23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere (Hicri 663) 1254 yılında yaptırılan İnce Minareli Medrese geliyor.

Muhteşem taş işçiliği ile görenleri büyüleyen İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı her geçen gün erimeye başladı. Acilen taç kapının restore edilmesi gerekiyor.

Konya yerel gazetesi Merhabahaber’de Ahmet Kuş’un kaleme aldığı “İnce Minareli Medrese’nin taç kapısı göz göre göre eriyor” makalesi aciliyeti gözler önüne seriyor.

“Zeminden kapilarite yoluyla yükselen yağmur suları taç kapının ve minarenin kaidesinin alt kısmını bozmuştur. Bu bozulma her geçen gün kademe kademe yukarıya doğru yükselmektedir. Şayet bir an önce tedbir alınmazsa taç kapı ve minarenin kaidesindeki taş kanserinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır” diyen Ahmet Kuş yazısında şu bilgilere yer veriyor.

Aşırı nemden İnce Minare Medresesi'nin taç kapısı eriyor.
Aşırı nemden İnce Minare Medrese’sinin taç kapısı eriyor. Fotoğraf merhabahaber

“Medresede yapı malzemesi olarak kullanılan Sille taşının gözenekli olması, çatıdan gelen suların alınışı, drenaj ve yalıtım sorunlarının tam olarak çözülememesi sebebiyle taç kapı ve minare sürekli olarak zeminden su almaktadır. Onun için medresenin hiç vakit kaybetmeksizin bir an önce restore edilmesinde büyük fayda vardır. İnce Minareli Medrese’deki bu sorunun giderilebilmesi için yapının yağış sularından, su ve nem etkilerinden korunması gerekir. Restorasyon yapılırken sadece taç kapının görünümünden ziyade yapının temellerinde su ve nemin uzaklaştırılmasına yönelik tedbirlerin de alınması gerekir. Tabii ki medresenin taç kapısından başka onarıma muhtaç bölümleri de bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gerekli hassasiyeti göstererek medresenin restorasyonu için binayı boşaltarak Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne teslim edeceğini ümit ediyoruz.”

İnce Minareli Medrese taç kapısı

İnce Minareli Medrese

Sultan Alparslan’ın 26 Ağustos 1071 yılında Bizans İmparatoru Romen Diyojen ile yaptığı Malazgirt Savaşı’nın galibiyetinden sonra Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından fethedilen Konya, 1097 yılında İznik’ten sonra Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti olmuştur. Konya,1307 yılına kadar başkentliğini devam ettirmiştir.

Uzun yıllar başkent olan Konya, kültürel, sosyal, ekonomik yönden sürekli gelişen bir yer olmuştur. Selçuklu sultanları, vezirleri başta olmak üzere birçok kişi tarafından yapılan saraylar, medreseler, kervansaraylar ile Konya zengin bir plato haline gelmiştir.

En önemli Selçuklu eserlerinin başında Konya merkezinde bulunan Alaaddin Camii, Karatay Medresesi, Sahip Ata Külliyesi, Sırçalı Medrese, Horozluhan ve İnce Minareli Medrese gelir.

İnce Minareli Medrese'nin minaresi1901 yılında yıldırım düşmesi sonucu birinci şerefesine kadar yıkılmıştır.
İnce Minareli Medrese’nin minaresi 1901 yılında yıldırım düşmesi sonucu birinci şerefesine kadar yıkılmıştır.

Alaaddin Tepesi’nin hemen karşısında yer alan İnce Minareli Medrese, Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere (Hicri 663) 1254 yılında yaptırılmıştır. Sille taşından yapılan medresenin Mimarı Abdullah oğlu Kelük’tür.

Medresenin en dikkat çekici bölümü taç kapısıdır. Kapı üzerinde muhteşem taş işçiliği ile yapılmış kabartmalı geometrik ve bitkisel bezemelerle birlikte Selçuklu sülüsüyle yazılmış “Yasin ve Fetih” sureleri vardır.

Avlu, eyvan, dershane, ve öğrenci hücrelerinden oluşan iç yapılı medresenin minare kaidesi kesme taşla kaplı tuğla malzeme kullanılarak yapılmış ve ön cephede akant yaprağı ile bezelidir.

Minare, yarı piramit formlu üçgenle ve on iki köşeli, gövde köşeleri turkuaz mavi sırlı tuğladan yapılmış çift şerefelidir. 1901′de yıldırım düşmesiyle birinci şerefeye kadar yıkılmıştır.

İnce Minareli Medrese, 1956 yılında müze olarak açılmış olup Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait taş ve ahşap eserler sergilenmektedir.

Banner
Related Articles

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Giza’nın Gizemleri

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Büyük Piramit, antik dünyanın ayakta kalan nadir eserlerinden birisidir. Bu devasa yapılar günümüzdeki ziyaretçilerine güçlü bir hanedanlığa bakma şansı veriyor....

Binlerce Arkeolog atama bekliyor

4 Haziran 2022

4 Haziran 2022

Türkiye genelinde eğitim veren onlarca arkeoloji ve sanat tarihi bölümleri yılda yüzlerce arkeolog ve sanat tarihi mezunu veriyor. Kültür ve...

Çin’de ilk kez Petalodus köpekbalığı dişleri bulundu

29 Ağustos 2021

29 Ağustos 2021

Çin’de 290 milyon yıllık, taç yaprağı şeklinde dişleri olan bir köpekbalığı fosili keşfedildi. Kuzey Çin, Shanxi Eyaleti, Yangquan Şehrindeki Qianshi...

Arkeologlar, 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5.000 yıllık mezar keşfettiler

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

Kuzey Britanya’daki Orkney kazılarında arkeologlar 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5000 yıllık olağanüstü bir mezar alanı ortaya...

ABD ve İngiltere’ye kaçırılan 42 tarihi eser Türkiye’ye döndü

2 Şubat 2024

2 Şubat 2024

ABD’de ve İngiltere’de ele geçirilen ve aralarında ünlü Roma İmparatoru Caracalla’nın genç ve yaşlı halini tasvir eden başlarında bulunduğu Anadolu...

Beckwith “İskit Felsefesi Peki Sonuçta Klasik Bir Avrasya Çağı Var mıydı?”

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Amerikalı sinolog ve dilbilimci olan Prof. Christopher I. Beckwith, Indiana Üniversitesi’nde “İskit Felsefesi Peki Sonuçta Klasik Bir Avrasya Çağı Var...

Darwin’in Ünlü Hayat Ağacı Taslağıda Dahil Olmak Üzere İki Defteri Kayıp

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi, bir hırsız tarafından Charles Darwin’in ikonik 1837 “Hayat Ağacı” taslağını içeren iki not defterinin çalınmış olabileceğini...

İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan Kestros Çeşmesi’nden 1800 yıl sonra yeniden su akmaya başladı

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Perge Antik Kenti’nde M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrianus tarafından yaptırıldığı bilinen antik “Kestros Çeşmesi”nden restorasyon çalışmalarının ardından yeniden su akmaya...

İncil’de Anlatılan Kral Davut’un Çarpıştığı Goliath Dev Olmayabilir!

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

İbranice İncil’de Kral Davut, Filistin devi Goliath’ı öldürmesi ve İsrail’i Kudüs merkezli büyük bir krallığa genişletmesiyle ünlüdür. İncil’de dev Goliath’ın...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

Mersin’de 60 Milyon Yaşında Salyangoz Fosili Bulundu

22 Mayıs 2021

22 Mayıs 2021

Mersin’in Toroslar ilçesinde 60 milyon yaşına tarihlenen salyangoz fosili bulundu. Süleyman Uygun tarafından bulunan salyangoz fosili Mersin Üniversitesi Su Ürünleri...

Mısır’da Bulunan Mumya Portresi ile Mumyanın 3D Rekonstrüksiyonu Karşılaştırıldı.

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Bilim adamları bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Ms.1000 ‘ler de yaygın bir gelenek olan ölü gömme işlemlerinde mumyaların yüzüne koyulan ölü...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]