28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Karahantepe Prehistorik dönemin gizemlerine ışık tutacak

Dünyaca ünlü Göbeklitepe’de görülen Neolitik döneme ait T biçimli dikilitaşlara ev sahipliği yapan Karahantepe ören yeri, dönemin gizemlerine ışık tutması bekleniyor.

Tunç Çağ, Demir Çağ ve Klasik Antik Çağ hakkında detaylı bilgilere sahip olmamıza rağmen, bu döneme ait insanlık tarihine dair çok az veya hiç kayıt olmadığı için Prehistorik dönem bazı açılardan hala gizemini koruyor.

Bu nedenle, Şanlıurfa’nın 15 kilometre (10 mil) kuzeydoğusundaki Örencik köyü yakınlarında bulunan Türkiye’nin tarih öncesi harikası Göbeklitepe, bu kuruluş dönemine ait bazı bilgiler veren önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.
Yaklaşık 12.000 yıl öncesine dayanan arkeolojik alan, Neolitik döneme ait bir yerleşim yeriydi. Avcı-toplayıcı yaşam tarzından yerleşik hayata geçiş yapan topluluklara ev sahipliği yapmıştır.

Göbeklitepe’de bulunan T şeklindeki kireçtaşı sütunlar, tarımın icadından daha eskidir ve insan yapımı anıtsal mimarinin ilk tezahürlerinden biridir. Vahşi hayvan tasvirleri, geometrik şekiller ve birkaç soyut insan tasviri ile süslenen anıtların, sosyal olaylarda ve ritüellerde kullanıldığına inanılıyor.

Göbeklitepe

Göbeklitepe, ilk Neolitik yerleşimlerin çarpıcı bir örneğini gösterdikten sonra, arkeoloji dünyası Şanlıurfa topraklarının uçsuz bucaksız olduğunu ve henüz ortaya çıkmamış birçok gizemi barındırdığını anladı. Bu nedenle Türkiye, Göbeklitepe çevresinde diğer önemli Neolitik yerleşim yerlerini ortaya çıkarmak için çalışmalara başladı.

“Göbeklitepe Kültürü ve Karahantepe Kazıları” projesi kapsamında, bölge halkının “Keçilitepe” olarak bilinen alanında İstanbul Üniversitesi tarafından iki yıl önce yüzey araştırmaları başlatıldı. Çalışmalara Prof. Dr. Necmi Karul başkanlık ediyor.

Taş Tepeler

Bir uçtan bir uca 200 kilometrelik bir alanı kaplayan Taş Tepeler, en eski yerleşik topluluklara ev sahipliği yapmış bir Anadolu ve Yukarı Mezopotamya bölgesidir.

Taş Tepeler, Göbeklitepe dahil 12 ana siteye sahiptir. Bu irili ufaklı yerlerden yedi tanesi, tarihin çok önemli ancak az bilinen bir dönemine ışık tutacak kazı alanları haline geldi.

Şanlıurfa Karahantepe'deki steller. Fotoğraf: AA
Şanlıurfa Karahantepe’deki steller. Fotoğraf: AA

Taş Tepeler mevkileri arasında Karahantepe, Harbetsuvan, Gürcütepe, Kurttepesi, Taşlıtepe, Sefertepe, Ayanlar, Yoğunburç, Sayburç, Çakmaktepe ve Yenimahalle bulunmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla Taş Tepeler, yerleşikliğin ve toplumsal birliğin yeryüzündeki ilk örneğidir. Taş Tepeler’de insanoğlu ilk kez organize emek ve uzmanlaşma örneklerini denedi.

Taş Tepeler, Göbeklitepe’ye benzer ve çağdaş başka alanların da varlığını bize kanıtlayan çok önemli bir bölge. Bu yerlerin yakın çevresinde bulunan son arkeolojik buluntular bu önemi desteklemektedir. Ancak bölgedeki kazılarla öğreneceklerimizle kıyaslandığında bildiklerimiz çok az.

Karahantepe'de bulunan insan yüzlü buluntu
Fotoğraf AA

Şanlıurfa şehir merkezine 46 kilometre uzaklıkta bulunan Karahantepe 1997 yılında keşfedildi. Alanda ilk kazılar 2019 yılında başlatıldı. Karahantepe’de hayvan tasvirlerinin yer aldığı 250’den fazla T şeklinde megalit bulunuyor. Alanda Göbeklitepe’den ayıran insan tasvirleri ve üç boyutlu insan heykellerinin de bulunduğu steller de bulundu.

Bu stel ve heykellerin yer aldığı sergi Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde açıldı .

Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü öncülüğünde bilim heyetleri ve Şanlıurfa Müze Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Türkiye, bu yedi alana daha fazla mali destek ve personel sağlayacak ve geri kalanında da yakında kazı çalışmalarına başlayacak. Kültür Bakanlığı da birçok ülkeden yabancı uzmanları şantiyelerdeki çalışmalara katılmaları için davet etti.

Banner
Related Articles

5 bin 600 yıllık elit evlerin çıkarıldığı Arslantepe Höyük kazıları başlıyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyük, 2022 kazı sezonuna başlıyor. Geçtiğimiz kazılarda M. Ö. 3600 yıllarına ait elit...

Amasya’da Kayıp Tapınak Ortaya Çıktı: Antik Kaynaklarda Bile Geçmiyor

22 Eylül 2025

22 Eylül 2025

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, antik tarihçilerin kayıtlarında dahi adı geçmeyen 2 bin 600 yıllık kayıp bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı....

Urartu Arkeolojisine Adanmış Bir Ömür Altan Çilingiroğlu

19 Haziran 2021

19 Haziran 2021

Arkeoloji camiası çok değerli bir bilim insanını Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’nu kaybetti. Urartu, Doğu Anadolu, İran ve Kafkas tarihi ve...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

Dara Antik Kenti’nde keşfedilen agora gün yüzüne çıkarılıyor

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani saldırılarına karşı durmak için kurduğu Dara Antik Kenti’nde bir agora keşfedildi. Şehir, MS 507 yılında imparator...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Urartularda Ölü Gömme Gelenekleri: Urne Mezarları

13 Eylül 2021

13 Eylül 2021

Birçok Anadolu medeniyetinde olduğu gibi Urartularda ölümden sonra yaşama inanan bir toplumdu. Ölüm sonrası inancın ağır bastığı Urartu toplumunda değişik...

Kayalıpınar’da Hitit tarihini etkileyecek III. Hattuşili’ye ait bir mühür baskısı keşfedildi

14 Eylül 2023

14 Eylül 2023

Hititlerin Yukarı Ülke olarak kabul ettikleri Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kayalıpınar Harabeleri’nde yapılan kazılarda III. Hattuşili’ye ait bir...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

Şamuha Kenti Tanrıçası İştar’ın tapınağı çıkarılacak

11 Eylül 2021

11 Eylül 2021

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa dışında bir dönem başkentlik yapan Şamuha (Kayalıpark-Sivas) idari kent olma dışında dini özelliği ile de dikkat...

Türkiye Coğrafyasında Yaşayan Eski Topluluklar İklim Değişikliğine Kolayca Adepte Oldular

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İklim değişikliği toplumsal çöküşü tetikleyebilir ve popülasyonları hareket etmeye zorlayabilir, ancak her zaman değil! Yeni arkeolojik araştırmalar, antik Türkiye’deki popülasyonların,...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]