9 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

Kız Kulesi restorasyon çalışmalarını inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon çalışmalarının yıl sonuna kadar bitirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Kız Kulesi’nin hassasiyetini göz önünde bulundurduklarını bundan dolayı çalışmalara başlamadan önce Prof.Dr. Feridun Çılı, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay ve mimarlık ödüllü Han Tümertekin hocalardan oluşan bir danışma kurulu oluşturulduğunu belirten Ersoy, “danışma kurulumuzun hazırladığı projeler ve İstanbul Teknik Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin hazırladığı raporlarla desteklendikten sonra projeler ve projelerin nasıl uygulanacağı ile ilgili çalışmalar koruma kurullarına gönderiliyor. Koruma kurulunun onayından geçtikten sonra restorasyon faaliyetleri hayata geçiriliyor” dedi.

Kız Kulesi Anıt Müze olarak Mart ayında ziyarete açılması planlanıyor.

Kız Kulesi’nin restorasyonun ardından anıt müze olacağını söyleyen Ersoy, “Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hukuki bir süreç yürüterek ikon bir yapı olan bu yapının bakanlığa geri dönmesini sağladık. Hedefimiz bu yapının hak ettiği restorasyondan geçmesidir. Bu restorasyon sonrasında restoran faaliyetinden arındırılarak olması gerektiği gibi anıt müze şeklinde ziyaretçilere açılmasını hedefledik. Restoran olarak kullanılan Kız Kulesi, İstanbul’dan bakıldığında görülen bir kuleyken yapılan restorasyon çalışmasından sonra Kız Kulesi’nden İstanbul’u seyretmeye başlayacağız. En büyük yapısal değişiklik bu şekilde gerçekleşiyor” diye konuştu.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

“18. yüzyılın sonlarındaki görüntüsüne kavuşacak”

Yapının balkon terasından yukarı doğru olan kısmın orijinalinde ahşap tasarlandığını vurgulayan Ersoy, farklı yüzyıllarda farklı görüntüsü olan Kız Kulesi’nin, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından hakkında bilgi ve belgenin en çok bulunduğu tarih olan 18. yüzyılın sonlarındaki görüntüsüne kavuşacağını aktardı.

Bakan Ersoy, yapılan çalışmalarda hem 1944’deki restorasyon hem de 1999’daki tadilatlarda aslına uygun olmayan eklemelerden arındırıldığının altını çizerek, “Bu betonarme yüzeylerin, sıvaların sökülmesi işlemi yapıldığı zaman, çok daha sıkıntılı bir durumla karşılaşıldı. Görüldü ki beton kolonlar ve kirişler aslında birbirine bağlantılı değil. En büyük sıkıntılardan biri de bu zaten. Yani yapı orta şiddetli bir depremde yıkılmaya oldukça müsait. Binanın bayrak direği dahil betondan yapıldığını ve onun da çatladığını görüyor hocalarımız.” değerlendirmesinde bulundu.

Sökme işlemlerinin çok dikkatli ve son teknoloji kullanarak yapıldığına vurgu yapan Ersoy, jeoradar ve lazer taramasıyla yapının röntgeninin çekildiğini, hatalı statik yüklemelerden kaynaklanan boşlukların enjeksiyon sistemiyle doldurularak tekrar depreme dayanıklı hale getirildiğini sözlerine ekledi.

“Hocalarımız 2. Mahmut dönemini baz aldı”

Hocaların yaptıkları inceleme sonunda sonradan yapılan eklentilerin kaldırılmasına karar verildiğini söyleyen Bakan Ersoy, “Balkon terasından yukarı doğru olan kısım normalde ahşap olarak tasarlanmış. Betonarme olarak değiştirilmiş. İkincisi çatı sonradan eklenti. Orijinal döneminde olmayan bir eklenti. Üçüncü olarak da 2. Mahmut döneminde yapılmış olan ve sonrasında betonarmeyle restore edilmiş olan dış mekan. Kız Kulesi çok eski bir yapı. Farklı yüz yıllarda farklı görüntüye sahip. Hocalarımız 2. Mahmut dönemi 18 yüzyılın son dönemini baz aldı. Çünkü en fazla bilgi ve belgenin elimizde olduğu dönem” dedi.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

“100-150 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde gidecek şekilde restore ediyoruz”

80 yıla varan hatalar zincirinin düzeltildiği bir dönem olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, “100-150 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde gidecek halde yapıyı gerçek anlamda restore ediyoruz. Yapının alt kısmında Ulaştırma Bakanlığımızın alt yapı dairesinin çok ciddi bir çalışması var. Burası bir çok akıntının çakıştığı bir nokta. Yüzlerce yıllık akıntı sırasında haddinden fazla yük bindirildiği için altında da çatlaklar oluşmuş. Oralarda da çalışmalar yapılıyor” dedi.

“Eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu ülke nasıl ileriye gidecek?”

Mehmet Nuri Ersoy, yapıya sonradan uygulanan çelik gergi sisteminin söküleceğini ve teras balkon kısmının orijinal ahşap haline geri döndürüleceğinin altını çizerek, şu bilgileri verdi:

“Biz bu çalışmaya 2021 Eylül’de başladık. Hocalarımızla birlikte bir basın toplantısı düzenledik ve burada yapacağımız işlemleri anlattık. Şeffaflık adına da kizkulesi.com internet sitesini devreye aldık. Burada yapılan işlemlerin tamamını belgeleriyle birlikte yayınlıyoruz. Siteyi ziyaret ederseniz hem İstanbul Teknik Üniversitesi hem de Fatih Sultan Mehmet Üniversitesinin statikle ilgili hazırladığı raporlara detayına kadar göreceksiniz.

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

Maalesef bu dezenformasyon sorunuyla çağımızda çok karşılaşıyoruz. Geçen yıl lansmanı yaptıktan sonra bir editör arkadaşımız ‘Çok önemli bir yapıya müdahale etmek zorunda kaldınız. Çok büyük bir dezenformasyon yapılacak. Göğüsleyebilecek misiniz?’ diye sormuştu. Aynı şekilde Bakanlığımın üst düzey yöneticileri de ‘Çok köklü değişikler yapıyoruz yapıda. Yapı müdahaleler gerektiriyor, statik sorunlar çıktı. Çok büyük dezenformasyonla karşılayacağız. Ne yapacağız?’ dedi. Ben dedim ki ‘Arkadaşlar o müdahale etmezse, sen müdahale etmezsen, ben müdahale etmezsem, eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu ülke nasıl ileriye gidecek?’ Biz doğru insanlarla, doğru projeleri yapalım, yapılması gerektiği gibi bilime uygun bir şekilde yapalım. Ama sonunda gerçekler ortaya çıkacak.”

“2023 Mart’ta ziyarete açılacak”

Restorasyonun biteceği tarihi açıklayan Bakan Ersoy, “İnşallah yılsonuna doğru çalışmaları tamamlayacağız. Hedefimiz Mart ayına kadar burayı tekrar ziyaret edilebilecek hale getirip 2023 başında başta Türk halkı olmak üzere tüm dünyayı burayı tekrar sergilemek. Bu dünyada en çok görüntülenen 5 binadan biri. Özgün haliyle ne kadar görüntülersek bizim için o kadar önemli. Biz de özgün haline getireceğiz. Çalışmaları Ocak ayı gibi bitirmiş oluruz. Hedefimiz Mart ayı gibi ziyaretçiye açmak” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Tenedos Antik Kenti’nde 2700 yıllık çocuk mezarlığı keşfedildi

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu başkanlığında Tenedos antik kenti’nde devam eden kazılarda 2700...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

İsveç’te bulunan 1000 yıllık Viking gümüş hazinesi

1 Kasım 2022

1 Kasım 2022

Arkeologlar, Stockholm’un dışındaki Täby, Viggbyholm’da 1000 yıllık Viking gümüş hazinesi hazinesi keşfettiler. Hazine, Täby’deki bir Viking Çağı yerleşiminin arkeolojik kazısı...

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

Persepolis’te Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtı bulundu

26 Şubat 2022

26 Şubat 2022

Persepolis Müzesi depolarındaki yazılı nesnelerin ve parçalı yazıtların sınıflandırılması ve belgelenmesi projesi sırasında uzmanlar, Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtının...

Milyon Taşı’nın Yanındaki Tarihi Bina Satılıyor

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

Bizans İmparatorluğu döneminde yapılan ve  dünyanın sıfır noktası olarak kabul gören Milyon Taşı‘nı duymayan kalmamıştır. Ama bu Milyon Taşı‘nın yanında...

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

Vahiy Kitabı ile büyü tabletleri arasında benzerlikler bulundu

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz’dan (JGU) Dr. Michael Hölscher başkanlığındaki bir araştırma projesi, vahiy kitabının büyü tabletleri ile benzer bazı ifadelere...

İskoçya’da Binlerce Yıllık Hayvan Oymaları Bulundu

31 Mayıs 2021

31 Mayıs 2021

İskoçya’da 5.000 yıllık olduğu düşünülen tarih öncesi hayvan oymaları bulundu. Tarihi Çevre İskoçya (HES), 4.000 ila 5.000 yıllık olduğu düşünülen...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]