25 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık kama mezar İrlanda’da yeniden keşfedildi

İrlanda’nın güneybatı bölgesindeki County Kerry’de kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık bir kama mezar yeniden keşfedildi.

Altóir na Gréine (güneş sunağı) olarak bilinen megalitik mezarın, 1840’larda yıkıldığına, taşlarının kırıldığına ve yapı malzemesi olarak kullanılmak üzere taşındığına inanılıyordu.

İngiliz aristokrat ve gezgin Lady Georgiana Chatterton, 1838’de bölgeyi ziyaret ettiğinde anıtın taslağını çizdi. Siteyi “ilginç bir antik eser” olarak nitelendirdi ve Güneş kurbanları için kullanıldığını öne sürdü.

Bununla birlikte, antikacı Richard Hitchcock, 1852’de mezarı incelemek için West Kerry’ye geldiğinde, anıtın artık var olmadığını, “onu oluşturan taşların sanki mahallede başkaları yokmuş gibi kırıldığını ve inşaat amacıyla taşındığını” gördü.

Baile an Fheirtéaraigh’in yakınında 19. yüzyıldan kalma bir mezar kaydı bulunmasına rağmen, anıtın kesin yeri kaybolmuştu. Ama şimdi mezar yeniden keşfedildi, yaklaşık 4.000 yıl öncesine dayanıyor.

Ancak 180 yıllık gizem şimdi halkbilimci Billy Mag Fhloinn tarafından çözüldü.

Fhloinn sadece tarih öncesi bölgeyi bulmakla kalmadı, aynı zamanda kaldırıldığına inanılan bazı büyük taşları da yerinde keşfetti.

Bay Mag Fhloinn, Bayan Chatterton’un eskizinden ve Altóir na Gréine’in yerel folklorda güneşle olan ilişkisinden uzun zamandır büyülenmişti ve Cruach Mhárthain’in eteklerindeki “kayıp” mezarı aramaya başladı.

Yerel halkbilimci Billy Mag Fhloinn, yakın tarihli bir arkeolojik haritalama projesinin bir parçası olarak bir tepenin taşlarını inceledi ve daha sonra bu tepeyi Lady Chatterton’un çizdiği tepeyle karşılaştırdı.

Bozulmamış anıtın bilinen tek görsel temsili, 1838’de Lady Chatterton tarafından bir eskizde bulundu.

Fhloinn’in birincil araştırması sırasında, mezarın 19. yüzyılın ortalarında tamamen yok edildiğine dair yerel efsaneleri çürüten birkaç büyük dik ortostat ve bir kapak taşı keşfedildi.

Dublin’deki Ulusal Anıtlar Servisi’nden arkeolog Caimin O’Brien, taşların MÖ 2500 ile MÖ 2000 yılları arasına tarihlenen orijinal Tunç Çağı kama mezarının yaklaşık dörtte birini temsil ettiğini doğruladı.

Kama mezarlar, Dingle Yarımadası’nda bulunan en çok sayıda megalitik mezar yapısıdır.

Mag Fhloinn, bu tür mezarların yok edilmesini çevreleyen “tabu”nun, 19. yüzyılın “ölümleriyle ilişkili kötü şans veya felaket” inançlarıyla ilgili olduğuna inanıyor.

Fhloinn şunları söyledi.

“Genellikle yüksek bir yere yerleştirilirler, ancak en yüksek noktaya değil. Genellikle bunlarla ilişkili belirli hizalamalar vardır. Çoğu zaman açıklık batıya, güneye veya güneybatıya bakma eğilimindedir.”

“Genellikle içeride yakılmış insan kalıntıları bulacaksınız ve bunlar muhtemelen önemli bir aile veya topluluk grubunun mezar yerini temsil ediyor.”

“Ama başka şeyler için de kullanılabilirlerdi, örneğin törenler ve ritüeller. Batı ve güneybatıda batan güneşe baktıkları durumda kozmolojik ve astronomik öneme sahip olabilirler.”

Ulusal Anıt Servisi’nden bir arkeolog olan Caimin O’Brien, “180 yılı aşkın bir süredir ilk kez arkeologlar mezarın nerede olduğunu biliyorlar ve bu, kama-mezar dağılımı konusundaki anlayışımızı geliştirecek” dedi.

Altóir na Gréine’in yeniden keşfedilen mezarı, Sacred Heart Üniversitesi tarafından yarımadada yürütülen derin haritalama projesinin bir parçasını da oluşturacak.

Kapak Fotoğrafı: Billy Mag Fhloinn, mezarın kalıntıları ile. Seán Mac an tSíthigh/RTÉ News

Banner
Related Articles

Çin’de 6 bin yıllık 5 metre uzunluğunda yılan iskeleti bulundu

3 Nisan 2023

3 Nisan 2023

Çin’in güneyinde yer alan Zuojiang Nehri havzasında, yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait Neolitik döneme ait yılan kemikleri bulundu. Alanda...

Amerika’da bilinen en eski ok uçları keşfedildi

25 Aralık 2022

25 Aralık 2022

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden arkeologlar, Idaho’da daha önce Amerika’da keşfedilenlerden binlerce yıl daha eski ok uçları keşfettiler. Bu keşif, ilk insanların...

Sibirya’nın Son Şamanı: Donmuş Topraklardan Gelen DNA, Direnişin Sessiz Hikâyesini Anlatıyor

26 Ocak 2026

26 Ocak 2026

Sibirya’nın kuzeydoğusunda, kışın –50 dereceye inen sert coğrafyada zaman farklı işler. Burada toprak, geçmişi yok etmez; saklar. Şimdi ise bilim...

İsrail’de Yunanca yazılı sapan taşı bulundu

8 Aralık 2022

8 Aralık 2022

İsrailli arkeologlar Yavne arkeolojik alan içinde yer alan antik sarayda Yunanca yazılı 2200 yıllık sapan taşı buldular. Sapan taşı, Helenistik...

Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde Sergileniyor

17 Eylül 2021

17 Eylül 2021

Mısır inancında ölen kişiye öbür alemde hizmet etmesi için yanına konulan Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açıldı. Mısır Uşabti...

Ege Bölgesi’nin ilk çiftçilerine ev sahipliği yapan Ulucak Höyük’te bereket sembolü kadın figürlü heykelcik bulundu

8 Ağustos 2022

8 Ağustos 2022

8 bin 850 yıl önce Ege Bölgesi’ne yerleşen ilk çiftçilere ev sahipliği yapan Ulucak Höyük kazılarında bu yıl bereket ve...

İnsan kanı ile atılan temeller “Immurement ve Vakıf Kurbanlarının” acı sonları

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Tarihte acımasız cezalandırma ve insan kurban etmenin oldukça doğal kabul edildiği bir çok zaman vardır. İmmurement ve Vakıf kurbanı bu...

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Anadolu Arkeolojisinde Heyecanlandıran Keşif “Kybele Mağarası”

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde Roma dönemine ait olduğu belirlenen mağaranın Anadolu kültüründe özel bir yeri bulunan Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Pagan Tanrıları ikonalarda gizlendi mi?

23 Şubat 2023

23 Şubat 2023

Hz. İsa, Hz. Meryem, melekler ve azizlerin yer aldığı ikonalar, Hristiyan dini yapılarının önemli ve ayrılmaz bir parçasıdır. İkona sanatı,...

Roma İmparatoru Hadrianus heykeline ait parçalar ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

Alabanda Antik Kenti’nde, Roma İmparatoru Publius Aelius Traianus Hadrianus heykeline ait bazı parçalar gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluğu’nun “beş iyi...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]