6 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere (Hicri 663) 1254 yılında yaptırılan İnce Minareli Medrese geliyor.

Muhteşem taş işçiliği ile görenleri büyüleyen İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı her geçen gün erimeye başladı. Acilen taç kapının restore edilmesi gerekiyor.

Konya yerel gazetesi Merhabahaber’de Ahmet Kuş’un kaleme aldığı “İnce Minareli Medrese’nin taç kapısı göz göre göre eriyor” makalesi aciliyeti gözler önüne seriyor.

“Zeminden kapilarite yoluyla yükselen yağmur suları taç kapının ve minarenin kaidesinin alt kısmını bozmuştur. Bu bozulma her geçen gün kademe kademe yukarıya doğru yükselmektedir. Şayet bir an önce tedbir alınmazsa taç kapı ve minarenin kaidesindeki taş kanserinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır” diyen Ahmet Kuş yazısında şu bilgilere yer veriyor.

Aşırı nemden İnce Minare Medresesi'nin taç kapısı eriyor.
Aşırı nemden İnce Minare Medrese’sinin taç kapısı eriyor. Fotoğraf merhabahaber

“Medresede yapı malzemesi olarak kullanılan Sille taşının gözenekli olması, çatıdan gelen suların alınışı, drenaj ve yalıtım sorunlarının tam olarak çözülememesi sebebiyle taç kapı ve minare sürekli olarak zeminden su almaktadır. Onun için medresenin hiç vakit kaybetmeksizin bir an önce restore edilmesinde büyük fayda vardır. İnce Minareli Medrese’deki bu sorunun giderilebilmesi için yapının yağış sularından, su ve nem etkilerinden korunması gerekir. Restorasyon yapılırken sadece taç kapının görünümünden ziyade yapının temellerinde su ve nemin uzaklaştırılmasına yönelik tedbirlerin de alınması gerekir. Tabii ki medresenin taç kapısından başka onarıma muhtaç bölümleri de bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gerekli hassasiyeti göstererek medresenin restorasyonu için binayı boşaltarak Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne teslim edeceğini ümit ediyoruz.”

İnce Minareli Medrese taç kapısı

İnce Minareli Medrese

Sultan Alparslan’ın 26 Ağustos 1071 yılında Bizans İmparatoru Romen Diyojen ile yaptığı Malazgirt Savaşı’nın galibiyetinden sonra Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından fethedilen Konya, 1097 yılında İznik’ten sonra Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti olmuştur. Konya,1307 yılına kadar başkentliğini devam ettirmiştir.

Uzun yıllar başkent olan Konya, kültürel, sosyal, ekonomik yönden sürekli gelişen bir yer olmuştur. Selçuklu sultanları, vezirleri başta olmak üzere birçok kişi tarafından yapılan saraylar, medreseler, kervansaraylar ile Konya zengin bir plato haline gelmiştir.

En önemli Selçuklu eserlerinin başında Konya merkezinde bulunan Alaaddin Camii, Karatay Medresesi, Sahip Ata Külliyesi, Sırçalı Medrese, Horozluhan ve İnce Minareli Medrese gelir.

İnce Minareli Medrese'nin minaresi1901 yılında yıldırım düşmesi sonucu birinci şerefesine kadar yıkılmıştır.
İnce Minareli Medrese’nin minaresi 1901 yılında yıldırım düşmesi sonucu birinci şerefesine kadar yıkılmıştır.

Alaaddin Tepesi’nin hemen karşısında yer alan İnce Minareli Medrese, Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere (Hicri 663) 1254 yılında yaptırılmıştır. Sille taşından yapılan medresenin Mimarı Abdullah oğlu Kelük’tür.

Medresenin en dikkat çekici bölümü taç kapısıdır. Kapı üzerinde muhteşem taş işçiliği ile yapılmış kabartmalı geometrik ve bitkisel bezemelerle birlikte Selçuklu sülüsüyle yazılmış “Yasin ve Fetih” sureleri vardır.

Avlu, eyvan, dershane, ve öğrenci hücrelerinden oluşan iç yapılı medresenin minare kaidesi kesme taşla kaplı tuğla malzeme kullanılarak yapılmış ve ön cephede akant yaprağı ile bezelidir.

Minare, yarı piramit formlu üçgenle ve on iki köşeli, gövde köşeleri turkuaz mavi sırlı tuğladan yapılmış çift şerefelidir. 1901′de yıldırım düşmesiyle birinci şerefeye kadar yıkılmıştır.

İnce Minareli Medrese, 1956 yılında müze olarak açılmış olup Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait taş ve ahşap eserler sergilenmektedir.

Banner
Benzer Yazılar

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

29 Ocak 2026

29 Ocak 2026

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha...

Malta Tas-Silġ’de Yeni Bir Neolitik Yapı Keşfedildi

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Malta, Marsaxlokk’taki Tas-Silġ’de devam eden kazılarda arkeologlar tarafından yeni bir Neolitik yapının kalıntıları keşfedildi. Tas-Silġ’de keşfedilen yapı, bu bölgede taş...

2.000 Yıllık Hurma Çekirdekleri Ağaç Oldu

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

İsrail hurması çekirdekleri 2.000 yıl sonra yeniden ağaç oldular. Bilim insanları, İsrail çölünden çıkarılan birkaç düzine 2.000 yıllık hurma çekirdeklerinden...

Eski Mısır Bes kültü takipçileri uyuşturucu, insan kanı ve vücut sıvılarının üçlü bir karışımı içti

8 Haziran 2023

8 Haziran 2023

Araştırmacılar, Ptolemaik dönem Mısır’ına kadar uzanan eski bir Bes vazosunda bulunan bazı bileşenleri tanımladılar. Araştırmacılar, MÖ ikinci yüzyıl vazosu üzerinde...

Hitler 1945’te İntihar Etmedi mi?

29 Kasım 2020

29 Kasım 2020

Arkeologlar Arjantin ormanındaki bir grup izole taş binayı incelemek için hızla ilerlerken, keşifleri İkinci Dünya Savaşı efsanesine yeni bir soluk...

Kaçakçılar Roma Antik Kentini Tarumar Ettiler

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Anadolu’nun eşsiz kültürel değerlerini heba eden kaçakçılar bu seferde Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Hisarcıklı Kalesi bölgesinde bulunan Roma döneminden kalma antik...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

Metropolis Antik Kentinde Bulunan Sarnıçlar Şehrin Yaşamına Ayna Tutuyor

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

İzmir’in Torbalı ilçesine Yeniköy ve Özbey mahalleri sınırları içerisinde kalan Metropolis antik şehri kazıları 1990 yılından beri devam ediyor. Kültür...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Peru’da kamış çubuklara takılmış insan omur kemikleri ortaya çıkarıldı

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Arkeologlar, 500 yıl önce Peru’nun Chincha Vadisi’nde kamış çubuklara takılmış yaklaşık 192 insan omur kemiği buldular. MS 1000 ve 1400...

Arkeologlar, Alfabenin Kayıp Halkasını Buldular

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Yazı, uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Ekonomik hayatın bir sonucu olarak ortaya çıkan yazı, Mezopotamya halklarından Sümerliler tarafından bulunmuş...

İsviçre’de Keşfedilen Olağan Üstü Büyük Roma Binası

21 Ekim 2020

21 Ekim 2020

Arkeologlar, güneybatı İsviçre’de boyutları ve yapım yöntemi bölgede hiç görülmeyen bir Roma binası ortaya çıkardılar. İsviçre’nin Brig kasabası yakınlarındaki Valais...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]