5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’da ilk defa bir Boğa Jeoglifi Keşfedildi

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü (IIMK RAS) ve LLC Krasnoyarsk Geoarchaeology’den arkeologlar, Rusya’nın Moğolistan sınırına yakın, Tuva Cumhuriyeti’ndeki Khondergey köyü yakınlarında bir boğayı gösteren bir jeoglif keşfettiler.

Bulunan boğa jeoglifi, bölge ve Orta Asya için bu tür ilk keşiftir.

Arkeologlar, buluntunun, bölgede ele geçen seramiklerin kanıtladığı gibi, 4.000 yıldan daha eski olan Erken Tunç Çağı’na ait daha geniş bir mezarın parçası olarak yapıldığını belirttiler. Boğa, özenle düzenlenmiş çakıl taşları ve yerel olarak mevcut kumtaşından yapılmış taşlarla temsil edilir ve 3’e 4 metre boyutlarındadır.

Boğa geoglifi, dünyanın bu bölgesinde keşfedilen ilk hayvan Jeoglifidir.

Boğanın sadece arka ayakları ve kuyruğu dahil arka kısmı kurtarıldı; ön kısım 1940’larda yol yapımı nedeniyle kasıtsız olarak tahrip edildi.

Boğa jeoglifi arka kısım
Boğanın sadece arka ayakları ve kuyruğu dahil arka kısmı kurtarıldı; ön kısım 1940’larda yol yapımı nedeniyle kasıtsız olarak tahrip edildi.

Tuva Arkeolojik Kazı başkanı Marina Kilunovskaya’”Boğa motifi, Erken Tunç Çağı’nın Orta Asya kültürleri için çok tipiktir. Daha sonra İskit döneminde boğaların yerini geyikler aldı” dedi.

“Boğa jeoglifi, Erken Tunç Çağı dönemindeki Orta Asya kültürlerinin özelliklerini taşır. Boğaları Tuva ve çevresindeki bölgelerde petroglif gruplarında buluyoruz, ancak hayvan figürü şeklindeki bir jeoglif, belki de genel olarak Orta Asya bölgesi için bile benzersiz bir fenomendir.”

boğa jeoglifinin bulunduğu alan
Resim: Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü, Rusya Bilimler Akademisi

Kilunovskaya sözlerine şöyle devam etti: “Boğa tasvirini tanıyabilsek de, kayıp kısımları yüksek bir olasılıkla yeniden inşa etmemize olanak tanısa da, daha önce böyle taş yerleşimleri görmemiştik. Kanaatimizce, buluntunun benzersizliği ve bitişik yoldan dolayı siteye yönelik tehdit daha fazla koruma gerektiriyor.”

Jeoglif nedir?

Jeoglif insanlar tarafından yerlere çizilmiş devasal boyuttaki çizgilerin oluşturduğu şekillerdir. En ünlü olanları şüphesiz Nazca’da yani Peru da bulunan jeogliflerdir. bununla birlikte bu jeofliflerin neden ve ne amaçla yapıldıkları henüz gizemini korumaktadır.

Resimler: Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü, Rusya Bilimler Akademisi

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü

Banner
Related Articles

Antik Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği taş stel ortaya çıkarıldı

27 Haziran 2023

27 Haziran 2023

Pennsylvania Üniversitesi ve Iraklı arkeologlardan oluşan kazı ekibi Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği büyük bir...

Almanya’da bulunan 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri

12 Mayıs 2023

12 Mayıs 2023

Almanya’nın Aşağı Saksonya’daki Schöningen Paleolitik site kompleksinde 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri keşfedildi. Homo heidelbergensis ayak izleri, Almanya’da bulunan...

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

Maya takviminin en eski kanıtı keşfedildi

14 Nisan 2022

14 Nisan 2022

Dünya’nın sonunun 2012 yılında geleceğine dair kehanet ile uzun yıllar gündemden düşmeyen Maya takviminin en eski kanıtı Guetamala’da keşfedildi. Guatemala’daki...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

11 Ocak 2021

11 Ocak 2021

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma...

Buzul arkeologları eriyen buzda 1500 yıllık demir uçlu ok buldular

19 Ağustos 2022

19 Ağustos 2022

Buzul Arkeolojisi Programı’nda (Glacier Archaeology Program) çalışan buzul arkeologları Norveç Jotunheimen sıradağlarında, deniz seviyesinden 1750 metre yükseklikte eriyen buzul alanında...

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Hollanda’da 4 Bin Yıllık Güneş Tapınağı Keşfedildi

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

İngiltere’nin ünlü Stonehenge yapısının bir benzeri Hollanda’da keşfedildi. Arkeologlara göre; Tiel Belediyesi’nde ortaya çıkarılan yapı Güneş’in hareketlerine göre inşa edilmiş...

Persepolis’te Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtı bulundu

26 Şubat 2022

26 Şubat 2022

Persepolis Müzesi depolarındaki yazılı nesnelerin ve parçalı yazıtların sınıflandırılması ve belgelenmesi projesi sırasında uzmanlar, Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtının...

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Antik Side’nin Ana Tanrıçası Athena’ya Adanan Tapınak Yoğun İlgi Çekiyor

6 Mart 2025

6 Mart 2025

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, binlerce yıllık tarihe tanıklık eden Side Antik Kenti’nin baş tanrıçası Athena Tapınağı’nın restorasyon sonrası yoğun ilgi görüyor....

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Giza’nın Gizemleri

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Büyük Piramit, antik dünyanın ayakta kalan nadir eserlerinden birisidir. Bu devasa yapılar günümüzdeki ziyaretçilerine güçlü bir hanedanlığa bakma şansı veriyor....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]