8 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere (Hicri 663) 1254 yılında yaptırılan İnce Minareli Medrese geliyor.

Muhteşem taş işçiliği ile görenleri büyüleyen İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı her geçen gün erimeye başladı. Acilen taç kapının restore edilmesi gerekiyor.

Konya yerel gazetesi Merhabahaber’de Ahmet Kuş’un kaleme aldığı “İnce Minareli Medrese’nin taç kapısı göz göre göre eriyor” makalesi aciliyeti gözler önüne seriyor.

“Zeminden kapilarite yoluyla yükselen yağmur suları taç kapının ve minarenin kaidesinin alt kısmını bozmuştur. Bu bozulma her geçen gün kademe kademe yukarıya doğru yükselmektedir. Şayet bir an önce tedbir alınmazsa taç kapı ve minarenin kaidesindeki taş kanserinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır” diyen Ahmet Kuş yazısında şu bilgilere yer veriyor.

Aşırı nemden İnce Minare Medresesi'nin taç kapısı eriyor.
Aşırı nemden İnce Minare Medrese’sinin taç kapısı eriyor. Fotoğraf merhabahaber

“Medresede yapı malzemesi olarak kullanılan Sille taşının gözenekli olması, çatıdan gelen suların alınışı, drenaj ve yalıtım sorunlarının tam olarak çözülememesi sebebiyle taç kapı ve minare sürekli olarak zeminden su almaktadır. Onun için medresenin hiç vakit kaybetmeksizin bir an önce restore edilmesinde büyük fayda vardır. İnce Minareli Medrese’deki bu sorunun giderilebilmesi için yapının yağış sularından, su ve nem etkilerinden korunması gerekir. Restorasyon yapılırken sadece taç kapının görünümünden ziyade yapının temellerinde su ve nemin uzaklaştırılmasına yönelik tedbirlerin de alınması gerekir. Tabii ki medresenin taç kapısından başka onarıma muhtaç bölümleri de bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gerekli hassasiyeti göstererek medresenin restorasyonu için binayı boşaltarak Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne teslim edeceğini ümit ediyoruz.”

İnce Minareli Medrese taç kapısı

İnce Minareli Medrese

Sultan Alparslan’ın 26 Ağustos 1071 yılında Bizans İmparatoru Romen Diyojen ile yaptığı Malazgirt Savaşı’nın galibiyetinden sonra Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından fethedilen Konya, 1097 yılında İznik’ten sonra Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti olmuştur. Konya,1307 yılına kadar başkentliğini devam ettirmiştir.

Uzun yıllar başkent olan Konya, kültürel, sosyal, ekonomik yönden sürekli gelişen bir yer olmuştur. Selçuklu sultanları, vezirleri başta olmak üzere birçok kişi tarafından yapılan saraylar, medreseler, kervansaraylar ile Konya zengin bir plato haline gelmiştir.

En önemli Selçuklu eserlerinin başında Konya merkezinde bulunan Alaaddin Camii, Karatay Medresesi, Sahip Ata Külliyesi, Sırçalı Medrese, Horozluhan ve İnce Minareli Medrese gelir.

İnce Minareli Medrese'nin minaresi1901 yılında yıldırım düşmesi sonucu birinci şerefesine kadar yıkılmıştır.
İnce Minareli Medrese’nin minaresi 1901 yılında yıldırım düşmesi sonucu birinci şerefesine kadar yıkılmıştır.

Alaaddin Tepesi’nin hemen karşısında yer alan İnce Minareli Medrese, Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere (Hicri 663) 1254 yılında yaptırılmıştır. Sille taşından yapılan medresenin Mimarı Abdullah oğlu Kelük’tür.

Medresenin en dikkat çekici bölümü taç kapısıdır. Kapı üzerinde muhteşem taş işçiliği ile yapılmış kabartmalı geometrik ve bitkisel bezemelerle birlikte Selçuklu sülüsüyle yazılmış “Yasin ve Fetih” sureleri vardır.

Avlu, eyvan, dershane, ve öğrenci hücrelerinden oluşan iç yapılı medresenin minare kaidesi kesme taşla kaplı tuğla malzeme kullanılarak yapılmış ve ön cephede akant yaprağı ile bezelidir.

Minare, yarı piramit formlu üçgenle ve on iki köşeli, gövde köşeleri turkuaz mavi sırlı tuğladan yapılmış çift şerefelidir. 1901′de yıldırım düşmesiyle birinci şerefeye kadar yıkılmıştır.

İnce Minareli Medrese, 1956 yılında müze olarak açılmış olup Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait taş ve ahşap eserler sergilenmektedir.

Banner
Benzer Yazılar

Karahantepe’de Kazı ve Koruma Projeleri Hızla İlerliyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Karahantepe, Şanlıurfa’nın önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olarak devam eden kazılarla adını duyurmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eşsiz...

Kythera açıklarında 2500 yıllık gemi enkazı bulundu

5 Kasım 2021

5 Kasım 2021

Yunanistan’ın Kythera adası açıklarında Klasik Çağ dönemine ait gemi enkazı bulundu. Enkaz, Bağımsız Güç İletim Operatörü (IPTO) nün Girit-Peloponnese denizaltı...

Polieuktos kazılarında 1700 yıllık Pan heykeli ortaya çıkarıldı

1 Haziran 2023

1 Haziran 2023

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB Miras) tarafından sürdürülen Polieuktos kazılarında 1700 yıllık olduğu düşünülen Pan heykeli ortaya çıkarıldı. Aziz Polieuktos Kilisesi’nin...

Çin’de 9.000 yıllık pirinç birası tarifi ortaya çıktı

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

Arkeologlar, Çin’in güneyinde bulunan bir mezarlıkta 9.000 yıllık pirinç birası tarifi ortaya çıkardılar. Eski çağlarda bira ve şarap tanrılara libasyon...

Korku Mağarası’nda Yeni Ölü Deniz Parşömenleri Bulundu

16 Mart 2021

16 Mart 2021

İsrail’de Korku Mağarası’nda tarihlenen en eski ölü deniz parşömenleri bulundu. İsrailli arkeologların keşfettikleri ölü deniz parşömenler yaklaşık 2000 yılına tarihlendi....

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

Evrimin Kayıp Halkalarından Biri Daha Bulundu

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Evrim teorisinde kayıp halkalar fenomeni vardır. Evrim teorisyenleri bu kayıp halkaları bulmaya ve zinciri tamamlayacak fosil buluntuların peşinden koşmaya devam...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Yeni Dünyanın Sodom veya Gomoresi

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Sodom ve Gomore isimli şehirleri duymayan yoktur. Eski Ahitte lanetlenmiş günahkar kentlerdir. Nerede olduklarını merak edenler varsa Lut gölünün güneydoğusunda...

Umman’da Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Umman’ın Maskat vilayetinde yürütülen yüzey araştırmalarında 3 bin yıllık Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi. Keşif, Sultan Qaboos Üniversitesi Sanat ve Sosyal...

York’ta bir İskandinav Roma gladyatörü: Araştırma Viking Çağı’ndan önce bilinmeyen göçleri ortaya çıkarıyor

7 Ocak 2025

7 Ocak 2025

İskandinav genleri, York’ta gömülü bir adamdan elde edilen kanıtlar da dahil olmak üzere, daha önce düşünülenden birkaç yüzyıl önce Britanya...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde, Bu Ay “Attika Kırmızı Figürlü Bodur Lekythoslar” Sergileniyor

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyemeye geçtiğimiz ay başlamıştı. İzmir Arkeoloji...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Romalılara Ait 1500 Yıllık Dana Burger Tarifi

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Günümüzde yaptığımız bir çok yemeğin kökeni geçmişe dayanmaktadır. Her evde mutlaka babaanne yada anneanneden kalma bir yemek tarifi vardır. Kuşkusuz...

Topraklarını kiralayarak gelir elde eden Amos

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Antik Çağ boyunca Anadolu’da kurulmuş küçük büyük krallıkların hepsinin gelir kaynağı savaşlardan elde edilen ganimetlerdi. Halktan alınan vergiler, vassallardan gelen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]