24 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı.

Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir (Kibyra, Bubon, Balubura ve topluca Tetrapolis olarak bilinen Oenoanda) tarafından oluşturulan Cibyratis bölgesinin ana kentiydi. Kibyra, federasyonun en etkili ve yetkin üyesi olarak kabul edilmişti.

Romalı General Lucius Licinius Murena, ikinci Mithridatik Savaşı sırasında MÖ 83’te bu federasyona son verdi. Federasyon toprakları daha sonra bölündü ve Kibyra şehri Frigya’nın bir parçası durumuna geldi.

Yunan coğrafyacı Strabon, Kibyra sakinlerinin Küçük Asya’nın (Asya Minör: Ege bölgesine antik çağda verilen isimdir.) buranın yerli halkı olan Lidyalıların torunları olduğunu iddia etti.

Ortaya çıkarılan iki heykelin geçmişi Roma dönemine aittir. Bunlardan biri, Yunan mitolojisindeki tıp ve şifa tanrısı Asklepios’u tasvir eder ve antik kentteki imparatorluk kült tapınağının güney tarafında keşfedilmiştir.

İnce işçiliği temsil eden heykel yedi parça olarak ortaya çıkarıldı. 38 santimetrelik (15 inç) eser, uzun, kıvırcık saçları ve sakalıyla o dönemin giysileriyle Tıp tanrısı Asklepios’u tasvir ediyor.

Asklepios Heykeli. Foto: Burdur Valiliği

Asklepios elinde bir yumurta tutarken yılan sarılı bir asayla temsil edilmiştir. Asklepios’un bu şekilde tasvir edildiği çok az heykelinin olması sebebiyle bu eserin önemi ve Kibyra halkının sağlığa ne kadar önem verdiğini göstermesi açısından da oldukça etkileyici.

Başka bir heykel Mısır kökenli gökyüzü tanrısı veya ışık tanrısı Serapis’in mermer bir büstünü temsil ediyor ve bu heykel kazı alanında iki parça halinde keşfedildi.

Serapis heykeli. Foto: Burdur Valiliği

 

Serapis büstünün gövdesi ilk olarak 2019’da bulundu ve daha sonra Roma hamamı kompleksinin temizliği sırasında arkeologlar bir heykel başı buldular. Bu heykelin başını diğer bulunan gövde ile birleştirildi. Mermer büst, kazı ekibinde deneyimli restoratörlerin yaptığı onarım çalışmalarının ardından sergilenmeye hazır hale getirildi.

Kibyra antik kenti (“gladyatörler şehri” olarak da bilinir) 1.350 metre (4.429 fit) yükseklikte yer almaktadır. 2.300 yıllık şehir, Roma ve Bizans mimari geleneklerine göre inşa edilmiş 10.400 kişilik bir stadyuma, medusa mozaiği ile kaplı bir odeon’a (müzik evi) , bir geç Roma hamamı, agoralar, yer altı oda mezarları ve ana caddeye sahiptir.

Antik kaynaklar, Kibyra’nın Anadolu’da, bölgenin diğer bölgelerinde uzun süredir unutulan Lidya kültürünün izlerinin bulunabileceği son yer olduğunu doğrulamaktadır.

Kibyra sakinleri metalurji konusunda becerikliydi ve İmparator Gallienus’un hükümdarlığı, yani MS 3. yüzyılın ortalarına kadar MÖ 1. yüzyılın ortalarına tarihlenen sikkeler basmışlardır.

Roma fethinden sonra, Kibyra, Karia, Lidya, Frigya ve Pisidia arasındaki sınırda, önemli yolların kavşağı nedeniyle bölgede hala önemli bir kasaba olarak kaldı. Bu antik kentte korunan binaların çoğu Roma döneminde, özellikle kentin depremle harap olduğu MS 23’ten sonra inşa edilmiştir.

Birbirini izleyen Roma imparatorları şehrin yeniden inşasına katkıda bulundu. İmparator Tiberius, Kibyra’yı üç yıl boyunca vergiden muaf tuttu ve İmparator Claudius, MS 25 yılından itibaren yeniden yapılanma ve oyunların organizasyonuna yardım etti. Ayrıca İmparator Hadrian, İmparatorluğun doğu illerinde seyahat ederken, MS 129 yılında Kibyra’ya geldi ve sakinlerine birçok ayrıcalık tanıdı.

417’de yıkıcı bir deprem Kibyra’yı vurduktan sonra, şehir tamamen yeniden inşa edilemedi ve sakinler şehirlerini terk etmek zorunda kaldı.

Bu haberide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Related Articles

Şanlıurfa Müzesi selden etkilendi mi?

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Şanlıurfa’da sağanak yağış sel felaketine yol açtı. Kentin birçok semtinde görülen sel sularında 9 kişi yaşamını yitirdi. Birçok ev ve...

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

Dünyanın en eski runik alfabesi ile yazılmış sözcüğün yer aldığı taş keşfedildi

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Yazı, Sümerliler tarafından bulundu ve geliştirildi. Zamanla dünyanın birçok noktasında yazı kullanılmaya başladı. Norveç’te bilinen en eski yazı rün bunlardan...

Çekya’da Yürüyüşçüler 3,7 Kilogram Ağırlığında Sırp/Boşnak Altın Sikke Keşfetti

29 Nisan 2025

29 Nisan 2025

Çekya Cumhuriyeti’nin huzurlu Zvičina Tepesi yamaçlarında doğa yürüyüşü yapan iki talihli gezgin, şans eseri olağanüstü bir keşfe imza attılar. Şubat...

Türkiye’de Arkeoloji Eğitimi Veren Üniversiteler

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Kazı bilimi olarak da tanımlanan arkeoloji, “arkhaios” yani eski ve “logos” bilim kelimelerinin birleşmesi ile türetilmiştir. Eskinin bilimi olarak da...

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Gökçeseki kazıları Philadelphia Antik Kenti hakkında bilgilerimizi artıracak

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Anadolu Roma ve Bizans tarihinin önemli taşlarından birisi olan Gökçeseki Örenyeri’nde (Philadelphia Antik Kenti) ara verilen kazılara geçen yıl tekrar...

Batı Azerbaycan’da 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü ilk kez sistematik olarak araştırıldı

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Azerbaycan’daki 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü, Kiel Üniversitesi ROOTS Mükemmeliyet Kümesi’nden araştırmacılar ve Azerbaycan Bilimler Akademisi’nden meslektaşları tarafından 2021...

Hilar Mağaraları ve Çayönü Kazı Çalışmaları Başlıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Diyarbakır Ergani ilçesi’nde 12 bin yıllık geçmişe sahip Hilar Mağaraları ve Çayönü arkeolojik alanında kazı çalışmaları başlıyor. Yerleşik hayatın ilk...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

Myra Antik Kenti’nin Tiyatrosu Orijinal Taşlarıyla Yeniden Ayağa Kalkıyor

13 Eylül 2025

13 Eylül 2025

Antalya’nın Demre ilçesinde yer alan ve Likya Birliği’nin en önemli altı kentinden biri olan Myra Antik Kenti, Roma dönemine ait...

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam...

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

6 Haziran 2021

6 Haziran 2021

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Polonya’da Roma Döneminden Kalma Devasa Çanak Çömlek Üretim Merkezi Bulundu

2 Nisan 2021

2 Nisan 2021

Polonya’da Roma döneminden kalma büyük bir çanak çömlek üretim merkezi bulundu. Üretim merkezi Küçük Polonya Voyvodalığı içinde yer alan Wrzepia...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]