29 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve Ekim ayına kadar sürmesini planladıkları bu yılki kazılarda Suriye’de bilinmeyen bazı olayların çözülebileceğini söyledi.

Anadolu’ya gelen Asurlu tüccarların en faal olduğu ve kurdukları diğer karumların merkezi konumunda olan Kültepe’de kazılar 48 yıldır  Türk Tarih Kurumu ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına devam ediyor. Kazılardan elde edilen başta çivi yazılı tabletler olmak üzere ortaya çıkarılan birçok eser Anadolu tunç dönemine ışık tutuyor.

Asur çivi yazısı ile yazılan bu tabletlerle dönemin siyasi, hukuki ve sosyal ilişkileri gösteren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinlerine ulaşılıyor. Söz konusu tabletler 2015 yılında Unesco Dünya Belleği listesine alınmıştır.

Getirdikleri yazı ile Anadolu’da proto dönemini başlatan Asurlu tüccarlar Kültepe’de binlerce çivi yazılı tablet bırakarak bizlerin M. Ö. 2000 ve sonrası ile ilgili dönemin bilgilerine ulaşmasını sağlamışlardır. Bu kadar önemli bilgi barındırdığı için de Kültepe karumu kazıları, Türkiye ve dünya arkeoloji çevresinde sıkı takip edilmektedir.

Kültepe karumunda gerçekleştirilecek bu yılki kazılarda neler hedeflendiği konusunda bilgi veren Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, “2021 çalışmalarına yakın zamanda başlayacağız. Biliyorsunuz Kültepe 12 aylık kazı programı içinde yer almaktadır. Bu yıl sanıyorum ki geçen yıldan daha uzun bir süre kazı çalışması yapılacak. Bu Haziran ayı başında kazılara başladığımızda, Ekim ayına kadar kazılar yapacağız” dedi.

Kültepe karum kazıları
Asurlu tüccarların getirdiği Asur çivi yazısı ile yazılan tabletler sayesinde dönemin siyasi, ekonomik, hukuki ve sosyal birçok alanına ait bilgilere ulaşılabiliyor. Kültepe kazıları bu açıdan çok önemli bir kazı alanı olmaktadır.

DHA’nda yer alan habere göre;  Prof. Dr. Kulakoğlu, “Tabii kazı sadece arazide kazmak değil, onun dışında da biz biliyorsunuz kampta çalışmalar devam ediyor. Yapılan kazılar sırasında bulunan eserler, objeler ve kayıtlar elden geçiriliyor ve bunlar depolanıyor. Bu yıl ağırlıklı olarak tepede gerçekleşecek. Bu Asurlu tüccarlar gelmeden önce daha önceki dönemleri anlamak üzere tepede çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar ilginç sonuçlar veriyor. Açıkçası şimdiye kadar bizim Kültepede keşfettiklerimiz çok özel veriler. Gerçekten sadece Türkiyede değil, uluslararası camiada da yakından takip ediliyor. Dolayısıyla biz burada yaptığımız çalışmaların sonucunu bir şekilde alıyoruz” şeklinde konuştu.

ASURLU TÜCCARLARIN GELDİKLERİ DÖNEMLERİ AYIRIYORUZ

Prof. Dr. Kulakoğlu, çalışmaların eski Tunç çağı denilen bir alanda yapılacağını söyleyerek şöyle konuştu:
“Daha önceden bulduğumuz 100e yakın idol dediğimiz, su mermerinden yapılmış heykeller vardı. O bölgede çalışmayı sürdüreceğiz. Onu keşfedebilirsek çok özel bir alanı çıkarmış olacağız. Bununla beraber sadece bu dönemler değil, aslına bakarsanız Kültepeye ilk kez ne zaman yerleşildiği konusunda da bilmediklerimiz var. Yine bu amaçla bizim höyük üzerinde Varşama sarayının kıyısında bir test sondajımız olmuştu. Orada çalışmalara devam etmek istiyoruz. Orada daha erken dönemleri açığa çıkaracağımızı geçen yıl gördük. Bunu yapmayı planlıyoruz. Biz Asurlu tüccarlar gelmeden önceki dönem ile geldikten sonraki dönemi ayırıyoruz. Umarım bu sene hem olanaklar hem de pandemi buna müsaade eder ifadelerini kullandı.”

SURİYE’DE BİLMEDİĞİMİZ BAZI OLAYLARI BURADA ÇÖZECEĞİZ

Prof. Dr. Kulakoğlu, şöyle devam etti:
“Kültepe’nin önemli bir yapı olduğunu belirterek, Kültepe özellikle günümüzden 4 bin yıl önce günümüzü aydınlatan önemli bir merkez. İçinde çivi yazılı çıkan tabletler bunu bize gösteriyor. Buradaki bilgiler sadece Kültepeyi aydınlatmıyor. Suriye’nin milattan önce 2 bin yılına ait önemli bulgular veriyor. Hatta şu an yaptığımız kazılar 3 bin yıla ait bulgular da verecek. Yani Suriye’de bilmediğimiz bazı olayları burada çözmüş olacağız. Aynı zamanda bugünkü Mezopotamya dediğimiz Irak’ın büyük bir kısmını içine alan bölgede dönemin bilinmeyenlerini Kültepe’de ki tabletler veriyor. O zamanki dünya tarihini aydınlatması açısından son derece önemli. Tabii buradaki tabletler okunduğu zaman muhakkak faydası var. Biz çok fazla tarihi bilgiler veriyor. Aslında o zamanlar yapılmayan bir ticaretten bahsediyoruz.”

BİZ ESER DEĞİL, VERİ PEŞİNDEYİZ

“Bu yıl iki ayrı yerde çalışacağız. Aslında bakarsanız biz eser peşinde değil, veri peşindeyiz. Yani o eserler bize veri verecek diye takip diyoruz. Birincisi Asurlu tüccarlardan önce bizim yaklaşık günümüzden 4 bin 500 yıl önceki yapılarda daha önce bulduğumuz dini inanç sembollerinin devamını açığa çıkarmaya çalışacağız. Bunların yanında çıkacak diğer malzemelerde bizim için muhakkak son derece kıymetli olacak. Eğer gerçekleştirebilirsek Karum’da yapacağımız çalışmalarda da yine bir tüccar arşivine ve evine ulaşarak, zengin buluntularla Kayseri müzesine katkıda bulunmak istiyoruz.”

 

Banner
Benzer Yazılar

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Tokat’ın Antik Comana Potica Kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına Ait Mühür Bulundu

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Tokatta bulunan antik Comana Potica kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına ait bir mühür bulundu. Antik kent Tokat’ın Gümenek köyünde yer almaktadır....

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

4 Eylül 2021

4 Eylül 2021

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Orta Asya Nehir Medeniyetlerinin Yıkılmasının Sebebi Cengiz Han Değilmiş!

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Orta Asyada nehir kenarına kurulmuş bir çok şehrin Moğol istilaları neticesinde yok olduğu görüşü hakimdir. Uzun süredir devam eden bu...

Mamutların Nasıl Evrildiği DNA Analizleriyle Belirlendi

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Stockholm’deki Paleogenetik Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, 1,2 milyon yıllık mamut kalıntılarından elde edilen DNA’yı sıraladı. Analizler, son...

Fransa’daki Kelt Nekropolünde Muhteşem Demir Çağı Eserleri Ortaya Çıkarıldı

18 Nisan 2025

18 Nisan 2025

Fransa’nın pitoresk coğrafyasında, Vichy kasabasının hemen kuzeyinde yer alan Creuzier-le-Neuf, topraklarının altında binlerce yıllık bir geçmişi saklıyordu. 2022 yılında gerçekleştirilen...

Aztekler, Tlaloc Dağı’nda kurdukları gözlemevi ile tarım takvimi oluşturdular

6 Ocak 2023

6 Ocak 2023

Yerleşik hayatta geçen insan grupları tarım ve hayvancılıkta en üst rekolteyi alabilmek, artan nüfusu besleyebilmek için doğa olaylarını ve zamanını...

Neolitik İnsanı 6000 Yıl Önce Tuz Üretiyordu

31 Mart 2021

31 Mart 2021

M. Ö. 10 bin yılından sonra insan yerleşik düzene geçmiştir. Neolitik insanı, Anadolu’da Hacılar, Boncuklu Höyük, Kuruçay, Çayönü ve Çatalhöyük’de...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Arnavutluk’ta Çifte Yazıtlı Roma Mezarı: Dibra Bölgesinde İlk Anıtsal Keşif

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Arkeologlar, Arnavutluk’un kuzeyindeki tarihi Dibra bölgesinde, Roma dönemine ait anıtsal bir mezar keşfetti. Strikçan köyünde bulunan yapı, hem gömülen kişi...

Termessos Antik Kenti’nde Arkeologlar, Binlerce Yıl Sonra İki Anıtsal Mezarı Yeniden Ayağa Kaldırıyor

27 Kasım 2025

27 Kasım 2025

Antalya’nın sarp dağları arasında gizlenen Termessos Antik Kenti, bu yıl başlayan kapsamlı çalışmalarla yeniden dikkatlerin odağına yerleşti. Güllük Dağı’nın eteklerine...

Bilecik Arkeoloji Çalıştayı düzenleniyor

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bilecik Belediyesi, Şeyh Edebali Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Bilecik arkeoloji çalıştayı düzenleniyor. Geçen yıl Bilecik Belediyesi katkılarıyla...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]