27 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’nın usta tüccarları, diplomatları ve din adamları Soğdlular

Soğdlular, Orta Asya’da Soğdiana adı verilen bir bölgede yaşamış bir halktır. Soğdlular, MÖ 6. yüzyıldan itibaren MÖ 8. yüzyıla kadar uzanan bir dönem boyunca varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Soğdiana, bugünkü Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ın bazı bölgelerini kapsayan geniş bir bölgeyi ifade etmektedir.

Soğdlular, dönemlerine göre oldukça gelişmiş şehircilik altyapısına, sulama sistemleri ile desteklenen tarıma, hayvancılığa, zanaat ve ticarete dayalı yerleşik uygarlık temsilcileriydi.

Kent devletleri şeklinde siyasi varlık gösteren Soğdlular, çevre ülkelerde ticari kolonileri teşkil etmiş olmalarına rağmen Orta Doğu yahudileri gibi düzenli ve istikrarlı siyasi birlik ve ordu teşkilatı kuramamışlardır.

“Sınırları kesin olmayan hatta dönemlere göre değişebilen Soğd; Amu Derya ve Sir Derya nehirleri arasında kalan, İslam dünyasında Maveraünnehir adıyla anılan coğrafyanın önemli bir bölümünü oluşturur.”

Yaşadıkları bölge dönemlerin en güçlü devletlerinin baskılarından uzak olması dolayısıyla huzur içinde yaşayan Soğd toplumu, Pers egemenliği sonrasında MÖ 4. yüzyılın sonlarında Büyük İskender komutasındaki Greklerin, MÖ 2. yüzyıldan MS 3. yüzyıla değin Kuşanların, 4. yüzyılın ilk yarısından itibaren Hsiung-nuların (Hunlular), 5. yüzyılda Heftalitlerin, 6. yüzyılda Türklerin, 7. yüzyıldan itibaren de Arapların egemenliğini kabul etmek zorunda kaldı.

Ticarete önem veren savaşçı özelliği taşımayan Soğdlular

Soğdlular, tarım ve ticaret ile uğraşan bir topluluktu. İpek Yolu’nun önemli bir kavşağı üzerinde yer aldıkları için ticarette büyük bir rol oynamışlardır. İpek, baharatlar, değerli taşlar ve diğer ticari mallar Soğdlular aracılığıyla Asya ve Avrupa arasında taşınmıştır.

Bu ticari devinim, kültürel etkileşimi de beraberinde getiriyordu.

“İpek Yolu’nun Efendileri” Soğdluların emperyal egemen bir gücün temsilcileri olmamaları nedeniyle yansız etnik kimliklerinin kendi ana yurtlarının dışında risk unsuru yaratmaması, kendilerine ticari ve diplomatik ilişkilerde önemli avantajlar veriyordu.

Soğd uygarlığı: “deve ve deve, ipek taşımacılığı” Pişmiş toprak mezar heykeli. 5. veya 6. yüzyıl. Paris, Cernuschi Müzesi

Farklı coğrafyalarla ve kültürlerle temasların doğal bir sonucu olarak Soğdlular, Zerdüştlükten Manihaizme çeşitli dinlerin misyonerleri, tahta oymacılık vb. sanatların, Pencakent ve Afrasiyab’daki olağanüstü duvar resimlerinin gösterdiği gibi özellikle resim sanatının usta sanatçılarıydı.

Yeni Tang Tarihi’nde, ‘Nerede kazanç varsa oraya giden’ bir halk olarak nitelendirilen Soğdlular, İpek Yolu’nun seçkin tüccarları, mahir diplomatları; düşünceleri, bilgileri, uygarlıkları ve kültürleri birbirine bağlayan “kültür arıları” olarak da görülür.

Çin ve Türk dillerini çocuk yaşta öğrenmeleri onları yine ticari hayatta başarılı kılmaktaydı. Bu özellikleri ayrıca diplomatik temsilcilik, tercümanlık görevlerinde bulunmayı da sağlamaktaydı

Soğdlular, aynı zamanda karmaşık bir kültüre ve dini inançlara sahip bir halktı. Zerdüştlük, Budizm ve Maniheizm gibi farklı dinler Soğdiana’da yaygın olarak pratik edilmiştir. Soğd dilinin yanı sıra, Farsça ve Arapça gibi diğer diller de konuşulmuştur.

9.-13. yüzyıl arasında yazılmış Soğdca metin. Fotoğraf: Wikipedia

Soğdlular hakkında bilinenler genellikle metinler aracılığıyla intikal eden bilgilerin yanı sıra özellikle bugün Özbekistan’da Afrasiyab, Tacikistan’da Pencakent’te bulunan sanat eseri duvar resimlerine dayalıdır. Bu görsel ögeler, gerek Soğd fenotipinin tanınmasında gerekse Soğdluların formal ve informal hayatlarının anlaşılmasında önemli veriler sunmaktadır.

Orta Çağ’da, İslam’ın yayılmasıyla birlikte Soğdiana ve Soğdlular, İslam kültürü ve Arap etkisi altına girmiştir. Soğdiana, daha sonra Samanoğulları ve Büyük Selçuklu İmparatorluğu gölgesinde yaşamışlardır. Sonunda, Moğol İmparatorluğu’nun istilasıyla Soğdiana’nın tarihi bir dönemi sona ermiştir.

Yazımızda Süer Eker’in “ORTA ASYA’NIN GİZEMLİ HALKI: SOĞDLULAR SOĞD VE SOĞDCA” adlı makalesinden yararlanılmıştır.

Etiketler: , in HABER
Banner
Benzer Yazılar

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

Yeni kanıtlar, Vikinglerin Kolomb’dan önce Kuzey Amerika’ya geldiğini gösteriyor

23 Mayıs 2023

23 Mayıs 2023

Kuzey Amerika’nın keşfi Kristof Kolomb ile eş anlamlı olsa da, yeni kanıtlar Viking denizcilerinin Kolomb’dan yaklaşık 700 yıl önce Kuzey...

Arkeologlar, Utah Çölü’nde Buzul Çağı insan ayak izlerini keşfettiler – 12.000 yıldan daha eski olabilir.

27 Temmuz 2022

27 Temmuz 2022

Cornell Üniversitesi’nde Araştırma Bilimcisi olan Daron Duke ve Thomas Urban, Utah Çölü’nde 88 korunmuş Buzul Çağı insan ayak izi keşfetti....

Idyma Antik Kenti’nin meclis binası ve tapınağı ortaya çıkarılıyor

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Gökova Körfezi’nin kuzeyinde Akyaka beldesi sınırları içinde yer alan 2700 yıllık Attika-Delos Deniz Birliği üyesi Idyma Antik Kenti’nin meclis binası...

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

12 Şubat 2021

12 Şubat 2021

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin...

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını...

Adramytteion Antik Kenti kazılarında Roma hamamına ait yer altı ısıtma sistemi ortaya çıkarıldı

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

Antik çağ tarihçilerinden Strabon, Heredot ve Stephanos Byzantinos’un eserlerinde adı geçen Adramytteion Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Roma dönemine ait...

400 Yıl Önce Keşfedilen Mumyaların Gizemleri Aydınlandı

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

İlk kez 1615’te İtalyan bir besteci tarafından bulunan mumyaların BT taramaları yapıldı. BT taramalarında mumyaların iç organlarıyla birlikte mumyalandıkları ortaya...

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor. Tibet platosunda bulunan 46 bin...

Shakespeare’in Evinde Günlük Yaşamdan Kalıntılar Sanal Sergide Görülebilecek

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Shakespeare Birthplace Trust vakfı ile işbirliği içinde Staffordshire Üniversitesi Arkeoloji Merkezi tarafından küratörlüğünü yapılan eserler Shakespeare Searching Bard’ın aile evi New...

Sibirya’da daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Sibirya Federal Üniversitesi’nden arkeologlar, daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan çok sayıda bronz alet ve eser ortaya çıkardılar. Keşif...

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]