5 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı.

Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir (Kibyra, Bubon, Balubura ve topluca Tetrapolis olarak bilinen Oenoanda) tarafından oluşturulan Cibyratis bölgesinin ana kentiydi. Kibyra, federasyonun en etkili ve yetkin üyesi olarak kabul edilmişti.

Romalı General Lucius Licinius Murena, ikinci Mithridatik Savaşı sırasında MÖ 83’te bu federasyona son verdi. Federasyon toprakları daha sonra bölündü ve Kibyra şehri Frigya’nın bir parçası durumuna geldi.

Yunan coğrafyacı Strabon, Kibyra sakinlerinin Küçük Asya’nın (Asya Minör: Ege bölgesine antik çağda verilen isimdir.) buranın yerli halkı olan Lidyalıların torunları olduğunu iddia etti.

Ortaya çıkarılan iki heykelin geçmişi Roma dönemine aittir. Bunlardan biri, Yunan mitolojisindeki tıp ve şifa tanrısı Asklepios’u tasvir eder ve antik kentteki imparatorluk kült tapınağının güney tarafında keşfedilmiştir.

İnce işçiliği temsil eden heykel yedi parça olarak ortaya çıkarıldı. 38 santimetrelik (15 inç) eser, uzun, kıvırcık saçları ve sakalıyla o dönemin giysileriyle Tıp tanrısı Asklepios’u tasvir ediyor.

Asklepios Heykeli. Foto: Burdur Valiliği

Asklepios elinde bir yumurta tutarken yılan sarılı bir asayla temsil edilmiştir. Asklepios’un bu şekilde tasvir edildiği çok az heykelinin olması sebebiyle bu eserin önemi ve Kibyra halkının sağlığa ne kadar önem verdiğini göstermesi açısından da oldukça etkileyici.

Başka bir heykel Mısır kökenli gökyüzü tanrısı veya ışık tanrısı Serapis’in mermer bir büstünü temsil ediyor ve bu heykel kazı alanında iki parça halinde keşfedildi.

Serapis heykeli. Foto: Burdur Valiliği

 

Serapis büstünün gövdesi ilk olarak 2019’da bulundu ve daha sonra Roma hamamı kompleksinin temizliği sırasında arkeologlar bir heykel başı buldular. Bu heykelin başını diğer bulunan gövde ile birleştirildi. Mermer büst, kazı ekibinde deneyimli restoratörlerin yaptığı onarım çalışmalarının ardından sergilenmeye hazır hale getirildi.

Kibyra antik kenti (“gladyatörler şehri” olarak da bilinir) 1.350 metre (4.429 fit) yükseklikte yer almaktadır. 2.300 yıllık şehir, Roma ve Bizans mimari geleneklerine göre inşa edilmiş 10.400 kişilik bir stadyuma, medusa mozaiği ile kaplı bir odeon’a (müzik evi) , bir geç Roma hamamı, agoralar, yer altı oda mezarları ve ana caddeye sahiptir.

Antik kaynaklar, Kibyra’nın Anadolu’da, bölgenin diğer bölgelerinde uzun süredir unutulan Lidya kültürünün izlerinin bulunabileceği son yer olduğunu doğrulamaktadır.

Kibyra sakinleri metalurji konusunda becerikliydi ve İmparator Gallienus’un hükümdarlığı, yani MS 3. yüzyılın ortalarına kadar MÖ 1. yüzyılın ortalarına tarihlenen sikkeler basmışlardır.

Roma fethinden sonra, Kibyra, Karia, Lidya, Frigya ve Pisidia arasındaki sınırda, önemli yolların kavşağı nedeniyle bölgede hala önemli bir kasaba olarak kaldı. Bu antik kentte korunan binaların çoğu Roma döneminde, özellikle kentin depremle harap olduğu MS 23’ten sonra inşa edilmiştir.

Birbirini izleyen Roma imparatorları şehrin yeniden inşasına katkıda bulundu. İmparator Tiberius, Kibyra’yı üç yıl boyunca vergiden muaf tuttu ve İmparator Claudius, MS 25 yılından itibaren yeniden yapılanma ve oyunların organizasyonuna yardım etti. Ayrıca İmparator Hadrian, İmparatorluğun doğu illerinde seyahat ederken, MS 129 yılında Kibyra’ya geldi ve sakinlerine birçok ayrıcalık tanıdı.

417’de yıkıcı bir deprem Kibyra’yı vurduktan sonra, şehir tamamen yeniden inşa edilemedi ve sakinler şehirlerini terk etmek zorunda kaldı.

Bu haberide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Benzer Yazılar

İnkaya Mağarası’nda Paleolitik Dönem taş atölyesi bulundu

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Anadolu ile Balkanlar arasında insan hareketliliğine dair önemli bilgiler verecek İnkaya Mağarası’nda devam eden kazılarda Orta Paleolitik Dönem taş atölyesi...

Araştırmacılar Japonya’da 3000 yıllık Köpekbalığı Saldırısı Kurbanı Buldu

24 Haziran 2021

24 Haziran 2021

Gazeteler düzenli olarak korkunç köpekbalığı saldırılarının hikayelerini yayınlar ve çoğu insan bu saldırı haberlerine aşinadır. Ancak bugün yayınlanan bir makalede,...

Antik Yunan Medeniyetinde Şifacı Kadınlar

8 Kasım 2020

8 Kasım 2020

Antik Yunan kaynaklarında kadınlar çeşitli ilaç hazırlama tekniklerinde uzmanlaşmış olsalar dahi genelde bilgilerini kötü yönde kullandıkları düşünülmüş ve yazılmıştır. İnsanlar,...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Abhazya’da bulunan Kolhis kültürü kutsal alanında Mısır Yunan tanrı figürinleri keşfedildi

25 Eylül 2022

25 Eylül 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Oçamçira (Abhazya Cumhuriyeti) kenti yakınlarındaki kazılar sırasında Kolhis kültürü M. Ö. 6-4. yüzyıllarına ait...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Pandora V Operasyonu

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Tarihi eser kaçakçılarına yönelik Dünya genelinde İnterpol, Europol ve Dünya Gümrük Örgütü ortaklaşa Pandora V adı altında bir operasyon düzenledi....

Trian Çeşmesi 1900 Yıl Sonra Tekrar Canlandırılacak

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Denizli’de yer alan Laodikeia antik kenti içindeki Trian çeşmesi 1900 yıl sonra tekrar canlandırılacak. Trian çeşmesi için gerçekleştirilecek çalışmalara  CHP’li...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

Arkeologlar, Nimrud’daki Asur Ninurta Tapınağı’nın içinde dikkat çekici şekilde korunmuş tapınaklar keşfettiler

1 Ocak 2025

1 Ocak 2025

Penn Müzesi’nin Iraklı arkeologlarla işbirliği yaparak yürüttüğü Nimrud’daki son arkeolojik çalışma, Irak’ın kuzeyindeki Nimrud antik kentinde yaklaşık 2.600 yıl önce...

Amasya’da Kayıp Tapınak Ortaya Çıktı: Antik Kaynaklarda Bile Geçmiyor

22 Eylül 2025

22 Eylül 2025

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, antik tarihçilerin kayıtlarında dahi adı geçmeyen 2 bin 600 yıllık kayıp bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı....

Dr. Dercksen, “Asurca yazılı çivi yazılı kil tablette kurutulmuş et, karides ve balık gibi yiyeceklerin adına rastlandı.”

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Anadolu’da yazılı tarihin başlangıç noktası Kültepe/Kaniş (Kanesh) Karum Höyüğü arkeolojik kazılarında ortaya çıkarılan Asurca yazılı çivi yazılı kil tabletler, M....

Zernaki Tepe “kırlangıç sistemi” ile depreme dayanıklı hale getirilmiş

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

Van’ın Erçiş ilçesinde, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisi olan Zernaki Tepe kentinin duvarlarının “kırlangıç sistemi” ile...

İspanyol arkeologlar, kumların altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ve bir Tunç Çağı mezarı ortaya çıkardılar

22 Ekim 2022

22 Ekim 2022

İspanyol arkeologlar, İspanya’nın Cadiz kentindeki Trafalgar Burnu’nu çevreleyen kum tepelerinin altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ile Tunç...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]