28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mevlana Müzesi’ni 3D Sanal Teknoloji İle Ziyaret Edebilirsiniz

“Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor” beyiti ile başlar ünlü düşünür, Gönül Sultanı Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, 18 bin beyitten oluşan mesnevisine…

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatına bakarsak, aslında hep bir ayrılık hep bir kopuş görürüz. Çocukluğu ile doğduğu topraklardan Afganistan’ın Belh şehri ile başlayan ayrılıklara, hem babası hem de hocası olan Bahaeddin Veled’i kaybedince bir düğüm daha atmış olur. Ama asıl yaşadığı, hayatının en büyük acısı, en büyük ayrılığı mesnevi dahil birçok eserinin membaı Şems-i Tebrizi’nin katledilmesi ile yaşadığı ayrılıktır.

Bu ayrılıkların sonu ise Şeb-i Aruz (gerdek gecesi, sevgili ile vuslat) ile biten en güzel buluşma anıdır. Ölümü ile bizlerin kendisi ile ayrılığı ama kendisinin ise, en kutsal kavuşması olmuştur Şeb-i Aruz…

Belh’ten kopup gelen gönül insanı, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Konya’da yaşamış, Konya ile bütünleşmiş, ama gönlünden diline düşen güzel sözleri ile dünyanın tanınan bir ismi olmuştur.

Her yılın Aralık ayında kutlanan Şeb-i Aruz törenleri ile Konya’ya yüzbinlerce insan dünyanın birçok noktasından akın etmektedir. Babası, birçok gönül dostu hatta Horasan Erenlerin mezarlarında olduğu, kendisinin ebedi istirahatgahı olan Konya Mevlana Müzesi’de yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşmaktadır.

Alınan son kararla Gönül Sultanı Mevlânâ ‘nın türbesinin olduğu müze ücretsiz müze konumuna alınmıştır.

Ücretsiz müze olması, mevlevilik kültürünün izlerininin daha çok insana gösterilmesi tanıtılması için alınmış yerinde ve yararlı bir karar olmuştur. Şimdide, 3D teknolojisiyle sanal tura geçildi.

Gönül insanın maneviyatının solunduğu müze artık teknolojinin bize verdiği imkan ile 7/24 saat ziyaret edilebilmektedir.
http://www.mevlanamuzesi.com/360-sanaltur-izle/ internet adresinden müze 3D sanal olarak görüntülenmektedir.

Hz. Mevlana Türbesi ve Müzesi

Hz. Mevlânâ’nın Hakk’a yürüyüşünden bir yıl sonra, Selçuklu Sarayı’ndan Alâmeddin Kayser ile Emir Süleyman Pervâne’nin karısı Gürcü Hâtûn tarafından, oğlu Sultan Veled’ten izin alınarak, 1274’te Tebrizli Mimar Bedreddin’e yaptırılmıştır.

Günümüzde müze olarak kullanılan türbe, dört sütun (fil ayağı) üzerinde yükselen, güney cephesi kapalı diğer üç tarafı açık, geleneğe uygun olarak mezar odası, gövde ve külâh kısımlarından oluşur.

Mevlana'nın ve diğer erenlerin sanduklarının olduğu Huzûr-ı Pîr Bölümü
Mevlana’nın ve diğer erenlerin sanduklarının olduğu Huzûr-ı Pîr Bölümü

Türbenin Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından yaptırılan on altı dilimli gövdesi ve külâhı, dışı turkuaz renkli çinilerle kaplandığı için “Kubbe-i Hadrâ” (Yeşil Kubbe) adını almıştır.

Gövde ile külâh arasında, gövdeyi çepeçevre saran bir şerit hâlinde lâcivert zemin üzerine beyaz sülüs hattı ile Âyete’l-Kürsî yazılıdır. Sikke motifli, altın kaplı alemi bulunan türbenin yapım kitabesi yoktur.

Türbenin zaman zaman yenilenen çinileri son olarak 1964 yılı onarımında Kütahya’dan getirtilen çinilerle değiştirilmiştir.

Müze alanı bahçesi ile birlikte 6.500 m² iken, yeri istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye ulaşmıştır. Müzenin avlusuna “Dervîşân Kapısı” ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı yönü boyunca derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, matbah ve Hürrem Paşa Türbesi’nden sonra, Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri yanında semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan ile “Şeb-i Arûs” havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme yer almaktadır.

Mevlâna ve babası Bahaeddin Veled’in soyundan gelme, 10’u hanımlara ait olmak üzere 55 adet mezar ile, Hüsameddin Çelebi, Selâhaddin Zerkûbî ve Şeyh Kerimüddin gibi Mevlevîlikte makam sahibi olmuş 10 kişiye ait toplam 65 mezar bulunmaktadır. Müzede ayrıca, 6 Horasan erenin de mezarı yer almaktadır.

Mevlana Müzesi’nde, bu bölümlerden başka, semahane, mescit, halı kumaş, matbah ve derviş hücreleri yer almaktadır.

Banner
Related Articles

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Failaka Adası’nda 4.000 Yıllık Yeni Bir Dilmun Tapınağı Daha Keşfedildi

28 Ekim 2025

28 Ekim 2025

Kuveyt’in kuzeydoğusundaki Failaka Adası’nda, Bronz Çağı’na ait 4.000 yıllık bir Dilmun tapınağı gün yüzüne çıkarıldı. Keşif, 2025 kazı sezonunda Kuveyt-Danimarka...

Avrupa insanına ait en eski çene kemiği ortaya çıktı

9 Temmuz 2022

9 Temmuz 2022

Avrupa kıtasında yaşayan ilk insana ait bilinen en eski çene kemiği ortaya çıkarıldı. Çene kemiğinin 1.4 milyon yaşında olduğu bildirildi....

Tadım Höyük’te 6000 Yıllık Ünik Kutsal Ocak Keşfedildi

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Elazığ il merkezinde yer alan Tadım Höyük’te kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar, 6000 yıl öncesine tarihlenen iki eşsiz bezemeli kutsal ocak...

Stonehenge yakınlarında bulunan dışkı insanların yemek kültürüne ışık tutuyor

20 Mayıs 2022

20 Mayıs 2022

Stonehenge’nin yapımında çalışan işçilerin kaldığı Durrington Duvarları olarak bilinen bir yerleşim yakınında bulunan dışkı dönemin yemek kültürü hakkında bilgi veriyor....

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

2 Bin 700 Yıllık Dikilitaş Assur Kralı Sanherip’in Zafer Anıtı mı?

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

Mersin’in Akdeniz ilçesinde 2 bin 700 yıllık dikilitaş hakkında belirsizlik hala sürüyor. Portakal bahçesi içerisinde kalan 9 metre yüksekliğindeki anıtın...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya çıkarıldı

12 Ağustos 2023

12 Ağustos 2023

Roma medeniyeti ile özdeşleşen birbirinden güzel ve ilginç taban mozaiklerin içinde nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya...

2.000 yıllık antik bir “aynalık” Çin’deki aristokrat yaşama ışık tutuyor

18 Mayıs 2022

18 Mayıs 2022

Pekin’deki arkeologlar, Han Hanedanlığı döneminde yüksek soylular tarafından sevilen 2.000 yıllık bir aynalık başarıyla yeniden oluşturdular. Aynalık, öğrencileriyle etkileşime giren...

Birbirinden İlginç 7 Muhteşem Tarihi Keşif

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Arkeologlar, son 20 yılda gerçekleştirdikleri çalışmalarla birbirinden ilginç ve bir o kadar muhteşem keşiflere imza attılar. Gelin şimdi birbirinden ilginç...

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

Çin’in Zhejiang Bölgesinde 2.000 Yıldan Daha Eski, İyi Korunmuş Ahşap Evler Keşfedildi

17 Mart 2025

17 Mart 2025

Çin’in Zhejiang Eyaletine bağlı Shaoxing kentindeki araştırmacılar, MÖ 475 ile MÖ 221 yılları arasına tarihlenen, 2.000 yılı aşkın bir süre...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]