25 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’da ilk defa bir Boğa Jeoglifi Keşfedildi

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü (IIMK RAS) ve LLC Krasnoyarsk Geoarchaeology’den arkeologlar, Rusya’nın Moğolistan sınırına yakın, Tuva Cumhuriyeti’ndeki Khondergey köyü yakınlarında bir boğayı gösteren bir jeoglif keşfettiler.

Bulunan boğa jeoglifi, bölge ve Orta Asya için bu tür ilk keşiftir.

Arkeologlar, buluntunun, bölgede ele geçen seramiklerin kanıtladığı gibi, 4.000 yıldan daha eski olan Erken Tunç Çağı’na ait daha geniş bir mezarın parçası olarak yapıldığını belirttiler. Boğa, özenle düzenlenmiş çakıl taşları ve yerel olarak mevcut kumtaşından yapılmış taşlarla temsil edilir ve 3’e 4 metre boyutlarındadır.

Boğa geoglifi, dünyanın bu bölgesinde keşfedilen ilk hayvan Jeoglifidir.

Boğanın sadece arka ayakları ve kuyruğu dahil arka kısmı kurtarıldı; ön kısım 1940’larda yol yapımı nedeniyle kasıtsız olarak tahrip edildi.

Boğa jeoglifi arka kısım
Boğanın sadece arka ayakları ve kuyruğu dahil arka kısmı kurtarıldı; ön kısım 1940’larda yol yapımı nedeniyle kasıtsız olarak tahrip edildi.

Tuva Arkeolojik Kazı başkanı Marina Kilunovskaya’”Boğa motifi, Erken Tunç Çağı’nın Orta Asya kültürleri için çok tipiktir. Daha sonra İskit döneminde boğaların yerini geyikler aldı” dedi.

“Boğa jeoglifi, Erken Tunç Çağı dönemindeki Orta Asya kültürlerinin özelliklerini taşır. Boğaları Tuva ve çevresindeki bölgelerde petroglif gruplarında buluyoruz, ancak hayvan figürü şeklindeki bir jeoglif, belki de genel olarak Orta Asya bölgesi için bile benzersiz bir fenomendir.”

boğa jeoglifinin bulunduğu alan
Resim: Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü, Rusya Bilimler Akademisi

Kilunovskaya sözlerine şöyle devam etti: “Boğa tasvirini tanıyabilsek de, kayıp kısımları yüksek bir olasılıkla yeniden inşa etmemize olanak tanısa da, daha önce böyle taş yerleşimleri görmemiştik. Kanaatimizce, buluntunun benzersizliği ve bitişik yoldan dolayı siteye yönelik tehdit daha fazla koruma gerektiriyor.”

Jeoglif nedir?

Jeoglif insanlar tarafından yerlere çizilmiş devasal boyuttaki çizgilerin oluşturduğu şekillerdir. En ünlü olanları şüphesiz Nazca’da yani Peru da bulunan jeogliflerdir. bununla birlikte bu jeofliflerin neden ve ne amaçla yapıldıkları henüz gizemini korumaktadır.

Resimler: Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü, Rusya Bilimler Akademisi

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü

Banner
Related Articles

Avrupa’da bir cenaze töreni olarak insan yamyamlığının en eski kanıtı

7 Ekim 2023

7 Ekim 2023

Yeni bir araştırmaya göre yamyamlık, yaklaşık 15.000 yıl önce Kuzey Avrupa’da yaygın bir cenaze töreni uygulamasıydı; insanlar ölülerini zorunluluktan değil,...

Belçika’da Arkeologlar Roma Dönemine Ait Çok İyi Korunmuş Bir Köpek İskeleti Keşfetti

25 Mart 2025

25 Mart 2025

Belçika’nın Zottegem kenti yakınlarındaki Velzeke’de arkeologlar, MS 1. ila 3. yüzyıllara tarihlenen bir Roma yerleşiminde yaptıkları kazılarda oldukça ilginç bir...

Arkeologlar, Hadrian Su Kemeri’nin bir kısmını ve son derece nadir bulunan Yunan sikkelerini ortaya çıkardılar

13 Ocak 2024

13 Ocak 2024

Arkeologlar, MS 2. yüzyılın en büyük hidrolik eserlerinden biri olan Hadrian su kemerinin bir kısmını ve Korint yakınlarındaki antik bir...

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Terracotta Savaşçıları’nın bulunmasında rol oynayan Çinli arkeolog Shi Xingbang, 99 yaşında öldü

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Terracotta Savaşçıları’nın bulunmasında rol oynayan Çinli arkeolog Shi Xingbang, 99 yaşında öldü. Çin’in duayen arkeoloğu Shi Xingbang, 1953 yılında Çin’in...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken benzeri kılıç keşfedildi

18 Temmuz 2022

18 Temmuz 2022

8 bin yıllık geçmişe sahip olan Tavşanlı Höyük’te devam eden kazılarda 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken dönemi...

Prusias ve Hypium Antik Kentinde Heyecanlı Gelişmeler

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Prusias ve Hypium Antik Kentinde beklenmeyen buluntulara ulaşılması heyecanlı gelişmelerin kazı boyunca devam edeceğinin sinyallerini veriyor. Düzce’nin Konuralp mahallesinde yer...

Peru’da 5000 Yıllık Caral Uygarlığında Yüksek Statülü Kadının Tüylü Mantolu Gömütü Bulundu

27 Nisan 2025

27 Nisan 2025

Peru’da arkeologlar Áspero arkeolojik sahasında Amerika kıtasının bilinen en eski medeniyeti olan Caral’ın önemli bir parçası olan antik balıkçı yerleşiminde...

Dünya’nın En Eski Müzelerinden Biri Olan Egmore Kasım’dan İtibaren Çevrimiçi Gezilebilecek!

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Hindistan’ın Chinnai şehrinde (Tamil Nadu eyaletinin başkenti. – Madras olarak da bilinir.)bulunan 169 yıllık Egmore Devlet Müzesi’ndeki zengin koleksiyonların bir...

37 Milyon Yaşında ki Fosil Açık Arttırmada!

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

Güney Dakato’lu (Amerika) bir çiftçinin tarlasında bulduğu kılıç dişli kaplan Cenevre’de bir açık arttırmaya girecek. Halk arasında Kılıç dişli kaplan...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

Gordion Antik Kenti’nde Frigya Kraliyet Mezarına Ulaşıldı

5 Haziran 2025

5 Haziran 2025

Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan Gordion Antik Kenti’nde, Frigya Krallığı’na ait olduğu düşünülen ahşap bir mezar odası ortaya çıkarıldı. Kültür...

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]