18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’da ilk defa bir Boğa Jeoglifi Keşfedildi

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü (IIMK RAS) ve LLC Krasnoyarsk Geoarchaeology’den arkeologlar, Rusya’nın Moğolistan sınırına yakın, Tuva Cumhuriyeti’ndeki Khondergey köyü yakınlarında bir boğayı gösteren bir jeoglif keşfettiler.

Bulunan boğa jeoglifi, bölge ve Orta Asya için bu tür ilk keşiftir.

Arkeologlar, buluntunun, bölgede ele geçen seramiklerin kanıtladığı gibi, 4.000 yıldan daha eski olan Erken Tunç Çağı’na ait daha geniş bir mezarın parçası olarak yapıldığını belirttiler. Boğa, özenle düzenlenmiş çakıl taşları ve yerel olarak mevcut kumtaşından yapılmış taşlarla temsil edilir ve 3’e 4 metre boyutlarındadır.

Boğa geoglifi, dünyanın bu bölgesinde keşfedilen ilk hayvan Jeoglifidir.

Boğanın sadece arka ayakları ve kuyruğu dahil arka kısmı kurtarıldı; ön kısım 1940’larda yol yapımı nedeniyle kasıtsız olarak tahrip edildi.

Boğa jeoglifi arka kısım
Boğanın sadece arka ayakları ve kuyruğu dahil arka kısmı kurtarıldı; ön kısım 1940’larda yol yapımı nedeniyle kasıtsız olarak tahrip edildi.

Tuva Arkeolojik Kazı başkanı Marina Kilunovskaya’”Boğa motifi, Erken Tunç Çağı’nın Orta Asya kültürleri için çok tipiktir. Daha sonra İskit döneminde boğaların yerini geyikler aldı” dedi.

“Boğa jeoglifi, Erken Tunç Çağı dönemindeki Orta Asya kültürlerinin özelliklerini taşır. Boğaları Tuva ve çevresindeki bölgelerde petroglif gruplarında buluyoruz, ancak hayvan figürü şeklindeki bir jeoglif, belki de genel olarak Orta Asya bölgesi için bile benzersiz bir fenomendir.”

boğa jeoglifinin bulunduğu alan
Resim: Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü, Rusya Bilimler Akademisi

Kilunovskaya sözlerine şöyle devam etti: “Boğa tasvirini tanıyabilsek de, kayıp kısımları yüksek bir olasılıkla yeniden inşa etmemize olanak tanısa da, daha önce böyle taş yerleşimleri görmemiştik. Kanaatimizce, buluntunun benzersizliği ve bitişik yoldan dolayı siteye yönelik tehdit daha fazla koruma gerektiriyor.”

Jeoglif nedir?

Jeoglif insanlar tarafından yerlere çizilmiş devasal boyuttaki çizgilerin oluşturduğu şekillerdir. En ünlü olanları şüphesiz Nazca’da yani Peru da bulunan jeogliflerdir. bununla birlikte bu jeofliflerin neden ve ne amaçla yapıldıkları henüz gizemini korumaktadır.

Resimler: Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü, Rusya Bilimler Akademisi

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü

Banner
Related Articles

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Batı Azerbaycan’da 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü ilk kez sistematik olarak araştırıldı

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Azerbaycan’daki 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü, Kiel Üniversitesi ROOTS Mükemmeliyet Kümesi’nden araştırmacılar ve Azerbaycan Bilimler Akademisi’nden meslektaşları tarafından 2021...

Pompeii Kenti Kazılarında Daha Önce Görülmemiş Dört Tekerlekli Araba Ortaya Çıkarıldı

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

M.Ö. 79 yılında yaşanan Vezüv yanardağının korkunç patlaması sonrası Pompeii kenti kül ve lav altında kalmıştı. İki gün boyunca yağan...

8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildi

8 Temmuz 2022

8 Temmuz 2022

İsrail Eski Eserler Kurumu, Sha’ar Hagolan Yarmukian arkeolojik alanında devam eden kazılarda 8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildiğini...

İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan Kestros Çeşmesi’nden 1800 yıl sonra yeniden su akmaya başladı

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Perge Antik Kenti’nde M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrianus tarafından yaptırıldığı bilinen antik “Kestros Çeşmesi”nden restorasyon çalışmalarının ardından yeniden su akmaya...

Şaşırtıcı Keşif: Guatemala’da arkeologlar antik Maya kentindeki gizli mahalleyi ortaya çıkardı

28 Eylül 2021

28 Eylül 2021

Yakın tarihli bir lidar analizi, uzun süredir doğal bir tepe olduğu düşünülen Central Tikal’in Kayıp Dünya Kompleksi’ni çevreleyen bölgenin aslında...

Nebraska’daki Eski Volkanik Kül Yatağında Yüzlerce İyi Korunmuş Tarih Öncesi Fosil Bulundu

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Sulama delikleri, Nebraska’nın uzun otlakları arasındaki tarih öncesi hayvanları her zaman cezbetmiştir. Atlardan, develere, gergedanlara, yakınlarda bulunan vahşi köpekleri ve...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

Afrika Timsahları Altı Milyon Yıl Önce İspanya’da Yaşadı mı?

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

Milyonlarca yıl önce, farklı cins ve özelliklere sahip birkaç timsah türü Avrupa’da yaşadı ve hatta bazen bir arada yaşadı. Ancak...

Sibirya’da daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Sibirya Federal Üniversitesi’nden arkeologlar, daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan çok sayıda bronz alet ve eser ortaya çıkardılar. Keşif...

Adramytteion Antik Kenti kazılarında Roma hamamına ait yer altı ısıtma sistemi ortaya çıkarıldı

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

Antik çağ tarihçilerinden Strabon, Heredot ve Stephanos Byzantinos’un eserlerinde adı geçen Adramytteion Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Roma dönemine ait...

Antik Dacia sfenksindeki ‘gizemli’ yazıt deşifre edildi

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

19. yüzyılın başlarında keşfedilen bronz Dacia sfenks heykelinin üzerindeki yazıtın gizemi tam bir asır geçtikten sonra çözüldü. Üçüncü yüzyıla tarihlenen...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Leicester Katedrali kazılarında 1800 yıllık Roma tapınağı kalıntılarına ulaşıldı

7 Mart 2023

7 Mart 2023

Leicester Üniversitesi arkeologlarının gerçekleştirdiği kazılarda, Leicester Katedrali’nin bulunduğu alanın yaklaşık 1.800 yıl önce ibadet ve dini gözlem için kullanıldığına dair...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]