3 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

Kız Kulesi restorasyon çalışmalarını inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon çalışmalarının yıl sonuna kadar bitirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Kız Kulesi’nin hassasiyetini göz önünde bulundurduklarını bundan dolayı çalışmalara başlamadan önce Prof.Dr. Feridun Çılı, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay ve mimarlık ödüllü Han Tümertekin hocalardan oluşan bir danışma kurulu oluşturulduğunu belirten Ersoy, “danışma kurulumuzun hazırladığı projeler ve İstanbul Teknik Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin hazırladığı raporlarla desteklendikten sonra projeler ve projelerin nasıl uygulanacağı ile ilgili çalışmalar koruma kurullarına gönderiliyor. Koruma kurulunun onayından geçtikten sonra restorasyon faaliyetleri hayata geçiriliyor” dedi.

Kız Kulesi Anıt Müze olarak Mart ayında ziyarete açılması planlanıyor.

Kız Kulesi’nin restorasyonun ardından anıt müze olacağını söyleyen Ersoy, “Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hukuki bir süreç yürüterek ikon bir yapı olan bu yapının bakanlığa geri dönmesini sağladık. Hedefimiz bu yapının hak ettiği restorasyondan geçmesidir. Bu restorasyon sonrasında restoran faaliyetinden arındırılarak olması gerektiği gibi anıt müze şeklinde ziyaretçilere açılmasını hedefledik. Restoran olarak kullanılan Kız Kulesi, İstanbul’dan bakıldığında görülen bir kuleyken yapılan restorasyon çalışmasından sonra Kız Kulesi’nden İstanbul’u seyretmeye başlayacağız. En büyük yapısal değişiklik bu şekilde gerçekleşiyor” diye konuştu.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

“18. yüzyılın sonlarındaki görüntüsüne kavuşacak”

Yapının balkon terasından yukarı doğru olan kısmın orijinalinde ahşap tasarlandığını vurgulayan Ersoy, farklı yüzyıllarda farklı görüntüsü olan Kız Kulesi’nin, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından hakkında bilgi ve belgenin en çok bulunduğu tarih olan 18. yüzyılın sonlarındaki görüntüsüne kavuşacağını aktardı.

Bakan Ersoy, yapılan çalışmalarda hem 1944’deki restorasyon hem de 1999’daki tadilatlarda aslına uygun olmayan eklemelerden arındırıldığının altını çizerek, “Bu betonarme yüzeylerin, sıvaların sökülmesi işlemi yapıldığı zaman, çok daha sıkıntılı bir durumla karşılaşıldı. Görüldü ki beton kolonlar ve kirişler aslında birbirine bağlantılı değil. En büyük sıkıntılardan biri de bu zaten. Yani yapı orta şiddetli bir depremde yıkılmaya oldukça müsait. Binanın bayrak direği dahil betondan yapıldığını ve onun da çatladığını görüyor hocalarımız.” değerlendirmesinde bulundu.

Sökme işlemlerinin çok dikkatli ve son teknoloji kullanarak yapıldığına vurgu yapan Ersoy, jeoradar ve lazer taramasıyla yapının röntgeninin çekildiğini, hatalı statik yüklemelerden kaynaklanan boşlukların enjeksiyon sistemiyle doldurularak tekrar depreme dayanıklı hale getirildiğini sözlerine ekledi.

“Hocalarımız 2. Mahmut dönemini baz aldı”

Hocaların yaptıkları inceleme sonunda sonradan yapılan eklentilerin kaldırılmasına karar verildiğini söyleyen Bakan Ersoy, “Balkon terasından yukarı doğru olan kısım normalde ahşap olarak tasarlanmış. Betonarme olarak değiştirilmiş. İkincisi çatı sonradan eklenti. Orijinal döneminde olmayan bir eklenti. Üçüncü olarak da 2. Mahmut döneminde yapılmış olan ve sonrasında betonarmeyle restore edilmiş olan dış mekan. Kız Kulesi çok eski bir yapı. Farklı yüz yıllarda farklı görüntüye sahip. Hocalarımız 2. Mahmut dönemi 18 yüzyılın son dönemini baz aldı. Çünkü en fazla bilgi ve belgenin elimizde olduğu dönem” dedi.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

“100-150 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde gidecek şekilde restore ediyoruz”

80 yıla varan hatalar zincirinin düzeltildiği bir dönem olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, “100-150 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde gidecek halde yapıyı gerçek anlamda restore ediyoruz. Yapının alt kısmında Ulaştırma Bakanlığımızın alt yapı dairesinin çok ciddi bir çalışması var. Burası bir çok akıntının çakıştığı bir nokta. Yüzlerce yıllık akıntı sırasında haddinden fazla yük bindirildiği için altında da çatlaklar oluşmuş. Oralarda da çalışmalar yapılıyor” dedi.

“Eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu ülke nasıl ileriye gidecek?”

Mehmet Nuri Ersoy, yapıya sonradan uygulanan çelik gergi sisteminin söküleceğini ve teras balkon kısmının orijinal ahşap haline geri döndürüleceğinin altını çizerek, şu bilgileri verdi:

“Biz bu çalışmaya 2021 Eylül’de başladık. Hocalarımızla birlikte bir basın toplantısı düzenledik ve burada yapacağımız işlemleri anlattık. Şeffaflık adına da kizkulesi.com internet sitesini devreye aldık. Burada yapılan işlemlerin tamamını belgeleriyle birlikte yayınlıyoruz. Siteyi ziyaret ederseniz hem İstanbul Teknik Üniversitesi hem de Fatih Sultan Mehmet Üniversitesinin statikle ilgili hazırladığı raporlara detayına kadar göreceksiniz.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

Maalesef bu dezenformasyon sorunuyla çağımızda çok karşılaşıyoruz. Geçen yıl lansmanı yaptıktan sonra bir editör arkadaşımız ‘Çok önemli bir yapıya müdahale etmek zorunda kaldınız. Çok büyük bir dezenformasyon yapılacak. Göğüsleyebilecek misiniz?’ diye sormuştu. Aynı şekilde Bakanlığımın üst düzey yöneticileri de ‘Çok köklü değişikler yapıyoruz yapıda. Yapı müdahaleler gerektiriyor, statik sorunlar çıktı. Çok büyük dezenformasyonla karşılayacağız. Ne yapacağız?’ dedi. Ben dedim ki ‘Arkadaşlar o müdahale etmezse, sen müdahale etmezsen, ben müdahale etmezsem, eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu ülke nasıl ileriye gidecek?’ Biz doğru insanlarla, doğru projeleri yapalım, yapılması gerektiği gibi bilime uygun bir şekilde yapalım. Ama sonunda gerçekler ortaya çıkacak.”

“2023 Mart’ta ziyarete açılacak”

Restorasyonun biteceği tarihi açıklayan Bakan Ersoy, “İnşallah yılsonuna doğru çalışmaları tamamlayacağız. Hedefimiz Mart ayına kadar burayı tekrar ziyaret edilebilecek hale getirip 2023 başında başta Türk halkı olmak üzere tüm dünyayı burayı tekrar sergilemek. Bu dünyada en çok görüntülenen 5 binadan biri. Özgün haliyle ne kadar görüntülersek bizim için o kadar önemli. Biz de özgün haline getireceğiz. Çalışmaları Ocak ayı gibi bitirmiş oluruz. Hedefimiz Mart ayı gibi ziyaretçiye açmak” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Tacikistan’da erken insan varlığına dair nadir kanıtlar ortaya çıkardı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Arkeologlar, Tacikistan’ın merkezindeki Zeravşan Vadisi’nde, bölgede erken insan yerleşimine dair bulgular sunan çok katmanlı bir arkeolojik alan keşfettiler. 150.000 ila...

Napoli’de Augustus dönemi su kemerinin daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu keşfedildi

4 Şubat 2023

4 Şubat 2023

Augustus dönemi su kemerinin yaklaşık yarım mil uzunluğundaki daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu, güney İtalya’nın Napoli kentinde keşfedildi. Cocceivs...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Kutsal Havariler Kilisesi’nde bir köle tarafından Tanrıya adanmış mozaik ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Hatay’ın Arsuz ilçesinde tesadüfen bulunan Kutsal Havariler Kilisesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. 2007 yılında Hataylı çiftçi Mehmet Keleş sahip olduğu...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Arkeologlar, Vaftizci Yahya’nın Ölüme Mahkum Edildiği Yerin Keşfedildiğini Söylüyorlar

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Arkeologlar, Hz. İsa’nın gelişini önceden haber veren bir vaiz olan Vaftizci Yahya’nın (Hz. Yahya) MS 29 civarında ölüm cezasına çarptırıldığı yeri belirlediklerini iddia...

Kolomb’tan 500 Yıl Önce Atlantik’i Geçen Efsanevi Viking Kadınının Evi Bulundu

12 Mart 2021

12 Mart 2021

Arkeologlar, yakın zamanda efsanevi Viking kadını Gudrid Torbjörnsdottir’e ait olduğuna inanılan bir çiftliği kazdılar. Gudrid Torbjörnsdottir’in, Atlantik’i geçen ilk Avrupalı ​​kadın...

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Batman Müzesi’nde Altın Sikkeler Kayboldu İddiası

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde tarihi eser kaçakçıların elinden 2017 yılında kurtarılan  20’ye yakın Roma ve İslam dönemine ait altın sikkenin kaybolduğu iddia...

Norveç’te bir kadın, ailesinin evini temizlerken bodrum katında Vikinglere ait 1000 yıllık demir çubuklar buldu

20 Nisan 2023

20 Nisan 2023

Norveç’te bir kadın ailesinin evini temizlerken bodrum katında Viking dönemine tarihlenen demir çubuklar buldu. Innlandet County Belediyesi’nden yapılan bir basın...

Arkeolog, İrlanda’daki kısmen batık bir yapının tarih öncesi bir mezar olduğunu söylüyor

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Yeni araştırmalar, yıllar önce Güney İrlanda’daki küçük Rostellan köyünün kuzeyinde, Rostellan Ormanı’ndaki Cork Limanı’nın doğu kıyısında bulunan yapının tarih öncesi...

Bohemya Orta Çağ Mezarlığında Afrika Kökenli Kadın Kafatası Bulundu

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

Bohemya bölgesinde yer alan Tetin Kalesi yakınlarında bulunan bir Orta Çağ mezarlığını kazan arkeologlar, Afrika kökenli bir kadına ait olduğunu...

LiDAR Teknolojisi ile Romanya Ormanlarında 5.000 Yıllık Kale Keşfedildi

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Romanya’nın Neamț bölgesindeki yoğun ormanların derinliklerinde, arkeologlar LiDAR teknolojisinin yardımıyla 5.000 yıllık bir kalenin kalıntılarını ortaya çıkardılar. Bu önemli keşif,...

Kayıp Çocuk Çemberi: Uşaklı Höyük’teki Gizemli Hitit Ritüel Yapısında Yedi Bebek Kalıntısı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2025

8 Ağustos 2025

Arkeologlar, Uşaklı Höyük’ün kalbinde, yedi bebeğin kalıntılarının üç bin yıldan uzun süredir saklı kaldığı gizemli bir Hitit dönemi ritüel yapısı olan “Kayıp...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]