8 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

Kız Kulesi restorasyon çalışmalarını inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon çalışmalarının yıl sonuna kadar bitirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Kız Kulesi’nin hassasiyetini göz önünde bulundurduklarını bundan dolayı çalışmalara başlamadan önce Prof.Dr. Feridun Çılı, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay ve mimarlık ödüllü Han Tümertekin hocalardan oluşan bir danışma kurulu oluşturulduğunu belirten Ersoy, “danışma kurulumuzun hazırladığı projeler ve İstanbul Teknik Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin hazırladığı raporlarla desteklendikten sonra projeler ve projelerin nasıl uygulanacağı ile ilgili çalışmalar koruma kurullarına gönderiliyor. Koruma kurulunun onayından geçtikten sonra restorasyon faaliyetleri hayata geçiriliyor” dedi.

Kız Kulesi Anıt Müze olarak Mart ayında ziyarete açılması planlanıyor.

Kız Kulesi’nin restorasyonun ardından anıt müze olacağını söyleyen Ersoy, “Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hukuki bir süreç yürüterek ikon bir yapı olan bu yapının bakanlığa geri dönmesini sağladık. Hedefimiz bu yapının hak ettiği restorasyondan geçmesidir. Bu restorasyon sonrasında restoran faaliyetinden arındırılarak olması gerektiği gibi anıt müze şeklinde ziyaretçilere açılmasını hedefledik. Restoran olarak kullanılan Kız Kulesi, İstanbul’dan bakıldığında görülen bir kuleyken yapılan restorasyon çalışmasından sonra Kız Kulesi’nden İstanbul’u seyretmeye başlayacağız. En büyük yapısal değişiklik bu şekilde gerçekleşiyor” diye konuştu.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

“18. yüzyılın sonlarındaki görüntüsüne kavuşacak”

Yapının balkon terasından yukarı doğru olan kısmın orijinalinde ahşap tasarlandığını vurgulayan Ersoy, farklı yüzyıllarda farklı görüntüsü olan Kız Kulesi’nin, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından hakkında bilgi ve belgenin en çok bulunduğu tarih olan 18. yüzyılın sonlarındaki görüntüsüne kavuşacağını aktardı.

Bakan Ersoy, yapılan çalışmalarda hem 1944’deki restorasyon hem de 1999’daki tadilatlarda aslına uygun olmayan eklemelerden arındırıldığının altını çizerek, “Bu betonarme yüzeylerin, sıvaların sökülmesi işlemi yapıldığı zaman, çok daha sıkıntılı bir durumla karşılaşıldı. Görüldü ki beton kolonlar ve kirişler aslında birbirine bağlantılı değil. En büyük sıkıntılardan biri de bu zaten. Yani yapı orta şiddetli bir depremde yıkılmaya oldukça müsait. Binanın bayrak direği dahil betondan yapıldığını ve onun da çatladığını görüyor hocalarımız.” değerlendirmesinde bulundu.

Sökme işlemlerinin çok dikkatli ve son teknoloji kullanarak yapıldığına vurgu yapan Ersoy, jeoradar ve lazer taramasıyla yapının röntgeninin çekildiğini, hatalı statik yüklemelerden kaynaklanan boşlukların enjeksiyon sistemiyle doldurularak tekrar depreme dayanıklı hale getirildiğini sözlerine ekledi.

“Hocalarımız 2. Mahmut dönemini baz aldı”

Hocaların yaptıkları inceleme sonunda sonradan yapılan eklentilerin kaldırılmasına karar verildiğini söyleyen Bakan Ersoy, “Balkon terasından yukarı doğru olan kısım normalde ahşap olarak tasarlanmış. Betonarme olarak değiştirilmiş. İkincisi çatı sonradan eklenti. Orijinal döneminde olmayan bir eklenti. Üçüncü olarak da 2. Mahmut döneminde yapılmış olan ve sonrasında betonarmeyle restore edilmiş olan dış mekan. Kız Kulesi çok eski bir yapı. Farklı yüz yıllarda farklı görüntüye sahip. Hocalarımız 2. Mahmut dönemi 18 yüzyılın son dönemini baz aldı. Çünkü en fazla bilgi ve belgenin elimizde olduğu dönem” dedi.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

“100-150 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde gidecek şekilde restore ediyoruz”

80 yıla varan hatalar zincirinin düzeltildiği bir dönem olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, “100-150 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde gidecek halde yapıyı gerçek anlamda restore ediyoruz. Yapının alt kısmında Ulaştırma Bakanlığımızın alt yapı dairesinin çok ciddi bir çalışması var. Burası bir çok akıntının çakıştığı bir nokta. Yüzlerce yıllık akıntı sırasında haddinden fazla yük bindirildiği için altında da çatlaklar oluşmuş. Oralarda da çalışmalar yapılıyor” dedi.

“Eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu ülke nasıl ileriye gidecek?”

Mehmet Nuri Ersoy, yapıya sonradan uygulanan çelik gergi sisteminin söküleceğini ve teras balkon kısmının orijinal ahşap haline geri döndürüleceğinin altını çizerek, şu bilgileri verdi:

“Biz bu çalışmaya 2021 Eylül’de başladık. Hocalarımızla birlikte bir basın toplantısı düzenledik ve burada yapacağımız işlemleri anlattık. Şeffaflık adına da kizkulesi.com internet sitesini devreye aldık. Burada yapılan işlemlerin tamamını belgeleriyle birlikte yayınlıyoruz. Siteyi ziyaret ederseniz hem İstanbul Teknik Üniversitesi hem de Fatih Sultan Mehmet Üniversitesinin statikle ilgili hazırladığı raporlara detayına kadar göreceksiniz.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

Maalesef bu dezenformasyon sorunuyla çağımızda çok karşılaşıyoruz. Geçen yıl lansmanı yaptıktan sonra bir editör arkadaşımız ‘Çok önemli bir yapıya müdahale etmek zorunda kaldınız. Çok büyük bir dezenformasyon yapılacak. Göğüsleyebilecek misiniz?’ diye sormuştu. Aynı şekilde Bakanlığımın üst düzey yöneticileri de ‘Çok köklü değişikler yapıyoruz yapıda. Yapı müdahaleler gerektiriyor, statik sorunlar çıktı. Çok büyük dezenformasyonla karşılayacağız. Ne yapacağız?’ dedi. Ben dedim ki ‘Arkadaşlar o müdahale etmezse, sen müdahale etmezsen, ben müdahale etmezsem, eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu ülke nasıl ileriye gidecek?’ Biz doğru insanlarla, doğru projeleri yapalım, yapılması gerektiği gibi bilime uygun bir şekilde yapalım. Ama sonunda gerçekler ortaya çıkacak.”

“2023 Mart’ta ziyarete açılacak”

Restorasyonun biteceği tarihi açıklayan Bakan Ersoy, “İnşallah yılsonuna doğru çalışmaları tamamlayacağız. Hedefimiz Mart ayına kadar burayı tekrar ziyaret edilebilecek hale getirip 2023 başında başta Türk halkı olmak üzere tüm dünyayı burayı tekrar sergilemek. Bu dünyada en çok görüntülenen 5 binadan biri. Özgün haliyle ne kadar görüntülersek bizim için o kadar önemli. Biz de özgün haline getireceğiz. Çalışmaları Ocak ayı gibi bitirmiş oluruz. Hedefimiz Mart ayı gibi ziyaretçiye açmak” dedi.

Banner
Related Articles

Oluz Höyük kazılarında Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek kalıntıları bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

MÖ 4500 yıllarına kadar uzanan yerleşim katmanlarına sahip Oluz Höyük’te Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek...

İspanya’da Müslümanlara ait 8yy. Mezarlığı Keşfedildi

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Yol çalışmaları sırasında işçiler eski bir İslami mezarlık alanı keşfettiler. İspanya’da bulunan bu mezarlığın İslam dininin burada yayılması hakkında daha...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

Evrimin Kayıp Halkalarından Biri Daha Bulundu

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Evrim teorisinde kayıp halkalar fenomeni vardır. Evrim teorisyenleri bu kayıp halkaları bulmaya ve zinciri tamamlayacak fosil buluntuların peşinden koşmaya devam...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Ortaya Çıkan Taş Devri Mimari Harikası: Avrupa’nın bilinen en büyük Taş Devri yapılarından biri olabilir

13 Şubat 2024

13 Şubat 2024

Baltık Denizi’nin derinliklerinde saklanan Taş Devri’nin mimari harikası, araştırmacılar tarafından keşfedildi. Almanya’nın Mecklenburg Körfezi’nde deniz yüzeyinin 21 metre (69 fit)...

Kudüs’de bulunan gizemli köpekbalığı dişleri

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

Bilim adamları, Kudüs’teki Davut (David) Şehri’nde 2900 yıllık bir bölgede, olmaması gereken bir alanda açıklanamayan bir şekilde fosilleşmiş köpekbalığı dişleri...

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu...

Bohemya Orta Çağ Mezarlığında Afrika Kökenli Kadın Kafatası Bulundu

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

Bohemya bölgesinde yer alan Tetin Kalesi yakınlarında bulunan bir Orta Çağ mezarlığını kazan arkeologlar, Afrika kökenli bir kadına ait olduğunu...

Avrupa’da bir cenaze töreni olarak insan yamyamlığının en eski kanıtı

7 Ekim 2023

7 Ekim 2023

Yeni bir araştırmaya göre yamyamlık, yaklaşık 15.000 yıl önce Kuzey Avrupa’da yaygın bir cenaze töreni uygulamasıydı; insanlar ölülerini zorunluluktan değil,...

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

Demir Çağında La Hoya’da Yapılan Katliamın Kurbanlarını Bilim Adamları Analiz etti.

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

MÖ. Dördüncü yüzyılın ortalarında veya üçüncü yüzyılın sonlarına tarihlenen Demir Çağı yerleşmesi İspanya’nın kuzeyinde bulunan Rioja Alavesa bölgesinde bulunan, La...

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

Antik dünyanın en geniş imparatorluğu “Ahameniş Pers İmparatorluğu”

17 Aralık 2023

17 Aralık 2023

Ahameniş Pers İmparatorluğu’nun kökeni, İran ve Doğu Anadolu’nun (Türkiye) çoğuna hakim olan Med Kralı Astyages’in Pers kralı II. Cyrus tarafından...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]