25 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’nın usta tüccarları, diplomatları ve din adamları Soğdlular

Soğdlular, Orta Asya’da Soğdiana adı verilen bir bölgede yaşamış bir halktır. Soğdlular, MÖ 6. yüzyıldan itibaren MÖ 8. yüzyıla kadar uzanan bir dönem boyunca varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Soğdiana, bugünkü Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ın bazı bölgelerini kapsayan geniş bir bölgeyi ifade etmektedir.

Soğdlular, dönemlerine göre oldukça gelişmiş şehircilik altyapısına, sulama sistemleri ile desteklenen tarıma, hayvancılığa, zanaat ve ticarete dayalı yerleşik uygarlık temsilcileriydi.

Kent devletleri şeklinde siyasi varlık gösteren Soğdlular, çevre ülkelerde ticari kolonileri teşkil etmiş olmalarına rağmen Orta Doğu yahudileri gibi düzenli ve istikrarlı siyasi birlik ve ordu teşkilatı kuramamışlardır.

“Sınırları kesin olmayan hatta dönemlere göre değişebilen Soğd; Amu Derya ve Sir Derya nehirleri arasında kalan, İslam dünyasında Maveraünnehir adıyla anılan coğrafyanın önemli bir bölümünü oluşturur.”

Yaşadıkları bölge dönemlerin en güçlü devletlerinin baskılarından uzak olması dolayısıyla huzur içinde yaşayan Soğd toplumu, Pers egemenliği sonrasında MÖ 4. yüzyılın sonlarında Büyük İskender komutasındaki Greklerin, MÖ 2. yüzyıldan MS 3. yüzyıla değin Kuşanların, 4. yüzyılın ilk yarısından itibaren Hsiung-nuların (Hunlular), 5. yüzyılda Heftalitlerin, 6. yüzyılda Türklerin, 7. yüzyıldan itibaren de Arapların egemenliğini kabul etmek zorunda kaldı.

Ticarete önem veren savaşçı özelliği taşımayan Soğdlular

Soğdlular, tarım ve ticaret ile uğraşan bir topluluktu. İpek Yolu’nun önemli bir kavşağı üzerinde yer aldıkları için ticarette büyük bir rol oynamışlardır. İpek, baharatlar, değerli taşlar ve diğer ticari mallar Soğdlular aracılığıyla Asya ve Avrupa arasında taşınmıştır.

Bu ticari devinim, kültürel etkileşimi de beraberinde getiriyordu.

“İpek Yolu’nun Efendileri” Soğdluların emperyal egemen bir gücün temsilcileri olmamaları nedeniyle yansız etnik kimliklerinin kendi ana yurtlarının dışında risk unsuru yaratmaması, kendilerine ticari ve diplomatik ilişkilerde önemli avantajlar veriyordu.

Soğd uygarlığı: “deve ve deve, ipek taşımacılığı” Pişmiş toprak mezar heykeli. 5. veya 6. yüzyıl. Paris, Cernuschi Müzesi

Farklı coğrafyalarla ve kültürlerle temasların doğal bir sonucu olarak Soğdlular, Zerdüştlükten Manihaizme çeşitli dinlerin misyonerleri, tahta oymacılık vb. sanatların, Pencakent ve Afrasiyab’daki olağanüstü duvar resimlerinin gösterdiği gibi özellikle resim sanatının usta sanatçılarıydı.

Yeni Tang Tarihi’nde, ‘Nerede kazanç varsa oraya giden’ bir halk olarak nitelendirilen Soğdlular, İpek Yolu’nun seçkin tüccarları, mahir diplomatları; düşünceleri, bilgileri, uygarlıkları ve kültürleri birbirine bağlayan “kültür arıları” olarak da görülür.

Çin ve Türk dillerini çocuk yaşta öğrenmeleri onları yine ticari hayatta başarılı kılmaktaydı. Bu özellikleri ayrıca diplomatik temsilcilik, tercümanlık görevlerinde bulunmayı da sağlamaktaydı

Soğdlular, aynı zamanda karmaşık bir kültüre ve dini inançlara sahip bir halktı. Zerdüştlük, Budizm ve Maniheizm gibi farklı dinler Soğdiana’da yaygın olarak pratik edilmiştir. Soğd dilinin yanı sıra, Farsça ve Arapça gibi diğer diller de konuşulmuştur.

9.-13. yüzyıl arasında yazılmış Soğdca metin. Fotoğraf: Wikipedia

Soğdlular hakkında bilinenler genellikle metinler aracılığıyla intikal eden bilgilerin yanı sıra özellikle bugün Özbekistan’da Afrasiyab, Tacikistan’da Pencakent’te bulunan sanat eseri duvar resimlerine dayalıdır. Bu görsel ögeler, gerek Soğd fenotipinin tanınmasında gerekse Soğdluların formal ve informal hayatlarının anlaşılmasında önemli veriler sunmaktadır.

Orta Çağ’da, İslam’ın yayılmasıyla birlikte Soğdiana ve Soğdlular, İslam kültürü ve Arap etkisi altına girmiştir. Soğdiana, daha sonra Samanoğulları ve Büyük Selçuklu İmparatorluğu gölgesinde yaşamışlardır. Sonunda, Moğol İmparatorluğu’nun istilasıyla Soğdiana’nın tarihi bir dönemi sona ermiştir.

Yazımızda Süer Eker’in “ORTA ASYA’NIN GİZEMLİ HALKI: SOĞDLULAR SOĞD VE SOĞDCA” adlı makalesinden yararlanılmıştır.

Etiketler: , in HABER
Banner
Benzer Yazılar

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden...

İngiltere’nin en önemli Roma yollarından birinin bir bölümü güneydoğu Londra’daki Old Kent Yolu’nun altında ortaya çıkarıldı

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Arkeologlar, güneydoğu Londra’daki Old Kent Yolu’nun altında, Roma döneminde inşa edilen en önemli yollardan birinin parçası olan bir Roma yolu...

Çanakkale’de 9 Milyon Yıllık Fosil Bulundu

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Çanakkale‘de deniz kenarında 9 milyon yıllık fosil bulundu. Fosili bulan bir grup amatör balıkçı… İHA’nın haberine göre; Çanakkale’nin Yeniköy sahillerinde...

Hititli Matiya Hitit Tarihine Işık Tutacak

7 Eylül 2021

7 Eylül 2021

Günümüz Türkiye ve Suriye sınırları içerisinde yer alan Karkamış Antik Kenti, Asur, Hitit, Mitanni ve Mısır için stratejik konuma sahip...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Yassıtepe Höyük’te 5000 yıllık tanrıça heykelciği bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Yassıtepe Höyük (Yeşilova Höyük) kazılarında bir örneği Midilli Adası’nda rastlanan 10 cm boyunda tanrıça heykelciği bulundu. Pişmiş topraktan yapılmış tanrıça...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Bangkok’un Batısında 3000 Yıllık Balina İskeleti Bulundu

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Bangkok’un batısındaki Samut Sakhon’da 3000 yıldan daha uzun bir süre önce bu denizlerde yüzmüş olduğu düşünülen bir balina iskeleti bulundu....

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Polonya’da bir vakıf Naziler’in saklı altınlarının çıkarılması için çalışıyor

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Polonya, Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Nazi’lerin Polonya Halkı’nın kendilerine emanet ettiği altınlarının ortaya...

Parion Antik Kenti’nde 1900 Yıllık Mezar Steli Ortaya Çıkarıldı

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Çanakkale‘nin Biga ilçesi Kemerli köyü sınırları içerisinde yer alan Roma İmparatorloğu’nun liman kenti Parion Antik Kenti kazı çalışmalarında 1900 yıllık...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Louvre Müzesi’nin Enteresan Tarihi

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Paris’te bulunan Louvre Müzesi dünyanın en tanınmış ve büyük müzelerinden biridir. Aynı zamanda Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olma...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]