15 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

Kız Kulesi restorasyon çalışmalarını inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon çalışmalarının yıl sonuna kadar bitirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Kız Kulesi’nin hassasiyetini göz önünde bulundurduklarını bundan dolayı çalışmalara başlamadan önce Prof.Dr. Feridun Çılı, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay ve mimarlık ödüllü Han Tümertekin hocalardan oluşan bir danışma kurulu oluşturulduğunu belirten Ersoy, “danışma kurulumuzun hazırladığı projeler ve İstanbul Teknik Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin hazırladığı raporlarla desteklendikten sonra projeler ve projelerin nasıl uygulanacağı ile ilgili çalışmalar koruma kurullarına gönderiliyor. Koruma kurulunun onayından geçtikten sonra restorasyon faaliyetleri hayata geçiriliyor” dedi.

Kız Kulesi Anıt Müze olarak Mart ayında ziyarete açılması planlanıyor.

Kız Kulesi’nin restorasyonun ardından anıt müze olacağını söyleyen Ersoy, “Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hukuki bir süreç yürüterek ikon bir yapı olan bu yapının bakanlığa geri dönmesini sağladık. Hedefimiz bu yapının hak ettiği restorasyondan geçmesidir. Bu restorasyon sonrasında restoran faaliyetinden arındırılarak olması gerektiği gibi anıt müze şeklinde ziyaretçilere açılmasını hedefledik. Restoran olarak kullanılan Kız Kulesi, İstanbul’dan bakıldığında görülen bir kuleyken yapılan restorasyon çalışmasından sonra Kız Kulesi’nden İstanbul’u seyretmeye başlayacağız. En büyük yapısal değişiklik bu şekilde gerçekleşiyor” diye konuştu.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

“18. yüzyılın sonlarındaki görüntüsüne kavuşacak”

Yapının balkon terasından yukarı doğru olan kısmın orijinalinde ahşap tasarlandığını vurgulayan Ersoy, farklı yüzyıllarda farklı görüntüsü olan Kız Kulesi’nin, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından hakkında bilgi ve belgenin en çok bulunduğu tarih olan 18. yüzyılın sonlarındaki görüntüsüne kavuşacağını aktardı.

Bakan Ersoy, yapılan çalışmalarda hem 1944’deki restorasyon hem de 1999’daki tadilatlarda aslına uygun olmayan eklemelerden arındırıldığının altını çizerek, “Bu betonarme yüzeylerin, sıvaların sökülmesi işlemi yapıldığı zaman, çok daha sıkıntılı bir durumla karşılaşıldı. Görüldü ki beton kolonlar ve kirişler aslında birbirine bağlantılı değil. En büyük sıkıntılardan biri de bu zaten. Yani yapı orta şiddetli bir depremde yıkılmaya oldukça müsait. Binanın bayrak direği dahil betondan yapıldığını ve onun da çatladığını görüyor hocalarımız.” değerlendirmesinde bulundu.

Sökme işlemlerinin çok dikkatli ve son teknoloji kullanarak yapıldığına vurgu yapan Ersoy, jeoradar ve lazer taramasıyla yapının röntgeninin çekildiğini, hatalı statik yüklemelerden kaynaklanan boşlukların enjeksiyon sistemiyle doldurularak tekrar depreme dayanıklı hale getirildiğini sözlerine ekledi.

“Hocalarımız 2. Mahmut dönemini baz aldı”

Hocaların yaptıkları inceleme sonunda sonradan yapılan eklentilerin kaldırılmasına karar verildiğini söyleyen Bakan Ersoy, “Balkon terasından yukarı doğru olan kısım normalde ahşap olarak tasarlanmış. Betonarme olarak değiştirilmiş. İkincisi çatı sonradan eklenti. Orijinal döneminde olmayan bir eklenti. Üçüncü olarak da 2. Mahmut döneminde yapılmış olan ve sonrasında betonarmeyle restore edilmiş olan dış mekan. Kız Kulesi çok eski bir yapı. Farklı yüz yıllarda farklı görüntüye sahip. Hocalarımız 2. Mahmut dönemi 18 yüzyılın son dönemini baz aldı. Çünkü en fazla bilgi ve belgenin elimizde olduğu dönem” dedi.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

“100-150 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde gidecek şekilde restore ediyoruz”

80 yıla varan hatalar zincirinin düzeltildiği bir dönem olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, “100-150 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde gidecek halde yapıyı gerçek anlamda restore ediyoruz. Yapının alt kısmında Ulaştırma Bakanlığımızın alt yapı dairesinin çok ciddi bir çalışması var. Burası bir çok akıntının çakıştığı bir nokta. Yüzlerce yıllık akıntı sırasında haddinden fazla yük bindirildiği için altında da çatlaklar oluşmuş. Oralarda da çalışmalar yapılıyor” dedi.

“Eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu ülke nasıl ileriye gidecek?”

Mehmet Nuri Ersoy, yapıya sonradan uygulanan çelik gergi sisteminin söküleceğini ve teras balkon kısmının orijinal ahşap haline geri döndürüleceğinin altını çizerek, şu bilgileri verdi:

“Biz bu çalışmaya 2021 Eylül’de başladık. Hocalarımızla birlikte bir basın toplantısı düzenledik ve burada yapacağımız işlemleri anlattık. Şeffaflık adına da kizkulesi.com internet sitesini devreye aldık. Burada yapılan işlemlerin tamamını belgeleriyle birlikte yayınlıyoruz. Siteyi ziyaret ederseniz hem İstanbul Teknik Üniversitesi hem de Fatih Sultan Mehmet Üniversitesinin statikle ilgili hazırladığı raporlara detayına kadar göreceksiniz.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

Maalesef bu dezenformasyon sorunuyla çağımızda çok karşılaşıyoruz. Geçen yıl lansmanı yaptıktan sonra bir editör arkadaşımız ‘Çok önemli bir yapıya müdahale etmek zorunda kaldınız. Çok büyük bir dezenformasyon yapılacak. Göğüsleyebilecek misiniz?’ diye sormuştu. Aynı şekilde Bakanlığımın üst düzey yöneticileri de ‘Çok köklü değişikler yapıyoruz yapıda. Yapı müdahaleler gerektiriyor, statik sorunlar çıktı. Çok büyük dezenformasyonla karşılayacağız. Ne yapacağız?’ dedi. Ben dedim ki ‘Arkadaşlar o müdahale etmezse, sen müdahale etmezsen, ben müdahale etmezsem, eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu ülke nasıl ileriye gidecek?’ Biz doğru insanlarla, doğru projeleri yapalım, yapılması gerektiği gibi bilime uygun bir şekilde yapalım. Ama sonunda gerçekler ortaya çıkacak.”

“2023 Mart’ta ziyarete açılacak”

Restorasyonun biteceği tarihi açıklayan Bakan Ersoy, “İnşallah yılsonuna doğru çalışmaları tamamlayacağız. Hedefimiz Mart ayına kadar burayı tekrar ziyaret edilebilecek hale getirip 2023 başında başta Türk halkı olmak üzere tüm dünyayı burayı tekrar sergilemek. Bu dünyada en çok görüntülenen 5 binadan biri. Özgün haliyle ne kadar görüntülersek bizim için o kadar önemli. Biz de özgün haline getireceğiz. Çalışmaları Ocak ayı gibi bitirmiş oluruz. Hedefimiz Mart ayı gibi ziyaretçiye açmak” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Truva’nın 3.500 yıllık Kemerdere Su Kemeri Restore Ediliyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Truva (Troya), tarih ve mitolojinin baskın antik kenti… Günümüz Çanakkale il sınırları içerisinde Kaz Dağları’nın eteklerinde konumlanan tarihin refah, zenginlik,...

İsviçre’de Amatör Arkeolog 1.290 Antik Roma Sikke Buldu

16 Nisan 2022

16 Nisan 2022

Amatör arkeolog, İsviçre’nin Basel-County kantonundaki Liestal bölgesindeki Bubendorf belediyesi yakınlarında, MS 4. yüzyıla tarihlenen 1.290’dan fazla antik Roma sikkesinden oluşan...

Kutsal Kase Housnslow Nehri’nin Altında mı?

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Amatör bir arkeolog Kutsal kasenin yerini bildiğine inanıyor. Bilindiği üzere kutsal kase özel güçleri olduğu düşünülen ve Hz. İsa ve...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Danimarka tarihinin en büyük hazinelerinden biri bulundu

6 Eylül 2021

6 Eylül 2021

Danimarka tarihinin en büyük, en zengin ve en güzel altın hazinelerinden biri Jelling’in hemen dışındaki Vindelev’de bulundu. Hazinenin sergileneceği Vejle...

Arkeologlar, Carlisle kazılarında nadir görülen Tyrian moru buldu

5 Mayıs 2024

5 Mayıs 2024

2023’te arkeologlar, Carlisle Kriket Kulübü’nün arazisindeki bir Roma Hamamı’nda yapılan kazılar sırasında nadir görülen bir Tyrian moru yumrusu keşfettiler. Roma...

Eski Mısır Papirüsü Mumyalama Süreciyle İlgili Yeni Bilgiler Veriyor

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Mısırbilimci Sofie Schiødt, 3.500 yıllık bir tıbbi papirüste eski Mısırlıları öbür dünyaya hazırlamak için kullanılan mumyalama sürecini yeniden yapılandırmaya yardımcı...

Ölü Şehirler

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

“Unutulmuş Şehirler” olarak da adlandırılan Ölü Şehirler, Halep platosunda Kuzey-Batı Suriye’de bulunan bir dizi antik kent, anıt ve yerleşim yeridir....

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi. Hititler, aile, kadın, erkek,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]