Kuşanların, 4. yüzyılın ilk yarısından itibaren Hsiung-nuların (Hunlular), 5. yüzyılda Heftalitlerin, 6. yüzyılda Türklerin, 7. yüzyıldan itibaren de Arapların egemenliğini kabul etmek zorunda kaldı.

Ticarete önem veren savaşçı özelliği taşımayan Soğdlular

Soğdlular, tarım ve ticaret ile uğraşan bir topluluktu. İpek Yolu’nun önemli bir kavşağı üzerinde yer aldıkları için ticarette büyük bir rol oynamışlardır. İpek, baharatlar, değerli taşlar ve diğer ticari mallar Soğdlular aracılığıyla Asya ve Avrupa arasında taşınmıştır.

Bu ticari devinim, kültürel etkileşimi de beraberinde getiriyordu.

“İpek Yolu’nun Efendileri” Soğdluların emperyal egemen bir gücün temsilcileri olmamaları nedeniyle yansız etnik kimliklerinin kendi ana yurtlarının dışında risk unsuru yaratmaması, kendilerine ticari ve diplomatik ilişkilerde önemli avantajlar veriyordu.

Soğd uygarlığı: “deve ve deve, ipek taşımacılığı” Pişmiş toprak mezar heykeli. 5. veya 6. yüzyıl. Paris, Cernuschi Müzesi

Farklı coğrafyalarla ve kültürlerle temasların doğal bir sonucu olarak Soğdlular, Zerdüştlükten Manihaizme çeşitli dinlerin misyonerleri, tahta oymacılık vb. sanatların, Pencakent ve Afrasiyab’daki olağanüstü duvar resimlerinin gösterdiği gibi özellikle resim sanatının usta sanatçılarıydı.

Yeni Tang Tarihi’nde, ‘Nerede kazanç varsa oraya giden’ bir halk olarak nitelendirilen Soğdlular, İpek Yolu’nun seçkin tüccarları, mahir diplomatları; düşünceleri, bilgileri, uygarlıkları ve kültürleri birbirine bağlayan “kültür arıları” olarak da görülür.

Çin ve Türk dillerini çocuk yaşta öğrenmeleri onları yine ticari hayatta başarılı kılmaktaydı. Bu özellikleri ayrıca diplomatik temsilcilik, tercümanlık görevlerinde bulunmayı da sağlamaktaydı

Soğdlular, aynı zamanda karmaşık bir kültüre ve dini inançlara sahip bir halktı. Zerdüştlük, Budizm ve Maniheizm gibi farklı dinler Soğdiana’da yaygın olarak pratik edilmiştir. Soğd dilinin yanı sıra, Farsça ve Arapça gibi diğer diller de konuşulmuştur.

9.-13. yüzyıl arasında yazılmış Soğdca metin. Fotoğraf: Wikipedia

Soğdlular hakkında bilinenler genellikle metinler aracılığıyla intikal eden bilgilerin yanı sıra özellikle bugün Özbekistan’da Afrasiyab, Tacikistan’da Pencakent’te bulunan sanat eseri duvar resimlerine dayalıdır. Bu görsel ögeler, gerek Soğd fenotipinin tanınmasında gerekse Soğdluların formal ve informal hayatlarının anlaşılmasında önemli veriler sunmaktadır.

Orta Çağ’da, İslam’ın yayılmasıyla birlikte Soğdiana ve Soğdlular, İslam kültürü ve Arap etkisi altına girmiştir. Soğdiana, daha sonra Samanoğulları ve Büyük Selçuklu İmparatorluğu gölgesinde yaşamışlardır. Sonunda, Moğol İmparatorluğu’nun istilasıyla Soğdiana’nın tarihi bir dönemi sona ermiştir.

Yazımızda Süer Eker’in “ORTA ASYA’NIN GİZEMLİ HALKI: SOĞDLULAR SOĞD VE SOĞDCA” adlı makalesinden yararlanılmıştır.

Etiketler: , in HABER
Banner
Related Articles

Hatay’da elektrik kablosu yenileme çalışmaları sırasında lahit bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Geçen yıl Şubat ayında meydana gelen iki büyük depremle yıkılan Hatay’da, enerji şirketinin başlattığı elektrik kablolarının yenileme çalışmaları sırasında bir...

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

Uzuncaburç Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ortaya çıkarıldı

2 Ocak 2022

2 Ocak 2022

Mersin’de bulunan Uzuncaburç (Diocaesarea) Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ve çevresinde kolye, kolye ucu, küpe, amulet (muska), boru biçimli bilezik ve...

Antakyalı Sosipatros’un Oğlunun Adak Sunağı Neden Bir Kilise Duvarında?

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

İsrail’in kuzeyinde bulunan Banyas Koruma Alanında bir Bizans Kilisesini kazmakta olan araştırmacılar Ms.400 civarına tarihlenen bu kilisenin temelinde Tanrı Pan’a...

Bugüne Kadar Bulunmuş En Büyük Viking Gemi Mezarlığı

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Arkeologlar radar taramaları sırasında bugüne kadar gömülmüş en büyük gemi mezarlığını buldular. Norveç’in güneydoğusundaki Gjellestad’da yere nüfuz eden radar (GPR)...

İspanya’nın Tossal de La Cala kalesinde 2.000 yıllık kayaya oyulmuş bir yüz keşfedildi

21 Mayıs 2023

21 Mayıs 2023

Arkeologlar, İspanya’nın doğu kıyısındaki Benidorm’daki bir Roma kalesi olan Toscal De La Cala’da kayaya oyulmuş bir yüz keşfettiler. Alicante Üniversitesi’nden...

Morca Mağarası’nda yeni bir tür bakteri keşfedildi

15 Ağustos 2022

15 Ağustos 2022

Türkiye’nin en derin 3’ncü mağarası Morca Mağarası’nda yeni bir tür bakteri keşfedildi. Mersin’in Anamur ilçesinden geçen Orta Toroslar’ın zirvesinde bulunan...

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Sırbistan’da büyülü Roma fallus rüzgar çanı ortaya çıkarıldı

15 Kasım 2023

15 Kasım 2023

Arkeologlar, Sırbistan’ın doğusundaki Kostolac bölgesindeki Viminacium antik kentinde yapılan kazılar sırasında tintinnabulum olarak bilinen bir Roma fallus rüzgar çanı ortaya...

İran’da 5000 yıllık taş eşya atölyesi bulundu

24 Ocak 2023

24 Ocak 2023

İranlı arkeologlar, İran’ın Kerman Eyaleti’ndeki Jiroft’ta yaptıkları kazılar sırasında MÖ 3. Binyıla kadar uzandığı tahmin edilen bir taş eşya atölyesinin...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; “Ayasofya Paylaşımı Gerçeği Yansıtmıyor”

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Ayasofya Camii’nin Osmanlı dönemi tarihi su haznesinin kapağı kırılarak ayakkabı konulduğuna dair yapılan haberler üzerine İstanbul İl Kültür ve Turizm...

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

İskit savaşçıları oklarını mağlup ettikleri düşmanlarının derisinden yapılmış deri kılıflarda taşıyorlardı

21 Aralık 2023

21 Aralık 2023

İskitlerin korkunç savaşçılar olarak tarihi 2.000 yıldan daha eskiye dayanıyor ve şimdi çok kurumlu bir antropolog ekibinin araştırması, onların acımasız...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]