3 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir tandır, Anadolu’nun binlerce yıldır süren mutfak geleneğine ışık tutacak. Toprağın hemen altına yerleştirilmiş, pişmiş kilden yapılmış bu yapı, yaklaşık 2 bin 600 yıl önce, Pers egemenliği döneminde kullanılıyordu. Dikkat çekici olan ise tandırın formunun, bugün Anadolu’nun birçok yerinde hâlâ kullanılan örneklerle neredeyse birebir aynı olması.

Keşif, Oluz Höyük kazılarının son sezonunda gerçekleştirildi. Yerleşmenin Pers dönemine tarihlenen tabakalarında ortaya çıkarılan tandır, gündelik yaşamın en temel unsurlarından biri olan yemek pişirme pratiğinin ne kadar köklü olduğunu gözler önüne seriyor.

Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, tandırın teknik özelliklerine dikkat çekerek, “Bu yapı, gövdesi toprağa gömülü şekilde inşa edilmiş. Kullanım biçimi ve formu, günümüzde Anadolu’da gördüğümüz tandırlarla neredeyse aynı. Aradaki tek fark, 2 bin 600 yıllık olması” değerlendirmesinde bulundu.

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı
Görsel: Murat Çelik/İHA

Pers Döneminde Oluz Höyük’te Gündelik Yaşam

Oluz Höyük, Orta Karadeniz hinterlandında, uzun süreli yerleşim izleri taşıyan önemli bir arkeolojik merkez olarak biliniyor. Geç Tunç Çağı’ndan Pers ve Hellenistik dönemlere kadar uzanan tabakalarıyla höyük, farklı siyasi dönemlerde yaşamın nasıl sürdüğüne dair güçlü veriler sunuyor.

MÖ 6. yüzyılda bölgenin Ahameniş Pers İmparatorluğu egemenliği altına girmesiyle birlikte Oluz Höyük, imparatorluk düzeni içinde varlığını sürdüren yerleşimlerden biri hâline geldi. Kazılarda ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, buranın yalnızca küçük bir kırsal yerleşme değil; konut alanları, depolama mekânları ve idari yapılarıyla planlı bir yerleşim olduğunu gösteriyor.

Yeni bulunan tandır da bu yerleşimin ev içi yaşamına dair somut bir kanıt sunuyor.

Binlerce Yıllık Bir Mutfak Düzeni

Tandır, tek başına bir buluntu değil. Arkeologlar, tandırın tam karşısında, hamur açma ya da tahıl işleme amacıyla kullanıldığı değerlendirilen taş bir tezgâh da tespit etti. Bu düzenleme, alanın açık biçimde bir mutfak ya da yiyecek hazırlama mekânı olarak kullanıldığını gösteriyor.

Görsel: Murat Çelik/İHA

Bu durum, Anadolu’daki pişirme geleneklerinin sürekliliği açısından büyük önem taşıyor. Neolitik dönemden itibaren ekmek ve tahıl temelli beslenmenin merkezinde yer alan tandır benzeri yapılar, Oluz Höyük örneğinde olduğu gibi, Pers döneminde de kullanımını sürdürüyor. Siyasi iktidarlar değişse de mutfak alışkanlıklarının büyük ölçüde korunduğu anlaşılıyor.

Önceki kazı sezonlarında da bu tabloyu destekleyen bulgular elde edilmişti. Pers dönemine ait bir saray mutfağında bulunan toprak kap içerisinde kemik parçaları ve tahıl tanelerine rastlanmış, yapılan analizler bu kapta keşkek benzeri bir yemeğin pişirildiğini ortaya koymuştu. Araştırmacılar, bu tür yemeklerin söz konusu tandırlarda hazırlanmış olabileceğini değerlendiriyor.

Anıtsal yapılar ve yazılı belgeler çoğu zaman antik imparatorlukları anlamanın temel araçları olarak görülse de, Oluz Höyük’teki bu tandır farklı bir hikâye anlatıyor. Gündelik hayatın sürekliliğini, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve alışkanlıkları yansıtıyor.

Bu açıdan bakıldığında tandır, yalnızca bir pişirme ünitesi değil; Anadolu’nun mutfak kültürünün ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlayan güçlü bir tanık niteliği taşıyor.

Kazılar ilerledikçe Oluz Höyük, Pers dönemi Anadolu’sunda yaşamın nasıl sürdüğünü, sıradan insanların gündelik pratikleri üzerinden anlamamıza katkı sunmaya devam edecek.

Banner
Benzer Yazılar

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Sibirya’da Denisova insanına ait en eski fosiller bulundu

29 Kasım 2021

29 Kasım 2021

Neanterdaller gibi soyları tükenen Denisovalı insanına dair yeni bulgulara ulaşılmaya devam ediyor., Sibirya’da Denisova mağarasında araştırmacılar, Denisovalı insanına ait 200.000...

Kuzey İtalya’da keşfedilen 3300 yıllık Tunç Çağı boyunduruğu

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Kuzey İtalya’nın Veneto bölgesindeki Este’de Geç Tunç Çağı’na ait bir yerleşimde 3.300 yıllık nadir bir ahşap boyunduruk keşfedildi. Ahşap boyunduruk...

Bitlis Madavans Vadisi Turizme Açılıyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Neolotik çağ dönemi yaşam kalıntılarına rastlanan Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Madavans Vadisi‘nde yer alan Mağara Kentler turizme kazandırılıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi...

Dünyanın En Eski Mumyaları Şili’de Bulundu

22 Şubat 2024

22 Şubat 2024

20. yüzyılın başında, dünyanın en kurak yeri olan Şili’nin Atacama Çölü’nde Mısır mumyalarından tam 2000 yıl öncesine ait Dünyanın en...

Bilim insanları 100 milyon yıl önce Şili’nin Atacama çölünde dolaşan eski bir uçan sürüngen mezarlığı keşfettiler.

7 Nisan 2022

7 Nisan 2022

Şili’de, 100 milyon yıl önce And ülkesinin Atacama çölünde tarih öncesi uçan sürüngenlerin iyi korunmuş kalıntılarını içeren alışılmadık bir mezarlık...

Aizanoi Antik Kenti kazılarında 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı

19 Eylül 2022

19 Eylül 2022

Aizanoi Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmalarında Roma Dönemine ait 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici...

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl...

Tuzu Para Olarak Sadece Romalılar Kullanmıyordu

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Tuz, her dönem değerli bir madendi. Gıdaların korunmasında, yemeklerin lezzetli olmasında, hayvanların beslenmesinde, sağlık alanında kullanılmasına kadar birçok alanda tuza...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

2 Aralık 2025

2 Aralık 2025

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor. Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Antik Trakya kenti Perperikon’da bir Nymphaeum keşfedildi

20 Ağustos 2023

20 Ağustos 2023

Yeni araştırmalar, Perperikon’un güney çeyreğindeki rezervuarın üzerinde büyük bir anıtsal su tapınağı (Nymphaeum) ortaya çıkardı. Kazı başkanı Profesör Nikolay Ovcharov,...

Arkeologlar, kuzey İsrail’de keşfedilen 12.000 yıllık flütlerin kuşları cezbetmek için kullanılmış olabileceğini söylüyor

9 Haziran 2023

9 Haziran 2023

Yeni araştırmalar, yaklaşık 12.000 yıl önce, kuzey İsrail’de, insanların küçük kuşların kemikleri ile belirli kuşların seslerini taklit eden enstrümanlara dönüştürdüğünü...

Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nin teras duvarları ortaya çıkarıldı

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Bursa’nın Mudanya ilçesinde yer alan Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında kentin üst villa yapılarına ait teras duvarları ortaya çıkarıldı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]