26 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık kama mezar İrlanda’da yeniden keşfedildi

İrlanda’nın güneybatı bölgesindeki County Kerry’de kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık bir kama mezar yeniden keşfedildi.

Altóir na Gréine (güneş sunağı) olarak bilinen megalitik mezarın, 1840’larda yıkıldığına, taşlarının kırıldığına ve yapı malzemesi olarak kullanılmak üzere taşındığına inanılıyordu.

İngiliz aristokrat ve gezgin Lady Georgiana Chatterton, 1838’de bölgeyi ziyaret ettiğinde anıtın taslağını çizdi. Siteyi “ilginç bir antik eser” olarak nitelendirdi ve Güneş kurbanları için kullanıldığını öne sürdü.

Bununla birlikte, antikacı Richard Hitchcock, 1852’de mezarı incelemek için West Kerry’ye geldiğinde, anıtın artık var olmadığını, “onu oluşturan taşların sanki mahallede başkaları yokmuş gibi kırıldığını ve inşaat amacıyla taşındığını” gördü.

Baile an Fheirtéaraigh’in yakınında 19. yüzyıldan kalma bir mezar kaydı bulunmasına rağmen, anıtın kesin yeri kaybolmuştu. Ama şimdi mezar yeniden keşfedildi, yaklaşık 4.000 yıl öncesine dayanıyor.

Ancak 180 yıllık gizem şimdi halkbilimci Billy Mag Fhloinn tarafından çözüldü.

Fhloinn sadece tarih öncesi bölgeyi bulmakla kalmadı, aynı zamanda kaldırıldığına inanılan bazı büyük taşları da yerinde keşfetti.

Bay Mag Fhloinn, Bayan Chatterton’un eskizinden ve Altóir na Gréine’in yerel folklorda güneşle olan ilişkisinden uzun zamandır büyülenmişti ve Cruach Mhárthain’in eteklerindeki “kayıp” mezarı aramaya başladı.

Yerel halkbilimci Billy Mag Fhloinn, yakın tarihli bir arkeolojik haritalama projesinin bir parçası olarak bir tepenin taşlarını inceledi ve daha sonra bu tepeyi Lady Chatterton’un çizdiği tepeyle karşılaştırdı.

Bozulmamış anıtın bilinen tek görsel temsili, 1838’de Lady Chatterton tarafından bir eskizde bulundu.

Fhloinn’in birincil araştırması sırasında, mezarın 19. yüzyılın ortalarında tamamen yok edildiğine dair yerel efsaneleri çürüten birkaç büyük dik ortostat ve bir kapak taşı keşfedildi.

Dublin’deki Ulusal Anıtlar Servisi’nden arkeolog Caimin O’Brien, taşların MÖ 2500 ile MÖ 2000 yılları arasına tarihlenen orijinal Tunç Çağı kama mezarının yaklaşık dörtte birini temsil ettiğini doğruladı.

Kama mezarlar, Dingle Yarımadası’nda bulunan en çok sayıda megalitik mezar yapısıdır.

Mag Fhloinn, bu tür mezarların yok edilmesini çevreleyen “tabu”nun, 19. yüzyılın “ölümleriyle ilişkili kötü şans veya felaket” inançlarıyla ilgili olduğuna inanıyor.

Fhloinn şunları söyledi.

“Genellikle yüksek bir yere yerleştirilirler, ancak en yüksek noktaya değil. Genellikle bunlarla ilişkili belirli hizalamalar vardır. Çoğu zaman açıklık batıya, güneye veya güneybatıya bakma eğilimindedir.”

“Genellikle içeride yakılmış insan kalıntıları bulacaksınız ve bunlar muhtemelen önemli bir aile veya topluluk grubunun mezar yerini temsil ediyor.”

“Ama başka şeyler için de kullanılabilirlerdi, örneğin törenler ve ritüeller. Batı ve güneybatıda batan güneşe baktıkları durumda kozmolojik ve astronomik öneme sahip olabilirler.”

Ulusal Anıt Servisi’nden bir arkeolog olan Caimin O’Brien, “180 yılı aşkın bir süredir ilk kez arkeologlar mezarın nerede olduğunu biliyorlar ve bu, kama-mezar dağılımı konusundaki anlayışımızı geliştirecek” dedi.

Altóir na Gréine’in yeniden keşfedilen mezarı, Sacred Heart Üniversitesi tarafından yarımadada yürütülen derin haritalama projesinin bir parçasını da oluşturacak.

Kapak Fotoğrafı: Billy Mag Fhloinn, mezarın kalıntıları ile. Seán Mac an tSíthigh/RTÉ News

Banner
Benzer Yazılar

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Antik tıp metinlerinde sıkça geçen, ancak bugüne kadar yalnızca yazılı kaynaklarla bilinen sıra dışı bir uygulama ilk kez somut kanıtla...

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Anadolu’nun bin tanrılı halkı Hititler‘in ana tanrıçası Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Hitit panteonunda en büyük tanrı,...

Gökçeada’da 8.800 Yıllık Çiftçi Evleri Ortaya Çıktı: Ege Adaları’nda Bir İlk

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Türkiye’nin en batısında yer alan Gökçeada’da, Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü kazılarında Ege tarihini baştan yazacak bir keşif yapıldı. Arkeologlar, adada 8.800 yıl...

4.000 yıl önce Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlamasıyla gömülen Tunç Çağı köyü Afragola

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlaması, yaklaşık 4.000 yıl önce – Roma kenti Pompeii’yi gömmeden 2.000 yıl önce – güney İtalya’nın Campania...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Avusturya’da 4 bin yıllık iskeletlerde veba gözlemlendi

24 Haziran 2023

24 Haziran 2023

Aşağı Avusturya’da ortaya çıkarılan Tunç Çağı mezar alanındaki iki erkek iskeletinde veba gözlemlendi. 22 ile 27 ve 23-30 yaşları arasında...

Neolitik Çağ’da kazın evcilleştirilmesine dair kanıtlar bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

Yangtze Nehri vadisinde bulunan kaz kemikleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kazlar 7000 yıl kadar önce Çin’de evcilleştirilmiş olabilir. Tavukların...

Güney Amerikalı Jivaro kabilesine ait 4 kafatası İzmir’de ele geçirildi

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Ticaret Bakanlığı İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri gelen bir ihbar üzerine düzenledikleri operasyonda Güney Amerikalı Jivaro kabilesine...

Novgorod’da huş ağacı kabuğu mektubu bulundu

27 Aralık 2021

27 Aralık 2021

Günümüzde kullandığımız kağıttan önce yazı yazmak için huş ağacının kabuğunun iç tabakası kullanılıyordu. Araştırmacılara, huş ağacı kabuğu mektupları o devirler...

Çatalhöyük’te “Ölüler Evi” bulundu: 20 insan kalıntısı ortaya çıkarıldı

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Konya’nın güneydoğusunda yer alan ve Neolitik çağın en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’te, Polonyalı arkeologların yürüttüğü kazılar yeni bir keşfi...

Terracotta Savaşçıları’nın bulunmasında rol oynayan Çinli arkeolog Shi Xingbang, 99 yaşında öldü

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Terracotta Savaşçıları’nın bulunmasında rol oynayan Çinli arkeolog Shi Xingbang, 99 yaşında öldü. Çin’in duayen arkeoloğu Shi Xingbang, 1953 yılında Çin’in...

Kayseri Endürlük Kilisesi’nin İçler Acısı Hali

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Anadolu’nun her karış toprağı birçok medeniyetin bıraktığı kültürel varlıkları ile dolu… Anadolu, tarih öncesinden başlayan, Hatti, Hitit, Troia, Frig, Urartu...

Almanya’da bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel keşfedildi

22 Nisan 2024

22 Nisan 2024

Almanya’nın Stuttgart kentindeki Roma kalesini kazan arkeologlar, bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel ortaya çıkardılar. MÖ 7000 yılından beri,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]