21 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’nın usta tüccarları, diplomatları ve din adamları Soğdlular

Soğdlular, Orta Asya’da Soğdiana adı verilen bir bölgede yaşamış bir halktır. Soğdlular, MÖ 6. yüzyıldan itibaren MÖ 8. yüzyıla kadar uzanan bir dönem boyunca varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Soğdiana, bugünkü Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ın bazı bölgelerini kapsayan geniş bir bölgeyi ifade etmektedir.

Soğdlular, dönemlerine göre oldukça gelişmiş şehircilik altyapısına, sulama sistemleri ile desteklenen tarıma, hayvancılığa, zanaat ve ticarete dayalı yerleşik uygarlık temsilcileriydi.

Kent devletleri şeklinde siyasi varlık gösteren Soğdlular, çevre ülkelerde ticari kolonileri teşkil etmiş olmalarına rağmen Orta Doğu yahudileri gibi düzenli ve istikrarlı siyasi birlik ve ordu teşkilatı kuramamışlardır.

“Sınırları kesin olmayan hatta dönemlere göre değişebilen Soğd; Amu Derya ve Sir Derya nehirleri arasında kalan, İslam dünyasında Maveraünnehir adıyla anılan coğrafyanın önemli bir bölümünü oluşturur.”

Yaşadıkları bölge dönemlerin en güçlü devletlerinin baskılarından uzak olması dolayısıyla huzur içinde yaşayan Soğd toplumu, Pers egemenliği sonrasında MÖ 4. yüzyılın sonlarında Büyük İskender komutasındaki Greklerin, MÖ 2. yüzyıldan MS 3. yüzyıla değin Kuşanların, 4. yüzyılın ilk yarısından itibaren Hsiung-nuların (Hunlular), 5. yüzyılda Heftalitlerin, 6. yüzyılda Türklerin, 7. yüzyıldan itibaren de Arapların egemenliğini kabul etmek zorunda kaldı.

Ticarete önem veren savaşçı özelliği taşımayan Soğdlular

Soğdlular, tarım ve ticaret ile uğraşan bir topluluktu. İpek Yolu’nun önemli bir kavşağı üzerinde yer aldıkları için ticarette büyük bir rol oynamışlardır. İpek, baharatlar, değerli taşlar ve diğer ticari mallar Soğdlular aracılığıyla Asya ve Avrupa arasında taşınmıştır.

Bu ticari devinim, kültürel etkileşimi de beraberinde getiriyordu.

“İpek Yolu’nun Efendileri” Soğdluların emperyal egemen bir gücün temsilcileri olmamaları nedeniyle yansız etnik kimliklerinin kendi ana yurtlarının dışında risk unsuru yaratmaması, kendilerine ticari ve diplomatik ilişkilerde önemli avantajlar veriyordu.

Soğd uygarlığı: “deve ve deve, ipek taşımacılığı” Pişmiş toprak mezar heykeli. 5. veya 6. yüzyıl. Paris, Cernuschi Müzesi

Farklı coğrafyalarla ve kültürlerle temasların doğal bir sonucu olarak Soğdlular, Zerdüştlükten Manihaizme çeşitli dinlerin misyonerleri, tahta oymacılık vb. sanatların, Pencakent ve Afrasiyab’daki olağanüstü duvar resimlerinin gösterdiği gibi özellikle resim sanatının usta sanatçılarıydı.

Yeni Tang Tarihi’nde, ‘Nerede kazanç varsa oraya giden’ bir halk olarak nitelendirilen Soğdlular, İpek Yolu’nun seçkin tüccarları, mahir diplomatları; düşünceleri, bilgileri, uygarlıkları ve kültürleri birbirine bağlayan “kültür arıları” olarak da görülür.

Çin ve Türk dillerini çocuk yaşta öğrenmeleri onları yine ticari hayatta başarılı kılmaktaydı. Bu özellikleri ayrıca diplomatik temsilcilik, tercümanlık görevlerinde bulunmayı da sağlamaktaydı

Soğdlular, aynı zamanda karmaşık bir kültüre ve dini inançlara sahip bir halktı. Zerdüştlük, Budizm ve Maniheizm gibi farklı dinler Soğdiana’da yaygın olarak pratik edilmiştir. Soğd dilinin yanı sıra, Farsça ve Arapça gibi diğer diller de konuşulmuştur.

9.-13. yüzyıl arasında yazılmış Soğdca metin. Fotoğraf: Wikipedia

Soğdlular hakkında bilinenler genellikle metinler aracılığıyla intikal eden bilgilerin yanı sıra özellikle bugün Özbekistan’da Afrasiyab, Tacikistan’da Pencakent’te bulunan sanat eseri duvar resimlerine dayalıdır. Bu görsel ögeler, gerek Soğd fenotipinin tanınmasında gerekse Soğdluların formal ve informal hayatlarının anlaşılmasında önemli veriler sunmaktadır.

Orta Çağ’da, İslam’ın yayılmasıyla birlikte Soğdiana ve Soğdlular, İslam kültürü ve Arap etkisi altına girmiştir. Soğdiana, daha sonra Samanoğulları ve Büyük Selçuklu İmparatorluğu gölgesinde yaşamışlardır. Sonunda, Moğol İmparatorluğu’nun istilasıyla Soğdiana’nın tarihi bir dönemi sona ermiştir.

Yazımızda Süer Eker’in “ORTA ASYA’NIN GİZEMLİ HALKI: SOĞDLULAR SOĞD VE SOĞDCA” adlı makalesinden yararlanılmıştır.

Etiketler: , in HABER
Banner
Benzer Yazılar

Amerika kıtasında 23.000 yıllık fosilleşmiş insan ayak izleri bulundu

24 Eylül 2021

24 Eylül 2021

İnsan yeryüzü yolculuğuna Afrika kıtasından başlamış ve buradan Avustralya, Asya ve Avrupa kıtalarına ulaşmıştır. Amerika kıtasına ise bu yolculuğun son...

Brakisefalik, düz yüzlü köpeklerin ilk sahipleri Romalılar olabilir

15 Nisan 2023

15 Nisan 2023

Brakisefalik, basık bir burun ve düz yüze sahip soluk alıp verirken hırıltılar çıkaran köpek ırkına verilen addır. Sevimli görüntüleri ile...

İzmir’de 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi

26 Kasım 2021

26 Kasım 2021

İzmir’de Dikili ve Bergama arasında bulunan bir mağarada 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün (DAI) yaptığı bilgilendirme de,...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

İspanya’da Kadınlar 4000 Yıl Önce Dişlerini Alet Olarak Kullanmışlar

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Castellón Alto arkeolojik sahasında (Granada, İspanya) gömülü 106 kişinin diş aşınması üzerine yapılan bir araştırmada, sadece kadınların ön dişlerini ip...

Çalınan Nostradamus kehanetleri el yazması kitabı Almanya’da bulundu

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

Kehanetleri ile ünlü Fransız astrolog Michel de Nostredame’in (Nostradamus) yıllar önce kaybolan Latince el yazması kehanet kitabı “Profetie di Michele...

Lüleburgazlılar Sıbyan Mektebi’nin Müze Olmasını İstiyor

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Mimar Sinan‘ın ustalık eserlerinden Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi içinde yer alan Sıbyan Mektebi‘nin tarihi müze olmasını isteyen Lüleburgazlılar imza kampanyası...

Ulucak Höyüğü’nde Tilki Postlu 8 Bin Yıllık Erkek Figürü Gün Yüzüne Çıkarıldı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yer alan ve kentin bilinen en eski yerleşim alanı kabul edilen Ulucak Höyüğü’nde yürütülen kazılarda, 8 bin...

Çin’de 32 bin yıl öncesine tarihlenen insan kafatası fosili bulundu

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Çin’in Henan eyaleti arkeoloji yetkilileri, bir mağara sahasında 32 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen insan kafatası fosili bulduklarını...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

York’ta bir İskandinav Roma gladyatörü: Araştırma Viking Çağı’ndan önce bilinmeyen göçleri ortaya çıkarıyor

7 Ocak 2025

7 Ocak 2025

İskandinav genleri, York’ta gömülü bir adamdan elde edilen kanıtlar da dahil olmak üzere, daha önce düşünülenden birkaç yüzyıl önce Britanya...

Çukurbağ Nikomedia Kazıları Yeniden Başlıyor

14 Temmuz 2021

14 Temmuz 2021

Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti sıfatını taşıyan antik dönemin en büyük kentlerinden Nikomedia antik kenti Çukurbağ kazıları yeniden başlıyor. Kocaeli İzmit...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]