8 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mevlana Müzesi’ni 3D Sanal Teknoloji İle Ziyaret Edebilirsiniz

“Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor” beyiti ile başlar ünlü düşünür, Gönül Sultanı Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, 18 bin beyitten oluşan mesnevisine…

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatına bakarsak, aslında hep bir ayrılık hep bir kopuş görürüz. Çocukluğu ile doğduğu topraklardan Afganistan’ın Belh şehri ile başlayan ayrılıklara, hem babası hem de hocası olan Bahaeddin Veled’i kaybedince bir düğüm daha atmış olur. Ama asıl yaşadığı, hayatının en büyük acısı, en büyük ayrılığı mesnevi dahil birçok eserinin membaı Şems-i Tebrizi’nin katledilmesi ile yaşadığı ayrılıktır.

Bu ayrılıkların sonu ise Şeb-i Aruz (gerdek gecesi, sevgili ile vuslat) ile biten en güzel buluşma anıdır. Ölümü ile bizlerin kendisi ile ayrılığı ama kendisinin ise, en kutsal kavuşması olmuştur Şeb-i Aruz…

Belh’ten kopup gelen gönül insanı, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Konya’da yaşamış, Konya ile bütünleşmiş, ama gönlünden diline düşen güzel sözleri ile dünyanın tanınan bir ismi olmuştur.

Her yılın Aralık ayında kutlanan Şeb-i Aruz törenleri ile Konya’ya yüzbinlerce insan dünyanın birçok noktasından akın etmektedir. Babası, birçok gönül dostu hatta Horasan Erenlerin mezarlarında olduğu, kendisinin ebedi istirahatgahı olan Konya Mevlana Müzesi’de yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşmaktadır.

Alınan son kararla Gönül Sultanı Mevlânâ ‘nın türbesinin olduğu müze ücretsiz müze konumuna alınmıştır.

Ücretsiz müze olması, mevlevilik kültürünün izlerininin daha çok insana gösterilmesi tanıtılması için alınmış yerinde ve yararlı bir karar olmuştur. Şimdide, 3D teknolojisiyle sanal tura geçildi.

Gönül insanın maneviyatının solunduğu müze artık teknolojinin bize verdiği imkan ile 7/24 saat ziyaret edilebilmektedir.
http://www.mevlanamuzesi.com/360-sanaltur-izle/ internet adresinden müze 3D sanal olarak görüntülenmektedir.

Hz. Mevlana Türbesi ve Müzesi

Hz. Mevlânâ’nın Hakk’a yürüyüşünden bir yıl sonra, Selçuklu Sarayı’ndan Alâmeddin Kayser ile Emir Süleyman Pervâne’nin karısı Gürcü Hâtûn tarafından, oğlu Sultan Veled’ten izin alınarak, 1274’te Tebrizli Mimar Bedreddin’e yaptırılmıştır.

Günümüzde müze olarak kullanılan türbe, dört sütun (fil ayağı) üzerinde yükselen, güney cephesi kapalı diğer üç tarafı açık, geleneğe uygun olarak mezar odası, gövde ve külâh kısımlarından oluşur.

Mevlana'nın ve diğer erenlerin sanduklarının olduğu Huzûr-ı Pîr Bölümü
Mevlana’nın ve diğer erenlerin sanduklarının olduğu Huzûr-ı Pîr Bölümü

Türbenin Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından yaptırılan on altı dilimli gövdesi ve külâhı, dışı turkuaz renkli çinilerle kaplandığı için “Kubbe-i Hadrâ” (Yeşil Kubbe) adını almıştır.

Gövde ile külâh arasında, gövdeyi çepeçevre saran bir şerit hâlinde lâcivert zemin üzerine beyaz sülüs hattı ile Âyete’l-Kürsî yazılıdır. Sikke motifli, altın kaplı alemi bulunan türbenin yapım kitabesi yoktur.

Türbenin zaman zaman yenilenen çinileri son olarak 1964 yılı onarımında Kütahya’dan getirtilen çinilerle değiştirilmiştir.

Müze alanı bahçesi ile birlikte 6.500 m² iken, yeri istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye ulaşmıştır. Müzenin avlusuna “Dervîşân Kapısı” ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı yönü boyunca derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, matbah ve Hürrem Paşa Türbesi’nden sonra, Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri yanında semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan ile “Şeb-i Arûs” havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme yer almaktadır.

Mevlâna ve babası Bahaeddin Veled’in soyundan gelme, 10’u hanımlara ait olmak üzere 55 adet mezar ile, Hüsameddin Çelebi, Selâhaddin Zerkûbî ve Şeyh Kerimüddin gibi Mevlevîlikte makam sahibi olmuş 10 kişiye ait toplam 65 mezar bulunmaktadır. Müzede ayrıca, 6 Horasan erenin de mezarı yer almaktadır.

Mevlana Müzesi’nde, bu bölümlerden başka, semahane, mescit, halı kumaş, matbah ve derviş hücreleri yer almaktadır.

Banner
Benzer Yazılar

İzlanda’da insan yapımı Viking mağarası keşfedildi

2 Haziran 2022

2 Haziran 2022

İzlanda Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, İzlanda’nın Rangárvellir kentindeki Oddi köyü yakınlarında Viking döneminden kalma insan yapımı mağara keşfetti. Arkeologlar, insan yapımı...

Arkeologlar Tacikistan’da erken insan varlığına dair nadir kanıtlar ortaya çıkardı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Arkeologlar, Tacikistan’ın merkezindeki Zeravşan Vadisi’nde, bölgede erken insan yerleşimine dair bulgular sunan çok katmanlı bir arkeolojik alan keşfettiler. 150.000 ila...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

Tayvanlı arkeologlar Pasifik Bölgesi’nin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine ulaştılar

28 Temmuz 2022

28 Temmuz 2022

Ulusal Tsing Hua Üniversitesi (NTHU) Antropoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Pasifik bölgesinin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine...

Korsika adasında bulunan 6.000 yıllık yerleşim yeri

5 Mayıs 2023

5 Mayıs 2023

Fransa’nın Sotta kasabasında sosyal konut yapılacak alanda çalışan arkeologlar Punta Campana’nın (Korsika adası) yamaçlarını kazdılar ve geniş bir Neolitik alan...

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Rutland’daki Ünlü Roma Mozaiğinde Truva Savaşı’nın “Kayıp” Bir Anlatısı Ortaya Çıktı

11 Aralık 2025

11 Aralık 2025

İngiltere’nin Rutland bölgesinde 2020 yılında keşfedilen ve o günden bu yana ülkenin en önemli Roma buluntularından biri olarak kabul edilen...

Suudi Arabistan’ın kuzey kesiminde 200.000 yıllık el baltası keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Suudi Arabistan AlUla Kraliyet Komisyonu (RCU), AlUla Valiliği’ndeki Qurh alanındaki arkeolojik kazı ekiplerinin 200.000 yıldan daha eski olduğu tahmin edilen...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Norfolk Mührü Twitter Kullancısı Tarafından Çözüldü

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Orta Çağ döneminden kalmış Norfolk mührü twitter kullanıcısı Alex Cortez’in araştırmaları sonucunda çözüldü. Yangın ile büyük hasar görmüş olan 13....

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]