9 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mevlana Müzesi’ni 3D Sanal Teknoloji İle Ziyaret Edebilirsiniz

“Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor” beyiti ile başlar ünlü düşünür, Gönül Sultanı Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, 18 bin beyitten oluşan mesnevisine…

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatına bakarsak, aslında hep bir ayrılık hep bir kopuş görürüz. Çocukluğu ile doğduğu topraklardan Afganistan’ın Belh şehri ile başlayan ayrılıklara, hem babası hem de hocası olan Bahaeddin Veled’i kaybedince bir düğüm daha atmış olur. Ama asıl yaşadığı, hayatının en büyük acısı, en büyük ayrılığı mesnevi dahil birçok eserinin membaı Şems-i Tebrizi’nin katledilmesi ile yaşadığı ayrılıktır.

Bu ayrılıkların sonu ise Şeb-i Aruz (gerdek gecesi, sevgili ile vuslat) ile biten en güzel buluşma anıdır. Ölümü ile bizlerin kendisi ile ayrılığı ama kendisinin ise, en kutsal kavuşması olmuştur Şeb-i Aruz…

Belh’ten kopup gelen gönül insanı, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Konya’da yaşamış, Konya ile bütünleşmiş, ama gönlünden diline düşen güzel sözleri ile dünyanın tanınan bir ismi olmuştur.

Her yılın Aralık ayında kutlanan Şeb-i Aruz törenleri ile Konya’ya yüzbinlerce insan dünyanın birçok noktasından akın etmektedir. Babası, birçok gönül dostu hatta Horasan Erenlerin mezarlarında olduğu, kendisinin ebedi istirahatgahı olan Konya Mevlana Müzesi’de yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşmaktadır.

Alınan son kararla Gönül Sultanı Mevlânâ ‘nın türbesinin olduğu müze ücretsiz müze konumuna alınmıştır.

Ücretsiz müze olması, mevlevilik kültürünün izlerininin daha çok insana gösterilmesi tanıtılması için alınmış yerinde ve yararlı bir karar olmuştur. Şimdide, 3D teknolojisiyle sanal tura geçildi.

Gönül insanın maneviyatının solunduğu müze artık teknolojinin bize verdiği imkan ile 7/24 saat ziyaret edilebilmektedir.
http://www.mevlanamuzesi.com/360-sanaltur-izle/ internet adresinden müze 3D sanal olarak görüntülenmektedir.

Hz. Mevlana Türbesi ve Müzesi

Hz. Mevlânâ’nın Hakk’a yürüyüşünden bir yıl sonra, Selçuklu Sarayı’ndan Alâmeddin Kayser ile Emir Süleyman Pervâne’nin karısı Gürcü Hâtûn tarafından, oğlu Sultan Veled’ten izin alınarak, 1274’te Tebrizli Mimar Bedreddin’e yaptırılmıştır.

Günümüzde müze olarak kullanılan türbe, dört sütun (fil ayağı) üzerinde yükselen, güney cephesi kapalı diğer üç tarafı açık, geleneğe uygun olarak mezar odası, gövde ve külâh kısımlarından oluşur.

Mevlana'nın ve diğer erenlerin sanduklarının olduğu Huzûr-ı Pîr Bölümü
Mevlana’nın ve diğer erenlerin sanduklarının olduğu Huzûr-ı Pîr Bölümü

Türbenin Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından yaptırılan on altı dilimli gövdesi ve külâhı, dışı turkuaz renkli çinilerle kaplandığı için “Kubbe-i Hadrâ” (Yeşil Kubbe) adını almıştır.

Gövde ile külâh arasında, gövdeyi çepeçevre saran bir şerit hâlinde lâcivert zemin üzerine beyaz sülüs hattı ile Âyete’l-Kürsî yazılıdır. Sikke motifli, altın kaplı alemi bulunan türbenin yapım kitabesi yoktur.

Türbenin zaman zaman yenilenen çinileri son olarak 1964 yılı onarımında Kütahya’dan getirtilen çinilerle değiştirilmiştir.

Müze alanı bahçesi ile birlikte 6.500 m² iken, yeri istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye ulaşmıştır. Müzenin avlusuna “Dervîşân Kapısı” ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı yönü boyunca derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, matbah ve Hürrem Paşa Türbesi’nden sonra, Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri yanında semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan ile “Şeb-i Arûs” havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme yer almaktadır.

Mevlâna ve babası Bahaeddin Veled’in soyundan gelme, 10’u hanımlara ait olmak üzere 55 adet mezar ile, Hüsameddin Çelebi, Selâhaddin Zerkûbî ve Şeyh Kerimüddin gibi Mevlevîlikte makam sahibi olmuş 10 kişiye ait toplam 65 mezar bulunmaktadır. Müzede ayrıca, 6 Horasan erenin de mezarı yer almaktadır.

Mevlana Müzesi’nde, bu bölümlerden başka, semahane, mescit, halı kumaş, matbah ve derviş hücreleri yer almaktadır.

Banner
Benzer Yazılar

Son kazılar Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor

14 Ocak 2023

14 Ocak 2023

Muğla’nın Milas ilçesinde devam eden kurtarma kazıları, 4 bin yıllık geçmişe sahip Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor. Milas ilçesinde...

Minos sanatının eşsiz eseri olan Pylos Combat Agate, Prehistorik çağın Davut’u olmalı

22 Kasım 2021

22 Kasım 2021

3.500 yıllık bir Yunan mezarında bulunan eser o kadar iyi tasarlanmış ki, bir Rönesans eseri kadar canlı ve gerçekçi bir...

Trabzon’da 700 Yıllık Kilise Müze Oluyor

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

St. Michael kilisesinin 2018 yılında başlayan restorasyonu tamamlandı. Trabzon’un Akçaabat beldesinde bulunan 7 asırlık kilisenin bundan sonra müze olarak hizmet...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

Yurt dışına kaçırılan binlerce eser Türkiye’ye geri getirildi

14 Nisan 2024

14 Nisan 2024

Türkiye, 1980 yılından bu yana izini sürdüğü binlerce kültür eserinin ait olduğu topraklara getirmeyi başardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde...

Herkül ve Büyük İskender’e bağlı ikiz tapınaklar Sümer şehri Girsu’da keşfedildi

29 Ocak 2024

29 Ocak 2024

Arkeologlar, Irak’ın güneydoğusunda şu anda Tello olarak bilinen bir Sümer şehri olan Girsu’daki kazılar sırasında biri diğerinin üzerine gömülü iki...

Kazakistan’da Tunç Çağı’na ait 4.000 yıllık büyük boyutlu bir bozkır piramidi keşfedildi

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

L. N. Gumilyov Avrasya Ulusal Üniversitesi arkeologları, Kazakistan bozkırlarında bir at kültü ile ilişkili büyük bir Tunç Çağı bozkır piramidi...

Neandertallerin güçlü parmakları varken, insanlar daha iyi kontrole sahipti…

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Yeni bir araştırmaya göre, Neandertal parmaklarının saplı aletleri tutmaya daha iyi adapte olduğu bulundu. Neandertallere ait baş parmağın hareketinden sorumlu...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Polonya’da Roma Döneminden Kalma Devasa Çanak Çömlek Üretim Merkezi Bulundu

2 Nisan 2021

2 Nisan 2021

Polonya’da Roma döneminden kalma büyük bir çanak çömlek üretim merkezi bulundu. Üretim merkezi Küçük Polonya Voyvodalığı içinde yer alan Wrzepia...

Uzaydan Bakıldığında Unesco’nun Dünya Mirası Alanları

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimize “Birleşmiş Milletler Eğitim,...

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç...

3300 yıllık Hitit Altın İşlemeli Bilezik Çorum Müzesi’nde Sergileniyor

28 Mart 2022

28 Mart 2022

Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyünde bir çiftçinin tarlasını sürerken bulduğu 3300 yıllık Hitit altın işlemeli bilezik Çorum Müzesi’nde sergileniyor....

Almanya’da “yerden ısıtmalı” 2.000 yıllık eşsiz lüks Roma villası bulundu

3 Kasım 2022

3 Kasım 2022

Almanya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Bavyera’nın Kempten kentinde termal banyolu ve yerden ısıtmalı lüks bir Roma villası ortaya...

Sasani sanatının görkemli hazineleri Tang-e Chogan kabartmaları tehdit altında

9 Mart 2022

9 Mart 2022

Sasani sanatının en güzel örneklerinden Tang-e Chogan kabartmaları, bakımsızlık, liken, mantar ve su sızması gibi doğal nedenler nedeniyle tamamen yok...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]