25 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı.

Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir (Kibyra, Bubon, Balubura ve topluca Tetrapolis olarak bilinen Oenoanda) tarafından oluşturulan Cibyratis bölgesinin ana kentiydi. Kibyra, federasyonun en etkili ve yetkin üyesi olarak kabul edilmişti.

Romalı General Lucius Licinius Murena, ikinci Mithridatik Savaşı sırasında MÖ 83’te bu federasyona son verdi. Federasyon toprakları daha sonra bölündü ve Kibyra şehri Frigya’nın bir parçası durumuna geldi.

Yunan coğrafyacı Strabon, Kibyra sakinlerinin Küçük Asya’nın (Asya Minör: Ege bölgesine antik çağda verilen isimdir.) buranın yerli halkı olan Lidyalıların torunları olduğunu iddia etti.

Ortaya çıkarılan iki heykelin geçmişi Roma dönemine aittir. Bunlardan biri, Yunan mitolojisindeki tıp ve şifa tanrısı Asklepios’u tasvir eder ve antik kentteki imparatorluk kült tapınağının güney tarafında keşfedilmiştir.

İnce işçiliği temsil eden heykel yedi parça olarak ortaya çıkarıldı. 38 santimetrelik (15 inç) eser, uzun, kıvırcık saçları ve sakalıyla o dönemin giysileriyle Tıp tanrısı Asklepios’u tasvir ediyor.

Asklepios Heykeli. Foto: Burdur Valiliği

Asklepios elinde bir yumurta tutarken yılan sarılı bir asayla temsil edilmiştir. Asklepios’un bu şekilde tasvir edildiği çok az heykelinin olması sebebiyle bu eserin önemi ve Kibyra halkının sağlığa ne kadar önem verdiğini göstermesi açısından da oldukça etkileyici.

Başka bir heykel Mısır kökenli gökyüzü tanrısı veya ışık tanrısı Serapis’in mermer bir büstünü temsil ediyor ve bu heykel kazı alanında iki parça halinde keşfedildi.

Serapis heykeli. Foto: Burdur Valiliği

 

Serapis büstünün gövdesi ilk olarak 2019’da bulundu ve daha sonra Roma hamamı kompleksinin temizliği sırasında arkeologlar bir heykel başı buldular. Bu heykelin başını diğer bulunan gövde ile birleştirildi. Mermer büst, kazı ekibinde deneyimli restoratörlerin yaptığı onarım çalışmalarının ardından sergilenmeye hazır hale getirildi.

Kibyra antik kenti (“gladyatörler şehri” olarak da bilinir) 1.350 metre (4.429 fit) yükseklikte yer almaktadır. 2.300 yıllık şehir, Roma ve Bizans mimari geleneklerine göre inşa edilmiş 10.400 kişilik bir stadyuma, medusa mozaiği ile kaplı bir odeon’a (müzik evi) , bir geç Roma hamamı, agoralar, yer altı oda mezarları ve ana caddeye sahiptir.

Antik kaynaklar, Kibyra’nın Anadolu’da, bölgenin diğer bölgelerinde uzun süredir unutulan Lidya kültürünün izlerinin bulunabileceği son yer olduğunu doğrulamaktadır.

Kibyra sakinleri metalurji konusunda becerikliydi ve İmparator Gallienus’un hükümdarlığı, yani MS 3. yüzyılın ortalarına kadar MÖ 1. yüzyılın ortalarına tarihlenen sikkeler basmışlardır.

Roma fethinden sonra, Kibyra, Karia, Lidya, Frigya ve Pisidia arasındaki sınırda, önemli yolların kavşağı nedeniyle bölgede hala önemli bir kasaba olarak kaldı. Bu antik kentte korunan binaların çoğu Roma döneminde, özellikle kentin depremle harap olduğu MS 23’ten sonra inşa edilmiştir.

Birbirini izleyen Roma imparatorları şehrin yeniden inşasına katkıda bulundu. İmparator Tiberius, Kibyra’yı üç yıl boyunca vergiden muaf tuttu ve İmparator Claudius, MS 25 yılından itibaren yeniden yapılanma ve oyunların organizasyonuna yardım etti. Ayrıca İmparator Hadrian, İmparatorluğun doğu illerinde seyahat ederken, MS 129 yılında Kibyra’ya geldi ve sakinlerine birçok ayrıcalık tanıdı.

417’de yıkıcı bir deprem Kibyra’yı vurduktan sonra, şehir tamamen yeniden inşa edilemedi ve sakinler şehirlerini terk etmek zorunda kaldı.

Bu haberide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Related Articles

Hititli Matiya Hitit Tarihine Işık Tutacak

7 Eylül 2021

7 Eylül 2021

Günümüz Türkiye ve Suriye sınırları içerisinde yer alan Karkamış Antik Kenti, Asur, Hitit, Mitanni ve Mısır için stratejik konuma sahip...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

Roma’ya meydan okuyan denizlerin kraliçesi: ‘Kraliçe Teuta’

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

İlirya Kraliçesi Teuta, İlirya antik çağının ve Arnavut mirasının en sıra dışı figürlerinden biridir. Korsan kraliçesi olarak da adlandırıldı. Onun...

Burdur Kuruçay Höyüğün Benzersiz Savunma Sistemi

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Kuruçay Höyük, Burdur gölü civarına güneyden basamaklı inen tepelerin yamacına kurulmuştur. Burdur iline bağlı Kuruçay köyünün yakınındadır. Adını da zaten...

Tozkoparan Höyüğü 50 Yıl Aradan Sonra Tekrar Kazılıyor

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Tunceli’nde yer alan Tozkoparan Höyüğü’nde yapılacak arkeolojik kazıların , Tunceli kentini binlerce yıllık keşfedilmeyi bekleyen Doğu Anadolu’nun tarihi turizm merkezlerinden...

Hadrianaupolis’te Sağlık Tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Hadrianaupolis Antik Kenti kazılarında Yunan mitolojisinde Apollon ve Koronis’in oğlu olan sağlık tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya...

St. Ivan Adası’ndaki Manastırın 1500 Yıllık Kutsal Su Kuyusu

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

St. Ivan Adası’ndaki Erken Hıristiyan manastırının 1500 yıllık kutsal kuyusu, Hristiyan arkeolojisi uzmanı Prof. Dr. Kazimir Popkonstantinov liderliğindeki bir arkeolog...

Amerika’da bilinen en eski ok uçları keşfedildi

25 Aralık 2022

25 Aralık 2022

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden arkeologlar, Idaho’da daha önce Amerika’da keşfedilenlerden binlerce yıl daha eski ok uçları keşfettiler. Bu keşif, ilk insanların...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

17 Mayıs 2022

17 Mayıs 2022

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Çin’in Shanxi Eyaletinde iyi korunmuş Ming Hanedanlığı mezarı ortaya çıkarıldı

18 Mart 2024

18 Mart 2024

Shanxi Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Kuzey Çin’in Shanxi eyaletinin Xinzhou şehrinde Ming Hanedanlığı’ndan (1368-1644) iyi korunmuş bir mezar...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]