17 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı.

Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir (Kibyra, Bubon, Balubura ve topluca Tetrapolis olarak bilinen Oenoanda) tarafından oluşturulan Cibyratis bölgesinin ana kentiydi. Kibyra, federasyonun en etkili ve yetkin üyesi olarak kabul edilmişti.

Romalı General Lucius Licinius Murena, ikinci Mithridatik Savaşı sırasında MÖ 83’te bu federasyona son verdi. Federasyon toprakları daha sonra bölündü ve Kibyra şehri Frigya’nın bir parçası durumuna geldi.

Yunan coğrafyacı Strabon, Kibyra sakinlerinin Küçük Asya’nın (Asya Minör: Ege bölgesine antik çağda verilen isimdir.) buranın yerli halkı olan Lidyalıların torunları olduğunu iddia etti.

Ortaya çıkarılan iki heykelin geçmişi Roma dönemine aittir. Bunlardan biri, Yunan mitolojisindeki tıp ve şifa tanrısı Asklepios’u tasvir eder ve antik kentteki imparatorluk kült tapınağının güney tarafında keşfedilmiştir.

İnce işçiliği temsil eden heykel yedi parça olarak ortaya çıkarıldı. 38 santimetrelik (15 inç) eser, uzun, kıvırcık saçları ve sakalıyla o dönemin giysileriyle Tıp tanrısı Asklepios’u tasvir ediyor.

Asklepios Heykeli. Foto: Burdur Valiliği

Asklepios elinde bir yumurta tutarken yılan sarılı bir asayla temsil edilmiştir. Asklepios’un bu şekilde tasvir edildiği çok az heykelinin olması sebebiyle bu eserin önemi ve Kibyra halkının sağlığa ne kadar önem verdiğini göstermesi açısından da oldukça etkileyici.

Başka bir heykel Mısır kökenli gökyüzü tanrısı veya ışık tanrısı Serapis’in mermer bir büstünü temsil ediyor ve bu heykel kazı alanında iki parça halinde keşfedildi.

Serapis heykeli. Foto: Burdur Valiliği

 

Serapis büstünün gövdesi ilk olarak 2019’da bulundu ve daha sonra Roma hamamı kompleksinin temizliği sırasında arkeologlar bir heykel başı buldular. Bu heykelin başını diğer bulunan gövde ile birleştirildi. Mermer büst, kazı ekibinde deneyimli restoratörlerin yaptığı onarım çalışmalarının ardından sergilenmeye hazır hale getirildi.

Kibyra antik kenti (“gladyatörler şehri” olarak da bilinir) 1.350 metre (4.429 fit) yükseklikte yer almaktadır. 2.300 yıllık şehir, Roma ve Bizans mimari geleneklerine göre inşa edilmiş 10.400 kişilik bir stadyuma, medusa mozaiği ile kaplı bir odeon’a (müzik evi) , bir geç Roma hamamı, agoralar, yer altı oda mezarları ve ana caddeye sahiptir.

Antik kaynaklar, Kibyra’nın Anadolu’da, bölgenin diğer bölgelerinde uzun süredir unutulan Lidya kültürünün izlerinin bulunabileceği son yer olduğunu doğrulamaktadır.

Kibyra sakinleri metalurji konusunda becerikliydi ve İmparator Gallienus’un hükümdarlığı, yani MS 3. yüzyılın ortalarına kadar MÖ 1. yüzyılın ortalarına tarihlenen sikkeler basmışlardır.

Roma fethinden sonra, Kibyra, Karia, Lidya, Frigya ve Pisidia arasındaki sınırda, önemli yolların kavşağı nedeniyle bölgede hala önemli bir kasaba olarak kaldı. Bu antik kentte korunan binaların çoğu Roma döneminde, özellikle kentin depremle harap olduğu MS 23’ten sonra inşa edilmiştir.

Birbirini izleyen Roma imparatorları şehrin yeniden inşasına katkıda bulundu. İmparator Tiberius, Kibyra’yı üç yıl boyunca vergiden muaf tuttu ve İmparator Claudius, MS 25 yılından itibaren yeniden yapılanma ve oyunların organizasyonuna yardım etti. Ayrıca İmparator Hadrian, İmparatorluğun doğu illerinde seyahat ederken, MS 129 yılında Kibyra’ya geldi ve sakinlerine birçok ayrıcalık tanıdı.

417’de yıkıcı bir deprem Kibyra’yı vurduktan sonra, şehir tamamen yeniden inşa edilemedi ve sakinler şehirlerini terk etmek zorunda kaldı.

Bu haberide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar, 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5.000 yıllık mezar keşfettiler

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

Kuzey Britanya’daki Orkney kazılarında arkeologlar 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5000 yıllık olağanüstü bir mezar alanı ortaya...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Frigya topraklarını rehber eşliğinde sanal turla gezebileceksiniz

18 Nisan 2023

18 Nisan 2023

UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Dağlık Frigya toprakları sanal platforma taşındı. Proje, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Elemanı...

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Arkeologlar, 5300 yıllık bir kafatasında bilinen ilk kulak ameliyatının kanıtlarını buldular.

20 Şubat 2022

20 Şubat 2022

İspanyol arkeologlar, insanların 5000 yıldan daha uzun bir süre önce kulak ameliyatı yapmaya başlamış olabileceğini söylüyor. İspanyol araştırmacılar, bir İspanyol...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara ili, Ulus ilçesi Atpazarı olarak adlandırılan semtte, Kale Mahallesi mevkiinde, kentsel sit alanı içinde yer almaktadır....

Amazon Kadın Savaşçıları Gerçekten Var mıydı?

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Tarihte savaşçı kadınlar olarak bilinen Amazonlar‘ın varlığı arkeoloji ve tarih biliminde sürekli tartışılan konu olmuştur. Kimi bilim insanları, bu savaşçı...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

İsviçre’de kayıkhane inşaatı sırasında bir Roma amfitiyatrosu keşfedildi

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Aargau Kanton Arkeolojisi’nden arkeologlar, İsviçre’nin Aargau kantonunda bulunan Kaiseraugst’ta bir Roma amfitiyatrosu keşfini duyurdular. Amfi tiyatro, Ren Nehri üzerindeki Kaiseraugst’taki...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]